Sigortada suistimale karşı yeni dönem

GİRİŞ TARİHİ: 07.10.2026 GİRİŞ TARİHİ: 11:55 SON GÜNCELLEME: 13.10.2026 00:01
Kurgulanmış kazalardan sahte sağlık faturalarına, şişirilmiş hasarlardan yapay zekâyla üretilen sahte görüntülere kadar sigorta suistimalleri giderek artamaya başladı. SEDDK’nın yeni kurduğu Sigorta Suistimalleri ile Mücadele Komitesi, sektörde dolandırıcılığa karşı yeni bir “kalkan” görevi görecek…

ÜRÜN DİRİER/ Sigorta dolandırıcılığı artık yalnızca "hasarı biraz yüksek gösterme" uyanıklığından ibaret değil. Kurgulanmış trafik kazaları, sahte veya değiştirilmiş belgeler, aynı hasar üzerinden birden fazla tazminat talebi, izinsiz kredi kartı kullanılarak poliçe düzenlenmesi, sahte poliçeler ve organize biçimde yürütülen hasar süreçleri ve daha birçok haksız uygulama, sektörün karşı karşıya olduğu suistimal yöntemleri arasında. Türkiye Sigorta Birliği'nin geçmiş dönem faaliyet raporları da organize vakaların trafik, kasko, yangın, sağlık, hayat ve ferdi kaza gibi çok farklı branşlara yayılabildiğini gösteriyor. Organize suistimal vakalarında planlı kazalardan sahte vekâletnamelere, aynı yangın hasarı için birden fazla şirketten tazminat istenmesinden sahte sağlık poliçelerine kadar çok farklı yöntemler tespit ediliyor.

Bu tablo, sigorta suistimalleriyle mücadeleyi 2026 yılında düzenleyici kurumun da öncelikli gündemlerinden biri haline getirdi. Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK), 17 Ağustos 2026 tarihinde yayımladığı 2026/27 sayılı Genelge ile Sigorta Suistimalleri ile Mücadele Komitesi ile buna bağlı Suistimal Çalışma Heyeti'nin oluşturulmasına karar verdi. Düzenlemenin amacı, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ndeki veriler başta olmak üzere farklı veri kaynaklarını analiz ederek sigorta suistimallerine karşı ortak stratejiler geliştirmek, finansal kayıpları azaltmak ve kamu ile sektör arasındaki koordinasyonu güçlendirmek olarak tanımlandı.

ÇOK AŞAMALI İNCELEME

Yeni yapının dikkat çekici yönlerinden biri, mücadelenin yalnızca dosya incelemesine bırakılmaması. Genelgede risk analizi yapılması, ortak risk göstergeleri ve erken uyarı kriterleri geliştirilmesi, yeni suistimal yöntemlerinin izlenmesi, ulusal ve uluslararası uygulamaların incelenmesi ve yapay zekâ, makine öğrenmesi ile ileri analitik uygulamalarının mücadelede kullanılması açık biçimde görevler arasında sayılıyor. Komite çalışmalarına ihtiyaç halinde Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı, MASAK ve Adalet Bakanlığı gibi kurumların temsilcileri de katılabilecek. Suç şüphesi ortaya çıkması halinde ise konunun SEDDK'ya bildirilmesi öngörülüyor.

Aslında bu genelge tek başına atılmış bir adım da değil. SEDDK, haziran ve temmuz aylarında yasa dışı hasar takibine karşı yeni tedbirler açıklarken, motorlu araç sigortalarında hasar başvurularının ortak bir merkez üzerinden alınmasına ve Alo 193 Sigorta Hasar İhbar ve Şikâyet Hattının kurulmasına yönelik düzenlemeler de yaptı. 25 Ağustos'ta ise vatandaşları mağdur eden organize yapılara karşı yürütülen "Eylem Planı" kapsamında sigorta şirketleriyle bir araya geldiğini duyurdu.

Peki sigorta sektörünün karşı karşıya olduğu suistimal ekonomisinin boyutu ne kadar büyük? Türkiye'de bugün en sık hangi yöntemlerle şirketler ve sigortalılar hedef alınıyor? Organize şebekeler özellikle hangi branşlara yöneliyor? Dijitalleşme ve yapay zekâ dolandırıcılığın yöntemlerini nasıl değiştiriyor? Türkiye'deki tablo dünyadaki eğilimlerle ne ölçüde örtüşüyor? Sektörün uzmanları, sigorta suistimallerinin değişen yüzünü ve yeni mücadele dönemini yorumladı.

