AYŞEGÜL KÜÇÜKKURT ZOR / İstanbul'un hareketli bir caddesinde yanan ilk ışık, Ankara'nın bir AVM'sindeki ilk kahve kokusu... Bir markanın doğuşu, daima bir hayalin somutlaşmasıdır. Ancak bu hayal, ulusal sınırları aşıp Viyana'nın tarihi sokaklarında ya da Dubai'nin ışıltılı kulelerinde filizlendiğinde, hikâye bambaşka bir boyut kazanır. İşte bu büyüme hikâyesinin en kritik dönüm noktası, devasa bir "risk yönetimi" projesi olan master franchise modelidir…
Türk şirketleri için yurt dışına açılmak, yalnızca yeni pazar bulmak değil, aynı zamanda ekonomik direnç kazanmaktır. İç pazardaki dalgalanmalar şiddetlendiğinde, döviz cinsinden akan royalty (ciro payı) gelirleri, bilançoya can suyu olur. Ancak her ülkeye kendi kaynağı ile mağaza açmak, perakende şirketleri için ağır bir yük. Master franchise işte burada devreye giriyor. Marka, kendi kasasından tek bir kuruş harcamadan, güçlü yerel bir ortağın finansal kas gücünden faydalanıyor. Mağazaların kirası, personel maaşları, hatta yerel pazarlama maliyetleri bile artık master franchisee'nin sorumluluğuna giriyor. Bu, "asset-light" (az varlıkla büyüme) denilen, modern ekonominin en akılcı büyüme felsefesini oluşturuyor.
Globalleşmek, sadece bir logo asmaktan ibaret değil elbette. Londra'daki bir müşterinin "helal" sertifikası hassasiyeti, Berlin'deki bir tüketicinin "geri dönüşüm" duyarlılığı veya Uzak Doğu'daki bir müşterinin "mobil ödeme" hızı beklentisi... Tüm bunlar kültürel kodların şifrelenmesidir. Bir Türk markasının tüm bu kodları tek başına çözmeye çalışması, yıllar sürecek bir deneme-yanılma maliyeti demek. Master franchisee ise, o pazarın içinde doğmuş, o kodlarla büyümüş yerel uzmandır. Çünkü pazarlama dilini, menü adaptasyonunu ve en önemlisi yerel mevzuatı hatasız bilir. Bu sayede marka, yurt dışındaki operasyonlarda kendisini "yabancı" hissetmek yerine, anında "yerel" bir oyuncu gibi konumlanır. Bu adaptasyon hızı, marka için rekabet avantajının en keskin kılıcıdır. Master franchise, yalnızca bir iş modeli değil, aynı zamanda bir küresel vizyon manifestosudur. Türk markalarının, sadece ürünleriyle değil, aynı zamanda yönetim zekâlarıyla da dünyaya imza attığı bir dönemdeyiz. Bu model, bize, ekonomik hayallerin sınırları aşabileceğini ve en doğru araçla yolculuğa çıkıldığında, dünyanın her köşesinin bir şube kadar yakın olabileceğini gösteriyor.
PARA Dergisi olarak her dönem başarı hikayelerine ve kuruluş süreçlerine tanık olduğumuz bazı markaların bu sefer master franchise süreçlerini ve globaldeki büyümelerini derledik. Hangi marka hangi ülkelerde yeni mağazalar hedefliyor, mercek altına aldık.
PARME STREET FOOD
Ortadoğu ve Avrupa ülkelerini hedefliyor
Parme Street Food, kadın bir girişimci tarafından kurulmuş bir marka. Müşterilerine el yapımı makarnalar ve 12 farklı sos sunumu yapılıyor. Ürünler merkez mutfaktan aynı lezzet, kalite ve standartlarda franchise şubelere ulaştırılması sayesinde girişimciler hammadde satın alma, ürün üretme, kalite kontrol gibi sürekli takip gerektiren süreçlerle uğraşmak yerine yalnızca işletmelerine odaklanabiliyor. Marka, yaya trafiğinin yoğun olduğu caddeler ya da yoğun AVM'ler, dış mekan oturma alanı, minimum 25 metrekare, maksimum 50 metrekare toplam alan zorunluluğu istiyor. İşletmeyi yönetecek kişiden ise en az üç yıl işletmecilik deneyim şartı aranıyor. Parme Street Food'da franchise sözleşme bedeli, 18 bin dolar+KDV. Ortalama yatırım ise, 50 bin dolar +KDV olarak belirlenmiş. Master franchise bedeli ise en az 10 şubelik sözleşme olmak üzere 180 bin dolar +KDV. Ortadoğu ve Avrupa ülkeleri öncelikli hedefleri arasında yer alıyor. 2026 yılı şube hedefi ise sekiz.
