Kaçan siparişler geri dönüyor

GİRİŞ TARİHİ: 03.10.2026 GİRİŞ TARİHİ: 11:18 SON GÜNCELLEME: 06.10.2026 00:01
Türkiye’nin ihracatçı sektörlerinden hazır giyim, deri ve deri mamullerinde ibre nihayet yukarı döndü. Talepte artışın başladığını belirten sektör temsilcileri, siparişlerdeki düşüşte sona gelindiğini vurguluyor. Sektör temsilcileri, bu trendin sürdürülebilmesi için yeni teşvik mekanizmasına ihtiyaç olduğunu savunuyor…

ÖZBEY MEN/ İhracatta 2022 sonundan bu yana gerilemenin yaşandığı hazır giyim sektöründe ibre nihayet tersine döndü. Gelen siparişlerde geçen Temmuz ayıyla birlikte artış olduğunu belirten sektör yetkilileri, 2026'nın 17 milyar dolar seviyesinde kapanacağını öngörüyor. Yurtdışı pazarlardan olumlu sinyaller alan Türkiye'nin bir başka ihracatçı sektörü de deri ve deri mamulleri. Bu yılı 1.5 milyar dolar ihracatla kapatmayı öngördüklerini belirten sektör temsilcileri,

Avrupa'da stokların normalleşmesi, ABD pazarındaki hareketlenme ve yeni pazarlara yönelik tanıtım faaliyetlerinin etkisiyle ihracatın yılın ikinci yarısında daha güçlü bir performans göstermesini beklediklerini söylüyor. Tedarik zincirlerindeki değişimin, Türkiye'nin önemini yeniden öne çıkardığını hatırlatan hazır giyim sektörü yetkilileri ise, yeniden yükseliş trendinin devam etmesi için yeni teşvik mekanizmasına ihtiyaç olduğunu ileri sürüyor.

"TALEPTE OLUMLU SİNYALLER VAR"

Yeşim Grup, geçen yıl yaklaşık 490 milyon dolar seviyesinde hazır giyim ihracatı gerçekleştirdi. 2026'nın ilk 6 ayında da hedefleriyle uyumlu bir performans ortaya koyan şirket, bu yıl Türkiye'den 330 milyon dolar, Mısır'daki fabrikasından da yaklaşık yüzde 15 büyümeyle 250 milyon dolar ihracata ulaşmayı hedefliyor. Yeşim Grup CEO'su Şenol Şankaya, talepte önceki döneme kıyasla daha olumlu sinyaller aldıklarını söylüyor. Ancak bunu güçlü ve kalıcı bir toparlanma olarak tanımlamak için erken olduğunu hatırlatan Şankaya, "Bu artışta, pazarlardaki göreceli dengelenmenin yanı sıra markaların hız, esneklik ve güvenilir tedarik arayışının etkili olduğunu görüyoruz. Türkiye'nin bu alanlardaki güçlü konumu da sektöre destek sağlıyor. Önümüzdeki döneme ilişkin beklentimiz ise temkinli iyimserlik yönünde. Sipariş akışında kademeli bir iyileşme olabilir; ancak bunun kalıcılığı küresel talep, maliyetler ve genel piyasa koşullarının seyrine bağlı olacaktır" diyor.

İhracatta Avrupa'nın en canlı ve en stratejik pazar olmayı sürdürdüğünü ifade eden Şankaya, Almanya, İngiltere, Fransa, İspanya ve Hollanda gibi pazarların bu yıl önemini koruyacağını söylüyor. Şankaya, açıklamalarını şöyle sürdürüyor: "ABD ise potansiyel taşıyan bir pazar olmakla birlikte, mevcut gümrük politikaları ve bazı ülkelere sağlanan maliyet avantajları nedeniyle Türkiye açısından her zaman güçlü bir rekabet alanı olmayabiliyor. Önümüzdeki dönemde mevcut ana pazarlardaki konumu güçlendirmek ve yakın coğrafyalardaki fırsatları doğru değerlendirmek belirleyici olacak."

