TÜBİTAK 23.3 milyar lira dağıtacak

GİRİŞ TARİHİ: 02.03.2026 GİRİŞ TARİHİ: 13:05 SON GÜNCELLEME: 02.03.2026 13:05
TÜBİTAK, üniversite öğrencisi, sanayici ve bilim insanlarına burs ve destek sağladığı Türkiye Araştırma Alanı (TARAL) Programı ile 18.2 milyar lira kullandıracak. 5 milyar 94.5 milyar lira olan araştırma altyapıları desteği, burslar ve diğer destekler için öngörülen bütçe ile birlikte, bu yıl 23 milyar liraya geçecek. TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Orhan Aydın, 2026 yılında ikiz dönüşüm alanındaki çalışmaları daha da önceliklendirmeyi planladıklarını söyledi.

HÜLYA GENÇ SERTKAYA/ Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK), üniversitelere, sanayiye ve bilim insanlarına proje ve burs destekleri sağladığı Türkiye Araştırma Alanı (TARAL) Programı kapsamında 2026 yılında 18.2 milyar lira kaynak kullandırmayı planlıyor. Ülkenin bilim ve teknoloji ekosistemini güçlendirmek için hayati bir rol oynayan TARAL programları dışında, TÜBİTAK'ın araştırma altyapıları desteği, burslar ve diğer destekler için öngörülen toplam bütçesinin ise 5 milyar 94 milyon 505 bin lira olması öngörülüyor. TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Orhan Aydın, 2026 yılı başlangıcı itibarıyla TARAL ve bahse konu diğer destek ödenekleriyle TÜBİTAK'ın toplam destek bütçe büyüklüğünün 23 milyar 294 milyon 505 bin lira olduğunu kaydetti.

Bu arada TÜBİTAK'ın ulusal koordinasyon görevini üstlendiği Ufuk Avrupa Programı kapsamında 2026'da 350'den fazla çağrının açılması ve bu çağrılar kapsamında yaklaşık 6 milyar euro fon dağıtılması öngörülüyor. TÜBİTAK Başkanı Aydın, açılacak çağrılarla "Sağlık", "Sosyal Bilimler", "Sivil Güvenlik", "Dijital", "Endüstri", "Uzay", "İklim", "Enerji", "Mobilite" ve "Gıda" gibi AB'nin farklı öncelikli alanlarının destekleneceğini kaydetti. Aydın, takvimleri kesin olmamakla birlikte TÜBİTAK'ın dahil olduğu Ufuk Avrupa Programı Ortaklıkları çağrılarının da 2026 yılı içinde açılmasının planlandığını vurguladı. 2026 yılında TÜBİTAK'ın ortak olduğu çok taraflı uluslararası programlar kapsamında önemli bir tutarda fonun Türk araştırmacıların kullanımına açılmasının beklendiğini dile getiren Aydın, ERA-Net/Cofund ve Avrupa Ortaklıkları kapsamında Türkiye'nin aktif katılımının sürdürülmesi, yeni ortaklıklara dahil olunması ve Türk araştırmacıların bu programlarda daha görünür roller üstlenmesi temel hedefler arasında yer alıyor" ifadelerini kullandı.

AR-GE EKOSİSTEMİ GÜÇLENDİRİLECEK

TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Orhan Aydın, PARA Dergisi'ne verdiği röportajda, TÜBİTAK'ın 2026 yılı öncelikli gündem maddelerini, ikiz dönüşüme yönelik çalışmaları ve destek mekanizmalarını anlattı. TÜBİTAK'ın Türkiye'nin geleceği için yerli ve milli teknolojilere yatırım yapmaya 2026 yılında da kararlılıkla devam edeceğini vurgulayan Aydın, genç ve yetenekli insan gücünün küresel arenada rekabet edebilecek donanımda yetişmesi için Ar-Ge ekosistemini güçlendireceklerini, araştırma ve geliştirme çalışmalarını teşvik etmeyi sürdüreceklerini dile getirdi. Ulusal önceliklere uygun, nitelikli bir insan kaynağı oluşturmayı hedeflediklerinin altını çizen Aydın, "Ortaokuldan doktora sonrası aşamalara kadar uzanan geniş bir yelpazede, öğrencileri bilimsel çalışmalara yönlendiren ve destekleyen programlar sunuyoruz. Bilim olimpiyatları, proje yarışmaları, burs imkanları, araştırma destekleri, staj programları, mentorluk ve bilimsel etkinliklere katılım desteğiyle gençlerimizin potansiyelini en üst düzeye çıkarmayı amaçlıyoruz" diye konuştu.