www.parme.com.tr
NACAROĞLU
Her ülke için şube planı hazır
2012 yılında Gaziantep'te profesyonel bir ekip tarafından kurulan Nacaroğlu, Türkiye geneli 17 şube ile hizmet veriyor. Bayilik şartları arasında girişimcilerden butik model için 35- 70 m2'lerde dükkân, restoran konsepti için ise 200 m2 ve üzeri şubeler talep ediyor. Butik modelde franchise bedeli tek sefere mahsus 350 bin lira + KDV, şube yatırımı yaklaşık 2 milyon 500 bin lira +KDV olurken mağaza modelinde ise yine tek sefere mahsus 550 bin lira + KDV, şube yatırım bedeli ise 6 milyon lira + KDV olarak belirlenmiş. Master franchise ile özellikle Avrupa'da büyümeyi hedefleyen marka, ülkelerin pazar potansiyeline göre her ülke için minimum şube hedefleri belirlemiş. Örnek olarak Hollanda için master franchise şartı minimum yedi şube ve yatırım bütçesi ihtiyacı 450 bin euro. 2026 yılı içerisinde yurt içi ve yurt dışı toplam 16 yeni şube açılması öngörülüyor.
www.nacaroglu.com.tr
OTORAPOR
İlk yurtdışı şubesi Azerbaycan'da
Otorapor, teknik cihaz, ekipman ve robotlarla ikinci el araçların kaza/arıza durumlarını test ve muayene edip detaylı oto ekspertiz raporu düzenleyen, bir oto ekspertiz merkezi. 2007 yılında İstanbul'da faaliyete başlayan Otorapor, bugün ülke çapına yayılmış bayi ağı ile birçok yerli ve ithal aracın alım - satım öncesi ekspertizini gerçekleştiriyor. İsim hakkı bedeli şehir bazlı değişmekle birlikte, yaklaşık yatırım tutarı 5 milyon lira. Markanın yurt dışındaki ilk şubesi Azerbaycan'da açıldı. Bundan sonraki hedef ülkeler özellikle Kuzey Afrika ve Doğu Avrupa ve Orta Doğu ülkeleri. Master franchise bedeli her ülke özelinde farklılık gösteriyor. Yurt dışında ortalama bir şube kurulum maliyeti 90 bin dolar seviyesinde. Otorapor'un Türkiye'de 40 yeni şube, yurt dışında ise dört yeni şube hedefi bulunuyor.
www.otorapor.com
ICEBERRY
Şimdiden dört ülkeye yayıldı
Iceberry, 2011 yılında kurulmuş ve kısa sürede "yeni nesil cafe" kategorisinde öne çıkmış bir marka. Bugün itibariyle Türkiye'nin yanı sıra toplamda üç ülkede 50'den fazla şubesi bulunuyor. Markada franchise giriş bedeli 10 bin dolar. Yatırım maliyetleri ise 38 bin dolar ile 85 bin dolar arasında değişiyor. Aylık yatırımcılardan istenilen royalty bedeli ise yüzde 3. Markanın minimum dükkân büyüklüğü 6 metrekare ile 800 metrekare olarak talep ediliyor. Seçilen lokasyona uygun olarak "Cafe, Self Cafe, Corner" konseptleri mevcut. Corner konsepti için; 6-16 metrekare, Self Cafe için; 20-40 metrekare, Cafe için ise; 50-800 metrekare alan talep ediliyor. Iceberry özellikle Orta Doğu, Avrupa ve Türk Cumhuriyetleri pazarlarında yeni master-franchise ve şube açılışlarını hedefliyor. Marka 2025 yılsonuna kadar 30 yeni şube açarak toplamda 80 şube sayısı hedefliyor.
