Kurumsal iş dünyasında kadın imzası
Kendinizden kısaca bahseder misiniz?
Çalışma alanlarınızdan ve uzmanlık başlıklarınızdan bahseder misiniz?
Uluslararası Finansal Raporlama Standartları (UFRS), Türkiye Finansal Raporlama Standartları (TFRS) ve Büyük ve Orta Boy İşletmeler İçin Finansal Raporlama Standartları (BOBİ FRS) kapsamında finansal raporlama ile bağımsız denetim süreçleri ana çalışma alanlarımı oluşturuyor. Bu altyapı sayesinde, sürdürülebilirlik ve ESG alanlarında raporlama, güvence, doğrulama ve mevzuata uyum süreçlerinde de aktif olarak görev alıyorum.
Tekstil, kimya, maden, inşaat, otomotiv, içecek, gıda, kozmetik ve tarım gibi çok farklı sektörlerde faaliyet gösteren, ülkenin önde gelen firmalarının bağımsız denetim süreçlerinde yer aldım. Bunun yanı sıra "Bağımsız Denetim Uygulamaları" başlığı altında eğitimler veriyor; bilginin paylaşılmasının, bu alandaki kaliteyi doğrudan artırdığına inanıyorum.
Kariyer yolculuğunuzda sizi en çok motive eden ve yönlendiren unsurlar neler oldu?
Kariyer yolculuğumda beni en çok motive eden unsur, yaptığım işin gerçek hayatta somut bir karşılık yaratması oldu. Denetim ve finansal danışmanlık alanında çalışırken yalnızca rakamlarla değil; şirketlerin güvenle yoluna devam edebilmesine ve doğru kararlar alabilmesine katkı sağlıyorsunuz. Bu sorumluluk duygusu, mesleğimi anlamlı kılan en temel motivasyon kaynağım.
Bunun yanı sıra öğrenme sürecinin hiç bitmemesi benim için çok kıymetli. Farklı sektörlerle çalışmak, her projede yeni bakış açıları kazanmak ve kendimi sürekli geliştirmek motivasyonumu canlı tutuyor. Doğru ekiplerle, ortak bir amaç etrafında üretmek ise bu yolculuğun en besleyici ve güçlendirici taraflarından biri.
İş dünyasında kadın olarak var olmanın sizce en önemli tarafları neler?
İş dünyasında kadın olarak var olmak, çoğu zaman birden fazla rolü aynı anda ve dengeli şekilde yönetmeyi gerektiriyor. Bu deneyim, zamanla insanı daha esnek, daha çözüm odaklı ve daha dayanıklı kılıyor. Kadınların detaylara gösterdiği özen, güçlü empati yeteneği ve kriz anlarında sergilediği sakinlik, iş hayatında önemli bir avantaj sağlıyor.
Bana göre en kıymetli tarafı ise bu yolculukta yalnız olmadığımızı bilmek. Kadınların birbirine alan açtığı, deneyimlerini paylaştığı ve birbirini güçlendirdiği ekosistemler; hem bireysel hem de toplumsal düzeyde gerçek ve kalıcı bir fark yaratıyor.
Kadınların birbirine alan açmasının kariyer yolculuğunuzdaki yerini nasıl tanımlarsınız?
Kariyerim boyunca, kadınların birbirine alan açmasının ne kadar kıymetli olduğunu defalarca deneyimledim. Bazen paylaşılan bir deneyim, bazen doğru zamanda söylenen bir cümle insanın yolunu netleştirebiliyor. Kadınların birbirini desteklediği alanlarda daha cesur, daha üretken ve daha görünür olduklarına inanıyorum.
Bu dayanışma hali yalnızca bireysel başarıları değil, kolektif bir gücü de beraberinde getiriyor. Nitekim bugün birlikte çalıştığım ekibin tamamının kadınlardan oluşması, bu anlayışın kariyer yolculuğumdaki somut yansımalarından biri.
Geleceğe dönük, sizi heyecanlandıran herhangi bir girişimcilik fikriniz ya da üzerinde durduğunuz bir alan var mı?
Beni heyecanlandıran şey, tek bir girişim fikrinden ziyade kadınların birlikte üretebildiği, desteklendiği ve görünür olduğu yapılar. Girişimciliğin, doğru ortam oluştuğunda ne kadar dönüştürücü olabildiğini birebir deneyimleme fırsatım oldu.
Bu deneyim bana bir kez daha gösterdi ki kadın girişimciliği, doğru ekosistemle buluştuğunda çok daha kalıcı ve etkili sonuçlar doğuruyor.
Peki Melike Hanım, Kadın Girişimcilik Ekosistemi projesini kadın girişimciliğinin gelişimi açısından nasıl değerlendiriyorsunuz?
Kadın Girişimcilik Ekosistemi, girişimciliği bütüncül bir bakış açısıyla ele alarak kadınların farklı ihtiyaçlarına tek bir çatı altında cevap veren çok kıymetli bir yapı. Eğitim, deneyim paylaşımı ve güçlü ağlar aracılığıyla kadınların daha bilinçli, daha sağlam ve daha sürdürülebilir adımlar atmasına katkı sağlıyor.
Bu tür projelerin, uzun vadede kadın girişimciliğinin güçlenmesi ve sürdürülebilirliğinin sağlanması açısından son derece önemli olduğuna inanıyorum.
Kadın girişimcilerin en çok zorlandığı noktalar sizce neler?
Kadın girişimcilerin en çok zorlandığı noktalardan birinin, çoğu zaman yalnızlık hissi olduğunu düşünüyorum. Fikri olan ve üretmeye istekli pek çok kadın var; ancak doğru yönlendirmeye, bilgiye ve paylaşım alanlarına ulaşmak her zaman kolay olmuyor.
Benzer yollardan geçen kadınlarla bir araya gelmek, deneyim paylaşmak ve karşılaşılan zorlukların ortak olduğunu görmek hem rahatlatıcı hem de cesaret verici. Bu tür buluşmalar, kadınların yalnız olmadıklarını hissetmelerini ve yollarına daha güçlü devam etmelerini sağlıyor.
Kadın Girişimcilik E Ticaret Zirvesi'ni geleneksel hale getirmeyi düşünüyor musunuz?
Evet, hedefimiz bu yönde. Geçtiğimiz yıl daha çok e-ticaret ve girişimciliğin teknik boyutuna odaklanırken, bu yıl kadın girişimciliğini doğa ve sürdürülebilirlik temasıyla birlikte ele alıyoruz.
Kadınların yalnızca işlerini büyütmelerini değil; aynı zamanda çevreyle uyumlu, sorumluluk sahibi ve uzun vadeli üretim modelleri geliştirmelerini de konuşuyoruz. Bu kapsamda Kadın Girişimcilik ve Doğa Karnavalı'nı yalnızca bir etkinlik olarak değil, kadın girişimciliğinin geleceğine dair ortak bir vizyonun paylaşıldığı bir alan olarak görüyorum.
Zirve sonrasında ise Simurg Denetim Danışmanlık ve SMMM A.Ş. olarak sürdürülebilir ticaret odağında eğitimler vererek, kadın girişimcilerin bu alandaki bilgi ve uygulama kapasitelerini güçlendirmeyi hedefliyoruz.
Geleceğe dair sizi en çok heyecanlandıran şey nedir?
Beni en çok heyecanlandıran şey, tekil bir iş fikrinden ziyade kadınların birlikte üretebildiği, birbirini desteklediği ve görünür olabildiği sürdürülebilir yapılar. Kadın girişimciliği, doğru ekosistemle buluştuğunda yalnızca ekonomik değer üretmekle kalmıyor; aynı zamanda sosyal etki yaratıyor, dayanışmayı güçlendiriyor ve uzun vadeli dönüşümlerin önünü açıyor.
Kadınların bilgiye, doğru yönlendirmeye ve güvenli alanlara erişebildiği; deneyimlerini paylaşabildiği ve birlikte büyüyebildiği bir gelecek hayali beni gerçekten motive ediyor. Özellikle doğayla uyumlu, sürdürülebilir ve sorumluluk sahibi üretim modelleriyle kadın emeğinin daha fazla görünür olduğu bir dünya, hem iş dünyası hem de toplum için çok daha sağlıklı ve dengeli bir yapı vadediyor.
Bu dönüşümün bir parçası olmak, kadınların yalnızca girişimci olarak değil; karar verici, dönüştürücü ve ilham veren aktörler olarak güçlendiği alanların çoğalmasına katkı sağlamak, geleceğe dair en büyük heyecan ve motivasyon kaynağım.