DONANIMLI VE YETKİN ARAŞTIRMACI YETİŞTİRİLECEK

Öncelikli amaçlarının, Türkiye'nin gelecekteki teknoloji liderliğini sağlamasına katkıda bulunacak, donanımlı ve yetkin araştırmacılar yetiştirmek olduğunu söyleyen Aydın, "TÜBİTAK bilim insanı burs ve destek programlarımız kapsamında yapay zekâ, yarı iletkenler, ileri malzeme teknolojileri ve yeşil dönüşüm gibi Türkiye için kritik öneme sahip teknoloji alanlarında uzmanlaşmış bir araştırmacı ekosistemini oluşturmayı ve güçlendirmeyi hedeflemekteyiz. Bu kapsamda, tersine beyin göçünü teşvik eden uluslararası lider araştırmacı programlarının güçlendirilmesi ve genç yeteneklerin erken aşamada Ar-Ge süreçlerine dahil edilmesi 2026 yılının öncelikli hedefleri arasında yer alıyor" dedi.

YENİ DESTEK PROGRAMLARI YOLDA

TÜBİTAK olarak bu sene de bilim-toplum faaliyetleriyle toplumun her kesimini kucaklamayı sürdürdüklerini söyleyen Aydın, şunları kaydetti:

"Ülkemizin aydınlık geleceğini inşa edecek ve bizi gelecek vizyonumuza ulaştıracak nitelikli insan kaynağımıza yönelik destek ve faaliyetlerimizi genişleterek büyütüyoruz. Bilimi toplumla, toplumu bilimle buluşturma misyonu doğrultusunda; bilim ve toplum destek programları aracılığıyla, toplumda bilim ve teknoloji farkındalığının artırılmasına yönelik projelerin desteklenmesi ve yeni destek programlarının geliştirilmesine yönelik çalışmalara devam edeceğiz. Programlar kapsamında desteklenecek projelerle, okul öncesi öğrencilerinden, lisans öğrencilerine, öğretmenlere ve tüm toplumu kapsayan geniş bir kitlenin projelerden katılımcı veya ziyaretçi olarak faydalanmasını hedefliyoruz."

AR-GE VE YENİLİĞİN PAYI 175 MİLYON DOLAR

Sanayiye yönelik desteklerle de ülkenin kalkınmasına hizmet ettiklerini belirten Aydın, KOBİ'lerin Ar-Ge kapasitesini geliştirdiklerini, girişimcilerin fikirlerini ürüne dönüştürmelerini desteklediklerini kaydetti. Dünya Bankası kredisiyle hayata geçirilen Türkiye Yeşil Sanayi Projesi kapsamında toplam 450 milyon dolarlık bütçenin 175 milyon dolarlık kısmını, TÜBİTAK eliyle özel sektörün ve sanayinin Ar-Ge ve yenilik faaliyetlerine aktaracaklarını söyleyen Aydın, "2026 yılında açacağımız yeni çağrılarımızla sanayici ve KOBİ'lerimizin yeşil dönüşümünü gerçekleştirerek verimlilik ve rekabetçiliklerine güç katmaya devam edeceğiz" diye konuştu.

