Finans sektörünün 2026 beklentileri

2026 her kesim için bir umut yılı oldu. Biz de bu süreçte bir fikir verebilmek adına, finans ve reel sektöre yön veren karar vericilerin beklenti ve hedeflerini derledik.
08.01.2026 11:05 GÜNCELLEME : 08.01.2026 11:05

2025 yılını enflasyonla mücadelenin yoğun olduğu bir dönem olarak geride bırakıyoruz. Ekonomi yönetimi ve Merkez Bankası'nın uyguladığı sıkı para politikası ile enflasyonda belli bir yol alındı. Son açıklanan enflasyon verileri de yapılan mücadelenin karşılığı oldu. Kasım ayında enflasyon yıllık bazda yüzde 31.07 olarak açıklandı. Böylece yıl yüzde 30'un altında bir oranla tamamlanacak gibi görünüyor. 2025'te sıkı ekonomi politikaları nedeniyle finansa erişim zordu. İş dünyası bu yüzden özellikle bu yıl finansmana erişimin kolaylaşmasını bekliyor. Bir diğer beklenti de Merkez Bankası'nın yaptığı faiz indirimlerinin reel sektöre de yansıması.

İbrahim Ömer GÖNÜL / SPK Başkanı

"Piyasa derinliğini artırmayı önemli bir hedef olarak görüyoruz"

Hedefimiz dün olduğu gibi bugün de sermaye piyasalarımızın daha derin, şeffaf, güvenli ve tabana yayılmasıdır. Pay piyasalarında yatırımcı sayısı 6.4 milyonu aşmış, borsada işlem gören şirket sayısı 590'a ulaşmıştır. Sermaye piyasalarında bakiyeli yatırımcı sayısı 11 milyona yaklaşmıştır. Hâlihazırda borsada işlem gören şirketlerin 3'te 1'i son 6 yılda halka arz edilmiştir. Bu tabloyu kalıcı kılmak için; piyasaların mevzuatsal ve teknolojik altyapısını güçlendirmek, güvenliğini artırmak, yatırımcıyı korumak ve finansal okuryazarlığı geliştirmek önceliğimiz olmaya devam edecektir.

Türkiye'de tasarruf sahiplerinin sermaye piyasalarına erişimini kolaylaştırmayı,
Dijital ve yeşil dönüşüme uyumlu, sürdürülebilir ve yenilikçi bir finansal sistem oluşturmak öncelikli çalışmalarımız arasında.

Korkmaz ERGUN / Borsa İstanbul Genel Müdürü

"Takas süreleri kısaltılacak"

Borsa İstanbul, ülkemizin sürdürülebilir büyümesi için şirketlerin finansmanını sağlayan ekosistemin önemli bir parçası. Son 5 senede borsada 200'e yakın şirket işlem görmeye başladı. Böylece işlem gören şirket sayısı 600'e yaklaştı.

Söz konusu 200 şirketin borsaya getirdiği işlem hacmi, toplam işlem hacminin dörtte birini oluşturdu. Günlük ortalama işlem hacmi ise 25 milyar liradan 200 milyar liraya yükseldi. Takas süresinin T-2'den T-1'e kısaltılması hazırlıkları çalışmaları takvime uygun bir şekilde devam ediyor. Ayrıca, Borsa İstanbul'da 8 bin 300'e yakın borçlanma aracı işlem görüyor. Bilgi teknolojileri altyapısına yapılan yatırımlarla emir sayısı kapasitesi 8 kat, işlem sayısı kapasitesi 7 kat ve emir iletim hızı 4 kat artırıldı. Yatırımcılara güvenli ve hızlı bir piyasa erişimi sağlamak için de veri merkezi genişletildi.

Alpaslan ÇAKIR / Türkiye Bankalar Birliği Yönetim Kurulu Başkanı

"Hedefimiz "sürdürülebilir karlılık" ve "seçici büyüme"

Sektörümüz özelinde 2026 yılı hedeflerimizi, niceliksel bir genişlemeden ziyade "sürdürülebilir kârlılık" ve "seçici büyüme" stratejisi üzerine kuruyoruz. Kredi büyümesinde "seçici" yaklaşımımızı koruyarak; sanayi, enerji verimliliği, yenilenebilir enerji, lojistik ve ihracat odaklı stratejik alanları desteklemeye öncelik verirken, tüketici kredilerinde daha kontrollü ve temkinli bir patika izlemeyi hedefliyoruz. Bu hedeflere ulaşırken, dezenflasyon sürecinin hızlanması ve finansal koşulların normalleşmesiyle birlikte fonlama maliyetlerimizin düşmesini ve net faiz marjımızın kademeli olarak iyileşmesini bekliyoruz.

Dezenflasyon süreci ile paralel olarak sektörün toplam aktiflerindeki büyümenin %26-32 arasında gerçekleşmesini bekliyoruz. Kredilerde artışın, özellikle kurumsal kredilerde daha yüksek olmak üzere, %28-34 bandında gerçekleşeceğini tahmin ediyoruz. Mevduat tarafında ise büyümenin %25-29 aralığında olacağını öngörüyoruz.

Yatırımcılara temel tavsiyemiz; TL varlıklara güvenmeye devam etmeleridir. Bu anlamda 2026 yılı, enflasyonun düşmeye devam ettiği, TL'nin reel değerini koruduğu ve seçici yatırımların ön plana çıktığı bir fırsat yılı olacak.

Pamir KARAGÖZ / Aracı Kuruluşlar Birliği Başkanı

"Türkiye sermaye piyasaları potansiyeline henüz ulaşmadı"

Küresel finansal mimarinin niteliksel bir dönüşümden geçtiği bu dönem, ülkemiz sermaye piyasaları açısından önemli fırsatlar barındırıyor. Bu fırsatların en etkin şekilde değerlendirilmesine yönelik adımlara odaklanmak, piyasalarımızı geleceğe taşıyacak stratejik bir gereklilik niteliği taşıyor.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) yeniden faiz indirimlerine başlamasıyla yerli yatırımcıların sermaye piyasalarına ilgisinin yeniden artmaya başlayacağını öngörüyoruz. Küresel finans piyasalarında ise gelişmekte olan ülkelere yönelik risk iştahının yeniden artmasını bekliyoruz.

Birlik olarak reel ekonominin büyümesine hane halkının doğrudan katılımını artıran sermaye piyasalarındaki gelişimi, Türkiye'nin gelecek vizyonu açısından son derece değerli buluyoruz. Kaydedilen ilerlemelere rağmen Türkiye sermaye piyasalarının potansiyeline henüz ulaşmadığını düşünüyoruz.

Bu potansiyele ulaşmada yerli ve yabancı yatırımcı ilgisini güçlendirmek önemli. Bunun en önemli adımını ise kolektif fonların oluşturuyor.

Mehmet Ali AKBEN / Türkiye Katılım Bankaları Birliği Başkanı

"Katılım bankacılığı büyümeye devam ediyor"

2026 yılı, katılım bankacılığı sektörü açısından istikrarlı ve dengeli bir büyüme döneminin sürdürülmesinin beklendiği bir yıl olarak öne çıkmaktadır. Ekonomide gözlenen dengelenme süreci, sıkı para ve maliye politikalarının eşgüdümüyle desteklenirken; enflasyondaki düşüş ve finansal istikrarın güçlenmesi, fonlama maliyetlerinde öngörülebilirliği artıracaktır. Bu durum, katılım bankalarının uzun vadeli, reel ekonomiye dayalı finansman modellerini genişletmeleri için önemli bir yıl olacaktır. Öte yandan, dijitalleşme, sürdürülebilir finansman ve yeşil ekonomi uygulamaları, sektörün yeni büyüme alanlarını şekillendiren başlıca unsurlar olmaya devam edecektir. Küresel ölçekte jeopolitik gelişmeler ve likidite koşullarındaki sıkılaşma ise dikkatle izlenmesi gereken temel risk faktörleri arasında yer almaktadır.

