Açığa satış kısıtlaması ne kadar etkili olur?
Morgan Stanley'nin sermaye artırımına aracılık ettiği HBOS'in hisselerinde açığa satış yapması tartışılıyor. Bazılarının volatiliteyi artırıp panik satışlara neden olduğu için eleştirdiği açığa satışı; bazıları likiditeyi artırıp risk paylaşımını geliştirdiği için destekliyor...
DAHA önceki finansal krizlerde olduğu gibi, bugünkü kredi krizinde de "açığa satışların rolü" tartışılmaya başladı. Açığa satışların artması ve verdiği sinyallerin günümüz iletişim teknolojikleriyle çok hızlı yayılabilmesi, piyasaların düzenli işleyişini sağlamakla görevli kurumları yeni düzenlemeler getirmeye zorluyor. Şöyle ki, geçenlerde hem ABD hem de İngiltere'de finansal piyasaları denetlemekle yükümlü sermaye piyasası kurulları SEC ve FSA, açığa satışı kısıtlayan düzenlemeler getirdiler. 1929 ekonomik krizi, 1997 Asya finansal krizi ve 2001 Türkiye krizlerinde de böyle olmuştu: Açığa satışlara sınırlamalar getirilmiş, hatta yasaklama yoluna gidilmişti...
Ağustos 2007 sonrasında yaşanan banka iflaslarında da açığa satışların oynadığı role dikkat çekiliyor. Northern Rock ve Bear Stearns finansal kuruluşlarının açığa satış ve sonrasında çıkartılan dedikodular yoluyla kısa sürede batmaları bunlara örnek gösteriliyor...
İngiltere, bugünlerde ilginç bir açığa satış olayını tartışıyor. HBOS (Halifax Bank of Scotland) bankasının sermaye artırımını gerçekleştirmesinde aracılık eden iki yatırım bankasından biri olan Morgan Stanley'nin HBOS hisseleri üzerinden açığa satış yaptığı ortaya çıktı. Sahip oldukları pek çok ayrıcalığa karşılık, yaptığı aracılık işlemlerinde bazı riskleri almaları beklenen yatırım bankasının, açığa satış yoluyla aldığı riski azaltmaya çalışmasının etik ve finansal boyutu tartışılmaya başladı. Açığa satış işlemi her ne kadar yasalara uygun olarak gerçekleştirilmiş olsa da, piyasaların düzenli bir şekilde işleyişi açısından Morgan Stanley'nin davranışı eleştiriliyor.
FAYDALI MI, ZARARLI MI? Menkul değerlerin fiyatının düşmesi beklendiğinde, açığa satış tek pozisyon alma yolu değildir. Örneğin, satım opsiyonu (put option) yoluyla da fiyat düşmesi durumunda kâr yapılabilir. Nitekim ABD Sermaye Piyasası Kurul'unun (SEC) 21 Temmuz'da başlayıp 29 Temmuz'a kadar sürecek olan toplam 19 mali sektör hissesinde açığa satışı (naked short selling) yasaklaması kararı sonrasında, bu hisseler üzerine yazılan satım opsiyonlarına talebin artığı görülüyor.
Şöyle ki, 19 mali sektör hisselerini oluşturan yatırım bankaları, satımalım opsiyonu rasyolarında (puttocall ratio) son birkaç gündür artışlar görülüyor. Yatırımcıların, mali sektör hisseleri pozisyonlarını düşürme stratejilerinin gereği satım opsiyonu almaları ve alım opsiyonu satmaları, satımalım opsiyonu rasyosunu yükseltiyor. Bütün bunların mali sektör hisselerinin yükseldiği bir hafta içerisinde gerçekleşmesi dikkate değer. İlk örneğine, 1609 yılında Doğu Hindistan şirketinin hisselerinde rastlanılan açığa satış yatırım stratejisinin, iyi veya kötü bir şey olduğu üzerinde henüz bir görüş birliği yok.
Sermaye piyasası kurullarının ortak görüşü, "Açığa satış sınırlamaları, borsalardaki sert fiyat düşüşlerinin önüne geçer" şeklinde. Açığa satış stratejilerine, genel olarak piyasaların düzenli işleyişini bozduğu için karşı çıkılır. Volatiliteyi artırması, panik satışlara neden olması ve krizlere yol açması, açığa satış stratejilerinin sonuçları olarak görülür.
Hisse fiyatlarının suni ve haksız bir şekilde düşmesini önlemek için, açığa satışa sınırlamalar getirilmesi ve hatta yasaklanması öne sürülür. Ancak, açığa satışların piyasadaki likiditeyi artırması, risk paylaşımını geliştirmesi ve enformasyon transferini kolaylaştırması da göz ardı edilemez. Ayrıca, açığa satış kısıtlamalarının hisse senedi borsalarının balonlaşmasına neden olduğu ileri sürüldü. Örneğin, teknoloji hisseleri balonunun nedenlerinden biri olarak açığa satış kısıtlamaları gösterilir.Yapılan araştırmalar, açığa satış kısıtlamalarının daha çok olumsuz etkiler yarattığını gösteriyor:
1) Volatilite, açığa satışların mümkün olduğu borsalarda daha düşüktür. 2) Likiditenin azalmasına ve volatilitenin artmasına yol açtığından, açığa satış kısıtlamaları, hisse senetleri fiyatlarının yanlış seviyelerde oluşmasına neden olur. 3) Ancak sermaye piyasası kurullarının savunduğu görüşü destekleyen zayıf da olsa ampirik bulgular var. Piyasaların düşme trendinde olduğu dönemlerde, açığa satış kısıtlamaları aşırı fiyat düşmelerinin önüne geçebiliyor.
|