Ayfer ARSLAN/ 2025 yılı, kripto para ekosistemi açısından küresel ticaret gerilimleri, ekonomik belirsizlikler ve jeopolitik risklerin gölgesinde geçti. Bitcoin, geçen yıl 100 bin dolar sınırını aşarak, 109 bin dolar ile tarihi zirvesini tazelerken, ekim ayında 126 bin dolara kadar tırmandı. Ancak ABD Başkanı Donald Trump'ın küresel ticaret gerilimini artıran politik söylemleri, küresel piyasalardaki faiz indirimleri ve değerli metaller başta olmak üzere diğer varlık gruplarında yaşanan hızlı yükselişler ile birlikte tablo tersine döndü. 2025'in son çeyreğinde Bitcoin 120 bin dolarlardan 100 bin dolara gerilerken, yılı ise 90 bin dolar seviyesinin altında tamamladı.
Kripto piyasasında son gelişmelere baktığımızda yine ABD Merkez Bankası'nın faiz politikası ve Trump yönetiminin ekonomi politikalarının, küresel risk iştahı açısından belirleyici olmaya devam ettiği görülüyor. Trump'ın yeni gümrük tarifeleri ve ABD-İran gerilimine ilişkin artan endişeler, yatırımcıların riskli varlıklardan uzaklaşmasına yol açarken, geçen yılın son çeyreğinden itibaren başlayan kayıplar, son haftalarda iyice derinleşti.
23 Şubat 2026 tarihli hafta başında piyasanın toplam değeri yüzde 4,5 düşüşle 2,29 trilyon dolara kadar gerilerken, Bitcoin ve altcoinlerde kayıplar hızlandı. Bitcoin, 23 Şubat 2026 itibarıyla yaklaşık yüzde 5 değer kaybederek, 68 bin dolar seviyesinden 64 bin 435 dolara geriledi. 24 Şubat 2026 itibarıyla ise satış baskısının artmasıyla Bitcoin 63 bin doların da altına sarktı.
Uzmanlara göre, bu düşüşün temelinde Trump'ın yeni küresel tarifeleri etkili oldu. ABD Yüksek Mahkemesi'nin Trump'ın olağanüstü hal kapsamında uyguladığı tarife yetkisini iptal etmesinin ardından ABD'li yetkililerin mevcut ticaret anlaşmalarının geçerliliğini koruduğunu teyit etmesi, ticaret politikalarına ilişkin belirsizlikleri yeniden gündeme taşıdı. Trump'ın küresel tarifeyi yüzde 10'dan yüzde 15'e yükseltmesi, küresel piyasalarda riskli varlıklarda sert fiyat hareketlerine zemin hazırladı.
Peki, kripto piyasasında düşen yatırım iştahı veya düşüşler daha ne kadar devam edecek? Bitcoin ve diğer kripto paralarda 2026 yılında nasıl bir seyir bekleniyor? En gözde kripto varlıklar hangileri? Dünya genelinde ve Türkiye'de kripto varlıklara kaç kişi yatırım yapıyor? Bu borsaların toplam büyüklüğü ne kadar? Kripto varlıklara yatırım yaparken nelere dikkat etmeli? İşte bütün bu soruları, PARA Dergisi okurları için Türkiye'de faaliyet gösteren kripto borsalarının genel müdürlerine ve uzmanlara sorduk.
