HÜLYA GENÇ SERTKAYA / Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) yoğun bir yasama mesaisinde. Vergiye yönelik düzenlemeler de içeren torba kanun teklifi TBMM Genel Kurulu'nda kabul edildi. Genel Kurul görüşmeleri sırasında kabul edilen önergeyle milyonların beklediği "emlak vergisine üst sınır" düzenlemesi kanun teklifine eklendi. Bir diğer önergeyle ise emlak vergisi değerinin her yıl yeniden değerleme oranında güncellenmesine yönelik düzenlemeye gidildi. Genel Kurul görüşmelerinde "kira istisnasına sınırlama getiren" düzenleme ile genel aydınlatma kapsamında aydınlatılan yerlerde gerçekleşen aydınlatma giderlerinin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı bütçesine konulacak ödenekten ve ilgili belediyeler ile il özel idarelerinin genel bütçe vergi gelirleri payından karşılanmasına ilişkin düzenleme tekliften çıkarıldı. 2026 yılında elde edilen gelirlere uygulanması öngörülen kira istisnasının torba düzenlemeden çıkarılmasıyla 2027 yılı için bugünkü verilere göre yaklaşık 22 milyar lira gelir etkisinden vazgeçilmiş oldu.
TBMM Genel Kurulu'nda 8 Aralık'ta başlayan ve kesintisiz 14 gün sürecek olan bütçe maratonu ise 21 Aralık'ta sona erecek. Komisyon görüşmeleri sırasında, verilen beş önerge oylanarak 2026 yılı bütçe kanun teklifine eklendi. Bunlardan en çok ses getireni, kamudaki kariyer meslek mensupları ve yöneticilere zam önergesi oldu. Hatırlanacağı üzere, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda, 2026 yılı bütçe kanun teklifinin maddeleri üzerinde görüşmeler sırasında, kamudaki bazı kadro ve yöneticilerin mali haklarında düzenleme yapılmasına ilişkin önerge oy birliğiyle kabul edilmişti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, kamudaki kariyer meslek mensupları ve yöneticilere zam önergesinin, ücret adaletinin ve çalışma barışının korunması amacıyla geri çekilmesi talimatı verdiği ifade ediliyor. Öte yandan, TBMM Adalet Komisyonu'nda ise kamuoyunda "11. Yargı Paketi" olarak bilinen Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi kabul edildi. Yargı paketinin bütçe maratonunun ardından, Genel Kurul gündemine alınması bekleniyor.
EMLAK VERGİSİNE ÜST SINIR
TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilen ve önümüzdeki günlerde Cumhurbaşkanının onayının ardından Resmi Gazete'de yayımlanması beklenen vergiye yönelik düzenlemeler içeren torba kanun, emlak vergisindeki fahiş artışlara üst sınır getiriyor. Yeni düzenlemeye göre, 2025 yılında 2026 için takdir edilen asgari ölçüde arsa ve arazi metrekare birim değerleri dikkate alınarak Emlak Vergisi Kanunu'na göre hesaplanan bina ve arazi vergi değerleri, 2025 yılına ait vergi değerlerinin iki kat fazlasını geçemeyecek. Yeni düzenlemeyle, vergi değerinin tadil edilmesi durumunda, mükellefiyet tesisi gereken hallerde bina ve arazi vergi değerlerinin hesaplanmasında, 2026'da uygulanmak üzere 2025'te takdir edilen asgari ölçüde arsa ve arazi metrekare birim değerleri esas alınacak. Ancak esas alınan bu değerler ilk yıl 2025 yılına ilişkin uygulanan asgari ölçüde arsa ve arazi metrekare birim değerlerinin iki kat fazlasını geçemeyecek. Bir bina veya arazinin taksim veya ifraz edilmesi veya mükellefinin değişmesi durumunda da aynı şartlar geçerli olacak. Takip eden 2027, 2028 ve 2029 yıllarında bina ve arazi vergisi matrahları ile asgari ölçüde arsa ve arazi metrekare birim değerleri belirlenen bu değerler üzerinden hesaplanacak.
Emlak vergi değeri veya asgari ölçüde arsa ve arazi metrekare birim değerleri esas alınarak uygulanan vergi, harç ve diğer mali yükümlülükler için de bu madde hükümlerine göre belirlenen değerler dikkate alınarak uygulanacak. Bu maddenin uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkili olacak.
