MERVE YILMAZ GERGİN / Evcil hayvanların yaşamın merkezinde daha fazla yer almaya başlaması, pet ürünleri ve beslenme sektörünü dünyanın en hızlı büyüyen tüketici kategorilerinden biri haline getirdi. Türkiye'de hızla büyüyen evcil hayvan sektörü; üretimden ihracata, sağlık ürünlerinden aksesuarlara kadar genişleyen yapısıyla dikkat çekiyor. Üretim yatırımları, yeni markalar ve ihracat hamleleriyle dikkat çeken sektör, yatırımcıların da radarına girmiş durumda. Öyle ki küresel evcil hayvan sektörü 243,5 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşmış durumda. Türkiye evcil hayvan beslenmesi pazarının ise yaklaşık 70 milyar lira seviyesine çıktığı belirtiliyor. Anadolu Pet Grup Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdürü Eren Üçüncü'ye göre, Türkiye evcil hayvan beslenmesi pazarı önümüzdeki beş yılda yaklaşık iki katına çıkacak. Şirket olarak üretim kapasitesini artırdıklarını belirten Üçüncü, ihracat ağlarını genişlettiklerini ve yılı yüzde 50'nin üzerinde büyümeyle tamamlamayı hedeflediklerini söylüyor. Eren Üçüncü ile sektördeki büyümeyi ve şirket olarak gelecek planlarını konuştuk…
Sizi biraz tanıyabilir miyiz? Kariyer yolculuğunuz nasıl şekillendi? Kaç yıldır bu sektördesiniz?
American University Kogod School of Business'tan 2002 yılında mezun olduktan sonra 2004 yılında aile şirketimiz olan Anadolu Pet Grup bünyesinde çalışmaya başladım. İlk yıllarımda şirketin farklı fonksiyonlarında görev alarak satış, operasyon, iş geliştirme ve stratejik yönetim süreçlerine dair önemli deneyimler kazandım. Bu dönem, işimizin farklı dinamiklerini yakından tanımama ve sektörü sahada öğrenmeme önemli katkı sağladı. 2012 yılından bu yana ise Anadolu Pet Grup Genel Müdür olarak görev yapıyorum ve yirmi yılı aşkın süredir sektörün içerisindeyim. Bu süre boyunca hem Türkiye pet sektörünün gelişimine hem de Anadolu Pet Grup'un büyüme yolculuğuna yakından tanıklık ettim. Bugün, distribütörlük alanındaki güçlü konumumuzu üretim yatırımlarımız ve kendi markalarımızla destekleyen entegre bir yapıya sahibiz. 40 yılı aşkın kurumsal birikimimizi yenilikçi bakış açısı ve uzun vadeli yatırımlarla birleştirerek hem şirketimizi hem de faaliyet gösterdiğimiz sektörü daha ileri taşımak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz.
Kaç çalışanınız var? Nasıl bir organizasyon yapısıyla faaliyet gösteriyorsunuz?
Anadolu Pet Grup olarak bugün 200'ün üzerinde çalışanımız var. Organizasyon yapımızı iki güçlü sütun üzerine kurduk. Anadolu Pet; Hill's, Schesir, Kong, Tetra, FURminator, EHEIM, 8in1, Flexi, Lindocat, Moderna, SmartBones ve Hunter gibi dünyanın önde gelen markalarının Türkiye distribütörlüğünü yürütürken; Effeffe Pet Türkiye ise Manisa Salihli'deki modern üretim tesisinde LaVital, Pronature, Econature, Econature Plus, Croque, Paw in Love ve Dost Pati markalarını üreterek grubun üretim gücünü temsil ediyor. Türkiye genelinde 3 binden fazla satış noktasına ulaşan yaygın dağıtım ağımız sayesinde hem ithal markalarımızı hem de yerli üretim markalarımızı tüketicilerle buluşturuyoruz.
Şirketin 2025 yılı cirosu nedir? 2026'yı ne kadarla kapatmayı hedefliyorsunuz?
