Kısa sürede yurt dışına açıldı, hedefi global oyuncu olmak

Hekimler, eczacılar ve diyetisyenlerden oluşan bir ekiple 2020 yılında kurulan takviye edici gıda markası Vitafenix, kısa sürede geniş bir ağa ulaştı. Pandemi döneminde kendi yaşadığı bir ihtiyaçtan yola çıkarak markayı kuran biyolog Çağatay Çelik, "Bugün geldiğimiz noktada 15 farklı ürün ile Türkiye çapında bin 500'e yakın üye eczanede faaliyet gösteriyoruz" diyor.
03.04.2026 10:40 GÜNCELLEME : 03.04.2026 10:40

ÜRÜN DİRİER/ Hekimler, eczacılar ve diyetisyenlerden oluşan bir ekiple 2020 yılında kurulan takviye edici gıda markası Vitafenix, kısa sürede geniş bir ağa ulaştı. Pandemi döneminde kendi yaşadığı bir ihtiyaçtan yola çıkarak markayı kuran biyolog Çağatay Çelik, "Bugün geldiğimiz noktada 15 farklı ürün ile Türkiye çapında bin 500'e yakın üye eczanede faaliyet gösteriyoruz" diyor. Hedeflerinin global bir marka olmak olduğunu ifade eden Çelik, "Halihazırda Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere'de online satışlarımız aktif olarak devam ediyor. Diğer pazarlara giriş yapabilmek için gerekli altyapı ve regülasyon çalışmalarımız da paralel şekilde ilerliyor. Öncelikli hedefimiz, yakın coğrafyadaki pazarlara açılmak. Orta Doğu ve Avrupa, stratejik olarak öncelik verdiğimiz bölgeler arasında. Uzun vadede ise daha geniş bir global ağ kurmayı planlıyoruz" açıklamasında bulunuyor.

Öncelikle kendi özgeçmişinizden bahseder misiniz? Vitafenix'i kurana kadar neler yaptınız hangi alanlarda çalıştınız?

Orta Doğu Teknik Üniversitesi Biyoloji bölümünden mezun olduktan sonra yüksek lisansımı da aynı üniversitede tamamladım ve bu eğitim geçmişim bilimsel yaklaşımı şirketin temel yapı taşlarından biri haline getirdi. Daha sonra başlayan kariyer yolculuğum aslında sağlık ve yaşam kalitesi odağında şekillendi. Uzun yıllar boyunca ilaç sektöründe çalıştığım için hem ilaç hem de besin destekleri alanını yakından gözlemleme fırsatım oldu. Bu süreçte satış ve pazarlamada farklı rollerde yer aldım; ticari operasyonların en altından en üstüne aktif olarak bulundum. Özellikle global ilaç firmalarında edindiğim deneyim, bana hem bilimsel yaklaşımın hem de regülasyonların ne kadar kritik olduğunu çok net gösterdi.

Ancak zaman içinde şunu fark ettim: İnsanların sağlıklı yaşam arayışı hızla artarken, bu ihtiyacı karşılayan ürünlerin kalitesi ve şeffaflığı aynı hızda ilerlemiyordu. Bu farkındalık aslında Vitafenix'in temel çıkış noktası oldu. Yani bu sadece bir ticari girişim değil; aynı zamanda bir ihtiyaçtan doğan, daha güvenilir bir sistem kurma hedefiydi.


Vitafenix'i hangi boşluğu doldurmak üzere, hangi fikir ve hedefle kurdunuz?

Vitafenix'i kurarken temel motivasyonumuz çok netti. Kaliteli, bilimsel olarak desteklenmiş, şeffaf ve güvenilir kombinasyon ürünleri sunmak. Türkiye'de besin destekleri pazarı çok hızlı büyüyor ancak bu büyüme her zaman kaliteyle paralel ilerlemiyor. Tüketicilerin önemli bir kısmı ürün seçerken ciddi bir bilgi kirliliğiyle karşı karşıya kalıyor.

Biz bu noktada farklılaşmak istedik. Her ürünümüzün arkasında bilimsel veri, iyi hammadde, doğru formülasyon ve kalite kontrol süreçleri olmasına büyük önem veriyoruz. Mümkün oldukça ürünlerimizde tatlandırıcı, koruyucu kullanmıyoruz. Ayrıca sadece ürün satmak değil, kullanıcıya doğru bilgi sunmak da bizim sorumluluğumuz.

Vitafenix'i aslında bir "ürün markası"ndan ziyade bir sağlık ekosistemi olarak konumlandırıyoruz. Dijital kanallar, veri analitiği ve kişiselleştirilmiş önerilerle bu yapıyı daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz.


Neler üretiyorsunuz?

Vitafenix olarak geniş bir ürün portföyüne sahibiz. Temelde önemli mineral ve vitaminlerin olduğu ürünlerin yanında bağışıklık, enerji metabolizması, zihinsel performans, karaciğer sağlığı, sporcu destekleri ve çocuk sağlığı gibi farklı ihtiyaç alanlarına yönelik ürünler geliştiriyoruz.

Ürün geliştirme sürecinde en çok dikkat ettiğimiz konular; biyoyararlanım, doğru dozaj, temiz içerik ve etken maddelerin sinerjisi. Yani sadece içerik eklemek değil, o içeriğin vücutta gerçekten işe yarayıp yaramadığı bizim için kritik. Form bazında da yenilikçi fikirler geliştiriyoruz. Mesela Türkiye'de bir ilk olarak magnezyum içeren ürünümüz Magna P'de sabah ve gece için hazırladığımız iki ayrı formülü tek kutuya koyduk.