VOLATİLİTE DEVAM EDİYOR
Kripto varlık ekosistemi küresel ölçekte büyümeye ve kurumsallaşmaya devam ediyor. Araştırma raporlarına göre dünya genelinde yaklaşık 560 milyon kişinin kripto varlık yatırımcısı olduğu tahmin ediliyor. CoinTR CEO'su Ali Eşelioğlu'na göre, bu rakam, kripto varlıkların alternatif bir yatırım alanı değil, küresel finansal sistemin önemli bir bileşeni haline geldiğini gösteriyor. 2026 itibariyle dünya çapında 1000 civarında aktif spot kripto alım-satım platformu faaliyet gösteriyor. Bu durum sektörün rekabetçi yapısını korurken, aynı zamanda altyapı yatırımlarının ve düzenleyici çerçevenin olgunlaştığını ortaya koyuyor. CoinMarketCap verilerine göre 23 Şubat 2026 itibariyle kripto para piyasasının 24 saatlik spot işlem hacmi 87,82 milyar dolar seviyesinde seyrediyor. Günlük hacimler piyasa koşullarına göre değişkenlik gösterse de küresel ölçekte güçlü bir likidite yapısının söz konusu olduğunu söyleyen Eşelioğlu, son bir yıllık toplam piyasa değeri grafiği incelendiğinde ise piyasanın yaklaşık 2 trilyon dolar ile 4 trilyon dolar bandı arasında dalgalandığını belirterek, "Bu görünüm, volatilitenin devam ettiğini ancak ekosistemin ölçek olarak güçlü kaldığını gösteriyor" değerlendirmesinde bulunuyor.
The Steve Group CEO'su Derya Türker'e göre ise küresel kripto para piyasasının toplam değeri bugün yaklaşık 2,4 trilyon dolar ile 3 trilyon dolar arasında değişiyor. Bunun yüzde 55-60'ı Bitcoin, yüzde 10 civarı Ethereum, geri kalanı ise diğer büyük coin'ler ve token'lardan oluşuyor. Farklı araştırmaların kesiştiği noktada, 2026 itibarıyla dünyada 900 milyon ile 1 milyar bandında insanın kriptoyla bir şekilde etkileşime girdiği tahmin ediliyor. Türker'in ifadesiyle dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 10-12'si, en az bir kez de olsa kripto piyasasına dokunmuş durumda.
3 KİŞİDEN BİRİ KRİPTO YATIRIMCISI
Türkiye özelinde değerlendirme yaparsak, kripto paralara yoğun yatırımcı ilgisi devam ediyor. Bazı uluslararası raporlarda Türkiye'nin, kripto sahipliği oranında dünyada ilk 3 ülke arasında gösterildiğini belirten Derya Türker, "Türkiye kripto piyasasının, borsa komisyonları ve hizmet gelirleri açısından bakıldığında 2026 projeksiyonunda 2,5-2,6 milyar dolar civarında bir pazar büyüklüğüne ulaşacağı öngörülüyor. Ancak toplam elde tutulan kripto varlıklar bundan çok daha yüksek. Kur koruma, TL'deki değer kaybından kaçınma ve enflasyona karşı korunma motivasyonu nedeniyle hane halkının önemli bir kısmı portföyünün belirgin bölümünü kriptoda tutuyor olabilir" diyor.
CoinTR CEO'su Ali Eşelioğlu da Türkiye'nin, kripto varlık benimsenmesinde küresel ölçekte öne çıkan ülkeler arasında yer aldığı konusunda Türker ile hemfikir. Çeşitli araştırmalara göre Türkiye'de 10 ila 12 milyon arasında kripto yatırımcısı bulunduğu tahmin ediliyor. Bu oranın, nüfus ve dijital adaptasyon seviyesi dikkate alındığında oldukça yüksek bir katılıma işaret ettiğini dile getiren Eşelioğlu, şöyle devam ediyor: "Chainalysis raporuna göre Türkiye'deki kripto para işlemlerinin toplam hacmi 2024-2025 döneminde 200 milyar dolara ulaştı. Bu hacim Türkiye'yi Orta doğu ve Kuzey Afrika (MENA) bölgesinde ilk sıraya taşıdı. Türkiye'de kripto varlıklara olan ilgi; genç nüfus yapısı, dijital finansal araçlara hızlı adaptasyon ve alternatif yatırım arayışlarıyla doğrudan ilişkili bir görünüm sergiliyor."
