Bütçeye kurumlar vergisi dopingi

Merkezi yönetim bütçesi şubatta 24.4 milyar lira fazla, yılın ilk iki ayında ise 190.2 milyar lira açık verdi. Şubat ayında bütçenin faiz yükü 183.7 milyar lira olurken, vergi gelirleri 1.1 trilyon lirayı aştı. Vergi tahsilatında kurumlar vergisindeki artış dikkat çekiyor…
26.03.2026 14:27 GÜNCELLEME : 26.03.2026 14:27

HÜLYA GENÇ SERTKAYA/ Merkezi yönetim bütçesi şubatta 24 milyar 366 milyon lira fazla, yılın ilk iki ayında ise 190 milyar 177 milyon lira açık verdi. Bütçe ocakta 214.5 milyar lira açık kaydetmişti. Hazine ve Maliye Bakanlığı verilerine göre, şubat ayında bütçe giderleri yıllık yüzde 28.6 artışla 1 trilyon 329 milyar 226 milyon lira, bütçe gelirleri yıllık yüzde 87.1 artışla 1 trilyon 353 milyar 593 milyon lira düzeyinde gerçekleşti. Faiz giderlerinin yıllık yüzde 31.5 artışla 183 milyar 696 milyon liraya ulaştığı şubatta, faiz hariç giderler yıllık yüzde 28.2 artışla 1 trilyon 145 milyar 531 milyon lira oldu. Böylece şubatta faiz dışı denge; 208 milyar 62 milyon lira fazla verdi.

Şubatta vergi gelirleri yüzde 91.8 artışla 1 trilyon 121 milyar 978 milyon lira düzeyinde gerçekleşti. Vergi gelirleri tahsilatının detaylarına bakıldığında; kurumlar vergisindeki artış dikkat çekti. Şubatta kurumlar vergisi tahsilatı, yıllık bazda yüzde 3 bin 350 artışla 376 milyar 296 milyon lira düzeyinde gerçekleşti. Bu artışta, dördüncü geçici vergi uygulamasının yürürlüğe girmesi etkili oldu. Şubat ayında vergi tahsilatı özel tüketim vergisinde yıllık yüzde 21.1 artışla 152.6 milyar lira, ithalde alınan katma değer vergisi yıllık yüzde 34.4 artışla 147.6 milyar lira düzeyinde gerçekleşirken, dahilde alınan katma değer vergisi yüzde 66 azalışla 31.9 milyar lira oldu.

Yılın ilk iki ayında; yıllık bazda bütçe giderleri yüzde 41.9 artışla 2 trilyon 965 milyar 15 milyon lira, bütçe gelirleri yüzde 69.1 artışla 2 trilyon 774.8 milyar lira düzeyinde gerçekleşti. Faiz giderlerinin yüzde 111.5 artışla 640.1 milyar liraya ulaştığı yılın ilk iki ayında, faiz hariç giderler yüzde 30.1 artışla 2 trilyon 324.9 milyar lira oldu. Faiz dışı denge ise ocak-şubat döneminde 449.9 milyar lira fazla kaydetti.

TARIM-ÜFE AYLIK YÜZDE 0.21 ARTTI

Geçen hafta açıklanan verilerden bir diğeri ise tarım ürünleri üretici fiyat endeksi (Tarım-ÜFE) oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Tarım-ÜFE şubatta aylık bazda yüzde 0.21, yıllık bazda ise yüzde 40.10 artış gösterdi.

Sektörlerde bir önceki aya göre, tarım ve avcılık ürünleri ve ilgili hizmetlerde yüzde 0.03, ormancılık ürünleri ve ilgili hizmetlerde yüzde 6.54 artış ve balık ve diğer balıkçılık ürünleri; su ürünleri; balıkçılık için destekleyici hizmetlerde ise yüzde 0.42 azalış gerçekleşti. Yıllık değişimin en yüksek olduğu alt grup yüzde 110.06 artış ile yumuşak çekirdekli meyveler ve sert çekirdekli meyveler, aylık değişimin en yüksek olduğu alt grup ise yüzde 24.52 artış ile turunçgiller oldu.

Geçen hafta tarımsal girdi fiyat endeksi (Tarım-GFE) de açıklandı. Tarım-GFE, ocakta aylık bazda yüzde 3.86, yıllık bazda yüzde 30.59 artış gösterdi. TÜİK verilerine göre, yıllık değişimin en yüksek olduğu alt grup yüzde 43.74 artış ile veteriner harcamaları, aylık değişimin en yüksek olduğu alt grup ise yüzde 13.28 artış ile diğer mal ve hizmetler oldu.