Tüm bu dinamikler çerçevesinde, güçlü sermaye yapısı, çeşitlenen ürün yelpazesi ve katılım finans ilkelerine dayalı güvenilir kurumsal altyapısı sayesinde, katılım bankacılığı sektörünün 2026 yılında finansal sistemdeki payını artırarak büyümesini sürdürmesi beklenmektedir.

Ali Emre BALLI / Finansal Kurumlar Birliği Başkanı

"2026 uzun vadeli stratejik pozisyonların yılı"

2026 yılı, banka dışı finans sektörleri açısından dengelenmenin kalıcı hale geldiği, seçici büyüme stratejilerinin öne çıkacağı bir dönem olarak görülüyor. Finansal kiralama, faktoring, finansman, varlık yönetimi ve tasarruf finansman şirketlerinden oluşan ekosistemimiz; 2026'da daha sürdürülebilir ve verimlilik odaklı bir büyüme evresine girmeye hazırlanıyor. Finansal aracılık kapasitesinin artması, reel sektöre kaynak akışının derinleşmesi ve finansal kapsayıcılığın güçlenmesi en temel beklentilerimiz arasında yer alıyor. FKB olarak 2025 yılı 3. Çeyrek itibarıyla 1,5 trilyon TL'ye dayanan aktif büyüklüğümüz ve 2,5 trilyon TL'yi aşan toplam işlem hacmimizin, 2026 sonunda enflasyonun üzerinde, reel anlamda çift haneli bir büyüme göstermesini öngörüyoruz.

2026 yılına girerken Orta Vadeli Program (OVP), büyümeyi yüzde 3,8, yıl sonu enflasyonunu yüzde 16, cari açığın GSYH'ye oranını ise yüzde -1,3 olarak hedeflemektedir. Yatırımcılar açısından 2026 yılı, kısa vadeli dalgalanmaların değil, uzun vadeli stratejik pozisyonların yılı olacaktır.

Nurcan TAŞDELENLER / Finansal Kurumlar Birliği FKB, Faktoring Sektör Başkanı

"Alternatif finansman çözümlerine olan ihtiyacın artırması faktoringi kritik konuma taşıyor"

Faktoring sektörü, 2025 yılında da güçlü bir büyüme ivmesi yakaladı. Bu görünüm, 2026 yılında da sektörümüz adına iyimser bir beklenti oluşturuyor. Ekonomide kredi kanallarının sıkılaşması, işletmelerin nakit akışı yönetiminde alternatif finansman çözümlerine olan ihtiyacını artırmakta ve faktoringi daha kritik bir konuma taşıyor. Bununla birlikte kur değişimleri, enflasyon ve konkordato oranlarındaki artış gibi makroekonomik riskler, sektördeki alacak kalitesinin korunmasını her zamankinden daha önemli hale getirmektedir.

2026 yılı hedeflerimiz, sektörün genel yönelimiyle uyumlu şekilde sürdürülebilir ve kontrollü bir büyümeyi merkezine almaktadır. İşlem hacminde, geçmiş yıllarda olduğu gibi enflasyon oranının üzerinde bir artış öngörmekteyiz. Bu büyümenin temel itici gücünün, özellikle KOBİ segmenti ile ihracatçı firmalara yönelik hizmetlerin genişletilmesi olacağını düşünüyoruz. Yurt içi faktoring işlemlerinin yanı sıra uluslararası ticarette güven sağlayan ihracat faktoringi gibi ürünlere olan ilgi daha da artacak.

Bu çerçevede yatırımcılara ve reel sektör temsilcilerine 2026 yılı için en önemli tavsiyemiz, nakit akışı ve likidite yönetimini önceliklendirmeleridir.

Osman ARSLAN / Halkbank Genel Müdürü

"Reel sektöre sunulan finansman imkanları artacak"

Sektörümüz, 2025 yılında kredi büyümesine yönelik sınırlamalara rağmen, konjonktürle uyumlu bir şekilde kredilerini en az enflasyon seviyesinde büyütmeyi başardı. 2026 yılı ise sektör açısından temkinli büyüme döneminden verimlilik ve nitelik odaklı bir aşamaya geçiş yılı olarak değerlendirilmektedir. Bu dönemde sektörün öncelikli beklentileri; aktif kalitesinin korunması, kredi büyümesinin daha dengeli ve seçici bir yapıda sürdürülmesi ile bilanço dayanıklılığının güçlendirilmesi yönünde şekillenmektedir. Ekonomik göstergelerdeki iyileşmeyle birlikte kaynak maliyetlerinin düşmesi ve kredi sınırlamalarının kademeli olarak gevşemesi; kredi kullandırımlarını ve reel sektöre sunulan finansman imkânlarını artıracak. Bu süreçte, nakdi ve ticari krediler içerisinde KOBİ kredilerinin payının artmaya devam etmesi bekleniyor. Aynı zamanda 2026 yılını; bankacılıkta dijital derinleşmenin hız kazandığı bir yıl olarak değerlendirmekteyiz.

Orta Vadeli Program'la uyumlu biçimde Bankamız; verimliliği artıran, kaynak yönetimini etkinleştiren ve reel sektörü destekleyen kredi stratejilerini derinleştirmeye devam edecektir.

Mahmut AKTEN / Garanti BBVA Genel Müdürü

"Aylık enflasyon yüzde 1.5'in altına inmek zorunda"

Ekonomi yönetiminin kararlı adımları sayesinde enflasyonla mücadelede önemli mesafe katedildi. Geçen yıl sonunda yüzde 44 seviyesinde olan enflasyonun, bu yılı yüzde 31-31,5 arasında tamamlama ihtimali arttı. Politika faizi yıl sonunda yüzde 38,5 seviyesine inebilir. Merkez Bankası'nın 2026 hedefine ulaşabilmesi için, aylık enflasyonun yüzde 1,5'in altına kalıcı şekilde inmesi gerekiyor. Politika faizinin 2026 sonunda yüzde 30-32 seviyelerine, enflasyonun da yüzde 23-25 bandına inebileceğini düşünüyoruz. Ekonominin 2026 yılında yaklaşık yüzde 4 oranında büyüme kaydetmesi bekliyoruz. Öncelikli olarak ticari ve bireysel kredilerdeki kısıtlamaların gözden geçirilmesini bekliyoruz. Yılın ilk 9 ayında kazandığımız 2,3 milyon yeni müşterimiz ile müşteri sayımız 29 milyonu aştı. Dijital kanallarımızı kullanan aktif müşteri sayımız 18 milyona yaklaştı. Artık bankacılık işlemlerimizin yüzde 99'u şube dışı kanallardan gerçekleşiyor. 2025'e kadar 400 milyar TL finansman taahhüdü vermiştik. 2029'a kadar yeni sürdürülebilir finansman hedefimizi 3,5 trilyon TL olarak belirledik.

