Sayı:229 
  güncel
  haber
  kariyer
  teknoloji
  kapak
  dosya
  borsa
  bize ulaşın
  dijital abonelik
  içindekiler
  ana sayfa
 

 
KOBİ'lerin vergi kolaylığından yararlanabilmesi için en geç 31 Aralık 2009 tarihine kadar birleşmeleri gerekiyor. Bu..
KKTC'de 1974 öncesinde Rumlara ait olan gayrimenkulleri satın alanlar tazminat riskiyle karşı karşıya. Avrupa Adalet..
Böyle kriz döneminde basit işlere olan talep artıyor. Her küçük işin arkasında ise makul sermayeyle başarı kazanma..
BU yazıyı Kanarya Adaları'ndan yazıyorum. Burada gözlemlediğim ve yaşadığım bazı şeyleri sizlerle paylaşmak..
TAŞA, kemiğe, bitki yapraklarına, tahtaya, hatta pişirilmiş çömleklere yazan insanoğlu; modern çağlarda ise..
Stres testle ilgili koparılan bunca yaygara boşa çıktı. Düzeltme ise birkaç hafta sürebilir. İMKB'de 35500'lerde açığa..
BU haftaki yazımız Atilla Yeşilada'ya ait. Bu haftaki yazımın konusunu ABD'deki banka stres testleri olarak..
\"\"
\"\"
\"\"
\"\" \"\"
Kuzey Kıbrıs'a bir darbe daha

KKTC'de 1974 öncesinde Rumlara ait olan gayrimenkulleri satın alanlar tazminat riskiyle karşı karşıya. Avrupa Adalet Divanı'nın kararının KKTC'de ne kadar bağlayıcı olduğu tartışmalı. Ancak bu kişiler yakalandıkları yerde dava şokuyla karşılaşabilir...

AVRUPA Toplulukları Adalet Divanı, geçenlerde çok önemli bir karar verdi. Avrupa Birliği de bu kararı 28 Nisan tarihli ve 39/09 sayılı bülteniyle bütün üye devletlere duyurdu. Peki neydi bu karar? Adalet Divanı, Güney Kıbrıs mahkemelerinde verilen kararların bütün üye devletlerde uygulanabileceği, yani hukuki dille "tenfizi kabil" olduğuna karar verdi...

İlginçtir bu karar Türkiye'de, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) Loizidu kararı kadar ses getirmedi. Hatırlanacağı gibi AİHM, 1996 yılında Titina Loizidu adlı Rum vatandaşının adanın kuzeyindeki eski mülküyle ilgili talebini haklı bulmuş, 1998'da da Türkiye'nin kendisine maddi ve manevi tazminat ödemesine hükmetmişti. Türkiye, 2003 yılı sonunda Loizidu'ya 1 milyon euro'yu aşkın tazminat ödemişti...

Avrupa Adalet Divanı'nın kararına dönersek... Karara konu olan Orams davasının geçmişi 2004 yılına uzanıyor. Güney Kıbrıs mahkemesi, 1974 öncesinde Girne'de arazisi bulunan Rum Meletis Apostolides'in şikayeti üzerine, ilgili arazi üzerinde villa satın alan İngiliz Linda-David Orams çiftini yargıladı ve evlerini yıkarak tazminat ödemelerine karar verdi. Rum avukatlar, bununla da yetinmeyip Orams ailesinin İngiltere'deki evine haciz götürmek üzere Londra'da dava açtılar.

İngiltere eski başbakanı Blair'in avukat eşi Cherie Blair, KKTC'yi savunmak üzere Orams davasını üstlendi. Blair, İngiliz Yüksek Mahkemesi'nde, "KKTC'de AB müktesebatı askıda, bu nedenle Rum mahkemesi karar alamaz, AB ülkelerinde uygulayamaz" teziyle savundu ve kazandı. Temyiz mahkemesi, bunun üzerine konuyu Adalet Divanı'na taşıdı aldı. Divan da "AB müktesebatı askıda olmasına rağmen, Kıbrıs Rum yargısının KKTC'de yaşayanlarla ilgili karar alabileceği ve bu kararın tüm AB ülkelerinde uygulanması gerektiği"ni hükme bağladı.

