İDRİZ ÇOKAL/ Beklenmedik ayrılığın perde arkası… İflas eden şirketin projesi teslim ediliyor… Danone ve Nestle su markalarını satıyor mu?
Beklenmedik ayrılığın perde arkası
Arçelik, Türkiye'nin en büyük sanayi kuruluşlarından biri. Sadece Türkiye'de değil, dünyanın birçok ülkesinde üretimi olan global bir marka aslında. 55'ten fazla ülkedeki iştiraki ve 50 bine yakın çalışanıyla Avrupa, Asya, Afrika ve Orta Doğu gibi çok geniş bir coğrafyada üretim tesisleriyle faaliyet gösteriyor. Şirketin sahibi olduğu veya limitli marka kullanım hakkı olduğu marka sayısı 22. Arçelik, Beko, Grundig, Hotpoint, Arctic, Leisure, Indesit, Blomberg, Defy, Dawlance, Voltas Beko, ElektraBregenz, Flavel, Bauknecht, Privileg, Altus, Ignis ve Polar markalarının sahibi. Avrupa'nın en büyük beyaz eşya şirketi haline gelen Arçelik, 2024 yılında 10.6 milyar Euro'luk konsolide ciroya ulaştı. Yani Koç Holding'in en önemli şirketlerinden biri. Koç Holding'in CEO'ları birkaç istisna hariç genel olarak Arçelik CEO'luğundan geçiyor. Koç Holding'in görev başındaki CEO'su da yine önce Arçelik CEO'luğu yaptı. Şubat ayında Arçelik CEO'luğunda sürpriz bir değişim oldu. 2015 yılında Arçelik CEO'su olan Hakan Bulgurlu sürpriz bir şekilde ayrıldı. Fakat Bulgurlu Haziran ayına kadar yönetim kurulu üyesi olarak şirkette devam edecek. Yerine de Arçelik Pazarlama Genel Müdürü ve Arçelik A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Can Dinçer getirildi. Hakan Bulgurlu'yu herkes Koç Holding'in gelecekteki CEO'su olarak görüyordu. Babası Bülent Bulgurlu da Koç Holding'in efsane CEO'larından biriydi. Tecrübelerinden yararlanmak için Koç Holding'teki 65 yaş kuralı Bülent Bulgurlu için esnetilmişti.
Bu sürpriz ayrılığı biz de merak ettik. Beklenmedik ayrılığın perde arkasını soruşturduk. Kulağımıza önemli bilgiler aktarıldı. Bize gelen bilgilere göre, Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Koç, Hakan Bulgurlu'yu arıyor, ulaşamıyor. Asistanını arıyor, bilgi alamıyor. Sonra Everest'te olduğu ortaya çıkıyor. Meğer hiç kimseye haber vermeden Everest Dağı'na tırmanmaya gitmiş. Tabi bu durum sonucunda Ömer Koç, Bulgurlu ile yolları ayırmış. Tabi ayrılığın tek sebebi bu değilmiş. Bulgurlu'nun düşük performansı ile de ilgisi varmış. Bulgurlu döneminde satın alınan şirketler olsa da Tayland Rayong buzdolabı fabrikası kapandı. İtalya'da üç fabrikanın üretimi durdu. Yine Polonya fabrikasının kapandığını da belirtelim. Bu ülkelerdeki güç kayıplarının da bu yol ayrımında etkili olduğu söyleniyor...
İflas eden şirketin projesi teslim ediliyor
Garanti Koza, Türkiye'nin en eski inşaat şirketlerinden biri. 78 yıllık bir geçmişe sahip. 1948'de Garanti Bankası ile yola çıkan, 1976'da Koç Holding, 1987'de Alman Hochtief, 2000'de İngiliz Balfour Beatty hissedarlığı süresince önce Garanti İnşaat, sonra Garanti Koza İnşaat, daha sonra da Garanti Balfour Beatty isimleri ile faaliyet gösterdi. Müteahhitlik işleriyle büyüyen Garanti Koza, son 30 yılda önemli gayrimenkul projelerine imza atmıştı.
