Şirket akademilerinin altın çağı -2-

Türkiye’de iş dünyası ilginç bir dönemden geçiyor. Bir yanda genç işsizlik yüksek seyrini korurken, diğer yanda şirketler eleman bulmakta zorlanıyor. Şirket bünyelerinde kurulan akademiler adeta yeni nesil eğitim mecralarına dönüşmüş vaziyette. Çünkü artık neredeyse her şirket kendi çalışanını kendisi yetiştiriyor.
12.07.2026 13:53 GÜNCELLEME : 14.07.2026 00:01

ÜRÜN DİRİER/ İş dünyası son yıllarda tarihinin en büyük yetenek dönüşümlerinden birini yaşıyor. Bir tarafta yüksek seviyelerde seyreden genç işsizlik dikkat çekerken, diğer tarafta şirketler ihtiyaç duyduğu çalışanı bulmakta zorlanıyor. Uzmanlar bu durumu bir istihdam eksikliğinden çok "yetenek uyumsuzluğu" sorunu olarak tanımlıyor. Çünkü artık işverenlerin aradığı yalnızca teknik bilgiye sahip çalışan değil; veriyi yorumlayabilen, teknolojiyle iş sonuçları arasında bağ kuran, iletişim becerileri güçlü ve sürekli öğrenmeye açık profesyoneller. Bu nedenle staj programları daha önce hiç olmadığı kadar önemli hale geldi. Şirketlerin kendi bünyesinde kurduğu akademiler ise, adeta yeni eğitim merkezleri oldu. Birçok şirket çoğu zaman kendi ihtiyacı olan elemanı artık kendisi yetiştiriyor.

EN ÇOK HANGİ POZİSYONLARDA AÇIK VAR?

Teknoloji tarafında en büyük açık yapay zekâ, veri ve siber güvenlik alanlarında görülüyor. Veri mühendisleri, makine öğrenmesi uzmanları, veri analistleri, siber güvenlik uzmanları, bulut sistemleri uzmanları ve yapay zekâ geliştiricileri en zor bulunan profesyoneller arasında yer alıyor. Şirketler bu alanlarda aylarca uygun aday arayabiliyor. Ancak uzmanlara göre en büyük yanılgı, yetenek açığının yalnızca yazılım dünyasında olduğunu düşünmek. Türkiye'de üretim ve imalat sektörlerinde de ciddi insan kaynağı açığı bulunuyor. Kaynakçı, CNC operatörü, bakım teknisyeni, saha teknikeri, servis elemanı, makineci ve teknik bakım uzmanları gibi pozisyonlar uzun süredir doldurulamıyor. Satış tarafında da önemli bir açık dikkat çekiyor. Özellikle teknik satış ve saha satışı pozisyonlarında şirketler uygun aday bulmakta zorlanıyor. Yeni neslin esnek çalışma tercihleri nedeniyle saha pozisyonlarına ilgi azalırken, şirketlerin ihtiyacı devam ediyor. Lojistik, üretim, inşaat, konaklama ve hizmet sektörlerinde de ciddi personel ihtiyaçları bulunuyor. Yük taşıma şoförleri, yolcu taşıma şoförleri, aşçılar, inşaat çalışanları ve çeşitli operasyonel roller işverenlerin en çok zorlandığı alanlar arasında yer alıyor. Bunun yanında geleceğin pozisyonları olarak görülen veri hikâyecileri, yapay zekâ etik uzmanları, ESG stratejistleri, insan-makine iş birliği tasarımcıları ve sürdürülebilirlik uzmanları gibi alanlarda da arz yetersizliği bulunuyor. Şirketler bu yeni roller için gerekli yetkinliklere sahip adayları yetişmiş halde bulmakta zorlanıyor.

MEZUN SAYISI YÜKSEK AMA İSTİHDAMI DÜŞÜK ALANLAR

Özellikle işletme, iktisat, bazı iletişim fakültesi bölümleri, klasik idari bilimler programları ve bazı sosyal bilim alanlarında ciddi bir yığılma var. Bu alanlardan her yıl çok sayıda mezun çıkmasına karşın, işverenlerin aradığı veri okuryazarlığı, dijital araç kullanımı, analitik düşünme, proje yönetimi ve sektör deneyimi gibi tamamlayıcı beceriler her adayda bulunmuyor. Sonuçta aynı ilanlara çok yüksek başvuru gelirken işe dönüşüm oranı düşük kalabiliyor. İletişim, işletme, iktisat veya sosyoloji mezunu bir aday; veri analizi, dijital pazarlama, yabancı dil, araştırma yöntemleri, içerik üretimi, finansal okuryazarlık ya da proje yönetimi gibi alanlarda kendini geliştirdiğinde çok daha hızlı ayrışabiliyor. Genel idari teorik yoğun programlar (işletme, iktisat, bazı idari bilimler), bazı sosyal bilim ve iletişim alanlarında yüksek mezun arzı, "iş dünyasıyla bağı zayıf kalan mezun profili" tanımına işaret ediyor.

STAJ İŞE ALIMDA ARTIK KRİTİK BİR UNSUR

Uzmanlara göre, staj ve proje deneyimi artık yeni mezun işe alımında kritik bir kriter haline gelmiş durumda. Hatta birçok uzman, adayın stajları ve projelerinin bazı durumlarda üniversite isminden daha belirleyici hale geldiğini ifade ediyor. Şirketler bugün mezuniyet sonrasını beklemiyor. Öğrencilerle üçüncü sınıftan itibaren staj programları, kariyer günleri, hackathonlar, genç yetenek programları ve üniversite iş birlikleri aracılığıyla temas kuruluyor. Bunun temel nedeni, işverenlerin potansiyeli mezuniyet sonrasında değil, çok daha erken aşamalarda gözlemlemek istemesi. Uzmanlara göre proje deneyimi adayın yalnızca teknik bilgisini değil, aynı zamanda problem çözme yaklaşımını, takım çalışması becerisini ve öğrenme kapasitesini de gösteriyor. Örneğin veri analitiği alanında çalışan bir öğrenci, üniversite yıllarında gerçekleştirdiği projelerle işverenlere gerçek iş problemlerini çözebildiğini gösterebiliyor. Aynı durum mühendislik, pazarlama, finans ve insan kaynakları gibi birçok alan için de geçerli. Staj deneyimi ise adayın teorik bilgiyi iş ortamında uygulayabilme kapasitesinin en önemli göstergelerinden biri olarak değerlendiriliyor. Şirket temsilcileri özellikle sahada çalışmış, üretim süreçlerini gözlemlemiş, müşteri ilişkilerine temas etmiş veya teknoloji projelerinde görev almış adayların daha hızlı uyum sağladığını belirtiyor. Bu nedenle birçok kurum uzun dönem staj programlarını doğrudan işe alım havuzu olarak kullanıyor. Ayrıca stajlar ve projeler, adayın kariyer motivasyonunu da görünür kılıyor. İşverenler başvurduğu alanla ilgili hiçbir proje veya deneyim üretmemiş adaylara kıyasla, üniversite yıllarında gönüllü çalışmalar, öğrenci kulüpleri, yarışmalar veya sektörel projelerde yer almış gençleri daha avantajlı görüyor. Çünkü bu tür deneyimler adayın öğrenme isteğini ve inisiyatif alma becerisini ortaya koyuyor.

ÜNİVERSİTE MÜFREDATLARI İLE İŞ DÜNYASININ İHTİYAÇLARI UYUMSUZ

Üniversite müfredatları ile iş dünyasının ihtiyaçları arasında ciddi bir uyumsuzluk bulunuyor. Hatta bazı uzmanlar bu durumu Türkiye'deki yetenek açığının temel nedenlerinden biri olarak görüyor. Uzmanlara göre iş dünyası yapay zekâ, veri ekonomisi, dijital dönüşüm ve çeviklik çağını yaşarken, birçok üniversite hâlâ geçmiş dönemin ihtiyaçlarına göre tasarlanmış eğitim modelleriyle ilerliyor. Bir uzmanın ifadesiyle, "Biz 2026'nın iş dünyasını konuşurken sınıflarda 2010'un teorileri anlatılıyor." Bu değerlendirme, eğitim kurumlarının değişim hızının iş dünyasının gerisinde kaldığını gösteriyor. OECD raporlarına da atıf yapılarak, Türkiye'de yükseköğretim ve mesleki eğitim programlarının iş gücü piyasasıyla daha güçlü şekilde hizalanması gerektiği vurgulanıyor. Mezunlar belirli bir teorik bilgiyle üniversiteden çıkıyor; ancak işverenlerin beklediği problem çözme, dijital araç kullanımı, iletişim becerisi, proje yönetimi ve uygulama deneyimi konularında eksiklikler yaşayabiliyor. Uzmanlar çözüm olarak staj programlarının güçlendirilmesini, sektör destekli laboratuvarların kurulmasını, ortak üniversite-sanayi projelerinin artırılmasını ve öğrencilerin mezun olmadan gerçek iş problemleriyle karşılaşmasını öneriyor. Ayrıca bootcamp'ler, sertifika programları ve online eğitimlerin büyümesi de üniversitelerin bıraktığı boşluğu doldurma çabası olarak değerlendiriliyor.

