ÖZBEY MEN/ Sarar markası 82'nci yılını geride bıraktı. Türkiye'nin en köklü hazır giyim markalarından biri olan SARAR, bugün yalnızca Türkiye'de değil, aralarında Avustralya, Belçika, Azerbaycan ve Türkmenistan'ın da bulunduğu 11 ülkede 26 mağazasıyla yolculuğunu sürdürüyor. Türkiye'de 120'nin üzerinde mağazası bulunan marka; otomotiv, enerji, bilişim, sigorta, gayrimenkul ve turizm sektörlerindeki yatırımlarıyla da grubun çok yönlü yapısını ortaya koyuyor.
Tüm bu alanlar içinde hazır giyim, SARAR için kuruluşundan bu yana ayrı bir yere sahip. Erkek giyimin yanı sıra kadın giyimi de olan marka, bugün yeni nesil bir bakış açısıyla yoluna devam ediyor. Bu dönüşümde grubun üçüncü kuşak temsilcilerinden SARAR Group Yönetim Kurulu Üyesi Sara Sarar da önemli bir rol üstleniyor. Reklam, pazarlama ve moda tasarımı alanlarındaki eğitimleriyle markanın farklı yönlerini yakından tanıyan Sara Sarar ile hem SARAR Group'un gelecek hedeflerini hem de Türk markalarının global pazarlardaki gücünü konuştuk.
Önce sizi tanıyabilir miyiz?
Eskişehir'de başlayan eğitim hayatımın ardından 2014 yılında Bahçeşehir Üniversitesi İletişim Fakültesi Reklamcılık Bölümü'nden mezun oldum. 2008-2015 yılları arasında Galatasaray Üniversitesi, University of the Arts London, Central Saint Martins ve New York University'de reklam, pazarlama ve moda tasarımı alanlarında uzun dönemli eğitim programlarına katıldım. İş hayatına ise 2014 yılında, aile şirketimiz Sarar Group'ta Reklam ve Marka Direktörü olarak başladım. Grubun genel stratejisi, marka konumlandırması, iletişim dili ve yeni nesil tüketici alışkanlıkları temel odak noktalarım oldu.
Bugün grubumuzun köklü değerlerini ve terzilik mirasını devam ettirirken modern trendlere, moda anlayışına ve tüketici davranışlarına öncülük yapmak üzere stratejik planlama yapıyorum. Bununla birlikte Sarar Woman koleksiyon ve marka yönetimi süreçlerini yönetiyor, kadın ve ev tekstili koleksiyonlarının gelişimini ve bu alandaki konumlandırmalarını yönlendiriyorum. Aile şirketinde üçüncü neslin bir parçası olmak benim için 1944'ten bu yana oluşan marka kültürünü yeni neslin bakış açısıyla geleceğe taşımak anlamına geliyor. 2018 yılından bu yana Sarar Group Yönetim Kurulu Üyesi olarak da görevimi sürdürüyorum.
Sarar'ın yurtiçi ve yurtdışında kaç mağazası var?
Türkiye genelinde farklı markalar ve mağaza konseptleriyle 120'den fazla mağazaya sahibiz. Fiziksel mağazalar bizim için hâlâ çok önemli ancak mağazanın rolü artık sadece ürün satılan bir alan olmanın çok ötesinde. Mağazalarımızı müşterinin markayla temas ettiği, ürünleri deneyimlediği ve Sarar dünyasını doğrudan hissettiği alanlar olarak konumlandırıyoruz. 2026'da da mağazacılık tarafında fırsatları seçici bir yaklaşımla değerlendirmeye devam ediyoruz. Özellikle doğru lokasyon, doğru mağaza konsepti ve fiziksel mağaza ile dijital kanalların birlikte çalışması bizim için öncelikli. Yurt içindeki online satışlarımızın büyümesini odağımıza alarak kontrollü ve sürdürülebilir bir büyüme hedefliyoruz. Dijital kanallarımızı fiziksel mağazalarımızı tamamlayan, müşterilerimize Sarar'a daha kolay ve hızlı erişim imkânı sunan önemli bir kanal olarak değerlendiriyoruz. Yurt dışında ise 11 ülkede toplam 26 mağaza ile faaliyet gösteriyoruz. Arnavutluk, Avustralya, Azerbaycan, Belçika, Cezayir, KKTC, Mısır, Tataristan, Türkmenistan, Yemen ve Irak'ta mağazalarımız bulunuyor. Önümüzdeki dönemde mevcut pazarlarımızda daha da güçlenmenin yanı sıra, Avrupa başta olmak üzere Sarar'ın marka değerine ve ürün yapısına uyum sağlayacak yeni pazarlara giriş fırsatlarını değerlendiriyoruz.