Garanti Koza şirketi ile ilgili bu sayfalarda birkaç haber verdik. İflasa giden süreçleri yorum yapmadan aktarmaya çalıştık. Garanti Koza İnşaat, Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin kararıyla iflas etmişti. Kısaca geçmişi hatırlayalım. İflas süreci Bulgaristan Sofya'daki büyük bir projesinin durması ile başlamıştı. Sonrasında İstanbul'daki projelere yansıdı. Garanti Koza'nın İstanbul Esenyurt'ta yürüttüğü Kozapark Evleri'nden konut alanlar mağdur olmuşlardı.
2021 Nisan ayından bu yana şirketin tasfiye süreci İstanbul Bakırköy 1. İcra Dairesi tarafından yürütülüyor. Bu süreçte yapılan toplantılarda Kozapark projesi ile ilgili alacaklı tarafların bir talebi olmuştu. Projenin tamamlanması istenmişti. Alacaklılar ve borçlu taraf anlaştığı için proje devam etmişti. Öğrendiğimize göre, proje tamamlanmış. Bakırköy 1. İcra Dairesi, önemli bir duyuru yaptı. Duyuruda, "3.500'ün üzerindeki tüketiciye tapuları teslim edilmiş, bankalar ile yapılan anlaşmalar neticesinde ipotekler kaldırılmış ve ruhsata ilişkin sorunlar çözülerek Heybeli Blok'taki daireler teslim edilebilir hale getirilmiştir. Yaklaşık 715 bağımsız bölümden oluşan blokta teslim sürecinin düzenli yürütülmesi için denetçiler onayıyla Koza Yönetim ve Servis A.Ş. ile sözleşme imzalanmıştır. Bu kapsamda 01.04.2026 tarihi itibarıyla daire teslimlerine başlanmıştır" deniliyor. İflas eden bir şirketin projesini tamamlaması pek rastlanır bir şey değil. Bunu da ilginç bir örnek olarak aktarmış olalım…
Danone ve Nestle su markalarını satıyor mu?
Türkiye'de ambalajlı su sektörü her geçen yıl büyüyor. Kişi başı ambalajlı su tüketimi 132 litre. Bu rakam Avrupa ülkelerinde; İtalya'da 245, İspanya'da 157, Almanya'da 141 litre. Türkiye'de ambalajlı su sektörünün pazar büyüklüğü ise 50 milyar lirayı, hacmi ise 11 milyar litreyi aştı. Bu hacmin yarısını damacana, diğer yarısını da PET ambalajlı sular oluşturuyor. Ambalajlı suyun neredeyse tamamı iç piyasada tüketilirken, az da olsa ihracat yapılıyor. Sektör 15 bin kişiyi doğrudan, 85 bin kişiyi de dolaylı olarak istihdam ediyor. Yani 100 bin kişinin ekmek yediği bir sektörden bahsediyoruz.
Sektörde hem yerli hem de global firmalar rekabet ediyor. Sektörün bilinen üç büyük markası global şirketlerin elinde. Hayat Su 1997 yılında Danone'a, Erikli 2005 yılında Nestle'ye satıldı. Danone 2013 yılında yine sektörün güçlü markalarından Sırma'yı satın alarak su sektöründe ağırlığını artırdı. Sektörün en çok iş yapan markaları global oyuncuların elinde. Ancak son günlerde su sektöründe bir hareketlilik gözleniyor. Sektörde yüksek sesle dillendirilen bazı kulis bilgilerinden bahsediyoruz.
Bize gelen bilgilere göre Danone ve Nestle Türkiye ambalajlı su sektöründen çıkış hazırlığı yapıyormuş. Bu dedikodular su sektörünün saha elemanlarına kadar gelmiş durumda. Erikli'nin kaynak sorunu olduğu ve küçülmeye başladığı, bu yüzden piyasaya yeterince su veremediği en çok konuşulanı.
Danone'un da su markalarını satacağı piyasada konuşuluyor. Danone'un elinde Hayat ve Sırma markaları bulunuyor. Hatırlarsanız Sırma'yı Fenerbahçe'nin eski yöneticilerinden Davut Dişli'den satın almıştı. Dişli sonraki yıllarda Mila markası ile yeniden su sektörüne girmişti. Acaba, Sırma tekrar Davut Dişli'ye geri mi dönüyor? İzleyip göreceğiz…