ASIL RİSK: SUİSTİMALLERİN DİJİTALLEŞMESİ

IBS Sigorta ve Reasürans Brokerliği CEO'su Murat Çiftçi'nin aktardıklarına göre, sigorta suistimalleri aslında sektörün uzun yıllardır mücadele ettiği bir konu. Ancak bugün karşı karşıya olduğumuz tablo geçmişe göre çok daha karmaşık. Artık yalnızca gerçekte yaşanmamış bir hasarın bildirilmesinden ya da hasar tutarının olduğundan yüksek gösterilmesinden söz etmiyoruz. Dijitalleşme ve özellikle yapay zekâ, suistimal yöntemlerini de hızla değiştiriyor. Türkiye'de en sık karşılaştığımız örneklerin başında motor sigortaları geliyor. Kurgulanmış veya gerçeğe aykırı beyan edilen kazalar, daha önce oluşmuş bir hasarın yeni gerçekleşmiş gibi gösterilmesi, hasar ve onarım bedellerinin şişirilmesi, sahte ya da değiştirilmiş belgeler, gerçeğe aykırı sağlık harcamaları ve aynı zararın birden fazla kez tazmin edilmeye çalışılması bunlardan bazıları. Burada iki farklı yapıdan söz etmek mümkün. Bir tarafta gerçek bir hasarın maliyetini olduğundan yüksek göstermeye çalışan bireysel ve fırsatçı girişimler, diğer tarafta ise baştan planlanmış ve birden fazla kişinin dahil olduğu organize yapılar var. Özellikle organize suistimaller, tek bir hasar dosyasının ötesine geçerek sigorta şirketlerini ve dolayısıyla sistemin tamamını etkileyebiliyor. Motor branşının öne çıkmasının yalnızca Türkiye'ye özgü olmadığına da dikkat çeken Çiftçi, "İngiltere Sigortacılar Birliği'nin (ABI) Kasım 2025'te açıkladığı verilere göre, 2024 yılında 98 bin 400'ün üzerinde suistimalli hasar tespit edildi ve bunların toplam değeri 1,16 milyar sterline ulaştı. 51 bin 700 vaka ve 576 milyon sterlinle motor sigortaları ilk sırada yer aldı. Yani karşı karşıya olduğumuz yöntemler büyük ölçüde dünya ile paralellik gösteriyor" diyor.

Bugün asıl üzerinde durmamız gereken konunun ise, suistimalin dijitalleşmesi olduğuna vurgu yapan Çiftçi, "Verisk'in Mart 2026'da yayımladığı ve 1.000 tüketici ile 300 sigorta hasar profesyonelini kapsayan 'State of Insurance Fraud' araştırması bu değişimi oldukça çarpıcı biçimde ortaya koyuyor. Araştırmaya katılan sigorta profesyonellerinin yüzde 98'i yapay zekâ destekli düzenleme araçlarının dijital sigorta suistimallerindeki artışı körüklediğini belirtirken, yüzde 99'u manipüle edilmiş veya yapay zekâ ile değiştirilmiş belgelerle karşılaştığını ifade ediyor. Bu artık teorik bir risk de değil. Aviva'nın Haziran 2026'da açıkladığı verilere göre şirket, 2025 yılında 18 bin 400'ün üzerinde şüpheli hasar dosyasında 233 milyon sterlin tutarında suistimal tespit etti. Aviva aynı açıklamada, dolandırıcıların yapay zekâ ile oluşturulmuş görüntü ve belgeleri giderek daha fazla kullandığına da özellikle dikkat çekiyor" açıklamasında bulunuyor.

KİMLİK SUİSTİMALLERİNDE ARTIŞ

Bir başka önemli gelişmenin ise kimlik suistimalleri alanında yaşandığının altını çizen Çiftçi şu bilgileri veriyor:

"ABD'deki National Insurance Crime Bureau (NICB), 2025 yılında kimlik suistimali bağlantılı sigorta vakalarında yıl sonuna kadar yüzde 49'luk bir artış öngördüğünü açıklamıştı. Kurumun incelediği ve kimlik hırsızlığı nedeniyle şüpheli olarak bildirilen dosyaların yaklaşık dörtte birinde sentetik kimlik kullanımı görülmesi de riskin geldiği noktayı gösteriyor. Gerçek kişilere ait bilgilerle üretilmiş sahte bilgilerin birleştirilmesiyle yaratılan bu kimlikler; hayat ve sağlık sigortalarından araç ve yük taşımacılığına kadar farklı alanlarda kullanılabiliyor. Organize yapılar açısından baktığımızda da benzer bir dönüşüm görüyoruz. Kurgulanmış trafik kazaları, sahte veya şişirilmiş onarım ve sağlık faturaları, kimlik ve belge manipülasyonu ya da aynı olay üzerinden birden fazla tazminat yaratılması gibi yöntemlerde farklı aktörlerin birlikte hareket ettiği yapılar söz konusu olabiliyor. Burada önemli olan nokta şu: Sigorta suistimalinin mağduru yalnızca sigorta şirketleri değil. Suistimaller hasar maliyetlerini artırıyor, fiyatlama üzerinde baskı yaratıyor ve sonuçta bunun bedelini sistem içindeki dürüst sigortalılar da ödüyor. Dolayısıyla bunu yalnızca şirketlerin kendi içlerinde çözmesi gereken bir hasar kontrol problemi olarak görmemek gerekiyor."

