TCMB faizi sabit tuttu
HÜLYA GENÇ SERTKAYA/ Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını yüzde 37 düzeyinde sabit tuttu. 11 Haziran'da gerçekleştirilen Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında, ayrıca Merkez Bankası gecelik vadede borç verme faiz oranı yüzde 40, gecelik vadede borçlanma faiz oranı ise yüzde 35.5 düzeyinde korundu. Böylece 22 Ocak'taki PPK toplantısında politika faiz oranını yüzde 38'den yüzde 37'ye çeken TCMB, son üç toplantıda faiz oranında değişikliğe gitmedi.
Toplantı sonrasında TCMB'nin yayımladığı karar metninde, yılın ilk aylarındaki yükselişinin ardından enerji fiyatlarının da etkisiyle nisan ayında artan enflasyonun ana eğiliminin mayıs ayında bir miktar gerilediğine dikkat çekildi. Jeopolitik gelişmeler eşliğindeki belirsizlikler neticesinde enerji fiyatlarında oynaklık ve yüksek seyrin sürdüğü vurgulanarak, "İlk çeyreğe ait veriler iktisadi faaliyetin yavaşlamaya devam ettiğini gösterirken, öncü veriler iç talepteki zayıf seyrin sürdüğüne işaret ediyor. Jeopolitik gelişmelerin maliyet kanalı, iktisadi faaliyet ve beklenti kanalı üzerinden enflasyon görünümüne etkileri yakından takip ediliyor" ifadeleri kullanıldı.
"İHTİYATLI DURUŞ" VURGUSU
Fiyat istikrarı sağlanana kadar sürdürülecek sıkı para politikası duruşunun talep, kur ve beklenti kanalları üzerinden dezenflasyon sürecini güçlendireceğinin vurgulandığı metinde, "Kurul politika faizine ilişkin atılacak adımları; enflasyon gerçekleşmelerini, ana eğilimini ve beklentilerini göz önünde bulundurarak ara hedeflerle uyumlu biçimde dezenflasyonun gerektirdiği sıkılığı sağlayacak şekilde belirleyecektir. Para politikası kararları enflasyon görünümü odaklı, toplantı bazlı ve ihtiyatlı bir yaklaşımla alınmaktadır. Enflasyon görünümünde belirgin ve kalıcı bir bozulma olması durumunda para politikası duruşu sıkılaştırılacaktır. Kurul enflasyon üzerindeki yukarı yönlü risklere karşı ihtiyatlı duruşunu vurgulamıştır" denildi.
Karar metninde; kredi ve mevduat piyasalarında öngörülenin dışında gelişmeler olması halinde parasal aktarım mekanizmasının ilave makro ihtiyati adımlarla destekleneceğini yineleyen TCMB, likidite koşullarının yakından izlenmeye ve likidite yönetimi araçlarının etkili şekilde kullanılmaya devam edileceğini kaydetti.
ECB'DEN ÜÇ YIL SONRA FAİZ ARTIRIMI
Öte yandan Avrupa Merkez Bankası (ECB) 11 Haziran'daki toplantısında, Orta Doğu'daki savaş kaynaklı enflasyonist baskılar doğrultusunda, piyasa beklentilerine paralel olarak Eylül 2023'ten bu yana ilk kez faiz artırımına gitti.
ECB'den para politikası kararına ilişkin yapılan açıklamada, refinansman faizinin yüzde 2.40'a, mevduat faizinin yüzde 2.25'e ve marjinal fonlama faizinin ise yüzde 2.65'e çıkarıldığı belirtildi. Böylece haziran ayı toplantısıyla birlikte Eylül 2023'ten bu yana ilk kez faiz artırım kararı alınmış oldu.