TÜRKİYE'NİN EN KAPSAMLI 25 STAJ PROGRAMI

KALYON HOLDİNG: ENERJİDEN TEKNOLOJİYE YENİ NESİL YETENEK ARAYIŞI

Son yıllarda özellikle enerji, altyapı ve teknoloji yatırımlarıyla öne çıkan Kalyon Holding, genç yetenek programlarını büyüten gruplar arasında yer alıyor. Şirketin faaliyet alanları arasında yenilenebilir enerji, güneş paneli üretimi, havacılık ve büyük ölçekli altyapı projeleri bulunuyor. Bu nedenle mühendislik, işletme, ekonomi ve veri odaklı bölümlerde okuyan öğrenciler için farklı kariyer yolları sunuyor. Kalyon bünyesindeki staj programları, öğrencilerin yalnızca teorik bilgi edinmelerini değil, büyük ölçekli projelerin planlama ve operasyon süreçlerini yerinde gözlemlemelerini hedefliyor. Özellikle enerji dönüşümü, sürdürülebilirlik ve ileri teknoloji üretimi alanlarında yürütülen çalışmalar, gençlerin Türkiye'nin stratejik sektörlerini yakından tanımasına olanak sağlıyor. Kalyon'un son yıllarda güneş enerjisi teknolojileri ve yerli üretim yatırımlarına yaptığı vurgu da mühendislik öğrencilerinin ilgisini artıran başlıca unsurlar arasında gösteriliyor.

KOÇ HOLDİNG: 60 BİNİ AŞAN BAŞVURU

Türkiye'nin en kapsamlı genç yetenek organizasyonlarından biri Koç Topluluğu tarafından yürütülüyor. Koç Genç Yetenek Programı; kariyer zirvesi, deneyim programı ve staj olmak üzere üç aşamalı bir yapı sunuyor. Program kapsamında öğrenciler farklı Koç şirketlerini tanıyor, üst düzey yöneticilerle bir araya geliyor ve topluluk bünyesinde staj yapma fırsatı elde ediyor. 2026 yılında düzenlenen programın 60 binden fazla başvuru aldığı şirket tarafından kamuoyuyla paylaşıldı. Bu rakam, Türkiye'deki en yoğun rekabet yaşanan genç yetenek programlarından biri olduğunu gösteriyor.

SABANCI HOLDİNG: YENİ NESİL KARİYER DENEYİMİ

Sabancı Topluluğu uzun yıllardır "Yeni Nesil Kariyer Deneyimi" programıyla üniversite öğrencilerine ulaşmaya çalışıyor. Program; proje bazlı çalışma, hibrit iş deneyimi, yöneticilerle temas ve grup şirketlerini tanıma fırsatları sunuyor. Sabancı bünyesinde ayrıca teknoloji şirketleri için özel programlar, dijital yetenek havuzları ve uzun dönem staj uygulamaları bulunuyor. SabancıDx'in "Dxperience" programı ise 6-7 aya kadar uzayabilen uzun dönem staj modeliyle dikkat çekiyor.

ECZACIBAŞI: KARİYER TEST SÜRÜŞÜ

Eczacıbaşı Topluluğu'nun öne çıkan programlarından biri "Kariyer Test Sürüşü". Öğrenciler gerçek iş projelerinde görev alırken aynı zamanda mentorluk desteği alıyor. Programın temel amacı gençlerin mezun olmadan önce iş dünyasını deneyimlemeleri ve kariyer tercihlerini daha bilinçli yapabilmeleri. Özellikle mühendislik, işletme ve sosyal bilimler öğrencileri tarafından yoğun ilgi görüyor.

BORUSAN: GELECEĞİN LİDERLERİNE ODAKLANIYOR

Borusan Holding genç yetenek çalışmalarını uzun dönem staj, proje bazlı öğrenme ve yönetici mentorlukları üzerine kuruyor. Şirket, öğrencilerin yalnızca teknik becerilerine değil, dijital yetkinliklerine ve liderlik potansiyellerine de odaklanıyor. Borusan'ın özellikle veri analitiği, sürdürülebilirlik ve teknoloji alanlarındaki projeleri gençler için önemli bir deneyim alanı oluşturuyor.

ANADOLU GRUBU: ÇOK SEKTÖRLÜ DENEYİM

Anadolu Grubu'nun en büyük avantajlarından biri faaliyet alanlarının çeşitliliği. İçecekten otomotive, perakendeden enerjiye kadar birçok sektörde faaliyet gösteren grup, öğrencilere farklı iş kollarını tanıma fırsatı veriyor. Stajyerler grup şirketleri arasında geniş bir kariyer ağıyla tanışabiliyor.

YAŞAR HOLDİNG: ÜRETİM VE SANAYİ MERKEZLİ

Pınar markasıyla bilinen Yaşar Topluluğu özellikle gıda, tarım ve sanayi alanlarında kariyer hedefleyen öğrenciler için önemli bir seçenek oluşturuyor. Programlarda saha deneyimi, üretim süreçlerine katılım ve operasyonel görevler ön plana çıkıyor.

AKKÖK HOLDİNG: SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK ODAĞI

Kimya, enerji ve gayrimenkul sektörlerinde faaliyet gösteren Akkök Holding, son yıllarda sürdürülebilirlik ve yeşil dönüşüm projelerini genç yetenek programlarının merkezine yerleştiriyor. Öğrenciler yalnızca iş süreçlerini değil, çevresel etki yönetimi ve kurumsal sürdürülebilirlik uygulamalarını da yakından gözlemleyebiliyor.

EREN HOLDİNG: ENDÜSTRİ VE İHRACAT DENEYİMİ

Tekstil, enerji, liman işletmeciliği ve sanayi alanlarında faaliyet gösteren Eren Holding, özellikle üretim ve dış ticaret süreçlerine ilgi duyan öğrenciler için dikkat çekiyor. Şirket, genç yetenekleri farklı iş kollarıyla tanıştıran rotasyon uygulamalarına ağırlık veriyor.

ZORLU HOLDİNG: TEKNOLOJİ VE ENERJİ ÖN PLANDA

Vestel ve Zorlu Enerji gibi şirketleri bünyesinde barındıran Zorlu Holding, mühendislik öğrencilerinin en fazla ilgi gösterdiği gruplardan biri. Ar-Ge merkezleri ve teknoloji projeleri sayesinde öğrenciler gerçek ürün geliştirme süreçlerini deneyimleyebiliyor. Özellikle mühendislik öğrencileri için geniş bir staj ağı sunuyor. Beyaz eşya, tüketici elektroniği, yazılım ve donanım geliştirme ekiplerinde görev alan öğrenciler, ürün geliştirme süreçlerinin her aşamasını gözlemleyebiliyor.

DOĞUŞ GRUBU: HİZMET SEKTÖRÜNÜN MERKEZİNDE

Turizm, otomotiv, medya ve yeme-içme alanlarında faaliyet gösteren Doğuş Grubu, farklı disiplinlerden öğrencileri bünyesine çekiyor. Özellikle müşteri deneyimi, marka yönetimi ve hizmet operasyonları alanlarında kariyer yapmak isteyen gençler için önemli fırsatlar sunuyor.

