İDİL TARAKLI/ Hafta başında ABD-İran müzakerelerinden barışçıl bir sonuç çıkmaması ve ABD'nin Hürmüz Boğazı'nı ablukaya alacağı mesajı petrol fiyatlarını yeniden 100 dolar civarına taşıdı. Küresel piyasalar da gelişmelere paralel haftaya satıcılı başladı. ABD ve İran arasındaki görüşmelerin Perşembe günü devam edeceği haberleri ve Hürmüz Boğazı etrafındaki ablukaya rağmen bölgeden olumsuz bir haber akışı oluşmaması haftanın ikinci günü küresel piyasalarda risk iştahını destekledi. Asya borsalarında ise daha belirgin alımlar dikkat çekti.
Petrol fiyatlarının da 95 doların altına gevşediği görüldü. Hürmüz Boğazı'ndaki ablukanın devam etmesine rağmen ABD tarafının müzakerelerin devam edeceğine ve savaşın sona ermek üzere olabileceğine dair mesajları ilerleyen günlerde de piyasaları destekledi. Petrol fiyatları yeniden 90 dolar civarına gerilerken, ABD, Avrupa ve Asya borsalarında da alımlar etkili oldu. Hafta boyunca ABD-İran arasında ateşkesin uzatılması ve kalıcı bir saldırmazlık anlaşması olabileceğine dair beklentilerin küresel risk iştahını desteklediği dikkat çekti. İsrail-Lübnan arasında on günlük ateşkes anlaşması da küresel piyasaları destekledi.
Borsa İstanbul ise haftaya zayıf bir başlangıç yapmasına karşın günün devamında yönünü yukarı çevirdi. İşlem hacmindeki artış ve sınırlı para çıkışı ile beraber BİST-100 endeksi yeniden 14.000 üzerinde kapandı. Borsa İstanbul'da da alıcılı seyir ilerleyen günlerde devam etti. Yabancı yatırımcıların kısmi satışlarına karşın aktif kurumlar bazında para girişinin devamı görüldü.
Küresel piyasalarda risk iştahı, ABD ile İran arasında devam eden müzakerelerde anlaşma olasılığının güçlenmesiyle birlikte toparlanırken, artan iyimserlik havası, yurt içi piyasalara da yansıdı. BİST-100 endeksi geçen hafta salı gününden itibaren hız kazanan alımlarla rekor seviyelere yaklaştı. Haftanın son günü ise İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, ABD'nin saldırılarının ardından kapatılan Hürmüz Boğazı'nın açıldığını duyurdu. Bu haberin de etkisiyle borsa haftayı 14.587 puandan kapattı.
Öte yandan jeopolitik risklere rağmen beklentilerin olumlu olduğu görülüyor.
Dolar bazında endeksin şu anda 3.20 cent seviyelerinde bulunduğunu hatırlatan sektör temsilcileri, jeopolitik risklerin azaldığı, daha sakin ve öngörülebilir bir fiyatlama ortamında yukarı yönlü ivmenin devam etmesini mümkün görüyor. Özellikle son yılların önemli direnç bölgesi olan 3.50 cent seviyesinin aşılması halinde orta vadede 3.90 cent seviyelerinin gündeme gelebileceğini tahmin eden piyasa aktörleri, mevcut piyasa koşullarında 50 hissenin uzun vadede ön plana çıkacağını ve uygun seviyelerde portföylere dahil edilmek üzere takip edilebileceğini söylüyor.
Borsada uzun vadeli düşünmenin önemine de değinen borsa uzmanları, belirli bir miktarda nakit değerin korunmasını öneriyor. Analistler, volatilitenin arttığı zamanlarda nakit değerlerin yatırımcıya riski azaltma imkanı sağlayacağının altını çiziyor.
"BU HAFTA TCMB FAİZ KARARI ÖNEMLİ"
Piyasalarda ana gündem olmaya devam eden başlığın Orta Doğu'daki gelişmeler ve bu gelişmelerin özellikle petrol fiyatları üzerindeki etkisi olduğunu ifade eden Bulls Yatırım Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Genel Müdürü Murat Barışık, ABD-İran hattındaki görüşmelere ilişkin haber akışının kısa vadeli fiyatlamalarda belirleyici olduğunu söylüyor. Bu tarafta gelecek her olumlu ya da olumsuz açıklamanın, risk iştahı üzerinde doğrudan etkili olacağını hatırlatan
Barışık, "Yurtiçinde ise 22 Nisan'da açıklanacak TCMB faiz kararı haftanın en kritik başlıklarından biri olacak. Ayın sonuna doğru yaklaşırken şirketlerin ilk çeyrek finansal sonuçları da piyasaların yönü açısından daha fazla önem kazanmaya başlayacak" diyor.
"ORTA VADEDE 3.90 SEVİYELERİ GÜNDEME GELEBİLİR"
Mart ayı içerisinde Orta Doğu'da artan jeopolitik risklerin etkisiyle Borsa İstanbul'da 12.500 seviyelerine kadar bir geri çekilme yaşandığını ancak sonrasında tansiyonun bir miktar düşmesi ve barış beklentilerinin güç kazanmasıyla birlikte çok hızlı bir toparlanma görerek endeksin yeniden 14.000 seviyesinin üzerine çıktığını belirten Barışık, "Bu hareket bize piyasada alıcı iştahının hâlen güçlü olduğunu gösteriyor. Küresel borsalarda da bir toparlanma hikâyesi var. BİST-100'ün bu süreçte birçok endekse göre daha güçlü bir performans ortaya koyduğunu görüyoruz. Yılbaşından bu yana da küresel endeksler içinde daha iyi performans gösteren piyasalar arasında yer alıyoruz. Dolar bazında baktığımızda endeks şu anda 3.20 cent seviyelerinde bulunuyor. Jeopolitik risklerin azaldığı, daha sakin ve öngörülebilir bir fiyatlama ortamında yukarı yönlü ivmenin devam etmesini mümkün görüyoruz. Özellikle son yılların önemli direnç bölgesi olan 3.50 cent seviyesinin aşılması halinde orta vadede 3.90 cent seviyelerinin gündeme gelebileceğini tahmin ediyoruz" yorumunu yapıyor.
"JEOPOLİTİK RİSKLER ÇOK DAHA HIZLI FİYATLANIYOR"
Yaklaşık iki aydır finansal piyasalarda volatilitenin oldukça yüksek seyrettiğinin altını çizen Barışık, bu nedenle jeopolitik başlıkların artık çok daha hızlı fiyatlandığını söylüyor. Barışık, yeni bir çatışma ihtimalinin, ilk etapta petrol fiyatları üzerinden etkisini gösterebileceğini, petrol tarafında yaşanacak olası yükselişin, enflasyon beklentilerini bozabileceği gibi küresel risk iştahı üzerinde de baskı yaratabileceğini düşünüyor. Böyle bir senaryoda Borsa İstanbul'da temkinli görünümün şaşırtıcı olmayacağını da ifade eden Barışık, "Özellikle son dönemde sektörler ve hisseler arasında çok ciddi ayrışmalar görüyoruz. Bu yüzden olası bir negatif senaryoda endeks genelinde baskı oluşsa da etkilerin sektör bazında farklılaştığını görebiliriz" diyor.
