2025 yılını enflasyonla mücadelenin yoğun olduğu bir dönem olarak geride bıraktık. Ekonomi yönetimi ve Merkez Bankası'nın uyguladığı sıkı para politikası ile enflasyonda belli bir yol alındı. Son açıklanan enflasyon verileri de yapılan mücadelenin karşılığı oldu. Kasım ayında enflasyon yıllık bazda yüzde 31.07 olarak açıklandı. Böylece yıl yüzde 30'un altında bir oranla tamamlanacak gibi görünüyor. 2025'te sıkı ekonomi politikaları nedeniyle finansa erişim zordu. İş dünyası bu yüzden özellikle bu yıl finansmana erişimin kolaylaşmasını bekliyor. Bir diğer beklenti de Merkez Bankası'nın yaptığı faiz indirimlerinin reel sektöre de yansıması.
Ahmet ZORLU / Zorlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı
"Farklı coğrafyalardaki fırsatları da değerlendirmeye odaklandık"
2026'nın küresel ölçekte ekonomik dengelerin yeniden kurulacağı, uluslararası ilişkilerde yaşanacak normalleşme adımlarının ticareti destekleyeceği bir yıl olacağını öngörüyoruz. Türkiye açısından 2026, finansman koşullarındaki iyileşmenin reel sektöre de yansıdığı, üretimin ve sanayinin büyümede yeniden belirleyici rol üstlendiği bir yıl olabilir. 2026 yılında da akıllı beyaz eşya ve elektronik ürünleri, yenilenebilir enerji, şarj istasyonları, elektrik dağıtım yatırımları, elektrikli araç ve mobilite ekosistemine yönelik çözümler, katma değerli teknik tekstiller ile deneyim odaklı yeni nesil gayrimenkul faaliyetlerimiz öncelikli alanlarımız olmaya devam edecek. Faaliyet gösterdiğimiz pazarlardaki konumumuzu korurken, farklı coğrafyalardaki fırsatları da değerlendirmeye odaklanacağız. Uzun vadeli değer yaratma yaklaşımımızın temelinde ise, teknolojiyi kurum kültürümüzün doğal bir parçası haline getirmek yer alıyor.
Fuat TOSYALI / Tosyalı Holding Yönetim Kurulu Başkanı
"Avrupa'nın en büyük 3'üncü çelik üreticisiyiz"
Tosyalı olarak bu farkındalıkla uzun bir süredir yeşil çelik üretimine odaklanıyoruz. AB Yeşil Mutabakatı kapsamında en düşük karbon ayak izine sahip üreticilerden biri olduğumuzu belgelendirmiş durumdayız. Sertifikalı yeşil çelik ürünlerimizden oluşan Tosyalı V-Green markamızla dünyada öncüyüz. İleri teknoloji ve sürdürülebilirliğe yaptığımız yatırımların bir sonucu olarak geçen yıl dünyanın en hızlı büyüyen ilk 3 çelik üreticisinden biri olduk. Türkiye merkezli en yüksek ham çelik üretimine sahip şirket konumuna ulaştık. Bugün Tosyalı olarak Avrupa'nın en büyük 3. çelik üreticisiyiz. 3 kıtada 50'ye yakın tesisimiz, 15 milyon ton yıllık üretim kapasitemiz, nitelikli yeşil çelik üretimine yönelik yatırımlarımız ve yaklaşık 15 bin çalışanımızdan aldığımız güçle önümüzdeki 5 yıl içerisinde dünyanın ilk 20 çelik üreticisinden biri olma hedefi doğrultusunda emin adımlarla ilerliyoruz.
Mehmet TÜTÜNCÜ / Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO'su
"Sürdürülebilir büyümeye odaklanıyoruz"
Belirsizlikler ve hızla değişen dinamiklerin şekillendirdiği günümüz iş dünyasında "değişimi yönetmek" kurumlar için artık bir tercih değil, zorunluluk haline geldi. Bu doğrultuda, Yıldız Holding olarak stratejilerimizi durağan değil, değişen koşullara hızla uyum sağlayabilen, çevik ve hatta gerektiğinde "akışkan" yapılar üzerine inşa ediyoruz. İnsanı merkeze alan, sürekli öğrenmeyi teşvik eden, değişime açık ve katılımcı liderliğe olanak tanıyan bir çalışma kültürüne yatırım yapıyoruz. Geleceğe dönük stratejilerimizi belirlerken; dijital dönüşümle güçlenen, verimlilik odaklı ve sürdürülebilir büyüme anlayışını temel alıyoruz. Önceliğimizde "insan, dijitalleşme ve israfsız şirket" anlayışımız bulunuyor. 2026 yılında da Türkiye'yi daha güçlü bir üretim ve ihracat merkezi yapma hedefimizle hem yurt içinde hem de uluslararası pazarlarda, ülkemiz ve şirketimizin sürdürülebilir büyümesi için çalışmalarımıza kararlılıkla devam edeceğiz.
Feyhan YAŞAR/ Yaşar Holding Yönetim Kurulu Başkanı
"Faizlerin 2026 yılı boyunca düşmesini bekliyoruz"
Yaşar Topluluğu olarak finansal açıdan 2026 yılında da reel büyüme, sürdürülebilir karlılık, etkin çalışma sermayesi ve likidite yönetimine odaklanmayı sürdüreceğiz. Toplumsal yatırımlarımıza da devam edeceğiz.
Organizasyon yapımızı yalın ve çevik hale getirirken, özellikle dijitalleşme, otonom sistemler, veri analitiği ve katma değerli ürün geliştirme alanlarında nitelikli istihdam hedefimizi koruyoruz. Kendi kendini finanse eden ve faaliyetlerinden net nakit yaratan bir büyüme modeli ile ilerleyeceğiz.
Sanayi şirketlerinde tasarruflarımızı kendi işimizin finansmanında kullanmakla beraber, kısa vadeli olarak sabit getirili ürünlerde değerlendirmekteyiz. Dövizi bir yatırım aracı olarak değil, ödeme aracı olarak kullanmaktayız.
Makro ekonomik politika uygulamaları sonucunda düşen enflasyona paralel olarak faizlerin 2026 yılı boyunca düşmesini bekliyoruz. Son 2 aylık cari açığın düşmesi ve dış finansman imkanlarındaki artış ile döviz kurlarının enflasyonun biraz altında artması beklentisindeyiz.
Mehmet KUTMAN / Global Yatırım Holding ve Global Ports Holding Yönetim Kurulu Başkanı
"Çok güçlü finansal sonuçlar ürettik"
Küresel ekonomideki dalgalanma 2025 yılı boyunca da devam ederken, yılı küresel piyasaların kalıcı enflasyon baskıları, yüksek faiz oranları ve artan jeopolitik risklerden etkilenmeye devam ederek tamamlıyoruz. Hükümetin para ve maliye politikalarında sürdürdüğü kararlı disiplin, yatırımcı güveninde kademeli bir toparlanmayı destekleyerek daha öngörülebilir piyasa koşullarının zeminini hazırladı. Grup olarak güçlü finansal sonuçlar üretmeye devam ettik. Dünyanın en büyük kruvaziyer liman işletmecisi unvanının sahibi şirketimiz Global Ports Holding, portföyündeki liman sayısını 4 kıta ve 19 ülkede 32'ye çıkardı. Gaz iş kolunda Naturelgaz'da Muş'taki GES projemizi Temmuz ayı itibariyle devreye aldık. Consus Enerji'de yurtdışına açılma planlarımızın somutlaştığı bir yıl oldu. Grup olarak 2025 yılının ilk dokuz ayında konsolide gelirlerimiz 17.5 milyar TL (IFRIC 12 etkisi hariç), konsolide FAVÖK'ümüz 7,6 milyar TL, konsolide net karımız ise 2,1 milyar TL seviyelerinde gerçekleşti. 2026'da sürdürülebilir büyümemizi devam ettirmeye odaklanıyoruz.
Hülya GEDİK / Gedik Holding Yönetim Kurulu Başkanı
"Birçok zorluğa karşı proaktif tedbirler aldık"
2026 yılı için Gedik Sanayi Grubu olarak hazırladığınız bütçe yaklaşımınız oldukça gerçekçi ve temkinli. Yüzde 10-15 büyüme hedefliyoruz. Kaynak, döküm, vana ürünlerine, Türkiye'de savunma, otomotiv, enerji sektörlerindeki iç ve küresel talep Gedik için fırsat yaratabilir. Gedik Holding olarak Türkiye sanayisinin karşı karşıya olduğu üretim maliyetlerindeki artış, yurt dışı pazarlarda rekabet gücümüzün zayıflaması, iç pazarda Uzak Doğu ürünlerinin pazarımızdan pay almaya çalışması gibi zorluklara karşı proaktif tedbirler aldık. Konvansiyonel ürünlerden uzaklaşıp katma değerli üretime geçişi önceliklendirdik. Havacılık gibi yüksek teknolojili sektöre yatırım yaptık. 2025-2026'yı "toparlanma ve yüksek katma değerli ürünlere geçiş yılı" olarak konumlandırıyorum. Bu stratejiyle Gedik Grubu'nun konvansiyonel sanayiden yüksek teknolojiye evrilmesini hedefliyoruz. Havacılık yatırımımızın meyvelerini 2026'da görmeye başlayacağız ve sektörde Gedik adının güçlü yankı bulacağını düşünüyorum.
Ebru ÖZDEMİR/ Limak Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı
"Sürdürülebilir büyüme hedefimize kararlılıkla devam edeceğiz"
2026 yılına Türkiye ekonomisi için temkinli ancak güçlü bir iyimserlikle adım atıyoruz. Limak olarak 2026 yılında enerji dönüşümü, altyapı ve mühendislik-taahhüt alanlarında sürdürülebilir büyüme hedefimize kararlılıkla devam edeceğiz. Afrika'dan Avrupa'ya ve Orta Doğu'ya kadar uzanan geniş bir coğrafyada Türk mühendisliğinin imzasını taşıyan projelerimiz bulunuyor. 2026'da da Türkiye ve uluslararası pazarlarda seçici ve sürdürülebilir büyüme yaklaşımımızı sürdüreceğiz. İstihdam politikamızda yine fırsat eşitliği ve yerel kalkınmaya öncelik vereceğiz. Bugün 14 ülkede 50 bine yakın çalışanımız var. Projelerimizin ihtiyaçları doğrultusunda önceliğimiz her zaman olduğu gibi özellikle genç yetenekler, kadınlar ve nitelikli iş gücü olacak. Yatırımlarımızda verimlilik, dijitalleşme ve sürdürülebilirliği merkeze alarak, uzun vadeli değer yaratma vizyonumuzu daha da güçlendirmeye kararlıyız.
Süleyman ÇETİNSAYA / Artaş Holding Yönetim Kurulu Başkanı
"Türkiye ekonomisine uzun vadeli katkı sunmayı hedefliyoruz"
2026'nın, gayrimenkul ve inşaat sektörü açısından yeniden ivmelenmenin belirgin şekilde hissedileceği bir yıl olacağını öngörüyoruz. Ekonomideki dengelenme süreci, finansal koşulların iyileşmesi ve yatırım ortamının daha öngörülebilir hale gelmesi, nitelikli projelere olan talebi destekliyor. 2026 yılında aynı anda dört yeni projeyi hayata geçirecek olmamız, grubumuzun yatırım ve üretim gücünü açıkça ortaya koyuyor. İstanbul'da Güneşli, Ümraniye ve Şişli bölgelerinde; ayrıca Bodrum'da başlayacağımız yeni projeler, konut, ticaret ve karma kullanım fonksiyonlarını bir arada barındıran, nitelikli yatırımlar olacak. Bu projelerde her projemizde olduğu gibi özellikle çevreye duyarlı mimari çözümler, teknoloji entegrasyonu, modern yaşam standartlarını yükselten fonksiyonlar ve yüksek kullanıcı memnuniyeti odak noktamız olacak. Bunun yanında turizm, perakende ve sanayi yatırımlarımızı da sürdürülebilir şekilde büyütmeye devam ederek Türkiye ekonomisine uzun vadeli katkı sunmayı hedefliyoruz.
Hande TİBUK / NET Holding Yönetim Kurulu ve Murahhas Üyesi
"Yeni otel projemiz onay aşamasında"
2026 yılının 2025'e oldukça benzeyen bir sene olacağını öngörüyoruz.
2025 sonunda konsolide FAVÖK'ün bir önceki yıla yakın gerçekleşmesini, 2026'da ise bir tesisimizin 6 ay tadilatta olmasına rağmen bunun konsolide ciro etkisinin yaklaşık yüzde 2 ile sınırlı kalmasını bekliyoruz.
Merit Crystal Cove otelimiz için geniş kapsamlı bir renovasyon projesine Kasım ayında başladık. Toplam 60 milyon dolar bütçeli bu yatırımın Temmuz 2026'da tamamlanmasını planlıyoruz. Girne'de Merit Royal otelleriyle bağlantılı yeni bir otel projemiz onay aşamasında olup, izin süreçlerinin tamamlanmasına bağlı olarak 2026 sonunda başlangıç mümkün olabilir. Karadağ ve Bulgaristan'daki tesislerimizde de kapasite artırımı için uygun yeni proje fırsatlarını takip ediyoruz. Enflasyonun yüzde 20'nin altına kalıcı olarak inmesi durumunda faiz indirimi olabileceğini düşünüyorum. Enflasyonda ani bir bozulma veya erken faiz indirimi halinde kur daha hızlı yükselebilir. Borsada sürdürülebilir bir yükseliş için yabancı yatırımcı payının artması gerektiğini düşünüyorum.
Oğuz SATICI / Türkiye İhracatçılar Meclisi Eski Başkanı
"Dünya yeniden kurgulanıyor"
Açıkça konuşulması gerekiyorsa dünya yeniden kurgulanıyor. 2025 de bu konularla ilgili çok adım atamadık. İnşallah 2026 yeni dünya için adımlar atacağımız bir yıl olmalı. Sektörler genel olarak ayakta kalmaya çalıştı. Yeni yatırımlar yerine olanları korumak için çalışıldı. Bence sorunun en büyüğü bu yeni dünya ile iletişime girememek yeni yatırımların yolu bu vizyon bu bakış açısı yeni yatırımlarda böyle yapılacak. 2026 da ve tüm zamanlarda da iş dünyasının, iş insanlarının faiz döviz yada altın değil doğru işi uluslararası fiyatlamalarla kar ederek büyütmeleri lazım. Doğru yapan kazanır yanlış yapan kaybeder. Ben öyle düşünüyorum ve 2026'nın Türkiye ye ve tüm sektörlere karlı verimli olmasını diliyorum. Dünya artık feodalizmi bitirip kapitalizmin yeni hali olan teknofeodalizme dönüştü. Artık dünya yeni bir yolda olacak, hayat artık daha zor ve çetrefelli olacak. İnsanlık yeni dünyayı doğru okumalı ve doğru adımlar atmalıdır.
Niyazi ÖNEN / Dardanel Yönetim Kurulu Başkanı
"Yaklaşık 300 kişilik ek istihdam planı yaptık"
2025 yılında dolar bazında yüzde 20'nin üzerinde büyüme kaydettik ve grup olarak toplam ciromuzu 400 milyon dolara çıkardık. Dardanel olarak 9 kategoride faaliyet gösteriyor, bu kategorilerin 7'sinde lider konumda bulunuyoruz. Karlılığımızı ve ciromuzu artıran en önemli unsurun yeni ürünlerimiz olduğunu net bir şekilde görüyoruz.
Ciromuzun yüzde 55'i ton balığı ve balık konserveleri gibi geleneksel ürünlerden gelirken, yaklaşık 200 milyon dolarlık kısmı ise sandviç, sushi ve hazır yemek kategorilerindeki yeni ürünlerimizden elde ediliyor. Dardanel olarak güçlü Ar-Ge ve inovasyon kaslarımızla yenilikçi ürün çeşitliliğimizi ve yatırımlarımızı artırmaya devam ederek inovasyon odaklı büyümemizi sürdüreceğiz. Dardanel olarak 4.000'in üzerinde kişiye istihdam sağlıyoruz. 2026 yılında yaklaşık 300 kişilik ek istihdam sağlayacağız. Ayrıca fabrika otomasyon, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik projelerine yönelik ek yatırımlar da gündemimizde olacak.
Erhan BOYSANOĞLU / Mesa Holding Yönetim Kurulu Başkanı
"2026'da önemli fırsatlar var"
MESA olarak 56 yılı aşan kurumsal tecrübemizle 2026 yılına son derece hazırlıklı giriyoruz. 2026 yılının Türkiye ekonomisi özelinde enflasyonla mücadelede atılan adımların etkilerinin daha net hissedileceği, finansal istikrarın kademeli olarak güçleneceği bir yıl olması beklentimiz. Risk tarafında; yüksek finansman maliyetleri, jeopolitik gelişmeler ve küresel talepteki dalgalanmalar öne çıkıyor. Türkiye'nin genç nüfusu, konut ihtiyacının yapısal devamlılığı, kentsel dönüşüm potansiyeli gibi unsurların ise önemli fırsat ve avantajlar sunacağını öngörüyoruz. MESA olarak 2026'yı, farklı sektörlerdeki diğer yatırımlarımızın da etkisiyle, temkinli ama fırsatları iyi okuyan ve değerlendiren bir büyüme yılı olarak görüyoruz. Farklı ölçeklerde hayata geçirdiğimiz projelerimizle, Mesalas, Mesa Farmtech ve savunma sanayiine yapacağımız üretimlerle sanayi ve tarım sektörlerinde ivme kazanan yatırımlarımızla büyümeyi istikrarlı biçimde sürdürmeyi hedefliyoruz. Kalite ve finansal dayanıklılığın bu alanlarda ön planda olacağı görüşündeyiz.
Avni ÇELİK / Sinpaş Holding Yönetim Kurulu Başkanı
"Hisse senetlerinin yatırımcı ilgisini koruyacağını düşünüyoruz"
2026'ya girerken, küresel görünümün genel anlamda dengeli ancak hâlâ yön arayışında olduğunu ifade edebilirim. Sermaye piyasalarında uzun vadeli büyümeyi destekleyen olumlu eğilim sürerken, hisse senetlerinin önümüzdeki dönemde de yatırımcı ilgisini koruyacağını düşünüyoruz. Grubumuzun gayrimenkul geliştirme finans, enerji, madencilik, turizm işletme ve endüstriyel üretim alanlarında yatırımları var. Gayrimenkul geliştirme alanlarında, enflasyondan arındırılmış yüzde 27 büyüme, finans alanlarındaki yatırımlarımızda yüzde 147, enerji alanındaki yatırımlarımızda kapasite artışı ve paralel satış gelirlerinde yüzde 19, madencilik alanında yüzde 26, turizm ve işletme alanında ilk yılımız olacağı için kalite ve rekabet avantajımız sebebi ile alanında ilk yıl karlılık bekliyoruz. Endüstriyel üretim alanında net yüzde 22 büyüme hedefliyoruz. Yeni sektörel yatırımlarımız sebebiyle mevcut istihdamımıza ilave olarak 980 yeni istihdam sağlamayı planlıyoruz.
Almanya'daki yatırımımızda yeni stratejimizle kira gelirimizde yine geometrik büyüme öngörüyoruz.
Hasan PEKER / Peker Holding Yönetim Kurulu Başkanı
"Konut ve ticari gayrimenkulde talebin biriktiğini görüyoruz"
Toparlanma ve ayağa kalkma yılı olarak geçirdiğimiz 2025'ten sonra, 2026'da ülkemizin ve gayrimenkul sektörünün daha dengeli bir büyüme sürecine gireceğini düşünüyorum. Enflasyonda beklenen normalleşme ve finansman koşullarında yaşanacak iyileşme sektörümüzü de olumlu etkileyecek. Konut ve ticari gayrimenkulde talebin biriktiğini görüyoruz. Doğru fiyatlama ve erişilebilir finansmanla buluştuğu anda sektörümüz daha da ivme kazanır. Peker Holding olarak 2026'da ülkemizin sanayi, gayrimenkul ve teknoloji sektörlerini merkezine alan bir yatırım programı uygulayacağız. Büyüme hedefimizi çift haneli tutuyoruz; istihdamımızı da artırmayı planlıyoruz. Ben her zaman portföy çeşitlendirmesini öncelikli görüyorum. Orta vadede faizlerin kademeli olarak gerileyeceğini, dövizde ise daha kontrollü bir seyrin devam edeceğini düşünüyorum. Bu nedenle uzun vadeli yatırımda gayrimenkulün, özellikle de güçlü lokasyonlu ve kira getirisi yüksek varlıkların öne çıkacağını söyleyebilirim.
Ahmet CENGİZ / Cengiz Holding Enerji Grup Başkanı
"Yatırımlarımız yurt içinde ve yurt dışında devam etti"
2025 yılını küresel ekonomik dalgalanmalar ve bölgesel jeopolitik risklerin yoğun etkisi altında tamamlıyoruz. Tüm bu zorluklara rağmen Cengiz Holding olarak bu dönemi stratejik hedeflerimizi gerçekleştirerek, üretim ve yatırım odağımızı güçlendirerek değerlendirdik. Makroekonomik koşulların etkisiyle ülkemizde uygulanan kontrollü soğuma politikaları devam ederken, bizler sürdürülebilir büyümeyi destekleyen inovatif ve katma değerli yatırımlarımıza hız kesmeden devam ettik. Dünyada giderek artan korumacılık politikalarını da dikkate alarak Ar-Ge odaklı üretim stratejilerimizi genişlettik. Daha önce ülkemizde üretilmeyen ürünlerin yerli üretimine yönelik projeleri hızlandırarak, 44 bini aşkın çalışanımızla Türkiye'nin üretim gücüne katkı sunmaya devam ettik. Enerji, maden, sanayi, müteahhitlik ve havalimanı yatırımlarımız hem yurt içinde hem yurt dışında devam etti. Kısacası stratejik olarak belirlediğimiz tüm yatırım ve üretim hedeflerini 2025 yılında başarıyla hayata geçirdik. 2026'da faaliyette bulunduğumuz sektörlerde katma değer üretmeye devam edeceğiz.
Batu AKSOY / Aksoy Holding CEO & Başkan Yardımcısı
"Benzeri yapılmamış bir sağlık turizmi projemiz var"
2026, Aksoy Holding ve iştiraklerinde istihdam ve yatırımlarda büyümenin sürdüğü bir yıl olacak. Amiral gemisi iştirakimiz Shell & Turcas'ta 2025'i 10 Milyar TL ölçeğinde yatırımla tamamladık. Elektrikli Araç ekosisteminde şarj altyapısını yaygınlaştırmaya devam edeceğiz. Shell & Turcas olarak müşteri deneyimini artırmak amacıyla stratejik bir iş birliğine imza atarak sevilen markamız deli2go'yu ilk kez akaryakıt istasyonları dışında, CarrefourSA Lezzet Arası Restoranında Café formatında hizmete başlattık, bunu hızla ölçeklemeyi hedefliyoruz. Enerji üretim alanında RWE & Turcas bünyesinde 20 MW kurulu gücünde bir Hibrit GES yatırımına başlamıştık, bu tesisi 2026 ortasında devreye alacağız. Gayrimenkul geliştirme tarafında Amerika'daki yatırımlarımız devam ediyor. Miami, Manhattan, Brooklyn ve Jacksonville'de değer yaratan projeler gerçekleştiriyoruz. İstanbul'da ise yüksek nitelikli ve bugüne kadar benzeri yapılmamış bir sağlık turizmi yatırım projesi geliştiriyoruz.
Serkan KAPTAN / TAV Havalimanları İcra Kurulu Başkanı (CEO)
"Almatı Havalimanı'ndaki yatırımımızı 2027'de tamamlayacağız"
Havacılık sektöründe 2026'da büyümenin devam edeceğini öngörüyoruz. 2025'i beklentilerimize uygun olarak 110 milyonun üzerinde yolcuya hizmet vererek kapatacağız.
TAV Havalimanları olarak sekiz ülkede 15 havalimanı işletiyoruz. Büyümenin yüksek olacağı gelişmekte olan pazarlara odaklanıyor ve bu bölgelerdeki fırsatları değerlendiriyoruz. Servis şirketlerimizle birlikte küresel ayak izimiz 30'dan fazla ülkede 100'den fazla havalimanına ulaştı. 2025'de toplam yatırımlarımız 220-240 milyon euro düzeyinde gerçekleşecek. Almatı Havalimanı'nda yürüttüğümüz yaklaşık 315 milyon eurouk yatırımı 2027'de büyük ölçüde tamamlamayı öngörüyoruz. Trafik artışına paralel olarak istihdam yaratmayı sürdüreceğiz.
Operasyonlarımızın olduğu ülkelerdeki göstergeler, trafik beklentileri ve Türkiye'de de Orta Vadeli Program'daki beklentilere uyumlu olarak hareket ediyoruz. Belirsizliklerin yoğun olduğu bir ortamda tasarrufların dengeli bir sepette değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum.
İmam ALTINBAŞ / Altınbaş Yönetim Kurulu Başkanı
"Altın tek başına bir strateji oluşturmaz"
2026 yılında Türkiye ekonomisinin, uygulanan stratejiler ve artan yatırım politikası ile istikrarlı bir büyüme yoluna gireceğini öngörüyoruz.
2026 yılında yatırım stratejilerimizi sürdürülebilir büyüme, verimlilik ve ülke ekonomisine katma değer yaratarak güçlendirmeye devam edeceğiz. Faaliyet gösterdiğimiz her sektörde, nitelikli istihdam yaratmak ve özellikle de üniversitemizin desteği ile genç yeteneklerin yetişmesini de destekleyen bir istihdam modeli önceliğimiz olmaya devam edecek. Yatırım tarafında ise stratejimiz ilk önce bulunduğumuz sektörleri geliştirmek. Bunun dışında Türkiye'nin üretim gücünü destekleyen, ihracat potansiyelini yükselten ve uzun vadede değer yaratan projelere odaklanmayı planlıyoruz.
Altın her dönemde tasarruf sahipleri için güven verici bir yatırım aracı olarak görülür. Ancak tek başına strateji oluşturmaz. Biz genel de uzun vadeli ve sürdürebilir büyümeye odaklanıyoruz. Yatırım kararlarımızı da bu verilere göre değerlendiriyoruz.
Gökşin DURUSOY / Akkök Holding CEO'su
"Yüksek katma değerli ürün portföyümüzü genişletiyoruz"
2026'da hem Türkiye'de hem de küresel ölçekte daha ılımlı fakat dikkatle yönetilmesi gereken bir ekonomik çerçeve öne çıkıyor. İç pazarda fiyat istikrarındaki ilerleme ve öngörülebilirliğin artması, sanayi ve enerji gibi sektörlerde planlama süreçlerini güçlendiren bir avantaj yaratıyor. Buna karşılık küresel talep görünümü, jeopolitik gelişmeler ve finansman koşulları sektör genelinde yakından izlenmesi gereken temel risk başlıkları arasında. 2026'da grubumuzun önceliği; faaliyet alanlarımızda sürdürülebilir büyümeyi destekleyen adımları disiplinli bir şekilde hayata geçirmek olacak. Kimya ve ileri malzemelerde devam eden yatırımların tamamlanması, yüksek katma değerli ürün portföyünün genişletilmesi ve mevcut pazarlardaki konumun güçlendirilmesi temel odak noktalarımız arasında. Enerji tarafında verimlilik uygulamaları ve finansman yapısının güçlendirilmesi önem taşımaya devam ediyor. Grup genelinde dijitalleşme, yapay zeka uygulamaları ve sürdürülebilirlik projeleriyle operasyonel performansı artırmayı hedefliyoruz.
Yasemin GÜR SOLMAZ / Gürmen Group Yönetim Kurulu Başkanı
"Bizim için dönüşüm yılı"
2026 makro göstergelerdeki kademeli normalleşmenin yatırım ortamını güçlendireceği, şirketlerin uzun vadeli planlarını daha sağlıklı yapabileceği bir dönem olacak. Grup olarak 2026'yı; operasyonel verimlilik çalışmalarını daha da derinleştirdiğimiz, mali disiplinimizi koruduğumuz, yenilenebilir enerji yatırımlarımızı büyüttüğümüz ve üretim–perakende süreçlerinde yapay zekâ temelli uygulamaların ağırlık kazandığı bir dönüşüm yılı olarak konumlandırıyoruz. İstihdam politikamız iki temel eksen üzerinde ilerleyecek: nitelikli iş gücünü güçlendirmek ve teknolojik dönüşümle birlikte çalışanlarımızın yetkinliklerini artırmak. Giyim ve tekstilde sürdürülebilirlik, önümüzdeki dönemin en kritik başlıklarından biri. Odağımızda, özellikle Avrupa Birliği Yeşil Mutabakatı kapsamında yürürlüğe giren düzenlemeler yer alıyor. Tarım ve hayvancılıkta döngüsel ekonomi modelimizi olgunlaştırırken, sürdürülebilir enerji projeleri ile karbon ayak izimizi azaltmayı hedefliyoruz. 2026'da para politikasında daha öngörülebilir ve istikrarlı bir çerçeve bekliyoruz. Faizlerde kademeli normalleşme, kurda ise kontrollü bir seyir olası görünüyor.
Davut DOĞAN – Doğanlar Holding Yönetim Kurulu Başkanı
"Hem fırsat hem de sınama yılı olacak"
Türkiye ekonomisinin 2026 yılında fırsatlarla birlikte ciddi sınamalarla da karşı karşıya olacağını düşünüyorum. Küresel faiz politikaları ve jeopolitik gerilimler finansal istikrarı zorlayabilir. İç piyasada ise enflasyonun kalıcı olarak düşürülmesi önemli bir başlık olarak görülüyor. Buna rağmen enerji dönüşümü, ihracat pazarlarının çeşitlenmesi ve genç nüfusun dinamizmi avantajlarımız. Biz kendi açımızdan piyasa risklerini yönetirken, özellikle teknoloji ve yeşil dönüşüm yatırımlarında büyüme fırsatlarını değerlendirmeyi hedefliyoruz. Önümüzdeki yıl için istihdam politikamızda kontrollü ve ihtiyaca göre şekillenen bir yaklaşım izlemeyi planlıyoruz. Mevcut operasyonlarımızın güçlendirilmesi ve yetkinliklerin geliştirilmesine öncelik veriyoruz. Yatırım tarafında ise odağımız, devam eden projelerimizin verimliliğini artırmak ve sürdürülebilirlik, dijitalleşme ile ihracat kapasitemizi destekleyen alanlarda iyileştirmeler yapmak olacak.
Kazım TÜRKER/ Türkerler Holding Yönetim Kurulu Başkanı
"Üç şirketimizi halka arz etmeyi hedefliyoruz"
Türkiye ekonomisinin direncinin artacağını, enflasyonun düşüş trendini sürdüreceğini ve faiz indirimlerinin süreceğini öngörüyoruz.
2026 yılında başta yenilenebilir enerji, elektrik dağıtım, gayrimenkul geliştirme ve madencilik olmak üzere faaliyet gösterdiğimiz sektörlerde yeni yatırımlar ve kapasite artışlarıyla 750 milyon ile 1 milyar dolar civarında yatırım gerçekleştirmeyi planlıyoruz. 2-3 yıl içinde ise yatırımlarımızın 1.5 milyar doları aşacağını öngörüyoruz.
Uluslararası ölçekte fırsatları daha etkin değerlendireceğimiz ve global portföyümüzü genişlettiğimiz bir döneme giriyoruz. Aynı zamanda hem yurtiçi hem de yurtdışı sermaye piyasaları ile finansal araçları daha aktif kullanmayı planlıyoruz. Elektrik dağıtım sektöründe Türker VEYAŞ ile gayrimenkul sektöründe Türkerler GYO ile Enerji üretim sektöründe Türker Yenilenebilir Enerji ile 3 şirketimizi halka arz etmeyi hedefliyoruz.
2026'da yatırımcılara tavsiyem kısa vadeli yatırımlarda temkinli davranmaları ve uzun vadeli fırsatlara odaklanmaları yönünde olacak.
Ahmet VARLIK / Vardem Oyuncak Yönetim Kurulu Başkanı
"2026 yılı Türkiye ekonomisi için bir dönüm noktası olabilir"
Bugüne kadar iyimser senaryoların gerçekleşeceğine olan inancımızı sürdürerek geldik. Enflasyonun inatçı kalması, dış finansman sorunları ve jeopolitik gerilimlerin artması gibi olası risklere mevcut ancak coğrafi, demografik ve sektörel fırsatlar doğru politikalar ve küresel işbirliği ile değerlendirilebildiğinde 2026 yılının Türkiye ekonomisi için bir dönüm noktası olabileceğine inanıyoruz. Temkinli senaryoları göz önünde bulundurarak 2026 yılında bariz değişikliklere gitmemeyi ve 2025 yılındakine yakın bir politika uygulamayı düşünüyoruz. 2026 yılında faizin yüzde 25'lere gelmesini ve dövizin yüzde 20 artmasını öngörüyorum. Vardem olarak oyuncak sektöründe yolumuza güçlü şekilde devam ediyoruz. Hem yurt içindeki üreticilerden hem de yurt dışından oyuncak ithal ederek satış noktalarına ulaştırıyoruz. 2026 yılında da çocuklara en iyi, kaliteli ve sağlıklı oyuncaklar ulaştırmaya devam edeceğiz.
Senur AKIN BİÇER / Arnica Yönetim Kurulu Başkanı
Ar-Ge, ihracat ve dijital dönüşümde yeni pozisyonlar açacağız"
2026 yılının özellikle ikinci yarısından itibaren ülkemiz ekonomisinin dengeli bir büyüme sürecine gireceği beklentisini paylaşıyoruz… Küresel tedarik zincirindeki yeniden yapılanma ve yakın coğrafyalara üretim kaydırma eğiliminin, Türkiye için önemli bir avantaj olduğu düşüncesindeyiz. Özellikle ihracat odaklı sektörlerde fırsatlar artacak. Ancak burada bizleri bekleyen bazı tehlikeler de var. Örnek vermek gerekirse maliyetleri kontrol etme sıkıntısı yaşanabilir.
Ayrıca jeopolitik gelişmeler, enerji maliyetleri ve kur dalgalanmaları dikkatle takip edilmesi gereken unsurlar. Biz firma olarak inovasyon, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik yatırımlarımızla bu riskleri avantaja çevirmeyi hedefliyoruz. 2026 yılında istihdamda yüzde 10'luk bir artış planlıyoruz. Özellikle Ar-Ge, ihracat ve dijital dönüşüm alanlarında yeni pozisyonlar açacağız. Yatırım politikamızı da koşulları değerlendirerek planlayacağız. Yatırımlarımızın önemli kısmı, enerji verimliliği sağlayan teknolojilere ve sürdürülebilir ürün geliştirmeye yönelik olacak.
Emin HİTAY / Hitay Holding Yönetim Kurulu Başkanı
"Endonezya'daki 7 jeotermal sahada üretime geçmeyi hedefliyoruz"
2026'da teknoloji ve enerji sektörlerindeki dönüşüm hızlanacak.
Amacımız yarının Türkiye'sine katkı sunmak. 45 yılı geride bırakırken 50. yıla yenilikçi adımlarla ilerliyoruz. Grup şirketlerimiz teknoloji ve enerji ekseninde sürdürülebilir büyümeye odaklanıyor. Yapay zekâ ve dijital dönüşüm projeleriyle hem Türkiye'de hem bölgede fark yaratmayı sürdürmeyi hedefliyoruz. Enerji alanında, Endonezya'daki 7 jeotermal saha lisansımızla üç yıl içinde üretime geçip daha sonraki yıllarda 1.000 MW kapasiteye ulaşma hedefi doğrultusunda çalışmalarımıza devam ediyoruz. Bizim için büyüme; istihdam yaratmak, üretimi dönüştürmek ve ülkemize değer katmak anlamına geliyor. Ekonomide inişler ve çıkışlar hep oldu; bu döngüler iş dünyasına dayanıklılık kazandırıyor. Türkiye'nin potansiyeline ve girişimci ruhuna her zaman inandım. Teknolojiye, yenilenebilir enerjiye ve yapay zekâ tabanlı üretime yatırım yapan şirketlerin bu dönemi fırsata çevireceğini düşünüyorum. Yatırımcılara tavsiyem; bugüne değil, geleceği şekillendirecek alanlara odaklanmalarıdır.
Hikmet ERASLAN / Dosso Dossi Holding Yönetim Kurulu Başkanı
"Verimlilik odaklı istihdam politikası izleyeceğiz"
2024–2025 dönemindeki sıkı para politikası etkilerinin 2026'da hafifleyebileceği ve kademeli toparlanmayla yüzde 3-4 bandında bir büyüme görülebileceğini öngörüyoruz. Hizmet sektörü ve ihracat odaklı sanayi büyüme ana sürükleyicileri olabilir. 2025 boyunca yüksek seviyelerde kalması beklenen enflasyonun 2026'da daha ılımlı seviyelere gerilemesini bekliyoruz. Sabit sermaye yatırımlarında faiz nedeni ile 2025'te görülen yavaşlama 2026'da bir miktar toparlanabilir. 2026'ya geçişte; verimlilik odaklı istihdam politikası izleyeceğiz. Dijital dönüşüm ve otomasyon nedeniyle nitelikli iş gücüne talebin artacağını düşünüyoruz. Enflasyonun hâlâ yüksek olduğu ortamda reel varlıklar ve şirket karları hisse senetlerini cazip kılar. Özellikle ihracat odaklı sanayi, bankacılık, enerji, teknoloji ve turizm sektörleri avantaj sağlayabilir. Küresel jeopolitik riskler ve enflasyon nedeniyle altın 2026'da da portföylerde yerini korur. 2026'da faizler gerilemeye başlarsa, kısa vadeli enstrümanlar daha cazip olur, uzun vadeli sabit faizli yatırımın getirisi düşebilir.
Reha KORA / Alkim Alkali Kimya AŞ Yönetim Kurulu Başkanı
"Sürdürülebilirlik ve verimlilik artırıcı alanlara odaklanacağız"
2026 yılında Türkiye'de de enflasyonun, tüketici güveninin ve iç talebin artacağını öngörüyoruz. Riskli gördüğümüz alanları ise ticaret savaşlarının dünyadaki ekonomik aktiviteye yansıması olarak özetleyebiliriz. Suriye'nin yavaş yavaş toparlanmaya başlaması, o bölgedeki temizlik ürünleri tüketimini, paralelinde Sodyum Sülfat tonajlarını artıracaktır. Özellikle sürdürülebilirlik ve verimlilik artırıcı alanlar üzerine odaklanmayı hedefliyoruz. Potasyum Sülfat ürünümüz ile Uluslararası Organik Tarıma uygunluk sertifikasyonunu da 2026 alacağımızı umut ediyoruz.
2026 sonunda faizin yüzde 25 mertebesine yaklaşacağını, döviz kurlarındaki artışın enflasyona paralel veya bir miktar altında kalmasını, borsaya para girişlerinin de faiz oranları aşağıya geldikçe doğal olarak artacağını öngörüyorum. Tasarrufların değerlendirilmesi noktasında; sırasıyla gayrimenkul (% 25), altın (% 20), BİST (% 30) ve TL Mevduat (%25) şeklinde bir portföy dağılımı yapmayı tercih edebilirim.
Cem CANSU / Bacacı Yatırım Finans İcra Kurulu Üyesi
"En zor dönemin geride kaldığı görüşündeyim"
2026 senesi için genel bakış açımız temkinli iyimserlik. Kısacası en zor dönemin geride kaldığı görüşündeyim.
Bu yıl bünyemize yeni şirketler katıldı ve şirket satın almasının ötesinde, ihtiyaç duyulan yatırımları gerçekleştirdik. 2026'da ise tüm iş kollarımızda verimlilik, teknoloji, yenileme ve sürdürülebilirlik odaklı yatırımlarımıza devam edeceğiz. (Örneğin makine-teçhizat, sorter yatırımları, IT modernizasyonu, yenileme projeleri gibi.) Ayrıca istihdam tarafında da büyüme planlıyoruz. Yeni iş fırsatlarımızın da gündemde olması nedeniyle bugün için net bir rakam vermek yanıltıcı olur; ancak 2026'yı bizim için yatırımın ve kurumsal dönüşümde vites artırmanın yılı olarak tanımlayabiliriz.
Düşen faizler şirketlerin kârlılığını ve yatırım iştahını artırıyor; bu yatırımcılar için olumlu bir tablo. Portföy mantığıyla bakıldığında, Türk Lirası varlıkların payının artacağı bir döneme giriyoruz. Genel bir yatırım tavsiye vermek yerine konunun kişisel ve terzi dikim bir yaklaşım olması gerektiğinin altını çizmek lazım.
Serdar Raşit PİRİNÇ / Çağdaş Cam CEO'su
"Türkiye'de üretilmeyen bir ürünü üretme planımız var"
2026'da inovasyon, ihracat ve yeni ürün geliştirme odağımızı koruyacağız.
Dijital ve yeşil dönüşüm çalışmalarımız devam ediyor. GES yatırımlarımızla enerjimizin bir kısmını yenilenebilir kaynaklardan karşılayarak sürdürülebilirlik ve maliyet yönetiminde avantaj sağlıyoruz.
2026'da önceliğimiz kapasite artışı, ihracat odaklı büyüme ve katma değerli üretim olacak. Türkiye'de bugüne kadar üretilmeyen teknik nitelikli bir ürünü yerli olarak üretmeye başlayacağız. 2025 Ekim'de başlayan çalışmalarımızın, 2026'nın son çeyreğinde devreye girmesini öngörüyoruz. Bu yatırımın yıllık 22 milyon doların üzerinde ek ciro yaratmasını ve bunun yaklaşık yüzde 40'ının ihracattan gelmesini hedefliyoruz.
Manisa'daki kapasite artışıyla rekabet gücümüzü yükseltirken, Manisa 1 yerleşkemizi dağıtım faaliyetlerinde kullanarak bölgede daha verimli ve düşük maliyetli bir yapı kuracağız. Bu yapılanmanın satış performansımıza olumlu katkı sağlamasını ve ilave istihdam yaratmasını bekliyoruz.
Levent Sadık AHMET / DCT Trading Yönetim Kurulu Başkanı
"Asıl pozitif etkinin borsa tarafında olacağını öngörüyorum"
Teknoloji tarafındaki yatırımımız hızla büyümeye devam ediyor. Tarımdaki üretici kimliğimizi büyütmek üzere de inisiyatif aldık. 2026 gündemimizde iki büyük yatırım var. İlkinde, İpsala/Edirne'de satın aldığımız arazi üzerinde bir yaban mersini çiftliği kuracağız. Yunanistan'da sürdürdüğümüz üretim faaliyetlerimizi çok daha büyük bir hacimle ülkemizde ayağa kaldıracağız. İkinci yatırımımız ise lisanslı depoculuk üzerine olacak. 2025 yılında T.C. Ticaret Bakanlığı'ndan Şanlıurfa'da pamuk lisanslı deposu için kuruluş iznimizi aldık. 2026 yılında bu yatırımımızı da tamamlamayı hedefliyoruz. Grup olarak bu iki yatırım kapsamında yeni istihdam yaratacağız. İpsala'daki yatırımımızda kurulum ve hasat dönemlerinde 100 civarında geçici istihdam da sağlayacağız. Sezonluk istihdamda tıpkı Batı Trakya'da olduğu üzere, bölgedeki kadınlarımız önceliğimiz olacak. Faizdeki kademeli düşüşün devam edeceğini düşünüyorum. Bunun her ne kadar dövize olan talebi artırıcı bir etkisi olsa da asıl pozitif etkinin borsa tarafında olacağını öngörüyorum.
