Bağbozumu rotaları sizi bekliyor
ÖZLEM KAPAR BAYBURS/ Sonbaharın kokusunu almaya başladık. Ağaçlarda yapraklar kuruyup, kızıla dönmeye yüz tuttu. Eylül ayı mevsim geçişinin yanı sıra aynı zamanda bağbozumunun da başlangıcı. Bu ay Türkiye'nin bağlarında yılın en hareketli dönemlerinden biri yaşanıyor. Üzümler olgunlaşıyor, bağlarda hasat başlıyor; batıdan doğuya uzanan geniş bir coğrafyada bağbozumu şenlikleri, tadımlar ve hasat etkinlikleri düzenleniyor. Bazı bölgelerde bağbozumu ağustos sonunda başlarken, daha doğudaki bağlarda hasat eylül ayına, hatta ekim ortalarına kadar uzanıyor. Bu dönem, üreticiler için bir yıllık emeğin karşılığının alındığı önemli bir zaman dilimi olurken, ziyaretçiler için de yılın son tatil dönemi, doğa içinde dinlenmenin son günleri…
Bağbozumu artık üzümün toplanmasından ibaret değil. Bağların arasında yürümek, hasada katılmak, üzümün üretim yolculuğunu yerinde görmek, yerel ürünleri tatmak ve bölgenin gastronomi kültürünü keşfetmek, bu mevsimde seyahat deneyiminin önemli parçalarına dönüşüyor. Türkiye'nin farklı bölgelerindeki bağ rotaları da bu hareketliliği destekliyor. Bağcılık, gastronomi, doğa, tarih ve yerel yaşam aynı rotada buluşuyor.
Bu yılın hasat takvimi farklı tarihlerde ilerlerken, eylül ayı Türkiye'nin bağ kültürünü keşfetmek için en canlı dönemlerden biri. Ürgüp'te festival coşkusu yaşanırken, Çal'da bağ yollar hareketleniyor. Lidya topraklarından Urla'ya, Troya coğrafyasından Avşa'ya kadar farklı rotalarda üzümün hikayesi bağdan sofraya taşınıyor.
Önoturizm de tam bu noktada devreye giriyor. Bağcılık kültürünü doğa, gastronomi ve yerel yaşamla buluşturan bu yaklaşım, ziyaretçiye üretimin içine girme ve bölgeyi kendi değerleri üzerinden tanıma fırsatı sunuyor. Bağlar böylece tarımsal üretim alanı olmanın ötesine geçerek gastronomi ve turizm açısından da güçlü birer çekim merkezine dönüşüyor.
ÜRGÜP'TE BAĞBOZUMU COŞKUSU
Kapadokya'nın köklü bağcılık geleneğinin önemli temsilcilerinden Ürgüp, bu yıl 54. Uluslararası Ürgüp Bağ Bozumu Festivali ile üzümün kültüre, üretime ve gastronomiye uzanan hikayesini kutluyor.
1967'den bu yana düzenlenen festival, 4-5 Eylül 2026 tarihlerinde bağ bozumu, üzüm yarışmaları, yöresel ve kültürel stantlar, atölyeler, gösteriler ve konserlerle Ürgüp'ü hareketlendiriyor.
Festivalde üzüm ezme ve en güzel üzüm yarışmalarının yanı sıra, konserler de var. Bağ bozumu etkinliğiyle Ürgüp'ün yüzyıllardır devam eden hasat geleneğine halk dansları, klasik müzik, ritim ve ateş gösterileri neşe katıyor.
İki gün boyunca çocuk etkinlikleri, resim sergileri, Ürgüp Kadın Emeği Pazarı atölyeleri ve eski Ürgüp fotoğraflarından oluşan sergiler de ziyaretçileri bekliyor. Konserler dahil festival kapsamındaki tüm etkinlikler ücretsiz.
Ürgüp Belediye Başkanı Ertuğrul Bul, festivalin üzüm hasadını bir şenlikten öteye taşıyarak bölgenin tarımsal üretimini, yerel kültürünü ve turizm potansiyelini aynı zeminde buluşturduğunu söylüyor. Bağlardan meydana uzanan bu gelenek, Ürgüp'ün üretim hafızasını yaşatırken, Kapadokya'nın gastronomi ve kültür turizmine de güçlü bir değer katıyor.