Bu açıdan SEDDK'nın 17 Ağustos 2026'da yayımladığı genelgeyle Sigorta Suistimalleri ile Mücadele Komitesi ve Çalışma Heyeti'nin oluşturulmasının çok önemli bir adım olduğunu belirten Çiftçi, "Sektör genelinde veri paylaşımının güçlenmesi, ortak risk göstergelerinin geliştirilmesi ve kurumlar arasındaki koordinasyonun artırılması mücadelenin etkinliği açısından kritik. Önümüzdeki dönemde teknoloji bu mücadelenin her iki tarafında da daha fazla yer alacak. Yapay zekâ bir taraftan sahte görüntü, belge ve kimlik üretimini kolaylaştırırken diğer taraftan anormal davranışların ve şüpheli hasar örüntülerinin çok daha erken tespit edilmesini mümkün kılıyor. Bu nedenle sektörün teknolojiye yalnızca yeni bir risk kaynağı olarak değil, suistimalle mücadelenin önemli bir parçası olarak da bakması gerektiğini düşünüyorum" diyor.

DOLANDIRICILARIN YENİ SİLAHI: YAPAY ZEKA GÖRSELLER

Yapay zekâ ile üretilen veya manipüle edilen fotoğraflar; kaza sahnelerinden faturalara kadar birçok alanda sahte delil olarak kullanılarak suistimallere zemin hazırlıyor. Yapay zekâ kullanılarak değiştirilen veya tamamen sentetik olarak üretilen görseller, sahte sigorta taleplerini desteklemek amacıyla kullanılabiliyor. Bu da dolandırıcılığı daha kolay, daha erişilebilir ve çok daha yaygın hâle getiriyor. Sigorta dolandırıcılığının tüketicilere yıllık maliyetinin yaklaşık 308,6 milyar dolar olduğu tahmin ediliyor. Ayrıca mal ve kaza sigortalarındaki her 10 hasar dosyasından yaklaşık biri dolandırıcılık unsuru içeriyor. Association of Certified Fraud Examiners (ACFE) ile SAS tarafından gerçekleştirilen güncel bir araştırmaya göre, dolandırıcılıkla mücadele alanında çalışan profesyonellerin yalnızca yüzde 7'si kurumlarının yapay zekâ destekli dolandırıcılığı tespit etme veya önleme konusunda "orta seviyenin üzerinde" hazırlıklı olduğunu düşünüyor.

SAS Küresel Sigorta Başdanışmanı Franklin Manchester, üretken yapay zekâ kabiliyetleri sayesinde, aslından ayırt edilmesi güç fotoğraflar, faturalar veya resmi belgeler oluşturmanın artık minimum çabayla mümkün olduğunu belirterek, "Kapsamlı dijitalleşme adımlarının bir sonucu olarak sigorta şirketleri, hasar ihbarı veya poliçe satın alma süreçlerini web siteleri ve mobil uygulamalar üzerinden uçtan uca dijital hale getirdi. Özellikle düşük tutarlı hasar süreçleri, risk veya hasar boyutu belirgin bir uyarı tetiklemediği sürece neredeyse hiç insan müdahalesi olmadan işleniyor; zira sürece manuel kontrol eklemek doğrudan maliyetleri artırıyor. Suç unsurları bu yapısal açığı hızla fark ederek suiistimal etmeye başladı. Sigorta sahteciliği sektör için yeni bir tehdit olmasa da güncel makroekonomik ortam bu riski çok daha tehlikeli bir boyuta taşıyor" diyor. ABD, Kanada ve İngiltere'deki büyük sigorta gruplarının, ileri yapay zekâ araçlarının hızla yaygınlaşması sebebiyle bu tehdidi çözülmesi gereken bir numaralı risk olarak nitelendirdikleri bilgisini aktaran Manchester şunları aktarıyor:

"Olayın arkasında suç örgütleri, organize perakende hırsızlık şebekeleri ve organize dolandırıcılık merkezleri bulunsa da en somut ve yakın tehdit yoğun nüfuslu metropollerdeki yerel faaliyetlerden kaynaklanıyor. Yüksek nüfus yoğunluğu, yaygın internet erişimi ve kolluk kuvvetlerinin aşırı iş yükü bir araya geldiğinde gerek bireyler gerekse organize yapılar için dolandırıcılığı planlamak son derece kolaylaşıyor. Günün sonunda bu faturayı, artan sahtecilik maliyetlerinin yüksek primler olarak yansıtıldığı dürüst sigortalılar ödüyor. Sigorta şirketleri ters seçimden olumsuz etkilenip zafiyetlerinden yararlanıldıkça, kaçınılmaz olarak fiyat artışlarına gitmek zorunda kalıyor. Neticede zaten ekonomik yük altında ezilen bireyler ve ticari işletmeler mağdur oluyor."

KURGULANMIŞ KAZALAR ÖNE ÇIKIYOR

Alfin Sigorta Aracılık Hizmetleri Genel Müdürü Enis Gültekin ise, Türkiye'de en yaygın suistimallerin motorlu taşıt sigortalarında görüldüğünü ifade ederek, "Motorlu taşıt sigortalarının yüksek hasar frekansına sahip olması ve farklı yöntemlerle kurgulanmış hasarların bu alanda daha sık ortaya çıkması nedeniyle, sigorta suistimali denildiğinde ilk akla gelen yöntem kurgulanmış veya sahte araç hasarlarıdır. Bunun yanı sıra sağlık ve yangın sigortalarında da farklı suistimal yöntemleriyle karşılaşılmakta. Sağlık sigortalarında başkasının poliçesinin kullanılması, gerçekte gerçekleştirilmeyen işlemlerin faturalandırılması ve maluliyet veya engellilik durumunun gerçeğe aykırı şekilde beyan edilmesi öne çıkan yöntemler arasındadır. Yangın sigortalarında ise kasıtlı yangın çıkarılması, stokların gerçeğe aykırı şekilde yüksek gösterilmesi ve sahte hırsızlık ihbarları gibi yöntemler görülüyor" diyor. Sigorta şirketlerini hedef alan suistimallerde en sık karşılaşılan yöntemlerden birinin, önceden planlanarak gerçekleştirilen ve gerçekte meydana gelmemiş bir hasarın meydana gelmiş gibi gösterildiği kurgulanmış kazalar olduğuna dikkat çeken Gültekin, "Özellikle motorlu taşıt sigortalarında, hasarlı parçaların kaza öncesinde sağlam araçlara takılması ve ardından araçların kontrollü şekilde çarpıştırılması gibi yöntemlerle hasar tutarının artırılmaya çalışıldığı vakalarla karşılaşılabilmekte. Bunun yanında, ekonomik değeri düşen veya onarım maliyeti yüksek seviyelere ulaşan araçların kasıtlı olarak ağır bir kazaya karıştırılarak pert edilmesi de suistimal yöntemleri arasında yer almakta. Son dönemde yedek parça ve onarım maliyetlerindeki artışın da etkisiyle, mevcut hasarın kapsamının genişletilmesi veya onarım bedellerinin gerçeğin üzerinde gösterilmesi gibi hasar maliyetlerinin şişirilmesine yönelik girişimler önemini korumakta" diye konuşuyor.

Bu yöntemlerin yalnızca araç sigortalarıyla sınırlı olmadığına işaret eden Gültekin'in aktardıklarına göre, sağlık sigortalarında başkasının poliçesi üzerinden muayene veya tedavi olunması, gerçekte gerçekleştirilmeyen işlemlerin sağlık kuruluşları tarafından yapılmış gibi gösterilerek faturalandırılması ve gerçeğe aykırı maluliyet veya engellilik beyanları da sık karşılaşılan suistimaller arasında. Yangın sigortalarında ise özellikle işletmelerin finansal açıdan zorlandığı dönemlerde, mevcut stokları veya varlıkları sigorta tazminatı yoluyla paraya dönüştürmek amacıyla kasıtlı yangın çıkarılması ya da sahte hırsızlık ihbarında bulunulması gibi yöntemler görülüyor.