YILLIKLANDIRILMIŞ CARİ AÇIK GERİLEDİ
Türkiye'nin cari işlemler hesabı nisanda 5 milyar 695 milyon dolar açık kaydetti. TCMB verilerine göre, altın ve enerji hariç cari işlemler hesabı ise 319 milyon dolar fazla verdi. Nisanda ödemeler dengesi tanımlı dış ticaret açığı 6 milyar 819 milyon dolar olarak gerçekleşti. Resmi rezervlerde nisanda 12 milyar 19 milyon dolar net artış, yılın ilk dört ayında 30 milyar 35 milyon dolar net azalış gerçekleşti. Nisanda doğrudan yatırımlar kaynaklı net girişler 447 milyon dolar olarak kaydedildi. Portföy yatırımları 4 milyar 53 milyon dolar tutarında net giriş kaydetti.
2026'nın ilk dört ayında cari açık yıllık bazda yüzde 30 artışla 29 milyar 372 milyon dolara ulaşırken, yıllıklandırılmış verilere göre cari açık ise Eylül 2025 döneminden bu yana ilk defa düşüş göstererek Nisan'da yaklaşık 37 milyar dolara geriledi. Ayrıca, ödemeler dengesi tanımlı dış ticaret dengesi de 74.8 milyar dolar fazla verirken, birincil ve ikincil gelir dengesi sırasıyla 23.8 milyar dolar ve 1.2 milyar dolar açık verdi.
Nisan ayı yıllıklandırılmış cari açığın finansmanına net doğrudan yatırımlar 2.9 milyar dolar, net portföy yatırımları 11.7 milyar dolar, krediler 48.2 milyar dolar ve ticari krediler 0.7 milyar dolar katkı verirken; net efektif ve mevduatlar 12.6 milyar dolar negatif yönlü etki etti. Merkez Bankası döviz cinsinden net rezerv azalışı 15.5 milyar dolar oldu. Net hata noksan kaleminde kaynağı belirsiz para çıkışı nisanda 1.46 milyar dolar, ocak-nisan döneminde 17.69 milyar dolar düzeyinde gerçekleşti.
Ahlatcı Holding Strateji Direktörü Tonguç Erbaş, savaş ortamında netleşme olmadan verilerin önümüzdeki döneme ilişkin çok fazla gerçekliği yansıtmadığını ifade ederek, savaşın sona ermesinin cari açık beklentisini ve enflasyonda yükselen beklentileri törpüleyeceğini vurguladı.
HAZİRAN AYI TÜFE ARTIŞI BEKLENTİSİ YÜZDE 1.36
TCMB'nin piyasa katılımcıları anketinde, katılımcıların yıl sonu cari açık beklentisi 49.2 milyar dolar olarak kaydedildi. Reel sektör ve finansal sektör temsilcilerinden oluşan 68 katılımcı tarafından yanıtlanan piyasa katılımcıları anketinde, katılımcıların tüketici enflasyonu (TÜFE) beklentisi haziran için yüzde 1.36, temmuz için yüzde 1.57 oldu. Katılımcıların 2026 yılı sonu TÜFE beklentisi bir önceki aya göre yüzde 28.94'ten 29.14'e çıktı. 12 ay sonrası TÜFE beklentisi ise yüzde 23.82'den yüzde 23.81'e geriledi.
Katılımcıların 2026 yılı sonu döviz kuru (Dolar/TL) beklentisi bir önceki anket döneminde 51,57 lira iken, bu anket döneminde 51,47 lira oldu. Katılımcıların GSYH 2026 yılı büyüme beklentisi ise yüzde 3.3'ten yüzde 3.2'ye geriledi.
MAYISTA EN ÇOK MEVDUAT KAZANDIRDI
Mayısta en yüksek reel getiri brüt mevduat faizinden elde edildi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre aylık en yüksek reel getiri yurt içi üretici fiyat endeksi ile indirgendiğinde yüzde 0.35, tüketici fiyat endeksi ile indirgendiğinde ise yüzde 1.38 oranlarıyla brüt mevduat faizinde gerçekleşti. Mayısta külçe altın yatırımcısına en çok kaybettiren finansal yatırım aracı oldu.
Üç aylık değerlendirmede brüt mevduat faizi, altı aylık değerlendirmede BIST 100 endeksi, yıllık değerlendirmede ise külçe altın en çok kazandıran yatırım aracı olarak kaydedildi.
