HÜLYA GENÇ SERTKAYA / Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) bayram sonrası yasama mesaisine başladı. Ekonomiye ilişkin düzenlemeler içeren kanun teklifinin görüşmeleri TBMM Genel Kurulu'nda sürüyor. Geçen haftaki görüşmelerde, kanun teklifinin altı maddesi kabul edildi. Kripto varlıkların vergilendirilmesini öngören düzenlemeler ise torba tekliften çıkarıldı. Düzenlemenin en kritik başlıklarından olan işlem vergisi konusunda ilk önce revizyon gündeme gelmişti. Ancak sektörle yapılan görüşmeler sonrasında ilgili maddelerin yeniden değerlendirilmek üzere geri çekilmesine karar verildi.
ÇELTİK TARLALARI KÖYLERE YAKLAŞIYOR
Çeltik Ekimi Kanunu'nda değişikliğe gidilen kanun teklifi ile çeltik tarlalarının yerleşim yerlerine olan uzaklık sınırları yeniden belirleniyor. 1936 yılından bu yana sıtma önleme amacıyla uygulanan eski mesafe kuralları, 2012'deki büyükşehir yasasıyla köyler mahalle olunca köylerde 50 metreden 500 metreye fırlamıştı. Teklifle, köylerin mahalle statüsüne geçmesiyle ortaya çıkan 500 metrelik mesafe şartı, damla sulama vb modern tarım teknikleri ve etkin zirai mücadele imkanları gözetilerek; il ve ilçe merkezlerinde imar sınırından itibaren 500 metre, köy ve mahallelerde ise 50 metre olarak güncelleniyor. Bu düzenleme ile üretim alanındaki kısıtlamaların giderilmesi amaçlanıyor.
ALKOL PİYASASINDA GİZLİ REKLAM DÖNEMİ BİTİYOR
Alkolde reklam yasaklarının kapsamı, "çağrışım yapan" her türlü unsuru içerecek şekilde genişletiliyor. 4250 Sayılı İspirto ve İspirtolu İçecekler İnhisarı Kanunu'nda değişikliğe gidilerek, alkollü içki üreticilerinin ve ithalatçılarının, isim, marka, logo veya işaretlerini kullanarak herhangi bir etkinliğe veya yayına destek olmaları yasaklanıyor. Teklife göre, alkollü içkilerin veya alkollü içkileri üreten, ithal eden ve pazarlayan firmaların, isim, marka, logo, amblem veya alametlerini çağrıştıracak şekilde isim, sözcük, şekil, resim ve harfler iş yerlerinin içinde, dışında, vitrinlerinde, satış ünitelerinde ve hiçbir etkinlik alanında bulundurulamayacak.
Fermente alkollü içki markası, distile alkollü içki markası olarak; distile alkollü içki markası, fermente alkollü içki markası olarak kullanılamayacak. Geçiş takvimi öngören teklife göre, reklam ve tabela düzenlemelerine uyum sağlamaları için perakende satıcılara 1 yıl, marka kullanım yasağı kapsamına giren ürünlerin piyasadan çekilmesi ve stokların tasfiyesi için ise firmalara 3 ay süre tanınıyor.
Teklifle, 22.00 ile 06.00 saatleri arasındaki alkollü içki satış yasağı ihlallerinde idari yaptırım uygulama yetkisi merkezi idareden mahalli mülki amirliklere devrediliyor. Öte yandan teklifle, yerli tütün kullanım zorunluluğuna uymayan firmalara yönelik cezalar caydırıcı seviyeye çekiliyor ve ihlalin tekrarı halinde belge iptali yolu açılıyor.
AOÇ'NİN GEÇMİŞ VERGİ BORÇLARI SİLİNİYOR
Teklifle, 5659 sayılı Atatürk Orman Çiftliği Kanunu'nda değişikliğe gidiliyor. Teklife göre, Atatürk Orman Çiftliği (AOÇ) arazileri, müdürlük binalarının bulunduğu parseller ve ayrık nizamdaki tüm parseller ayrım gözetmeksizin emlak vergisi ve yargı harçlarından istisna tutuluyor. 5659 sayılı Kanun'a eklenen geçici madde ile kanunun 14. maddesinde yer alan muafiyet hükmüne rağmen, çiftliğin 1983 yılına kadar parçalı hale gelen arazilerinin "hudutlar dahilinde" olup olmadığına ilişkin yargıda oluşan farklı kararlar ve hukuki tereddütler gideriliyor.
Teklifle, Atatürk Orman Çiftliği'nin, mülkiyetindeki bina ve araziler için geçmişte tahakkuk ettirilmiş ancak ödenmemiş vergilerin tahsilinden vazgeçilmesi, bu uyuşmazlıklardan kaynaklanan davaların sonlandırılması ve söz konusu vergilerin terkin edilmesi amaçlanıyor.
