“Kazan kazan dönemi”

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Suriye'nin yeniden inşasının toplam maliyetinin 400 milyar dolar civarında olacağını belirterek, bunun yaklaşık 100 milyar dolarının altyapı ve ulaştırmaya ayrılacağını kaydetti. Türk şirketlerinin yeniden inşa sürecinde önemli bir rol üstleneceğini belirten Uraloğlu, “Her iki taraf için de kazan-kazan dönemi olacaktır” dedi.
23.03.2026 13:21 GÜNCELLEME : 24.03.2026 00:02

HÜLYA GENÇ SERTKAYA / Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Suriye'de yaşanan büyük değişimin, yeni dönemin kapılarını araladığını vurguladı. Suriye'nin yeniden yapılanmasının çok boyutlu bir süreç olduğunu belirten Uraloğlu, "Güvenlik, ekonomi ve toplumsal hayatı ayağa kaldırmak gerekiyor. Ulaştırma ve altyapı, bu sürecin omurgası niteliğinde.Savaşın tahrip ettiği yollar, demiryolları, havalimanları ve limanlar, ülkenin kalkınması için öncelikli alanlar. Suriye'nin yeniden inşasına yönelik Dünya Bankası verilerine baktığımızda baz senaryoda 216 milyar dolar maliyetin ortaya çıktığı belirtiliyor. Kimi kaynaklara göre bu rakam 400 milyar dolara yaklaşıyor. 2010'dan bu yana ise kümülatif kaybın 700 milyar doların üzerinde olduğu tahmin ediliyor" dedi.

ULAŞTIRMA HATLARI YENİDEN ÇİZİLİYOR

Suriye'de ulaştırma hatlarının büyük ölçüde yeniden çizildiğine dikkat çeken Bakan Uraloğlu, kara yollarında önceliğin ülkenin kuzey-güney omurgası olan M5 karayoluna verildiğini kaydetti. Benzer şekilde, kıyı rotası olan M4 karayolunun da ön planda olduğunu dile getiren Uraloğlu, "Özellikle Türkiye-Suriye-Ürdün-Körfez ülkeleri karayolu koridoru, transit taşımacılığı için 2026'da tam operasyonel hale getirilecek şekilde güçlendiriliyor. Bu koridorun açılmasıyla Türk tırları Suriye üzerinden Ürdün ve Körfez'e kesintisiz geçebilecek, vize ve gümrük engelleri aşılacak. Demiryolu alanında ise tarihi ve stratejik hatlar yeniden canlandırılıyor. Çobanbey-Halep hattı 63 kilometre, Meydanekbez-Halep hattı ise 117 kilometre uzunluğunda ve bunlar en acil rehabilitasyon projeleri arasında" diye konuştu.

5 MİLYON DOLARLIK YATIRIM ÖNGÖRÜLÜYOR

En dikkat çekici proje ise Osmanlı döneminden kalan Hicaz Demiryolu'nun yeniden inşası. Uraloğlu'nun açıklamalarına göre Şam-Dera-Ürdün kesimi başta olmak üzere, Suriye'deki eksik 30 kilometrelik üstyapı Türkiye'nin desteğiyle tamamlanacak. Türkiye-Suriye-Ürdün arasında imzalanan mutabakatla bu hat, yüksek hızlı tren standardına getirilmeye çalışılıyor. Hedef, Mersin-Gaziantep üzerinden Medine'ye uzanan modern bir koridor oluşturmak; bu sayede yük taşımacılığı 2 bin kilometreye kadar demiryoluyla daha etkin hale gelecek. Uraloğlu, "Şu anda bu hattın mevcut altyapı ve güzergah kullanılarak, Suriye demiryollarına ait mevcut malzeme stoğu ile rehabilite edilmesi ve ilk aşamada hızlı bir şekilde demiryolu işletmeciliği yapılabilecek hale getirilmesi için yaklaşık 5 milyon dolarlık bir yatırım öngörülmekte" dedi.

Uraloğlu, ayrıca, fosfat madenlerini Tartus limanına bağlayan hat ile Lazkiye-Halep kuru liman bağlantısının da kısa vadede öncelikli olduğunu kaydetti. Uraloğlu, "Deniz ulaşımında Tartus ve Lazkiye limanları başı çekiyor. Tartus'ta yeni gemi inşası projeleriyle birlikte liman kapasitesi artırılıyor; Lazkiye'de ise 230 milyon euroluk terminal yükseltmesi çalışmaları sürüyor. Bu limanlar, Suriye'nin Akdeniz'e açılan kapısı olarak fosfat ihracatı, transit ticaret ve genel lojistik için kritik. Hükümet, bu limanları uluslararası standartlara getirerek Körfez ve Avrupa'ya erişimi güçlendirmeyi amaçlıyor" diye konuştu.

ŞAM VE HALEP HAVALİMANLARI ÖNCELİKLİ

Uraloğlu, açıklamalarına şöyle devam etti:

"Hava ulaşımında ise Şam ve Halep havalimanları öncelikli. Şam Havalimanı için Katar liderliğindeki konsorsiyumla 4 milyar dolarlık dev bir yeniden inşa ve genişletme anlaşması imzalandı; yeni terminal, apron ve otel inşaatlarıyla yıllık yolcu kapasitesi 10 yıl içinde 31 milyona çıkarılacak. 2026 sonunda ilk faz tamamlanarak 6 milyon yolcu hedefine ulaşılacak. Halep Havalimanı'nda da benzer çalışmalar var; ILS-DME ve DVOR-DME seyrüsefer sistemleri kuruldu, radar ve hava trafik yönetimi sistemleri devreye alındı, mania tespit çalışmaları devam ediyor. Türkiye'nin sağladığı teknik destekle uçuş emniyeti artırılıyor ve sefer frekansları kademeli olarak yükseltiliyor. Türkiye-Suriye-Ürdün-Körfez kara koridoru, Hicaz Demiryolu, Halep-Şam yük hattı, M5 ve M4 otoyolları, TartusLazkiye liman bağlantıları ile Şam-Halep havalimanları gibi tüm bu öncelikli güzergahlar Suriye'de ticaretin, istihdamın ve bölgesel istikrarın anahtarı olacak."

Türk şirketleri yeniden inşada önemli bir rol üstlenecek

Bakan Uraloğlu, Türk müteahhitler ve yatırımcılar için M4 ve M5 karayollarının yeniden inşasının, muazzam bir fırsat alanı olduğunu ifade etti. Türk şirketlerinin Suriye'de enerji ve havaalanı projelerinde lider rol üstlendiğini dile getiren Uraloğlu, "7 milyar dolarlık enerji üretim anlaşması, 4 milyar dolarlık Şam Uluslararası Havalimanı genişletmesi (Kalyon, Cengiz ve TAV konsorsiyumuyla). Ayrıca, Tartus Limanı'nda 190 milyon dolarlık gemi inşası projesiyle Kuzey Star Shipyard gibi firmalarımız devrede. İnanıyorum ki, Türk şirketleri bu yeniden inşa sürecinde önemli bir rol üstlenecek" dedi.

BİZE ULAŞIN