YILDIZ HOLDİNG: TÜKETİCİYİ ANLAMAYI ÖĞRETİYOR

Ülker başta olmak üzere birçok markayı bünyesinde bulunduran Yıldız Holding'in staj programları; pazarlama, satış, tedarik zinciri ve üretim alanlarında yoğunlaşıyor. Öğrenciler milyonlarca tüketiciye ulaşan markaların karar alma süreçlerini yakından gözlemleme fırsatı buluyor.

ALARKO HOLDİNG: MÜHENDİSLİK VE PROJE YÖNETİMİ

Enerji, inşaat ve turizm alanlarında faaliyet gösteren Alarko, özellikle mühendislik öğrencileri için önemli bir okul niteliğinde. Büyük ölçekli projelerde görev alan stajyerler, saha deneyimi ve proje yönetimi becerileri kazanıyor.

AKFEN HOLDİNG: ALTYAPI VE YATIRIM DÜNYASI

Limanlar, enerji yatırımları ve ulaşım projeleriyle öne çıkan Akfen Holding, öğrencileri yatırım ve altyapı projeleriyle tanıştırıyor. Finans, mühendislik ve işletme öğrencileri için önemli kariyer fırsatları sunuyor.

ÇALIK HOLDİNG: ULUSLARARASI PROJELERDE DENEYİM FIRSATI

Enerji, inşaat ve tekstil alanlarında faaliyet gösteren Çalık Holding, gençlere uluslararası operasyonları deneyimleme fırsatı sağlıyor. Özellikle yurtdışı projelerle ilgilenen öğrenciler açısından dikkat çekici bir seçenek oluşturuyor.

TÜRK HAVA YOLLARI: GÖKYÜZÜNDE KARİYER ARAYANLAR İÇİN

Türkiye'nin en büyük markalarından biri olan Türk Hava Yolları, üniversite öğrencilerine yönelik farklı staj programları yürütüyor. Operasyondan bilgi teknolojilerine, finanstan insan kaynaklarına kadar çok sayıda departmanda deneyim kazanma fırsatı sunan şirket, özellikle havacılık sektörünü yakından tanımak isteyen öğrencilerin ilk tercihleri arasında yer alıyor. THY'nin uzun dönem staj programları, mezuniyet sonrası işe alım süreçleri için de önemli bir aday havuzu oluşturuyor.

TÜRK TELEKOM: DİJİTAL DÖNÜŞÜMÜ ÖĞRETİYOR

Telekomünikasyon sektörünün en büyük oyuncularından biri olan Türk Telekom, genç yetenek programlarında dijital teknolojilere odaklanıyor. Veri analitiği, yapay zekâ, bulut teknolojileri ve yazılım geliştirme alanlarında görev alan öğrenciler, Türkiye'nin en büyük teknoloji altyapılarından birinin işleyişini yakından gözlemleme fırsatı buluyor.

TURKCELL: TEKNOLOJİ ODAKLI TECRÜBE

Turkcell'in genç yetenek programları yalnızca telekomünikasyonla sınırlı değil. Şirket bünyesindeki teknoloji, fintech, veri analitiği ve dijital servis ekipleri de stajyer kabul ediyor. Öğrenciler gerçek projelerde görev alırken aynı zamanda girişimcilik, inovasyon ve ürün geliştirme süreçlerini deneyimleyebiliyor.

ASELSAN: SAVUNMA SANAYİİNİN YILDIZI

Türkiye'nin en çok ilgi gören mühendislik kariyerlerinden biri ASELSAN'da başlıyor. Elektrik-elektronik, bilgisayar, yazılım, makine ve endüstri mühendisliği öğrencileri için önemli fırsatlar sunan şirket, öğrencilere yüksek teknoloji projelerinde çalışma imkânı veriyor. Radar sistemleri, haberleşme teknolojileri, yapay zekâ uygulamaları ve elektronik harp sistemleri gibi alanlarda yürütülen çalışmalar, genç mühendisler için eşsiz bir öğrenme ortamı oluşturuyor.

TUSAŞ: HAVACILIK VE UZAY TEKNOLOJİLERİNDE ÖNCÜ

Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ), son yıllarda gençlerin en fazla ilgi gösterdiği kurumlardan biri haline geldi. Milli Muharip Uçak KAAN, HÜRJET, ANKA ve çeşitli uydu projeleri üzerinde çalışan şirket, öğrencilerin ileri mühendislik uygulamalarını yerinde görmesini sağlıyor. Özellikle havacılık, uzay, yazılım ve sistem mühendisliği alanlarında kariyer hedefleyen öğrenciler için önemli bir okul niteliği taşıyor.

ROKETSAN: YÜKSEK TEKNOLOJİ VE AR-GE'SİYLE LİDER

Savunma sanayiinde yükselen yıldızlardan biri olan Roketsan, öğrencileri araştırma-geliştirme süreçlerinin içine dahil eden programlarıyla dikkat çekiyor. Roket sistemleri, füze teknolojileri, malzeme mühendisliği ve yapay zekâ uygulamaları üzerinde çalışan ekipler, genç mühendislerin teorik bilgilerini pratiğe dönüştürmelerine imkân tanıyor.

HAVELSAN: YAZILIM VE YAPAY ZEKA ODAKLI KARİYER

Savunma teknolojilerinin yazılım tarafında faaliyet gösteren HAVELSAN, özellikle bilgisayar mühendisliği ve yazılım geliştiriciler için cazip fırsatlar sunuyor. Simülasyon sistemleri, siber güvenlik, büyük veri ve yapay zekâ projelerinde görev alan stajyerler, mezuniyet öncesinde gerçek ürün geliştirme süreçlerini deneyimleyebiliyor.

FORD OTOSAN: SANAYİNİN YETENEK FABRİKASI

Koç Topluluğu bünyesinde faaliyet gösteren Ford Otosan, Türkiye'nin en kapsamlı mühendislik ve üretim organizasyonlarından biri olarak öne çıkıyor. Elektrikli araç teknolojileri, batarya sistemleri ve akıllı üretim uygulamaları, genç mühendislerin en fazla ilgi gösterdiği çalışma alanları arasında bulunuyor.

ARÇELİK: SÜRDÜRÜLEBİLİR TEKNOLOJİ ÜSSÜ

Arçelik'in genç yetenek programları; sürdürülebilirlik, enerji verimliliği ve dijital dönüşüm temaları etrafında şekilleniyor. Şirketin Ar-Ge merkezlerinde görev alan öğrenciler, küresel pazarlara yönelik ürün geliştirme çalışmalarına yakından tanıklık edebiliyor.

İŞ BANKASI: GENÇLERE UZUN VADELİ YATIRIM

Türkiye İş Bankası, teknoloji şirketleri ve iştirakleriyle birlikte öğrencilere geniş kariyer fırsatları sunuyor. Özellikle yazılım geliştirme, veri analitiği ve finans teknolojileri alanlarına ilgi duyan öğrenciler için önemli bir tercih olarak görülüyor.

KİM NE ARIYOR, NE YAPIYOR?

Canan ARICAN / Securitas Technology CHRO'su

"Üniversitelerin yanı sıra teknik liselerle de iş birliği yapıyoruz"

Yeni mezun işe alım stratejimizi yalnızca açık pozisyonlara aday bulmak üzerine değil, genç yeteneklerle erken dönemde doğru ve sürdürülebilir bir ilişki kurmak üzerine şekillendiriyoruz. Üniversitelerin kariyer günlerine katılıyor, uzun dönem staj programları aracılığıyla özellikle 3. ve 4. sınıf öğrencileriyle daha yakın temas kuruyoruz. Bizim için yeni mezun istihdamı aynı zamanda sektöre nitelikli teknik insan kaynağı kazandırma sorumluluğu anlamına geliyor. Bu nedenle üniversitelerin yanı sıra teknik liselerle de iş birliği yapıyor; Elektrik-Elektronik alanında eğitim gören meslek lisesi öğrencilerine uzun dönem zorunlu stajlarını şirketimizde yapma imkânı sunuyoruz. Amacımız, gençlerin teknik bilgiyle birlikte sahayı, müşteri ihtiyacını ve güvenlik teknolojilerinin gerçek hayattaki etkisini erken dönemde tanımasını sağlamak. Bu nedenle okul-sanayi iş birliklerinin, uzun dönem staj programlarının ve uygulamalı eğitim modellerinin çok daha kritik hale geldiğini düşünüyoruz. Gençlerin iş hayatına yalnızca bilgiyle değil, gerçek çalışma ortamını tanıyarak başlaması hem onlar hem de şirketler için daha sağlıklı.