"İKİZ DÖNÜŞÜMÜ BİR BÜTÜN OLARAK ELE ALIYORUZ"

Aydın, TÜBİTAK'in ikiz dönüşüme yönelik çalışmalarına da değindi. Dünya ekonomisinin köklü bir değişimden geçtiğini dile getiren Aydın, bir yanda dijitalleşmenin getirdiği teknolojik sıçrama, diğer yanda gezegenin geleceği için kaçınılmaz olan yeşil dönüşümün yer aldığını kaydetti. Aydın, "TÜBİTAK, bu iki dev dalgayı 'İkiz Dönüşüm' potasında eriterek Türkiye'yi 2053 net sıfır emisyon hedefine taşıyacak stratejik hamlelerini kararlılıkla sürdürüyor" ifadelerini kullandı.

Türkiye'nin teknoloji ve inovasyon rotasını çizen TÜBİTAK'ın, sanayiden akademiye, girişimcilikten insan kaynağına kadar her alanda dijital ve yeşil dönüşümü bir bütün olarak ele aldığını söyleyen Aydın, "Bu vizyonun en somut ve güçlü adımlarından biri Dünya Bankası kredisiyle hayata geçirilen Türkiye Yeşil Sanayi Projesi'dir. Toplam 450 milyon dolarlık bütçenin 175 milyon dolarlık kısmı, bizzat TÜBİTAK eliyle özel sektörün Ar-Ge ve yenilik faaliyetlerine aktarılıyor" dedi.

AKILLI ÇÖZÜMLER, YERLİ VE MİLLİ İMKANLARLA GELİŞTİRİLİYOR

Aydın, ikiz dönüşümün "dijital" ayağında ise yapay zekânın tartışmasız lider konumda olduğunu söyledi. TÜBİTAK'ın, bu alanda sadece teknoloji üretmekle kalmadığını, aynı zamanda sürdürülebilir bir ekosistem inşa ettiğini söyledi.

Aydın, "Kamu Yapay Zekâ Ekosistemi Çağrılarıyla kamu kurumlarının ihtiyaç duyduğu akıllı çözümler, yerli ve milli imkanlarla geliştiriliyor. Bu modelle kamu, sadece bir kullanıcı değil, ekosistemi besleyen bir aktöre dönüşüyor" dedi.

Aydın, "TÜBİTAK Araştırma Merkez ve Enstitülerinde geliştirilen ürün ve teknolojilerimizle ülkemizi ileri teknolojilerin merkezi haline getirmek için çalışıyoruz. Savunmadan yapay zekaya, raylı ulaşımdan uzay teknolojilerine, enerjiden gıdaya, kutup araştırmalarından iklim değişikliğine kadar tüm stratejik alanlarda yurt dışına bağımlılığımızı azaltacak, özgün, yerli ve milli, ileri teknoloji çözümlerin hayata geçirilmesine katkı sağlayacak çalışmalarda bulunmayı sürdüreceğiz" diye konuştu.

BURS PROGRAMLARI YENİLENDİ

Aydın, ikiz dönüşümün gerektirdiği nitelikli insan kaynağını yetiştirmek üzere TÜBİTAK BİDEB bünyesinde yürütülen burs programlarının da yeniden tasarlandığını söyledi. Sürdürülebilir kalkınma ve teknolojik gelişime öncülük edecek insan kaynağının nicelik ve niteliğinin artırılması amacıyla yüksek lisans/doktora öğrencilerinin tezlerini Türkiye'nin ihtiyaç duyduğu öncelikli alanlarda hazırlamalarını teşvik ettiklerini söyleyen Aydın, şunları kaydetti:

"Bu kapsamda açtığımız Yurt İçi Öncelikli Alanlar Yüksek Lisans ve Doktora Burs Programları kapsamında 'İkiz Dönüşüm' alanında, Yeşil Hidrojen Teknolojileri, Akıllı Şebeke Sistemleri, Arıtma Teknolojileri (su, atık su ve katı atık dâhil çevre biyoteknolojisi), Büyük Veri ve Bulut Bilişim, Enerji Depolama Teknolojileri, Güneş Enerjisi Teknolojileri, Rüzgar Enerjisi Teknolojileri Karbondioksit Yakalama, Kullanma ve Depolama (KYKD) Teknolojileri, Nesnelerin İnterneti, Modelleme ve Simülasyon Teknolojileri ve Yapay Zekâ alanlarını önceliklendirdik.