Üstelik Adalet Divanı, Rum yargısının yetkisini, mülkiyetin dışında sivil ve ticari konularını da ekleyerek genişletti... İlginçtir, Adalet Divanı'ndaki davanın ilk aşamasında Türk tarafı duruşmaya çıkmadı ve kararı gıyabında yedi. Orams ailesi de bunun üzerine karara itiraz etti. Orams ailesinin itirazı üzerine açılan ikinci davada da mahkeme aynı kararı bir daha verdi. Apdostolidis davayı kazanmıştı. Şimdi topluluk hukukunun uygulanmadığı KKTC'de bu karar nasıl tebliğ edilecek, nasıl uygulanacaktı? Ulusal mahkeme bu konuyu da Adalet Divanına götürdü.

Mahkeme, Adalet Divanı'na "Brüksel I" düzenlemesine ilişkin sorular yönetmişti. Brüksel I Tüzüğü, 22 Aralık 2000 tarihli olup, hukuk davaları ve icra konusundaki mahkemelerin yetki ve kararlarının icrasını düzenleyen bir karar...

KKTC'YE SERMAYE GİRİŞİ KESİLEBİLİR Avrupa Adalet Divanı, KKTC'de Avrupa Toplulukları Hukuku'nun sınırlı da olsa uygulandığını, bu kararın hükümetin denetimi altındaki bir bölgede verildiğini, bu yüzden de söz konusu tüzüğün KKTC için de bağlayıcı olduğunu belirtti. Kararın uygulanamamasının sadece formel hatalar nedeniyle olabileceğini, Brüksel I Tüzüğü'nün geçerli ve bağlayıcı olduğundan hiçbir devletin kuşku duymamasını ve sorgulamaması gerektiğini de belirtti.

Adalet Divanı böylece, Güney Kıbrıs'ın vermiş olduğu kararın bütün üye devletlerde tenfiz edilebileceği, Kuzey Kıbrıs'ta da belli güçlüklere karşılaşabileceği, ancak yine de icrasının mümkün olduğu yönünde karar verdi. Olmers ailesi İngiliz. Şimdi Apostalidi bu kararla İngiltere'de bir mahkemeye başvursa, Olmers ailesinden icra yoluyla tazminat alma hakkı doğacak. Bu huzursuz edici ve önemli bir karar. KKTC sınırları içinde eskiden Rumlara ait birçok malvarlığı bulunuyor.

Bunların bir kısmı Avrupa Birliği ülkelerinde oturan yabancılara ve yabancı şirketlere ait. Türkiye'den giden Türklerin almış olduğu araziler de var. Güney Kıbrıs mahkemeleri bu konuda yetkili olunca, söz konusu arazilerin sahiplerine geri verilmesi için davalar açılacak ve büyük bir ihtimalle kazanılacak. Sonuçta elinde mahkeme kararı olan birçok Güney Kıbrıslı da bu kişileri yakaladıkları yerde icraya verecek. Bu da öncelikle Kuzey Kıbrıs'a yabancı sermaye girişinin önünü kesecek demektir. Türkiye'deki Türklere gelince...

Bu kararları uygulamaya kalkmazsa, başına limanlardan sonra ikinci bir dert daha aldı demektir. Türkiye'nin işi bir daha zor!


\"\"
\"\"
\"\"
\"\"
\"\"
\"\"
\"\"
\"\"
\"\"
güncel | haber | kariyer | teknoloji | kapak | dosya | borsa | bize ulaşın | dijital abonelik | künye / iletişim | içindekiler | anasayfa
Turkuvaz Medya Grubu Copyright © 2003-2012 Tüm hakları saklıdır.
Turkuvaz Gazete Dergi Basım A.Ş.
Üretim ve Tasarım

Turkuvaz Medya Dijital