Maliyet artışlarına ve döviz kurlarının baskılanması nedeniyle fiyat rekabetinde yaşadıkları zorluklara da değinen Şankaya, rakip ülkelerle sadece maliyet üzerinden rekabet etmenin artık sürdürülebilir olmadığına dikkat çekiyor. Şankaya, "Türkiye tekstil sektörü tasarım kabiliyeti, kaliteli üretim altyapısı, kısa terminlerde teslimat gücü ve değişen taleplere hızlı uyum sağlayabilme yeteneğiyle öne çıkıyor. Yeşim Grup olarak iplikten konfeksiyona entegre üretim yapımız sayesinde kaliteyi daha etkin yönetebiliyor, tedarik zincirinde güven sağlayabiliyor ve müşterilerimize daha hızlı çözümler sunabiliyoruz. Bunun yanında sürdürülebilirlik, dijitalleşme, şeffaflık ve inovasyon alanındaki yatırımlarımız da bizi yalnızca bugünün değil geleceğin rekabet koşullarına hazırlıyor. Türkiye'deki teknik gücümüzü korurken Mısır gibi farklı coğrafyalardaki yapılanmalarımızla üretim ağımızı çeşitlendirmemiz de müşterilerimize daha esnek ve rekabetçi alternatifler sunmamıza imkan tanıyor. Sektörümüzün bu zorlu dönemi aşacağına ve daha esnek, daha uluslararası, daha güçlü bir yapıyla yoluna devam edeceğine inanıyorum" diye konuşuyor.

"YILI 1.5 MİLYAR DOLAR SEVİYESİNDE KAPATIRIZ"

Deri ve deri mamulleri sektörü 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 5.3 oranında gerileme yaşayarak 1.44 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Bu gerilemede başta Avrupa olmak üzere Türkiye'nin ana pazarlarındaki yavaşlama, yüksek üretim ve finansman maliyetleri ile döviz kurunun maliyetlerle aynı ölçüde dengelenememesi etkili oldu. Buna karşın kilogram başına ihracat değerini 13.9 dolara yükselten dericiler, Türkiye'nin birim ihracat değeri en yüksek dördüncü sektörü olmayı sürdürdü.

2026 yılının ilk altı ayında ise geçen yılın aynı dönemine göre ihracattaki azalış eğilimi devam etmekle birlikte, özellikle yılın ikinci çeyreğinden itibaren siparişlerde kademeli bir toparlanma sinyali dikkat çekiyor. Dönemsel olarak geçen yılın 6 aylık dönemine göre 4,7 azalan deri ve deri mamulleri ihracatı 682,2 milyon dolar olarak gerçekleşti. Kilogram başına ihracat değeri de 13,87 dolardan 15,66 dolara yükseldi. İstanbul Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Güven Karaca, Avrupa'da stokların normalleşmesi, ABD pazarındaki hareketlenme ve yeni pazarlara yönelik tanıtım faaliyetlerinin etkisiyle ihracatın yılın ikinci yarısında daha güçlü bir performans göstermesini beklediklerini söylüyor. Temmuz verilerinin bekledikleri toparlanmanın başladığını gösterdiğini vurgulayan Karaca, Temmuz ayında ihracatın yüzde 12,7 artışla 148,8 milyon dolara ulaştığını, bu rakamın 2022'den bu yana kaydedilen en yüksek temmuz rakamı ve 2026'nın en güçlü ayı olduğunu söylüyor. Bu yılın ikinci çeyreğinde yüzde 6,1 büyüme kaydettiklerinin altını çizen Karaca, yıl sonunda sektörün yeniden büyüme trendine gireceğini ve ihracatın 1,5 milyar dolar seviyesine ulaşabileceğini ifade ediyor. 2026'nın ikinci çeyreğinden itibaren özellikle Avrupa ve ABD'den gelen siparişlerde kademeli bir toparlanma gözlemlediklerini belirten Karaca, sözlerine şöyle devam ediyor:

"Rakamlar bu gözlemi doğruluyor; ancak sağlıklı bir değerlendirme yapabilmek için bayramların oluşturduğu takvim etkisini de dikkate almak gerekiyor. Yılın ilk çeyreğindeki sert kayıp durdu, ihracatımız yatay seyre geçti. Asıl kırılma, hiçbir bayram etkisi taşımayan temmuz ayında geldi: yüzde 12,7'lik artışla ihracatımız 148,8 milyon dolara ulaştı. Toparlanmanın öncü göstergesi olarak izlediğimiz ara malı talebi de aynı yönde: yarı işlenmiş ve bitmiş deri ihracatımız temmuzda yüzde 28 arttı. Nitekim toparlanma en güçlü biçimde katma değerli gruplarımızda görülüyor: temmuzda deri ve kürk konfeksiyon ihracatımız yüzde 29, mamul deri ve kürk ihracatımız yüzde 24 arttı. Ancak bu toparlanmanın henüz kalıcı ve güçlü bir talep artışına dönüştüğünü söylemek için erken. Toparlanmanın kalıcı olduğunu söyleyebilmemiz için yalnızca birim fiyatın değil, üretim hacminin de artmaya başlaması gerekiyor. Avrupa ekonomisindeki büyüme hızı, faiz indirimlerinin seyri ve jeopolitik gelişmeler siparişlerin devamlılığı açısından belirleyici olacak."