İHRACAT İKLİM ENDEKSİNDE ILIMLI İYİLEŞME
Türkiye imalat sektörünün ana ihracat pazarlarındaki faaliyet koşullarını ölçen İstanbul Sanayi Odası (İSO) Türkiye imalat sektörü ihracat pazarları iklim endeksi mayısta bir önceki aya göre 0.1 puan artışla 50.3'e yükseldi. Endeks, son aylarda olduğu gibi dış pazarlardaki talep koşullarında sınırlı bir iyileşmeye işaret etti. İhracat pazarları iklimindeki kesintisiz güçlenme eğilimi 29'uncu aya ulaştı. Endekste eşik değer olan 50'nin üzerinde ölçülen tüm rakamlar ihracat ikliminde iyileşmeyi, 50'nin altındaki değerler ise bozulmayı ifade ediyor.
TEK DURAK OFİS YAYGINLAŞTIRILACAK
İstanbul Finans Merkezi'nde uygulamaya alınan "Tek Durak Ofis" modelinin kademeli olarak ülke geneline yaygınlaştırılması hedefleniyor. Geçen hafta başında gerçekleştirilen Ekonomi Koordinasyon Kurulu (EKK) toplantısında "Tek Durak Ofis" uygulamasında gelinen aşama değerlendirildi; yatırımcıların izin, ruhsat ve diğer idari süreçlere tek noktadan erişimini sağlayacak mekanizmaların etkin şekilde devreye alınmasına yönelik atılacak adımlar belirlendi. Toplantı sonrasında yapılan açıklamaya göre, toplantıda OVP (2026-28) yapısal reform eylemlerinin mevcut durumu değerlendirildi; çalışmaların hızlandırılmasına yönelik ilave adımlar istişare edildi. İşgücü piyasasındaki gelişmeler değerlendirildi; ihtiyaç duyulan alanlarda yabancı işgücü istihdamı ve çalışma izin süreçlerinin etkinleştirilmesine yönelik politikalar ele alındı. Açıklamada, "Rekabet gücümüzü kalıcı olarak artıracak ve küresel değer zincirlerindeki konumumuzu daha ileri taşıyacak politikaları kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz" denildi.
Tonguç ERBAŞ / Ahlatcı Holding Strateji Direktörü
"TCMB, temkinli duruşu koruyor"
TCMB'nin faizlerde değişikliğe gitmemesi, piyasa beklentileriyle büyük ölçüde uyumlu bir karar olarak değerlendirilebilir. Bu nedenle kararın kendisinden ziyade, karar metnindeki tonlama ve önceki toplantılara kıyasla yapılan ifade değişiklikleri daha belirleyici oldu. Enflasyon ana eğiliminin mayıs ayında bir miktar gerilediği vurgusu, 22 Nisan metnine kıyasla enflasyon görünümü açısından sınırlı da olsa daha olumlu bir mesaj olarak öne çıkıyor. Bununla birlikte metin tamamen güvercin bir tona dönmüş değil. Jeopolitik gelişmeler eşliğindeki belirsizlikler nedeniyle enerji fiyatlarında oynaklık ve yüksek seyrin sürdüğü vurgulanırken, bu gelişmelerin maliyet kanalı, iktisadi faaliyet ve beklenti kanalı üzerinden enflasyon görünümüne etkilerinin yakından takip edildiği belirtildi. Özellikle beklenti kanalının metinde açık şekilde yer alması, TCMB'nin enerji ve jeopolitik kaynaklı risklerin fiyatlama davranışlarına yansıma ihtimaline karşı temkinli duruşunu koruduğunu gösteriyor.