'12. Kalkınma Planı ve 2030 Sanayi ve Teknoloji Stratejisi'nde yer verilen kritik teknoloji alanları ile öncelikli Ar-Ge ve yenilik konularındaki başvurular için destek taban puanı ayrı belirlenebilir' ifadesini burs ve destek programlarının çağrı metinlerine ekledik. 2026 yılında ikiz dönüşüm alanındaki çalışmaları daha da önceliklendirmeyi planlıyoruz."

"FARKINDALIK OLUŞTURMAYI HEDEFLİYORUZ"

İkiz dönüşüm için gereken nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesinin bu sürecin temel taşlarından olduğunu dile getiren Aydın, TÜBİTAK'ın 2026 yılında bu alandaki çalışmalarını özellikle eğitim ve yetkinlik geliştirme yoluyla sürdüreceğini kaydetti.

TÜBİTAK'ın, dönüşümü sadece akademik düzeyde değil, tabanda da başlatmayı hedeflediğinin altını çizen Aydın, "Deneyap Teknoloji Atölyeleri ile çocuklarımız robotik ve kodlama ile erken yaşta tanışırken; kapsamı genişletilen Bilim Kampları ile öğretmenlerden üniversite öğrencilerine kadar toplumun her kesiminde bir "İkiz Dönüşüm" farkındalığı oluşturmayı hedefliyoruz" dedi.

UFUK AVRUPA KAPSAMINDA 6 MİLYAR EURO'LUK FON

2026 yılında Ufuk Avrupa Programı kapsamında 350'den fazla çağrının açılması ve bu çağrılar kapsamında yaklaşık 6 milyar euro fon dağıtılması öngörülüyor. TÜBİTAK Başkanı Orhan Aydın'ın açıklamalarına göre, açılacak çağrılar bünyesinde "Sağlık", "Sosyal Bilimler", "Sivil Güvenlik", "Dijital", "Endüstri", "Uzay", "İklim", "Enerji", "Mobilite" ve "Gıda" gibi AB'nin farklı öncelikli alanları desteklenecek. Takvimleri kesin olmamakla birlikte TÜBİTAK'ın dahil olduğu Ufuk Avrupa Programı Ortaklıkları çağrılarının da 2026 yılı içinde açılması planlanıyor.

Ufuk Avrupa Programı kapsamında 2025 yılında 7.3 milyar euro fon dağıtılması planlandığını dile getiren Aydın, 2025 yılı çağrı sonuçlarının tamamının henüz açıklanmadığını kaydetti. Aydın, "Açıklanan çağrılar kapsamında Türkiye'den kuruluşların dahil olduğu projelerin toplam mali tutarı 40.7 milyon euro olarak gerçekleşti" dedi.

2026 yılında TÜBİTAK'ın ortak olduğu çok taraflı uluslararası programlar kapsamında önemli bir tutarda fonun Türk araştırmacıların kullanımına açılmasının beklendiğini dile getiren Aydın, "Bu çerçevede; Akdeniz bölgesinde tarım, su ve gıda sistemlerine odaklanan PRIMA Programı ile iklim, çevre ve sürdürülebilirlik temalı Belmont Forum çağrılarının yürütülmesi öngörülüyor. Ayrıca PRIMA-2 (2028-2034) dönemine yönelik ulusal hazırlık ve koordinasyon çalışmaları da 2026 gündeminde yer almaktadır.

ERA-Net/Cofund ve Avrupa Ortaklıkları kapsamında Türkiye'nin aktif katılımının sürdürülmesi, yeni ortaklıklara dahil olunması ve Türk araştırmacıların bu programlarda daha görünür roller üstlenmesi temel hedefler arasında yer alıyor" diye konuştu.