www.iceberry.com.tr
BREW COFFEE
Önceliği Dubai, Katar, Ürdün
Brew Coffee, yatırımcılarına güçlü bir marka altında, sürdürülebilir ve kârlı bir franchise modeli sunarken şu anda sadece bir şube olarak hizmet veriyor. Ancak bayilik vererek daha fazla lokasyona yayılmak istiyor. Yatırımcılar için isim hakkı bedeli ve mimari tasarım toplamı 45 ile 120 bin euro bedelle sunuluyor. Minimum 20 metrekarelik alan istenirken, marka girişimcilere lojistik, operasyon, kurulum, teknolojik altyapı ve stratejik pazarlama desteği gibi hizmetler sunuyor. Lokasyonlar yurt içinde İstanbul, Ankara, Kocaeli ve Bursa gibi gençlerin yoğun olduğu illerden; yurt dışında ise Dubai, Katar ve Ürdün gibi yatırıma açık ülkelerden tercih ediliyor. Brew Coffee markasında aylık royalty bedeli yüzde 1, pazarlama katılım payı da yüzde 3 olarak belirlenmiş. Marka, 2025 yılı sonuna kadar, yüzde 30 franchise oranıyla 15 kafe sayısına ulaşmayı hedefliyor.
www.brewmood.com.tr
HAMSİ FİNGER
Yurt dışı operasyonlarına Almanya ve ABD'den başladı
10 yılı aşkın süredir sektörde faaliyet Hamsi Finger, bugün üç farklı ülkede 40'tan fazla şubesiyle hizmet veriyor. Türkiye genelinde 25, yurtdışında ise 15 şubeye sahip. Yurt dışı operasyonları Almanya ve Amerika Birleşik Devletleri'nde devam ediyor. Hamsi Finger yatırımcılarına dört farklı franchise modeli sunuyor. Her model, işletmenin büyüklüğüne göre belirlenmiştir. Standart model (50–100 m²), 1 milyon 149 bin lira ile 750 bin lira + KDV, Maxi model (100–130 m²), 1 milyon 399 bin lira ile 999 bin lira + KDV, Plus model (130–160 m²), 1 milyon 699 bin lira ile 1 milyon 299 bin lira+ KDV, Premium modelde ise (160 m² üzeri) fiyatlandırma lokasyona ve proje detaylarına göre özel olarak belirleniyor. Tabii master franchise sürecinde bu fiyatlar değişkenlik gösteriyor. Marka, 2025 yılı sonuna kadar 20 yeni şube açmayı hedeflerken cirosunu ise 170 milyon lira olarak öngörüyor.
www.hamsifinger.com
BİM
Fas ve Mısır odaklı
Fas ve Mısır'da kurduğu iştiraklerle uluslararası perakende zinciri haline gelen BİM, yerel üretici tedarikiyle düşük maliyetli iş modelini hayata geçirmiş bir şirket. Şu anda yurt dışında 1207'ye yakın aktif şubesi bulunuyor. Yurt dışı büyümesi yavaş ilerlese de sürdürülebilir bir yol izleyerek mağaza açmaya devam ediyor. Borsa İstanbul'da işlem gören BİM, düşük fiyat politikasıyla enflasyonist ortamda tüketicilerin satın alma gücünü koruma çabasında önemli bir rol oynuyor.
www.bim.com.tr
BURSA KEBAP EVİ
13 ülkede 150'nin üzerinde şubeye ulaştı
Türk mutfağının geleneksel lezzetlerini modern restoran zinciri konseptiyle birleştiren Bursa Kebap Evi (BKE), yurt dışı atağıyla büyümesini sürdürüyor. Şirket, yerel bir lezzeti küresel bir markaya dönüştürme vizyonuyla başta Dubai ve Londra olmak üzere 13 ülkede 150'nin üzerinde şubeye ulaşarak önemli bir gastronomi ihracatçısı konumuna yükseldi. Hizmet İhracatçıları Birliği (HİB) tarafından "Gastronomi" kategorisinde ödüllendirilen BKE, 2026 yılı sonuna kadar şube sayısını 175'e, ağırladığı misafir sayısını ise 13 milyon kişiye çıkarmayı hedefliyor.
www.bursakebapevi.com
ÇİĞKÖFTEM
Yurt dışında 400 şubesi var
Türkiye'nin ilk konsept çiğ köfte dükkanlarından biri olan Çiğköftem, geleneksel bir lezzeti standardize edilmiş bir franchise modeli ile hızlı büyüyen bir zincire dönüştürdü. Vegan sertifikalı ürün gamı ve düşük yatırım maliyetiyle Avrupa'nın birçok ülkesinde hızla yayılan şirket, bugün Almanya, Fransa ve Belçika başta olmak üzere 400'ün üzerinde şubeye ulaştı. Geleneksel franchise modellerinde yatırımcılar, markayı kullanma hakkı için yüklü bir giriş bedeli (franchise fee) öderler. Çiğköftem ise yatırımcılarından bu bedeli ve ayrıca ciro üzerinden düzenli royalty (telif/katılım) payı talep etmeyerek sektöre özgü bir yaklaşım sergilerken bu durum master franchise için değişiklik gösterebiliyor.