Pamukkale Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Uğur Akkoç, tarımsal üretimin enflasyonla mücadeleyi zorlaştırmaya devam ettiğini söyledi. Akkoç, "Tarımda maliyetler yükseliyor ve fiyat baskısı yaratıyor. Türkiye'de enflasyonun mal gruplarına göre karmaşık bir yapısı var. Hizmet sektöründe talep ön planda iken, tarım fiyatları çoğunlukla maliyet itişli hareket ediyor. Enflasyonla mücadelede en zorlandığımız alanlardan biri olan tarımda finansal kararları aşan, bütünlüklü ve yapısal bir politikaya ihtiyaç artarak sürüyor" dedi.

"GIDADA ARZ GÜVENLİĞİNİ TEHLİKEYE ATACAK DURUM YOK"

Bu arada geçen hafta bölgede devam eden jeopolitik gerilim kaynaklı gelişmelerin gıda ve tarımsal ürün piyasaları üzerindeki etkilerinin kapsamlı bir şekilde ele almak üzere Gıda ve Tarımsal Ürün Piyasaları İzleme ve Değerlendirme Komitesi, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek başkanlığında toplandı. Bakanlıktan toplantıya ilişkin yapılan açıklamada, temel gıda ürünleri ile tarımsal ürünlerde Türkiye'nin arz güvenliğini tehlikeye atacak bir durumun bulunmadığı vurgulandı. Açıklamada, toplantıda gıda arzına katkı sağlaması öngörülen organize tarım bölgeleri yatırımlarının hızlandırılmasına yönelik bütçe dahil finansman imkanlarının değerlendirilerek konuya ilişkin yol haritası oluşturulduğu kaydedildi.

Toplantıda, gıda tedarik zincirindeki fiyat gelişmelerinin detaylı şekilde değerlendirildiği vurgulanarak, temel gıda ürünlerinde üretici ve tüketiciyi gözeten daha sağlıklı fiyatın oluşumu için gerekli çalışmaların artırılarak devam ettirilmesinin kararlaştırıldığı ifade edildi.

TRAFİKTEKİ TAŞIT SAYISI ARTTI

Şubat ayında 121 bin 791 adet taşıtın trafiğe kaydı yapıldı. Trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı aylık yüzde 15.8, yıllık yüzde 11 azaldı. TÜİK verilerinde göre şubat ayında trafiğe kaydı yapılan taşıtların yüzde 51.9'unu otomobil, yüzde 30.3'ünü motosiklet, yüzde 11.7'sini kamyonet, yüzde 2.5'ini kamyon, yüzde 1.7'sini traktör, yüzde 1.1'ini minibüs, yüzde 0.7'sini otobüs ve yüzde 0.1'ini özel amaçlı taşıtlar oluşturdu. Trafiğe kayıtlı toplam taşıt sayısı şubat ayı sonu itibarıyla 33 milyon 869 bin 80 oldu. 2026 yılının ilk iki ayında trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı yıllık yüzde 11.9 azalarak 266 bin 411 adet olurken, trafikten kaydı silinen taşıt sayısı ise yüzde 15.2 artarak 8 bin 186 adet düzeyinde gerçekleşti. Böylece yılın ilk iki ayında trafikteki toplam taşıt sayısında 258 bin 225 adet artış gerçekleşti.

KFE YILLIK BAZDA REEL OLARAK YÜZDE 3.9 AZALDI

Türkiye'deki konutların kalite etkisinden arındırılmış fiyat değişimlerini izlemek amacıyla hesaplanan Konut Fiyat Endeksi (KFE), 2026 yılı Şubat'ta bir önceki aya göre yüzde 1.8 oranında artarak 215.5 seviyesinde gerçekleşti. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) verilerine göre, yıllık bazda yüzde 26.4 oranında artan KFE, aynı dönemde reel olarak yüzde 3.9 oranında azalış gösterdi. Üç büyük ildeki değişimlere bakıldığında, 2026 yılı Şubat ayında KFE İstanbul'da yüzde 2.2, Ankara'da 1.7, İzmir'de 1.4 oranlarında artış gösterdi. Endeks değerleri yıllık bazda ise İstanbul, Ankara ve İzmir'de sırasıyla yüzde 28, 29.7 ve 25.8 oranlarında artış gösterdi.

Şubat ayında bir önceki aya göre yüzde 1.6 oranında artan yeni kiracı kira endeksi (YKKE), yıllık bazda nominal olarak yüzde 34.2, reel olarak ise yüzde 2 oranında arttı. Kiralık konut piyasasındaki güncel kira gelişmelerini yansıtan YKKE'de, şubat ayında en yüksek artış İstanbul'da görüldü. YKKE, şubatta İstanbul'da aylık yüzde 2.4, yıllık yüzde 41 arttı. YKKE artışı Ankara'da aylık yüzde 1.8, yıllık yüzde 36.1, İzmir'de aylık yüzde 0.7, yıllık yüzde 34.1 şeklinde gerçekleşti.