Borsada uzun vadeli düşünmenin önemine değinen Barışık, uzun vadeli bakış açısının, günlük fiyat hareketlerinin yanı sıra şirketlerin gerçek değerine odaklanmayı da mümkün kıldığını hatırlatıyor. Günlük dalgalanmalar karşısında yanlış karar verme ihtimalinin artabileceğini öngören Barışık, şu değerlendirmeyi yapıyor: "Tabii burada iyi analiz her zaman belirleyici. Şirketi, sektörü, bilanço yapısını ve içinde bulunulan makro ortamı doğru okumak gerekiyor. Gerekli durumlarda profesyonel destek almak da yatırım sürecini daha sağlıklı hale getirebileceğini düşünüyoruz."
Barışık, mevcut piyasa koşullarında Ford Otosan, Tofaş Oto Fabrikaları, Arçelik, Şişecam, Ereğli Demir Çelik, Tüpraş, Borusan Boru, BİM, Migros, Şok Marketler, Ülker, Turkcell, Türk Telekom, Enka İnşaat, Enerjisa Enerji, Aksa Enerji, Akbank, Garanti BBVA, İş Bankası, Yapı Kredi, Koç Holding, Sabancı Holding, Anadolu Grubu Holding, Aselsan, TAV Havalimanları, Sasa Polyester, Astor Enerji, Kordsa, Alkim Kimya ve Otokar hisselerinin uzun vadede ön plana çıkacağını ve uygun seviyelerde portföylere dahil edilmek üzere takip edilebileceğini söylüyor.
"MB KARAR METNİNDE VERİLECEK MESAJLAR ÖNEMLİ"
Küresel bazda jeopolitik gündemin ekonomik gündemden daha baskın ve belirleyici olduğu bir dönemden geçtiğimizi belirten Ahlatcı Yatırım Hazine Müdürü Arda Coşar ise, öncelikli gündemin ABD-İran savaşı, ateşkes ve barış görüşmeleri olduğunu ifade ediyor. Bunun dışında Trump yönetiminden gelen haberler, ABD perakende satışları, küresel bazda ise PMI verilerinin ön planda olacağını düşünüyor. Yurt içinde ise bu hafta merkez bankası toplantısının izleneceğini hatırlatan Coşar, "Hali hazırda merkez bankasının faiz tarafında bir değişiklik yapması beklenmiyor. Ancak toplantı karar metninde verilecek mesajlar önemli olacaktır" diyor.
Savaşın en yoğun olduğu dönemde BİST-100 endeksinin 12.500 aşağısına gelmediğini belirten Coşar, endekse yönelik öngörüsünü ise şöyle özetliyor: "Endeksin şu ana kadar gördüğü en yüksek seviye 14.500. Savaş biter ya da sönümlenirse sene içinde iyimser bir ortamda 15.500 görülebilir. Yani genel anlamda endeksin 13.000 aşağısına kalıcı şekilde gelmeyeceğini, 15.500 üzerine de çok geçmesini beklemiyorum. Maksimum ve minimum aralık için 13.000-15.500 diyebiliriz"
"SENARYOLAR ÜZERİNDEN GİDİLMELİ"
Öte yandan savaşın belirsizliklerle ve sürprizlerle dolu olduğunun altını çizen Coşar, bu nedenle yapılan açıklamalar olumlu bile olsa piyasanın şüphe ile yaklaştığını belirtiyor. Senaryolar üzerinden gitmenin önemine de değinen Coşar şu değerlendirmeleri yapıyor: "Savaş başladığında başta petrol ayrıca doğalgaz; İran'ın üretici olması nedeni ile gübre ve alüminyum fiyatları yukarı giderken oluşan yüksek enflasyon ve ekonomik aktivitede yavaşlama beklentisi nedeni ile dolar değer kazandı. Diğer para birimleri ve değerli metaller geriledi. Faizler yükseldi. Küresel bazda endeksler geriledi. Ancak ABD borsaları Avrupa ve Asya borsalarına göre daha az geriledi. Bunun da nedeni ABD'nin kendi petrol ve doğalgazına sahip olması, Hürmüz Boğazı krizinden daha az etkilenmesiydi. Eğer savaş devam ederse petrol yüksek kalmaya devam eder. Gübre ve tarım emtiaları yükselirken, altın ve diğer değerli metaller, sanayi emtiaları zayıf seyreder, dolar güçlü kalmaya devam ederken diğer ülke para birimleri ile borsalar olumsuz etkilenir. Eğer kalıcı barış olur ya da en azından savaş ortamı şimdilik sönümlenirse başta borsa endekslerinde, sonra değerli metaller ve sanayi emtialarında, dolar harici diğer para birimlerinde güçlenme olur. Faizler nispeten geriler. Dolayısıyla savaşın seyrini bilemiyoruz ama savaşın hızlanması ya da sönümlenmesi durumunda olabilecekleri yaklaşık olarak biliyoruz. Bu arada savaş kaynaklı fiyatlamalarda Türkiye piyasalarının yurt dışına göre daha dayanıklı davrandığını söyleyebiliriz. Nitekim endeks ya da TL değerinde dramatik bir etkilenme olmadı."
Coşar, mevcut piyasa koşullarında Akbank, BİM, Migros, Şok Marketler, Enka İnşaat, THY, TAV Havalimanları, Pegasus, Yapı Kredi, TSKB, Mavi Giyim, Vakko, Çimsa, Turkcell, Türk Telekom, Torunlar GYO, Emlak Konut GYO, Ford Otosan, Tofaş Oto Fabrikaları, Tüpraş, Doğuş Oto, Koç Holding, Sabancı Holding, Logo Yazılım, Anadolu Efes, Coca Cola İçecek, Anadolu Sigorta ve Türkiye Sigorta hisselerinin uzun vadede ön plana çıkacağını ve uygun seviyelerde portföylere dahil edilmek üzere takip edilebileceğini söylüyor.
"BANKA HİSSELERİNDE RİSK PRİMİ ARTABİLİR"
BİST-100 endeksinin 14.000 seviyesi üzerinde tutunması, küresel risk iştahındaki dalgalanmalara rağmen olumlu haber akışlarının daha çok fiyatlamada olduğuna işaret etse de, jeopolitik gelişmelerin belirleyiciliğinin her geçen gün daha da arttığını belirten İnfo Yatırım Stratejisti Çağlar Toros da
özellikle Hürmüz Boğazı üzerinden gelen haber akışları ve Trump tarafından yapılan sert söylemlerin, piyasalarda risk priminin hızla fiyatlanmasına neden olduğunu söylüyor. Hürmüz Boğazı'nın, küresel petrol arzının yaklaşık üçte birinin geçtiği kritik bir hat olduğuna dikkat çeken Toros, "Burada yaşanabilecek herhangi bir gerilim doğrudan enerji fiyatları üzerinden enflasyon ve büyüme beklentilerini etkiliyor. Bu kapsamda ABD ile İran arasında görüşmelerin yeniden başlayabileceğine dair yeni sinyaller, piyasalarda önemli bir katalist işlevi görüyor. Görüşmelerin yeniden başlaması, jeopolitik risklerin kontrol altına alınabileceği beklentisini güçlendirerek CDS primlerinde, petrol fiyatlarında geri çekilme ve gelişen ülke varlıklarına sermaye girişinde artış yaratabilir. Bu senaryoda BİST-100 tarafında özellikle bankacılık ve sanayi hisselerinde çarpan genişlemesi görülmesi olası. Yani diplomasi, doğrudan risk primini düşüren ve değerlemeleri yukarı çeken bir mekanizma olarak çalışabilir.