2026 yılının ilk altı ayını, bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yaklaşık yüzde 40 büyüme ile tamamladık. Yılın ikinci yarısında da bu ivmeyi koruyarak operasyonel verimliliğimizi artırmayı, pazar payımızı daha da genişletmeyi ve yılı yüzde 50'nin üzerinde bir büyüme oranıyla kapatmayı hedefliyoruz.
Evcil hayvan sektörünün toplam pazar büyüklüğünden bahsedebilir misiniz?
Evcil hayvan sektörü bugün hem dünyada hem de Türkiye'de en hızlı büyüyen tüketici kategorilerinden biri haline gelmiş durumda. Güncel araştırmalara göre küresel evcil hayvan sektörünün toplam büyüklüğü 2025 yılı itibarıyla yaklaşık 243,5 milyar dolar seviyesine ulaştı. Bu büyüme yalnızca mama kategorisinden değil; sağlık ürünleri, aksesuarlar, oyuncaklar, eğitim hizmetleri ve bakım çözümleri gibi çok geniş bir ekosistemden besleniyor. Türkiye tarafına baktığımızda da benzer bir gelişim görüyoruz. Son verilere göre Türkiye evcil hayvan beslenmesi sektörü yaklaşık 70 milyar TL büyüklüğe ulaşmış durumda ve son on yılda da her yıl çift haneli büyümeye devam ediyor. Bu rakamlar, sektörün ne kadar dinamik bir yapıya sahip olduğunu net şekilde ortaya koyuyor.
Ne kadarlık ihracatınız var? İhracatın toplam cironuz içindeki payı ne kadar?
İhracat faaliyetlerimiz, sürdürülebilir büyüme stratejimizin en önemli yapı taşlarından birini oluşturmaya devam ediyor. Bugün 40'tan fazla ülkeye ulaşan küresel ağımız sayesinde uluslararası pazarlarda güçlü bir konuma sahibiz. İhracatın toplam ciromuz içerisindeki payı bugün yaklaşık yüzde 25 seviyesinde bulunuyor ve bu oranı önümüzdeki dönemde kademeli olarak yüzde 50 bandına taşımayı hedefliyoruz. Mevcut pazarlardaki güçlü konumumuzu korurken, yeni iş birlikleri ve stratejik yatırımlarla da küresel erişimimizi artırmayı hedefliyoruz. Amacımız yalnızca daha fazla pazara ulaşmak değil, aynı zamanda uluslararası faaliyetlerimizi daha sürdürülebilir ve verimli bir yapıyla desteklemek. Bu doğrultuda üretim kapasitemizi, kalite standartlarımızı ve tedarik altyapımızı sürekli geliştiriyor; dünya genelinde artan talebi en etkin şekilde karşılayabilecek operasyonel yetkinlikleri oluşturmaya odaklanıyoruz. Müşterilerimize bulunduğumuz her pazarda aynı kalite anlayışı ve hizmet standardını sunmak, önceliklerimizin başında geliyor.
Kaç ülkeye ihracat yapıyorsunuz? Hedefinizde başka pazarlar var mı?
İhracat faaliyetlerimizde farklı coğrafyalarda güçlü bir varlık gösteriyoruz. Bugün Orta Doğu, uzun yıllara dayanan iş birliklerimiz ve güçlü pazar konumumuz sayesinde en rekabetçi olduğumuz bölgeler arasında yer alıyor. Bunun yanında Avrupa ve Balkan ülkelerinde de faaliyet gösteriyor, bu pazarlardaki varlığımızı istikrarlı şekilde geliştiriyoruz. Önümüzdeki dönemde öncelikli hedeflerimizden biri, Avrupa pazarındaki etkinliğimizi daha da artırmak. Ancak bizim için büyüme yalnızca yeni pazarlara ulaşmak anlamına gelmiyor; mevcut pazarlardaki iş ortaklıklarımızı güçlendirmek, artan talebi en yüksek kalite standartlarıyla karşılamak ve sürdürülebilir bir büyüme yapısı oluşturmak da aynı derecede önem taşıyor.