www.cigkoftem.com
ÇİLEK MOBİLYA
5 kıta, 59 ülke
Türk mobilya sektörünün bebek, çocuk ve genç odası kategorisinde uzmanlaşmış markası Çilek Mobilya, yurt dışı ve yurt içinde büyüme hedeflerini agresif bir şekilde yükseltiyor. Türk mobilyasını beş kıtada temsil eden marka, franchise sistemiyle 59 ülkede varlık gösteriyor. Çilek Mobilya, artan talebi karşılamak için üretim kapasitesini önemli ölçüde artırıyor. Bursa İnegöl'deki fabrikasına ek tesis dahil eden şirket, yıllık üretim kapasitesini sürekli arttırıyor. Özellikle genç nüfus oranının yüksek olduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Suudi Arabistan gibi pazarlarda mağazalaşma sürecini hızlandıran şirket, bu bölgelerde agresif şubeleşme planları yaparak ihracatın toplam satışlar içindeki payını artırmayı hedefliyor.
www.cilek.com
COLIN'S
Bulunduğu ülkeleri çoğaltıyor
Colin's, Türkiye'nin önde gelen hazır giyim perakendecilerinden Eroğlu Holding bünyesinde yer alan global bir denim markası. Kazakistan'dan Rusya'ya, Ukrayna'dan Fas'a kadar geniş bir coğrafyada doğrudan mağazacılık yapan marka, genç giyimde Türk hazır giyimini temsil ediyor. Marka, orta-üst segmente konumlanmış ürünleriyle özellikle genç ve dinamik tüketici kitlesine odaklanmış durumda. Colin's'in büyüme stratejisinin temelinde agresif yurt dışı yayılım yatmakta. Şirket, e-ticaret kanallarını da hızla geliştirerek omnichannel stratejisiyle toplam satışlarını artırmayı hedeflerken yurt dışında ise 400'den fazla mağazası bulunuyor.
www.colins.com.tr
GAGAWA
Avrupa ve ABD'de Gagawa ile büyüyor
Tavuk Dünyası'nın Avrupa'ya açılan markası olan Gagawa, özellikle İspanya, Portekiz, Almanya ve Amerika Birleşik Devletleri (ABD) gibi uluslararası pazarlarda kullanılan bir marka haline geldi. Şu anda üç ülkede yedi şubeye sahip. Türkiye'deki Tavuk Dünyası konseptine benzer şekilde, genellikle "fast-casual" (hızlı servis, ancak yüksek kaliteli yemek ve rahat atmosfer) restoran deneyimini sunuyor. Tavuk Dünyası, 2022'den itibaren Gagawa markasıyla Avrupa ve ABD pazarında büyümeyi hedefliyor.
www.tavukdunyasi.com
TUDORS
Dünyanın gömlekçisi olmakta kararlı
Türkiye'den çıkarak kısa sürede uluslararası bir perakende zincirine dönüşen Tudors, agresif büyüme stratejisiyle gömlek pazarının dinamiklerini yeniden şekillendiriyor. Yönetim Kurulu Başkanı Yaşar Ayaydın önderliğinde, marka, uygun fiyat/kalite dengesini koruyarak hem yurt içinde hem de yurt dışında büyük bir mağazalaşma hamlesine girişti. Gömlek kategorisinde uzmanlaşmış olan Tudors, yurt dışında güçlü bir franchise ağı kurdu. Orta Doğu ve Kuzey Afrika'daki varlığı dikkat çekiyor. 14 ülkede 51 şubeye sahip. Baba mesleği olan gömlekçilikten yola çıkarak 1998'de kurulan (önceki adıyla Cobalt), 2007 sonrası Tudors markasıyla kurumsal kimliğini güçlendiren şirket, özellikle son yıllarda global pazara odaklandı.