KADIN YATIRIMCI ORANI ARTIŞTA
SAFEbit Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ahmet Onur Yeygün de küresel kripto varlık ekosisteminin, bireysel yatırımcıların yanı sıra kurumsal yatırımcıların da güçlü katılımıyla hızlı büyümesini sürdürdüğünü vurguluyor. Yeygün, dünya genelinde yüzlerce borsa bulunmakla birlikte global likiditenin büyük bir kısmının regüle edilmiş, denetime tabi olan majör platformlarda toplandığını belirtirken, yüksek enflasyondan korunma güdüsü ve teknolojiye hızlı adapte olan genç nüfusu sayesinde Türkiye'de artan ilgiye dikkat çekiyor. Yeygün, "Türkiye, günlük işlem hacmi bakımından küresel piyasalarda ciddi bir ağırlığa sahiptir ve milyarlarca liralık günlük işlem hacimleri üretmektedir. Son SPK yasalarıyla birlikte bu hacmin tamamen kayıt altına alınması, pazarın daha şeffaf bir büyüklüğe ulaşmasını sağladı" görüşünü aktarıyor.
Kripto yatırımcısının yaşı ise ortalama 30 civarında. Uzmanlara göre, katılım bir dönem sadece yüksek gelir gruplarında yoğun iken, 2024-2025'ten itibaren orta ve alt-orta gelir gruplarında da ciddi artış gösterdi. Özellikle 18-30 yaş arası kadın yatırımcı oranının göze çarpacak ölçüde yükseldiğini belirten uzmanlar, genç kadınların artık kripto yatırımcı tabanının önemli bir kısmını oluşturduğunu dile getiriyor.
BİTCOİN VE ETHEREUM GÖZDE
Küresel ölçekte en çok tercih edilen kripto varlıkların başında Bitcoin ve Ethereum geliyor. Bitcoin, sınırlı arz yapısı ve 'dijital altın' anlatısı nedeniyle değer saklama aracı olarak konumlanırken, spot ETF'lerin devreye girmesi ve kurumsal yatırımcı ilgisiyle birlikte finansal sistem içerisindeki ağırlığını artırmış durumda. Ethereum'un ise akıllı sözleşme altyapısı, merkeziyetsiz finans uygulamaları ve tokenizasyon süreçlerindeki rolü sayesinde güçlü bir kullanım alanı sunduğunu kaydeden CoinTR Genel Müdürü Ali Eşelioğlu, "Özellikle ölçeklenebilirlik geliştirmeleri, staking ekonomisi ve Layer-2 çözümlerinin yaygınlaşması Ethereum ekosisteminin büyümesini destekliyor. Son dönemde yapay zeka temalı projeler, gerçek dünya varlıklarının tokenizasyonu (RWA) ve ölçeklenebilirlik odaklı altyapı projeleri yatırımcıların radarında yer alıyor" diyor.
SAFEbit Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ahmet Onur Yeygün de yatırımcıların portföylerinde genellikle piyasa değeri yüksek, güvenilirliği test edilmiş varlıkların ağırlıklı yer aldığını vurgularken, Bitcoin'in sektörün lokomotifi olduğunu ve genellikle 'dijital altın' olarak görüldüğünü ifade ediyor. Bunun değer saklama aracı olarak benimsenmesinin de en temel tercih nedeni olduğunun altını çizen Yeygün, şöyle devam ediyor: "Akıllı kontratlar ve Web3 ekosisteminin temel altyapısı olduğu için en büyük ikinci varlıktır. Volatiliteden korunmak ve değer transferini sağlamak için nakde eşdeğer olarak kullanılırlar. Geçen yıl olduğu gibi bu yıl da özellikle Yapay Zeka (AI) destekli projelerin tokenları ve Gerçek Dünya Varlıklarının (RWA-Real World Assets) blok zincirine entegrasyonunu sağlayan kripto varlıkların yatırımcıların radarında en çok konuşulan projeler olacağını düşünüyorum."