SU KANALLARININ GÜVENLİĞİ
6200 sayılı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü'nce Yürütülen Hizmetler Hakkında Kanun'a eklenen maddeyle; hidroelektrik enerji üretim (HES) tesislerinde can ve mal emniyeti riski tespit edilip önlem alınmaması halinde su kullanım hakkı anlaşması feshedilecek. Ayrıca şirketlere 250 bin lira ile 5 milyon lira arasında değişen caydırıcı nitelikte idari para cezaları uygulanacak.
Teklife göre, idari para cezasının uygulanmasından itibaren en geç 3 ayın sonunda ihtar edilen hususların yerine getirilmemesi halinde, ceza tutarının alt ve üst sınırı değerleri 2 katına çıkarılmak üzere, para cezası önceki cezasının 2 katı olarak uygulanacak. Bu durumda ihtar edilen hususların yerine getirilmesi için şirkete 3 aydan fazla olmamak üzere ek süre verilecek. Verilen süre içerisinde ihtar edilen hususların yerine getirilmemesi halinde DSİ tarafından su kullanım hakkı anlaşması feshedilecek. Bu maddede belirtilen idari para cezasını gerektiren hallerin, idari para cezasının uygulandığı tarihten itibaren bir yıl içerisinde tekrarı halinde ceza tutarı ile alt ve üst sınır değerleri 2 katı olarak uygulanacak. Bu maddenin yürütülmesine ilişkin usul ve esaslar DSİ'nin bağlı olduğu Bakanlık tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenecek.
Teklifle, 6200 sayılı Kanun'a eklenen maddeyle; imar planı içinde veya meskun mahalde kalan su yapılarında (kanal vb.) koruyucu güvenlik tedbirlerini alma yükümlülüğü ilgili belediye veya il özel idaresine veriliyor.
SATIŞTA HİSSEDAR ÖNCELİĞİ
6200 sayılı Kanun'da yapılan düzenlemeye göre, DSİ'ye ait taşınmaz mallar, hisse oranı yüzde 40'ı ve hisse miktarı uygulama imar planı sınırları içinde 400 metrekareyi, dışında ise 4 bin metrekareyi aşmamak kaydıyla talepte bulanan hissedarlarına rayiç bedel üzerinden doğrudan satılabilecek.
DSİ mülkiyetinde olan yerlerin kiralanması ve satışı ihalelerinde isteklilerden, satışta tahmin edilen satış bedelinin, kiraya vermede tahmin edilen bir yıllık kira bedelinin yüzde 3'ünden az olmamak üzere yüzde 30'una kadar geçici teminat alınacak.
KÜPESİ OLMAYAN HAYVAN DOĞRUDAN KESİME GİTMEYECEK
5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanununda yapılan düzenleme ile Anayasa Mahkemesi'nin iptal gerekçeleri doğrultusunda, tazminat kapsamı hayvansal ürün, yem ve malzemeleri de içine alacak şekilde genişletiliyor. Düzenleme ile tazminat ödeme oranlarının belirlenmesi yönetmelik esasına bağlanırken; belgesiz nakil veya bildirim yükümlülüğüne aykırılık gibi tazminat ödenmeyecek haller net bir şekilde tanımlanıyor. Böylece, hem yetiştiricilerin aynı fiilden dolayı mükerrer hak kaybına uğramasının önüne geçilmesi hem de kamu kaynaklarının biyogüvenlik şartlarına uygun olarak etkin kullanımı amaçlanıyor.
5996 Sayılı Kanun'da yapılan düzenleme ile nakil esnasında belgesiz veya küpesiz yakalanan hayvanların doğrudan kesime gönderilmesi uygulamasına son veriliyor. Yeni düzenleme ile bu hayvanlar için idari para cezası uygulanması, küpelenerek kayıt altına alınması ve karantina süreçlerinden sonra sevklerine izin verilmesi hedefleniyor. Ayrıca, yol kontrol noktalarına giriş yapmayan nakil vasıtası ve hayvan sahiplerine yönelik ağırlaştırılmış cezai müeyyideler getirilerek; tüm masrafların ilgilisince karşılanması kaydıyla kontrolsüz hayvan hareketlerinin engellenmesi, bulaşıcı hastalıkların yayılmasının önlenmesi ve milli ekonomideki kayıpların azaltılması amaçlanıyor. Bu arada yeni düzenlemeye göre, canlı hayvan sevklerinde Bakanlıkça belirlenen kurallara göre yol kontrol ve denetim noktalarına girmeyen nakil vasıtası sahiplerine araç başı 26 bin 360 lira, hayvan sahiplerine 132 bin 800 lira idari para cezası verilecek.