YENİDEN DEĞERLEME ORANINDA ARTIŞ
Önergeyle düzenlemeye ihdas edilen yeni maddeye göre, emlak vergisi değeri, mükellefiyetin başladığı yılı izleyen yıldan itibaren her yıl, bir önceki yılın vergi değeri üzerinden yeniden değerleme oranı kadar artırılacak. Mevcut uygulamada bu artış, yeniden değerleme oranının yarısı kadardı. Ayrıca, vergi değeriyle ilgili maddede Cumhurbaşkanına verilmiş yetki de yapılması öngörülen değişiklik dikkate alınarak yeniden düzenlendi. Cumhurbaşkanı'nın bu maddede belirtilen artış oranını sıfıra kadar indirme yetkisi korunurken, yeniden değerleme oranına kadar artırma yetkisi maddeden çıkarıldı.
Yeni düzenlemeyle, Harçlar Kanunu'nda yapılan değişiklikle tapuda yapılan işlemden sonra, emlak vergisi değerinden daha düşük bir bedel üzerinden harç ödendiğinin veya beyan edilen devir ve iktisap bedelinin gerçek durumu yansıtmadığının tespit edilmesi halinde aradaki farka isabet eden harcın tarh edilmesinde, vergi ziyanı cezası yüzde 25 yerine bir kat şeklinde uygulanacak.
YETKİ BELGELİ İŞLETMELERE NOTER HARCI İSTİSNASI
Yeni düzenlemeye göre, Karayolları Trafik Kanunu kapsamında noterde yapılan sıfır araçların ilk tescili işlemlerinden ve tescil edilmiş araçların (ikinci el araçların) satış ve devrine ilişkin işlemlerden, bin liradan az olmamak üzere satış ve devir bedeli üzerinden (binde 2) nispi noter harcı alınacak. Bu hüküm, 1 Ocak 2026'dan itibaren yürürlüğe girecek.
Genel Kurul'da kabul edilen önergeye göre, tescil edilmiş araçların ikinci el motorlu kara taşıtı ticareti yetki belgesi bulunanlara yapılan satış ve devirlerinde bu harç alınmayacak.
Daha önce PARA Dergisi'nde yayınlanan haberimizde vergiye yönelik düzenlemeler içeren kanun teklifinin ayrıntılarına yer vermiştik. Haberimizde yeni düzenlemenin dikkat çeken birkaç başlığını kısaca hatırlatalım.
Yeni düzenlemeyle asgari ücretin 7.5 katı uygulanan prime esas kazanç üst sınırı, asgari ücretin 9 katına çıkarılacak. Geçici vergi mükellefiyeti bulunanlar için dördüncü geçici vergilendirme dönemi tekrar sisteme dahil edilerek, mükelleflerin kazançları 3, 6, 9 ve 12 aylık dönemlerle tespit edilebilecek.
Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanunu'na göre, işveren tarafından ödenenler hariç katılımcılar adına bireysel emeklilik hesabına ödenen katkı paylarının yüzde 30'una karşılık gelen tutar, şirketler tarafından emeklilik gözetim merkezine iletilen bilgiler esas alınarak devlet katkısı olarak emeklilik gözetim merkezince hesaplanacak. Cumhurbaşkanı, bu oranı yüzde 50'sine kadar artırabilecek, sıfıra kadar da indirme yetkisine sahip olacak.
SGK'dan gelir veya aylık alanların, kendi sigortalılığı ve/veya hak sahibi olduğu kişinin sigortalılığı nedeniyle oluşan genel sağlık sigortası primi dahil prim ve prime ilişkin borçları, yüzde 25 oranını geçmemek üzere gelir veya aylıklarından kesilmek suretiyle tahsil edilecek.
GENEL KURUL'DA BÜTÇE MARATONU BAŞLADI
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın 23 Ekimde yaptığı sunumla TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda başlayan bütçe kanun teklifi görüşmeleri, 40 gün süren 240 saatlik mesai ile tamamlandı. Genel Kurul'da bütçe maratonu ise 8 Aralık'ta başladı. Komisyon görüşmeleri sırasında, verilen beş önerge oylanarak 2026 yılı bütçe kanun teklifine ihdas edildi. İhdas edilen bir önergeyle, Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın bütçesine 50 milyar lira ödenek eklendi. Başka bir önergeyle 2026 yılı beyana dayanan KDV tutarına 50 milyar lira eklenerek toplam tutar 2 trilyon 67.6 milyar liraya çıkarıldı. 2026 yılı bütçe teklifine bağlı işaretli cetvelde gösterilen 2026 yılı beyana dayanan KDV tutarına 50 milyar lira ilave edilerek 2026 yılı genel bütçe gelir tutarı 16 trilyon 82 milyar 32 milyon 487 bin lira olarak düzenlendi. Diğer bir önergeye göre, 375 sayılı KHK'nin 1'inci maddesi çerçevesinde sürekli görevle yurt dışına atanan personelden kendilerine yurt dışında kamu kurum ve kuruluşlarınca kiralanan konutların tahsis edilmesi halinde alınacak kira bedelleri, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Dışişleri Bakanlığı'nca tespit edilecek ülkeler dışında belirlenecek.