YATAY VE DALGALI SEYİR BEKLENİYOR
Peki, 2026 yılında kripto ekosisteminin büyümesinde hangi dinamikler etkili olacak? Bitcoin'de nasıl bir seyir bekleniyor? Eşelioğlu, 2026'da kripto varlık piyasasının yönünü belirleyecek temel unsurların, makroekonomik koşullar ve regülasyon gelişmeleri olacağını belirtiyor. ABD başta olmak üzere merkez bankalarının faiz politikaları, gümrük vergileri, küresel likidite koşulları, jeopolitik riskler ve düzenleyici çerçevedeki netleşme seviyesi piyasa üzerinde doğrudan etkili olacak.
Kripto piyasasında önümüzdeki dönemde yatay ve dalgalı bir seyrin hakim olmasının beklendiğini dile getiren Eşelioğlu, şu öngörüde bulunuyor: "2024-2025 döneminde görülen agresif fiyatlamalara kıyasla daha kontrollü ve temellere dayalı bir hareketlilik öne çıkabilir. Kurumsal tarafta altyapı yatırımları, finansal ürün çeşitliliği ve düzenleyici netlik orta ve uzun vadede sektörü destekleyen faktörler olarak öne çıkıyor."
CoinGecko verilerine göre Bitcoin son bir yılda yaklaşık yüzde 29,2 oranında değer kaybederken, Ethereum'da bu oran yüzde 26,4 seviyesinde gerçekleşti. Bitcoin tarafında mevcut seviyelerin üzerinde kalıcılık sağlanması ve makro koşullarda kademeli bir rahatlama yaşanması halinde yukarı yönlü potansiyelin devam edebileceğine işaret eden Eşelioğlu, ancak yıl sonuna ilişkin kesin bir fiyat tahmini vermekten ziyade senaryo bazlı değerlendirme yapmanın daha sağlıklı olacağını savunuyor. Eşelioğlu, küresel risk iştahının artması ve faiz indirimi sürecinin hızlanması olumlu bir ivme yaratabilirken, jeopolitik riskler ve sıkı para politikalarının devamının daha temkinli bir görünüm doğurabileceğine dikkat çekiyor.
FAİZ İNDİRİMİ YÜKSELİŞİ TETİKLEYEBİLİR
The Steve Group CEO'su Derya Türker de piyasaların seyrinde makro ekonomi ve jeopolitik risklerin etkisine değinerek 2026 yılına ilişkin tahminini şöyle paylaşıyor: "Küresel faiz seviyeleri, resesyon endişeleri, ABD seçimleri ve jeopolitik gerilimler; Bitcoin başta olmak üzere kriptoyu "risk-on / risk-off" varlık sınıfı olarak doğrudan etkiliyor. Faiz indirimleri, hisse senedi piyasasına paralel şekilde kriptoda da yukarı yönlü bir ivmeyi tetikleyebilir. 2026, 2025'te yaşanan sert dalgalanmaların ardından daha kurumsal, daha regüle ve kullanım odaklı bir büyüme yılı olacak. Ancak bu trend volatilitenin tamamen kaybolacağı anlamına gelmiyor."
Türker'e göre, spot Bitcoin ve Ethereum ETF'lerinin yaygınlaşması, kriptonun bankalar, emeklilik fonları ve varlık yönetim şirketleri tarafından daha rahat kullanılmasını sağlıyor. Emeklilik fonlarına giriş kapısının açılmasının, piyasaya uzun vadeli ve istikrarlı sermaye akışını hızlandırabileceğini savunan Türker'in öngörüsü ise şöyle:
"ABD'de stablecoin düzenlemeleri ve saklama standartları; AB'de MiCA rejiminin tam anlamıyla devreye girmesi; Türkiye dâhil pek çok ülkede lisans, vergilendirme ve müşteri koruması gibi başlıklarda çerçevenin netleşmesi hem riskleri sınırlayıp hem de piyasaya hukuki güvenlik sağlayarak uzun vadeli büyümeyi destekleyebilir. Stablecoin'ler, kriptonun spekülatif yatırım kimliğinin ötesine geçip küresel ödeme ve tasarruf aracı hâline gelmesinde kilit rol oynuyor. 2026'da stablecoin hacimlerinin 500 milyar doların üzerine çıkabileceği öngörülüyor. Bu anlamda Tether şirketinin yaptığı çalışmalar emsal olarak gösterilebilir. DeFi, 2020-2021'deki deneysellik döneminden çıkıp, gelir modeli olan, regüle edilebilir ve daha güvenli protokoller dönemine evriliyor."
