"Hedefim 5 sene sonra Nasdaq"

Bölgenin en güçlü CDN platformu Medianova'nın kurucusu Serkan Sevim: "Hedefim 5 sene sonra Nasdaq’da şirketi halka arz etmek."
22.06.2021 14:03 GÜNCELLEME : 22.06.2021 14:57

PARA RÖPORTAJ/ ÜRÜN DİRİER Birkaç yıl önce ithalatı kavramından ilk bahseden isim 'nın kurucu CEO'su olmuştu. Sevim, verinin yurt dışına çıkarılması konusundaki risklere değinerek farkındalık oluşmasında da etkin bir rol oynamıştı. O zamandan bu zamana konusunda ülkede ciddi bir bilinç oluştu, verinin yurt içinde barındırılması için gerekli aksiyonlar alındı. Bölgenin en güçlü , bulut depolama ve streaming çözümleri firması olan Medianova, bu birkaç yıl içinde yurt dışındaki büyümesini de hızlandırdı. Altyapısı bugün 24 ülkede çalışıyor. Ortadoğu'nun en hızlısı, Almanya ve Hollanda'da ise en hızlı ilk 3 CDN platformu arasında yer alıyor. Sevim ile hem Medianova'yı, hem verinin yurt içinde barındırılmasının stratejik gerekliliklerini hem de hedeflerini konuştuk.

Medianova neler yapıyor?

2005 yılından bu yana global anlamda CDN, bulut depolama ve streaming çözümleri sunuyoruz. 2018, 2019 ve 2020'de global raporlama şirketi Gartner'ın teknoloji trend raporlarında yer alan 20 şirketten biri olduk. Yine Gartner tarafından global CDN kullanıcıları ve bizim müşterilerimiz ile yapılan özel anketlere göre CDN sektöründeki en yüksek müşteri memnuniyeti skorunu aldık. Son kullanıcı gözünden yapılan anlık ve bağımsız ölçümlere göre Türkiye ve Ortadoğu'da en hızlı çalışan CDN platformuyuz. Almanya ve Hollanda'da ise ilk 3 arasında yer alıyoruz. Tamamı Türk mühendislerin kendi Ar-Ge merkezimizde geliştirdiği içerik dağıtım ağı (CDN) ile dünyada 50 noktadan her gün milyonlarca kullanıcıya hizmet veriyoruz. Beş patenti olan altyapımız, sekizi Türkiye'de olmak üzere toplam 24 ülkede dağıtık bulut olarak çalışıyor.

CDN nedir? Herkesin anlayacağı bir dille yaptığınız işi anlatır mısınız?

Content Delivery Network (CDN) yani "içerik dağıtım ağı", internet üzerindeki birçok veri merkezinde bulunan ve tek bir bulut gibi hareket eden geniş bir sunucu sistemini ifade eder. Bir nevi kargo şirketi gibi düşünebilirsiniz. Müşterilerimizin web sitelerinden aldığımız görsel ve video gibi içerikleri Türkiye'nin ve dünyanın birçok noktasına anlık olarak kopyalayarak bu veri paketlerini son kullanıcıya en yakın noktadan teslim ediyoruz. Dolayısıyla veriler kaybolmuyor, hızlı gidiyor ve web siteleri çok daha hızlı çalışıyor. Bunu bir nevi günümüzün popüler şirketi Getir gibi de düşünebilirsiniz. Onlar 10 dakikada en yakın depodan ürünleri getiriyor, biz de verileri bilgisayarlara, akıllı televizyonlara ve cep telefonlarına milisaniyeler içinde taşıyoruz. CDN, çok büyük bir dijital altyapı olduğu için güvenlik anlamında da bir koruma kalkanı yaratıyor. Bir veri merkezindeki sunucu yapısı çökse bile CDN, anlık olarak trafiği dağıtarak kesintisiz bir dijital hizmet sunmanızı sağlıyor.

Şu anda Türkiye'de pazarın yüzde kaçını domine ediyorsunuz?

Medianova bugün, Türkiye'nin en hızlı CDN platformunu sunan, ülkemizin en büyük dijital altyapı operatörü. Son yaptığımız yatırımlar ile Türkiye'de yerli ve yabancı dahil en büyük şirketin 10 katı kadar daha büyük bir CDN kapasitesine ulaştık. Pazar payı olarak tam rakam vermek zor ama Türkiye'nin en büyük e-ticaret şirketlerinin bir tanesi hariç hepsi bizim altyapıdan çalışıyor dersek bu konuda bir fikir vermiş oluruz. Global anlamda ise; Asya'da doğmuş ve tüm dünyanın takip ettiği fenomen bir sosyal medya şirketine de bölgesel olarak altyapı sağlıyoruz. Birleşik Arap Emirlikleri, Katar ve Suudi Arabistan gibi ülkelerde de bu firmanın iki global CDN tedarikçisinden biriyiz. En büyük amacımız Türkiye'den global bir teknoloji şirketi olarak çıkarak Unicorn statüsüne erişmek ve kısmet olursa 5 sene sonra Nasdaq'da şirketi halka arz etmek.