Cenk ÇİĞDEMLİ / TOBB E-ticaret Meclisi Üyesi, Ticimax E-ticaret Sistemleri Kurucu CEO'su

"E-ticaret eğitimi, ekonominin ana damarlarından biri"

Ticaret Bakanlığı'nın 2025 verilerine göre Türkiye'de e-ticaret hacmi bir önceki yıla göre yüzde 52,2 artarak 4,57 trilyon TL'yi aştı; işlem sayısı ise 5 milyar 940 milyon adede ulaştı. Bu veriler bize şunu söylüyor: E-ticaret artık alternatif bir satış kanalı değil, ekonominin ana damarlarından biri. Bu açıdan bakınca, yapay zeka ile her geçen gün kuralların yeniden yazıldığı bir sektörde, e-ticaret eğitimi, ekonominin de ana damarlarından biri. Ticimax olarak 12 yıldır ücretsiz e-ticaret eğitimleri veriyoruz. 2023 yılında da Ticimax Kampüs'ü hayata geçirdik. Burada yıllık yaklaşık 6 binden fazla girişimci adayına e-ticaret öğretiyoruz. Dileyen herkese ücretsiz olarak sınıflarda ve online olarak eğitim veriyoruz. E-ticaret, e-ihracat, pazaryerleri, SEO, sosyal medya satış ve pazarlama yöntemleri, depo yönetimi, reklam, Google Analytics ve e-ticaret fotoğrafçılığı gibi onlarca başlıkta ücretsiz eğitim sunuluyor. Sektörde ciddi bir istihdam açığı var. Amacımız sektör için uzman yetiştirmek.

Nihal KESKİNER / Dreame İnsan Kaynakları Müdürü

"Pazarlama ve iletişimde doğru yeteneği bulmak kolay değil"

Özellikle pazarlama, iletişim ve marka görünürlüğünü destekleyen fonksiyonlarda doğru yeteneği bulmak her zaman kolay olmuyor. Dreame olarak teknik bilgiye elbette önem veriyoruz; ancak bugün iş dünyasında fark yaratan profesyoneller yalnızca kendi uzmanlık alanına hakim olanlar değil. Güçlü iletişim kurabilen, sorumluluk alabilen, ekip çalışmasına yatkın kişiler organizasyon içinde çok daha yüksek etki yaratıyor. İşe alım süreçlerinde yaşanan zorluklardan en önemlisi, aday beklentileriyle pozisyonun sunduğu fırsatların ne kadar örtüştüğü oluyor. Özellikle giriş seviyesindeki rollerde, kariyer beklentileri ile işin gerçek dinamikleri zaman zaman farklılaşabiliyor. Akademik eğitim güçlü bir teorik temel sağlıyor; ancak iş hayatı bunun yanında pratik problem çözme becerisi, gibi yetkinlikler de gerektiriyor. Bu nedenle yalnızca akademik başarı değil, gerçek iş deneyimiyle desteklenen bir gelişim süreci de büyük önem taşıyor. Özellikle staj programları, proje bazlı çalışmalar ve ekip içinde aktif sorumluluk alınan deneyimler, genç profesyonellerin iş hayatına adaptasyonunu ciddi şekilde hızlandırıyor.

Özge ALTINTAŞ / HDI Sigorta İnsan Kaynakları ve Pazarlama Koordinatörü

"Şirketler gelişim yolculuğunu destekleyen köprü olmalı"

Sigorta sektörünün dijital dönüşümüyle birlikte özellikle veri analitiği, aktüerya, yazılım geliştirme ve dijital ürün yönetimi gibi alanlardaki yetenekleri bulmak konusunda rekabet yaşanmaya başladı. Özellikle yapay zeka, veri bilimi ve otomasyon gibi alanlarda ihtiyaç duyulan beceriler oldukça dinamik ve sürekli gelişiyor. Bu da yalnızca diploma veya akademik bilgiyle değil, sürekli öğrenme ve kendini güncel tutma becerisiyle öne çıkan profillerin önemini artırıyor. Bu noktada biz, şirketlerin sadece istihdam sağlayan değil, aynı zamanda gelişim yolculuğunu destekleyen kurumlar olarak köprü görevi üstlenmesi gerektiğine inanıyoruz. HDI Sigorta olarak "Young Together" programımızı tam da bu ihtiyaçtan yola çıkarak kurguladık. Programla, gençlerin teorik bilgilerini gerçek iş deneyimiyle pekiştirmelerini, sahada öğrenmelerini ve iş dünyasının beklentilerini erken aşamada tanımalarını hedefliyoruz. Böylece hem genç yeteneklerin istihdam edilebilirliğini artırıyor hem de sektörün ihtiyaç duyduğu nitelikli iş gücünün yetişmesine katkı sağlıyoruz.

Fatma Erin İNAL / Barikat Siber Güvenlik İnsan Kaynakları Takım Lideri

"Siber Kariyer Programı gibi uygulama odaklı projelerimizi artıracağız"

Siber güvenlik son derece dinamik bir alan. Bu nedenle teorik bilgi kadar uygulama deneyimi, adaptasyon yeteneği ve sürekli gelişim isteği de kritik önem taşıyor. Bu bakış açısıyla Barikat Akademi ve üniversite iş birlikleri kapsamında öğrencileri daha mezun olmadan sektörle buluşturuyoruz. Sakarya Üniversitesi ile hayata geçirdiğimiz Siber Kariyer Programı bunun önemli örneklerinden biri. Program kapsamında öğrenciler gerçek saldırı senaryoları üzerinde çalışıyor, olay müdahale süreçlerine katılıyor ve operasyonel bakış açısı kazanıyor. Böylece mezun olduklarında yalnızca teorik bilgiye sahip değil, sahaya daha hazır bireyler olarak sektöre adım atabiliyorlar. Öğrencilerin daha eğitim hayatı devam ederken gerçek sistemlerle çalışabilmesi, sektör profesyonelleriyle temas kurabilmesi ve operasyonel süreçleri deneyimleyebilmesi gerekiyor. Barikat olarak biz de bu yaklaşımı yalnızca bir sosyal sorumluluk değil, sektörün geleceğine yapılan stratejik bir yatırım olarak görüyoruz. Bu doğrultuda Siber Kariyer Programı gibi uygulama odaklı projelerimizi artırarak sürdürmeyi hedefliyoruz.

Selin NİZAM / Bakiyem ve Shopalm Kurucu Ortağı

"Açık pozisyonların kapanma süresi uzadı"

Özellikle yapay zekâ, veri mühendisliği, siber güvenlik ve ileri seviye mobil geliştirme alanlarında açık pozisyonların kapanma süresi oldukça uzadı. Bunun temel nedenlerinden biri eğitim ile sektör beklentileri arasındaki hız farkı. Üniversitelerde teorik altyapı önemli ölçüde güçlü olsa da uygulama tarafında hâlâ eksikler olduğunu düşünüyorum. Öğrenciler mezun olduğunda çoğu zaman gerçek iş süreçleri, ekip yönetimi, ürün geliştirme metodolojileri ve güncel teknoloji araçlarıyla yeterince temas etmemiş oluyor. İş dünyası artık sadece bilgi değil; hız, çeviklik ve çözüm üretme becerisi bekliyor. Bu nedenle üniversite–özel sektör iş birliklerinin artması gerektiğine inanıyoruz. Öğrencilerin eğitim sürecinde gerçek projelerde yer alması artık bir tercih değil, zorunluluk haline geldi. Yazılım şirketi olduğumuz için ağırlıklı olarak Bilgisayar Mühendisliği, Yazılım Mühendisliği bölümlerinden mezun adaylarla çalışıyoruz. Bunun yanında dijital pazarlama, marka yönetimi ve topluluk yönetimi tarafında İletişim, Yeni Medya, İşletme ve Görsel İletişim Tasarımı bölümlerinden mezun adaylar da ekibimize katılıyor.