STRATEJİK ÜLKELERLE İŞBİRLİĞİ AĞI GENİŞLETİLECEK

TÜBİTAK Başkanı Aydın, bugüne dek olduğu gibi 2026'da da dünyanın her noktasından bilim, teknoloji, bilgi üreten kurum ve kuruluşlarla bir araya gelmeye, araştırmacılar için iş birliklerini güçlendirmeye, bilim diplomasisi faaliyetlerini titizlikle sürdürmeye devam edeceklerini kaydetti.

Aydın, 2026 yılında TÜBİTAK'ın uluslararası iş birlikleri alanındaki temel önceliğinin; ikili ve çok taraflı Ar-Ge ve yenilik iş birliklerinin derinleştirilmesi, Türk araştırmacıların küresel Ar-Ge ağlarındaki konumunun güçlendirilmesi ve uluslararası fonlara erişimin artırılması olacağını vurguladı. Bu doğrultuda mevcut iş birliği anlaşmalarının etkinliğini artırmayı, yeni stratejik ülkeler ve bölgelerle iş birliği ağını genişletmeyi hedeflediklerini belirten Aydın, şunları kaydetti:

"Bu sürecin önemli bir bileşenini bilim diplomasisi oluşturuyor. TÜBİTAK, bilim ve teknoloji politikalarının şekillendirildiği çok taraflı platformlar ve üst düzey uluslararası toplantılarda aktif rol alarak, küresel araştırma ve yenilik gündeminin oluşumuna katkı sunmayı amaçlıyor. Bu kapsamda; GRC, STS Forum, G20 ve benzeri uluslararası platformlara üst düzey temsiliyet sağlayarak fonlayıcı kuruluşlar, politika yapıcılar ve araştırma kuruluşları ile doğrudan temaslar kurmayı hedefliyoruz. Bu yaklaşım çerçevesinde TÜBİTAK olarak 2026 yılında yalnızca proje bazlı iş birliklerini değil; uluslararası yönetişim süreçlerinde söz sahibi olmayı, stratejik ortaklıkların şekillendirilmesine katkı sunmayı ve Türkiye'nin küresel bilim ve teknoloji ekosistemindeki görünürlüğünü kalıcı biçimde güçlendirmeyi amaçlıyoruz."

İŞ BİRLİKLERİ SİSTEMATİK BİR YAPIYA KAVUŞTURULACAK

Aydın, 2026 yılında TÜBİTAK'ın, uluslararası araştırma altyapıları ve stratejik ülkelerle yürütülen ikili ve çok taraflı Ar-Ge ve yenilik iş birliklerini daha odaklı ve sistematik bir yapıya kavuşturmayı hedeflediğini vurguladı.

Aydın, "Öncelikli ülkeler, tematik alanlar ve iş birliği modelleri tanımlanacak; bu öncelikler doğrultusunda ikili ve çok taraflı çağrı ve destek programları yapılandırılacak. Böylece uluslararası araştırma altyapı iş birlikleri ile proje bazlı Ar-Ge faaliyetleri arasında daha güçlü bir eşgüdüm sağlanması, kaynakların stratejik alanlara yönlendirilmesi ve iş birliklerinin somut çıktılara dönüştürülmesi amaçlanıyor.

Ayrıca bu süreçte, Türk bilim diasporası ile güçlü ve sürdürülebilir etkileşim uluslararası iş birliklerinin önemli bir tamamlayıcısı olarak ele alınıyor. Yurt dışında görev yapan Türk araştırmacıların; uluslararası araştırma altyapıları, konsorsiyumlar ve çok taraflı projelerle daha etkin biçimde ilişkilendirilmesinin stratejik ülkelerle yürütülen iş birliklerinin derinleştirilmesine katkı sağlayacağını düşünüyoruz" diye konuştu.