www.tudors.com
MADAME COCO
Fransız esintili Türk markası
Türkiye'de ev tekstili ve dekorasyon pazarının öncü markalarından olan Madame Coco, son yıllarda sergilediği agresif büyüme ve kârlılık odaklı stratejisiyle dikkatleri üzerine çekiyor. Fransız esintili şıklığı ulaşılabilir fiyatlarla sunma misyonuyla yola çıkan marka ev tekstili ve dekorasyon alanında iddialı ürün gamına sahip. Madame Coco, doğrudan yatırım modeliyle 24 ülkede 100'ü aşkın mağaza açtı. Marka ürünlerinin yüzde 77'sini Türkiye'den tedarik ederek yerel ekonomiye destek oluyor ve tedarik zinciri güvenliğini bu şekilde sağlıyor.
www.madamecoco.com
KİĞILI
50 ülkede, 63 mağazası var
Türk erkek giyim perakendesinin köklü markalarından Kiğılı, 85 yıla dayanan tecrübesini son yıllarda yurt dışı yatırımlarıyla taçlandırıyor. Yurt içinde güçlü konumunu koruyan marka, Avrupa, Orta Asya ve Kuzey Afrika pazarlarında hızla mağazalaşarak küresel bir oyuncu olma vizyonunu kararlılıkla sürdürüyor. 50 ülkeye ihracat yapan Kiğılı, yurt dışında 63 mağazaya ulaşmış durumda. 2026 yılında ise bu mağaza sayısını 100'e çıkarmayı hedefliyor.
www.kigili.com
SİMİT SARAYI
Sokak lezzetini 150'den fazla noktaya taşıdı
Türkiye'nin sokak lezzeti simidi, modern kafe konseptiyle dünyaya taşıyan Simit Sarayı, son on yılda en hızlı büyüyen gıda perakende zincirlerinden biri oldu. Türkiye'de başlayan ve kısa sürede 25'ten fazla ülkeye yayılan bu küresel atılım, beraberinde yüksek borçluluk ve operasyonel zorlukları da getirdi. Marka, artık bir büyüme hikayesinden çok, köklü bir finansal dönüşüm ve yeniden yapılanma hikayesiyle gündemde. 2007'de franchise sistemine geçen marka, ilk yurt dışı mağazasını 2010'da Hollanda'da açtı. Bugün farklı ülkelerde 150'den fazla noktada faaliyet gösteriyor.
www.simitsarayi.com
LC WAIKIKI
Okyanusya'da bile mağaza açtı
1988'de Fransa'da kurulan ve 1997'de tamamen Türk sermayesine geçen LC Waikiki, Türkiye'nin yurt dışına açılan en büyük perakende zincirlerinden biri haline geldi. Kurulduğu günden bu yana "iyi giyinmek herkesin hakkı" misyonuyla hareket eden marka, fiyat/kalite dengesiyle sadece Türkiye'de değil, faaliyet gösterdiği geniş coğrafyada da pazar liderliğini hedefliyor ve bu hedefine hızla ulaşıyor. LC Waikiki, Avrupa'dan Asya'ya, Afrika'dan Okyanusya'ya kadar 57'den fazla ülkede faaliyet gösteriyor. 2009'da Romanya ile başlayan yurt dışı açılımı, doğrudan yatırımlar sayesinde hızlı büyüdü. 2025 itibarıyla 700'den fazla mağaza ile en geniş küresel ağa sahip Türk hazır giyim markalarından biri oldu.
www.lcw.com
FLO
Yurtdışında yerel zincirleri satın alıyor
Ziylan Grup bünyesindeki FLO, perakende sektöründeki güçlü operasyonel yapısını ve çok markalı stratejisini kullanarak yurt dışı pazarlarda bir büyüme dönemine girdi. Ayakkabı perakendesinde Türkiye'nin yaygın markalarından biri olan marka, yurt dışında hem doğrudan mağazalarla hem de satın aldığı yerel zincirlerle büyüyor. Orta Asya ve Ortadoğu başta olmak üzere 29 ülkede faaliyet gösteriyor. FLO, güçlü sermayesi, entegre çok kanallı yapısı ve yurt dışı pazarlardaki kararlı adımlarıyla, Türkiye perakende sektörünün global oyuncu olma hedefine en yakın markalardan biri olarak dikkat çekmeye devam ediyor.