Buna karşılık, olası bir çatışma senaryosunda etkiler çok daha hızlı ve sert olabilir. Hürmüz Boğazı'nda arz kesintisi riski; petrol fiyatlarını yukarı iterken, bu durum küresel enflasyon beklentilerini bozarak merkez bankalarının daha sıkı kalmasına yol açabilir. Böyle bir ortamda gelişen piyasalardan sermaye çıkışları hızlanabilir, petrol fiyatları artabilir ve riskli varlıklara ilişkin piyasalar üzerinde baskı artar. Özellikle enerji maliyetlerine duyarlı sektörlerde marj daralması, banka hisselerinde ise artan risk primi nedeniyle değer kaybını ön plana çıkarabilir" yorumunu yapıyor.
Toros özetle, diplomatik sürecin yeniden devreye girmesinin piyasalar için güçlü bir katalist olarak ön plana çıkabileceğini, çatışmanın derinleşmesinin küresel çapta güvenli liman talebini tetikleyerek riskli varlıklardan çıkışa neden olabileceğini hatırlatıyor.
Toros, mevcut piyasa koşullarında Astor Enerji, BİM, Garanti BBVA, Ford Otosan, İş GYO, Migros, THY, Pegasus, Lila Kağıt, Oyak Çimento, Turkcell, Aselsan, Mavi Giyim, Torunlar GYO, Alarko GYO, TAV Havalimanları, Çimsa, Kalekim, Tatlıpınar Enerji Üretim ve Aksa Enerji hisselerinin uzun vadede ön plana çıkacağını ve uygun seviyelerde portföylere dahil edilmek üzere takip edilebileceğini söylüyor.
"Borsada uzun vadeli düşünmek önemli!"
Borsada uzun vadeli düşünmenin önemine değinen Bulls Yatırım Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Genel Müdürü Murat Barışık, bu kapsamda ön plana çıkabilecek hisselere yönelik şu değerlendirmeyi yapıyor: "Bu hisselerin öncelikle net kâr yaratma kabiliyetinin güçlü olması gerekir. Bunun yanında faaliyetlerinden nakit akışı üretebilmesi önemli. Diğer önemli kriter düşük borçluluk ve sağlam bilanço yapısı. Özellikle belirsizlik dönemlerinde güçlü bilanço şirketlere ciddi avantaj sağlıyor. Rekabet avantajına sahip olması da uzun vadeli bakışta kritik. Sektöründe ayrışabilen, marka gücü olan, maliyet avantajı taşıyan ya da güçlü pazar payına sahip şirketler daha önde oluyor. Ayrıca büyüme potansiyeli yüksek sektörlerde faaliyet göstermesi de önemli."
"Belirli bir nakit değer korunmalı"
Böyle özellikle jeopolitik risklerin ön plana çıktığı dönemlerde öncelikle portföyde belirli bir nakit değerin korunmasını önemli bulan Bulls Yatırım Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Genel Müdürü Murat Barışık, yatırımcılara şu önerilerde bulunuyor:
*Volatilitenin arttığı zamanlarda nakit, yatırımcıya riski azaltma imkanı sağlar.
*Ayrıca defansif sektör ve hisselere yönelimin artırılması daha dengeli bir portföy yapısı oluşturabilir.
*Jeopolitik gelişmelerin çok hızlı fiyatlandığı dönemlerde haber akışının yakından takip edilmesi de büyük önem taşıyor.
*Burada en kritik konulardan biri panikle işlem yapmamaktır. Nitekim sert fiyat hareketlerinin yaşandığı dönemlerde duygusal kararların genellikle yatırımcı aleyhine sonuç verdiğini görüyoruz.
Murat BARIŞIK / Bulls Yatırım Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Genel Müdürü
"Ereğli, ton başına kârlılığını artırmayı başardı"
EREĞLİ DEMİR ÇELİK: 2025 yılı boyunca ürün fiyatları üzerindeki baskının sürmesine karşın Ereğli, maliyetlerini kontrol altına alarak ton başına kârlılığını artırmayı başardı. Şirket, yeni yatırımlarının etkisiyle kârlılığının daha da arttırabilir. Olası bir ürün fiyatı toparlanması ek bir yukarı yönlü katalizör olarak değerlendirilmekte.
ASTOR ENERJİ: Şirket 2025 yılında 824 milyon dolar hasılat kaydetmişti. 2026 yılında 1.1 milyar dolar seviyelerine yaklaşabileceğini öngörüyoruz. Bu büyümenin temel itici gücünü küresel enerji talebindeki artış oluştururken, şirketin yükselen ihracat kapasitesi ve özellikle ABD pazarındaki etkinliğini artırması bu görünümü destekleyen başlıca unsurlar arasında yer alıyor.
TÜPRAŞ: Orta Doğu'daki son askeri çatışmaların ardından petrol ve ürün fiyatlarında belirgin bir yükseliş görüldü. Ürün fiyatlarındaki bu sert artış, 2026 finansal sonuçlarına olumlu yansıyabilecek güçlü bir kârlılık momentumu yaratabilir. Enerji fiyatlarındaki yüksek seyrin koruması halinde, Tüpraş hisselerine yönelik ilginin devam edebileceğini değerlendiriyoruz.
"Çeşitlendirmeye dikkat edilmeli"
Kriz ortamlarının hisse fiyatlarını ve çarpanlarını aşağı çektiğini bununda uzun vadeli yatırımcılar için fırsat oluşturduğunu hatırlatan Ahlatcı Yatırım Hazine Müdürü Arda Coşar bunun da yatırımcılara hisselere daha ucuz sahip olma şansı sunduğunu belirtiyor. Ancak bu noktada seçici olarak çeşitlendirme yapmak gerektiğini ifade eden Coşar, "Şu an faizlerde yüksek ve pozitif reel ortamı var. Seçilmiş hisselerden oluşan hisse portföyü, bir miktar para piyasası fonu, bir miktar da değerli metal portföylere eklenebilir. Olumsuz sürprizlere karşı çeşitlendirme önemli" değerlemesini yapıyor.
"Öncelikle gelir ve kar beklentilerinin olumlu olması gerekir"
Uzun vadede ön plana çıkabilecek hisseler için şirketin öncelikle gelir ve kar beklentilerinin olumlu olması gerektiğini ifade eden Ahlatcı Yatırım Hazine Müdürü Arda Coşar, jeopolitik risklerin yaşandığı dönemlerde yatırımcıların hisse seçiminde şu başlıklara özellikle dikkat etmeleri gerektiğini vurguluyor:
*Likit ve mali değerleri uygun olmalı.
*Çok yüksek fiyat ya da çarpanlardan giriş yapılmamalı.
*Mümkünse hissenin bir hikaye ya da beklentisinin olmasına dikkat edilmeli. *Savaş nedeni ile fiyatı çok düşmüş banka, havacılık, holding ve benzeri şirketlere ayrıca bakılmalı.