İrem Akman KESKİN / GTech İK Direktörü

"Gençler en büyük sorumluluğumuz"

12 yıldır sürdürdüğümüz GTech Akademi programı ile genç yeteneklere kariyerlerinin çok erken döneminde ulaşıyoruz. "Gençler en büyük sorumluluğumuz" mottosuyla yürüttüğümüz program kapsamında katılımcılar hem teorik hem uygulamalı eğitimler alıyor, gerçek vakalar üzerinden sektör deneyimi kazanıyor ve alanında uzman profesyonellerle çalışma fırsatı yakalıyor. Biz de başarılı katılımcıları istihdam ederek teknoloji dünyasına kazandırıyoruz. İşe alımlarımızda mühendislik, bilgisayar bilimleri, matematik ve veri odaklı bölümler öncelikli alanlarımız arasında yer alıyor. Ancak teknoloji sektörünün dönüşümüyle birlikte disiplinler arası yetkinliklerin de giderek daha değerli hale geldiğini görüyoruz. Bu nedenle adayın mezun olduğu üniversiteden çok; teknik becerileri, öğrenme motivasyonu ve analitik düşünme kapasitesi bizim için daha belirleyici oluyor. Teknopark bünyelerinde yer alan ofislerimiz sayesinde Yıldız Teknik Üniversitesi ve Boğaziçi Üniversitesi ile yakın iş birlikleri de yürütüyoruz. Öğrencilerle henüz eğitim süreçlerindeyken bir araya geliyor; staj programları, teknik etkinlikler ve kariyer fırsatlarıyla genç yeteneklerle erken temas kuruyoruz.

Elif GÖKNİL / Legrand Türkiye Grubu İnsan Kaynakları Direktörü

"Stratejimiz doğru okuldan mezun olanı değil, doğru potansiyeli keşfetmek"

Yeni mezun işe alım stratejimizin en kritik yapı taşlarından biri "Early in Careers" yaklaşımımızdır. Bu kapsamda üniversitelerle güçlü iş birlikleri kuruyor, kariyer günlerine aktif katılım sağlıyor, genç yetenek staj programları yürütüyor ve fabrika ziyaretleri ile öğrencilerin iş hayatını yerinde deneyimlemelerine olanak tanıyoruz. Amacımız kısa süreli bir deneyim sunmaktan ziyade, adaylarla erken aşamada tanışarak onları gözlemlemek, gelişimlerini desteklemek ve uygun olan yetenekleri organizasyonumuza kazandırmaktır. Yeni mezun stratejimizde temel yaklaşımımız; "doğru okuldan mezun" yerine "doğru potansiyele sahip" adayları erken aşamada keşfetmek. Elektrik-elektronik mühendisliği, endüstri mühendisliği, makine mühendisliği ve mekatronik mühendisliği teknik pozisyonlar için kritik önem taşırken; işletme ve iktisat gibi bölümler de ticari fonksiyonlar, finans ve operasyonel roller için önemli bir aday havuzu oluşturuyor.

Zeynep Akçay DİKEN / Figopara İnsan ve Kültür Direktörü

"Yeni mezunları önemli bir yetenek kaynağı olarak görüyoruz"

Özellikle yeni mezunlarda sadece diploma ya da bölüm bilgisi artık tek başına yeterli değil. Adayın kendini nasıl geliştirdiğini, hangi problemleri çözmeye çalıştığını, hangi araçları kullandığını ve ilgili alana gerçekten ne kadar meraklı olduğunu ve bu alanda neler yapmak istediğini görmek istiyoruz. En çok başvuru gelen ancak işe alım sürecinde ilerlemekte zorlanan profiller genellikle kendini pozisyona yeterince hazırlamamış adaylar oluyor. Özgeçmişinde ilgili alanlara dair ilgi belirten ancak bu ilgiyi proje, staj, eğitim, sertifika, gönüllü çalışma ya da somut bir deneyimle desteklemeyen adaylar işe alım sürecinde geride kalabiliyor ya da isteğini karşı tarafa geçiremeyebiliyor. Yeni mezunları özellikle teknoloji, İK, data, ürün, finans ve operasyon ekiplerimiz için önemli bir yetenek kaynağı olarak görüyoruz. Staj programları, uzun dönem staj imkanları ve başlangıç seviyesindeki roller aracılığıyla genç yetenekleri erken dönemde tanıyıp gelişim yolculuklarına eşlik etmeyi hedefliyoruz.

Zeynep EMBEL / Bacacı Yatırım Holding İnsan Kaynakları İcra Kurulu Üyesi

"Yapılandırılmış staj programları, adayların iş hayatına daha hızlı adapte olmasını sağlıyor"

Bacacı Yatırım Holding olarak üniversiteler, üniversiteler içindeki kulüpler ile iletişim halinde olmayı hedefliyoruz. Ülkemiz genç nüfusu ile yeni mezun potansiyeli anlamında oldukça güçlü. Bu noktada biz İK'cıların beklentilerini doğru belirlemeleri gerektiğine inanıyorum. Zira yeni mezun bir adaydan 10 yıl deneyimli bir uzman bilgisi beklemek doğru değil. Grup olarak, yeni mezun alımlarında kişilerin temel potansiyellerini anlamaya çalışıyor ve muhakkak bir gelişim, öğrenim planına ihtiyaçları olduğunu öngörüyoruz. Bu noktada potansiyele ulaşmakta çok büyük bir zorluk yaşamıyoruz. Okulların elbette akademik donanım sağlayacak teorik içerikleri ağırlıklı ve bunun çok kıymetli olduğuna, kişilerin perspektif gelişimine büyük katkı sağladığına inanıyoruz. Bununla birlikte, mesleki gelişime destek verecek okul özel sektör iş birliklerinin, yapılandırılmış staj programlarının, iş hayatı gerçekliği ile hazırlanmış uygulamalı çalışmaların adayların iş hayatına daha kolay ve hızlı adapte olmalarını sağlayacaktır diye düşünmekteyiz.

Fatoş HÜSEYİNCA / Cevher Jant İnsan Kaynakları Müdürü

"Sektör iş birliklerini güçlendiren eğitim modelleri önem kazandı"

Özellikle teknoloji, veri analitiği, yapay zekâ, siber güvenlik ve ileri mühendislik alanlarında yetenek açığı daha belirgin hissediliyor. Teknik bilgiye sahip aday sayısı artsa da; analitik bakış açısını iş sonuçlarına dönüştürebilen, iletişim becerileri güçlü ve çok disiplinli çalışmaya yatkın profillere ulaşmakta sektör genelinde zorluk yaşanıyor. Bu nedenle şirketler artık yalnızca teknik yeterliliğe değil, adaptasyon kabiliyeti ve sürekli öğrenme motivasyonuna da odaklanıyor. İş dünyası çok hızlı dönüşürken, akademik müfredatların bu değişime aynı hızda adapte olması her zaman mümkün olamayabiliyor. Bu nedenle teori ile pratiği daha fazla buluşturan, proje bazlı öğrenmeyi ve sektör iş birliklerini güçlendiren eğitim modellerinin önem kazandığını düşünüyoruz. Şirketler olarak biz de staj programları, genç yetenek projeleri ve üniversite iş birlikleriyle bu geçişi desteklemeye çalışıyoruz. Üniversite ve bölüm tercihini önemli bir referans olarak değerlendirsek de; staj deneyimi, proje üretme kapasitesi, dijital yetkinlikler ve adayın değişen iş dünyasına adaptasyon becerisi bizim için en az akademik geçmiş kadar kritik.

Soner BİLGİN / Kutes İnsan Kaynakları ve Satın Alma Müdürü

"En kritik unsur, teorik bilginin sahada test edilmiş olması"

Yeni mezun alımlarında okul ve bölümün yanı sıra, staj tecrübesi, teknik yetkinlikler, iletişim becerileri ve öğrenme hızı belirleyici kriterler arasında yer alıyor. Özellikle üretim süreçlerini sahada deneyimlemiş, ERP sistemleri ve SolidWorks gibi teknik araçlara hâkim adaylar öne çıkıyor. Makine Mühendisliği ile Metalurji ve Malzeme Mühendisliği bölümlerinden mezun adayları daha ağırlıklı olarak tercih ediyoruz. Üniversite bazında ise Sakarya Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi ve Trakya Üniversitesi mezunları, yetiştirdikleri profil itibarıyla öne çıkmaktadır. Yeni mezun adaylarda en kritik unsur, teorik bilginin sahada test edilmiş olmasıdır. Günümüzde en büyük zorluk ise, tecrübeli ara kademe personel bulma konusunda yaşanmaktadır. Bu noktada üniversiteler ve meslek liseleri ile iş dünyası arasındaki entegrasyonun güçlendirilmesi kritik önem taşımaktadır. Daha uygulama odaklı müfredatlar, mezunların iş hayatına daha hazır başlamasını sağlayacaktır.