Çevre ülkelerdeki savaş ve gerginlikler perakende sektörüne nasıl yansıyor?
Bölgemizde yaşanan gelişmeler elbette perakende sektörünü de etkiliyor. Tüketicinin öncelikleri, satın alma alışkanlıkları ve beklentileri böyle dönemlerde değişebiliyor. Sarar Group olarak uzun yıllardır farklı ekonomik ve jeopolitik koşulların içinden geçerek yolumuza devam ediyoruz. Bu da bize değişen şartlara karşı daha esnek ve hızlı hareket etme deneyimi kazandırdı. En önemli avantajımız üretimimizi Türkiye'de, kendi fabrikalarımızda gerçekleştirmeye devam etmemiz. Bizim için önemli olan, hangi koşul olursa olsun kalite anlayışımızdan ve uzun vadeli bakış açımızdan ödün vermeden yolumuza devam etmek.
Türk markalarının yurtdışında daha fazla güçlenmesi için neler yapılmalı?
Türkiye, özellikle tekstil ve hazır giyimde dünya için önemli bir üretim merkezi. Bugün pek çok global markasının ürünleri Türkiye'de üretiliyor. Biz de Sarar Group olarak bunun bir parçasıyız; kendi markamızın üretiminin yanı sıra fabrikalarımızda ev tekstili de dahil olmak üzere dünyaca tanınan markalar için de üretim gerçekleştiriyoruz. Bence asıl mesele, sahip olduğumuz bu üretim gücünü markalaşma tarafında da aynı ölçüde değerlendirebilmek. Çünkü Türkiye'de çok iyi üretim yapan, kaliteli ürün ortaya koyan şirketler var. Fakat global pazarda yaratılan değerin daha büyük bir bölümünün markaya ait olması için tasarıma, marka hikâyesine ve uzun vadeli yatırımlara daha fazla odaklanmamız gerekiyor.
Markanızı önümüzdeki yıllarda nerede görmek istiyorsunuz?
Sarar Group'u önümüzdeki yıllarda güçlü olduğu alanları daha da derinleştiren, mirasını korurken yeni bakış açılarına da alan açan ve global ölçekte bir marka olarak görüyorum. 1944'ten bu yana gelen marka DNA'sını korurken yeni ve öncül olmayı önceliklendiriyorum. Straits Research ve Research and Markets tarafından 2025 yılı baz alınarak hazırlanan küresel tüketici raporlarına göre, kadın ceket pazarının büyüklüğü 2025 yılında yaklaşık 71.78 ile 73.05 milyar dolar seviyesine ulaştı. Biz de kendi satış ve talep verilerimizde benzer bir ilgiyi gözlemliyoruz. İnce terzilik anlayışımızı, kaliteli işçiliğimizi ve yıllardır kullandığımız at kılı tela gibi geleneksel terzilik detaylarını modern tasarımlarla buluşturuyoruz. Özel tasarımcılar ile iş birlikleri yapıyoruz. İllüstratör Robin Yayla ile gerçekleştirdiğimiz iş birliği sanat ve giyimin birbirini besleyebileceğini gösterdi. Begüm Salihoğlu iş birliğinde ise, tasarımcının özgün, çağdaş ve hikayesi olan tasarım dilini Sarar Woman'ın güçlü kalıp ve terzilik mirasıyla buluşturduk. Sarev ile ev tekstilinde sahip olduğumuz üretim ve tasarım deneyimini de daha güçlü bir marka dünyası içerisinde değerlendirmek istiyoruz. Lacoste, Kenzo, Desforges gibi ünlü ev tekstili markalarına üretim yapıyor ve Türkiye içinde satış temsilciliğini sürdürüyoruz.
Sürdürülebilirlik ve çevre dostu üretim konusunda neler yapıyorsunuz?