Bir diğer önerge ise, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın geri çekilmesi talimatı verdiği ifade edilen, kamudaki bazı kadro ve yöneticilerin mali haklarında düzenleme yapılmasına ilişkin önergeydi.
İCRA VE İFLAS KANUNU'NDA DEĞİŞİKLİK
Kamuoyunda 11. Yargı Paketi olarak bilinen Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, TBMM Adalet Komisyonu'nda kabul edildi. Yargı Reformu Strateji Belgesi esas alınarak hazırlanan düzenlemeyle, doğrudan insan hayatına dokunan yenilik, uygulama ve düzenlemelerin hayata geçirilmesi öngörülüyor. İcra ve İflas Kanunu'nda değişikliğe gidilen teklifle, nispi harç ve teminat yatırma yükümlülüğünü yerine getirmeyenlerin, ihalenin feshini talep etmesi halinde, mahkemece ihalenin feshi talebi dosya üzerinden ve kesin olarak reddedilecek. Ayrıca harç ve teminatın yatırılmaması veya eksik yatırılması durumunda, mahkemenin vereceği iki haftalık kesin süre içinde eksiklik giderilmezse, fesih talebi dosya üzerinden kesin olarak reddedilecek.
İtiraz edilen fiyat tarifelerinde "uzlaşma komisyonu" devreye girecek
Yargı paketiyle, ekmek, simit gibi esnaf ve sanatkarlarca üretilen mal ve hizmetlere ilişkin fiyat tarifelerinin ve sürelerin belirlenmesiyle ilgili olarak "uzlaşma komisyonu" değerlendirme sürecine dahil ediliyor. Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanununda yapılan değişiklik ile fiyat tarifelerinin onaylanma süreçlerinde Ticaret Bakanlığı'ndan görüş alınırken geçen sürenin 30 günlük onay süresini durduracağına ilişkin netlik getiriliyor. Ayrıca, itiraz edilen veya bakanlıkça olumsuz görüş verilen tarifelerin, mülki amir başkanlığında, mevcut maliyet ve enflasyon hedeflerini dikkate alarak karar verecek uzlaşma komisyonu tarafından değerlendirilmesi usulü getiriliyor.
Yargı paketiyle, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'na geçici hüküm ekleniyor. 1 Ocak 2016 tarihinden önceye ait olup ödenmemiş genel sağlık sigortası primleri ile gecikme cezası ve gecikme zammı gibi feri alacaklarının tamamının tahsilinden vazgeçilecek. Bu hükmün yayımlandığı tarihe kadar söz konusu süreler için ödenmiş olan primler iade ve mahsup edilmeyecek.
48 saate kadar banka hesabı askıya alınacak
Teklifle, Ceza Muhakemesi Kanunu'na "Bilişim suçlarının işlenmesi suretiyle elde edilen menfaatin bulunduğu hesabın askıya alınması ve elkoyma" maddesi ekleniyor. Düzenlemeye göre; nitelikli hırsızlık, nitelikli dolandırıcılık ve banka/kredi kartlarının kötüye kullanılması suçlarında, makul şüphe halinde ilgili mali kurumlarca her türlü hesabın 48 saate kadar askıya alınmasına imkan tanınıyor. Askıya alınan hesaba, Cumhuriyet Savcısının yazılı emriyle (gecikmesinde sakınca varsa) veya hakim kararıyla askıya alma süresi içinde el konulabilecek. Suçtan elde edilen menfaatin mağdura ait olduğunun anlaşılması halinde soruşturma veya kovuşturma evresinde iade edilmesi sağlanıyor. Yargı makamlarınca istenen bilgi/belgenin 10 gün içinde gönderilmemesi/eksik gönderilmesi halinde mali kurumlara 50 bin liradan 300 bin liraya kadar idari para cezası verilmesi öngörülüyor.
Bu arada yargı paketiyle, Türk Ceza Kanunu'nun nitelikli dolandırıcılık suçlarının yargılaması, Ağır Ceza Mahkemesi'nin görev alanından çıkarılarak Asliye Ceza Mahkemeleri'nin görevine veriliyor. Nitelikli dolandırıcılık suçu nedeniyle bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte Ağır Ceza Mahkemeleri'nde görülen davalarda veya istinaf ya da temyiz kanun yolu incelemesinde bulunan dosyalar, kesin hükümle sonuçlandırılıncaya kadar eski hükümlere göre Ağır Ceza Mahkemeleri'nce görülmeye devam edilecek.