EGE'NİN 3 GÜÇLÜ BAĞ ROTASI
ÇAL KARASI
Çal Bağ Yolu, Denizli'nin Çal ilçesinde bölgenin köklü bağcılık geleneği ve yerel üzüm üreticileri etrafında şekillenen bir önoturizm rotası. Erdel, Küp, Kuzubağ ve Lermonos gibi yerel üreticilerin yer aldığı rota; bağ ziyaretleri, tadımlar ve yöresel lezzetlerle ziyaretçilere Denizli'nin bağ kültürünü doğayla iç içe keşfetme fırsatı sunuyor. Her bir üretici, kendine özgü yaklaşımıyla bölgenin bağcılık mirasına farklı bir değer katıyor.
Çal'ın bağcılık kültürünü öne çıkaran 29. Çal Bağbozumu Festivali ise 4-6 Eylül tarihleri arasında. Üç gün süren festival programında konserlerin yanı sıra yarışmalar, sanat ve zanaat atölyeleri ve çeşitli kültürel etkinlikler yer alıyor.
Bölgeyle özdeşleşen Çal Karası üzümü ise düşük tanen profili, yumuşak içimi ve aromatik yapısıyla dikkat çekiyor. Çal Bağ Yolu'nun önemli değerlerinden biri olan bu yerel üzüm, bölgenin şarap üretimindeki potansiyelini de ortaya koyuyor.
Çal Bağ Yolu'na ilgi, tur programlarına da yansıyor. Acenteler tarafından düzenlenen turlarda bağ ziyaretlerinin yanı sıra Hierapolis, Laodikya, Kaklık Mağarası ve Beycesu Höyüğü gibi bölgenin tarihi ve doğal noktaları da programlara dahil ediliyor. Çal ve çevresine yönelik bu turlar eylül ayı boyunca devam ediyor.
TARİHİN İZİNDE LİDYA BAĞLARI
Lidya Antik Bağ Rotası, binlerce yıllık tarihsel ve kültürel mirası bağcılıkla buluşturan özel bir rota. Antik dönemden günümüze uzanan köklü bağcılık geleneğini yaşatan rota, ziyaretçilere bağlar ve tadımların yanı sıra güçlü bir tarih ve kültür yolculuğu da sunuyor.
İzmir Kemalpaşa'dan başlayarak Manisa, Akhisar, Alaşehir ve Uşak üzerinden Aydın'a uzanan rota, farklı ölçeklerde üretim yapan bağcıları ortak değerler etrafında bir araya getiriyor. Üreticiler, bölgenin binlerce yıllık tarım geleneği ile Lidya Uygarlığı'nın mirasını günümüz bağcılığıyla buluşturmayı ve bölgenin gastronomik ve turistik zenginliklerini daha geniş kitlelere tanıtmayı hedefliyor.
Lidya Antik Bağ Rotası Koordinatörü Ercan Boztepe, rotanın odağında yalnızca bağların değil, bölgenin tarihi ve turistik değerlerinin de bulunduğunu belirtiyor. Manisa'nın "Kapadokyası" olarak anılan Kuladokya, Karun Hazineleri'ne ev sahipliği yapan Uşak Müzesi ve tarihte Kral Yolu'nun başlangıç noktası olarak bilinen Sardes Antik Kenti gibi önemli duraklar, gastronomi ve bağ turizmiyle bir araya geliyor.
ÜZÜM VE SOKAK SANATLARI FESTİVALİ
İlki geçen yıl yapılan Philadelphia Üzüm ve Sokak Sanatları Festivali, bu yıl ikinci kez kapılarını açmaya hazırlanıyor. Etkinlik, 19 Eylül 2026 Cumartesi günü Manisa'nın dünyaca ünlü bağlarıyla bilinen Alaşehir ilçesindeki Sobran Bağları'nda gerçekleştirilecek.
Hem yerel üreticileri desteklemeyi hem de bölgenin köklü kültürel mirasını sanatla harmanlamayı hedefleyen festivalde ziyaretçiler, Sobran ve Lidya Antik Bağ Rotası üzerinde eşsiz bir yolculuğa çıkarken, geleneksel üzüm hasadına katılarak traktörlerle bağ gezisi yapma fırsatı bulacak.
Gün boyu sürecek etkinlik programı, her yaştan katılımcıya hitap eden zengin alternatifler sunuyor. Gurmeler ve lezzet tutkunları için zeytinyağı ve kuru üzüm tadım atölyeleri düzenlenirken; ruhunu dinlendirmek isteyenler için bağların huzurlu atmosferinde yoga ve nefes atölyeleri gerçekleştirilecek.
