Mavi-Beyaz porselenle küresel iletişim kuruluyor

GİRİŞ TARİHİ: 29.09.2026 GİRİŞ TARİHİ: 04:46 SON GÜNCELLEME: 29.09.2026 04:51
25 Temmuz 2026’da, Güney Kore’nin Busan kentinde düzenlenen UNESCO Dünya Mirası Komitesi’nin 48. oturumunda, Çin tarafından aday gösterilen “Çin’in Jingdezhen El Yapımı Porselen Endüstrisi Alanları” projesi başarıyla onaylanarak resmen Dünya Mirası Listesi’ne dahil edildi.

"JİNGDEZHEN El Yapımı Porselen Endüstrisi Alanları" Dünya Mirası Listesi'ne eklendi. Böylece Çin'in Dünya Mirası Listesi'ne kaydedilen miraslarının sayısı 61'e yükselirken, Dünya Mirası Listesi'nde ilk kez "porselen" temalı bir kültürel miras yer almış oldu. Bin yıldır yanan fırın ateşi, sonunda dünya sahnesinde ebedi bir konuma kavuştu.

"Jingdezhen El Yapımı Porselen Endüstrisi Alanları", Çin'in Jiangxi eyaletinin kuzeydoğusunda yer almaktadır. Porselen üretim merkezi, Hutian Antik Fırın Kalıntıları, Gaoling Porselen kili madeni kalıntıları, Changling porselen toprağı madeni kalıntıları ve Jiaotan fırın odun yakıtı üretim bölgesi dahil olmak üzere 5 bileşenden oluşmaktadır. Bu 5 bileşende, Saray fırını kalıntıları, Luomaqiao fırın kalıntıları, Guanyinge fırın kalıntıları, Dawukeng porselen toprağı madeni kalıntıları, Xiaowuli Vadisi porselen toprağı çıkarma ve işleme kalıntıları ile su ve kara taşımacılığı ağı kalıntıları dahil olmak üzere 15 kalıntı bölgelerinden toplam 45 kalıntı noktası yer almaktadır. Kalıntılar alanının toplam yüzölçümü 7 bin 524,7 hektardır. Bu kalıntılar, 10. ile 19. yüzyıllar arasında Jingdezhen'in el yapımı porselen üretim sisteminin temsili örnekleridir. Çin'in el yapımı porselen üretim teknolojisinin, porselen sanatının ve üretim sektörünün gelişim ve yenilik sürecini ortaya koyan bu kalıntılar, Çin'in el yapımı porselen endüstrisinin dünya el yapımı porselen üretiminin gelişimi ile medeniyetler arası etkileşim ve karşılıklı öğrenme üzerindeki derin etkisine tanıklık etmektedir.

Özgünlüğü takdir ediliyor

UNESCO Dünya Mirası Komitesi, "Jingdezhen El Yapımı Porselen Endüstrisi Alanları"nın bütünlüğünü ve özgünlüğünü takdir ederek bu mirasın 10. ile 19. yüzyıllar arasında dünya porselen üretim teknolojisi ve sanatındaki kaynaşma ve yenilikleri yansıttığını ve insanlık değerlerinin porselen sanayiindeki gelişimi bakımından önemli bir etkileşimi somutlaştırdığını belirtmiştir. Komite, bu kalıntıların söz konusu dönemde Çin'in elle porselen üretiminin sürekli gelişen üretim süreci ve eksiksiz sanayi yapısına eşsiz bir tanıklık sunarken 13. ile 19. yüzyıllar arasında dünya porselen üretim teknolojisi, sanatı ve sanayi organizasyon modelindeki yeniliğin seçkin bir temsilcisi ve eşsiz bir örneği olduğunu kaydetmiştir.

Komite özellikle, Jingdezhen mavi-beyaz porselenin Çin kültürünün yayılmasında önemli bir taşıyıcı ve Doğu sanatının önemli bir simgesi olarak Çin medeniyeti ve kültürünün küresel ifadesini ilerlettiğini vurgulamış; aynı zamanda Çin hükümetinin miras koruma ve yönetimi konusunda gösterdiği büyük çabaları ve elde ettiği üstün başarıları da takdirle karşılamıştır.

İpek Yolu'nun iki ucu yeniden bağlanıyor

Toprak ile ateşin harmanlanması, Çin medeniyetinin en zarif kimliğini şekillendirmiştir. Jingdezhen'in değeri yalnızca seçkin zanaatkarlığında değil, aynı zamanda dünya seramik medeniyetinin bağlayıcı unsuru olarak taşıdığı eşsiz konumunda yatmaktadır. Topkapı Sarayı Müzesi'nde, Jingdezhen Çin Seramik Müzesi'nin "başrolü" olan "Yuan Hanedanlığı Mavi-Beyaz Sarmaşık Şakayık Desenli Vazo" ile neredeyse birebir aynı olan bir "ikiz" eser sergilenmektedir.

Jingdezhen'deki uzmanlar, bu vazo için kullanılan mavi-beyaz boya malzemesinin tam olarak eski İran'dan ithal edilen "sumaliqing" (kobalt) olduğunu belirtti; Yuan Hanedanlığı mavi-beyaz porselenin değerinin yalnızca nadirliğinden değil, aynı zamanda Yuan Hanedanı döneminde eşi görülmemiş bir gelişme gösteren seramik ticaretine ve çok uluslu kaynaşmaya tanıklık etmesinden kaynaklandığını ifade etti.



