ÖZBEY MEN/ Ayakkabı sektöründe Türkiye önemli bir üretici. Üstelik tıpkı hazır giyimde olduğu gibi hemen her türlü yan sanayiye de sahip. Deriden astara, tabandan aksesuara ayakkabıda kullanılan 39 yan sanayi ürününün tamamı iç piyasada üretiliyor. Bunlardan biri de ayakkabı içindeki astar ve yüz kısmında yer alan teknik kumaşlar. 2006 yılında İkitelli Organize Sanayi Bölgesi'nde kurulan SVS Tekstil Ayakkabı Malzemeleri Sanayi ve Ticaret, işte bu üründe sadece yerli markaların değil, birçok uluslararası markanın da tedarikçisi. Çanta üretiminin de vazgeçilmezi olan, katma değeri yüksek bu teknik kumaşların özelliği ise nefes alabilen, dayanıklı ve hafif olması. Yılda 6 milyon metre teknik kumaş üretme kapasitesine sahip olan firma, bunun önemli bir bölümünü ihraç ediyor. Ayakkabı Yan Sanayicileri Derneği (AYSAD) Başkanı da olan SVS Tekstil Ayakkabı Malzemeleri Sanayi ve Ticaret'in Yönetim Kurulu Başkanı Sait Salıcı'nın bir özelliği daha var. Geçmişte ayakkabı üretiminin yoğun olduğu Adıyaman Besnili olması. Ancak Salıcı, ilçede artık ayakkabı üreticisinin kalmadığını söylüyor. Sait Salıcı ile ayakkabı yan sanayi sektörünü ve kendi işlerini konuştuk…
İş hayatına nasıl başladınız?
İş hayatına çok genç yaşlarda, babamın kurduğu işletmede, ayakkabı ve yan sanayi sektörünün tam mutfağında başladım. Eğitim hayatımla eş zamanlı olarak üretimin kalbinde, tezgah başında ve bu işin tozunu yutarak yetiştim. Çıraklıktan ve üretim hatlarından gelen bu ilk elden tecrübe, yıllar boyunca sektörün geçirdiği tüm yapısal dönüşümlere, krizlere ve büyüme dönemlerine bizzat şahitlik etmemi sağladı. Bugün hem kendi şirketimizi yönetirken hem de AYSAD çatısı altında sektöre liderlik ediyorum. En büyük gücüm, işte bu çekirdekten yetişme sanayicilik kültürü. Besni insanı üretmeyi, sanayiciliği sever. Ancak Besni'de maalesef ayakkabı üreticisi kalmadı.
Firmanız hakkında bilgi verir misiniz?
Yaklaşık 20 yıldır ayakkabı, çanta ve tekstil sektörlerine yönelik teknik tekstil ürünleri üretiyoruz. Özellikle ayakkabıların iç kısmında kullanılan astarlık kumaşlar ile yüz kısmında kullanılan teknik tekstil kumaşlarında uzmanlaştık. Bugün yaklaşık 50 kişilik ekibimizle üretim yapıyoruz. Kuruluşumuzdan itibaren her alanda üretim yapmak yerine, sadece teknik tekstil ve astarlık kumaşlara odaklandık. Farklı alanlara girerek büyümeyi değil, bildiğimiz işi en iyi şekilde yapmayı hedefledik. Başarımızın sırrı da burada yatıyor. Çünkü bugün rekabet, her işi yapanların değil; belirli bir alanda uzmanlaşan, kaliteyi ve sürekliliği sağlayan firmaların lehine işliyor.
Ne tür ürünler üretiyorsunuz? Ürünlerinizin özellikleri nelerdir?
Ürünlerimizi geliştirirken sadece estetiğe değil, performansa da odaklanıyoruz. Nefes alabilen, dayanıklı, hafif, kullanım konforunu artıran ve üretim süreçlerine uyum sağlayan teknik özellikler ön planda oluyor. Aynı zamanda müşterilerimizin ihtiyaçlarına göre farklı renk, desen ve teknik özelliklerde özel çözümler de geliştirebiliyoruz. Amacımız ayakkabının kalitesini, konforunu ve kullanım ömrünü artıran katma değerli teknik tekstiller geliştirmek. Bu anlayışla hem iç pazardaki hem de yurt dışındaki müşterilerimize çözüm ortağı olmayı hedefliyoruz.