Metinde dikkat çeken bir diğer unsur ise iktisadi faaliyete ilişkin değerlendirme oldu. İlk çeyreğe ait verilerin iktisadi faaliyetin yavaşlamaya devam ettiğini gösterdiği, öncü verilerin ise iç talepteki zayıf seyrin sürdüğüne işaret ettiği ifade edildi. Bu bölüm, sıkı para politikasının talep kanalı üzerinden etkili olmaya başladığına işaret etmesi açısından dezenflasyon süreci adına destekleyici okunabilir. Kurulun enflasyon üzerindeki yukarı yönlü risklere karşı ihtiyatlı duruşunu vurgulaması da indirim sürecine ilişkin aceleci olunmayacağı mesajını güçlendiriyor.
Hande ŞEKERCİ / İş Portföy Baş Ekonomisti
"Faiz indirimi için eylül-ekim ayları tercih edilebilir"
Karar beklentimizle uyumlu. Her ne kadar teknik faiz artırımı olasılığını göz ardı etmesek de TCMB'nin son dönemdeki iletişiminin güvercin tonda olduğunu (iktisadi faaliyetteki zayıflığa vurgu yapılması) ve son günlerdeki rezerv hareketlerinin faizin sabit bırakılmasını desteklediğini izliyorduk. TCMB'nin faiz kararlarında finansal istikrarın bir yansıması olarak rezerv görünümü önem taşıyor. Özellikle son 1 aylık dönemde küresel risk iştahının dalgalı seyretmesi ve yurt içi siyasi haber akışı rezervlerde baskı yaratsa da son birkaç günde anlamlı düzeyde rezerv birikimi yapılabildi. Bununla birlikte altın fiyatlarındaki aşağı yönlü hareket, önümüzdeki dönemde rezervler üzerinde aşağı yönlü baskı yapabilir.
Politika faizinin yüzde 37, fonlama maliyetinin yüzde 40 olduğu mevcut sistemin parasal aktarım mekanizmasının işlerliğini bozma potansiyeli taşıması nedeniyle uzun süre devam etmeyeceğini düşünüyoruz. TCMB'nin mevcut faiz bileşimini bir süre daha korumasını bekliyoruz. Fonlama maliyetini temmuz sonlarına kadar yüzde 40'ta tutup, daha sonra 1 hafta vadeli repo ihalelerini yeniden açmaya başlamasını bekliyoruz. Faiz indirimi için eylül-ekim ayları tercih edilebilir. Yıl sonunda politika faizini yüzde 35 görüyoruz.
Prof. Dr. Erhan ASLANOĞLU / Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi
"'Bekle gör' modunda kalmayı tercih etti"
Makro ihtiyati politikalarla, kredi sınırlamalarıyla, likidite yönetimiyle süreci yönetmeye çalışan TCMB piyasa beklentilerine paralel bir karar verdi. TCMB, son 1-1.5 yıldır reaktif bir çerçevede ilerliyor. Şok olursa acil toplanarak karar alabildiğini gösteren TCMB, 'bekle gör' modunda kalmayı tercih ediyor. Dolayısıyla TCMB, faiz oranlarında değişikliğe gitmeyerek, kendi içinde tutarlı bir adım atmış oldu. Kişisel görüşüm; böyle bir ortamda faiz artışının daha doğru olacağı şeklindeydi. Enflasyon beklentileri çerçevesinde çok güçlü bir faiz artışına ihtiyaç var ancak yapılacak küçük oranlı artışların sinyal etkisi olacağını ve beklentileri yönetmeye katkı sağlayacağını düşünüyorum. TCMB, savaşın bitmesi ve petrol fiyatlarının gerilemesinin enflasyonu bu zirvelerden aşağı çekeceğini düşünüyor. Petrol fiyatları 100 doların üzerinde, 110-120 dolar civarında olsa TCMB faiz oranlarını sabit tutma kararını bu kadar rahat alamayabilirdi. Petrolün 90 dolar seviyesinde kalması, bu yılki 89 dolarlık tahminiyle uyumlu görünmesi nedeniyle TCMB rahatlamış görünüyor. Bu savaş uzarsa, enerjideki darboğaz fiyatlara daha fazla yansıyabilir. Bu noktada kaçınılmaz olarak faiz artırımı gelebilir. Savaşın devam etmesi sadece Türkiye için değil, dünya ekonomisi için de ciddi sıkıntı.