Özlem KURT / KG AI Kurucusu, Avukat

"Hukuk, yalnızca teorik eğitimle yapılabilecek bir meslek değil"

Hukuk, yalnızca teorik eğitimle yapılabilecek bir meslek değildir. Teknik olarak da uygulama görmeden, staj yapmadan ve meslek pratiğini deneyimlemeden gerçek anlamda öğrenilebilecek bir alan değildir. Ayrıca artık hukuk dünyası yalnızca klasik hukuk bilgisinden ibaret değil. Teknoloji, veri yönetişimi, yapay zekâ, regülasyon ve iş süreçlerini anlayabilen çok yönlü hukukçular yetişmesi gerektiğine inanıyoruz. Bu nedenle öğrenmeye açık, disiplinler arası düşünebilen ve kendine yatırım yapan adayları özellikle önemsiyoruz. Ana odağımız hukuk fakültesi mezunları olmakla birlikte, özellikle teknoloji hukuku, veri koruma, yapay zekâ, regülasyon ve dijital dönüşüm alanlarında çalışacak ekiplerde farklı disiplinlerle temas etmiş adaylar bizim için değer yaratıyor. Teknoloji, veri yönetişimi, yapay zekâ ve regülasyon kesişiminde çalışan hukukçulara olan ihtiyaç çok hızlı artıyor. Ancak üniversite müfredatları bu dönüşüm hızını tam olarak yakalayabilmiş değil. Bu nedenle uygulama eğitimi, klinik çalışmalar, gerçek dosya deneyimi, staj kültürü ve disiplinler arası eğitim modellerinin daha da önem kazanacağını düşünüyoruz.

Berna PEKTAŞ / Oba Makarna İnsan Kaynakları Müdürü

"Yetenek açığı küresel ve sektörel anlamda ortak bir sorun"

Yetenek açığının küresel ve sektörel anlamda ortak bir sorun olduğunu görüyoruz. Bu açığın kapatılmasında, teorik eğitimin mutlaka uygulamalı süreçlerle desteklenmesi ve adayların henüz öğrencilik dönemindeyken iş hayatına adapte edilmesi gerektiğine inanıyoruz. Bu kapsamda sadece lisans programları değil, meslek yüksekokulu (MYO) mezunları da bizim için çok önemli bir potansiyel oluşturuyor. MYO öğrencilerinin uzun dönem staj programları aracılığıyla mesleklerini sahada deneyimlemeleri, mezun olduklarında iş hayatına bir adım önde başlamalarını sağlıyor. Benzer şekilde, mühendislik fakültelerinde öğrenim gören intörn mühendislerin de mezuniyet öncesinde sanayide aktif olarak görev almalarını büyük bir kazanç olarak görüyoruz. Bu süreçte başarılı performans sergileyen genç yeteneklerle mezuniyet sonrasında da yol arkadaşlığımızı sürdürüyor, nitelikli iş gücü ihtiyacımızı bu kanalla karşılıyoruz. Dolayısıyla eğitim kurumları ile sanayi arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesinin, geleceğin profesyonellerini yetiştirmede kritik bir rol oynadığına inanıyoruz.

Betül TALAY / ideasoft İnsan ve Kültür Direktörü

"İki yıl önce kritik olan bir beceri bugün temel kabul ediliyor"

Özellikle e-ticaret ve teknoloji ekosisteminde her şey o kadar hızlı değişiyor ki, iki yıl önce kritik olan bir beceri bugün artık temel kabul ediliyor. Dolayısıyla adayın kendini bugün nereye koyduğundan çok, yarın nereye gidebileceğiyle ilgileniyoruz. Yapay zekâ kullanımı da bu perspektifin bir parçası. Artık sadece "teknik araç biliyor mu" diye bakmıyoruz, yapay zekâyı fikir geliştirme, analiz yapma, strateji üretme süreçlerine entegre edebiliyor mu, bunu soruyoruz. Bu yetkinliği erken kazanan adaylar ciddi bir fark yaratıyor. Staj programları, üniversite kariyer etkinlikleri ve mentörlük süreçleri üzerinden öğrencilerle mezun olmadan önce temas kuruyoruz. Hedefimiz, biz onları seçmeden, onlar da bizi tanımış olsun. Teknoloji ekiplerinde Bilgisayar Mühendisliği, Yazılım Mühendisliği, Yönetim Bilişim Sistemleri ve Matematik ağırlıklı profilleri görüyoruz. Satış, müşteri deneyimi ve operasyon tarafında ise işletme, iktisat, endüstri mühendisliği gibi bölümlerle daha sık yollarımız kesişiyor.

Esra ZENGİNYER / ISS Türkiye Grup İnsan ve Kültür Başkanı

"Üniversite tercihi, artık sadece bir eğitim değil"

Bugün üniversite tercihi, gençlerin yalnızca alacağı eğitim olarak anlamlanmıyor. Artık erişebileceği sektörler, kuracağı network ile kariyer yaşamının tamamı üniversitede seçilen alanın doğrudan etkilediği unsurlar arasında sayılıyor. Rekabetin yoğun olduğu iş dünyasında öğrenciler de daha bilinçli tercihler yapıp istihdam olanağı yüksek bölümlere odaklanıyor. Bu perspektif çok önemli olsa da asıl kritik nokta, üniversite sürecinin tamamının iyi bir şekilde değerlendirilmesinden geçiyor. Yapılan stajlar deneyim edinme açısından önem taşırken, yabancı dil, proje üretimi, teknoloji kullanımı ve kişisel gelişim de önemli farklar yaratabiliyor. Sıklıkla Gıda Mühendisliği, Endüstri Mühendisliği, İşletme ve Sağlık Yönetimi bölümlerinden sektörümüzle bağlantılı olarak alımlar yaptığımızı söyleyebilirim. Sadece belirli üniversitelere odaklanan bir yaklaşımımız yok, açıkçası bunu sürdürülebilir de bulmuyoruz. Her üniversiteden ve bölümden, ihtiyacımız olan alanlarda alımlar yapabiliyoruz.

Baran KAYA / Kobi AI Kurucusu

"Proje bazlı eğitim veren okullardan başarılı adaylar çıkıyor"

Bizim için önemli olan "Ne biliyorsun?" sorusundan çok, "Nasıl öğreniyorsun, bir işi sahiplenip sonuna kadar götürebiliyor musun?" sorularının cevabı. Bilgiyi ezberlemekten çok, o bilgiyi gerçek problemlere uygulayabilme becerisine bakıyoruz. Z kuşağının değişime açık yapısı, esneklik ve adaptasyon konusunda önceki nesillere göre önemli avantaj sağlıyor. Bölümden ziyade analitik düşünme becerisi güçlü adaylarla ilgileniyoruz. En sık değerlendirdiğimiz alanlar arasında Bilgisayar Mühendisliği, Yazılım Mühendisliği, Endüstri Mühendisliği, Veri Bilimi, Yapay Zeka, Makine Öğrenmesi, Matematik, İstatistik ve analitik yönü güçlü İşletme mezunları yer alıyor. Teknik altyapısı güçlü üniversitelerin yanı sıra proje bazlı eğitim veren ve yetenek geliştirmeye odaklanan okullardan da çok başarılı adaylar çıkabiliyor. Güçlü üniversiteler avantaj sağlasa da bizim için belirleyici unsur, adayın üniversite yıllarında nasıl bir gelişim gösterdiği.

