Uzun vade için önerilen 23 hisse

Uzmanlar, Borsa İstanbul'da yukarı yönlü hareketleri sürükleyecek sektörlerin başında banka ve finans şirketlerinin geldiğini ifade ediyor. Borsa uzmanları, değerleme bazlı bakıldığında potansiyel sunan ve uzun vadeli portföylerde yer verilebilecek 23 hissenin takip edilebileceğini söylüyor.
16.07.2026 11:58 GÜNCELLEME : 16.07.2026 11:58

İDİL TARAKLI/ Geçen hafta başında OPEC'in üretimi artırma mesajı ve Hürmüz'den gemi geçişlerinin sürmesine paralel petrol fiyatları savaş öncesi değerlerde tutundu. Hafta genelinde, küresel piyasalar, Türkiye'nin ev sahipliğinde Ankara'da gerçekleşen NATO Zirvesi'ni takip etti. İran'ın ticari gemilere saldırıları sonrasında, ABD de İran'da 80'e yakın hedefe hava saldırıları düzenledi. Gelişmelere paralel İran petrolünün ihracatına ilişkin ABD'nin muafiyet kararı da geri çekildi. Bu gelişmeler, petrol fiyatlarını yeniden yukarı çekerken borsalara da satış getirdi.

Salı gün İran'ın Hürmüz Boğazı'ndan geçen iki ticari gemiyi vurduğu iddiaları petrol fiyatlarında sınırlı yükselişe sebep olurken, Asya'da teknoloji şirketlerine ve Nasdaq vadelilerine satış olarak yansıdı.

Öte yandan MSCI Türk hisse senetlerine dair yatırım yapılabilirliğe ilişkin endişelerin tespit edildiği durumlarda şirket bazında değerlendirme mesajını yeniden tekrarladı. Bilindiği gibi MSCI geçtiğimiz günlerde, Kasım 2026'ya kadar gerekli düzenlemeler yapılmazsa bir inceleme başlatabileceğini paylaşmıştı. Takasbank'ın, TEFAS'ın uygulama esasları ile ilgili olarak paylaştığı 53 sayfalık metinde bu sürecin bir parçası olarak değerlendirildi.

Ayrıca içeride toplam büyüklüğü 10 milyar TL'ye yaklaşan iki ayrı halka arz (Saat & Saat, Şa-Ra Enerji) ile dışarıda Fed'den gelecek mesajlar da takip edildi. ABD–İran gerginliği haftanın son günüde devam ederken Brent tipi ham petrol kontratlarında son rakamların 76 dolar civarına gerilediği görüldü.

Borsa İstanbul'da hafta başında 14.630'a kadar tırmanış gerçekleşse de, sonrasında endeks 14.417'ye geri çekildi ve günü sadece yüzde 0.05 artışla 14.424 puandan tamamladı.

İlerleyen günlerde Borsa İstanbul'da ABD Başkanı Trump'ın CAATSA yaptırımlarının kalkabileceğine dair açıklamaları bir destek verdi, ancak 14.600'e kadar ikinci kez tırmanan BİST-100 endeksi burada tutunamadı ve 14.450 / 14.500 bandına geri çekilerek günü yüzde 0.5 artışla 14.497 puandan tamamladı.

MSCI, HSBC ve FTSE'nin Borsa İstanbul'a dair uyarıları sonrası bu kez de S&P Dow Jones Indices'ten benzer açıklamalar geldi. Bu kapsamda, Türkiye'nin hissedarlık şeffaflığı, piyasa erişilebilirliği ve yapısal alanda gerekli piyasa düzenlemelerini tamamlamaması halinde bir inceleme sürecine girilebileceği, ardından da piyasa sınıflandırmasının düşürülerek 'gelişmekte olan ülke' statüsünden 'sınır piyasası (frontier market)' statüsüne indirgenebileceği belirtildi. Sektör temsilcileri bu gelişmelerin olası yabancı çıkışlarına ilişkin kaygıları artırdığını ancak Türkiye'de düzenleyici otoritelerin gereken adımları atarak olası olumsuzlukların önüne geçeceğini düşünüyor.

Hafta sonuna doğru ABD–İran geriliminin yeniden tırmanması ile petrol fiyatları tekrar 80 dolara yaklaştı.

Borsa İstanbul'da ise jeopolitik riskler ve MSCI, S&P gibi kurumların uyarılarının devam etmesi yüzde 2.1'lik satış getirdi. BİST-100 endeksi 14.189'a kadar geriledi.

Perşembe gününü 14.105 puandan kapatan Borsa İstanbul geçtiğimiz haftayı 14.321 puandan tamamladı.

Yılın ikinci çeyreğini küresel de ABD, Avrupa ve Asya şeklinde ayrı ayrı, Türkiye'yi de hem makro ekonomik beklentiler hem de Borsa İstanbul geneli, sektörler ve şirketlere yönelik öngörüleri ile değerlendirdiklerini belirten borsa uzmanları içerde uzun vadeli değerlemelerin BİST-100 endeksi için 19.500 -20.000 civarı hedefleri işaret ettiğini söylüyor. Borsa İstanbul'da yukarı yönlü hareketleri sürükleyecek sektörlerin başında bankalar ve finans kesimi şirketlerin geldiğini ifade eden analistler, bu noktada hisse seçiminde gelecek dönem beklentilerinin yatırım kararlarında etkili olacağına dikkat çekiyor. Borsa İstanbul'da 12 aylık değerlemelerin 19.800 seviyesine geldiğini vurgulayan sektör temsilcileri, ancak bu hedef bölgeye yönelimin 2027'ye doğru veya 2027'nin ilk döneminde daha belirgin olacağını, bu yılın geri kalan kısmında ağırlıklı olarak kademeli yükselişler ve yatay bant hareketlerinin daha etkili olacağını düşünüyor. Borsa uzmanları tüm bu veriler ışığında mevcut koşullarda değerleme bazlı bakıldığında potansiyel sunan ve uygun seviyelerde uzun vadeli portföylerde yer verilebilmek amacı ile 23

hissenin takip edilebileceğini söylüyor.

