HÜLYA GENÇ SERTKAYA/ En düşük emekli aylığını 20 bin liradan 23 bin 552 liraya yükseltilen, istihdamı destekleyen teklif Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Plan ve Bütçe Komisyonu'nun gündeminde. Yeni düzenleme, turizm sektöründe istihdamı korumak amacıyla geçici sigorta prim desteği mekanizması getiriyor. İmalat sanayinde 31 Aralık 2026'da sona erecek olan istihdam teşviklerinin süresini 31 Aralık 2028'e uzatıyor. Teklifle siber savunma yetkileri tek çatı altında toplanıyor. Sinema destekleri yalnızca genel bütçe ödeneklerine bağımlı kalmaksızın, döner sermaye imkanlarıyla sürekli, hızlı ve sürdürülebilir bir finansman yapısına kavuşturuluyor. Devlet memurlarının atama şartları, unvan hiyerarşisine yönelik düzenlemeler içeren teklifle, PTT'nin yeni istihdam modeline yönelik düzenlemelere gidiliyor.
İSTİHDAM KORUNACAK
Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşmeleri bu hafta (14 Temmuz'da) TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda başlayacak. TBMM yasama çalışmalarına ara vermeden çıkarılması planlanan düzenlemelerden biri olan teklif yürürlük ve yürütmeyle birlikte 30 maddeden oluşuyor. Teklifin öne çıkan bazı maddelerini derledik.
Teklifle imalat sanayi ve turizm sektöründe istihdamın korunması ve artırılmasına yönelik düzenlemelere gidiliyor. İşsizlik Sigortası Kanunu'nda değişiklik yapılan teklifle, imalat sanayinde 31 Aralık 2026'da sona erecek olan istihdam teşviklerinin süresi 31 Aralık 2028'e kadar uzatılıyor. Etki analizine göre; Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile ilgili ve bağlı kuruluşlarınca imalat sanayii sektörlerinde çalışan sigortalılara ilişkin olarak uygulanacak teşvik ve destekler kapsamında 2026'da toplam 51 milyar lira, 2027'de 62 milyar lira ve 2028'de 75 milyar lira olmak üzere toplam 188 milyar lira kullanılması öngörülüyor.
İşsizlik Sigortası Kanunu'na eklenen geçici 36. madde ile turizm sektöründeki istihdam yapısını korumak amacıyla geçici bir sigorta primi desteği mekanizması ihdas ediliyor. Komşu ülkelerdeki siyasi gelişmeler, çatışmalar ve güvenlik riskleri sebebiyle turizm tesislerinin doluluk oranlarında yaşanan düşüş ve artan maliyet baskısı dikkate alınarak; Kültür ve Turizm Bakanlığı belgesi olan konaklama tesislerine 2026 yılı mayıs-aralık döneminde, bildirdikleri sigortalıların prim gün sayısı üzerinden günlük 116,67 lira (aylık yaklaşık 3 bin 500 lira) prim desteği mahsup yoluyla sağlanacak. Etki analizine göre, 2026 yılı mayıs-aralık döneminde toplam 1 milyon 733 bin 147 sigortalı üzerinden yaklaşık 5.36 milyar lira harcama yapılacağı hesaplanıyor.
EN DÜŞÜK EMEKLİ MAAŞI 23 BİN 552 LİRAYA ÇIKIYOR
Teklifle, yaşlılık, malullük, ölüm aylığı almakta olan emeklilere ve hak sahiplerine dosya bazında 20 bin lira olarak öngörülen en düşük aylık ödeme tutarının, temmuz ayı ödeme döneminden itibaren 2026 yılı ocak-haziran dönemi için Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan en son temel yıllı tüketici fiyatları genel indeksindeki değişim oranı (yüzde 17.76) kadar artırılarak 23 bin 552 liraya yükseltiliyor.
Etki analizine göre, mevcut durumda gelir ve aylık ödenen yaklaşık 17 milyon kişi bulunuyor. 2026 yılı haziran ayı itibarıyla 20 bin lira alt sınır aylığı altında aylık ödenen kişi sayısı yaklaşık 4.9 milyon kişi. Yeni düzenlemeden yaklaşık 5.1 milyon kişinin yararlanması bekleniyor. Yapılan düzenlemenin maliyetinin 2026'nın ikinci altı ayı için 79 milyar lira olması öngörülüyor.
Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 81. maddesinde değişiklik yapılan teklifle, Hazine tarafından Sosyal Güvenlik Kurumu'na (SGK) aktarılan mali transfer kalemleri sadeleştiriliyor. Mevcut sistemde SGK nakit açıkları merkezi yönetim bütçesinden "devlet katkısı" ve "açık finansmanı" olmak üzere iki farklı hat üzerinden yürütülüyor. Bu düzenlemeyle bütçe kalemlerinin izlenebilirliği ve değerlendirme süreçlerinin etkinliğinin artırılması amaçlanıyor. 2025'te SGK'ya devlet katkısı olarak 888.7 milyar lira, açık finansmanı olarak 75 milyar lira olmak üzere toplam 963.7 milyar lira hazine yardımı yapılmıştı.
SİBER SAVUNMA YETKİLERİ TEK ÇATIDA TOPLANIYOR
Teklife göre internet alan adlarına ilişkin strateji ve politika belirleme ile düzenleme yapma yetkisi Siber Güvenlik Başkanlığı'na veriliyor. Gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Siber Güvenlik Başkanlığı, güvenlik ve istihbarat kurumlarının talebi üzerine veya resen tedbir belirleyebilecek; bu tedbirler işletmecilere, erişim sağlayıcılara, veri merkezlerine ve ilgili içerik ve yer sağlayıcılara bildirilerek en geç iki saat içinde yerine getirilecek, karar 24 saat içinde sulh ceza hakiminin onayına sunulacak. Siber Güvenlik Başkanlığı, yükümlülüğünü yerine getirmeyenlere ihlal başına 20 bin liradan 100 bin liraya kadar idari para cezası verebilecek. Cezalar 6183 sayılı Kanun hükümlerine tabi olarak tahsil edilecek, Siber Güvenlik Başkanlığı kararlarına karşı yetkili idari mahkemede dava açılabilecek ve bu davalar öncelikli işlerden sayılacak.
Teklifle, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'ndan (BTK) Siber Güvenlik Başkanlığı'na devredilen stratejik yetki ve görevlerin icrasında herhangi bir yönetim zafiyeti oluşmaması için kapsamlı bir geçiş çerçevesi çiziliyor. BTK bünyesinde bulunan münhasır siber güvenlik odaklı veri merkezleri, teknik bilişim altyapıları, siber istihbarat sistemleri, araç, gereç ve ekli listedeki taşınmazlar üç ay içinde bedelsiz olarak Siber Güvenlik Başkanlığı'na devredilecek.
Siber Güvenlik Başkanlığı'nın kurulmasıyla birlikte mevzuattaki yetki karmaşasını ve mükerrerliği ortadan kaldırmak amacıyla; Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu, İnternet Kanunu, Elektronik Haberleşme Kanunu ve Siber Güvenlik Kanunu'nda eşzamanlı uyum değişiklikleri hayata geçiriliyor.
BTK'ya konjonktürel olarak yüklenen tüm siber savunma, alan adı yönetimi, internet altyapı denetimi ve telekomünikasyon yoluyla yasal iletişimin tespiti/analizi yetkileri Siber Güvenlik Başkanlığı çatısı altında toplanıyor. Ayrıca 5651 sayılı Kanun'daki "trafik bilgisi" tanımına "kaynak ve hedef" ibaresi eklenerek milli siber tehdit istihbaratının teknik ve algoritmik ağ analiz kapasitesi yasal altyapıya kavuşturuluyor.
SİNEMA FONU BÜYÜTÜLÜYOR
Teklifle, sinema desteklerinin yalnızca genel bütçe ödeneklerine bağımlı kalmaksızın, döner sermaye imkanlarıyla sürekli, hızlı ve sürdürülebilir bir finansman yapısına kavuşturulması hedefleniyor. 2252 sayılı Kültür Bakanlığı Döner Sermaye Kanunu'nun 3. maddesinde yapılan değişiklikle, 5224 sayılı Sinema Filmlerinin Değerlendirilmesi ve Sınıflandırılması ile Desteklenmesi Hakkında Kanun kapsamında kurul ve komisyonlarca uygun görülen sinema sektörü desteklerinin Kültür ve Turizm Bakanlığı döner sermayesinin kullanım alanına dahil edilmesi amaçlanıyor. Kanun'un 5. maddesine eklenen bentler ile döner sermaye gelir kalemi genişletiliyor. Bu doğrultuda, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamında Bakanlığa yapılacak başvurulardan tahsil edilecek hizmet bedelleri ile koşullu erişim sağlayan medya hizmet sağlayıcıları ve internet platform işletmecilerinden sinema sektörü için kesilecek yüzde 2'lik payların doğrudan Bakanlık döner sermaye hesabına gelir kaydedilmesi yasal güvenceye kavuşturuluyor. Etki analizine göre buradan 2026 yılı için yaklaşık 635 milyon lira gelir hesaplanıyor. Ayrıca koşullu erişim sağlayan medya hizmet sağlayıcı kuruluşlar ile internet platform işletmecilerinin net satış tutarlarından alınacak yüzde 2'lik pay ile yıllık 417.1 milyon lira ilave gelir sağlanması öngörülüyor.