Elvan ERFİDAN / Kolektif House Kıdemli İnsan ve Kültür Müdürü

"En çok zorlandığımız alanlar karma beceri gerektiren roller"

Teknik roller için ilgili alanlar elbette avantaj sağlıyor; ancak satış, operasyon ve müşteri deneyimi gibi alanlarda çok farklı disiplinlerden gelen adaylarla çalışıyoruz. Okul bir referans noktası ama adayın kendini ifade edişi, sorumluluk alma isteği ve gerçek deneyimleri çok daha belirleyici. En çok zorlandığımız alanlar karma beceri gerektiren roller. Hem analitik düşünebilen hem de iş geliştirme ya da müşteri bakış açısı olan profiller sınırlı. Özellikle satış tarafında 360 derece yaklaşımı geliştirmiş yeni mezun bulmak zor. Doldurulamayan işler var ancak bu genelde aday eksikliğinden değil, beklentilerin değişmesinden kaynaklanıyor. İş dünyası hız, esneklik ve çok yönlülük gerektirirken, eğitim sistemi daha teorik ve tek disiplinli ilerliyor. En sık karşılaştığımız durum ise, kendini yeterince farklılaştıramayan adaylar. Benzer deneyimlere sahip birçok aday var ancak bu deneyimlerden ne öğrendiğini net ifade edemeyenler süreçte geri kalıyor.

Filiz ERGİN / Norm Holding İnsan Kaynakları Direktörü

"Potansiyel odaklı değerlendirme daha belirleyici hale geldi"

Özellikle üretim, teknoloji ve global rekabetin hızla dönüştüğü bir dönemde, genç yeteneklerin teknik bilginin yanında analitik düşünme, veri okuryazarlığı, iletişim ve takım çalışması becerileriyle donanımlı olması gerektiğine inanıyoruz. Bu nedenle staj, yeni mezun programlarımız, üniversite iş birliklerimiz ve kariyer fuarı katılımlarımızı uzun vadeli yetenek yatırımı olarak konumlandırıyoruz. Potansiyel odaklı değerlendirme yaklaşımı artık bizim için çok daha belirleyici hale geldi. Faaliyet alanlarımız doğrultusunda özellikle mühendislik fakülteleri bizim için önemli bir yetenek kaynağı oluşturuyor. Makine, Endüstri, Metalurji ve Malzeme Mühendisliği bölümleri yoğun olarak değerlendirdiğimiz alanlar arasında yer alıyor. Bunun yanında işletme, iktisat, uluslararası ticaret, lojistik ve insan kaynakları gibi bölümlerden de yeni mezun alımları gerçekleştiriyoruz. Üniversite tarafında ise; güçlü teknik altyapı sunan, proje ve uygulama deneyimini destekleyen üniversiteleri önemsiyoruz. Staj programları, teknik geziler, kariyer etkinlikleri ve ortak projelerle sürecin içinde aktif rol almaya çalışıyoruz.

Eda Güzeldemir DEMİRAY / OYAK Çimento İnsan Kaynakları Ülke Direktörü

"Geleceğin lider kadrolarını kendi içimizden yetiştirmeye yöneldik"

Genç yetenek programımız CEMSTART, yeni mezun işe alım stratejimizin en güçlü ayağını oluşturuyor. Program aracılığıyla yeni mezun ya da mezuniyet aşamasındaki yüksek potansiyelli genç yetenekleri organizasyonumuza dahil ediyoruz. Geleceğin lider kadrolarını kendi içimizden yetiştirmeyi amaçlıyoruz. Şirketimizin ana faaliyet alanı olan çimento, hazır beton ve agrega operasyonlarının teknik yapısı gereği, endüstriyel faaliyetlerimizin merkezinde mühendislik disiplinleri yer alıyor. Dijital dönüşüm ve Endüstri 4.0 vizyonumuzu destekleyecek Bilgisayar ve Yazılım Mühendisliği gibi yeni nesil teknoloji bölümleri ile finansal ve operasyonel süreçleri yönetecek İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi mezunları da odak alanımızda. Üç kıtadaki operasyonlarımızdan elde ettiğimiz yıllık 1,4 trilyon veriyi karar süreçlerimize entegre ettiğimizi düşündüğümüzde, analitik düşünme, veri okuryazarlığı ve problem çözme becerilerinin gelişmiş olması da kritik bir tercih kriteri haline geliyor.

Fulya AKINCI / Peakup İnsan ve Kültür Direktörü

"İyi üniversite mezunu olmak işe giriş bileti değil"

Yeni mezun işe alımını yalnızca "pozisyon doldurma" olarak görmüyoruz, bu süreci geleceğin yeteneklerini erken keşfetme ve uzun vadeli gelişim yolculuklarının bir parçası olma yaklaşımıyla ele alıyoruz. Bu nedenle işe alım süreçlerinde üniversite ve bölüm bilgisini göz önünde bulundursak da, adayın projelerle, gönüllü çalışmalarla veya bireysel üretimleriyle kendini nasıl geliştirdiğine odaklanıyoruz. Faaliyet alanımız gereği ağırlıklı olarak bilgisayar mühendisliği, yazılım mühendisliği endüstri mühendisliği, yönetim bilişim sistemleri, elektrik-elektronik / matematik / istatistik gibi bölümlerden mezun adaylarla çalışıyoruz. Üniversite bazında sınırlandırdığımız bir yaklaşımımız yok. Güncel müfredatı olan, proje ve sektör iş birliklerine önem veren, öğrenciyi araştırmaya ve üretmeye teşvik eden üniversitelerden gelen adaylar daha hızlı öne çıkabiliyor. Ancak şunu özellikle vurgulamak isterim, iyi üniversite mezunu olmak işe giriş bileti değil, sadece başlangıç noktası.

Feride Düzduran GÜNDÜZ / Pluxee Türkiye CHRO'su

"Staj programımız ile genç arkadaşlarımızı iş hayatına hazırlıyoruz"

Yeni mezun adaylarda, teknik bilgi, staj deneyimi, öğrenme çevikliği, liderlik potansiyeli, kültüre uyum, değişime adaptasyon gibi birkaç beceriyi değerlendiriyoruz. Yabancı dil bilgisi ve iletişim becerileri öne çıkan kriterler arasında yer alıyor. Teknik rollerde yer alacak adaylarımızın araç kullanımlarını değerlendiriyoruz. Yakın geçmişten bu yana ise, yapay zekâ ve dijital araçların kullanımını çalışma hayatına nasıl entegre edebileceğini değerlendirmek önemli hale geldi. Her yıl Temmuz-Aralık ayları arasında gerçekleşen Next Generation staj programımız ile genç arkadaşlarımızı mezun olana kadar iş hayatına hazırlıyoruz. Next Generation staj programımız ile gençlerin; mentor desteği, proje sorumluluğu, eğitim almasını, düzenli gerçekleştirilen geri bildirim seansları ile güçlü ve gelişime açık alanlarının farkında olmalarını sağlıyoruz. İş dünyasında özellikle teknoloji ve veri odaklı alanlarda ihtiyaç duyulan yetkinlikler değişebiliyor. Adayın teknik becerilerinin yanında değişime uyum becerilerini de değerlendiriyoruz.

Esma TEZCAN / Kuveyt Türk Yatırım İK ve Teknoloji Direktörü

"Hedefimiz, sürdürülebilir bir yetenek havuzu oluşturmak"

Yeni mezun yeteneklerle erken dönemde temas kurabilmek adına üniversitelerle iş birlikleri gerçekleştiriyor, öğrencilerle bir araya gelerek Kuveyt Türk Yatırım'ı, faaliyet alanlarımızı ve kariyer fırsatlarımızı tanıtan sunumlar düzenliyoruz. Bu çalışmalar sayesinde hem genç yeteneklere sektörü yakından tanıma imkânı sunuyor hem de kurumumuz için sürdürülebilir bir yetenek havuzu oluşturmayı hedefliyoruz. Ayrıca, üniversitelerin üçüncü ve dördüncü sınıflarında öğrenim gören genç yetenekleri yarı zamanlı olarak istihdam ettiğimiz Kuveyt Türk Yatırım Akademi programımız bulunuyor. Şirketimizin faaliyet alanının dinamikleri gereği ağırlıklı olarak İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi mezunu adayları değerlendiriyoruz. Özellikle işletme, iktisat, ekonomi, finans, istatistik, yönetim bilişim sistemleri, uluslararası ticaret, endüstri mühendisliği ve matematik bölümlerinden mezun olan adaylar birçok rolümüz için güçlü bir aday havuzu oluşturuyor.