Sürdürülebilirliği çevre ve üretim süreçleriyle sınırlı bir başlığın ötesinde; insan kaynağına yatırım yapmayı, fırsat eşitliğini desteklemeyi, eğitime katkı sağlamayı ve faaliyet gösterdiğimiz topluma uzun vadeli değer yaratma kapsamında ele alıyoruz. Toplumsal cinsiyet eşitliği bu yaklaşımın önemli bir parçası. Sarar Group'ta kadın çalışanların oranı yüzde 80 seviyesinde. Kadın ekip arkadaşlarımız üretimden yönetime farklı kademelerde aktif rol üstleniyor. Grubumuzun doğduğu ve büyüdüğü Eskişehir'e karşı sorumluluğumuzun bir yansıması olarak Fadime Sarar Lisesi, Abdurrahman Sarar Lisesi, Cemalettin Sarar Ortaokulu ve Zehra Sarar Anaokulu'nu eğitim hayatına kazandırdık. Kamu kurumları, üniversiteler ve yerel yönetimlerle geliştirilen iş birliklerini de önemsiyoruz. Çevresel tarafta ise üretim süreçlerimizi daha verimli hale getirmeye ve yenilenebilir enerji kullanımını artırmaya yönelik yatırımlarımız bulunuyor. Ankara yolu üzerinde 270 dönümlük arazi içerisinde yer alan 14 MW'lık güneş enerjisi santralimiz faaliyetlerine devam ediyor. Yenilenebilir enerji yatırımlarımızı, üretim gücümüzü korurken çevresel etkimizi azaltma hedefimizin önemli bir parçası olarak görüyoruz. Sürdürülebilirliğin önemli bir boyutunun da ürünün kullanım ömrü olduğuna inanıyoruz. Pamuk, keten, ipek saten, kaşmir ve cupro gibi farklı doğal içerikli kumaşları koleksiyonlarımızda kullanıyoruz.
Toplumsal faydayı odağına alıyor
Birçok sivil toplum kuruluşunda ve farklı platformlarda görev alan Sara Sarar, bu çalışmaların kendisine farklı alanlarda deneyim kazanma ve edindiği birikimleri paylaşma fırsatı sunduğunu belirtiyor. Sarar, bu konudaki deneyimlerini şöyle aktarıyor:
"Farklı dönemlerde hem sivil toplum hem de akademi tarafında çeşitli görevler üstlendim. 2020–2024 yılları arasında SosyalBen Vakfı'nda Yönetim Kurulu Üyesi olarak gönüllü görev yaptım. 2025 yılından bu yana KAGİDER üyesiyim. 2021–2025 yılları arasında Anadolu Üniversitesi Eskişehir Danışma Kurulu'nda dış danışma kurulu üyesi olarak sektör ve akademi arasındaki iş birliklerine yönelik çalışmalarda yer aldım.
Bunun yanı sıra kadınların güçlenmesini, eğitim ve istihdam olanaklarının artırılmasını hedefleyen çalışmaların içinde bulunmaya önem veriyorum. SARAR Group çatısı altında kurumsal sosyal sorumluluk projelerimiz kapsamında AÇEV, KEDEV, LÖSEV ve Eskişehir'deki kadın kooperatifleri başta olmak üzere birçok sivil toplum kuruluşuyla iş birlikleri yürütüyor, bu çalışmalarda aktif sorumluluk üstleniyorum.
Son dönemde ise Eskişehir Ticaret Odası ile şirketimiz arasında, kadın istihdamını desteklemek ve kadınların yetkinliklerini artırmak amacıyla hayata geçirilen 'Sanayide Kadın Eli Projesi' kapsamında bir iş birliği protokolü imzaladık. Tüm bu çalışmaların ortak noktasının, sahip olduğumuz deneyimi toplumsal faydaya dönüştürmek olduğuna inanıyorum."
2500 kişiye istihdam sağlıyor
Tekstil ve hazır giyimin yanı sıra ev tekstili, otomotiv, sigorta, bilişim, enerji ve gayrimenkul gibi farklı alanlarda faaliyet gösteren Sarar Group, turizm sektöründe de yatırımlarını sürdürüyor. Hazır giyimde Sarar, ev tekstilinde Sarev, grubun tüketiciyle doğrudan buluştuğu en önemli markaları arasında yer alıyor. Sarar Otomotiv ve OtoSar, Sarar Sigorta, Sarar Bilişim grubun diğer önemli şirketleri. Enerji sektöründe ise güneş enerjisi yatırımları var. İnşaat sektöründe de Eskişehir'de yatırım yapmayı sürdürüyor. Grup bünyesinde bugün yaklaşık 2500 kişiye istihdam sağlıyor. Sara Sarar, "1944'ten bugüne uzanan hikâyemizin arkasında, yıllarını bu markaya vermiş, birlikte büyüdüğümüz ve yeni nesillere deneyimini aktaran çok kıymetli çalışma arkadaşlarımız var. Bence Sarar'ı güçlü yapan en önemli unsurlardan biri de tam olarak bu insan hikâyesi. Bir markayı yıllar boyunca ayakta tutan yalnızca ürünleri ya da fabrikaları değil, o markaya emek veren insanların oluşturduğu kültür. Biz de bu kültürü yeni nesillerle birlikte geleceğe taşımaya devam etmek istiyoruz" diyor.