Sokak sanatlarının rengarenk dünyasını bağlara taşıyacak olan festivalde, duvar ve şişe boyama aktiviteleriyle sanatsal bir şölen sunulacak. Akşam saatlerinde ise canlı müzik gruplarının performansları, dans gösterileri ve eğlenceli sahne şovları katılımcılara unutulmaz anlar yaşatacak.
Alaşehir ve çevre bölgelerin yerel üreticileri, kurulan özel stantlarda yöresel ürünlerini ve el emeği lezzetlerini doğrudan tüketicilerle buluşturacak. Festival komitesi, doğayla sanatı buluşturan bu özel güne tüm kültür, sanat ve lezzet tutkunlarını davet ediyor. Seyahat acenteleri de uzman rehberler eşliğinde düzenlenen bağ bozumu turlarıyla katılımcılara bölgeyi ve antik kalıntıları keşfetme imkanı tanıyor.
PARLAYAN YILDIZ URLA
Son yıllarda gastronomi alanında yıldızı parlayan Urla, yılın 12 ayı keşfedilecek güzelliklere sahip. Ancak bağbozumu ve tadım döneminin başlamasıyla bölge, bu günlerde bağ meraklılarının da odağında. Urla Bağ Yolu boyunca uzanan birbirinden özgün butik üreticiler ve tesisler, yazın son demlerini doğayla ve gastronomiyle iç içe geçirmek isteyenler için keyifli bir rota oluşturuyor.
Bölgede uluslararası çeşitlerin yanı sıra Boğazkere, Bornova Misketi, Sultaniye, Urla Karası, Foça Karası ve Gaydura gibi yerli üzüm çeşitleri yetiştiriliyor. Urla Bağ Yolu, 2024 yılında Green Destinations Top 100 Good Practice Story listesine dahil edilerek uluslararası alanda dikkat çekti. Rota, 2025 yılında Berlin'de düzenlenen ITB Turizm Fuarı'nda Yeşil Destinasyonlar Halkın Seçimi Ödülünü kazanarak bu başarısını da taçlandırdı.
Urla Bağ Yolu üreticileri, üzümlerden zeytinyağına, yerel ürünlerden gastronomik değerlere uzanan zengin üretim kültürüyle genç ve yetenekli şefler için de güçlü bir gastronomi ekosistemi oluşturuyor. Bugün Türkiye'nin gastronomi alanında en fazla ödül alan destinasyonlarından biri olan Urla, Michelin Rehberi'nin sürdürülebilirlik çalışmalarını öne çıkaran Yeşil Yıldız ödülüne sahip restoranlarıyla da dikkat çekiyor.
Doğal güzelliklerini, özgün sosyal yapısını ve yerel işletmelerini korumaya odaklanan Urla Bağ Yolu, belediyeler ve üreticiler arasındaki iş birliğiyle sürdürülebilir turizme güçlü bir örnek oluşturuyor. Bağları, üreticileri, mutfak kültürü ve doğasıyla Urla, gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakma hedefinin gastronomi üzerinden nasıl karşılık bulabileceğini gösteriyor.
YENİ BİR ROTA: TROİA BAĞ YOLU
Kuzey Ege'nin köklü bağcılık kültürünü Troya coğrafyasındaki üretim ve turizm değerleriyle buluşturmayı amaçlayan Troia Bağ Yolu Projesi, geçtiğimiz günlerde 26. Bozcaada Kültür Sanat ve Bağbozumu Festivali kapsamında düzenlenen lansmanla tanıtıldı. Gelibolu'dan başlayarak Eceabat, Çanakkale, Troya ve Bozcaada'ya uzanan rota; bölgenin binlerce yıllık bağcılık geleneğini, kültürel mirasını ve üretim bilgisini ortak bir hikayede buluşturuyor.
Troia Bağ Yolu'nun oluşumundan bu yana projeye katkı sunan isimlerden Murat Yankı, lansmanda yaptığı konuşmada Troia'nın Türkiye'nin en önemli markalarından biri olduğuna dikkat çekerek bölgenin sahip olduğu potansiyelin değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Bozcaada Belediye Başkanı Yahya Göztepe de projenin bölgeye önemli bir değer katacağını belirterek rotanın kapsamının genişletilmesinin önemine dikkat çekti.