Banu HAMARAT / Polifarma İK Müdürü

"Mevzuatlara hızlı adapte olabilecek mezun bulmak çok zor"

Polifarma olarak biz sadece açık pozisyonları doldurmaya değil, kendi içimizde yetiştireceğimiz "geleceğin liderlerine" yatırım yapmaya odaklanıyoruz. Genç yetenek programlarımızla öğrencilerimizi henüz mezun olmadan üretim süreçlerimize dahil ediyor, başarılı bir staj döneminin ardından bu yetenekleri doğrudan kadrolarımıza katarak istihdam etmek önceliğimizdir. İlaç üretiminin temelini oluşturan Eczacılık, Kimya Mühendisliği, Kimya, Moleküler Biyoloji ve Genetik gibi bölümler bizim ana odağımızı oluşturuyor. Adayın ilaç sektörünün disiplinine yatkınlığına, öğrenmeye karşı olan heyecanına ve ilaç sektöründe kariyer yapma konusundaki istekliliğine önem veriyoruz. Spesifik uzmanlıklar gerektiren Ar-Ge, kalite ve üretim kadroları için aradığımız adaylara ulaşmakta zaman zaman zorluk yaşıyoruz. Sektörün çok sıkı regülasyonlarla yönetilmesi nedeniyle, bu alanlardaki mevzuat ve uygulama hassasiyetine hızlı adapte olabilecek donanımlı mezun bulmakta zaman zaman zorlanıyoruz.

Özge ÖZBAY / Sun Tekstil İnsan Kaynakları Grup Müdürü

"İngilizcesi güçlü Tekstil Mühendisi çok az"

Tekstil sektöründe faaliyet gösterdiğimiz için işe alımlarda doğal olarak Tekstil Mühendisliği mezunları öncelikli odağımızı oluşturuyor. Ancak sektörün çok boyutlu yapısı nedeniyle ihtiyaçlarımız doğrultusunda Endüstri Mühendisliği, İİBF ve Tasarım bölümlerinden mezun adaylar da süreçlerimizde önemli bir yer tutuyor. Bununla birlikte farklı disiplinlerin getirdiği bakış açısına da değer veriyoruz; beşeri bilimlerden gelen adayları da ekiplerimizin çeşitliliğini ve dengesini sağlamak adına değerlendirme süreçlerimize dahil ediyoruz. Sektörümüzün en spesifik zorluklarından biri, teknik yetkinlik ile dil becerisini aynı potada eritebilmiş adaylara ulaşabilmek. Özellikle İngilizce seviyesi güçlü olan Tekstil Mühendisliği mezunu adayları bulmakta ciddi zorluk yaşıyoruz. Ancak bu yetenek açığını yalnızca bir eksiklik olarak görmüyoruz. Stratejimizin merkezinde yetenekleri kendi içimizde yetiştirmek ve sektöre kazandırmak bulunuyor.

Gökçe AKI / Virgosol İnsan Kaynakları ve Yönetim Sistemleri Direktörü

"Teknik bilgiden çok öğrenme yaklaşımına bakıyoruz"

Virgosol olarak yeni mezun değerlendirmelerinde teknik bilgiden çok öğrenme yaklaşımına bakıyoruz. Virgosol bir AI native şirket olduğundan kullandığımız araçlar, metodolojiler ve hatta sorduğumuz sorular zaman içinde değişiyor. Bu hızda en belirleyici özellik ise adayın yeni bir teknolojiyle karşılaştığında onu nasıl öğrenip, sorguladığı. Virgosol'da staj programlarını da uzun vadeli yetenek kazanımının önemli bir parçası olarak görüyoruz. Nitekim 2025 yılında işe alınan çalışanların yüzde 52'si daha önce uzun dönem staj programlarımızdan geçen adaylardı. Bu oran, staj programlarımıza verdiğimiz önemin somut bir göstergesi niteliğinde. Stratejimiz iki temel yaklaşım üzerine kurulu. İlki, genç yetenek programımız. İkinci yaklaşımımız ise üniversite kanallarının ötesine geçmek. Teknik topluluklar, hackathon'lar ve açık kaynak projeleri aracılığıyla adaylarla bir araya geliyor, potansiyeli farklı alanlarda da keşfetmeye çalışıyoruz.

Begüm PEKCANATTI / Wilo Türkiye İnsan Kaynakları Müdürü

"Genç yeteneklerle erken aşamada temas kuruyoruz"

Özellikle üretim, mühendislik ve teknik alanlarda analitik düşünebilen, mühendislik bakış açısına sahip, sistemi bütünsel görebilen ve farklı disiplinleri bir araya getirebilen genç profesyonelleri tercih ediyoruz. Önceliğimiz, adayın şirketimizin faaliyet alanı ile akademik altyapısı ve ilgi alanı arasında anlamlı bir bağ kurabilmesi ve bu alanda kendini geliştirmeye istekli olmasıdır. Bu doğrultuda özellikle çevre mühendisliği başta olmak üzere makine, kimya ve endüstri mühendisliği gibi teknik bölümlerden mezun, su yönetimi, sürdürülebilirlik, arıtma teknolojileri ve üretim süreçlerinin optimizasyonu gibi alanlara ilgi duyan adayları değerlendiriyoruz. Üniversite tarafında ise Okan Üniversitesi ile yürüttüğümüz iş birlikleri ve Marmara Üniversitesi Almanca İşletme Kulübü gibi yapılar üzerinden genç yeteneklerle erken aşamada temas kuruyoruz; özellikle dil yetkinliği ve çok kültürlü çalışma becerisi bu noktada önemli bir avantaj sağlıyor.

Kübra TOKA / Yapıchem Kimya İnsan Kaynakları Müdürü

"Tercihimiz her şeyi bilen değil, gelişime istekli adaylar"

Faaliyet alanımız gereği inşaat, kimya, makine ve endüstri mühendisliği gibi bölümler daha öncelikli olabiliyor. Ancak staj ve proje deneyimi, iletişim becerisi ve sahaya adaptasyon da en az teknik altyapı kadar önemli. Bu nedenle her şeyi bilen değil; öğrenmeye açık ve gelişime istekli adayları tercih ediyoruz. Yetenek açığını daha çok teknik uzmanlık ve sektör deneyimi gerektiren pozisyonlarda gözlemliyoruz. İnşaat ve kimya disiplinlerinin kesiştiği, çimento kimyasalları ve beton katkıları gibi daha spesifik ve niş bir alanda faaliyet gösterdiğimiz için, bu alana ilgi duyan ve sektörü yakından tanıyan aday havuzu görece sınırlı olabiliyor. Yeni mezunlarda bizim için öncelik; öğrenme çevikliği yüksek, değişime hızlı uyum sağlayabilen ve farklı rollerde değer üretebilecek potansiyele sahip adaylar. Her şeyi bilen değil; merak eden, gelişime açık, ekip çalışmasına yatkın ve sahadan öğrenmeye istekli profilleri tercih ediyoruz.

Aslı ÇETİN / Yurtbay Seramik İnsan Kaynakları Genel Müdür Yardımcısı

"Bizim için nitelikli mavi yaka da stratejik önemde"

Staj deneyimleri, proje çalışmaları, yabancı dil seviyesi, dijital yetkinlikler ve takım çalışmasına yatkınlık gibi unsurlar değerlendirme süreçlerimizin önemli bir parçasını oluşturuyor. Özellikle Endüstri Mühendisliği, Makine Mühendisliği, Elektrik-Elektronik Mühendisliği, Kimya Mühendisliği ile Seramik ve Malzeme Mühendisliği gibi teknik bölümlerin yanı sıra; Uluslararası Ticaret, İşletme, İktisat ve Grafik Tasarım gibi alanlardan mezun adaylar da öncelikli değerlendirme alanlarımız arasında yer alıyor. Bununla birlikte üretim sektöründe yalnızca beyaz yaka değil, nitelikli mavi yaka insan kaynağı da stratejik önem taşıyor. Özellikle teknik lise ve meslek yüksekokulu mezunu gençlerin üretim süreçlerine kazandırılması, saha yetkinliklerinin geliştirilmesi ve mesleki bağlılıklarının artırılması bizim için öncelikli alanlardan biri. Mavi yaka istihdamında ise özellikle meslek liseleri ve teknik eğitim kurumlarından mezun; bakım, otomasyon, elektrik, mekanik ve üretim süreçlerine yatkın adayları önceliklendiriyoruz.

BİZE ULAŞIN