50 yıllık geleceğe dev yatırım
Düzce Belediyesi, kentin geleceğini altyapıdan kültür ve turizme uzanan yatırımlarla şekillendiriyor. Şehirde bir yandan hızla büyüyen kentin altyapı ihtiyaçlarına yönelik yatırımlar hayata geçirilirken diğer yandan şehrin binlerce yıllık tarihi, kültür ve turizm ekonomisinin önemli bir parçasına dönüştürülüyor. Düzce Belediyesi'nin yürüttüğü çalışmaların iki önemli ayağını yeni İçme Suyu Arıtma Tesisi ile Konuralp Antik Kenti oluşturuyor.
Beyköy Uğur Deresi Mevkii'nde yaklaşık 60 dönümlük arazi üzerine kurulan yeni İçme Suyu Arıtma Tesisi tamamlandığında günlük 130 bin metreküp su arıtabilecek. Düzce'nin gelecek 50 yıllık içme suyu ihtiyacını karşılamak üzere planlanan tesiste çalışmalar son aşamaya yaklaşırken, şehir şebekesi ve tesis SCADA sistemiyle tek merkezden takip edilebilecek.
Kentin diğer büyük yatırım alanı ise yaklaşık 2 bin 300 yıllık geçmişiyle Konuralp. Yedi yıl süren arkeolojik kazıların tamamlandığı antik tiyatroda restorasyon hazırlıkları başlarken, kazılardan çıkarılan eserlerin sergileneceği yeni bir müze de projelendirildi. Antik tiyatronun restorasyonu için 350 milyon TL, yeni müze için ise 750 milyon TL olmak üzere bölgeye toplam 1,1 milyar TL kaynak ayrıldı.
Kentin su ihtiyacı güvence altına alınıyor
Düzce'nin büyüyen nüfusu ve gelecekteki içme suyu ihtiyacı dikkate alınarak hayata geçirilen yeni İçme Suyu Arıtma Tesisi, kentin son yıllardaki en büyük altyapı yatırımlarından biri...
Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü'nün girişimleriyle Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından yatırım programına alınan tesisin temeli yaklaşık bir yıl önce atıldı. Yapım çalışmalarının bu yıl içerisinde tamamlanması, gerekli testlerin gerçekleştirilmesinin ardından tesisin yılbaşında hizmete alınması hedefleniyor.
Beyköy Uğur Deresi Mevkii'ndeki yaklaşık 60 dönümlük arazi üzerinde yükselen tesis, günlük 130 bin metreküp arıtma kapasitesine sahip olacak. Yeni yatırımla birlikte yalnızca Düzce'nin bugünkü su ihtiyacının karşılanması değil, önümüzdeki yarım yüzyıldaki ihtiyacın da güvence altına alınması amaçlanıyor.
Tesiste inşaat çalışmaları büyük ölçüde tamamlandı. Betonarme imalatlarında ilerleme oranı yaklaşık yüzde 96'ya ulaşırken, elektrik imalatlarında yüzde 50-60 seviyesine gelindi. Yönetim binasındaki çalışmalar, ince işler ve saha düzenlemeleri ise devam ediyor.
Şebeke tek merkezden izlenecek
Yeni tesis kullanılacak teknolojik altyapıyla da mevcut su yönetim sistemini ileriye taşımayı hedefliyor. Tesiste kurulacak SCADA sistemi sayesinde hem yeni oluşturulan şehir şebekesi hatları hem de arıtma tesisi tek merkezden anlık takip ve kontrol edilebilecek.
İçme Suyu Arıtma Tesisi'nde işlenecek ham su Uğursuyu ve Bıçkı regülatörlerinden alınacak. Suyun regülatörlerden tesise ulaştırılması için gerekli altyapının önemli bir bölümü ise daha önce tamamlandı. Toplam 5 bin 400 metre uzunluğundaki isale hattı 2025 yılında bitirildi. Böylece suyun kaynağından alınmasından arıtılmasına ve şehir şebekesine verilmesine kadar uzanan sürecin modern bir altyapıyla yönetilmesi amaçlanıyor.
Tesiste incelemelerde bulunan Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü, yatırımın büyüklüğüne dikkat çekerek, "Düzce şehir şebekesini besleyecek olan arıtma tesisinin inşaatındayız. Bu arıtma tesisi yaklaşık 130 bin metreküp/gün kapasiteli bir tesis. Yaklaşık 60 dönüm arazi üzerine kurduğumuz bir tesis. Son derece modern ve yeni donatılarla kuruluyor ve biz bu tesiste kuracağımız SCADA sistemi ile şehir şebekesinin bütün akışını kontrol edebileceğiz. Burası Düzce tarihinin en büyük altyapı yatırımlarından birisidir" diyor.
2300 yıllık geçmişe sahip çıkıyor
Kentte geleceğe yönelik yatırımlar yalnızca teknik altyapıyla sınırlı değil. Düzce Belediyesi, şehrin tarihsel birikimini ekonomik ve sosyal değer üreten bir yapıya dönüştürmek amacıyla Konuralp Antik Kenti'nde de kapsamlı bir çalışma yürütüyor.
Tarihi MÖ 3. yüzyıla kadar uzanan ve yaklaşık 2 bin 300 yıllık geçmişe sahip Konuralp, Batı Karadeniz'in en önemli arkeolojik alanları arasında gösteriliyor. Bölgenin merkezindeki antik tiyatroda yedi yıldır sürdürülen kazı çalışmalarının tamamlanmasıyla birlikte yeni aşamaya geçiliyor.