80 BİN TAŞINMAZIN MÜLKİYET SORUNU ÇÖZÜLECEK
6831 Sayılı Orman Kanunu'nda yapılan düzenleme ile orman kadastrosu çalışmaları sonucunda tapuları "devlet ormanı" olarak sınırlandırılan veya kadastro tespitleri davalı olan yaklaşık 80 bin taşınmazın mülkiyet sorunu, hem 3 milyona yakın vatandaşın mağduriyetini giderecek hem de kamu maliyesini koruyacak şekilde kökten çözülüyor. Mevcut durumda tapusu iptal edilen vatandaşlar tarafından açılan tazminat davalarında; taşınmazın gerçek rayiç değerinin çok üzerinde bedellere hükmedilmesi, yüksek faizler ve yargılama giderleri nedeniyle Hazine büyük bir zarara uğruyor. Yapılan projeksiyonlara göre, 129 bin hektar alanı kapsayan bu uyuşmazlıklar nedeniyle Hazinenin ödemek zorunda kalacağı toplam tazminat tutarı, mahkeme masrafları ve diğer masraflar ile yaklaşık 516 milyar lira olarak hesaplanıyor. Kanun teklifiyle; şartları taşıyan mevcut tapu kayıtları bedel alınmaksızın geçerli kabul edilecek, tapu kütüklerindeki orman şerhleri terkin edilecek ve daha önce iptal edilen taşınmazlar belirli şartlarla hak sahiplerine iade edilecek. Böylece mülkiyet hakkı güvence altına alınırken, devletin üzerinden devasa bir mali yük kaldırılacak ve derdest olan 10 binlerce davanın konusuz kalmasıyla yargı sistemi rahatlatılacak. Bu maddenin uygulanması ile ilgili usul ve esaslar Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'ndan görüş alınarak OGM tarafından belirlenecek.
İKİNCİ KADASTRO SAYILMAYACAK
6831 sayılı Kanun'a eklenen madde ile ilgili kanundaki şartları taşıdığı halde, geçmişte kanunda sayılan sebepler dışındaki gerekçelerle uygulaması iptal edilen veya 2/B uygulamalarına ait orman kadastrosu tutanaklarında, bu uygulamaların tamamlandığı veya başkaca uygulama yapılacak sahanın bulunup bulunmadığının yazılı olup olmadığına bakılmaksızın 2/B hükmünün şartlarını taşımadığı açıkça belirtilen yerler dışında kaldığı tespit edilen alanlarda 2/B uygulamaları yürütülebilecek. Yapılan bu uygulamaların ikinci kadastro sayılmayacağı belirtiliyor. Gerekçeye göre, madde ile Antalya/Kemer Çıralı mahallesinde ve sorun yaşanan benzer alanlarda yeniden 2/B uygulamasının yapılabilmesi hedefleniyor.
Teklifle, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nda değişikliğe gidilerek; kamulaştırmasız el koyma davaları ve uzlaşma tutanakları sonucunda oluşan tescil işlemlerindeki tapu harçları ve diğer giderlerin idarece ödenmesi düzenleniyor.
Teklif ile ayrıca Ankara Kızılcahamam ve Samsun Vezirköprü'deki bazı mahallelerde, geçmişte yapılan 2/A uygulamaları sonucunda usulüne uygun yerleştirme ve hak sahipliği tespiti yapılamamış alanlardaki fiili yerleşimlerin yasal statüye kavuşturulmasına yönelik düzenlemeye gidiliyor.
TARIM ARAZİLERİ KORUNACAK
Teklifle, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nda yapılan düzenleme ile tarımsal amaçlı olanlar hariç, kooperatiflerin tarım arazisi ve sınırlı ayni hak edinimi yasaklanıyor. Teklife göre, Kooperatifler Kanunu'na tabi kooperatifler, 1/5000 ve 1/1000 ölçekli imar planlarındaki tarımsal niteliği korunacak alanlar ile bu planlar dışında kalan ve bu Kanuna tabi alanlarda yer alan taşınmazlar üzerinde mülkiyet ve sınırlı ayni hak edinemeyecekler. Ancak tarımsal amaçlı faaliyet gösteren kooperatiflerin mezkûr alanlardaki taşınmazlar üzerinde mülkiyet ve sınırlı ayni hak edinimi Bakanlığın iznine tabi olacak. Bu arada, teklifin gerekçesinde büyükşehirlerin etrafında bulunan tarım arazilerinin çiftçilerin elinden ucuza alındığına, Kooperatifler Kanunu'na göre kurulmuş başta konut ve yapı olmak üzere çeşitli kooperatiflerin tüzel kişiliği altında fiili parsellere ayrılarak, kooperatif üyeliği şeklinde hobi amaçlı kullanılmak üzere kanuna aykırı bir şekilde tarım dışı amaçlarla kullanıma açıldığına dikkat çekiliyor.