"DEĞERLEMELER 19.500-20.000 SEVİYELERİNİ İŞARET EDİYOR"

Bu hafta içeride cari denge verisinin takip edileceğini belirten Tacirler Yatırım Araştırma Müdürü Serhan Yenigün, öte yandan NATO Zirvesi ardından verilecek mesajların veya alınan kararların yankıları ile jeopolitik başlıkların yine piyasaların takibinde olacağını hatırlatıyor. Yenigün, yurt içinde ise son dönemde MSCI'ın ve çeşitli küresel kuruluşların Borsa İstanbul'daki hissedarlık şeffaflığı, piyasaların işleyişi ve benzeri konulardaki uyarılarının ardından düzenleyici otoritelerden gelecek adımların takip edilebileceğini söylüyor.

BİST-100 endeksi için en kötü durum senaryosunda 12.500 -13.000 bölgesinin önemli bir taban bölgesi ve destek aralığı olacağını düşünen Yenigün "Ancak, bu bölgenin test edilmesi yeni ve ciddi anlamda negatif gelişmelere bağlı olacaktır. Yukarıda ise 15.200 tarihi zirve olmakla beraber, özellikle dolar bazlı grafiklerden yola çıkarak baktığımızda 15.500 -16.000 bölgesinin daha anlamlı bir direnç alanı olduğunu öngörüyoruz. Bu bölge orta vadeli bir direnç alanı olarak takip edilebilir. Uzun vadeli değerlemeler ise BİST- 100 endeksi için 19.500 -20.000 civarında hedeflere işaret ediyor." diyor.

"BANKA VE FİNANS ŞİRKETLERİ YÜKSELİŞİ DESTEKLEYECEK"

Borsa İstanbul'da yukarı yönlü hareketleri sürükleyecek sektörlerin başında bankalar ve finans kesimi şirketlerin geldiğini de ifade eden Yenigün, bunun temel sebebini de, hisse senedi değerlemelerini de yukarı çekebilecek ana etkenin TCMB'nin tekrar faiz indirimlerine dönecek olmasına bağlıyor. Bu durumun hem değerlemeleri yukarı çekeceğini, hem de bankaların kaynak maliyetlerinde yeniden bir azalma ve marjlarda iyileşme beklentisi yaratacağı için öncelikle bankaları ve ardından da finans kesimi şirketlerini destekleyeceğinin altını çizen Yenigün, "Fakat büyüme tarafında gelecek yıl, bu yıla göre daha yüksek bir büyüme beklediğimiz için sanayi kesimi şirketlerinin de yükselişe katılmasını bekleriz. Ek olarak Lira'da birkaç yıldır takip ettiğimiz reel değerlenme sürecinin önümüzdeki dönemde değerlenmeden dengelenmeye doğru ilerlemesini, bunun da özellikle ihracatçı şirketler için kademeli bir destek yaratacağını düşünüyoruz" yorumunu yapıyor.

"GELECEK DÖNEM BEKLENTİLERİ ÖNEMLİ"

BİST-100 endeksinin TL bazında tarihi zirvesine yakın seviyelerde olmasına karşın; gerek dolar bazında gerek enflasyon bazında hala çok geride kaldığını dikkate almak gerektiğinin altını çizen Yenigün, şu değerlendirmeyi yapıyor: "Elbette burada endeksi konuşurken ve 'borsa, yatırımcısına ne kazandırdı' sorusuna endeksler üzerinden bir cevap ararken temettü düzeltmeleri de yapılan toplam getiri endekslerine bakmak gerekir. Çünkü dolar bazında ve temettü gelirlerini de yansıtan toplam getiri endekslerine baktığımızda aslında tarihi zirveye yakın olduğumuzu görüyoruz. Fakat yatırım kararı verirken önemli olan tarihi zirvede olup olunmaması ya da fiyatın konumu değil, değerlemelerin ve çarpanların neye işaret ettiği olmalıdır. Çünkü geçmişte yılda 1 milyar TL ciro ya da gelir yaratan şirketlerin o dönem 8 – 12 milyar TL piyasa değerinde olması makul kabul edilirken, bu dönemde yılda 40 - 50 milyar TL ciro yaratabilen şirketlerin hala daha 8 – 12 milyar TL piyasa değerinde olmaları elbette makul olmaz. Aynı çarpanlara bile baksak 400 - 500 milyar TL arasında piyasa değerleri bugün için eşdeğer çarpanlar şeklinde görülecektir. Bu nedenle de endeksin seviyesi ve tarihi konumundan ziyade gelecek dönem beklentileri yatırım kararlarına etki etmelidir. Bu anlamda bakıldığında, gelecek döneme dair hedef değerlerimiz hala beklenen enflasyonun ve olası net mevduat getirilerinin üzerinde bir endeks potansiyeli olduğunu gösteriyor. Endekse görece daha yüksek getiri beklediğimiz şirketlerde ise potansiyel getirinin cazibesi daha da yüksek değerlere işaret ediyor."