Grubunuzun en önemli yatırımlarından biri olan Effeffe Pet Türkiye'nin hikâyesi nasıl başladı?
Anadolu Pet Grup'un üretim gücünü temsil eden Effeffe Pet Türkiye, 2016 yılında Anadolu Pet Grup ve Effeffe İtalya ortaklığıyla kuruldu. Manisa Salihli'de faaliyet gösteren üretim tesisimiz, Avrupa standartlarında üretim anlayışımız doğrultusunda gerçekleştirdiğimiz stratejik yatırımların en önemli merkezlerinden birini oluşturuyor. Tesisimizde ileri üretim teknolojileri, tam entegre kalite kontrol laboratuvarları ve kapalı devre üretim sistemleriyle faaliyet gösterirken, yeni üretim hattımıza yaptığımız yatırımla yıllık üretim kapasitemizi 15 bin tondan 50 bin tona çıkararak yaklaşık 3,5 kat artırdık. Toplam 11 bin metrekarelik depolama ve lojistik altyapımızla birlikte üretim operasyonlarımızı yüksek verimlilikle yönetiyor, ham maddenin kabulünden nihai ürün sevkiyatına kadar tüm süreçleri dijital olarak izlenebilir şekilde yürütüyoruz. Bugün ulaştığımız üretim kapasitesi ve operasyonel altyapı sayesinde hem Türkiye pazarının ihtiyaçlarını karşılayabilecek hem de 40'tan fazla ülkeye ihracat yapabilecek ölçekte faaliyet gösteriyoruz.
Önümüzdeki dönemde üretime yönelik yeni yatırım planlıyor musunuz?
Önümüzdeki döneme ilişkin planlarımızı 2030 vizyonumuz doğrultusunda şekillendiriyoruz. Bu kapsamda son dönemde beş yıllık stratejik yol haritamızı gözden geçirerek, üretim kapasitemizi artıran, operasyonel verimliliğimizi güçlendiren ve uluslararası pazarlardaki rekabet gücümüzü ileri taşıyan öncelikli yatırım alanlarımızı belirledik. Tüketici beklentilerindeki değişime paralel olarak özellikle küçük ambalajlı ürünlere yönelik talebi karşılayacak yeni paketleme çözümlerini değerlendiriyoruz. Bununla birlikte üretim süreçlerimizin verimliliğini artırmak amacıyla öğütme kapasitemizi mevcut üretim hatlarımızla uyumlu hale getirecek yatırımları gündemimize almış durumdayız. Taze et enjeksiyonu altyapımızı güçlendirecek geliştirmelerin yanı sıra, kalite kontrol ve ürün geliştirme kabiliyetlerimizi ileri taşıyacak modern laboratuvar yatırımları da planlarımız arasında yer alıyor. Bunların yanında, hızla büyüyen atıştırmalık ürün kategorisinde yeni yatırım fırsatlarını değerlendiriyoruz. Üretim ve ürün geliştirme alanındaki uzmanlığımızı bu segmentte de kullanarak müşterilerimize daha geniş bir ürün yelpazesi sunmayı hedefliyoruz. Sürdürülebilir büyüme yaklaşımımızın bir parçası olarak enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji yatırımlarını da yakından takip ediyoruz. Bu kapsamda güneş enerjisi sistemleri gibi projeler, önümüzdeki dönemde değerlendirmeyi sürdürdüğümüz stratejik başlıklar arasında yer alıyor.
Kullandığınız hammaddelerin ne kadarı yerli kaynaklardan temin ediliyor?