Ürün gamınız itibariyle Avrupa'da nasıl bir yere sahipsiniz?
Avrupa pazarında rekabet edebilmemizin temel nedeni; yüksek kalite standartlarımız, esnek üretim yapımız ve müşterilerimize özel çözümler geliştirebilmemiz. Hızlı koleksiyon hazırlayabiliyoruz. Düşük adetlerden yüksek hacimli üretimlere kadar müşterilerimizin taleplerine çözüm sunabilmemiz ve değişen moda ile teknik ihtiyaçlara kısa sürede uyum sağlayabilmemiz bizi tercih edilen tedarikçilerden biri haline getiriyor. Bizi farklı kılan en önemli özellik ise uzmanlaşma anlayışımız. Bu sayede hem ürün kalitemizi hem de Ar-Ge ve inovasyon kabiliyetimizi sürekli geliştirdik. Müşterilerimize teknik bilgi, tasarım desteği ve güvenilir tedarik sağlayan bir çözüm ortağıyız.
Yıllık ihracatınız ne kadar?
Müşterilerimizin önemli bir bölümüyle gizlilik esasına dayalı çalıştığımız için marka isimlerini paylaşmam doğru olmaz. Ancak Avrupa başta olmak üzere, uluslararası pazarda faaliyet gösteren birçok ayakkabı, çanta ve tekstil üreticisine teknik tekstil kumaşları tedarik ediyoruz. Ciromuzun yüzde 30'unu ihracat oluşturuyor. Rusya, Ukrayna, Tunus, Fas, Cezayir ve Balkan ülkelerine ihracatımız var. İtalya, Portekiz, İspanya gibi katma değerin daha yüksek olduğu ülkeler de hedef pazarlarımız arasında.
Yurtdışından gelen siparişlerde artış var mı?
Son dönemde küresel tedarik zincirlerinde önemli değişimler yaşanıyor. Avrupa ve ABD'li markalar, tedariklerini çeşitlendirme eğiliminde. Bu durum, coğrafi konumu, üretim altyapısı ve güçlü yan sanayi ekosistemiyle Türkiye için önemli bir fırsat oluşturuyor. Siparişlerde belirli bir hareketlenme var ancak bu artış henüz sektör genelinde güçlü ve kalıcı bir ivmeye dönüşmüş değil. Bunun en önemli nedenleri; yüksek finansman maliyetleri, artan üretim giderleri ve kur dengesinin ihracatçıyı zorlaması. Türkiye'ye ilgi var ancak rekabet gücümüzü koruyacak ekonomik şartları da sağlamak zorundayız. Ayakkabı yan sanayi sektörü olarak kalite, hız ve üretim kabiliyeti açısından dünyanın önemli tedarikçileri arasındayız. Uygun rekabet koşulları oluştuğunda, yurt dışından gelen siparişlerin çok daha güçlü bir şekilde artacağına inanıyoruz.
Türkiye bu sektörde dünyada nasıl bir konuma sahip?
Türkiye, ayakkabı yan sanayi alanında dünyadaki sayılı üretim merkezlerinden biri. Avrupa'nın en önemli tedarikçileri arasındayız. Bir ayakkabının üretiminde ihtiyaç duyulan hemen her bileşeni ülkemizde üretilebiliyor. Sektörümüzde irili ufaklı binlerce firma var. Bunların önemli bir bölümü KOBİ. Bunun yanında dünya markalarına üretim yapan yüksek teknolojiye sahip firmalarımız da var. Ayakkabı ve yan sanayiyi birlikte değerlendirdiğimizde sektörümüz yaklaşık 1 milyon kişiye doğrudan ve dolaylı istihdam sağlıyor. Üretim ağırlıklı olarak İstanbul, Gaziantep, İzmir, Konya, Bursa ve Antakya 'da. Dünya üretiminde Çin ve Vietnam önde. İtalya ayakkabı, deri, aksesuar ve lüks segmentte hâlâ belirleyici ülkelerden. Ancak modayı tek başına İtalya belirlemiyor. Fransa lüks markalarda, ABD spor ve sneakerda, Japonya tasarımda, Güney Kore ise hızlı trend üretiminde güçlü. Biz de tasarımcı ile sanayiciyi daha güçlü biçimde buluşturmalıyız. Üniversitelerde hazırlanan projeler fabrikaya, fabrikadaki teknik bilgi de tasarım okullarına taşınmalı.