Ayrıca yakın zamanda piyasaya sunduğumuz, alerji alanında yenilikçi bir ürünümüz var. Bu ürün, Türkiye'de benzeri olmayan bir yaklaşım sunuyor. Bu tür niş ve ihtiyaç odaklı ürünlerle fark yaratmayı hedefliyoruz.


Eczane dağıtım ağınız var mı?

Evet, eczaneler bizim için önemli bir kanal. Çünkü eczaneler, tüketicinin güven duyduğu ve doğru yönlendirme alabildiği noktalar. 1500^'e yakın eczanede varız. Bununla birlikte biz çok kanallı bir strateji izliyoruz. Kendi web sitemiz üzerinden de doğrudan tüketiciye ulaşıyoruz. Bunun yanında e-ticaret platformları, pazaryerleri ve dijital satış kanalları da aktif olarak kullanılıyor. Özellikle kendi platformumuzda kurduğumuz üyelik ve sadakat sistemi, kullanıcıyla uzun vadeli ilişki kurmamıza yardımcı oluyor.


Dünya trendlerinden farklı olarak Türk insanının daha çok tercih ettiği besin destekleri var mı?

Evet, bazı belirgin farklılıklar var. Türkiye'de özellikle magnezyum, bağışıklık destekleri, D vitamini, B12 ve demir gibi ürünler çok daha yüksek talep görüyor. Bunun arkasında hem yaşam tarzı hem de beslenme alışkanlıkları yatıyor.

Ayrıca son dönemde stres ve yoğun iş temposu nedeniyle enerji ve odaklanma artırıcı ürünlere ciddi bir yönelim var. Bu da global trendlerle paralel ama Türkiye'de daha hızlı büyüyen bir segment.


Besin destek ürünlerinin güvenilirliğinden nasıl emin olabiliriz? Sadece eczaneden satın almak yeterli mi sizce? Nelere dikkat etmek gerek?

Bu çok önemli bir konu. Eczaneden satın almak elbette önemli bir güven filtresi ama tek başına yeterli değil. Tüketicilerin mutlaka birkaç noktaya dikkat etmesi gerekiyor: Ürünün içeriği şeffaf mı? Etken maddelerin dozları bilimsel olarak anlamlı mı? Üretim standartları (GMP gibi) sağlanıyor mu? Marka, ürünün arkasında bilimsel veri sunabiliyor mu? Biz Vitafenix olarak bu şeffaflığı sağlamayı çok önemsiyoruz. Çünkü uzun vadede güven, markaların en değerli sermayesi.


En popüler ürünleriniz hangileri?

En çok talep gören ürünlerimiz pazarla paralel olarak magnezyum içeren MagnaP, D3K2, Aktif B kompleks ve Kreatin. Bunlarla beraber genellikle bağışıklık ve enerji kategorisi ürünlerimiz de çok ilgi görüyor. Özellikle yoğun iş temposuna sahip bireyler hem fiziksel hem zihinsel performanslarını destekleyen ürünlere yöneliyor.

Bunun yanında çocuk ürünleri kategorimiz de oldukça hızlı büyüyor. Ebeveynler artık çocukları için daha bilinçli seçimler yapıyor ve bu da kaliteli ürünlere olan talebi artırıyor.


İhracat planlıyor musunuz?

Kesinlikle. Vitafenix'in hedeflerinden biri de global bir marka olmak. Halihazırda Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere'de online satışlarımız aktif olarak devam ediyor. Diğer pazarlara giriş yapabilmek için gerekli altyapı ve regülasyon çalışmalarımız da paralel şekilde ilerliyor.

Öncelikli hedefimiz, yakın coğrafyadaki pazarlara açılmak. Orta Doğu ve Avrupa, stratejik olarak öncelik verdiğimiz bölgeler arasında. Uzun vadede ise daha geniş bir global ağ kurmayı planlıyoruz.


2026 hedefleriniz nelerdir?

2026 bizim için büyüme ve derinleşme yılı olacak. Hem ürün portföyümüzü genişletmeyi hem de mevcut ürünlerimizi daha fazla kullanıcıya ulaştırmayı hedefliyoruz.

Ayrıca dijital tarafta daha güçlü bir yapı kurmak istiyoruz. Kişiselleştirilmiş sağlık önerileri, veri analitiği ve yapay zeka destekli sistemler bu planın önemli bir parçası.


İş hayatında performansını artırmak isteyenlere ne tür destek ürünleri önerirsiniz?

Bu noktada tek bir ürün önermek yerine, ihtiyaca göre yaklaşmak daha doğru. Ancak genel olarak, enerji metabolizmasını destekleyen vitamin ve mineraller (Magnezyum, D3 ve B vitaminleri olmazsa olmaz), zihinsel odaklanmayı artıran bileşenler, stres yönetimine yardımcı adaptojenler ön plana çıkıyor. Ama burada en kritik nokta şu; Takviye ürünler, sağlıklı yaşamın yerine geçmez; onu destekler. Uyku, beslenme ve egzersiz olmadan tek başına bir ürün mucize yaratmaz.

BİZE ULAŞIN