"HEDEF BÖLGEYE YÖNELİM 2027'DE DAHA BELİRGİNLEŞİR"

Yılın ikinci yarısını küresel de ABD, Avrupa ve Asya şeklinde ayrı ayrı ele aldıklarını, Türkiye'yi de hem makro ekonomik beklentiler hem de Borsa İstanbul geneli, sektörler ve şirketlere yönelik öngörüleri ile değerlendirdiklerini de kaydeden Yenigün "Burada ABD cephesinde ön planda tuttuğumuz ana başlıklarda yaklaşan ara seçimler, Fed'den faiz artırım beklentilerinin giderek yoğunlaşması ve yapay zeka odaklı iş modellerindeki yüksek fiyatlamaları ele alınırken; Avrupa'da harcamaların desteklediği büyüme beklentileri, Asya'da ise bölgesel ayrışmalar dikkate alıyoruz. Türkiye'de enflasyon tarafında yıl sonunda yüzde 30'un altında (%28) TÜFE beklerken, TCMB'nin de politika faizinde sene sonuna kadar 200 baz puan, fakat şu an geçerli olan efektif fonlama oranına göre 500 baz puan indirim yapmasını bekliyoruz. İkinci çeyrekte bu konuda ilk adımlar atılabilir. Borsa İstanbul'da ise 12 aylık değerlememiz 19.800 seviyesine işaret ediyor, fakat bu hedef bölgeye yönelimin 2027'ye doğru veya 2027'nin ilk döneminde daha belirgin olacağını, bu yılın geri kalan kısmında ağırlıklı olarak kademeli yükselişler ve yatay bant hareketlerinin daha etkili olacağını düşünüyoruz" yorumunu yapıyor.

"ABD'DE YAPAY ZEKA BALONU"

ABD'de bir yapay zeka balonu olup olmadığına yönelik değerlendirmelerde bulunan Yenigün, ABD borsalarına son bir yılda dolar bazında yüzde 20-25 arasında ralli yaşatan, şirketler bazında yüzde 100'lere varan getirilerin görüldüğü teknoloji hisselerindeki yükselişin, 1995–2000 arası dönemde yaşanan 'dot.com balonu' ile kıyaslandığını ve bugün de veri merkezleri, altyapı sunucuları ve yarı iletken şirketlerinde bir 'yapay zeka balonu'' yaşanıp yaşanmadığının sorgulandığını hatırlatıyor. Şirketlerin karlılık ve borç yükleri üzerinden bakıldığında, bu karşılaştırmanın haksız olduğunu belirten Yenigün, sözlerine şöyle devam ediyor: "Tahmini fiyat kazanç çarpanları açısından dot.com dönemine yakın çarpanlara gelinmiş olsa da, bugün Nasdaq'ta ağırlığı olan teknoloji şirketlerinin çok daha yüksek hisse başı karlılık ve daha düşük net borç / FAVÖK oranları ile faaliyet gösterdiklerini izliyoruz. Özetle, karşılaştırmaya konu şirketler, dot.com balonu dönemine göre bugün artık 'daha karlı' ve 'daha verimli'. Ek olarak değerleme bazlı baktığımızda da mevcut durumda 26 bin civarında olan Nasdaq Bileşik endeksi için 12 aylık hedef endeks değerleri 32 binlere ve dolar bazında ek yüzde 23 getiri potansiyeline işaret ediyor. Elbette, riskleri de görmezden gelmiyoruz ve iki temel riske vurgu yapıyoruz. İlki, yapa zeka odaklı iş modellerinin son birkaç yılda karlılık ve gelir büyümesine dolar bazında yüzde 50'leri aşan çok ciddi katkıları olmasına karşın, ilerleyen dönemde bu oranlarda büyümenin devam etmesi mümkün değil. Bu nedenle mevcut tahminler iyimser kalabilir ve aşağı revizyonlar görebiliriz. İkinci olarak, teknoloji şirketleri yapısı itibariyle yaşam döngülerinin ilk yıllarında değil, olgunluk dönemlerinde yüksek nakit yaratımı sergileyen şirketlerdir. Bu durum, hedef hisse fiyatlarının kritik değerleme parametrelerinden biri olan iskonto faktörüne yüksek hassasiyet sergilemesine neden olur. Fed'den faiz artırımlarının başlaması halinde, değerlemelerde hızlı aşağı revizyonlar görebiliriz. Bu iki nedene dayanarak, ABD'de bir yapay zeka balonu olduğunu düşünmesek de 2Y26'da teknoloji şirketlerine yönelik fiyatlama ortamının daha riskli ve kırılgan olacağını öngörüyoruz. Bir düzeltme gelebilir, fakat bu bir balonun patlaması şeklinde olmayacaktır. Olası bir sert satış dalgası ise küresel borsaları da belirgin şekilde huzursuz edecektir."

Yenigün, tüm bu veriler ışığında mevcut koşullarda değerleme bazlı bakıldığında potansiyel sunan ve uygun seviyelerde uzun vadeli portföylerde yer verilebilmek amacı ile TSKB, İş Bankası, Garanti BBVA, Astor Enerji, Şok Marketler, Ford Otosan, Koç Holding, Sabancı Holding, Mavi Giyim, Türkiye Sigorta, Ülker, Tav Havalimanları, Çimsa, Arçelik, Tüpraş, MLP Sağlık Hizmetleri, Migros, Doğuş Otomotiv, Turkcell, Tofaş Otomobil Fabrikaları, Pegasus Hava Taşımacılığı, Türk Hava Yolları ve Şişe Cam

hisselerinin takip edilebileceğini söylüyor.