Sinema Filmlerinin Değerlendirilmesi ve Sınıflandırılması ile Desteklenmesi Hakkında Kanun'un 11. maddesine eklenen fıkra ile koşullu erişim sağlayan medya hizmet sağlayıcıları ile internet platform işletmecilerinin yıllık net satışlarının yüzde 2'sinin sinema desteklerine aktarılması suretiyle öngörülebilir ve sürdürülebilir bir finansman yapısının oluşturulması, dijital platform gelirlerinin içerik üretimine geri dönmesinin sağlanması ve sinema sektörü için dengeli bir katkı mekanizmasının tesis edilmesi amaçlanıyor.
Bu arada Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'nca verilecek her türlü yetki belgesi, işletme ruhsatı, lisans, tescil ve muayene belgeleri ile sunulacak her türlü teknik test, kontrol, gemi sürveyi, denizdibi tarama ve mesleki eğitim hizmetlerinin ücretlerinin Bakanlık döner sermaye işletmesi hesaplarına yatırılması hüküm altına alınıyor.
KIDEM ŞARTI 10 YILA ÇIKARILIYOR
Teklifle, devlet memurlarının atama şartları, unvan hiyerarşisine yönelik düzenlemelere gidiliyor. Teklife göre, Devlet Memurları Kanunu'nun 68/B maddesinde yapılan düzenlemeyle, kamu yönetimindeki hiyerarşik yapı ve unvan yeknesaklığı güçlendiriliyor. Memur statüsündeki daire başkanı ve dengi idareci kadrolarına atanabilmek için aranan kıdem şartı 5 yıldan 10 yıla çıkarılarak hiyerarşik denge tahkim ediliyor.
2 bin 500 daire başkanı kadrosu ile bu kadrolara denk yönetici kadrolarına ve bin 182 adet bakanlık il müdürleri ve bölge müdürleri kadro, pozisyon ve görevlerine yapılacak atamalara ilişkin yapılan bu düzenlemenin bütçeye ilave mali etkisi bulunmuyor. Teklifle, Sayıştay savcıları kadrolarının atanma nitelikleri kanun düzeyinde somutlaştırılıyor. Sayıştay savcısı kadrolarına atanabilmek için; ilgili dört yıllık fakültelerden mezuniyet ve yükseköğrenim sonrasında mali, iktisadi veya hukuki alanlarda kamu görevlisi olarak en az 10 yıl çalışmış olma kıdem şartı getiriliyor. Bilindiği üzere Sayıştay savcılığının 12 kadrosu bulunuyor. Bu kadrolar da halihazırda dolu. Teklifle, il ve bölge müdürlüklerine, sınav ve kademe kurallarından muafiyet sağlayan üst kademe yöneticilik kapsamından çıkarılıyor.
DRİFT VE MAKAS ATAN ADAY SÜRÜCÜLERİN EHLİYETİ İPTAL
Teklifle, Karayolları Trafik Kanunu'nun Ek 17. maddesi, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı doğrultusunda yeniden düzenleniyor. İptal gerekçesi uyarınca, aday sürücü belgelerinin iptal şartları (75 ceza puanının aşılması, 0,20 promil üzeri alkol, belirli ihlallerin 3 kez tekrarı vb.) doğrudan kanun metnine işlenerek yasal çerçeveye kavuşturuluyor. Ayrıca drift atma ve makas atma gibi trafik güvenliğini ağır şekilde tehlikeye düşüren ve sürücü belgesinin geçici geri alınmasını gerektiren ihlaller de aday sürücü belgesinin iptali nedenlerine dahil edilerek caydırıcılık artırılıyor.
Teklifle sivil havacılık faaliyetlerinde kurtarma ve yardım usulünün belirlenmesine ilişkin düzenlemeye gidiliyor. Türkiye'nin taraf olduğu Uluslararası Sivil Havacılık Anlaşması'na tam uyum sağlanıyor. Mevcut metinde sadece arama-kurtarma ekipleriyle sınırlı olan hüküm, kazaya uğramış, tehlike içinde veya (zor durumda kalan uçak kaçırma, bomba ihbarı vb.) hava araçlarına, uçuş ekiplerine ve yolculara gerekli tüm acil yardım hizmetlerinin eksiksiz sunulmasını içerecek şekilde düzenleniyor.