Daha önce Umman merkezli Nesto, Birleşik Krallık'tan Burberry, Polonya'dan PAWO, ABD'den Ariat, Kanada'dan Clocks & Colours ve Şili'den Saville Row ile özel nitelikli alım heyeti organizasyonları gerçekleştirdiklerini söyleyen Karaca, önümüzdeki dönemde Latin Amerika, Kuzey Afrika ve Asya'nın belirli ülkelerinde de yeni alıcılarla Türk firmalarını buluşturacaklarını belirtiyor.

"TÜRKİYE YENİ DÖNEMİN KAZANANI OLABİLİR"

Ayakkabıda olduğu gibi yan sanayi sektöründe de güçlü olan Türkiye, astardan taban ve aksesuarlara kadar ayakkabıda kullanılan 39 yan sanayi ürününün tamamını üretiyor. Ayakkabı yan sanayide Avrupa'nın en önemli tedarikçileri arasında yer aldıklarını belirten SVS Tekstil Ayakkabı Malzemeleri Sanayi'nin patronu ve Ayakkabı Yan Sanayicileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Sait Salıcı, ayakkabı ve yan sanayi birlikte değerlendirildiğinde yaklaşık 1 milyon kişiye doğrudan ve dolaylı istihdam sağladıklarını belirtiyor. Son dönemde küresel tedarik zincirlerinde önemli değişimler yaşandığını ve siparişlerde artış olduğunu ifade eden Salıcı, sözlerini şöyle sürdürüyor:

"ABD'nin Çin'e uyguladığı ilave gümrük vergileri ve küresel ticarette artan korumacılık, dünya tedarik zincirlerinde önemli değişikliklere yol açtı. Büyük markalar artık tek bir ülkeye bağımlı kalmak istemiyor ve üretim ile tedarik ağlarını çeşitlendirmeye çalışıyor. Bu gelişme, Türkiye ayakkabı sektörü için önemli bir fırsat. Dünyada pazar yeniden şekilleniyor. Türkiye bu yeni dönemin kazanan ülkelerinden biri olabilir. Bunun için üretimi, ihracatı ve katma değerli sanayiyi destekleyen politikaların kararlılıkla sürdürülmesi şart. Bugün alınacak doğru kararlar, önümüzdeki on yılın üretim haritasını belirleyecek."

Türkiye'ye ilginin olduğunu ve siparişlerde belirli bir hareketlenme yaşandığını vurgulayan Salıcı, ancak bunun henüz sektör genelinde güçlü ve kalıcı bir ivmeye dönüşmediğini dile getiriyor. Salıcı, "Bunun en önemli nedenleri; yüksek finansman maliyetleri, artan üretim giderleri ve kur dengesinin ihracatçıyı zorlaması. Piyasada temkinli bir hareketlilik var. Özellikle yurt dışından gelen taleplerde geçmiş döneme göre bir canlanma hissediliyor. Rekabet gücümüzü destekleyecek ekonomik koşullar sağlandığında yeniden güçlü bir büyüme ivmesi yakalayacağımıza inanıyoruz" diyor.

Mustafa PAŞAHAN / İHKİB Yönetim Kurulu Başkanı

"Düşüş sürecinin sonuna geldik"