Milli Saraylar Başkanlığı Topkapı Sarayı Daire Başkanı İlhan Kocaman, 12. yüzyıldan 18. yüzyıla kadar büyük miktarda Çin porseleninin İpek Yolu üzerinden Osmanlı sarayına getirildiğini, kimi zaman hediye olarak kimi zaman satın alma yoluyla temin edilerek padişahın özel mutfağında kullanıldığını söyledi. Kocaman, Türkçedeki "çini" kelimesinin kökeninin de "Çin'den gelen" anlamını taşıdığını ifade etti. Avrupa'nın porselenle tanışması da tam olarak İstanbul üzerinden gerçekleşmiş; Osmanlı zanaatkarları ise yerel talebe göre porselenler üzerine Kur'an ayetleri yazmış veya vazo ve testilere altın, yakut ve zümrüt kakmalar yaparak onlara farklı bir egzotik zarafet kazandırmışlardır.

İstanbul'un yüz kilometre güneydoğusunda yer alan tarihi kent İznik'te, seramik sanatı şehrin özüne işlemiştir. Buradaki kapı tabelaları, merdivenler, dükkânlar ve atölyeler porselen ruhuyla yoğrulmuş olup, ziyaretçiler burayı sıklıkla "Türkiye'nin Jingdezheni" olarak adlandırmaktadır.

On beşinci yüzyılda, padişah Çin'den getirilen mavi-beyaz porselenleri gördükten sonra, yerel zanaatkarlara bunların taklit edilmesini emretmiştir. Çin porseleni yaklaşık 1300°C'lik yüksek sıcaklıkta, ana hammadde olarak kuvars kullanılarak pişirilirken, İznik fırınları yalnızca 900-950°C'ye ulaşabilmekteydi. Zanaatkarlar, Selçuklu geleneğini sürdürerek kile cam tozu katmışlar; böylece hamur, düşük sıcaklıkta da olsa parlak ve zarif bir görünüm kazanabilmiştir. Bu şekilde İznik çinileri doğmuştur. Bunun ardından turkuaz, zeytin yeşili, mangan moru ve koyu mavi tonları sırasıyla bu sanat için kullanılmış, 16. yüzyılda ise simgesel kırmızı renk ortaya çıkmıştır; lale, karanfil ve gül gibi yerel motifler de zamanla Osmanlı süsleme sanatının klasik simgeleri haline gelmiştir.

75 yaşındaki usta Hüseyin Acarol, 7 yaşında ayakla döndürülen çömlekçi tezgahına oturduğunu ve o günden bu yana ömrünü toprak ve ateşle geçirdiğini kaydetti. Bu canlı aktarım geleneği, Jingdezhen'in "ustalar farklı yerlerden bize gelir" olan geleneğiyle âdeta uzaktan yankılanmaktadır.

Jingdezhen ile İznik kardeş şehir oldu

İki porselen şehrinin bağı tarihle sınırlı kalmadı. 2021 yılında Jingdezhen ile İznik resmi olarak kardeş şehir ilan edilerek, porselen aracılığıyla kültürel ve ekonomik etkileşimi derinleştirmeye başladı. İznik Belediye Başkan Yardımcısı Ahmet Kaya'nın ofisinde, Çinli kardeş şehirden gelen hediyeler bulunmaktadır; bu hediyeler arasında bir masa tabelasını Türk bayrağının yanına özenle yerleştirmesi, dostluğun derinliğini göstermektedir.

Halen iki şehir tarafından ortaklaşa geliştirilen seramik sanayi parkının inşaatı hızla ilerlemekte olup, yıl içinde İznik'te tamamlanması beklenmektedir. Antik İpek Yolu'ndaki kervan çanlarından, günümüzün sanayi parkı planına kadar, iki ülkenin seramik sanatları, yeni yüzyılda bir kez daha kesişerek yepyeni olanaklar yaratmıştır.

Porselen efsanesi devam ediyor

"Çin'in Jingdezhen El Yapımı Porselen Endüstrisi Alanları" Dünya Mirası Listesi'ne dahil edilmesi, bir son yerine yeni bir başlangıçtır. Çin Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı ve Ulusal Kültürel Miras İdaresi Başkanı Rao Quan, Çin hükümeti adına yaptığı konuşmada, tüm uluslararası kuruluşlara ve komite üyesi ülkelere teşekkürlerini iletti. Dünya Mirası Sözleşmesi'ni titizlikle uygulayacaklarını dile getiren Rao Quan, mirasın bütüncül ve sistematik korunmasını, aktarılmasını ve kullanımını sürekli güçlendireceklerini, uluslararası kuruluşlar ve taraf devletlerle birlikte insanlık medeniyetinin bu değerli hazinesini koruyacaklarını resmen taahhüt etti.

Söz konusu bu başarı yalnızca Dünya Mirası Listesi'ndeki "porselen" temasındaki boşluğu doldurmakla kalmamış, aynı zamanda kültürel mirasın sistematik korunmasını güçlendirmeye yönelik somut bir uygulama ve Çin medeniyetinin kimlik sisteminin inşasında önemli bir kazanım olmuştur. Somut olmayan kültürel mirasın korunmasının özü "canlı aktarım"dadır; kadim zanaatların günümüz yaşamında devam etmesi nasıl sağlanacak? Mavi-beyaz porselenin dünya medeniyeti senfonisindeki rolü nasıl sürdürülecek? Bu sorulara cevap verilmesi için çaba gösterilecek. Bin yıllık fırın ateşi sönmüyor ve Jingdezhen'in efsanesi devam ediyor…

X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.