Türkiye'deki eğilimlerin, genel olarak küresel sigorta piyasalarındaki suistimal trendleriyle büyük ölçüde benzerlik gösterdiğine de dikkat çeken Gültekin, "Dünya genelinde de motorlu taşıt ve sağlık sigortaları suistimale açık alanların başında gelirken, bireysel müşterilerin 'ödediğim primi geri alayım' yaklaşımıyla gerçekleştirdiği fırsatçı suistimaller farklı pazarlarda benzer şekilde görülmekte. Bununla birlikte, Türkiye ile gelişmiş sigorta pazarları arasında suistimallerin yoğunlaştığı alanlar bakımından bazı farklılıklar bulunmakta. Özellikle ABD ve Avrupa gibi daha gelişmiş pazarlarda siber sigorta, işveren mali mesuliyet kapsamında kurgulanan sahte iş kazaları ve daha karmaşık finansal suistimaller öne çıkıyor. Türkiye'de ise döviz kurundaki artışın yedek parça ve onarım maliyetlerini yükseltmesi, suistimallerin özellikle motorlu taşıt hasarlarında ve hasar maliyetlerinin gerçeğin üzerinde gösterilmesi etrafında yoğunlaşmasına neden olmakta" açıklamasında bulunuyor.

Organize sigorta suistimallerinde, farklı kişi ve işletmelerin belirli roller üstlendiği, koordineli ve esnek yapıların öne çıktığının altını çizen Gültekin, sözlerini şöyle tamamlıyor:

"Bu yapılar özellikle bedeni hasar, vefat, sürekli maluliyet ve araç değer kaybı tazminatları gibi alanlarda yoğunlaşmakta. Bazı servisler, sağlık kuruluşları ve hasar danışmanlığı adı altında faaliyet gösteren yapılar da bu süreçlerde farklı roller üstlenebilmekte. Bu tür yapılarda farklı aktörlerin hasar sürecinin çeşitli aşamalarında devreye girmesi, suistimalin tek seferlik bir girişim olmaktan çıkarak daha sistematik ve sürdürülebilir bir haksız kazanç modeline dönüşmesine neden oluyor. Bu nedenle organize sigorta suistimalleri yalnızca sigorta şirketlerinin karşı karşıya olduğu bir risk olarak değerlendirilmemelidir. Suistimallerin doğrudan mağduru sigorta şirketleri gibi görünse de, oluşan maliyetlerin zaman içerisinde sigorta primlerine yansıması nedeniyle dürüst sigortalılar da bu ekonomik yükü paylaşmakta. Bunun yanında, gerçek kazazedelerin de yüksek komisyon ve aracılık bedelleri talep eden bazı yapılar nedeniyle hak kaybına uğraması mümkün. Dolayısıyla organize sigorta suistimallerini yalnızca sigorta şirketlerine yönelik bir dolandırıcılık olarak değil, sigorta sektörünün maliyetlerini, sigortalıların ödediği primleri ve sektöre duyulan güveni etkileyen daha geniş kapsamlı bir sorun olarak değerlendirmek gerek."

Av. Elvan Kakıcı ŞİMŞEK / Kakıcı & Şimşek Hukuk Bürosu Kurucu Ortağı

"En yaygın dolandırıcılık oto sigortalarında"

Sigorta şirketleri en çok oto sigortaları (kasko ve zorunlu trafik), sağlık sigortaları ve maddi hasar/yangın sigortaları üzerinden dolandırılıyor. Dünya trendleri de benzer seyretmektedir. Sigorta suistimalinde organize şebekeler özellikle haksız kazanç sağlamak amacıyla nakit akışının fazla olduğu ve kaza ya da hasar kurgulamasının diğerlerine nispeten kolay olduğu alanlarda sistematik ve planlı bir şekilde çalışırlar. Bu alanlar özellikle kasko ve trafik sigortalarında kurgu kazalar, piyasadan ucuza topladıkları ağır hasarlı (pert) araçları hiç var olmayan kazalara karıştırıp ya da "çalıntı" ihbarı açıp sigortadan yüksek ödemeler almaya çalışılması, ehliyetsiz veya alkollü sürücülerin yaptığı kazaları, sigortadan para alabilmek için ehliyeti ve temiz sicili olan bir başkası yapmış gibi gösterilmesi olarak sıralanabilir. Yangın ve iş yeri sigortaları açısından; değersiz ya da zaten bozulmuş/satılamayan malları iş yerine doldurarak kasıtlı yangınlar çıkarırlar veya sahte bir hırsızlık süsü vererek sigorta şirketinden mal bedeli talep edilmesi şeklinde suistimaller yaygındır. Sağlık ve ferdi kaza sigortaları açısından ise, sahte engellilik raporları, usulsüz sağlık kurulu raporları veya sahte kaza bildirimleri ile sigorta şirketlerini yanıltmak sıkça rastladığımız suistimallerdir.

X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.