Hammaddelerin yerli ve ithal kaynaklardan temin edilme oranı, ürünlerin formülasyonuna ve hedeflenen kalite standartlarına göre değişiklik gösteriyor. Bizim için temel öncelik, hammaddenin menşeinden ziyade kalite, güvenilirlik ve sürdürülebilir tedarik kriterlerini karşılamasıdır. Bu doğrultuda hem yerli üreticilerle güçlü iş birlikleri geliştiriyor hem de ihtiyaç duyduğumuz özel içerikleri dünyanın farklı bölgelerindeki güvenilir tedarikçilerden temin ediyoruz. Böylece tüm ürün gruplarımızda tüketicilerimize aynı kalite anlayışıyla yaklaşırken, evcil hayvanların beslenme ihtiyaçlarını en doğru şekilde karşılayan formüller sunmayı hedefliyoruz.
Önümüzdeki 5 yılda Türkiye pet pazarının ulaşacağı büyüklük konusunda öngörünüz nedir?
Son yıllarda sektörümüzde gözlemlediğimiz çift haneli büyüme trendinin devam etmesi halinde, evcil hayvan beslenmesi pazarının önümüzdeki beş yıl içerisinde yaklaşık iki kat büyüklüğe ulaşabileceğini düşünüyoruz. Artan evcil hayvan sahipliği ve tüketicilerin kalite odaklı tercihlerinin güçlenmesi, bu büyümeyi destekleyen en önemli faktörler arasında yer alıyor. Toplam pet sektörünün ise bu gelişimin de etkisiyle çok daha büyük bir ekonomik hacme ulaşacağına inanıyoruz. Tüketiciler artık yalnızca fiyat odaklı karar vermiyor; içerik kalitesi, protein oranı, fonksiyonel faydalar, hammaddenin niteliği ve üretim güvenilirliği gibi kriterleri de satın alma tercihlerinde önemli ölçüde değerlendiriyor. Bu dönüşüm, sektörün daha yüksek katma değer üreten, inovasyon odaklı ve kalite standartlarının belirleyici olduğu bir yapıya evrilmesini sağlıyor.
Yakın dönemde piyasaya sunmayı planladığınız yeni ürün grupları var mı?
Son dönemde hayata geçirdiğimiz en önemli yeniliklerden biri LaVital Terapötik Seri oldu. Böbrek sağlığı, sindirim sistemi hassasiyetleri, üriner sistem problemleri, kilo kontrolü ve benzeri spesifik ihtiyaçlara yönelik geliştirilen bu seri, veteriner hekimlerin tedavi süreçlerinde önemli bir beslenme desteği sunuyor. Kendi markalarımıza yaptığımız yatırımların yanı sıra, dünyanın önde gelen markalarını Türkiye pazarıyla buluşturmak da en güçlü uzmanlık alanlarımızdan birini oluşturuyor. Bu doğrultuda temmuz ayında Almanya'nın köklü pet aksesuar markalarından Hunter'ı Anadolu Pet güvencesiyle Türkiye pazarına sunduk[EU1] . Ayrıca yılın son çeyreğinde dört yeni global markayı daha Türkiye'deki tüketicilerle buluşturmayı planlıyoruz. Böylece müşterilerimize daha geniş bir ürün yelpazesi sunarken, farklı kategorilerdeki ihtiyaçlara daha güçlü çözümler üretmeyi hedefliyoruz.
Yabancı yatırımcıların sektöre ilgisi ne düzeyde?
Yabancı yatırımcıların pet sektörüne ilgisinin devam ettiğini görüyoruz. Evcil hayvan sahipliğinin artması, premium ürünlere yönelik talebin yükselmesi ve sektörün uzun vadeli büyüme potansiyeli, bu ilgiyi destekleyen temel unsurlar arasında yer alıyor. Ancak sektörümüz artık yalnızca büyüme fırsatlarıyla değil, artan rekabet seviyesiyle de öne çıkıyor. Başarının; doğru ekip, güçlü ürün geliştirme kabiliyeti, tüketici ihtiyaçlarına uygun formüller, sürdürülebilir kalite anlayışı ve doğru fiyatlandırma stratejisinin bir araya gelmesiyle mümkün olduğuna inanıyoruz. Odağımız, büyümeyi inovasyon ve müşteri memnuniyetiyle desteklemek.