"THY GÜÇLÜ FİNANSAL PERFORMANS SERGİLİYOR"

Deniz Yatırım, geçtiğimiz hafta Türk Hava Yolları yönetimiyle gerçekleştirilen toplantının ardından, şirketin 2026 yılının ikinci çeyreğinde güçlü operasyonel ve finansal performans sergilediğini ifade etti.

Artan jeopolitik risklere rağmen THY'nin stratejik konumu, esnek filo yapısı ve Asya odaklı büyüme stratejisi sayesinde rakiplerine göre avantaj elde ettiğini vurgulayan Deniz Yatırım, "THY'nin 2026 ikinci çeyrekte 7.1 milyar dolar satış geliri ve 879 milyon dolar FAVÖK açıklamasını bekliyoruz. Bu rakamlar yıllık bazda yaklaşık yüzde 18 gelir büyümesine işaret ediyor. Yolcu gelirlerinin yüzde 15 artışla 5.7 milyar dolara ulaşmasını, kargo gelirlerinin ise 1.2 milyar dolara yaklaşmasını öngörüyoruz" açıklamasını yaptı.

THY'nin özellikle Asya pazarındaki büyüme stratejisinin olumlu sonuçlar verdiğini belirten Deniz Yatırım, "Körfez merkezli hava yolu şirketlerinden alınan geçici pazar payı da büyümeyi destekliyor.

Kargo operasyonlarında artan hacim ve yükselen birim gelirler; gelir büyümesine önemli katkı sağlıyor. Güçlü gelir performansına rağmen yükselen yakıt maliyetleri ise kârlılık üzerinde baskı oluşturuyor.

2025'in ikinci çeyreğinde ortalama 66.7 dolar seviyesinde bulunan Brent petrol fiyatı, 2026'nın aynı döneminde 96.7 dolara yükseldi. Bu nedenle şirketin yakıt giderlerinde yıllık bazda çok güçlü bir artış yaşanması bekleniyor. Ancak gelirlerdeki yükseliş sayesinde bu baskı önemli ölçüde dengelendi.

THY hisseleri için 12 aylık hedef fiyatı 404.90 TL seviyesinde koruyoruz. Hisse önerisini ise daha önce 'al' seviyesinden 'gözden geçiriliyor' seviyesine revize ettik. Mevcut jeopolitik gelişmelerin ardından THY'nin gelir beklentilerinde yukarı yönlü revizyon ihtiyacı ortaya çıktı. Buna karşın FAVÖK beklentileri büyük ölçüde korunabilir. 2026 yılı tahminlerimize göre Türk Hava Yolları'nın yıl sonunda 25.6 milyar dolar satış geliri, 5.1 milyar dolar FAVÖK ve 2.6 milyar dolar net kâr açıklamasını bekliyoruz" değerlemesini yaptı.

"AKSA ENERJİ'Yİ PORTFÖYÜMÜZE DAHİL ETTİK"

Garanti BBVA Yatırım, geçen hafta, model portföyünde güncellemeye giderek Aksa Enerji'yi portföye dahil ettiğini açıkladı. Kurum, son portföy güncellemesinin ardından model portföyün BİST- 100 endeksinin yüzde 3 gerisinde performans gösterdiğini belirterek hisseye yönelik şu değerlendirmeyi yaptı: "Aksa Enerji'nin büyüme hikâyesinin temelini, mevcut 3.493 MW seviyesindeki kurulu gücün Türkiye'deki yenilenebilir enerji yatırımları ile Afrika projelerinin katkısıyla 2028 yılında 5,2 GW seviyesine ulaşması oluşturuyor. Aynı dönemde şirketin FAVÖK' ünün 315 milyon dolardan 660 milyon dolara yükselmesi bekleniyor.

Aksa Enerji için hedef fiyatı 108 TL'den 129.4 TL'ye yükselttik ve hisseye yönelik tavsiyemizi 'endeks üzeri getiri" olarak güncelledik.

Türkiye'de toplam 941 MW büyüklüğündeki güneş, rüzgâr ve depolama projelerinin 2027 yılından itibaren YEKDEM katkısıyla finansallara daha belirgin şekilde yansıması bekleniyor. Öte yandan Kazakistan'da devreye alınan Kızılorda santralinin yıllık yaklaşık 60 milyon dolar FAVÖK katkısı sağlaması beklenirken, Senegal, Burkina Faso ve Gabon'da devam eden projelerin de önümüzdeki yıllarda şirketin operasyonel kârlılığını desteklemesi öngörülüyor. Aksa Enerji'nin 2026 yılında FAVÖK' ünü dolar bazında yüzde 26 artırarak 396 milyon dolara çıkaracağını, yeni hedef fiyatın mevcut seviyelere göre yaklaşık yüzde 52 yükseliş potansiyeli sunduğunu değerlendiriyoruz."