Troia Bağ Yolu, Gelibolu'nun kıyılarından başlayarak Boğaz'ın iki yakasındaki antik yerleşimlerin izlerini takip ediyor. Abydos, Sestos ve Maidos gibi antik çağın önemli duraklarından Çanakkale'ye, Troya Antik Kenti'nden Bozcaada'nın bağlarına uzanan rota; tarih, mitoloji, doğa, bağcılık ve gastronomiyi aynı yolculukta buluşturuyor.
BİR BAŞKADIR AVŞA
Avşa Adası'nın kadim bağcılık mirasının simgesi Adakarası üzümü, bu yıl bağbozumu coşkusuyla yeniden gündemde. Coğrafi işaret tesciline sahip olan ve 2026 yılında Slow Food'un Ark of Taste (Nuh'un Ambarı) listesine kabul edilen Adakarası, 5-6 Eylül tarihlerinde düzenlenen "Bir Başkadır Avşa – Adakarası Bağbozumu" etkinliğiyle kutlanıyor.
Marmara Adalar Belediyesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen iki günlük etkinlik, adanın kumlu toprakları, sert rüzgârları ve kendine özgü mikroklimasıyla şekillenen Adakarası'nın bağdan sofraya uzanan hikayesini görünür kılmayı amaçlıyor. Katılımcılar asırlık bağlarda geleneksel hasada tanıklık ederken, üzümün üretim sürecini de yerinde deneyimleme fırsatı bulacak.
Program kapsamında gastronomi yazarları, uzmanlar ve yerel üreticiler bir araya gelerek Adakarası'nın biyolojik çeşitlilik açısından taşıdığı değeri, coğrafi işaretinin önemini ve ada gastronomisindeki yerini ele alacak. Kültür, gastronomi ve müziği buluşturan etkinlik, yerel üreticiyi desteklerken Avşa'nın bağcılık kültürünü gelecek nesillere aktarmaya da katkı sunuyor.
Orhan ÇEBİ / Trakya Turizm İşletmecileri Derneği Başkanı
TEK ROTA, 2 ÜLKE
Trakya'da bağbozumu eylül ayının sonuna kadar devam ediyor. Bağbozumu etkinlikleri de yoğun bir şekilde Trakya'nın her noktasında gerçekleştiriliyor. Trakya'da yeni açılan Prius Winery ve Ellez Bağcılık da yeni hizmete giren işletmeler arasında yer alıyor.
Trakya Bağ Rotası üyeleri olarak, Bulgaristan Trakya'sında üretim yapan üreticilerle tek rota üzerinde buluşuyoruz. Bu kapsamda, Bulgaristan Trakya Turizm Bölgesi Yönetim Organizasyonu ile bir protokol imza altına aldık.
Bu protokol kapsamında Avrupa Birliği'ne yönelik projeler hazırlanması, ikili ilişkilerin geliştirilmesi, karşılıklı ziyaretlerin gerçekleştirilmesi, ortak tanıtım ve pazarlama faaliyetleri yapılması gibi çalışmalar hayata geçirilecek. Gastronomi ve turizm alanlarında komisyonlar kuruldu ve çalışmalar başladı.
İki ülkenin Trakya'sında faaliyet gösteren tesislerin ürün gücünü ve bölgesel değerlerini ön plana çıkarmayı hedefliyoruz. Trakya markasını gastronomi ve turizm fuarlarında ortak stantlarla tanıtacağız. Böylece Türkiye ve Bulgaristan Trakya'sını tek bir rota olarak ele alarak bölgenin gastronomi ve turizm potansiyelini daha güçlü şekilde tanıtmayı amaçlıyoruz.
Zeynep Arca ŞALLIEL / Arcadia Bağları Kurucu Ortağı
VERİMLİ BİR YIL
Arcadia Bağları Kurucu Ortağı Zeynep Arca Şallıel, kış yağışlarının yeterli olması ve yaz sıcaklıklarının normal seviyelerde seyretmesi sayesinde bu yıl yüksek kalite beklentisi taşıdıklarını söylüyor. Bağbozumu döneminde konuklara üzüm toplama deneyimi de sunduklarını aktaran Şallıel, Bakucha Vineyard Hotel'de konaklayan misafirlerin sabah saatlerinde ekiple birlikte hasada katılabildiğini ifade ediyor. Geleneksel Bağbozumu Şenliği'nin 19 Eylül'de düzenleneceğini belirten Şallıel, Balkan bandosu, konser ve sokak lezzetlerinin eşlik edeceği etkinliklerin yanı sıra hasat deneyiminin 15 Ekim'e kadar devam edeceğini kaydediyor.