Teklifle sivil havacılıkta önleme talimatlarına uyma ve inme mecburiyetine ilişkin düzenlemeye gidiliyor. Sivil havacılık faaliyetlerinde kabahat oluşturan davranışlara uygulanan idari para cezalarının alt ve üst sınırları, tüzel kişiler yönünden beş katı olarak uygulanarak caydırıcılığın arttırılmasına yönelik düzenleme yapılıyor.
PTT personeli "idari hizmet sözleşmesi" ile istihdam edilecek
Teklifle PTT'nin yeni istihdam modelini içeren düzenlemelere gidiliyor. Posta Hizmetleri Kanunu'na eklenen ek 4. madde ile İş Kanunu'na tabi istihdam edilenler hariç olmak üzere, PTT personelinin tamamen "idari hizmet sözleşmesi" ile istihdam edilmesi kuralı getiriliyor. Personelin işe alınması, terfisi, unvan değişikliği ve sözleşme süreçleri gibi konuların Yönetim Kurulu kararı ile yürürlüğe konulacak yönetmeliklerle düzenlenmesi; boş pozisyonlara açıktan personel alımının Cumhurbaşkanlığı iznine bağlanması ve aylık ücret tavanının Cumhurbaşkanınca belirlenmesi öngörülüyor. Ayrıca, bu personelin 5510 sayılı Kanunun 4/1-(a) bendi kapsamında sigortalı sayılması ve bu kişilere 657 sayılı Kanunun 4/B maddesinin kıyasen uygulanarak iş sonu tazminatı ödenmesi düzenleniyor.
6475 sayılı Kanun'a eklenen geçici 13. madde ile mevcut PTT personelinin yeni istihdam rejimine geçişi ve kazanılmış haklarının korunması kurallara bağlanıyor. Kurum bünyesindeki idari hizmet sözleşmeli personel doğrudan intibak ettirilirken; 399 sayılı KHK'ye tabi görev yapan memur/sözleşmeli personele yeni statüye geçebilmeleri için 20 günlük başvuru süresi tanınmakta olup geçiş yapacakların oranı yüzde 50 ile sınırlandırılıyor. Yeni statüye geçmek istemeyen veya kontenjan dışı kalan devlet memurları, memuriyet güvenceleri ve özlük hakları eksiksiz korunarak 60 gün içinde diğer kamu kurum ve kuruluşlarına nakledilecek. Nakil esnasındaki kadro ihdas süreçleri otomatik işleyecek, norm kadro ilkelerine tam uyum sağlanacak.
Sokak aydınlatma desteği uzatıldı, belediyelerin kesinti oranları arttı
Elektrik Piyasası Kanunu'nun geçici 6. maddesinde değişiklik yapılan teklifle, mahalli idarelerin genel aydınlatma (sokak lambaları vb.) enerji tüketim bedellerine merkezi yönetim bütçesinden sağlanan desteğin süresi 31 Aralık 2030'a kadar uzatılıyor. Ancak genel bütçe vergi gelirleri paylarından yapılan kesinti oranları, kamu maliyesindeki yükü dengelemek adına büyükşehirler ve il özel idareleri için yüzde 10'dan yüzde 30'a, diğer belediyeler için ise yüzde 5'ten yüzde 15'e yükseltiliyor. Etki analizine göre, söz konusu oranların yüzde 30 ve yüzde 15 şeklinde uygulanması durumunda merkezi yönetim bütçe giderlerinin 3 milyar lira azalması öngörülüyor.
Teklifle, ayrıca bağımsız bütçesi olmayan belediye/il özel idaresi bütçe içi işletmelerinin Kamu İhale Kanunu kapsamındaki yeri netleştiriliyor.
Teklifle Kamu İhale Kanunu'na eklenecek ek maddeyle, kamu alımlarında "pozitif mütekabiliyet (karşılıklılık)" ilkesi hayata geçiriliyor. Yapılan düzenleme ile uluslararası sözleşmelerden ve ikili anlaşmalardan doğan hak ve yükümlülüklerin ifası ile ülke menfaatlerinin gerektirdiği hallerde mütekabiliyet ilkesini pozitif yönde de işletebilme yetkisi tanıyor.