Kaan GÜR / Akbank Genel Müdürü

"Faiz indirimleri temkinli adımlarla yapılacak"

Türk ekonomisinin yılın ilk yarısında iç talep desteğiyle büyümeyi sürdürdüğünü görüyoruz. Yıl genelinde de büyümenin %3,5 civarında tamamlanmasını bekliyoruz. Enflasyondaki katılık nedeniyle Merkez Bankası'nın faiz indirim sürecinin temkinli adımlarla ilerlemesini bekliyoruz. Bankacılık sektörü açısından, yeniden başlayan faiz indirimleriyle kredi büyümesi, varlık kalitesi ve kârlılıkta kademeli bir toparlanma bekliyoruz. Yılın ilk dokuz ayında ekonomimize sağladığımız kredi desteğini 2 trilyon 224 milyar TL seviyesine çıkardık. Toplam mevduatımız 2 trilyon 27 milyar TL'ye, aktiflerimiz ise 3 trilyon 231 milyar TL'ye ulaştı. 2021'den 2025'in üçüncü çeyreğine uzanan dönemde 6,4 milyon yeni müşteriyle büyümemizi yeni bir boyuta taşıdık. Son bir yılda yapay zekayla işlenen belge sayısında %75 artış kaydederken, insan müdahalesi olmadan işlenen yazılı talep sayısında aylık 1,6 milyona ulaştık. Global Finance tarafından bu yıl ilk defa düzenlenen "Finansta Yapay Zeka Ödülleri" kapsamında "Yapay Zekâda Dünyanın En İyi Bireysel Bankası" ödülüne layık görüldük.

Ömür TAN / QNB Türkiye Genel Müdürü

"Türkiye ekonomisinin yüzde 4 büyümesini bekliyoruz"

2026 yılına yönelik beklentilerimiz, ekonomi politikalarındaki kararlı seyrin ve sıkı duruşun ekonomide dengelenmeyi güçlendirmesiyle daha öngörülebilir ve sağlıklı bir büyüme çerçevesine işaret ediyor.

Banka olarak istikrarlı ve sürdürülebilir bir büyüme stratejisi izliyoruz. Sektörde büyümenin ortalama enflasyon paralelinde gerçekleşmesini beklediğimiz çerçevede varlık büyüklüğünün ve kredi hacminin %25-%30 arasında artabileceğini tahmin ediyoruz. 2026'da dijitalleşme ve yeşil dönüşüm odaklı yatırımlarımızın yanı sıra veri analitiği ve yapay zekâ yatırımlarımızı artırmaya devam edeceğimiz alanlar olarak öne çıkacak.

2026'da Türkiye ekonomisinin %4 büyümesini bekliyoruz. Ayrıca, enflasyonun düşüş trendine devam ederek %23'e, politika faizinin de kademeli olarak %28'e ineceğini tahmin ediyoruz. Döviz piyasasında ise TL'de kısmi değer kazanımı devam ederek 2026 yıl sonunda USD/TL'nin 50,7 bandında olacağını öngörüyoruz. Enflasyondaki düşüşle fiyat istikrarının sağlandığı ortamda mevduat ve yatırım ürünleri başta olmak üzere TL varlıklar yatırımcı tercihlerinde gene ön sıralarda yer alabilir.

Aybala Şimşek GALPIN / Şekerbank Genel Müdürü

"Net faiz marjlarında kademeli iyileşme yaşanacak"

2026'da enflasyondaki düşüş eğiliminin sürmesini ve bununla uyumlu şekilde faiz indirimlerinin para politikasındaki sıkılığı gerekli seviyede koruyacak şekilde devam etmesini bekliyor ve böylelikle net faiz marjlarında kademeli iyileşme yaşanacak bir döneme gireceğimizi öngörüyoruz. Makroekonomik görünümdeki sağlam çerçevenin devamlılığı, öngörülebilirliği artırarak bankacılık sektörünün ve tüm finansal sistemin sağlam yapısının korunmasına katkı sağlamaya devam edecek.

Şekerbank olarak, benzer aktif büyüklükteki birçok bankanın beş katı civarında, Türkiye'nin dört bir yanına yayılmış, kuruluş tarihleri 72 yıl öncesine varan köklü şube ağımızla 2025 yılında da Anadolu'nun her köşesinde KOBİ'lerimize ve çiftçilerimize destek olduk. Makro ihtiyati politika seti ile uyumlu stratejimiz doğrultusunda yılbaşından bu yana konsolide bazda toplam nakdi kredi hacmimizde yüzde 63 artış sağlayarak üretim odaklı büyüdük.

2026'da Türkiye ekonomisinin dinamizmine ve güçlü temellerine olan inancımızla, üretimi ve üreteni desteklemeyi, uluslararası finans kuruluşları ile Anadolu'nun çiftçi ve KOBİ'leri arasında köprü rolümüzü geliştirmeyi sürdüreceğiz.

İbrahim ÖZTOP / Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası Genel Müdürü

"2026'da odak noktamız; stratejik projelere öncelik vermek"

2026'nın Türkiye ekonomisi için daha dengeli, öngörülebilir ve yatırım dostu bir zemin oluşturacağına inanıyoruz. Sıkı para politikasının etkileriyle enflasyonda kalıcı bir iyileşmenin sürmesi, yatırım kararlarını destekleyen en önemli avantaj olacağını değerlendiriyoruz.

Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası olarak 2026'da odak noktamız; sürdürülebilir finansman, uzun vadeli kaynak çeşitliliği ve reel sektörün dönüşümünü destekleyen stratejik projelere öncelik vermek olacak.

Bankamızın her dönem amacı, insan kaynağını daha çevik, daha analitik ve daha yüksek etki üreten bir yapıya dönüştürmek. Bu kapsamda 2026 yılında da istihdamda sınırlı fakat nitelikli bir büyüme planlıyoruz.

Yatırım politikamızda ise teknoloji, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik odaklı dönüşüm projeleri önceliğimiz olacak. Başta yapay zekâ olmak üzere teknolojinin nimetlerinden daha fazla yararlanmak istiyoruz. Hem operasyonel verimliliği hem de müşteri erişimini güçlendirecek dijital platform ve fintek iş birliği yatırımlarımızı sürdüreceğiz.

Murat DİNÇ / Burgan Bank Genel Müdürü

"Sıkı para politikası devam eder"

2026 yılında sıkı para politikasının devam edeceğini ve TL'nin ABD Doları karşısında reel olarak sınırlı ölçüde değer kazanmayı sürdüreceğini öngörüyoruz. Mevcut sektörel ayrışmanın yeni yılda da devam etme ihtimali yüksek. Bu noktada yurt dışı talep kritik bir önem taşıyor; AB ekonomilerinde sınırlı da olsa yaşanabilecek bir toparlanma, Türkiye'nin büyüme görünümünü değiştirebilir. Tüm bu gelişmeler, bankaların kredi portföylerinin yönetiminde de belirleyici olacaktır. TCMB'nin 2026 yılında da sıkı para politikasını sürdüreceğini, ancak sıkılığın derecesinin kademeli olarak azalacağını tahmin ediyoruz. Yerel dinamiklere ek olarak, küresel ölçekte daha sık dış kaynaklı şoklarla karşılaştığımız bir dönemden geçiyoruz. Bu durum belirsizliklerin artması ve varlık fiyatlarında daha yüksek oynaklık anlamına geliyor. Yapay zekâ ve dijitalleşmenin hızlandırdığı dönüşüm süreci bankacılık sektörü için önemli fırsatlar barındırıyor. Bankaların bu dönüşüme ayak uydurabilmesi için yüksek tutarlı yatırımlar yapması gerekiyor. Ancak yatırım maliyetlerinin arttığı, buna karşın banka bilançolarının küçüldüğü bir ortamda bu dönüşüm sürecini yönetmek, sektörün önündeki temel zorluklardan birini oluşturuyor.