Ayakkabı firmalarının konkordato ilan etmeleri yan sanayi sektörüne nasıl yansıdı?
2018 yılında ayakkabı sektörü, konkordato süreçlerinden en fazla etkilenen sektörlerden biri olmuştu. O dönemde ana üreticilerin yaşadığı finansal sıkıntılar, doğal olarak tabandan astara, kimyasaldan ambalaja kadar tüm tedarik zincirini etkiledi. Bugün de sektörümüzün en önemli hassasiyetlerinden biri finansal istikrar ve güven ortamı. Yan sanayi firmaları yalnızca ürün tedarik eden yapılar değil, ana üretimin sürdürülebilirliğini sağlayan stratejik halkalardır. Bu nedenle sektörün sağlıklı büyümesi için ana sanayi ile yan sanayi arasındaki finansal dengenin korunması büyük önem taşıyor.
Şu anda piyasanızın durumu nasıl?
Sektörde yaşanan sıkıntıların tamamen geride kaldığını söylemek maalesef mümkün değil. Son iki yılda yüksek finansman maliyetleri, üretim giderlerindeki artış ve iç pazardaki daralma birçok firmamızı ciddi anlamda zorladı. Bu süreçte kapasitesini düşüren, üretimini yavaşlatan ve finansal zorluk yaşayan işletmelerimiz oldu. Bununla birlikte sektörümüzün güçlü bir üretim kültürü ve önemli bir tecrübesi var. Firmalarımız verimliliği artırarak, yeni pazarlara yönelerek ve katma değerli üretime odaklanarak bu süreci aşmaya çalışıyor. Bugün piyasada temkinli bir hareketlilik var. Özellikle yurt dışından gelen taleplerde geçmiş döneme göre bir canlanma hissediliyor. Rekabet gücümüzü destekleyecek ekonomik koşullar sağlandığında sektörümüzün yeniden güçlü bir büyüme ivmesi yakalayacağına inanıyoruz.
ABD-Çin arasındaki ilave gümrük vergileri sizi nasıl etkiledi?
ABD'nin Çin'e uyguladığı ilave gümrük vergileri ve küresel ticarette artan korumacılık, dünya tedarik zincirlerinde önemli değişikliklere yol açtı. Büyük markalar artık tek bir ülkeye bağımlı kalmak istemiyor ve üretim ile tedarik ağlarını çeşitlendirmeye çalışıyor. Bu gelişme, Türkiye ayakkabı sektörü için önemli bir fırsat. Dünyada pazar yeniden şekilleniyor. Türkiye bu yeni dönemin kazanan ülkelerinden biri olabilir. Bunun için üretimi, ihracatı ve katma değerli sanayiyi destekleyen politikaların kararlılıkla sürdürülmesi şart. Bugün alınacak doğru kararlar, önümüzdeki on yılın üretim haritasını belirleyecek.
"Seçimli olağan genel kurul önümüzdeki yıl"
AYSAD olarak 600'e yakın aktif üyeye sahibiz. Sektörün yaklaşık yüzde 70-80'lik ana gövdesini temsil ediyoruz. Türkiye'nin en büyük yan sanayi üreticilerinin neredeyse tamamı derneğimiz çatısı altında. Seçimli olağan genel kurulumuz önümüzdeki yıl. Adaylık durumları tamamen üyelerimizin takdiri ve sektörümüzün o günkü ihtiyaçları doğrultusunda şekillenir. Bizim için bugün önemli olan unvanlar değil; bu derin ekonomik kriz ortamında sanayicimizin sesi olmak ve sektörü bu zorlu süreçten sağ salim çıkarmaktır. AYSAD Yönetim Kurulu Başkanlığı görevimin yanı sıra sektörümüzü Meclis Üyesi olarak İstanbul Ticaret Odası'nda da temsil ediyorum. Ayrıca ayakkabı sektörünün eğitim, araştırma, geliştirme ve inovasyon merkezi niteliğindeki Türkiye Ayakkabı Sektörü Araştırma Geliştirme ve Eğitim Vakfı (TASEV) bünyesinde de aktif görev alıyorum.