Hazır giyim ihracatımız 2023'ün başından bu yana azalıyor. 2022'de 21,2 milyar dolarla en yüksek ihracat değerine ulaştık. Bu yılın ilk altı ayını da yaklaşık 8 milyar dolarla, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 1,6 ekside tamamladık. Artık bu sürecin sonuna geldiğimizi söyleyebilirim. Son çeyrekte toparlanma dönemine gireceğimizi, yılı 17 milyar dolarla kapatacağımızı düşünüyorum. Hazır giyim üretiminde marka ülkeyiz. Kalitemiz, tasarım gücümüz, bilgi birikimimiz, hızımız, Avrupa gibi büyük bir pazara yakınlığımız ve sosyal uygunluk standartlarımızla rakiplerimizden ayrışıyoruz. Ancak fiyat odaklı rekabette zorlanıyoruz. İran savaşının etkisiyle düşük hacimli bazı siparişler Türkiye'ye döndü fakat bu konjonktürel. Türkiye'de Ocak 2022-Mayıs 2026 döneminde ÜFE yüzde 437, asgari ücretin işverene maliyeti yüzde 567 artarken, dolar kurundaki artış yüzde 235'te kaldı. Enflasyonla kur arasında 202 puanlık fark oluştu. Mevcut teşvik sistemiyle sorunları çözemiyoruz. Doğrudan desteklerle asgari ücret maliyeti 800-850 dolar seviyelerine indirilmeli. Bunun için en az 3 yıl Türkiye genelindeki hazır giyim yatırımları 6. bölge teşviklerinden yararlandırılmalı. 4. 5. ve 6. bölgelerde süresi dolan veya dolmak üzere olan teşvik belgelerinin süresi 10 yıl daha uzatılmalı. Teşvik belgeli yatırımlarda asgari ücretin yüzde 50 fazlasına kadar ücret verilen personelin SGK primleri tam teşvik kapsamına alınmalı; emekli çalışan için ödenen SGK primi teşvikli yatırımlarda tamamen kaldırılmalı. Reeskont kredisi faiz oranları azami yüzde 15 olacak şekilde düzenlenmeli. Hazır giyim gibi dış ticaret fazlası veren sektörlerde döviz dönüşüm desteği yüzde 3'ten yüzde 10'a yükseltilmeli. 5. ve 6. bölgelere taşınan yatırımlarda ikinci el makineler teşvik mevzuatı kapsamına dahil edilerek, bu hatlarda istihdam edilen tüm personel, doğrudan Sigorta Primi İşveren ve İşçi Hissesi desteklerinden faydalandırılmalı. İHKİB bünyesinde Markalaşma Komitemizi kurduk. Komitemiz, Turkish Apparel algısının küresel ölçekte güçlendirilmesi, uluslararası pazarlarda agresif tanıtım ve iletişim, global alıcılarla doğrudan temas imkânlarını kullanarak markalarımızı küresel vitrine taşıyacak.

Elvan ÜNLÜTÜRK / Sun Tekstil Yönetim Kurulu Başkanı

"Guatemala'da kumaş fabrikası kuruyoruz"

Konsolide satışlarımızın yaklaşık yüzde 90'ını yurt dışı pazarlara gerçekleştiriyoruz. 2025 yılında konsolide ciromuz yaklaşık 290 milyon Euro seviyesinde gerçekleşti. 2026'nın ilk çeyreğinde ise konsolide ciromuz 55 milyon Euro oldu. Yılın geri kalanında da temkinli bir görünümün devam etmesini bekliyoruz. Yıl sonu performansı; sipariş akışı, jeopolitik gelişmeler ve kur-maliyet dengesindeki seyre bağlı olarak şekillenecek. Bu nedenle bugünden belirli bir rakam vermekten ziyade, finansal sağlamlığımızı koruyarak yılı en iyi şekilde tamamlamaya odaklanıyoruz. Talep, İran-ABD savaşı ilk çıktığında bir miktar arttı. Yaklaşık iki seneden bu yana hazır giyim sektörü ihracatta kan kaybediyor. Bunun temel nedeni, işçilik, hammadde ve nakliye giderlerimizdeki artışın kurdaki artışın gerisinde kalmış olması. Aradaki makas açıldıkça rekabetçi fiyat vermekte zorlanıyoruz. Bizim ana pazarımız Avrupa ve oradaki dengelerde çok büyük bir değişiklik yok. Amerika tarafı ise oldukça belirsiz. ABD'nin, farklı ülkelere çeşitli gerekçelerle her an sürpriz tarifeler uygulayabildiği bir dönemden geçiyoruz. Sun Tekstil olarak bu dönemde müşterilerimizin taleplerine daha hızlı yanıt verebilmek ve onlarla olan iş birliklerimizi güçlendirmek için yeni bir yatırım gerçekleştirdik. Bağlı ortaklığımız Ekoten ile birlikte Guatemala'da bir kumaş fabrikası kuruyoruz. Üretime önümüzdeki ay başlamayı planlıyoruz. Tesisimiz şu anda montaj aşamasında. Ekoten'in temel müşterilerini Amerikalı active wear markaları oluşturuyor. Bu yatırımı, müşterilerimize CAFTA kapsamında gümrük vergisi avantajıyla, daha hızlı ve daha uygun maliyetli hizmet sunabilmek amacıyla hayata geçirdik. Bağlı ortaklığımız Ekoten ile birlikte ABD pazarında büyümeyi hedefliyoruz. Türkiye dahil toplam beş tasarım ofisimiz bulunuyor. Bunlardan İngiltere ve İspanya'daki dört tasarım ofisimizde görev yapan yaklaşık 30 tasarımcı arkadaşımızla birlikte sürekli yeni ürünler geliştiriyoruz.

X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.