Ufuk UYAN / Kuveyt Türk Genel Müdürü

"Ekonomide kısmi bir hareketlenme bekliyoruz"

2026 yılında enflasyonun kademeli bir şekilde gerilemeye devam edeceğini öngörüyoruz. Enflasyondaki ataletin kırılmasıyla ve düşen faiz ortamıyla birlikte özellikle yılın ikinci yarısından itibaren ekonomide kısmi bir hareketlenme beklemekteyiz. Kur tarafında ise, mevcut para politikası duruşu ve rezerv yönetimindeki disiplin sayesinde anormal bir hareketlenme beklemiyoruz. Önümüzdeki dönemde özellikle yeşil enerji, dijital dönüşüm ve katma değerli üretim alanlarında önemli fırsatlar görüyoruz.

Kuveyt Türk olarak, faizsiz finansman modelinin hem ülke ekonomisi hem de yatırımcılar açısından sunduğu önemli fırsatları daha geniş kesimlere ulaştırmaya ve reel ekonomiye katkı sağlayan bir finansal yapı oluşturmaya devam edeceğiz. 2026 yılında sürdürülebilir büyümemizi geliştirmeyi, ekonomiye sağladığımız finansmanı artırmayı ve reel sektöre olan katkımızı genişletmeyi hedefliyoruz. Sürdürülebilir finansman tarafında yenilenebilir enerji, enerji verimliliği ve sosyal etki oluşturan projelere ilave kaynak ayırarak yeşil ürünler, sürdürülebilirlik fonları ve çevreci finansman modellerini stratejimizin önemli bir parçası haline getiriyoruz.

Özgür AKAYOĞLU / DestekBank Genel Müdürü

"Dönüşümün en güçlü oyuncularından biri olduk"

2025 yılı, bankacılık sektöründe dijital dönüşümün hızlandığı, müşteri deneyimini iyileştiren teknolojik yatırımların rekabetin temel belirleyicisi olduğu bir dönem olarak öne çıktı. DestekBank ise finansal istikrarlı büyüme, artan karlılık ve özsermaye yapısı ile bu dönüşümün en güçlü oyuncularından biri oldu. Güçlü bilanço yapısı, hızla artan kredi hacmi ve sermaye piyasalarındaki yenilikçi adımlarıyla sektörde ayrışan DestekBank, yıl içinde SPK'dan portföy yönetim şirketi kuruluş onayını alarak finansal ekosistemini daha da genişletti. Bu kapsamda yapılandırılan Destek Portföy, mevcut Destek Yatırım, Destek Kripto ve Destek Faktoring ile birlikte grubun büyümesini destekleyen çok katmanlı bir finans yapısının temel taşlarını oluşturdu. DestekBank, 2025'i "stratejik istikrarın somut sonuçlara dönüştüğü" bir yıl olarak tamamladı. 2026 yılında bankacılık sektöründe yapay zekâ destekli finansal çözümler, veri analitiğine dayalı müşteri yönetimi ve sermaye piyasalarında artan ürün çeşitliliği ile daha rekabetçi bir yapının oluşması bekleniyor.

Hülya TÜRKMEN / Garanti BBVA Yatırım Genel Müdürü

"Borsadaki endeks beklentimiz 15 bin düzeyinde"

Bu yılı yüzde 32,0 enflasyonla kapatacağımızı düşünüyoruz. 2026 yıl sonu enflasyon beklentimiz %25, politika faizi beklentimiz ise yüzde 32. TL'deki değer kaybının hem enflasyonun hem de faizlerin altında kalacağını öngörüyoruz. 2025 yıl sonu usd tahminimiz 43 TL, 2026 yıl sonu tahminimiz ise 52 TL. Yılın ilk çeyreğinde mevduat ve para piyasası fonları gibi faize dayalı varlıklar risk getiri açısından hala avantajlı olacaktır. Tahvile ilginin artmasını ve tahvil faizlerinin gerilemesini bekliyoruz. BİST100 tarafında 12 aylık endeks beklentileri 15.000 seviyelerinde belirginleşti. Bankacılık, GYO, savunma, telekom ve gıda perakendesi sektörlerinde faaliyet gösteren, temel dinamikleri güçlü, kar beklentileri yüksek şirketlere yatırım yapılabilir. Yeni dönemde odağımızı, yatırımcılarımızın doğru veriyle, güvenilir iç görüyle ve yönlendirici içeriklerle hareket edebilmelerini sağlayarak yatırım kararlarının kalitesini artırmak olarak belirledik. 2026 yılında da eTrader uygulamamızın alt yapısını, ara yüz deneyimini ve fonksiyon setini daha da ileri taşımayı hedefliyoruz. Yapay zekâ destekli öneri sistemleriyle yatırımcılarımızın karar süreçlerini desteklemeye devam edeceğiz.

Murat YILMAZ / ING Yatırım Genel Müdürü

"Piyasa ortalamasının üzerinde büyümeyi hedefliyoruz"

ING Yatırım olarak kısa vadeli hacim yaratmak yerine, güçlü müşteri ilişkileri, dijital altyapı ve ürün çeşitliliği üzerine odaklanıyoruz. 2025 yılını tüm gelir kalemlerinde sektörün üzerinde bir büyümeyle kapatmayı öngörüyor, 2026'da da faaliyet gösterdiğimiz tüm alanlarda piyasa ortalamasının üzerinde büyümeyi hedefliyoruz.

2025 yılını yüzde 31 civarında tamamlamasını beklediğimiz TÜFE artışının, 2026 yılı sonunda yüzde 22 ile TCMB'nin öngörüsü olan yüzde 16 seviyesinin üzerinde kalacağını düşünüyoruz. Dezenflasyon sürecinin devamıyla birlikte 2026 sonunda TCMB'nin politika faizinin yüzde 27'ye inmesini bekliyoruz. 2026 sonunda EUR/USD paritesinin 1.22, USDTRY kurunun da 51.00 seviyesinde olmasını bekliyoruz. OECD'nin 2026 için büyüme beklentisini %3,4 seviyesine çıkarması, özellikle yatırım ve kredi alanlarında bir toparlanma potansiyeli olduğuna işaret ediyor. Faiz-kur dengesinin görece stabil hale gelmesi durumunda; hisse senetleri, yatırım fonları, alternatif enstrümanlar ve döviz bazlı ürünlere olan ilginin yeniden artmasını bekliyoruz.

Orta vadeli bakış açısıyla portföy dağılımının yüzde 35'inin TL mevduat/mevduat benzeri ürünler, yüzde 20'sinin emtia, yüzde 20'sinin hisse, yüzde 15'inin dövizli enstrümanlar ve yüzde 10'unun da tahvil-bono şeklinde olması gerektiğini düşünüyoruz.