Sizi rakiplerinizden ayıran özelliğiniz nedir?
Bizi rakiplerimizden ayıran en önemli özellik, pet sektörünün farklı alanlarında güçlü ve birbirini tamamlayan bir yapıya sahip olmamızdır. Anadolu Pet olarak dünyanın önde gelen markalarını Türkiye pazarıyla buluştururken, Effeffe Pet Türkiye çatısı altında üretim faaliyetlerimizi ve kendi markalarımızı da geliştiriyoruz. Distribütörlük alanındaki deneyimimizi üretim gücümüzle birleştiren bu yapı, sektörün farklı dinamiklerini daha yakından takip etmemize ve değişen ihtiyaçlara daha hızlı uyum sağlamamıza olanak tanıyor. Uzun yıllara dayanan sektör tecrübemiz, güçlü dağıtım ağımız, veteriner hekimler ve iş ortaklarımızla kurduğumuz yakın ilişkiler ile kalite odaklı yaklaşımımız da bizi farklılaştıran önemli unsurlar arasında yer alıyor. Biz başarının yalnızca ürün satmakla değil; güven oluşturmak, sürdürülebilir iş birlikleri kurmak ve sektöre uzun vadeli değer katmakla mümkün olduğuna inanıyoruz. Bugün ulaştığımız noktada, bu anlayışın en önemli gücümüz olduğunu düşünüyorum.
Yatırımcıların ilgisini çeken bir alan
Türkiye evcil hayvan beslenme sektörü, büyüme potansiyeli, artan evcil hayvan sahipliği oranı ve değişen tüketici alışkanlıkları sayesinde yatırımcıların ilgisini çeken alanlardan biri haline geldi. Tüketicilerin kalite, içerik ve güvenilirlik konularına daha fazla önem vermesi önemli fırsatlar yaratıyor. Bununla birlikte sektör, yalnızca büyüme rakamlarıyla değerlendirilebilecek bir alan değil. Başarılı olmak için doğru ürün stratejisi, güçlü markalar, etkin dağıtım ağı, sürdürülebilir kalite anlayışı ve değişen tüketici beklentilerini doğru okuyabilen bir organizasyon yapısı gerekiyor. Türkiye'nin güçlü üretim altyapısı ve ihracat potansiyeli de sektörü cazip kılan unsurlar arasında yer alıyor. Önümüzdeki dönemde hem iç pazardaki gelişimin hem de ihracat fırsatlarının sektörü desteklemeye devam edeceğine inanıyoruz. Bu nedenle evcil hayvan beslenme sektörünün, doğru yatırımlar ve uzun vadeli bakış açısıyla önemli fırsatlar sunmaya devam edeceğini düşünüyorum.
Türkiye üretim üssü olacak
Türkiye; Avrupa, Orta Doğu, Afrika ve Asya pazarlarına erişim sağlayan stratejik konumu, güçlü sanayi altyapısı, gelişmiş lojistik ağı ve üretim kabiliyetiyle evcil hayvan beslenmesi sektöründe önemli bir üretim merkezi olma potansiyeline sahip. Son yıllarda sektörde gerçekleştirilen teknoloji yatırımları, yükselen kalite standartları ve artan ihracat performansı da bu potansiyeli destekleyen önemli göstergeler arasında yer alıyor. Biz de Effeffe Pet Türkiye olarak, uluslararası üretim tecrübemizi yerel üretim gücümüzle birleştirerek bu gelişimin bir parçası olmaya devam ediyoruz. Önümüzdeki dönemde Türkiye'nin yalnızca iç pazarın ihtiyaçlarını karşılayan bir ülke değil, aynı zamanda bölgesel pazarlara üretim yapan, ihracat gücüyle öne çıkan ve uluslararası markalar için tercih edilen önemli bir üretim ve tedarik merkezi haline geleceğine inanıyoruz.