*Fiyatı fazla düşenler uzun vadeli bakış açısı ile özel olarak incelenmeli.
*Rafineri marj yükselmesi nedeni rafineriler de mercek altına alınmalı.
*Panik satışlar ve alışlar yapılmamalı.
*Endeks geriledi diye birden yüklenilmemeli ya da birden toplu satış yapılmamalı.
*Kademeli pozisyonlar alınmalı.
*Çeşitlendirmenin bize endeks dalgalanmalarına karşı hareket alanı sağlayacağı unutulmamalı.
Arda COŞAR / Ahlatcı Yatırım Hazine Müdürü
"Galatawind olumlu bir tercih olabilir"
GALATA WİND: Şirket tamamen yenilenebilir kaynaklarla 300 MWe üzerinde hem yurt içi hem Avrupa'da elektrik üretim kapasitesine sahip. Devamlı yeni yatırımları devreye alarak kapasitesini arttırıyor ve 2030 yılında elektrik üretim kapasitesini 1GW seviyesine çıkartmayı hedefliyor. Özellikle Avrupa güneş enerjisi yatırımlarının devreye alınması ile şirketin döviz bazlı gelirlerinin artması bekleniyor. Buda önümüzdeki yıllarda şirketin gelir ve karlarında istikrarlı büyümeye işaret ediyor. Bu nedenle şirket için büyüme hissesi denilebilir.
Ayrıca son gelişmeler ile beraber petrol ve doğalgaz fiyatlarının yükselmesi piyasalarda elektrik fiyatlarının güçlü kalmasına neden olabilir. Böylece yenilenebilir kaynaklarla elektrik üretip depolayan ve satan şirketler, bu şirketlere üretim ve tedarik yapan şirketler karlılık açısından ön plana çıkabilir. Ayrıca yurt içinde resmi olarak hedeflenen ve hızlanan yenilenebilir kaynaklardan elektrik üretme ve depolama hedefi bu şirketleri ön plana çıkarabilir. Portföylerde belli miktarda yenilenebilir enerji veya ilgili işleri yapan şirket hisselerini seçici olmak kaydı ile bulundurmanın faydalı olacağını düşünüyoruz. Bu anlamada Galatawind olumlu bir tercih olabilir.
KOÇ HOLDİNG: Holdingin birçok sektöre yayılmış ve çeşitlendirilmiş portföy yapısı, yabancı para endeksli gelirlerinin toplam gelirlerine oranının yüzde 46 olması, yüksek oranda net nakdi bulunması gibi etmenlerle yurt içi ya da küresel dalgalanmalara karşı nispeten belli bir koruma ve stabilite sağlıyor. Gelir bazında 2025 yılında otomotiv ve enerji tarafında olumlu sonuçlar elde edildi ve gelirlerde büyüme sağlandı. Otomotiv tarafında yeni modeller ve elektrifikasyon dönüşümü ile grubun otomotiv gelirlerinin önümüzdeki yıllarda büyüme motoru olması bekleniyor. Diğer yandan rafineri marjlarının yüksek olması, özellikle savaş ile beraber rafineri marjlarının yükselmesi rafinaj gelirinin yükselmesi öngörülüyor. 2025 yılı bilançolarına bakıldığında ise satışlarda sınırlı bir gerileme ancak FAVÖK tarafında yüzde 19'luk büyüme görülüyor. Net parasal kazanç kaleminin de etkisi ile net kar tarafında da güçlü büyüme dikkat çekiyor. Jeopolitik gelişmeler ve enflasyon beklentilerinde görülen bozulma merkez bankasının faiz indirim sürecini şimdilik askıya almış olması piyasa faizlerini yüksek tutuyor ve bu durum borsa genelini olumsuz olarak etkilese de , çeşitlendirilmiş portföye yapısı, iş kollarında coğrafi çeşitlilik bununla beraber döviz cinsi gelirlerinin toplam gelirlerine oranının yaklaşık yarısı olması, otomotiv ve rafinaj tarafında önümüzdeki dönem için beklentilerin olması şirketi ön plana çıkarıyor. Diğer yandan NAD iskontosu ve çarpanlara bakıldığında hisse fiyatı makul seviyelerde. Hissenin portföylere eklenmek yada ağırlık arttırmak tarafında değerlendirilebileceğini düşünüyoruz.
FORD OTOSAN: Şirketin 2025 yılı gelirleri yüzde 7 artış ile 830 milyar 828 milyon TL, FAVÖK yüzde 9 azalışla 34 milyar 900 milyon TL, net kar yüzde 33 azalma ile 33 milyar 986 milyon TL olarak gerçekleşmek ile beraber yılın son iki çeyreğinde özellikle son çeyreğinde gelir kalemlerinde toparlanma görüldü. Son çeyrek itibari ile gelir yıllık yüzde 3 artış ile 223 milyar 105 milyon TL, FAVÖK yüzde 22 artış ile 9 milyar 482 milyon TL olarak gerçekleşti. Parasal pozisyon kazanç etkisi ile net kar yüzde 30 azalmış 10 milyar 649 milyon TL oldu. 2025 yılı ilk yarısından sonra, ikinci yarıda bilanço tarafında toparlanma başladı. Bununla beraber operasyonel bazda bakıldığında ise toplam otomotiv satışlarında adet bazında yüzde 10'luk bir yükseliş görüldü.
Bilanço rakamlarının 2026 yılında da toparlanma beklentisi, 1 tonluk yeni ticari araç, elektrifikasyon geçişleri şirketi önümüzdeki dönem destekleyebilir. Bununla beraber küresel ve yerel bazda dalgalanmalar, jeopolitik gelişmeler ve yoğun rekabet şirket için riskleri yansıtıyor. Hissenin portföylere eklenmek yada ağırlık arttırmak tarafında değerlendirilebileceğini düşünüyoruz.
Çağlar TOROS / İnfo Yatırım Stratejisti
"BİM finansal ekosistemde daha entegre bir rol üstlenmeyi hedefliyor"
BİM: Şirketin mağazacılık portföyünde genel anlamda farklı demografik yapılar, yasalar veya tüketim alışkanlıkları gibi nedenlerden dolayı ülkeler arası karşılaştırma yapmanın zor olduğunu düşünüyoruz. Bu konuda şirketin son yıllarda farklı ülkelere yaptığı yatırımları (Fas, Mısır) ve format gibi alanlara (FİLE) bir gösterge olarak görüyoruz. Son yıllarda gıdanın hane halkı tüketimi içindeki payının da arttığını gözlemliyoruz. Bu kapsamda indirimli marketlere olan ilginin daha da artacağı beklentisi ile şirketin yüksek mağazacılık ağının devam edeceği kanaatindeyiz Farklı konsepti ile 2015 yılında BİM AŞ tarafından kurulan FİLE Market, indirim marketleri konseptinden ayrışıyor. FİLE'nin, ayrı bir şirket yapısı ile faaliyet gösterebilmesi amacıyla işlemleri de tamamladı. Mağaza sayısını her geçen gün yükselten File, orta–üst gelir grubunu hedefliyor. Azalan POS maliyetleri ve artan işlem hızı, operasyonel verimliliği artırabilir. Şirketin, katılım bankası kurma çalışmaları, faaliyet alanını stratejik olarak çeşitlendirdiğine ve finansal ekosistemde daha entegre bir rol üstlenmeyi hedeflediğine işaret ediyor. Ayrıca şirketin finansal hizmetleri faizsiz bankacılık prensipleri çerçevesinde stratejik olarak içselleştirme ve yeni bir büyüme alanı yaratma hedefini yansıtıyor. Bu adım, tedarikçiler, bayiler ve KOBİ'ler için, tedarik zinciri finansmanını daha etkin yönetme imkanı sağlayabilir. Şirket hisselerinde 937 TL hedef fiyat öngörüyoruz.