Yurt dışı açılımlarınız var mı? Teknoloji ihracatı yapıyor musunuz?

Biz Medianova olarak ilk günümüzden beri sipariş bazında ürün geliştiren teknoloji müteahhiti olmadık. Hep ürün ve platform üzerine oddaklandık. Son birkaç yıldır ise ekibimizin de gelişmesi ve öğrenmesi ile yurt dışında büyümemiz hızlandı. Orada öğrendiklerimizi platformun gelişimi için uyguladığımızda kazanan hem Türkiye ekosistemi hem de tüm çalışanlarımız oluyor. Geçtiğimiz son 6 ayda Orta Doğu'da yaptığımız yatırımlar ve globalde yakaladığımız büyüme ile dünyadaki 18 global firma arasına girmeyi başardık, Türkiye'den ve Doğu Avrupa'dan sonra Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan'ın da en hızlı CDN şirketi olduk. Dünyadan gelen talepleri başarıyla karşılamaya devam ederken EMEA bölgesindeki büyümemizi de sürdürüyoruz. Bölgede, kullanıcıları olan oyun, e-ticaret ve OTT alanında hizmet veren şirketlere en iyi dijital performansı sağlamak için bu pazarlara yatırım yapmaya devam edeceğiz. İhracat tarafında 2020'de toplam gelirlerimizin yüzde 48 gibi bir oranı global pazarlardan geliyordu. Toplam 14 ülkeye yazılım ve hizmet ihracatı yaptık. 2021'de bu rakamı yüzde 65'lere çıkarmak için hem ekibimize hem teknolojimize hem de dijital altyapımıza yatırım yapmaya devam ediyoruz.

TÜSİAD ile yürüttüğünüz İşim Gücüm Geleceğim projesinden de bahsedebilir misiniz?

Türkiye, dinamik nüfusuyla birlikte birçok alanda olduğu gibi teknoloji ve inovasyon alanında da önemli bir potansiyele sahip. Teknolojiyi içselleştirmiş, dijital dünyanın algoritmasına aşina bir iş gücü piyasasını oluşturmamız son derece önemli. Yeni iş kollarından, yeni mesleklerden bahsediyoruz. Bu nedenle gençlerimize ve orta seviye uzmanlarımıza katma değeri yüksek beceriler kazandırarak, onlara yenilikçi kariyer ve gelişim olanakları sunmalıyız. Medianova olarak da, tüm sektörleri yatay kesen dijital ekosistemi olarak da yetkin insan kaynağına ihtiyacımız var. Bununla beraber TÜSİAD tarafından gerçekleştirilen rapor çalışmaları ve farkındalık etkinlikleri gerek mevcut işgücünün gerekse de yeni jenerasyonun dönüşümünün önemini vurgulamakta. İşim Gücüm Geleceğim platformundaki eğitimleri tamamlayıp sertifikasını alacak kişilerden oluşturulacak iş gücü havuzu, yeni nesil teknolojileri gündemine alan ve yetkin insan kaynağına erişmek isteyen kurumların ihtiyacına cevap verecek. TÜSİAD'ın üyeleri arasında yapmış olduğu anket çalışmasının ortaya çıkardığı insan kaynağı ihtiyacını temel alan İşim Gücüm Geleceğim platformu, genç profesyonellerin ilgi duydukları alanlardaki çevrimiçi eğitimlerden ücretsiz olarak faydalanmalarına olanak sağlayacak. Dijital dönüşüm süreciyle birlikte ihtiyaç duyulan nitelikli insan kaynağının oluşturulması için de önemli bir adım olan projeyle; dijital dünyanın algoritmasına aşina bir işgücü piyasasını oluşturulması amaçlanıyor.

Birkaç yıl önce veri ithalatından ilk siz bahsetmiştiniz ve ondan sonra konu devletin de gündemine geldi. Bu konuda şu an ne aşamadayız?

Hatırlamanıza çok memnun oldum. Burada amacım yurt dışında barındırılan her içeriğin adeta bir ithalat gibi Türkiye'ye fiber hatlar üzerinden taşındığının ve bunun da ekonomimize gereksiz bir maliyet oluşturduğunun altını çizmekti. Bugün geldiğimiz noktada çok daha fazla "Türkiye'nin verisi Türkiye'de kalsın" söylemini duyuyoruz. Türkiye'de açılan veri merkezleri, gelen yabancı yatırımlar, kamu tarafından verilerin Türkiye'de depolanması için atılan adımlar ile ciddi anlamda hızlandık. Benim o zamanlardan beri hayalim Türkiye'nin genç nüfusu ve coğrafi pozisyonu itibari ile teknolojinin ve dijital altyapının merkezi olan bir noktaya ulaşması. Yani sadece Türkiye'nin verisi Türkiye'de kalmasın, ayrıca başka bölgelerin verisi de buradan dağıtılsın isteriz. Şöyle bir bakarsanız Londra, Amsterdam ve Frankfurt Avrupa'nın dijital hub diyebileceğimiz önemli noktaları. Buradan çıkıp Uzak Doğu'ya kadar net bir nokta daha görünmüyor. İşte doğru adımları atmaya devam edersek İstanbul bu anlamda dijital dünyada çok önemli bir boşluğu dolduracaktır. Dijital altyapımız ve Türkiye ekosisteminden çıkmış gibi bazı şirketlerin de global anlamda söz sahibi olması, girişimcilik, insan kaynağımızın iş dünyasının dinamik ihtiyaçlarına göre yetiştirilmesi ve güçlü vizyon ile dijital ekonomide Türkiye büyük bir adım atacaktır.

Verinin yurt içinde kalması neden önemli?

Şurası net ki veri artık en büyük varlık. Fabrikalar, makineler ve yollar gibi görünmüyor, elle tutulmuyor ama en büyük değer orada. Yapay zeka diyorsak bu zeka verinin işlenmesi ve bilgisayarların veriden öğrenmesi ile oluşuyor. Siber güvenlik diyorsak verinin korunmasından bahsediyoruz. CDN diyorsak verinin en hızlı şekilde son kullanıcının cihazına ulaşması gerektiğinden bahsediyoruz. Dolayısı ile verinin nerede olduğu son derece önemli. Bununla beraber son 10 yılda görünen en önemli trend yatırımların ve ekonominin veriyi takip ettiğidir. Son 30 yılda dünyada oluşan dijital dönüşüme uzaktan bakarsanız şirket değerlerinden paranın ne yöne aktığını da net görebilirsiniz. Avrupa'da oluşan veri farkındalığını ve bunun ekonomik ilişkilere nasıl etki edeceğini de iyi takip etmeliyiz. Tabii tüm bunları yapacak insan kaynağını da şirketlerimizin akademilerinde, okullarda ve STK'ların özel projeleri ile yetiştirmeliyiz.

Verinin yurt dışına çıkarılması ne tür riskler barındırıyor?

Veri hakkında tüm bunları konuşurken tabii gereksiz yere de korku yaratmamak gerekiyor. Öncelikle veri tiplerinin tasnif edilerek hangi tip verinin kritik, hangisinin ise kritik olmadığı konusunda çalışma yapılmalı diye düşünüyorum. Bazı verilerin ülke içinde kalması çok önemliyken bu konu bulut bilişim gibi servislerin önünü tıkar bir noktaya gelmemeli. Veri güvenliği sağlandıktan sonra özellikle Avrupa ile uyumlu bir süreç oturtmak çok önemli olacaktır. Son olarak veriler tanımlandıktan sonra veriyi kimlerin nasıl ve hangi şartlarda işleyeceği konusu da çok kritik bir hale geliyor. Düşünün ki bir fabrika yatırımı yaptınız, akıllı makineler aldınız ve tüm kullanım verileri bilmediğiniz bir noktada toplanıyor ve işleniyor. Bu durumda sizin fabrikanızın performansı ve işinizin tüm ince detayları başka birinin yapay zekasını eğitiyor ve esas know-how dediğimiz değer sizinle beraber başka bir yapının daha eline geçiyor. Ben böyle bir durumda makine kullanım verilerini kritik görür ve kendi kontrol edebildiğim bir yerde durmasını isterim. Bu pazarlık gücünüz varsa ve hukuken bu gücünüzü sağlama alabiliyorsanız veri her yerde durabilir. Ama farkında değilseniz veya okumadığınız kontratlar ile verinin işleme hakkını veriyorsanız ileride bir şekilde sorun yaşayabilirsiniz.

Olası riskleri bertaraf edebilmek için neler tavsiye edersiniz?

Bahsettiğim üzere farkındalık yaratmak ilk adım. Elle tutulmayan ve gözle görülmeyen verinin bir şirketin bilançosunda en önemli kalemlerden biri olması gerektiği ile başlayalım. Mesela hangi şirketin bilançosunda müşteri verisinin değeri hesaplanıyor? Bunlar son derece önemli değerler ama maalesef farkındalık daha burada değil. Arkasından bu veriyi nasıl koruyacağınız, yeni siber güvenlik konusu ve nasıl işleyeceğiniz konuları devreye giriyor. Bu anlamda ne kadar yerli ekosistemi oluşturur ve desteklersek, ileride o kadar ciddi bir gücümüz oluşacaktır diye düşünüyorum.

BİZE ULAŞIN