SAFEbit Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ahmet Onur Yeygün de 2026 yılı için kripto ekosistemine ilişkin beklentilerini şöyle özetliyor: "2026 yılında ekosistemin büyümesini şekillendirecek temel faktörleri üç ana başlıkta özetleyebiliriz. Birincisi; Regülasyonlar ve Güven. Türkiye'de SPK'nın sektörü lisanslama sürecine alması, Safebit gibi kurumsal ve kurallara uyan borsalara olan güveni artırmıştır. Küresel ölçekte de netleşen regülasyonlar kurumsal fon girişlerini hızlandırmaktadır. İkincisi; Makroekonomik Gelişmeler: Küresel merkez bankalarının (özellikle FED) faiz politikaları, piyasadaki likidite miktarını doğrudan etkileyecektir. Üçüncüsü ise Teknolojik Entegrasyon. Geleneksel finans (TradFi) kurumlarının kripto varlık ETF'lerine (Borsa Yatırım Fonları) olan ilgisinin artarak devam etmesini bekliyoruz."
"YILIN İLK YARISI ZORLU GEÇECEK"
Geçen yıl rekor üzerine rekor kıran, son çeyrekte ise inişe geçen Bitcoin'de bu yıl nasıl bir performans beklendiğine gelince, Ahmet Onur Yeygün, belirli bir fiyat hedefi vermekten kaçınarak şu değerlendirmeyi yapıyor: "Bitcoin, 2025 yılını küresel makroekonomik şartların ve dönemsel dalgalanmaların etkisiyle oldukça hareketli geçirdi. Türk Lirası bazında incelendiğinde, yılı yüzde 14-15 civarında net bir artışla kapattı. Yıl içerisinde yüzde 50'nin üzerinde primlendiği aylar yaşanmış olup ardından düzeltmeler geldi. 2026 yılı içerisinde artan kurumsal adaptasyon ve azalan arz (halving döngüsünün oturması) neticesinde büyüme ivmesinin pozitif yönde devam edeceği öngörülse de piyasanın doğası gereği sert kâr satışlarının yaşanabileceği unutulmamalıdır."
Blokchain ve Kripto Para Uzmanı Kutluhan Akçın da Bitcoin'in, son yıllarda global gelişmeler ile artan korelasyonunun, özellikle geleneksel piyasaların davranışlarını iyi okumayı zorunlu kıldığını ifade ediyor. Bu paralelde, yılın ilk yarısının Bitcoin için zorlu olacağını öngören Akçın, şu tespitlerde bulunuyor: "Hem jeopolitik risklerin yatırımcı algısı üzerinde oluşturduğu kırılganlık hem de yapay zekâ şirketlerine ilişkin riskler, büyük sermayenin yeni bir risk alması için çok hevesli olmamasına neden oluyor. Bir de tabi ki ABD Başkanı Trump'ın dış politikada öngörülmesi zor tutumu, belirsizliği artıran temel başlıklardan biri."