TURKCELL: Enflasyonist baskıların maliyetler üzerindeki etkisi, telekom sektöründe fiyatlamayı etkilerken, artan enerji, altyapı, bakım, finansman giderleri, telekom şirketlerini hizmet tarifelerinde güncellemeye yöneltiyor. Tarifelere yansıtılan enflasyon, kısa vadede abone maliyetlerini artırsa da uzun vadede şebeke kalitesi ve hizmet sürekliliğinin korunmasını sağlıyor. ARPU büyümesi sürüyor. Telekom şirketleri, artan maliyetleri dengelerken fiyat ayarlamaları ve katma değerli hizmetlerin payını artırarak abone başına gelirlerini yukarı çekiyor. Bu eğilim, operasyonel karlılığın korunmasına ve devam eden altyapı yatırımlarının finansmanına katkı sağlıyor. 5G ihalesinde en çok frekans alan şirket Turkcell oldu. Kısa vadede şirkette yüksek yatırım harcaması, artan borçluluk ve düşen nakit akışı ile birlikte finansallarda baskı olabileceği gibi ileriye dönük projeksiyonlarda yeni gelir kaynağının oluşması ile dengelenebilecek borç, operasyonel verimlilik, ARPU büyümesi ve yeni yatırım gelirleri ile olumlu etki izlenebilir. Yatırım bedellerinin genel anlamda dövizle olduğu varsayımı ile birlikte kur tarafındaki gelişmelerin de finansallar üzerinde etkisi görülebilir. Şirketin Google Cloud ile de veri merkezi kapsamında yatırım yaptığı unutulmamalı. BİM hisselerinde 163,80 TL
hedef fiyat öngörüyoruz.
Tera Portföy'den gayrimenkul proje gelirine ortak olma imkanı
Tera Portföy Yönetim A.Ş. Birinci Proje Gayrimenkul Yatırım Fonu (TN1) ile nitelikli yatırımcılara minimum 100 bin liralık katılım payı ile gayrimenkul proje gelirine ortak olma imkanı sağlayacak.
Tera Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen, "Grubumuzun ilk proje gayrimenkul yatırım fonu TN1, yatırımcıların gayrimenkul sektöründeki yatırımlara erişimini kolaylaştıracak. TN1'in ilk projesi Sancak Dora olacak. Fon, bünyesinde yeni projeleri de hayata geçirerek sürekliliği olan bir fon olacak" dedi. Sancak Dora Projesi, Tera güvencesinde, yaklaşık 7 bin metrekare arsa üzerinde 218 bağımsız bölümden oluşuyor. Öte yandan TN1, kurumsal ve bireysel tüm nitelikli yatırımcılara hitap ediyor.
Tera Grubu olarak yeni yatırım araçları geliştirerek bunları bireysel yatırımcılara sunmayı hedeflediklerini belirten Tezmen, "Bu hedefimiz doğrultusunda ilk proje GYF'mizi hayata geçiriyoruz. Tera Portföy Yönetim A.Ş. Birinci Proje GYF'nin diğer GYF'lerden birçok farkı olacak. Özellikle biz yeni projeleri TN1'e dahil ederek sürekliliği olan bir fon oluşturacağız" açıklamasını yaptı.
Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK), Temmuz 2024 tarihinde yayımladığı tebliğ ile proje gayrimenkul yatırım fonları kurulmasının önünü açarak, konut üretimini artıracak yeni stratejik hamle yaptığını hatırlatan Tezmen, yeni düzenleme ile fonların doğrudan proje geliştirme faaliyetlerine yatırım yapılabilmesi sağlanırken, bugüne kadar 42 adet proje gayrimenkul yatırım fonunun nitelikli yatırımcılara sunulduğunu belirtti.
Toplam 250 milyar TL'yi aşan portföy büyüklüğüyle mevduat banka grupları dışındaki portföy yönetim şirketleri içinde ilk sırada yer aldıklarının da altını çizen Tezmen, sözlerine şöyle devam etti: " Tera Porföy'ün ilk proje gayrimenkul yatırım fonunu kategorideki diğer fonlardan ayıran birçok özellik bulunuyor. Diğer GYF'ler genelde belirli dönemlerde alım satıma açık. Bizim fon TN1, her gün alıma açık olacak. Diğer GYF'ler genelde yüksek katılım tutarı ve sınırlı yatırımcıya sahip. Biz katılım tutarını düşük tuttuk. 100 bin lirası olan nitelikli yatırımcı doğrudan fon alabilecek. Dolayısıyla yatırımcı sayısı fazla olacak."
"Tera olarak, yatırım fonlarımızdaki performansımızı ve tecrübemizi gayrimenkul tarafına taşıyarak yatırımcılarımıza yeni bir yatırım alternatifi sunuyoruz" diyen Tezmen, süreci şöyle anlattı: "Tera olarak, süreci başından sonuna kadar profesyonel şekilde yönetiyoruz. Projenin sahibi fon. Yatırımcı operasyonel hiçbir yük almadan, bir gayrimenkul projesinin hem yatırımcısı hem ortağı oluyor. Yatırımcı arsa alımından projenin satışına kadar olan tüm sürecin kazancına ortak oluyor. Hem proje geliştirme kârı hem de konut satışı geliri elde ediyor. Sancak Dora projesinin toplam büyüklüğü yaklaşık 3 milyar lira olacak. Gerekli resmi izinlerle birlikte inşaata başlamayı ve 18 ay gibi kısa sürede projeyi tamamlamayı hedefliyoruz. Bu fonumuza sürekli yeni projeleri ekleyeceğiz. Şu anda Türkiye genelinde görüştüğümüz şirketler ve arsa sahipleri var. Projelerini, arsalarını Tera ile geliştirmek istiyorlar."
Bu arada 100 bin TL'si olan nitelikli yatırımcılar alım talimatı verdiğinde işlem ertesi gün gerçekleşecek. Fon'dan 2 yıl öncesinde çıkan yatırımcılardan yasal düzenlemeler dahilinde yüzde 17.5 stopaj vergisi alınırken erken çıkış komisyonu da yüzde 20 olarak belirlenmiş. Fon 2 yıl elde tutulduğunda ise stopaj sıfırlanıyor.
Garanti BBVA Fon Botu, yatırım kararlarını kolaylaştırmayı planlıyor
Risk profiline ve vade beklentilerine göre kişiselleştirilmiş model portföyler sunan Garanti BBVA Fon Botu, yatırım sürecini daha anlaşılır, hızlı ve zahmetsiz hale getirmeyi planlıyor.