Teklifle, 5403 sayılı kanun kapsamında, tarımsal amaçlı arazi kullanım plan ve projelerine aykırı hareket edilmesi durumunda uygulanan yaptırımlar, caydırıcılığın artırılması amacıyla yeniden düzenleniyor. Bu doğrultuda, bozulan arazinin her metrekaresi için uygulanan 10 lira tutarındaki idari para cezası, güncel ekonomik koşullar ve tarım arazilerinin korunması önceliği gözetilerek 2 bin 500 lira seviyesine çıkarılıyor.
100 BİN LİRA İDARİ PARA CEZASI
5403 sayılı Kanunda yapılan düzenleme ile idari para cezaları caydırıcı hale getiriliyor. Özellikle büyükşehirlerin çevresindeki tarım arazilerinin "hobi bahçesi" adı altında işgal edilerek prefabrik veya sabit yapılarla tarım dışı amaçla kullanılmasının önüne geçilmesi hedefleniyor. Düzenleme uyarınca, izin alınmadan yapılan bu tür yapılara belediyeler veya diğer kurumlar tarafından elektrik, su ve doğalgaz gibi altyapı hizmetlerinin götürülmesi ve abonelik tesisi yasaklanıyor. Bu yasağa aykırı davranan ilgili idare ve kurumlara her abone başına 100 bin lira idari para cezası uygulanması, aboneliğin iptal edilmemesi durumunda ise cezanın her ay tekrarlanması öngörülüyor. Böylece, hukuka aykırı yapıların altyapı hizmetleri aracılığıyla meşrulaştırılması engellenerek tarım arazilerinin korunmasına yönelik etkin bir denetim mekanizması oluşturulması amaçlanıyor.
Sözleşmesiz şeker pancarı üretene idari para cezası
4634 sayılı Şeker Kanunu'nda yapılan düzenleme ile "ekim alanı" ve "sözleşme" kavramları kanuni tanıma kavuşturuluyor. Stratejik bir ürün olan şekerin arz güvenliğini korumak ve pancar tarımında sürdürülebilirliği sağlamak amacıyla, şirketlerin hammadde temin edeceği coğrafi sınırların Bakanlıkça belirlenmesi ve üretim sürecinin yazılı bir sözleşmeye bağlanması esas alınıyor. Bu düzenleme ile uygulama sahasında yaşanabilecek hukuki ihtilafların önlenmesi ve üretim planlamasının disiplin altına alınması amaçlanıyor. Pancar analiz süreçlerinde (fire ve polar tespiti) üretici temsilcilerinin gözlemci olarak bulunması zorunlu hale getirilerek analizlerde şeffaflığın sağlanması ve üretici haklarının korunması amaçlanıyor. Şeker pancarı tarımının tamamen sözleşmeli üretim modeliyle yürütülmesi hükme bağlanıyor.
Teklife göre, 1 Ocak 2027 itibarıyla yürürlüğe girecek bu maddeye göre, Bakanlık ile sözleşme yapmadan şeker pancarı eken gerçek ve tüzel kişilere, ilgili pazarlama yılındaki A kotası şeker pancarı baz alım fiyatı üzerinden hesaplanacak tutarda idari para ceza verilecek. Ayrıca, şirketlerin Bakanlık izni olmaksızın kendi ekim alanları dışından pancar temin etmeleri durumunda, cari pazarlama yılı A kotası şeker satış fiyatı ülke ortalaması üzerinden hesaplanacak tutarın yüzde 2'si oranında idari para cezası uygulanacak.
OGM'ye "karbon yutak ormanları" kurma yetkisi
6831 Sayılı Orman Kanunu'na eklenen madde ile küresel iklim değişikliğiyle mücadele ve ormanların sera gazı tutum kapasitesinin artırılması amacıyla Orman Genel Müdürlüğü'ne (OGM) "karbon yutak ormanları" kurma yetkisi veriliyor. Bu kapsamda OGM, söz konusu ormanları bizzat kurabileceği gibi, bedel karşılığında kurdurabilecek veya tesis maliyetinden az olmamak kaydıyla karbon piyasası rayiç bedeli üzerinden tahsis edebilecek, yönetebilecek ve işletebilecek. Uygulamaya ilişkin usul ve esaslar, İklim Değişikliği Başkanlığı'nın görüşü alınarak çıkarılacak yönetmelikle düzenlenecek.