Serhan YENİGÜN/ Tacirler Yatırım Araştırma Müdürü

"MLP Sağlık, 2026'ya beklentileri aşan performansla devam ediyor"

MLP SAĞLIK: MLP Sağlık, operasyonel açıdan 2026'ya beklentileri aşan güçlü bir performansla devam ederken, yılın geri kalanında da destekleyici fiyatlama ortamı ve süren verimlilik kazanımlarının karlılığı koruyacağını değerlendiriyoruz. 1Ç26 sonuçlarının marj toparlanmasının kalıcılığını teyit ettiğini düşünüyor ve 2Y26'da hekimlerin bordroya alınmasının marjlarda bir miktar daralmaya yol açmasını beklesek de, bunun büyük ölçüde öngörülen ve fiyatlanan bir gelişme olduğunu, orta vadeli görünümü değiştirmediğini değerlendiriyoruz. 2026 FAVÖK marjının geçen yıl seviyelerinde ve yapısal olarak güçlü kalacağını değerlendiriyoruz. 2Ç26'da da ciroda reel büyümenin sürdüğünü, FAVÖK'te ise yüzde 15'e yakın reel büyüme görülebileceğini değerlendiriyoruz. Yıl sonuna kadar devreye girmesi planlanan iki yeni hastane katalist olacak: Bursa (150 yatak) ve Çanakkale (80 yatak). 2027 sonu–2028 başında ise Ataşehir ve Ankara'da toplamda 400 yatağa ulaşabilecek açılışlar planlanıyor. Şirketin 4–5 yıllık dönemde 8–10 hastane açma hedefi sürerken, organik büyümeye ek olarak inorganik tarafın da gündemde olduğunu; nitekim 2024'te 3, 2025'te 2 hastanenin devralındığını hatırlatıyoruz. 2025'te açılan İstanbul hastanelerinin olgunlaşma süreci de hacim ve operasyonel kaldıraca katkı sağlamaya devam ediyor. ML Sağlık için 12 aylık pay başına hedef fiyatımızı 619 TL ve yüzde 50 yükseliş potansiyeline işaret etmektedir.

TURKCELL: Turkcell'i 5G'de frekansların yüzde 40'ına ve en yakın rakibine kıyasla yüzde 25 daha yüksek kapasiteye sahip olmasının yarattığı uzun vadeli rekabet avantajı, dijital iş servisleri ve veri merkezi/bulut tarafındaki yapısal büyüme (Google Cloud hyperscale ortaklığı), geçen yıla göre rasyonelleşen mobil rekabet ortamının fiyatlama gücüne sağlayacağı destek ve yoğun yatırım yılına rağmen 0.42 net borç/FAVÖK ile korunan sağlam bilançosu nedeni ile beğeniyoruz. Bunları kısaca maddelersek, devreye alınan. Geçen yıl rakip operatörün pazarda ikinciliğe oturma stratejisi kaynaklı verdiği agresif tekliflerin geride kaldığını ve pazarın bir miktar rasyonelleştiğini düşünüyoruz. Her iki operatörün de 5G kaynaklı ağır yatırım döngüsünde olması nedeniyle bu yavaşlamanın süreceğini öngörüyor; bunu Turkcell açısından faturalı abone kazanımını koruyarak fiyatlama gücünü destekleyecek bir unsur olarak görüyoruz. 1Ç26'da 661 bin faturalı net abone kazanımı (son 14 çeyreğin en güçlüsü), yüzde 81 faturalı abone payı, yüzde 1.6'ya gerileyen churn ve pozitif MNT performansı bu görünümü teyit ediyor. Buna karşın mobil ARPU yıllık yatay seyretti, segment bazlı yapılan zamların gecikmeli yansıması nedeniyle 2Ç–3Ç'de ARPU'da belirgin bir pozitiflik beklemiyor, etkinin daha çok yıl sonuna doğru görüleceğini düşünüyoruz. Şirketin yıl sonu reel gelir büyümesi hedefi yüzde 5-7 olmakla birlikte, mobil faturalı ARPU'daki yavaşlama ve yıl sonu TÜFE görünümü dikkate alındığında büyümenin bu bandın alt tarafında kalabileceğini öngörüyoruz. Ekim 2025'te kazanılan 5G lisansının ilk taksiti, KDV'nin tamamı peşin ödendiği için 1Ç26'da 653 milyon dolarlık bir nakit çıkışı yaratmıştı. Bir sonraki taksit son çeyrekte ödenecek. Bu nedenle yaz aylarında 5G kaynaklı ek bir nakit çıkışı veya borçlanma ihtiyacı doğmayacağını, bu çeyreklerin operasyonel nakit yaratımının 5G yükü olmadan serbest nakit akışına dönerek nakit metriklerini olumlu etkileyeceğini düşünüyoruz. Mart ayında sağlanan 1 milyar dolarlık Murabaha sendikasyonunu da, zorunluluktan ziyade iyi koşullarda borçlanma ve İslami finansmana yönelme stratejisinin bir parçası olarak okuyoruz. Ek olarak, önceki çeyreklerde TOGG tarafından gelen zararlara karşılık bu çeyrek pozitif katkı kaydettiğini belirtelim. Turkcell için 12 aylık hedef fiyatımızı pay başına 148 TL ile yüzde 41 getiri potansiyeline işaret ediyor.