Burak SEZERCAN / İş Portföy Genel Müdürü

"Altın ve gümüşe ilgi devam edecek"

Merkez Bankası'nın faiz patikasına paralel olarak, yeni yılda kademeli bir faiz indirim sürecine girilmesini bekliyoruz. Faizlerdeki aşağı yönlü hareket, para piyasası fonlarına olan ilgiyi sınırlarken hisse senedi, değişken, mutlak getiri hedefli fonlar gibi türlere olan ilgiyi de artıracaktır. Bu süreçte borçlanma araçları ve hisse senedi fonlarına yönelik ilginin de artmasını bekliyoruz. Yatırımcıların Altın ve Gümüş gibi emtia temalı fonları portföylerinde bulundurmaya devam edeceğini değerlendiriyoruz. İç talepte yıl içindeki momentumun 2026 yılına da sarkmasını, ayrıca ekonomik aktivitenin inşaat ve altyapı çalışmalarıyla da desteklenmesini bekliyoruz. 2026 yılında reel GSYH artışı için yıllık 3,8 seviyesindeki resmi OVP hedefinin aşılabileceğini düşünüyoruz. Dolar/TL'de 2026 sonu için öngörümüz 51,8 seviyesi, yıllık TÜFE enflasyon tahminimiz ise %22,5-23 civarında. Portföy yönetim sektörü, Kasım 2025 itibarıyla yüzde 67,7'lik bir büyüme kaydederek 11,6 trilyon TL büyüklüğü aştı. İş Portföy olarak 2026 yılı stratejimiz; güçlü büyüme hedefi, müşteri odaklı hizmet anlayışı, dijitalleşmeye yapılan yatırımlar ve yüksek standartlarda portföy yönetimi yaklaşımımız üzerine kurulu olacak.

Özgür İlke YERLİKAYA / Destek Yatırım Genel Müdürü

"Sermaye piyasalarında dijitalleşme hızlanacak"

2026'da enflasyonun yüzde 20-24, politika faizinin yüzde 24-28 aralığına gerilemesiyle birlikte sermaye piyasalarına olan ilgiyi artacak. 2026'nın ilk yarısında enflasyonla birlikte faizin daha hızlı gerilemesini, yatırım vadelerinin uzamasını ve yatırımlarda hisse senedine olan payın artmasını bekliyoruz. Düşen faiz ortamı, hisse senedi ve hisse senedi yoğun yatırım fonlarına yönelimi artırarak yatırımcı tabanının daha fazla genişletecek. Yatırımcı ilgisi ile birlikte halka arzlarda 2026'nın ikinci yarısında belirgin ivme bekleniyor. Aracı kurumlar açısından 2026; hizmet ve faiz gelirlerinin toparlandığı, kurumsal finansman faaliyetlerinin ve tahvil-sukuk ihraçlarının genişlediği, dijital hizmetlerin derinleştiği ve gelir çeşitliliğinin güçlendiği bir dönem olmaya aday. 2026 yılında sermaye piyasalarında dijitalleşmenin hızlanacağı, yatırımcı davranışlarında veri odaklı karar alma süreçlerinin belirgin şekilde güçleneceği bir döneme giriyoruz. 2026'da ürün çeşitliliğimizi artırmayı, müşterilerimizle fiziki temas noktalarımızı genişletmeyi ve yatırımcılara bütünsel bir dijital deneyim sunmayı hedefliyoruz.

Haldun ALPERAT / Deniz Portföy Genel Müdürü

Yabancı yatırımcıların ilgisinde artış öngörüyoruz"

2026'da hem küresel ölçekte hem de Türkiye'de faiz indirimlerinin devam etmesi ve jeopolitik risklerin azalmasının, yatırımcı tarafında risk iştahını desteklemesini bekliyoruz. Bölgesel gerilimlerde kalıcı iyileşme sağlanması ile Türkiye ticaret ve tedarik zincirlerinde daha güçlü konuma gelebilir. Kur oynaklığının sınırlı seyretmesi ile birlikte TL varlıklara ilgi artarken, sabit getirili fonlar ile hisse senedi fonlarının öne çıkmasını; bu çerçevede, şeffaf ve kurumsal portföy yönetimi anlayışının tercih edilmesini öngörüyoruz. Öte yandan, küresel ekonomiye ilişkin belirsizlikler, ticaret savaşları ve olası yeni jeopolitik gerilimler, yatırımcıları temkinli stratejilere yönlendirerek sektörün büyüme hızını sınırlayabilir.

2026'da enflasyondaki gerilemeyle birlikte, faiz indirimleri, koşullara bağlı şekilde, sınırlı da olsa devam edecek. Pozitif reel faizin korunacağını, siyasi veya dış şok yaşanmaması halinde, dövizde 2025'e benzer yatay-yukarı yönlü bir seyir izlenebileceğini değerlendiriyoruz. Kredi Risk Primi'ndeki (CDS) gerilemenin devam etmesi, yabancı yatırımcıların ilgisini artırabilir.

Ömer ERYILMAZ / Hedef Portföy Genel Müdürü

"Hisse senedi fonlarının cazibesi yükselir"

2025 yılında sergilediğimiz güçlü performans, bizim için yalnızca bir büyüme değil, aynı zamanda stratejik bir dönüşüm yılı oldu. Bugün 78 menkul kıymet yatırım fonu, 25 girişim sermayesi yatırım fonu, 7 gayrimenkul yatırım fonu ve 2 proje gayrimenkul fonuyla sektörün en geniş ürün setlerinden birini yönetiyoruz. Yatırımcı sayımızın 100 binin üzerine çıkması ve toplam varlık büyüklüğümüzde 165 milyar TLseviyesini aşmamız, bu çeşitliliğin ve stratejik vizyonumuzun doğal sonucu.

2026'nın teknolojinin yatırım tercihlerini belirlediği, veri odaklı yönetimin standart haline geldiği bir yıl olacağını öngörüyoruz. Yeni yılda gıda enflasyonunun yapışkanlığı nedeniyle fiyatlama davranışlarının bir süre daha yüksek seyredeceğini öngörüyoruz. Değerli TL döneminin 2026'nın son çeyreğine doğru kademeli olarak sona ermesini ve kur tarafında enflasyon kadar değer kaybı bekliyoruz. Dezenflasyon sürecinin ilerlemesiyle birlikte CDS'teki düşüşün devam etmesi, buna paralel olarak yabancı yatırımcı ilgisinin artması ile de hisse senedi fonlarının cazibesi artacaktır.

Egemen ERDEN / QNB Portföy Genel Müdürü

"TL cinsi enstrümanlarda fırsatlar değerlendirilebilir"

2026 yılını öngörülebilirliğin arttığı, kurun kontrollü bir bantta seyrettiği ve manşet enflasyonun aşağı yönlü trendini sürdürdüğü bir yıl olarak değerlendiriyoruz. Bu ortam portföy yönetimi sektörü için de daha dengeli ve uzun vadeli stratejilerin hayata geçmesine uygun bir zemin sunuyor.

QNB Portföy olarak yenilikçi yatırım ürünleri geliştirme, alternatif varlık sınıflarında çeşitlilik sağlama ve dijital müşteri deneyimini daha da ileri taşımayı amaçlıyoruz.

2026'nın Türkiye ekonomisi açısından ılımlı büyüme, gerileyen enflasyon ve kontrollü kur hareketleri ile şekillenmesini bekliyoruz. Kur tarafında rezerv birikiminin destekleyici olması, TL'de yüksek oynaklıkların sınırlı kalabileceğine işaret ediyor. Ancak faiz indirim döngüsüyle dolarizasyon eğiliminin nasıl şekilleneceği, para politikasının en önemli takip alanlarından biri olacak.

Yatırımcılar açısından 2026, kısa vadeli dalgalanmalardan ziyade ana trendi takip etmenin önem kazanacak. Dengeli varlık dağılımı, TL cinsi enstrümanlarda fırsatların değerlendirilmesi ve profesyonel portföy yönetimi yaklaşımıyla riskin etkin yönetilmesi, yatırımcılara avantaj sağlayabilir.