Garanti BBVA, yatırım yapmaya yeni başlayanlara süreçte rehberlik ederek, deneyimli ancak zamanı kısıtlı yatırımcılara ise hız ve kolaylık sağlamak amacı ile yan Garanti BBVA Fon Botu'nu hayata geçirdi. Yatırımcıyı uygunluk testi ile tanıyan ve belirlenen risk profiline göre model portföyler üzerinden uygun fon dağılımı sunan Garanti BBVA Fon Botu'na Garanti BBVA Mobil'de Başvurular ve Yatırımlar alanı üzerinden erişilebiliyor.
Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Ceren Acer Kezik, "Bugün yatırımcılar, kendilerine anlatılan çözümlerden çok, kendilerini anlayan deneyimler arıyor. Radikal Müşteri Perspektifi yaklaşımımızla tüm süreçleri müşterinin gözünden ele alıyor; empatiyi karar alma biçimimizin merkezine yerleştiriyoruz. Garanti BBVA Fon Botu'nu geliştirirken, yatırım yapmaya yeni başlayan kullanıcılar için süreci daha anlaşılır ve güvenli hale getirmeyi; deneyimli ancak zamanı sınırlı yatırımcılar için ise süreci hızlandırmayı ve kolaylaştırmayı hedefledik. Risk tercihleri, vade beklentileri doğrultusunda, her seviyeden yatırımcının kendisine uygun fon dağılımına erişebileceği bir deneyim kurguladık. Hedefimiz, yatırımcıların Garanti BBVA ile temas ettikleri her noktada akıcı ve zahmetsiz bir deneyim yaşamaları. Güçlü dijital altyapımız ve kişiselleştirme yaklaşımımız sayesinde, yatırımcıların ihtiyaç duydukları çözümlere doğru zamanda ve kendilerine uygun biçimde erişebilmelerini önemsiyoruz. Değişken piyasa koşullarında yatırımcıların süreci daha rahat takip edebilecekleri ve kararlarını daha bilinçli verebilecekleri bir zemin sunmaya odaklanıyoruz" dedi.
Model portföylerde Garanti BBVA Portföy'ün uzmanlığıyla yönetilen fonların yer aldığını ifade eden Kezik; sistemin, model portföy dağılım oranlarının uygulanmasını ve güncellenen portföylerin yeniden dengelenmesini sağladığını belirtti. Kezik; hesaba para eklenmesi durumunda, model portföy dağılım oranlarına uygun şekilde yeniden alım özelliği devreye girerken, yatırımcıların güncel portföy dağılımlarını ve portföylerinin performansını Garanti BBVA Fon Botu'nun 'Portföyüm' sayfası üzerinden takip edebileceğini hatırlattı.
Garanti BBVA Fon Botu, yatırım yapmaya yeni başlayanlardan deneyimli yatırımcılara kadar geniş bir kullanıcı kitlesi için yatırım sürecini daha anlaşılır, hızlı ve kolay hale getiren bir dijital çözüm sunmayı hedefliyor.
Sun Tekstil'den Amerika pazarına 5 milyon dolar yatırım
Sun Tekstil, Orta Amerika'da hayata geçireceği 5 milyon dolarlık yatırım ile ABD pazarına daha yakın üretim hedefliyor. 2027'ye kadar 120 kişilik istihdam ve 25 milyon dolar ciro planlıyor.
ABD pazarına yakın üretimin artık rekabetin ana şartı olduğunu belirten Sun Tekstil Yönetim Kurulu Başkanı Elvan Ünlütürk, "Orta Amerika yatırımı, Sun Tekstil'in büyüme stratejisinde yeni bir sayfa açtı. Şirketimiz özellikle ABD'li müşterilerle güçlü bir iş hacmine sahip. Bu adım pazara fiziksel olarak daha yakın olma ihtiyacından doğdu" dedi.
Planlanan yatırımın ilk fazına yaklaşık 5 milyon dolarlık bir bütçe ayrıldığını dile getiren Ünlütürk, kurulacak tesisin örgü ve boyama süreçlerini bir araya getiren entegre bir yapı olacağını söyledi.
Bu yatırımın ölçek olarak kontrollü ancak stratejik açıdan kritik olduğuna da dikkat çeken Ünlütürk, "Bu bizim için büyük bir sıçramadan ziyade doğru konumlanma adımı. Bölgesel üretim müşteriler açısından da önemli avantajlar sunuyor. Teslim sürelerinin kısalması ve lojistik risklerin azalması talebi artıracak. Bu büyüme de kademeli şekilde gerçekleşecek. Yerel iş gücüyle çalışmak ise bölgeye adaptasyonu hızlandıracak. Küresel tekstil sektöründe üretim stratejileri değişti. Özellikle ABD'li markalar tedarik zincirinde coğrafi yakınlığa daha fazla önem veriyor. Artık sadece kaliteli üretim yetmiyor. Müşteriye yakın olmak, hızlı teslimat ve esneklik sağlamak en az maliyet kadar kritik hale geldi" değerlendirmesinde bulundu.
Türkiye merkezli bir şirket olduklarının altını çizen Ünlütürk "Bu yatırım, küresel rekabette daha güçlü olmak için attığımız tamamlayıcı bir adım. Sun Tekstil'in Orta Amerika planı yalnızca kumaş üretimiyle sınırlı değil. Hazır giyim tarafında da bölgedeki fırsatları araştırıyoruz ve yerelden üretim modellerimizi genişletebiliriz" şeklinde konuştu.
Jeopolitik risklerin arttığı bir dönemde atılan bu adımın, Sun Tekstil'in risk dağılımı stratejisinin de bir parçası olduğunu hatırlatan Ünlütürk, farklı coğrafyalarda üretim yapabilmenin şirketlere esneklik kazandırdığını vurguladı. Ünlütürk, "Amacımız büyük yatırımlar yapmak değil, doğru yerde doğru ölçekte konumlanmak. Bu sayede hem müşterilerimize daha iyi hizmet veriyor hem de sürdürülebilir büyümeyi destekliyoruz" dedi.
BORSA ŞİRKETLERİNDE NELER OLDU?
TÜPRAŞ: Tüpraş, 1Ç26 finansallarını 6 Mayıs tarihinde açıklayacağını duyurdu.
CW ENERJİ: Şirket, ABD'de yerleşik bir müşteri ile güneş paneli ve ekipman satışına yönelik toplam 750 milyon dolar tutarında niyet mutabakatı imzaladı. 2026'da 37.5 milyon dolar avans alınması planlanıyor.
KONTROLMATİK: Şirket ortakları sermayenin yüzde 6.04'üne karşılık gelen 78.5 milyon adet payı 10 TL fiyattan 17 Nisan'da toptan satış yöntemiyle satılacak. Ortaklar, satıştan elde edecekleri geliri şirketin işletme sermayesi ve yatırımlarında kullanılmak üzere şirkete sıfır faizli borç olarak aktaracak.
OYAK ÇİMENTO: Şirket, 97.8 MW kurulu güce sahip güneş enerjisi santralini devreye aldı. Bu yatırımla birlikte toplam enerji tüketiminde yenilenebilir enerji payının yaklaşık yüzde 25'e ulaşması bekleniyor.