THY: Türk Hava Yolları, 2026 yılının ilk yarısında jeopolitik riskler, Orta Doğu hatlarındaki zayıflama ve maliyet baskılarına rağmen yolcu trafiğini korumayı başardı. İran-İsrail gerilimi ve bölgesel güvenlik riskleri özellikle Orta Doğu operasyonları üzerinde baskı yaratırken, şirketin geniş uçuş ağı, coğrafi çeşitliliği, güçlü dış hat yapısı ve kargo operasyonlarının katkısı toplam performansı dengeledi. Mayıs ayında yolcu sayılarının güçlü seyretmesi, doluluk oranındaki iyileşme ve kargo hacmindeki artış, THY'nin sektör içinde daha dayanıklı bir konumda olduğunu gösteriyor. İkinci çeyrek finansalları henüz açıklanmamış olsa da, Nisan-Mayıs trafik verileri yolcu sayısı ve doluluk oranı tarafında dayanıklı görünümün korunduğuna işaret ediyor. Yılın ikinci yarısında THY'nin ana belirleyicileri yaz sezonu talebi, Orta Doğu kaynaklı rota baskısının seyri, yakıt maliyetleri, birim giderlerdeki artış ve doluluk oranlarının korunup korunamayacağı olacaktır. Jeopolitik risklerde olası normalleşme, özellikle Orta Doğu bağlantılı hatlarda ve yatırımcı algısında destekleyici olabilir. Bununla birlikte finansallara yansımanın daha kademeli gerçekleşmesini bekliyoruz. Uzun vadede ise şirketin 2033 stratejisi, filo büyümesi, yeni nesil uçak yatırımları, İstanbul'un küresel aktarma merkezi rolü ve Turkish Cargo'nun ölçek avantajı, THY'nin büyüme hikayesini desteklemeye devam ediyor. THY için mevcut hedef fiyatımız 414.00 TL ile yüzde 22 getiri potansiyeline işaret ediyor. Ancak 2Ç26 sonuçları ardından hedef fiyatımızda yukarı yönlü revizyona gideceğimizi düşünüyoruz.

Yapı Kredi Hollanda 30 yaşında

1996 yılından bu yana Hollanda finans ekosisteminin bir parçası olan Yapı Kredi Hollanda, 30 yaşında.

Yapı Kredi Hollanda olarak 30 yıldır Hollanda finans sisteminin güçlü ve güvenilir oyuncularından biri olmanın gururunu yaşadıklarını belirten Yapı Kredi Hollanda Genel Müdürü Pınar Salcı "Sağlam bilançomuz, disiplinli risk yaklaşımımız ve köklü kurumsal mirasımız sayesinde müşterilerimizin tasarruflarını güvenle değerlendirmelerine destek olurken; şirketlerin uluslararası ticarette ve yatırım finansmanında ihtiyaç duyduğu finansal çözümleri de bütüncül bir bakış açısıyla sunuyoruz. Bizim için Yapı Kredi Hollanda, yalnızca bir banka değil; Türkiye ile Avrupa arasında güvene, deneyime ve sürdürülebilir büyümeye dayanan güçlü bir köprü." dedi.

Yapı Kredi Hollanda'nın, Türkiye'de üretim yaparak yurt dışına açılmak isteyen şirketlere sunduğu çözümler ve yurt dışında yatırım yapan firmalara sağladığı finansmanla, özellikle Avrupa pazarına erişim, ticaretin ve yatırımın finansmanı ile operasyonel süreçlerin yönetimi alanlarında önemli bir rol üstlendiğine dikkat çeken Salcı,

bu alandaki yaklaşımlarını şu sözlerle aktardı: "Türkiye'nin üretim gücünün Avrupa pazarlarıyla buluşmasında finansal kurumlara önemli bir sorumluluk düşüyor. Yapı Kredi Hollanda olarak biz, Türkiye'de üretip dünyaya açılmak isteyen şirketlerin ihtiyaçlarını yakından tanıyor; yerel regülasyonlara uyum, finansal risk yönetimi, nakit akışı ve operasyonel süreçler gibi kritik alanlarda müşterilerimize rehberlik ediyoruz. Avrupa'nın kalbinde yer alan Hollanda'daki konumumuz, bize hem Türkiye'den dünyaya açılan şirketler hem de Türkiye ile ticaret yapmak isteyen uluslararası kurumlar için stratejik bir avantaj sağlıyor."

Yapı Kredi Hollanda'nın yalnızca Türkiye bağlantılı ticaret akışlarında değil, uluslararası iş dünyasının farklı ihtiyaçlarında da çözüm ortağı olarak konumlandığını vurgulayan Salcı, "Bugün hizmet modelimiz, belli bir müşteri grubuyla sınırlı değil. Bizim faaliyet alanımız Hollanda'da yaşayan bireylerden Avrupa'da faaliyet gösteren şirketlere, Türkiye ile ticaret yapan kurumlardan uluslararası yatırım ile büyüme hedefi olan firmalara kadar geniş bir yelpazede. Ayrıca özel bankacılık alanındaki faaliyetlerimizle de çok kültürlü bir müşteri tabanına hizmet veriyoruz. Bu çeşitlilik, Yapı Kredi Hollanda'nın en önemli güçlerinden biri" dedi.

Salcı, tasarruf ürünlerine ilişkin olarak, "Yapı Kredi Hollanda olarak tasarruf ürünlerimizi yalnızca belirli bir kitleye değil, Hollanda'da birikimlerini güvenilir, rekabetçi ve erişilebilir bir yapıda değerlendirmek isteyen tüm müşterilerimize sunuyoruz. Faiz politikamızı Avrupa Merkez Bankası'nın para politikasıyla uyumlu şekilde şekillendiriyor; riskleri dengeli biçimde yönetirken müşterilerimize piyasa koşullarına uygun, sürdürülebilir getiri imkânı sağlıyoruz. Güven, erişilebilirlik ve şeffaflık, bireysel bankacılık yaklaşımımızın merkezinde yer alıyor" ifadelerini kullandı.