10. ÇERÇEVE PROGRAM İÇİN GÖRÜŞMELER SÜRÜYOR

Türkiye'nin asosiye ülke statüsünde dahil olduğu Ufuk Avrupa Programı'nın son iki yılında, Türk araştırma ekosisteminin programdan daha fazla faydalanmasını sağlamak amacıyla yürütülen faaliyetlerin 2026 yılında da devam edeceğini söyleyen Aydın, "Bu kapsamda Ufuk Avrupa Programı'na yönelik uluslararası proje pazarları, proje yazma eğitimleri ve bilgilendirme günleri gibi etkinlikler düzenleniyor" dedi.

Aydın, ayrıca Ufuk Avrupa Programı'nın devamı niteliğinde olacak 10. Çerçeve Programı'na Türkiye'nin dahil olmasına yönelik olarak Avrupa Komisyonu ile görüşmelerin sürdüğünü söyledi.

Aydın, "Ufuk Avrupa Programı'nın güncel sonuçlarına göre, ülkemizden bin 258 kuruluş toplamda 387.2 milyon euro bütçeye sahip 764 projeyi yürütmektedir. Bu göstergeler, 7 yıllık Ufuk 2020 Programı'na kıyasla daha yüksek bir performans sergilediğimizi ortaya koyuyor.

Uluslararası fonlardan yararlanma kapasitesinin artırılması amacıyla, TÜBİTAK tarafından yürütülen çağrılara yönelik bilgi günleri ve tanıtım faaliyetleri yaygınlaştırılacak, üniversite ve araştırma merkezleri özelinde hedefli bilgilendirme çalışmalarını sürdüreceğiz. Bu kapsamda, COST ve EMBO/EMBC gibi programlar için üniversite bazlı etkinlikler düzenlenmeye devam edecek" diye konuştu.

ULUSAL ESFRI YOL HARİTASI GÜNCELLENİYOR

2026 yılında Ulusal ESFRI (European Strategic Forum on Research Infrastructures) Yol Haritası güncelleme süreci devam etmekte olup bu süreçte mevcut ve yeni altyapılar değerlendiriliyor. Bu çerçevenin somut bir çıktısı olarak, ERIC (European Research Infrastructure Consortium) yapılarına Türkiye'nin araştırma altyapılarının entegre olmasının kolaylaşacağını dile getiren Aydın, "Öte yandan Ufuk Avrupa 2026-2027 Çalışma Programı içinde Araştırma Altyapıları (HORIZON-INFRA) başlıklarında açılan çağrılar, uluslararası konsorsiyumların araştırma altyapılarına, veri kaynaklarına ve dijital altyapılara erişim, entegrasyon ve yeni altyapı çözümleri etrafında iş birlikleri kurmasına olanak tanıyor. 2026 çağrıları 10 Mart-16 Haziran 2026 dönemi arasında başvuruya açık olacak. ESFRI Ulusal Yol Haritası süreçleri, ERIC'lere katılım ve Ufuk Avrupa çağrılarının tetiklediği ortak projelerle, 2026'da uluslararası araştırma altyapı iş ortaklıklarının daha da derinleşmesini öngörüyoruz" dedi.

Yüksek teknoloji altyapıları desteklenmeye devam edecek

TÜBİTAK Başkanı Aydın, kalkınma planları ve diğer ulusal strateji ve politika belgeleri dikkate alınarak, 2017 yılından itibaren; ilaç, aşı ve biyomedikal teknolojiler, MEMS, nanomalzemeler, optik, güneş enerjisi teknolojileri, hızlandırıcı teknolojileri, astrofizik ve uzay sistem aygıtları, raylı sistem teknolojileri ile finansal teknolojiler gibi farklı alanlarda ulusal araştırma altyapıları kurulduğunu ve 7.2 milyar lira ile desteklendiğini söyledi. Aydın, "Önümüzdeki dönemde de ülkemizin yüksek teknoloji ihracatına katkıda bulunacak teknolojilerin geliştirilmesi vizyonuyla ülkemizde kurulu araştırma altyapıları desteklenmeye devam edecek" dedi.