FORMÜL PLASTİK: Şirketin 750 milyon TL'lik yurt içi siparişlerinin yaklaşık yüzde 80'inin sevkiyatı tamamlanırken, kalan yüzde 20'lik kısmı yurt dışı talep doğrultusunda ihraç edildi.
AVRUPAKENT GMYO: Şirket, Avrupa Konutları Güneşli projesinde yer alan 24 bağımsız bölümü 2 milyar TL bedelle satın alma kararı aldı. Ödeme 200 milyon TL peşin, kalan kısmı 2027 Mart'a kadar taksitli olacak olup, yatırımın kira geliri elde etmeye yönelik olduğu ve aktiflerin yaklaşık yüzde 3.8'ine denk geldiği belirtildi.
GİRİŞİM ELEKTRİK SANAYİ: Şirket, daha önce duyurulan ESCO projelerine ilişkin henüz bağlayıcı bir sözleşme bulunmadığını, sürecin ihale sonrası müzakere aşamasında devam ettiğini açıkladı. Şirket, düzenlenen bir ihalede en avantajlı teklifi vererek birinci oldu ve 1.8 milyon dolar (yaklaşık 79.5 milyon TL) tutarındaki iş için sözleşme daveti aldı.
SDT UZAY VE SAVUNMA: Şirket, sermayesini yüzde 1000 oranında bedelsiz artırarak 58 milyon TL'den 638 milyon TL'ye yükseltme kararı aldı. Şirket ayrıca, 2 milyon dolar tutarında sözleşme imzaladı.
OTOKAR: Şirket, yurt içinde nitelikli yatırımcılara yönelik 10 milyar TL'ye kadar borçlanma aracı ihraç etmek üzere SPK'ya başvurdu.
ALKİM: Şirket, pay satışı veya yabancı yatırımcı ile ortaklık görüşmelerine ilişkin çıkan haberlerin gerçeği yansıtmadığını, bu yönde herhangi bir görüşme veya yönetim kurulu kararı bulunmadığını açıkladı.
BALATACILAR BALATACILIK: Şirket, savunma sanayinde faaliyet göstermek üzere 4 milyon TL sermayeli yüzde 100 bağlı ortaklık kurdu.
AKMERKEZ GMYO: Şirket geçen hafta pay başına 12.36 TL brüt temettü dağıttı.
ALBARAKA TÜRK: Banka geçen hafta pay başına 0.26 TL brüt temettü dağıttı.
BATI EGE GMYO: Şirket geçen hafta pay başına 0.02 TL brüt temettü dağıttı.
TÜRKİYE SİGORTA: Şirket, sermayesini yüzde 100 bedelsiz artırarak 10 milyar TL'den 20 milyar TL'ye çıkarmak üzere SPK'ya başvurdu.
ASTOR: Astor Holding, sermayenin yüzde 5,99'una karşılık gelen 59.8 milyon adet payı yurt dışı kurumsal yatırımcılara pay başına 187,5 TL fiyattan sattı. İşlem yaklaşık 11.2 milyar TL büyüklüğünde gerçekleşirken satış, önceki kapanışa göre yaklaşık yüzde 8 iskonto ile yapıldı. Şirket ayrıca, TEİAŞ'ın mobil trafo ve OG ünitesi ihalesinde 816.2 milyon TL bedelle en avantajlı teklifi verdi.
TORUNLAR GMYO: Şirket, Samsun'da 37 bin metrekare büyüklüğündeki arsayı 805 milyon TL bedelle satın aldı. Söz konusu tutar şirket aktiflerinin yaklaşık yüzde 0.5'ine denk gelirken, arsa üzerinde AVM ve konut projesi geliştirilmesi planlanıyor.
YAYLA GIDA: Şirketin Niğde fabrikasında 11 üretim hattından 7'sinde seri üretim başladı, 3 hattın daha Mayıs ayında devreye alınması planlanıyor. Kalan son hattın da Haziran'da devreye girmesiyle fabrikanın yılın ikinci yarısında tam kapasiteye ulaşması hedefleniyor.
HALK GMYO: Şirket, İstanbul Eyüpsultan Kemerburgaz'daki arsalar üzerinde proje geliştirmek amacıyla yüzde 60 pay ile Kuzu Toplu Konut ile adi ortaklık kurdu.
ÖZYAŞAR TEL: Şirket ve bağlı ortaklıkları, yurt dışından yaklaşık 7.8 milyon dolar tutarında sipariş aldı.
GÜLERMAK AĞIR SANAYİ: Şirket, bağlı ortaklığı üzerinden Almanya'da faaliyet gösteren bir şirketi 4.7 milyon euro bedelle satın aldı. Satın alınan şirket bünyesinde yaklaşık 91 MW kurulu güce sahip güneş enerjisi projesi geliştirilmesi planlanıyor.
PASİFİK GMYO: Şirket, Emlak Konut tarafından düzenlenen Ankara Gölbaşı Taşpınar ihalesini 23 milyar TL toplam satış geliri ve yüzde 35 pay teklifiyle kazandı. Öte yandan şirket, Emlak Konut ile imzaladığı Bodrum Türkbükü gelir paylaşımı projesi sözleşmesini, proje başlamadan önce karşılıklı anlaşmayla feshetti.
KIRAÇ GALVANİZ: Şirket, Makine ve Kimya Endüstrisi'nin ihale portalına kabul edilerek ihalelere teklif verme yetkisi kazandı. İhalelerin kazanılması halinde savunma projelerinde alt yüklenici olarak yer alabilecek.
FUZUL GMYO: Şirket, bağlı ortaklığı Fuzul İnşaat'taki yüzde 98.6 payını temsil eden 34.6 milyon adet payı ana ortak Fuzul Holding'e 325 milyon TL bedelle sattı.
AKSA ENERJİ: Şirket, Afrika'daki santral projeleri için AFC ile 2032 vadeli 300 milyon dolar tutarında ek kredi sözleşmesi imzalarken, mevcut 150 milyon dolarlık krediyle toplam finansman 450 milyon dolara ulaştı.
REEDER TEKNOLOJİ: Şirket, elektrikli golf araçları projesi kapsamında 10 milyon TL tutarında ilk ihracat sözleşmesini imzaladı.
OFİS YEM GIDA: Şirket, 600 milyon TL sermayeli kurulacak girişim sermayesi yatırım ortaklığına yüzde 10 pay ile 60 milyon TL tutarında iştirak etme kararı aldı.
AGROTECH TEKNOLOJİ: Şirket ortağı, sermayenin yüzde 4.8'ine karşılık gelen 115.9 milyon adet payı pay başına 3 TL fiyattan toptan satış yöntemiyle devredecek.
ULUSAL FACTORİNG: Şirket, sermayesini yüzde 100 bedelsiz artırarak 540 milyon TL'den 1.08 milyar TL'ye çıkarma kararı aldı.
ONUR TEKNOLOJİ: Şirket, sermayesini yüzde 300 bedelsiz artırarak 62.8 milyon TL'den 251.3 milyon TL'ye çıkarmak üzere SPK'ya başvurdu.