Salcı, dijitalleşmenin bankacılığın geleceğindeki belirleyici rolüne de dikkat çekerek şunları söyledi: "Müşterilerin beklentileri hızla değişiyor. Bugün bankacılıkta güven kadar hız, kolaylık ve erişilebilirlik de belirleyici hale geldi. Biz de Yapı Kredi Hollanda olarak teknoloji yatırımlarımızla müşterilerimize daha hızlı, daha kolay ve daha erişilebilir bir bankacılık deneyimi sunmaya devam ediyoruz. Dijitalleşmeyi yalnızca operasyonel bir dönüşüm değil, müşteri deneyimini güçlendiren stratejik bir alan olarak görüyoruz."

BORSA ŞİRKETLERİNDE NELER OLDU?

PETKİM: Petkim, Master Plan kapsamında Pre-FEED aşamasının tamamlandığını ve FEED sürecine geçiş hazırlıklarının başladığını açıkladı. Nihai hakim ortak SOCAR ile Technip Energies Italy arasında MFSC teknolojisinin lisanslanması ve FEED hizmetlerine yönelik iyi niyet anlaşması imzalanırken, FEED çalışmalarına 2026'nın 3. çeyreğinde başlanması planlanıyor.

SABANCI HOLDİNG: Sabancı Holding, 2Ç26 finansallarını 12 Ağustos tarihinde açıklayacağını duyurdu.

VESTEL: Şirket, yurt dışı tahvillerine ilişkin stratejik alternatiflerin değerlendirilmesi ve sürdürülebilir bilanço yapısının oluşturulması amacıyla bir finansal danışman atadı.

ONUR TEKNOLOJİ: Şirket, 661.2 bin dolar tutarında ilave sipariş aldı.

SDT UZAY VE SAVUNMA: Şirketin bağlı ortaklığı, yaklaşık 1.3 milyon dolar tutarında sipariş aldı.

FORTE BİLGİ İLETİŞİM: Şirket, 18.9 milyon TL bedelli ihale için sözleşmeye davet edildiğini açıkladı.

KALEKİM: Şirket, Kenya'da yerel üretim ve pazarlama faaliyetleri için kurulan Kalekim East Africa'nın yüzde 50 hissesini 1.6 milyon dolar bedelle satın aldığını, tamamını konsolide edeceğini açıkladı.

VAKKO: Şirket, Uşak'taki GES projesi kapsamında arsa bölünmesi onayının alındığını ve proje sürecinin devam ettiğini açıkladı.

PRİZMA PRESS MATBAACILIK: Şirket, Silivri'deki tesisini ilişkili tarafa 370 milyon TL bedelle satma kararı aldı. İşlem için 25.49 TL ayrılma hakkı doğdu.

TÜRK İLAÇ SERUM: Şirket, Turkfleks markalı ürünlerinin Azerbaycan'da ruhsat alarak serbest satış hakkı kazandığını açıkladı.

BIOTREND ÇEVRE VE ENERJİ: Ziraat Portföy fonları, ortalama 18.40 TL fiyattan 74.5 milyon adet pay alarak şirketteki toplam payını yüzde 18.77'ye yükseltti.

BİM: Şirket, pay geri alım programı kapsamında 300 bin adet pay geri aldığını ve şirketin sahip olduğu BIMAS paylarının sermayenin yaklaşık yüzde 1.25'ine ulaştığını açıkladı.

ALTINKILIÇ GIDA: Tera Portföy fonları, net 414.6 bin adet pay alımıyla şirketteki payını yüzde 9.70'ten yüzde 10.07'ye yükseltti.

PEKER GMYO: Tera Portföy fonları, net 42.81 milyon adet pay alımıyla şirketteki payını yüzde 24.23'ten yüzde 25.08'e yükseltti.

TERA PORTFÖY: Tera Portföy fonları, net 16.37 milyon adet pay alımıyla şirketteki payını yüzde 24.35'ten yüzde 25.17'ye yükseltti.

DESTEK FİNANS FACTORİNG: Tera Portföy fonları, net 1.93 milyon adet pay satışıyla şirketteki payını yüzde 5.26'dan yüzde 4.68'e düşürdü.

ÖZATA DENİZCİLİK: Özata Denizcilik, 20 Ocak 2026'da imzaladığı 3.7 milyon dolar tutarındaki üç adet gemi tamir, bakım ve onarım sözleşmesi kapsamındaki işleri tamamlayarak ilave müşteri talepleriyle nihai sözleşme tutarının 4.25 milyon dolara yükseldiğini açıkladı.

ARD YAZILIM: Ard Yazılım, son kullanıcısı kamu tüzel kişisi olan bir proje kapsamında özel bir şirketten KDV dahil 3.5 milyon euro tutarında sipariş aldığını açıkladı.

LİNK BİLGİSAYAR: Link Bilgisayar, İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü ile bir proje kapsamında KDV dahil 24.0 milyon TL bedelli sözleşme imzaladığını açıkladı.

ÇELİK HALAT: Şirket, pay devri sonrası zorunlu pay alım teklifi fiyatının 19.53 TL olarak güncellendiğini, pay devrine ilişkin diğer süreçlerde ise değişiklik olmadığını açıkladı.