Altuğ DAYIOĞLU / RePie Portföy Genel Müdürü

"Faiz ve enflasyonda düşüş devam edecek"

2026 bizim için temkinli iyimserlik yılı. İlk altı ayda enflasyon ve faiz patikasının aşağı yönlü seyrinin devam ederek, ikinci yarıda piyasaların nefes aldığı ve öngörülebilirliğin arttığı bir dönem görmeyi bekliyoruz. Sektör lideri olduğumuz alternatif yatırım fonlarında, Girişim Sermayesi ve Gayrimenkul Yatırım Fonları (GSYF ve GYF) pazarının 2026'da 700 milyar TL eşiğine ulaşacağını düşünüyoruz.

RePie olarak toplam portföy büyüklüğümüz 100 milyar TL'ye yaklaştı. Menkul kıymet tarafında 25 milyar TL büyüklüğü hedefliyoruz. Menkul kıymet fonlarında çoklu varlık ve tema bazlı küresel stratejilerimizi ölçekleyeceğiz. Alternatif yatırım fonlarında fintek, enerji, veri merkezleri, yapay zekâ ve oyun ekosistemi etrafındaki temaları takip ediyoruz. Fonmap uygulamasıyla alternatif yatırım fonlarında yatırımcı tabanımızı büyütmeyi amaçlıyoruz.

Türkiye'de faiz indirim sürecinin ve enflasyondaki düşüş patikasının devam edeceğini öngörüyoruz. Yatırımcıya tavsiyem, değişken ve tahvil/bono fonlarının yanına Girişim Sermayesi ve Gayrimenkul Yatırım Fonları (GSYF ve GYF) ile çoklu varlık stratejilerini koyması, Türkiye'nin yanında küresel temaları da portföyüne taşımasıdır.

Müge PEKER / Yapı Kredi Portföy Genel Müdürü

"Yatırım ve emeklilik Fonlarında büyümenin devam edeceğini düşünüyoruz"

2026 yılında, yatırım fonları ve bireysel emeklilik fonlarındaki büyümenin devam edeceğini düşünüyoruz. Finansal okuryazarlığın artması, yatırımcıların alternatif varlık sınıflarına ilgisini çeşitlendirmesi ve farklı temalara yatırım kararlarında daha fazla yer bulmasının 2026'da önemli fırsatlar yaratacağına inanıyoruz. Olası riskler tarafında ise jeopolitik gelişmeler, global faiz kararları ve kıymetli madenler ile enerji fiyatlarının takip edilmesi gerektiği kanaatindeyiz.

Kıymetli madenlerin hem spekülatif hem de korunma amaçlı performansının devamını beklemekteyiz. Yurt dışındaki merkez bankalarının kararları ve etkileri, yapay zeka endüstrisinin geleceği ve jeopolitik gelişmeler ile her varlık sınıfında doğru pozisyon almak için fırsat olabileceğini düşünüyoruz.

Yurt içinde ise dezenflasyon sürecinin devamı ile beraber ilerlemesi beklenen faiz indirimleri ile hem sabit getirili ürünler fırsat sunarken, hisse senedi piyasasında da genel bir trend olmasa da sektörel seçimlerle orta vadede fırsatlar görülebilir.

Tarkan AKGÜL / İnfo Yatırım Genel Müdürü

"Hisse senedi oranları yüzde 55-70 bandına kadar artırılabilir"

2026 yılı Türkiye için, dış talebin sınırlı iyileştiği iç talebin ise canlanmaya başladığı bir yıl olacak. Bu çerçevede yüzde 3.7-4.0 aralığında bir büyüme öngörüsü paylaşılabilir. 2026 yılı hisse senedi piyasasının da canlanacağı bir dönem olacak. 2025 yılı üçüncü çeyrek dipten toparlanma sinyallerini aldığımız bir dönem oldu. Bu iyileşme son çeyrek ve 2026 birinci çeyreğinde devam edebilir. Sonrasında ise artık bir büyüme evresine geçebiliriz. Bu dönem aynı zamanda borsaya ilginin de artacağı bir döneme karşılık gelecek. Portföylerde hisse senedi oranları yüzde 55-70 bandına kadar artırılabilir. Jeopolitik riskler ve Fed'in faiz indirim döngüsünün değerli metallere katkısı sürecek. Portföylerde altın tutabiliriz. Son olarak gerileyen faizler nedeniyle piyasanın daha uzun vadeli bir strateji ile tahvillere yönelebileceğini düşünüyoruz. 2026 yılında enflasyonun yüzde 25-28 bandına doğru gerilemesini ve politika faizinin ise ortalama yüzde 32 bandında kalabileceğini öngörüyoruz. BİST cephesinde 15.000'leri takip edebiliriz.

Yılmaz ARISOY / Yapı Kredi Yatırım Genel Müdürü

"Dengeli ve riskleri dağıtan bir portföy kompozisyonu seçilmeli"

2026'da en uygun yaklaşımın dengeli ve riskleri dağıtan bir portföy kompozisyonu olduğunu düşünüyoruz. Yurt içi piyasalar için de özellikle kısa vadeli TL sabit getirili enstrümanlar için uzun zamandır var olan olumlu görüşümüz devam ediyor. Hisse senetleri için önümüzdeki birkaç ay için nispeten olumluyuz ama seçici olmanın önemli olduğunun bir kez daha altını çizmek isteriz.

Yapı Kredi Yatırım olarak piyasa dinamiklerini göz ardı etmeden şirket özelinde hikâyelere ve fiyatlamalara odaklanıyoruz. Mevcut makro görünümde, hâlâ tüketiciye daha yakın, fiyatlama becerisi yüksek ve nakit akışı ağırlıklı TL şirketleri tercih ediyoruz. Bu minvalde değerlendirdiğimiz ve hem finansal görünümü güçlü hem de uygun fiyatlandığını düşündüğümüz için model portföyümüzde yer verdiğimiz hisseleri BİM, Coca Cola İçecek, TAB Gıda, Mavi Giyim, Turkcel ve AGHOL olarak sıralayabiliriz. Ayrıca kendi özel yatırım hikayeleriyle ayrışacağını düşündüğümüz Otokar ve AKSEN de model portföyümüze yer alıyor.

Tuncay KARAHAN / Ahlatcı Yatırım Yönetim Kurulu Başkan Vekili

"Borsada enflasyonun üzerinde reel getiri potansiyeli güçlü"

Önümüzdeki yıl istihdamda temkinli ama ihtiyaç odaklı ilerlemeyi düşünüyoruz. Yatırım tarafında ise operasyonlarımızın verimliliğini artıracak teknoloji ve altyapı yenilemelerine ağırlık vermeyi planlıyoruz.

2026'da mevcut getiri ortamı, para piyasası fonlarına olan talebin güçlü biçimde devam edebileceğine işaret ediyor. Döviz getirilerinin sınırlı kalmasını, buna karşılık TL tahvillerine yönelik sermaye girişinin sürmesini bekliyorum. Portföylerde hisse ağırlıklarının artırılması rasyonel bir yaklaşım olabilir. Altında yön orta vadede yukarı kalmakla birlikte, 2025'teki güçlü ivmenin aynı hızla tekrar etmesi zor görünüyor. Bu nedenle ilk üç enstrüman yüzdelik dağılımı yüzde 40 hisse, yüzde 30 altın ve yüzde 20 sabit TL getirili araçlar olabilir. Faizlerin, 2026 sonunda yüzde 30 civarına gerilemesini bekliyorum. Dövizde sınırlı ve kontrollü artışlar öngörüyorum. Borsa tarafında ise enflasyonun üzerinde reel getiri potansiyeli güçlü. 2026 sonuna kadar 14.000 seviyelerine yaklaşan bir BİST-100 endeksi mümkün görünüyor.