SUN TEKSTİL: Şirket, kayıtlı sermaye tavanını 600 milyon TL'den yaklaşık 2.4 milyar TL'ye yükseltmek ve geçerlilik süresini 2030 sonuna kadar uzatmak üzere SPK'ya başvurdu.
GIPTA OFİS KIRTASİYE: Şirket ortaklarından Bilge Grup ve CPR Enerji'nin sahip olduğu payların Tera Holding'e devri tamamlandı. Bu kapsamda Tera Holding, dolaylı olarak şirket sermayesinin yaklaşık yüzde 20'sine karşılık gelen paya sahip oldu.
DESA: Desa Deri, 2025 yılı karından pay başına 0.28 TL brüt temettü dağıtma kararı aldı.
DOĞAN HOLDİNG: Doğan Holding, bağlı ortaklığı Öncü Girişim'in toplam yüzde 46.6 pay sahibi olduğu Daiichi Elektronik'in esas sözleşmesinin sermaye piyasası mevzuatına uyumlu hale getirilmesi ve kayıtlı sermaye sistemine geçişi amacıyla 13 Nisan 2026 tarihinde SPK'ya başvuru yapıldığını açıkladı. Şirket, söz konusu başvurunun Daiichi Elektronik'in halka arz dahil sermaye piyasası araçlarına erişim imkanlarının değerlendirilmesine yönelik çalışmaların bir parçası olduğunu duyurdu.
SABANCI HOLDİNG: Sabancı Holding, 1Ç26 finansallarını 6 Mayıs tarihinde açıklayacağını duyurdu.
VAKKO: Şirket geçen hafta pay başına 6.25 TL brüt temettü dağıttı.
PEGASUS: Şirket, mart ayı yolcu istatistiklerini açıkladı. Buna göre, mart ayı toplam yolcu sayısı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 5 artarak 3.16 milyon kişi oldu. 2025 yılı toplam yolcu sayısı yıllık yüzde 9 artışla 9.83 milyon kişiye ulaştı. Mart ayında yolcu doluluk oranı ise yıllık bazda 0.2 puan artarak yüzde 84.5 olarak gerçekleşti.
ECZACIBAŞI İLAÇ: Eczacıbaşı Holding, şirketteki yaklaşık yüzde 2.95'ine karşılık gelen 20.2 milyon adet payın nitelikli yatırımcılara satışını başlatırken, fiyatın hızlandırılmış talep toplama yöntemiyle belirleneceği ve henüz netleşmediği belirtildi. İşlem sonrası sermaye içindeki payın yaklaşık yüzde 50.6'dan yüzde 47.7'ye gerilemesi bekleniyor.
TÜRK ALTIN İŞLETMELERİ: Şirket, MAPEG ihalelerinde 13 adet IV. grup arama ruhsat sahasını yaklaşık 483 milyon TL bedelle aldı.
EMLAK KONUT GYO: Şirket, 250 bin TL sermayeli Emlak Konut Varlık Kiralama'yı kurarak bünyesine kattı. Öte yandan şirket, Ankara Çankaya ihalesinin 2. oturumunda en yüksek teklifin 4.7 milyar TL olduğunu, şirket payının yüzde 40 ile 1.9 milyar TL seviyesinde oluştuğunu açıkladı.
GARANTİ BBVA: Banka, yaklaşık 1.89 milyar TL olan beş ayrı tahsili gecikmiş alacak portföyünü toplam 252 milyon TL bedelle devretti.
BÜLBÜLOĞLU VİNÇ: Şirket, Astor Enerji ile Faz 3 trafosu fabrikasında kullanılmak üzere 24 adet vinç üretimi için 500 bin euro tutarında sözleşme imzaladı, teslimatın 3Ç26'da tamamlanması planlanıyor.
DOĞUŞ OTOMOTİV: Şirket, geçen hafta ilk taksit olarak pay başına 15 TL brüt temettü dağıttı.
ENERJİSA: Şirket, geçen hafta pay başına 5.08 TL brüt temettü dağıttı.
GELECEK VARLIK YÖNETİMİ: Şirket, geçen hafta pay başına yaklaşık 2.51 TL brüt temettü dağıttı.
EUROPAP TEZOL KAĞIT: Şirket, 2025 yılı karından pay başına 0.45 TL brüt temettü dağıtma kararı aldı. Teklif edilen son hak kullanım tarihi 1 Haziran olarak açıklandı.
BÜYÜK ŞEFLER: Şirket, 2025 yılı karından pay başına 0.10 TL brüt temettü dağıtma kararı aldı. Teklif edilen hak kullanım tarihi 18 Eylül olarak açıklandı.
FORD OTOSAN: Şirket, Euro-7 uyumlu ve sıfır emisyon araç yatırımlarını kapsayan projeler için 31.4 milyar TL tutarında proje bazlı devlet yardımı almaya hak kazandığını açıkladı.
KOROPLAST TEMİZLİK: Rekabet Kurumu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında şirket, 12 Mayıs'ta yapılacak sözlü savunma toplantısına davet edildiğini açıkladı.
BİRİKİM VARLIK YÖNETİMİ: Şirket, satışa çıkan 200.8 milyon TL anapara büyüklüğündeki bir tahsili geçmiş alacak portföyü en yüksek teklifle kazandı.
BEŞİKTAŞ: Şirket, Arçelik Pazarlama ile 2027-2029 sezonlarını kapsayan toplam 468 milyon TL forma sponsorluğu anlaşması imzaladı.
GLOBAL YATIRIM HOLDİNG: Şirketin bağlı ortaklığı, İstanbul Portföy 'deki yüzde 66.6 payının devri için sözleşme imzaladı, işlem SPK onayına bağlı olarak tamamlanacak.
HEDEF GİRİŞİM: Şirket, İstanbul Portföy Yönetimi'ndeki yüzde 5 payı GFS Holding'den devralmak üzere sözleşme imzaladı, işlem SPK onayına bağlı olarak tamamlanacak.
İŞ GİRİŞİM: Şirket, Enlila Sağlık'taki yüzde 20'lik payı 20.3 milyon dolar (903 milyon TL) bedelle ilişkili taraf olan bir fona satarken, satış sonrası payı yüzde 70'e geriledi ve işlemden 33.8 milyon TL kar elde edildi.
DESTEK FİNANS FACTORİNG: Şirket, yüzde 1700 olarak açıklanan bedelsiz sermaye artırım oranını yüzde 1679'a revize etti. Şirketin sermayesi 333 milyon TL'den 5.9 milyar TL'ye yükseltilecek.
CVK MADEN: Şirket bağlı ortaklığı, MAPEG ihalesinde iki polimetal ruhsat sahasını toplam 4 milyon TL bedelle kazandı.
AHLATÇI DOĞALGAZ: Şirket dolaylı bağlı ortaklığı, MAPEG ihalesinde 3 maden sahasını toplam 188 milyon TL bedelle kazandı.
HÜRRİYET GAZETE: Şirket, Trabzon DPC Şubesi'nin faaliyetlerini 11 Mayıs itibarıyla sonlandırırken, satış ve üretim üzerinde önemli bir etki beklenmediği açıklandı.
RUBENİS TEKSTİL: Bank of America, 923 bin adet pay satışıyla payını yüzde 5.4'ten yüzde 4.28'e düşürdü.