ESCAR FİLO: Şirket, Bulls Yatırım Holding bünyesinde birleşme kararı aldığını, birleşme oranının uzman raporuyla belirleneceğini ve ayrılma hakkı fiyatının 48.37 TL olarak hesaplandığını açıkladı.

ASTOR ENERJİ: Şirket, ABD'de 42.5 milyon dolar (1.99 milyar TL) tutarında güç transformatörü tedarik sözleşmesi imzaladığını, teslimatların 2027 yılında tamamlanmasının planlandığını açıkladı. Öte yandan Astor, 2025 yılı karından pay başına 2.19 TL brüt temettü dağıtma kararı aldı. Teklif edilen hak kullanım tarihi 10 Ekim olarak açıklandı.

CVK MADEN: Şirket, bağlı ortaklığının MAPEG ihalesiyle kazandığı iki polimetal arama ruhsat sahasının devir işlemlerini tamamladığını açıkladı.

SASA: Şirket, 5.46 milyar TL tutarındaki tahsisli sermaye artırımının ardından esas sözleşme değişikliği için SPK'ya başvurduğunu açıkladı.

ENDA ENERJİ HOLDİNG: Şirket, yüzde 74.5 bağlı ortaklığı Egenda Ege Enerji'nin sermayesini iç kaynaklardan 210 milyon TL'den 1.1 milyar TL'ye yükselttiğini açıkladı.

TERA YATIRIM MENKUL DEĞERLER: Şirket, A grubu pay sahibi olan gerçek bir kişi ortağın sahip olduğu 6.21 milyon adet A grubu payın devri için SPK'ya başvuru yapıldığını açıkladı.

TÜRK ALTIN İŞLETMELERİ: Şirket, 1.95 milyon adet pay geri aldığını, geri alınan toplam pay sayısının 9.25 milyon adede (sermayenin %2,63'ü) ulaştığını açıkladı.

THY: Şirket, haziran ayı yolcu istatistiklerini açıkladı. Buna göre,

Haziran ayı toplam yolcu sayısı yıllık bazda yüzde 1.6'lık sınırlı geri çekilme ve bir önceki aya göre yüzde 2.4'lük sınırlı iyileşmeyle 8.1 milyon kişi olarak gerçekleşti. Haziran ayında yurt içi toplam yolcu sayısı yıllık bazda yüzde 6.9 azalışla, toplam yolcu sayısındaki baskının ana nedeni oldu. Yurt dışı yolcu sayısı ise geçen yılın aynı ayına göre yüzde 1.5 artış kaydetti.

Yolcu doluluk oranı Haziran 2026 döneminde 2025 yılının aynı dönemine göre 2.3 puan artarak yüzde 84,5 olarak gerçekleşti.

EBEBEK: Ebebek, Türkiye'de mağaza ve e-ticaret kanallarından satılan toplam ürün adedinin Haziran 2026'da yıllık bazda yüzde 17 artışla 10.7 milyona ulaştığını açıkladı. Yılın ilk 6 ayında satılan toplam ürün adedi ise yıllık yüzde 21 artışla 60.8 milyon oldu.

ODINE TEKNOLOJİ: Odine Solutions, Orta Doğu pazarına yönelik bulut tabanlı telekomünikasyon, dijital dönüşüm ve sistem entegrasyonu çözümlerinin pazarlanması ve sunulması amacıyla Huawei Cloud ile iş ortaklığı sözleşmesi imzaladığını açıkladı.

TÜRKİYE SİGORTA: Türkiye Sigorta, 2026 yılının ilk altı ayında 94.2 milyar TL brüt prim üretimi gerçekleştirdiğini ve brüt prim üretiminin geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 30 arttığını duyurdu.

LDR TURİZM: Şirket, geçen hafta pay başına yaklaşık 0.04 TL brüt temettü dağıttı.

PANELSAN ÇATI CEPHE: Şirket, geçen hafta pay başına yaklaşık 0.69 TL brüt temettü dağıttı.

AKSİGORTA: Şirket, haziran ayı brüt prim üretimini açıkladı. Buna göre, haziran ayı prim üretimi yıllık bazda yüzde 70, bir önceki aya göre yüzde 10 artışla 3.7 milyar TL olarak gerçekleşti.

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK: Şirket, haziran ayı brüt prim üretimini açıkladı. Buna göre, haziran ayı prim üretimi yıllık bazda yüzde 51, bir önceki aya göre yüzde 17 artışla 2.2 milyar TL olarak gerçekleşti.

ANADOLU SİGORTA: Şirket, haziran ayı brüt prim üretimini açıkladı. Buna göre, haziran ayı prim üretimi yıllık bazda yüzde 7, bir önceki aya göre yüzde 2 artışla 8.2 milyar TL olarak gerçekleşti.

ZORLU ENERJİ: Şirketin bağlı ortaklığı, Tekkehamam II JES Projesi kapsamında tesis edilen idari işlemin iptali istemiyle Ankara 18. İdare Mahkemesi'nde dava açtı.

JANTSA JANT SANAYİ: Şirket, 93.3 bin adet pay geri aldığını, geri alınan toplam pay sayısının 810.4 bin adede (sermayenin %0,12'si) ulaştığını açıkladı.

LOGO YAZILIM: Şirket, 139 bin adet pay geri aldığını, geri alınan toplam pay sayısının 2.27 milyon adede (sermayenin %2,39'u) ulaştığını açıkladı.

BİZE ULAŞIN