Çığır açıcı proje yürütenlere özel kaynak

TÜBİTAK'ın bilim insanı burs ve destekleri kapsamında, ulusal araştırma altyapısının sürdürülebilirliği ve küresel rekabetçiliği noktasında özellikle "stratejik beyin gücü" ve "üniversite-sanayi entegrasyonu" alanlarına yoğunlaştığını dile getiren Aydın, açıklamalarına şöyle devam etti:

"Bu kapsamda, 2232-A Uluslararası Lider Araştırmacılar ve 2232-B Uluslararası Genç Araştırmacılar programları ile yurt dışındaki nitelikli bilimsel birikimin Türkiye'ye transferi sağlanırken; 2247-A Ulusal Lider Araştırmacılar, 2247-B Avrupa Araştırma Konseyi (ERC) Projeleri Güçlendirme Desteği Programı ve 2247-D Ulusal Genç Araştırmacılar programlarıyla bilimin sınırlarında, çığır açıcı projeler yürüten yerli yetenekler destekleniyor. Araştırma altyapılarının sanayi ile etkileşimini zirveye taşımak amacıyla 2244 Sanayi Doktora Programı ile doğrudan üretim sahasına yönelik derin uzmanlık inşa edilirken, 2218 Yurt İçi Doktora Sonrası Araştırma Burs Programı ve MSCA odaklı 2236-B Uluslararası Deneyimli Araştırmacı Dolaşımı destekleri sayesinde doktorasını tamamlamış araştırmacıların ileri düzey laboratuvar ve teknoloji merkezlerinde yetkinlik kazanması hedefleniyor. Bu bütüncül yaklaşım, sadece bireysel araştırmacıları değil, aynı zamanda bu araştırmacıların içerisinde yer aldığı akademik ve endüstriyel ekosistemi de stratejik bir dönüşüme tabi tutmaktadır."

2026'da 100 Milli Teknoloji Atölyesi kurulması planlanıyor

TÜBİTAK Başkanı Aydın, ülkenin Milli Teknoloji Hamlesi hedefleri doğrultusunda, öğrencilerin yaratıcı fikirlerini, yenilikçi projelerini ve teknoloji odaklı hayallerini gerçeğe dönüştürmelerine imkan tanımak amacıyla, 81 ilde Milli Teknoloji Atölyeleri kurulmasının hedeflendiğini vurguladı. Aydın, Milli Teknoloji Atölyeleri Proje Desteği çerçevesinde, üniversiteler ile TÜBİTAK destekli bilim merkezleri ve eğitim kurumlarında, 2026 yılı sonuna kadar 100 Milli Teknoloji Atölyesi kurulmasının planlandığını söyledi.

Aydın, "Geleceğin teknoloji yıldızlarını yetiştiren, 'Tasarım ve Üretim', 'Robotik ve Kodlama', 'Yapay Zekâ', 'Mobil Uygulama', 'Siber Güvenlik', 'Enerji Teknolojileri' ve 'Havacılık ve Uzay Teknolojileri' gibi 11 farklı alanda eğitimler sağlayan Deneyap Teknoloji Atölyelerine 2026 yılında yeni öğrenciler kabul edeceğiz" dedi.

Milli Teknoloji Kulüpleri güçlendiriliyor

Üniversitelerde teknoloji ve girişimcilik ekosistemini güçlendirmek amacıyla, 2025 yılında Milli Teknoloji Kulüpler Birliği Desteğini hayata geçirdiklerini vurgulayan TÜBİTAK Başkanı Aydın, bu desteğin, Türkiye'de bulunan üniversitelere bağlı, teknoloji ve girişimcilik alanlarında faaliyet gösteren öğrenci kulüplerini kapsadığını vurguladı. Aydın, "Üye olan kulüpler; etkinlik düzenleme, Ar-Ge projeleri geliştirme, eğitim ve mentorluk faaliyetleri yürütme gibi alanlarda kulüp geliştirme desteğinden yararlanabiliyor. Bu kapsamda kulüplere yönelik destek çalışmaları 2026 yılında da devam edecek. Bununla birlikte Milli Teknoloji Kulüplerimize yönelik kamp çalışmaları ve tematik zirveler de düzenlemeyi planlıyoruz" diye konuştu.