Murat DÖKER / Quvars Invest Yönetim Kurulu Başkanı

"Gayrimenkul odaklı fonlar daha fazla öne çıkar"

2026 yılını gayrimenkul sektörünün tekrar canlanacağı bir yıl olarak görüyoruz. Özelikle gayrimenkul odaklı fonların daha fazla öne çıkacağına inanıyor değer artışı odaklı ve kira getirisi sağlayan fonların dikkat çekeceğini düşünüyoruz. Şirket olarak bu yönlü yatırım planları yapıyoruz. Quvars Invest olarak 2026 yılında hem gayrimenkul projeleri hem GYF tarafında büyüme hızımızı hem istihdam açısından da kadromuzu genişletmeye devam edeceğiz. Yeni yılda istihdamımızı 2 katına çıkarmayı planlıyoruz. Yatırım büyüklüğümüzü ise 100.000.000 dolara çıkarmayı hedefliyoruz.

2026 yılında gayrimenkul bazlı finansal enstrümanların güven vereceğine inanıyoruz. Para piyasası enstrümanlarının da önemli bir yeri olacak. Borsa tarafının da belirli yabancı yatırımcı beklentisi karşılanırsa fırsatlar sunabileceğini öngörüyoruz.

Eralp ARSLANKURT / Yatırım Finansman Genel Müdürü

"BİST -100'ün 2026'da 15.000 puana ulaşabileceğini öngörüyoruz"

2026'da teknoloji ve sürdürülebilirlik odaklı hizmetlerimizi daha da ileri taşıyacağız. Dezenflasyon sürecinin kesintisiz sürmesi, orta-uzun vadede önemli bir potansiyel yaratacaktır.

Yatırım tarafında müşteri deneyimini odağımıza alarak; görüntülü ve entegre hesap açılış süreçlerimizi iyileştiriyor, mevcut işlem platformlarımızı geliştiriyoruz. Ayrıca yeni bir mobil uygulama deneyimini de yatırımcılarımızla buluşturmayı hedefliyoruz.

2026'nın ilk yarısında portföylerde yüzde 35 sabit getiri, yüzde 55 hisse senedi ve yüzde 10 döviz dağılımını dengeli buluyoruz. Yılın ikinci yarısında ise faiz indirimleri, düşen finansman giderleri ve artan şirket karlılıklarıyla birlikte hisse senedi ağırlığının artırılması uygun bir strateji olacaktır. Sektörel olarak bankacılık, dayanıklı tüketim, yeniden inşa temasıyla çimento ve iskontolu holdingler öne çıkabilir.

Politika faizinin yıl sonunda yüzde 29.5, dolar/TL'nin ise 52.75 seviyesinde gerçekleşmesini bekliyoruz. Borsada BİST -100'ün 2026'da 15.000 puana ulaşabileceğini öngörüyoruz.

Tuna ÇETİNKAYA / Colendi Menkul Değerler Genel Müdürü

"2026 sonu BİST-100 öngörümüz 16.200 bandı"

2026 yılına, iki yıldan uzun süredir uygulanan para politikasının meyvelerinin alınmaya başlanacağı bir yıl olarak bakıyoruz. Dezenflasyondaki düşüşe paralel olarak, faiz indirimlerinin kademeli olarak devam etmesini ve iç talepte normalleşme görmeyi bekliyoruz. TL tahviller ve hisse senedi piyasasındaki cazibenin yabancı yatırımcıların da ilgisini çekeceği bir yıl olacağını düşünüyoruz. Risk olarak ise enflasyonda beklenenden daha yüksek bir noktada katılık oluşması durumunda faiz indirimlerinin yavaşlamasına paralel TL varlıklarda beklenen yükselişi gecikebilir.

Bu sene sadece satış kanallarına yeni istihdam artışlarımız olacak. Yatırım bütçelerimizi daha dijital alanlarda, uygulamamızdaki deneyim süreçlerinin iyileştirilmesi ve ürün çeşitliliğinin arttırılması yönünde kullanacağız.

2026 sonunda politika faizinin yüzde 26'ya ineceğini, her toplantı için de 150 baz puanlık indirim ihtimalinin masada olduğunu düşünüyoruz. Dolar/TL kurunu yıl sonunda 49.90 seviyelerinde, BİST-100 için de 16.200 bandını öngörüyoruz.

Kemal AKKAYA / Bulls GSYO Yönetim Kurulu Başkanı

"Ülkemiz savunma ve teknoloji ekosisteminde kritik rol oynayacak"

2026 yılında özelikle teknoloji, enerji dönüşümü, yapay zekâ destekli uygulamalar, karbon ayak izini azaltan çözümler, mikro mobilite, sağlık teknolojileri ve spor teknolojileri gibi sektörlerde büyümenin devam edeceğini öngörüyoruz. Bu çerçevede ilgili yatırım fırsatlarını değerlendireceğiz.

2026 yılında ülkemizin savunma ve teknoloji ekosisteminde kritik rol oynayacak enerjiden yapay zekâya, sürdürülebilirlikten dijitalleşmeye uzanan geniş bir alanda hem stratejik hem de toplumsal fayda yaratan yatırımlarımıza devam etmeyi amaçlıyoruz.

2025 yılında uygulanan sıkı para politikasının etkisiyle enflasyondaki geri çekilmenin, 2026 yılında daha belirgin hale geleceğini öngörüyoruz. Buna paralel olarak, faiz indirimlerinin 2026 yılı boyunca devam etmesini bekliyoruz. Yatırımcılara kısa vadeli dalgalanmalardan çok, orta ve uzun vadeli bir bakış açısıyla hareket etmelerini öneriyoruz. Ayrıca portföylerini dengeli şekilde yapılandırarak risklerini çeşitlendirmelerini tavsiye ediyoruz.

Anıl ALTUN / Altun Capital CEO'su

"2026, yatırımlar için önemli fırsatlar sunacak"

Bu yıl portföy şirketlerimizde operasyonel dayanıklılığı güçlendirdik; veri temelli yönetim modellerini daha etkin hale getirdik ve uluslararası ilişki ağlarımızı stratejik biçimde kullandık. Finansal piyasalardaki dalgalanmalara rağmen risk-getiri dengesini doğru kuran yatırım yaklaşımımız portföy performansımızı destekledi.

2026, sermayenin daha temkinli aktığı; ancak ölçeklenebilir platformlara ve doğru fiyatlanan varlıklara odaklanan yatırımlar için önemli fırsatlar sunduğu bir yıl olacak. Enerji dönüşümü, sürdürülebilir üretim çözümleri, finansal teknolojiler, sağlık teknolojileri ve küresel operasyon modelleri yatırım radarında ağırlığını koruyacak. Coğrafi çeşitlilik, yeni iş birlikleri ve veri odaklı risk analizi karar süreçlerinde belirleyici olacak.

Altun Capital, 2026'da ölçeklenme potansiyeli yüksek sektörlere odaklanan, uzun vadeli değer yaratan ve uluslararası iş birliklerini güçlendiren bir büyüme stratejisi izlemeye devam edecek.

Kıvanç MEMİŞOĞLU / İntegral Yatırım Menkul Değerler A.Ş. Genel Müdürü

"Emtia tarafında ürün gamımızı artırmak istiyoruz"

2026'da da tüm odağın yine enflasyonda olacağını düşünüyoruz. Beklentimiz enflasyon için yüzde 25, faiz için ise yüzde 30 bandında. Emtia piyasasında volatilitenin devam etmesini, borsada da hareketin senenin ikinci yarısında başlamasını öngörüyoruz.