www.flo.com.tr
Hepsi daha da büyümek için yarışıyor
Master franchise yol haritası
Osman BİLGE / Franchise & More Kurucusu
Türkiye büyük ve dinamik bir pazar, Türk girişimciler başarılı konseptler oluşturuyor. Türkiye Avrupa, Asya, Afrika arasında köprü konumunda. Turizm ve dizilerin etkisiyle yabancılar bizi tanıyor. Türk zincirler dünyaya yayılırken ne yapmalı, buna bakalım. Hedef ülkeleri dikkatli seçmek gerekiyor. Dünyada kolay pazar kalmadı, her ülkede Amerikalılar var, yerliler güçlü, perakende pazarı doydu. Kimi ülkede basit ve ucuz, kimi ülkede lüks ve pahalı konseptler tutar. Herkes kendini tartmalı, temel niteliklerinin avantaj sağlayacağı pazara girmeli. Orta Doğu ve Kuzey Afrika'da nüfuslu fazla, geliri düşük çok ülke var. Basit kurgulanmış zincirlerin şansı var, ancak destek vermek şart. Biri markamı alsın büyütsün diyen, işini öğrettiğiyle kalabilir. Orta Doğu'da zengin ülkelerde nüfus az. Lüks konseptlerin şansı var ama kadro kurup yönetmek gerek. Orta Asya Türk Cumhuriyetleri'nde nüfus az, gelir düşük. Master franchise verip destek olmak gerek. Doğu Avrupa'da gelir orta, nüfus az. Bölgeye tek merkezden destek vermek gerek. Bazı ülkeler ve bölgeler bize sıcak bakmıyor, batılı konseptlerin şansı fazla. Batı Avrupa yüksek nüfus, yüksek gelirle cazip. Ancak mevzuat zor, rekabet sert, markalar güçlü, tüketici varlıklı ve bilinçli. Orada yaşayan Türkler franchise alır ama etnik pazar yetmez, büyük pazara girmek gerek. Batıya giden batılı gibi olmalı, destek vermeli, pazara girmek için masraf yapmalı. Amerika çok büyük, yüksek nüfuslu birkaç eyalet yeter. Rekabet sert, franchise yasası katı, iyi hazırlanmak şart. Pazar devleşmiş şube zincirleri ve franchise zincirleriyle dolu. Türkiye'de yüzlerce mağazası olan giyim zincirlerimiz, ABD'de ürün satıyor ama mağaza açmıyorsa nedeni bu. Buna karşın bireysel çaba ve beceriye dayalı küçük işlerde Türk konseptlerinin şansı var. Latin Amerika ve Uzakdoğu ülkeleri yüksek nüfuslu, düşük gelirli. Uzaktan idare etmek zor, yerleşip yatırım yapmak, yönetmek gerek. Türk girişimcileri dünyanın dört bir yanında görüyoruz, dil bilmeden iş yapıyorlar. Zincirleşmeyi bilenler de eminim nereye gidip yerleşse başarılı olur. Amerikalı gibi büyümek isteyen, hedef pazarını seçer, inceler, tanıtım yapar, master franchise verir. Ancak güçlü ve becerikli girişimciler kendi kurmayı veya Amerikalılardan almayı tercih ediyor. Türk zincirler batılı gibi kurarsa başarılı oluyor, olduğu gibi giderse doğru yatırımcıyı bulmakta zorlanıyor. Türk gibi büyümenin iki yolu var. Ya gidip yerleşeceksiniz, açıp işlettikten sonra franchise vereceksiniz. Veya markayı tanıyan, işi bilen, dünya vatandaşı olmak isteyen Türk girişimcileri, göçmenlikle hedef pazara yerleştireceksiniz. Rakiplerinden daha gayretli çalışır, kendileri tutunmak için işi tutundururlar, ama markanın destek vermesi de gerekir. Franchise zincirlerimiz dünya pazarında Amerikalılarla yarışmak yerine, seçecekleri pazarda Türk yatırımcılarla tutunup, sonra yerel yatırımcılarla büyüyebilir, bu şekilde zahmet ve masraftan kurtarabilir. Aman dikkat!..