"BİTCOİN 53-58 BİN SEVİYESİNE ÇEKİLEBİLİR"
Akçın, FED Başkanı Powell'ın görev süresinin mayıs ayında dolmasının ardından yerine geçecek olan Kevin Warsh'ın, her ne kadar belirsizlik taşısa da Trump yönetimiyle daha uyumlu bir rotada ilerleyeceğini düşünüyor. Dolayısı ile yılın ilk yarısında izlenmesi beklenen zorlu patikanın ardından, üçüncü çeyrek ile birlikte daha olumlu bir yaklaşım içerisinde olduklarını aktaran Akçın, şöyle devam ediyor:
"FED'in politika faizini indirmeye başlayacağına ilişkin inancın artması ile Bitcoin gibi görece riskli olduğu düşünülen varlıklara olan talebin yeniden canlanacağını düşünüyoruz. Bu paralelde, BTC fiyatının, zorlu patikası sürecinde 53-58 bin destek bölgesine kadar geri çekilebileceğini, bu bandın üzerinde kalmayı başarması halinde, yılın ikinci yarısında başlayabilecek potansiyel ralli ile fiyatını yeniden 90 bin bariyerine taşıyabileceğini düşünüyorum. 53 bin doların altındaki fiyatlamalar, alarm zillerinin çalmasına neden olabilecekken, Bitcoin hazine şirketlerinin de daha sert bir baskı altında kalmasına neden olabilir. Böyle bir durumda 40 bin desteği gündeme gelebilir. Diğer taraftan, yılın sonlarına doğru daha pozitif bir global yatırım ekosistemi yakalanırsa, 90 binlerden sonra yeniden üç haneli seviyeler gündemimize girebilir."
UZUN VADELİ PERSPEKTİF
Uzmanlar, kripto piyasasının taşıdığı riskler ve volatilite nedeniyle risk yönetiminin önemine işaret ederek önemli tavsiyelerde bulunuyor. Işık Üniversitesi öğretim üyesi, Blockchain ve Kripto Para uzmanı Mete Ali Başkaya, stratejik risk yönetimi ve yatırımcı tavsiyelerini şöyle özetliyor:
Derya TÜRKER / The Steve Group CEO'su
"Hikayeye değil, temele bakılmalı"
Tüm birikimi kriptoya koymak, özellikle kaldıraç kullanmak bireysel yatırımcı için en büyük risk. Kriptoyu, kişisel risk iştahına göre çeşitlendirilmiş bir portföyün alt bileşeni olarak görmek gerekiyor. Proje yerine "hikâyeye" değil, "temele" bakılmalı. Takım (kim bu insanlar?), teknoloji (gerçek bir ihtiyacı mı çözüyor?), kullanım alanı, gelir modeli ve regülasyon riski incelenmeden sadece sosyal medya, Telegram veya X söylentileriyle işlem yapılmamalı. Özellikle memecoin'ler ile yeni çıkan AI ve RWA token'ları kısa sürede aşırı fiyatlanıp aynı hızla çökebiliyor. Lisanslı, hacmi yüksek ve şeffaf raporlama yapan borsalar tercih edilmeli. Uzun vadeli tutulacak varlıklarda mümkün olduğunca kişisel cüzdan ve donanım cüzdanı gibi çözümler değerlendirilmeli; "borsa cüzdanı = banka hesabı" yanılgısına düşülmemeli. "Gün içi al-sat" ile "uzun vadeli yatırım" net biçimde ayrılmalı; herkes profesyonel trader olmak zorunda değil. Uzun vadede düzenli ve küçük alımlar yapıp, duygusal kararlardan uzak duran yatırımcıların tarihsel verilerde daha başarılı olduğu görülüyor.
2026 itibarıyla kripto para ekosistemi artık küresel finans mimarisinin tartışılmaz bir parçası. Ancak bu yeni dünyanın fırsatları kadar riskleri de büyük. Dünyada trilyon dolarların, Türkiye'de ise milyonlarca bireysel yatırımcının dahil olduğu bu piyasada bilgiye dayalı karar vermek, risk yönetimi yapmak ve regülasyonları yakından takip etmek her zamankinden daha kritik.