Şirketimizde yapay zekâ çözümlerine ve işlem maliyetlerini düşürmeye odaklanacağız. Emtia tarafında ürün gamımızı artırarak yatırımcılarımızın işlem yapacakları yeni ürünleri sunmayı planlıyoruz. Kredili işlemlerde düşen faiz ile maliyetler de düşecektir. Geçen sene daralan halka arz piyasasının bu sene hareketlenmesini bekliyoruz.

2026 birinci çeyreğinde TL varlıkların hala cazip kalmaya devam edeceği görüşündeyiz. Portföyün yüzde 40- 45'lik kısmı TL varlıklarından (para piyasası, mevduat vb.) oluşabilir. Ancak hisse tarafında güçlenme olması ve faiz indirimlerinin hızlanması halinde, bu taraftaki ağırlık dinamik bir şekilde borsaya kaydırılabilir. Döviz, spekülatif bir araçtan ziyade, operasyonel riskten korunma (hedge) amaçlı yönetilebilir. 2026 yılında da portföylerde altın bulundurulmalı.

Merve TEZEL / PayTR CEO'su

"Ödeme teknolojileri açısından dönüşüm yılı"

2026'nın Türkiye ekonomisi ve ödeme teknolojileri açısından hızlanan bir dönüşüm yılı olacağını öngörüyoruz. Dijitalleşme, mobilite ve tüketicinin hız–güven beklentisi KOBİ'lerin iş yapış biçimlerini yeniden şekillendiriyor. E-ticaret hacmindeki artış, dijital cüzdanların yaygınlaşması ve finansal kapsayıcılığın gelişmesi önemli fırsatlar sunarken; küresel dalgalanmalar, regülasyon değişiklikleri ve siber tehditler dikkatle yönetilmesi gereken risk alanları. Tescilli bir Ar-Ge merkesine sahip ve 16 yıllık geçmişe sahip köklü bir ödeme kuruluşu olarak; güçlü altyapımızla bu riskleri erken öngören, çevik kararlar alabilen bir yapıya sahibiz. 2026'da da önceliğimiz yapay zekâ ve veri analitiğinin ödeme süreçlerine daha etkin entegrasyonu, güvenlik yatırımlarının artırılması ve çok kanallı ödeme deneyiminin güçlendirilmesi olacak. Yatırım stratejimizin odağında teknoloji, güvenlik, ürün çeşitliliği ve müşteri deneyimi yer alıyor. 2026'da yapay zekâ, makine öğrenimi, veri bilimi, siber güvenlik ve çok kanallı ödeme altyapılarında yatırımlarımızı artıracağız.

Kamil KILIÇ / Letven Capital Genel Müdürü & Girişim Sermayesi Fonları Derneği (GİSED) Başkanı

"2026 tarım, gıda ve teknolojileri yılı olacak"

2026'nın özellikle tarım ve gıda teknolojileri açısından bir dönüm noktası olacağını düşünüyoruz. 2024'te 24 milyar dolar seviyesinde olan küresel tarım-gıda teknolojileri pazar büyüklüğünün 2030'da 43 milyar dolara, 2035'te ise 150 milyar dolara ulaşması öngörülüyor. Girişim sermayesi fonları bu büyümenin yüzde 5–10'unu finanse ediyor. Bu da önümüzdeki on yılda toplam tarım gıda teknolojilerine 100 milyar dolar, iyimser senaryoda 150 milyar dolar sermaye aktarılacağı anlamına geliyor. Letven Capital olarak son iki yılda organizasyonumuzu üç kat büyüttük. 2026'da tarım teknolojileri uzmanlığı, veri bilimi ve yapay zekâ, sürdürülebilirlik odaklı etki analizi ile girişimcilik ekosistemi yönetimi alanlarında ekiplerimizi ulusal ve uluslararası ölçekte yüzde 30 genişletmeyi hedefliyoruz. Yatırım odağımızı da netleştirdik. Tarım teknolojileri, yapay zekâ, biyoteknoloji, enerji verimliliği ve yeşil dönüşüm, sanayi dijitalleşmesi, gıda tedarik zinciri inovasyonu, e-mobilite ve lojistik teknolojileri ile finansal teknolojiler 2026 stratejik önceliklerimizi oluşturuyor.

Derya Ekemen FİDAN / Octet Türkiye CEO'su

"Veri analitiğine ve yapay zekaya yatırım yapacağız"

2026'da şirketlerin gündeminde her şeyden önce finansal dayanıklılığı ve öngörülebilirliği destekleyen adımlar yer alacak. Bugünkü konjonktürde, artan finansman maliyetleri ve daralan kar marjları, kurumları verimlilik ve risk yönetimi odaklı, daha stratejik bir yapıya yönlendiriyor.

Ödeme dünyasında çeşitliliğin arttığı; kart, anlık ödeme, dijital cüzdan, açık bankacılık transferleri gibi kanalların eşzamanlı devrede olduğu bir dönemdeyiz. Bu çeşitlilik işletmelerin alternatiflerini artırıyor ama ek bir operasyon yüküyle maliyet baskısına da yol açıyor. 2026'da fintek sektöründe oyun değiştirici unsurun ödeme orkestrasyonu olmasını bekliyorum. Önümüzdeki dönemde yatırımlarımızı veri analitiğine, yapay zeka destekli altyapılara ve kullanıcı davranışını daha iyi anlamaya yönelik teknolojilere yöneltiyoruz. 2026'ya girerken öncelikli hedefimiz ölçeklenebilir büyüme. Bu hedef doğrultusunda orta ölçekli işletmelere ve bölgesel yayılmaya yönelik stratejilerimizi güçlendireceğiz. Dijital ödeme ve tahsilat ekosisteminin dönüşümünde önemli bir rol üstlenerek etkimizi artırmayı planlıyoruz.

Bora PARTAL / Philip Portföy Yönetimi A.Ş. Yönetim Kurulu Başkan Vekili, Genel Müdür

"Yurt içi hisse fonlarda büyüyecek"

2026 yılına girerken, finansal piyasalar açısından daha dengeli ve küresel risklerin azaldığı bir görünümün ön plana çıkacağı bir yıl öngörüyoruz. Philip Portföy Yönetimi olarak temel hedefimiz, yatırım evrenimizi küresel ölçekte geliştirmek ve yurt içi hisse fonları alanlarında büyümek. Girişim sermayesi veya gayrimenkul yatırım fonlarına yönelmek yerine konvansiyonel fonlar ile ilerlemeyi ve büyümeyi uygun görüyoruz. 2026'da yeni kurulacak Asya – Pasifik fonumuz ile de küresel piyasalarda farklı coğrafyalarda yatırım yapmak isteyen yatırımcılara önemli bir alternatif sunmayı planlıyoruz. Hedefimiz, mevcut güçlü büyüme ivmemizi sürdürerek, her yıl yönetim altındaki varlıklarımızı TL bazında %50 büyütürken, ekibimizi de kalitesini koruyarak %20 genişletmek.

TL bazlı ürünlerde, sektörel seçimlerde titiz olmak kaydıyla hisse senedi ve orta vade devlet iç borçlanma senetlerinin getiri fırsatı sunacağını düşünüyoruz. Kontrollü risk ile getiri maksimizasyonu için fon yatırımlarının ön planda tutulmasını tavsiye ediyoruz.

BİZE ULAŞIN