Didem TUNÇBİLEK / Aksa Akrilik Genel Müdürü
"Yatırımdan vazgeçmeyen bir stratejimiz var"
Küresel ekonomideki dalgalanmalara ve tekstil sektöründeki zorlu piyasa koşullarına rağmen 2025 yılı, büyüme stratejilerimizin somut yatırımlarla desteklendiği ve global pazardaki konumumuzun güçlendiği bir dönem oldu. İleri malzeme teknolojileri, savunma sanayii uygulamaları ve enerji çözümleri gibi katma değerli alanlara yaptığımız yatırımlar, üretim kabiliyetimizi ve ihracat kapasitemizi belirgin şekilde güçlendirdi. Küresel belirsizliklere rağmen üretimden ve yatırımdan vazgeçmeyen bir strateji izliyoruz. Karbon elyaf, kompozit ve süper elyaf gibi stratejik alanlara yatırımlarımızı sürdürüyoruz. 2026'da önceliğimiz, 2025'te hayata geçirdiğimiz yatırımların olgunlaşması ve ileri malzeme teknolojilerinde kapasitenin artırılması olacak. DowAksa'daki yüzde 50 payın da devralınmasıyla faaliyetlerini Aksa Carbon çatısı altında tamamen yerli sermaye yapısı ile sürdüren karbon elyaf üretimimiz, rüzgar enerjisi, savunma ve havacılık gibi stratejik sektörlerde Türkiye'nin ihtiyaçlarına daha güçlü çözümler sunmamızı sağlayacak.
Cahit Utku ARAL / SYS Grup (Canik) Genel Müdürü
"200 milyon dolarlık yatırımın 150 milyon dolarını tamamladık"
SYS Grup olarak 2022 yılında başlattığımız son yatırım hamlesi ile 2028 yılı sonuna kadar 200 milyon dolarlık yatırım planlamıştık. 2025 yılı sonuna kadar bu yatırımın 150 milyon dolarlık kısmını tamamladık. Bu yatırım paketi içerisinde İstanbul, Samsun ve Florida'daki yeni tesis ve kapasite artırımı yatırımları yanında, İngiltere'deki şirket satın alma hamlemiz de yer almaktadır. Bu yatırım neticesinde SYS Grup, global ve teknoloji odaklı bir savunma şirketi haline gelmiş, hafif silah yanında orta kalibre silahlar ve bu silahların uzaktan kumandalı atış kontrol sistemlerini üretebilme kabiliyetine kavuşmuştur. 2026 yılından 2030 yılına kadar bu oluşturmuş olduğu savunma ekosistemini olgunluk seviyesine çıkartacaktır. Ürün portföyümüze yeni ürünlerin katılması ve bu ürünlerin seri imalata geçmeleri ile de istihdam artışı da gerçekleşmektedir. 2026 yılında SYS Grup bünyesinde çalışan sayısının toplamda 1.200 kişiye ulaşması ön görülmektedir.
Yusuf YATKIN / Zeren Group CEO Vekili
"Alfemo'yu güçlendirmek için şirket satın alma planımız var"
2026 yılında özellikle enerji ve üretim ekseninde güçlü bir büyüme potansiyeli görüyoruz. Zeren Group olarak 25 şirketimizde 1.000'in üzerinde kişiye istihdam sağlıyoruz ve büyümeye paralel olarak kadrolarımızın kademeli şekilde güçlenmesini hedefliyoruz. Enerji sektöründe, Hollanda ve Romanya merkezli şirketlerimizle Avrupa'da doğalgaz ticaretimizi büyütmeyi planlıyoruz. Üretim sektöründe ise mobilya markamız Alfemo için yürüttüğümüz modernizasyon yatırımlarıyla birlikte, Alpet satışından elde edilen kaynağın Alfemo markasını güçlendirecek tamamlayıcı bir şirketin satın alınmasına yönlendirmeyi planlıyoruz. Üretim sektöründe ayrıca Zeren Metal'in üretim hacmini arttırmaya ve yurtdışı pazarlardaki konumunu güçlendirmeye, Londra'daki yeme-içme markalarımızda da stratejik ve prestij odaklı yatırımlarımıza devam ediyoruz. İleriye dönük olarak yatırımlarımızı daha çok uluslararası rekabet gücümüzü artıracak alanlara yoğunlaştıracağız.
Şahin BALCIOĞLU / BLC Group Yönetim Kurulu Başkanı
"Türkiye çevik sanayi yapısıyla stratejik bir partner"
2026'yı klasik bir büyüme yılı olarak değil; iş modellerinin, ticaret akışlarının ve sermaye dağılımının yeniden şekillendiği bir eşik olarak görüyorum. Türkiye'nin tedarik zincirindeki konumu güçlenecek. Avrupa'nın üretim maliyetleri yükselirken, Türkiye yakın coğrafya, çevik sanayi yapısı ile daha stratejik bir partner haline geliyor. Sanayide otomasyon ve yapay zekâ yatırımları hızlanacak. Verimlilik farkı 2026'da şirketleri ikiye ayıracak: "Uyarlayanlar" ve "yerinde sayanlar". Biz ilk gruptayız. Girişimcilik ekosistemi büyüyor. Üretim ile inovasyonun kesiştiği her alan Türkiye'nin fırsat alanı. Biz 2026'da iki şeye yatırım yapacağız; bunlar verimlilik ve teknolojik altyapı olacak. Yatırımların odağında; otomasyon, makine öğrenmesi & yapay zeka ve destekli üretim, enerji verimliliği ve yeşil dönüşüm, gıda ve tekstilde yüksek katma değerli yeni hatlar olacak. Bizim için yatırım sadece kapasite büyütmek değildir. Pazar payı ve rekabet gücü artırmak demektir.