Ali EŞELİOĞLU / CoinTR CEO'su
"Risk yönetimine odaklanın"
Belirsizlik ve volatilitenin yüksek olduğu dönemlerde yatırımcıların öncelikle risk yönetimine odaklanması gerekiyor. Kripto varlıklar doğası gereği yüksek fiyat oynaklığına sahip olduğu için portföy çeşitlendirmesi ve pozisyon büyüklüğünün dikkatli planlanması kritik önem taşıyor. Kısa vadeli fiyat hareketlerine aşırı odaklanmak yerine, uzun vadeli strateji ve disiplinli yatırım yaklaşımı daha sağlıklı sonuçlar doğuruyor. Ayrıca bilgi kirliliğine karşı dikkatli olunmalı; sosyal medya kaynaklı spekülatif içeriklere dayanarak işlem yapmak kayıplara yol açabilir. Yatırım yapılacak projelerin teknolojik altyapısı, kullanım alanı, ekosistem gücü ve ekip yapısı mutlaka analiz edilmeli. Piyasayı "dipten alma, tepeden satma" yaklaşımıyla zamanlamaya çalışmak yerine, planlı ve sürdürülebilir bir yatırım perspektifi benimsemek daha rasyonel bir yaklaşım olacaktır.
Ahmet Onur YEYGÜN / SAFEbit Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı
"Verilere dayalı hareket edilmeli"
Safebit yönetimi olarak yatırımcılarımıza en önemli tavsiyemiz güvenliği ve finansal okuryazarlığı merkeze almalarıdır. İşlem yaptığınız platformun SPK süreçlerine uyumlu, sermaye yapısı güçlü ve müşteri varlıklarını güvenle saklama (soğuk cüzdan) kapasitesine sahip olduğundan emin olun. Yatırım yapacağınız projenin teknik altyapısını, arz yapısını ve arkasındaki ekibi mutlaka inceleyin. Sosyal medyadaki söylentilerle değil, verilere dayanarak hareket edin. Kripto varlıklar yüksek dalgalanma riski taşır. Kaybettiğinizde hayat standardınızı etkilemeyecek meblağlarla yatırım yapın ve portföyünüzü çeşitlendirin.
Kutluhan AKÇIN / Blokchain ve Kripto Para Uzmanı
"Zorlu ve baskılı bir yıl bekliyorum"
Bitcoin'in, finansal piyasaların bir parçası olduğu yönündeki görüşün, artık göz ardı edilemeyecek bir gerçek olduğunu düşünüyorum. Dolayısıyla, zorlu ve baskılı geçecek bir dönemin ardından, yılın ikinci yarısına kadar yakalanabilecek dengelenme periyodu ve ardından yaraların sarılacağı bir üçüncü ve dördüncü çeyrek beklemek yanlış olmaz.
FED'in faizleri indirmeye başladığı bir dönemde, son aylarda adından çokça söz edilen "AI balonunun" da patlama riski düşebilir. Yani piyasaların, daha yumuşak bir geçiş ile AI şirketlerinin taşıdığı riskleri geride bırakma potansiyeli bulunuyor. Bu süreç, yılın ilk yarısında canlı kalan diğer risklerin de piyasalara olan esnekliğinin azalmaya başlaması ile Bitcoin'in yükselişine zemin hazırlayabilir.
ÜÇ TEMEL SENARYO TAHMİNİ
Blockchain ve Kripto Para uzmanı Mete Ali Başkaya 2026 yılını, merkez bankalarının uyguladığı faiz politikalarının piyasalar tarafından tamamen sindirildiği; kurumsal sermaye ve spot ETF'lerin sağladığı likidite ile piyasanın daha öngörülebilir bir olgunluğa ulaştığı bir entegrasyon dönemi olarak nitelendiriyor. Başkaya, Bitcoin'e ilişkin 2026 yılı genel beklentilerini üç temel senaryo başlığı altında şöyle aktarıyor: