HÜLYA GENÇ SERTKAYA / Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği (TÜRMOB) Genel Başkanı İrfan Hüseyin Yıldız, deprem bölgesinde fiziki eksiklikler nedeniyle 2025 yılı 4. dönem geçici vergi beyannamesine ilişkin 17 Şubat'a kadar düzenleme yapılması gerektiğine işaret etti. Yıldız, Gelir İdaresi Başkanlığı'na (GİB) 2025 yılı 4. dönem geçici vergi beyannamesinin verilmesine gerek bulunmadığı yönünde bir düzenleme yapılması, bunun mümkün olmaması halinde ise 17 Şubat olan beyanname verilme süresinin ileri bir tarihe uzatılması talebini ilettiklerini kaydetti. Vergi sisteminin sadeleştirilmesi yönünde çalışma yapılmasında, büyük fayda olacağını dile getiren Yıldız, vergi reformuna ilişkin taleplerini Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'a sunduklarını aktardı. Vergi reformu için çalışmaya hazır olduklarını söyleyen Yıldız, vergi konseyi oluşturulması, vergi reformu çalışmalarının yapılması taleplerini ilettiklerini aktardı.
"TÜRKİYE EKONOMİSİ ÖNEMLİ BİR EŞİKTEN GEÇİYOR"
TÜRMOB Genel Başkanı İrfan Hüseyin Yıldız düzenlediği basın toplantısında, Türkiye ekonomisinin, son dönemde enflasyonla mücadele, faizler, büyümenin niteliği, kamu mali dengeleri, kayıt dışı ekonomi ve istihdam piyasasındaki gelişmeler çerçevesinde önemli bir eşikten geçtiğini kaydetti. Yıldız, TÜRMOB olarak; ekonomik politikaların şeffaf, öngörülebilir ve kurumsal yapıyı güçlendiren bir çerçevede yürütülmesinin hem iş dünyası hem de mali müşavirlik ve denetim mesleği açısından hayati öneme sahip olduğunu düşündüklerini dile getirdi. Son dönemde enflasyon oranlarında gözlenen seyrin, fiyat istikrarının halen ekonomi politikalarının merkezinde yer aldığını gösterdiğini söyleyen Yıldız, "Dezenflasyon çabaları sürüyor. Enflasyonla mücadelede kalıcı başarı sağlanabilmesi için para politikası ile maliye politikasının uyumunun sürdürülmesi, kamuda sahici tasarruflara gidilmesi ve öngörülebilirliğin güçlendirilmesi kritik önemde" dedi.
"VERGİ KATLANAMAYACAK BİR YÜKE DÖNÜŞMEMELİ"
Bütçe dengesinin sağlanmasının ekonomik istikrarın temel unsurlarından olduğunu dile getiren Yıldız, bütçe gelir ve giderlerinin seyrinin, mali disiplinin korunması ve kaynakların etkin kullanımı açısından dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti. Yıldız, kamu harcamalarında etkinliğin ve şeffaflığın arttırılması, genel kabul görmüş bütçe ilkelerinin ve denetiminin etkin olarak hayata geçirilmesi, vergi tabanının genişletilmesi ve kayıt dışı ekonomi ile mücadelenin güçlendirilmesinin bütçenin sürdürülebilirliğine katkı sağlayacağını vurguladı. Yıldız, "Vergi ödenebilir olmaktan çıkıp katlanılamayacak bir yüke dönüşmemeli" ifadelerini kullandı.
"KALICI ÇÖZÜM İÇİN VERGİ SİSTEMİ SADELEŞMELİ"
Türkiye'de kayıt dışı ekonominin, vergi tabanını daraltan, sosyal güvenlik sistemini zayıflatan ve rekabet eşitliğini bozan yapısal bir sorun olarak önemini koruduğuna işaret eden Yıldız, şunları kaydetti:
"TÜİK ve OECD verilerine göre son yıllarda Türkiye'de kayıt dışı istihdam oranında düşüş yaşansa da özellikle küçük ölçekli işletmeler, hizmet sektörü, tarım ve geçici çalışma alanlarında kayıt dışılık hala belirgin seviyede. Kayıt dışı ekonomi; OECD ülkelerinde ortalama yüzde 15-yüzde 20 civarında hesaplanırken, bu oranının Türkiye'de yüzde 25-yüzde 30 civarında olduğu hesap ediliyor. Yüksek vergi ve prim yükleri, denetim kapasitesi, nakit ekonomisinin yaygınlığı, göç ve düşük vasıflı işgücü gibi faktörler kayıt dışılığı besleyen unsurlar arasında görünüyor. Ayrıca Türkiye'de kara paranın aklanması olayları, MASAK tarafından takibi sıkılaştırılmakta. Dijitalleşme, e-fatura/e-arşiv fatura uygulamaları, POS ve banka hareketlerinin izlenmesi gibi politikalar kayıt dışılığı azaltma yönünde ilerleme sağlasa da kalıcı çözüm için vergi sisteminin sadeleşmesi, işgücü maliyetlerinin dengelenmesi, kayıtlı olmayı teşvik eden mekanizmalar ve toplumsal vergi uyumunun artırılması kritik öneme sahip bulunuyor."
Basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Yıldız, Türkiye'de Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) tarafından kara paranın ve suç gelirlerinin önlenmesine yönelik önemli çalışmalar yapıldığına işaret ederek, şunları söyledi:
"MASAK ile iki kere toplantı yaptık. Bizim meslek mensuplarından da şüpheli işlem bildirimi konusunda yardım isteniyor. 'Senin mükellefinin eğer kara parayla ilişkisi varsa bildir' deniliyor. Biz de bunun kamusal sorumluluk olduğunu, ancak sadece ihbar ederek bu işi çözmenin kolay olmadığını söyledik. Yapısal tedbirler alarak, kayıtlı ekonomiyi genişleterek kara parayla mücadele edilmeli."
"TALEBİMİZİ CUMHURBAŞKANI YARDIMCISINA İLETTİK"
Vergi sisteminin sadeleştirilmesi yönünde çalışma yapılmasında, büyük fayda olacağını dile getiren Yıldız, vergi reformuna ilişkin taleplerini Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'a sunduklarını aktardı. Çalışmaya hazır olduklarını dile getiren Yıldız, vergi konseyi oluşturulması, vergi reformu çalışmalarının yapılması taleplerini ilettiklerini kaydetti. İş dünyası ve kamu tarafı katılımı ile siyasi sahiplenmenin böyle bir düzenleme için gerekli olduğuna işaret eden Yıldız, bir soru üzerine bu konuda bir proje başlattıklarını ancak henüz çalışmaya başlamadıklarını dile getirdi.
Yıldız, "Bir de Hazine ve Maliye Bakanlığı bünyesinde konsey var. İşlevsel değil. Muhtemelen onlar da tekrar aktif hale getirecekler. Bunu da karşılıklı konuşacağız. Bizim amacımız kalıcı vergi reformunu birlikte yapmak" diye konuştu.
"HİZMETLER, KAYIT DIŞILIĞIN EN YAYGIN OLDUĞU SEKTÖR"
Yıldız, bir soru üzerine kayıt dışılığın en yaygın görüldüğü sektörün hizmetler olduğunu vurgulayarak, Maliye Bakanlığı'nın kuyumcu, avukat, doktor, diş hekimi gibi çeşitli mesleklerde ortalama vergi matrahı beyanlarını açıkladığını, çoğunun ortalamada asgari ücret kadar bile beyanlarının olmadığının ortaya çıktığını kaydetti. Yıldız, "Bu sektörlerde kayıt dışılığın ne kadar yaygın olduğunu gösteriyor. Örneğin bir diş hekimine gidiyorsunuz implant yaptırıyorsunuz. Nakit istiyor. Şimdi avukatlara yönelik olarak da inceleme başlatıldığı bilgisini aldık. Hangi meslek olursa olsun kayıt dışılıkla mücadele edilmeli. Şunu da eklemek isterim, hizmetler sektöründe en yüksek vergi beyanı mali müşavirlerde" dedi.
"MESLEĞİMİZ YENİ ZORLUKLARLA KARŞI KARŞIYA"
Ekonomide önemli ve kritik bir role sahip olan mali müşavirlik mesleğinin de yeni zorluklarla karşı karşıya olduğunun altını çizen Yıldız, "Mesleğimiz dünyada güvence veren kritik bir meslektir. Mesleki kalitemizin artması, mevzuat cephesinden ve ücret cephesinden de Hazine ve Maliye Bakanlığı'nca desteklenmesini gerektiriyor. 586 Sayılı VUK Genel Tebliği ile, esnaf odalarının da muhasebe tutabileceği, vergi beyan ve bilimlerinde bulunulabileceği düzenlemesinin hem hukuki olmadığını hem de mali müşavirlik mesleğinden beklenen bütüncül yarara büyük zarar vereceğini değerlendirmekteyiz. Aksine Türkiye'de bütün finansal verilerin meslek mensuplarının denetiminden geçmesinde, bütün beyan ve bildirimlerin meslek mensuplarının imza ve onayından geçmesinde sayamayacağımız kadar önemli kamu yararı bulunuyor" diye konuştu.
DEPREM BÖLGESİNDE BEYANNAME İÇİN "EK SÜRE" TALEBİ
TÜRMOB Genel Başkanı Yıldız, Gelir İdaresi Başkanlığı'na (GİB) deprem bölgesindeki mükelleflerin geçici beyanname sürelerine ilişkin talepte bulunduklarını söyledi. Deprem bölgesindeki illerde yaşanan teknik ve altyapı sorunları nedeniyle 2025 yılı 4. dönem geçici vergi beyannamesine ilişkin düzenleme yapılması gerektiğine dikkat çeken Yıldız, bu illerin 2025 yılı 4. Dönem Geçici Vergi Beyannamesi'nin verilmesinden muaf tutulmasını veya beyanname verme süresi olarak öngörülen 17 Şubat 2026 tarihinin uzatılması yönünde GİB'e taleplerini ilettiklerini kaydetti. Yıldız, "Gelir İdaresi Başkanı da talebimizi aldı, değerlendireceklerini söylediler. Tamamen kaldıramıyorsak da süreyi marta kadar uzatalım dedik. Bölgedeki meslektaşlarımızın ve küçük esnafımızın kolaylığa ihtiyaçları var" ifadelerini kullandı.