Öncelikli alanlarda çağrı planlamaları yürütülüyor

TÜBİTAK Başkanı Aydın, TÜBİTAK olarak üniversitelere, kamu kuruluşlarına, sanayicilere yönelik sağladıkları desteklerle Ar-Ge ekosistemini harekete geçirmeye ve büyütmeye devam ettiklerini söyledi. Üniversite ve kamu destekleriyle tüm alanlarda yeni bilgi üretilmesi, yenilikçi yaklaşımların geliştirilmesi, mevcut durum ve sorunların kanıt temelli bilimsel verilerle ortaya konulması ve çözüm önerilerinin geliştirilmesine yönelik bilimsel araştırma projelerini desteklediklerini belirten Aydın, "Ülkemiz için öncelikli olarak belirlenen alanlarda çağrı planlamaları yürütüyoruz" dedi.

Yeşil dönüşümde sanayiciye, üç farklı kulvarda destek

TÜBİTAK Yeşil Sanayi Projesi kapsamında sanayicilerin yeşil dönüşüm yolculuğunda onlara üç farklı kulvarda destek sunuyor. Aydın'ın açıklamalarına bu destekler şöyle:

● Yeşil İnovasyon Teknoloji Mentörlük Programı kapsamında çevre dostu iş modellerini, tedarik ve değer zincirlerini, ürün ve hizmetlerini gözden geçirmek isteyen KOBİ'lere teknik yardım sağlanıyor. Bu kapsamda KOBİ'lerin alacağı hizmet giderlerinin yüzde 90'ı TÜBİTAK tarafından hibe olarak karşılanıyor.

● Sanayide Yeşil Dönüşüm Çağrısı kapsamında firmaların yeşil dönüşüm faaliyetlerine yönelik daha önce yapılan Ar-Ge çalışmaları ile elde edilmiş olan prototiplerin ticarileşme öncesi faaliyetleri destekleniyor.

● SAYEM Yeşil Dönüşüm Çağrısı kapsamında belli bir konuda ihtisaslaşmak üzere çalışma yapacak platformların başvuruları alınıyor. Platformların merkezde yönetim tecrübesine sahip Büyük veya Orta Ölçekli bir yürütücü kuruluş ile en az bir Ar-Ge/Tasarım Merkezi, bir KOBİ ve bir kurumdan (üniversiteler, araştırma merkez ve enstitüleri, araştırma altyapıları) oluşması gerekiyor.

Yapay zeka çağrıları beş kritik temada yoğunlaşıyor

TÜBİTAK, yapay zekâ ekosisteminin harekete geçirilmesi için 2022 yılından bu yana 1711 koduyla Yapay Zekâ Ekosistem Çağrıları açıyor. TÜBİTAK Başkanı Orhan Aydın'ın açıklamalarına göre bu çağrılar beş kritik temada yoğunlaşıyor: Akıllı Eğitim Teknolojileri, Akıllı Tarım, Gıda ve Hayvancılık, Akıllı Üretim, Finans Teknolojileri, İklim Değişikliği ve Sürdürülebilirlik. 1711 Yapay Zekâ Ekosistem Çağrıları kapsamında kritik endüstrilerin çevresel ayak izini küçültmek ve kaynak verimliliğini maksimize etmek amacıyla geliştirilen yapay zekâ tabanlı çözümlerini kapsayan 6 adet proje tamamlandı. Projeler tekstil, turizm ve enerji sektörleri başta olmak üzere, kritik endüstrileri kapsıyor.

X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.