Konut fiyat endeksinde yıllık bazda reel değerlenmenin sürdüğüne dikkat çeken Doç. Dr. Uğur Akkoç, "Dezenflasyon için daha önemli olan ise kiralardaki yükseliş. Yeni kiraların fiyat hareketlerini sunduğu seriyi takip etmek önemli. TCMB, kredilerdeki sıkılaşma ve makro ihtiyati tedbirler ile uzun süredir politik odağına aldığı kiralarda sonuç almaya başladı" dedi.

Prof. Dr. Murat ŞEKER / İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi

"Savaş en büyük risk faktörü"

Ocak ayındaki rekor bütçe açığının ardından şubat ayında verilen fazla ile merkezi yönetim bütçesinde kısmen bir toparlanmanın olduğu söylenebilir. Artışta kurumlar vergisi gelirlerinin rolü olsa da halen dolaylı vergilerin toplam vergi hasılatı içindeki payının yüksek seyretmesi bütçe gelirlerindeki yapısal sorunların devam ettiğini gösteriyor. Bölgede savaş halinin varlığı en büyük risk faktörü olarak karşımıza çıkıyor. Bu durumun uzun sürmesi halinde küresel enerji fiyatlarında gözlenecek şok yükselişler elbette ki kamu bütçelerini de olumsuz etkileyecektir. Eşel mobil uygulamasıyla maliyet enflasyonun yükselmesi engellenirken öte yandan bütçe gelirlerinde aşınma söz konusu olacaktır. Bu durum da genel bütçe dengesinde hedeflerden sapmayla sonuçlanacaktır.

Tarımsal ürünlerde yıllık artış yüzde 40 düzeyinde, aylık olarak da ürün bazında önemli dalgalanmalar gözlenebiliyor. Tarım ve gıda, enflasyonla mücadelede kiranın yanında en önemli bariyer olarak karşımıza çıkıyor. Savaşın genişlemesi ve uzaması halinde tedarik zincirlerinde lojistik aksamaların yaşanması durumunda tarım ve gıda ürünlerindeki enflasyonist baskı daha da artabilecektir. Şubat ayında yüksek faizlere rağmen ipotekli satışlarda önemli bir artış gözlendi. Konut fiyatlarının önümüzdeki dönemde yeniden yükseliş eğilimine girebileceği yönündeki beklentiler ile altın ve benzeri değerli madenlerdeki artışı değerlendirmek isteyen yatırımcıların varlığı, konut talebinin canlı kalmasını sağlıyor. İnşaat maliyetlerinin yüksek seyrettiği bir dönemde savaş kaynaklı artan maliyetler konut arzının artmasını engelleyebilir. Önümüzdeki dönemde satılık ve kiralık konut fiyatlarında bir azalışın olmasını beklemiyorum.

Doç. Dr. Uğur AKKOÇ / Pamukkale Üniversitesi Öğretim Üyesi

"Eşel mobil savaşın enflasyonist etkisini erteledi"

Merkezi yönetim bütçesinin şubatta 24.4 milyar lira bütçe fazlası vermesi dikkat çekici. Ancak bu fazlaya temkinli yaklaşmak lazım; çünkü kurumlar vergisi yılda dört döneme yayıldı ve ilk taksit yeniden şubata çekildi. Şubattaki fazla mayıs bütçesinden eksiltecek. Yine de, 2025 Mayıs'taki kurumlar vergisine göre reel olarak artış olması (yaklaşık yüzde 10) oldukça pozitif bir işaret. Bütçe açığının yüzde 3'ün altında tutulması dezenflasyon politikasının en önemli çıpalarından biri. Ancak iki önemli riski takip etmek gerekiyor. Geçen yılın ilk iki ayına göre faiz giderleri yüzde 111, vergi gelirleri ise yüzde 67 artmış. Faizin bütçe giderlerinde giderek büyümesi kamu harcamalarında daralma baskısı ve kamu yatırımlarının zayıflaması yoluyla büyümede risk teşkil ediyor. İkincisi ise, İran savaşının beklenenden uzun sürmesi. Eşel mobilin yeniden devreye girmesi savaşın enflasyonist etkisini erteledi ve bütçeye aktardı. Süre uzarsa bütçe açığı büyüyebilir ve yaz aylarında yeni bir enflasyon yükseliş trendine liderlik edebilir.

BİZE ULAŞIN