2019 yılından itibaren yürütülen çalışmalar sonucunda tiyatronun uzun yıllar toprak altında kalan bölümleri büyük ölçüde gün yüzüne çıkarıldı. Kazılarda yalnızca yapının mimari özelliklerini ortaya koyan bulgular değil, Konuralp'in antik dönemdeki önemini gösteren çok sayıda eser de bulundu.
Medusa kabartması, Büyük İskender portre başı, Apollon heykeli, Aslanlı Mozaik ve M. Iulius Proklos'a ait olduğu değerlendirilen portre başı, kazılarda ortaya çıkarılan önemli eserler arasında yer alıyor.
10 bin kişilik antik tiyatro
Kazı çalışmalarının tamamlanmasıyla birlikte Konuralp Antik Tiyatrosu için artık restorasyon dönemine geçiliyor. Tarihi yapının özgün mimari özellikleri korunarak gelecek kuşaklara aktarılması amacıyla hazırlanan restorasyon projesi onaylandı.
Restorasyon çalışmaları için 350 milyon TL kaynak ayrıldı. Projenin tamamlanmasıyla antik tiyatronun yalnızca ziyaret edilen bir arkeolojik alan olarak kalmaması, kültürel etkinliklere de ev sahipliği yapabilecek yaşayan bir mekâna dönüşmesi hedefleniyor.
Yaklaşık 100 metre uzunluğa, 74 metre genişliğe sahip tiyatro yaklaşık 6 dönümlük alan üzerinde bulunuyor. Yaklaşık 10 bin kişilik kapasitesi ise antik dönemde Konuralp'in ulaştığı kent ölçeğine ilişkin önemli ipuçları veriyor.
Arkeologların değerlendirmelerine göre 10 bin kişilik tiyatroya sahip kentlerin yaklaşık 100 bin kişilik nüfusu barındırdığını belirten Özlü, aynı dönemde İstanbul'un nüfusunun yaklaşık 400 bin olduğuna işaret ederek Konuralp'in döneminin önemli yerleşimlerinden biri olduğunu vurguluyor.
750 milyon tl'lik yeni müze
Konuralp'teki dönüşümün ikinci büyük ayağını ise yeni müze oluşturuyor. Kazılarda ortaya çıkarılan arkeolojik eserlerin daha modern ve geniş alanlarda korunup sergilenmesi amacıyla hazırlanan yeni müze projesi için 750 milyon TL kaynak ayrıldı.
Yaklaşık 6 bin metrekare inşaat alanına sahip olması planlanan müze, klasik anlamda yalnızca tarihi eserlerin sergilendiği bir yapı olarak tasarlanmıyor. Projede sergi alanlarının yanı sıra kütüphane, konferans salonu, galeriler ve çeşitli eğitim alanlarının bulunması öngörülüyor. Böylece yeni müzenin kültürel mirasın korunmasının yanı sıra eğitim, bilim, kültür ve sanat faaliyetlerinin gerçekleştirildiği çok amaçlı bir merkeze dönüşmesi hedefleniyor.
Müzenin akademik çalışmalara da katkı sağlaması planlanıyor. Düzce Üniversitesi'nin arkeoloji alanındaki bilimsel çalışmalarına destek vermesi öngörülen yatırımın, bölgenin arkeolojik geçmişinin araştırılması, yeni bulguların değerlendirilmesi ve kültürel mirasın tanıtılması açısından yeni imkânlar oluşturması bekleniyor.
Türkiye'de nadir örneklerden biri
Konuralp Antik Tiyatrosu'nun önemi yalnızca büyüklüğünden kaynaklanmıyor. Geç Helenistik Dönem ile Erken Roma İmparatorluk Dönemi özelliklerini birlikte taşıyan yapı, farklı dönemlerin mimari ve kültürel izlerinin aynı alanda görülebilmesi açısından da önem taşıyor.
Arkeolog Caner Mutlu, antik tiyatronun Batı Karadeniz'in en iyi korunan antik yapılarından biri olduğuna dikkat çekiyor. Konuralp Antik Kenti'nin geçmişte agora, hamamlar, anıtsal çeşmeler, su kemerleri, sütunlu caddeler ve ticaret alanlarıyla büyük bir yerleşim merkezi olduğunu belirten Mutlu, tiyatronun İstanbul'a en yakın antik tiyatro olma özelliğini de taşıdığını ifade ediyor.
Mutlu, "Batı Karadeniz'in en iyi korunan antik yapılarından biri. Aynı zamanda İstanbul'a en yakın antik tiyatro olma özelliğini taşıyan bu yapı, Helenistik ve Roma kültürlerinin izlerini bir arada taşıyan Türkiye'deki nadir örneklerden biri" diyor.
Hedef Konuralp'i destinasyona dönüştürmek
Düzce Belediyesi'nin Konuralp için uzun vadeli hedeflerinden biri de bölgenin turizm potansiyelini güçlendirmek. Antik tiyatronun restorasyonu ve yeni müzenin tamamlanmasıyla Konuralp'in günübirlik ziyaret edilen bir arkeolojik alandan daha kapsamlı bir kültür ve turizm destinasyonuna dönüşmesi amaçlanıyor.
Başkan Özlü, "Düzce'nin kalbi" olarak nitelendirdiği Konuralp'i insanların özellikle görmek için geleceği bir destinasyon haline getirmek istediklerini belirterek, "Kazıları bitirdik. Üç aşamalı bir program uygulayacağız. Rölövesini çıkardık, şimdi restorasyona başlayacağız" ifadelerini kullanıyor.
Antik tiyatronun gelecekte kültür ve sanat etkinlikleri için de kullanılmasını hedeflediklerini belirten Özlü, "Karadeniz bölgesinde başka antik tiyatro yok. Bir tek Düzce'de var. Yedi yıldır emek verdiğimiz bu alanı insanlar gelip görsün istiyoruz" diyor.
-Advertorial