"Riyad ve Cidde'de franchise odaklı büyük bir yatırım iştahı var"
Özhan EREM / Medyafors Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı
Türk markalarının küresel büyüme denkleminde master franchise modeli artık bir seçenek değil, zorunlu bir stratejik yol haline geldi. Çünkü bu model yalnızca mağaza açmayı değil, yeni bir ülkede tüketici davranışını, operasyon kültürünü ve marka hafızasını aynı anda inşa eden bir pazar kurma mekanizmasıdır. Avrupa'da bu stratejinin merkez üssü güçlü franchise ekonomisi ve üç milyonluk Türk diasporasıyla Almanya'dır. Berlin ve Düsseldorf gibi şehirlerde kurulacak örnek mağazalar hem marka algısını güçlendirir hem de Hollanda, Belçika, Fransa ve Balkanlar'a uzanan ikinci genişleme halkasının altyapısını oluşturur. Balkanlar ise; düşük yatırım maliyetleri ve Türk markalarına yönelik yüksek sempatinin birleşmesiyle çevik büyüme için benzersiz bir pilot bölgedir. Yakın coğrafyada Azerbaycan ve Özbekistan, halen erken hareket eden markalara büyük avantaj sağlayan iki kritik pazar. Bakü'de pazar doymuş olmadığı gibi Türk markalarına duyulan güven hâlâ güçlü, doğru kurgulanmış bir master anlaşması hızlı ölçeklenme imkânı yaratıyor. Özbekistan ise yapısal dönüşüm sürecinin ortasında, "ilk giren kazanır" dönemini yaşamaya devam eden nadir pazarlardan biri. Ancak 2020 sonrası tabloyu gerçek anlamda değiştiren bölge Körfez–BAE–Suudi Arabistan üçgenidir. Yüksek harcama kapasitesi, genç nüfus, devlet destekli perakende dönüşüm programları ve marka odaklı yaşam kültürü, Türk markaları için bugünün en hızlı ölçekleme fırsatını sunuyor. Dubai, franchising dünyasının global vitrini, yatırımcı trafiği, lojistik avantajı ve marka prestiji açısından örnek mağaza kurmak için ideal bir merkez. Abu Dabi, kurumsal yapısı ve büyük perakende gruplarıyla uzun vadeli master anlaşmalarının doğduğu bir pazar. Suudi Arabistan ise Vizyon 2030 programıyla dev bir perakende modernizasyonu içinde; Riyad ve Cidde'de franchise odaklı büyük bir yatırım iştahı var. Türk gastronomi, tatlı, kahve, güzellik ve hazır giyim markaları, bu dönüşümde doğal olarak talep gören kategoriler. Bugün bu üç coğrafya (Avrupa – Kafkas/Orta Asya – Körfez), Türk markalarına tek bir gerçeği gösteriyor. Türkiye artık sadece ürün değil, iş modeli ihraç ediyor. Master franchise modeli, doğru yatırımcı seçimi, güçlü eğitim & denetim altyapısı ve merkezi operasyon yönetimiyle birleştiğinde, markayı yeni pazarda kalıcı yapan en sistematik yöntem. Avrupa'da diaspora gücü, Azerbaycan–Özbekistan'da erken oyuncu avantajı, Körfez'de ise yüksek sermaye ve hızlı ölçekleme kapasitesi birleştiğinde Türk markalarının küresel ligde öne çıkması kaçınılmaz. Özetle; geç kalınmadı, fakat geç kalmamak için hızlı seçici ve sistemli olmak gerekiyor. Master franchise, Türk markalarını önümüzdeki 10 yılda küresel arenada çok daha görünür, çok daha güçlü ve çok daha kalıcı kılacak ana kaldıraçtır. Medyafors olarak 2026 Ekim ayında düzenleyeceğimiz 24. Bayim Olur musun? (Be My Franchise) Franchising ve Markalı Bayilik Fuarı için yürütülen uluslararası ziyaretçi promosyonunun ana fikri ve bütçesi de, bu ülkelerdeki yatırımcıları Türk markalarına yönlendirmek üzere özel olarak tasarlanmıştır.
"Her ülkenin vergilendirme ve mali işlemleri farklı"
Aycan HELVACIOĞLU / The Franchise Company Yönetici Ortağı
Marka transferinde yeme içme alışkanlıkları büyük bir payı oluşturmaktadır. Franchise vermek isteyen markalar için master franchise yerine başlangıçta tek şube olarak ilerlemek faydalı olacaktır. Markalara pilot şube oluşturmayı mutlaka tavsiye ediyoruz. Ancak yatırımcı grup, çok başarılı ve marka yönetimi konusunda uzman kurumsal bir grup ise master franchise yapılanması düşünülebilir. Master franchise vermek ve bunun planlaması çok önemlidir. Kaç şube olacağım? Kaç şubelik anlaşma yapacağım? Hangi bölgelerde açacağım? Nasıl bir tekliflendirme yapacağım sorularının cevabını çalışmak ve şube gelişim planının doğru yapmak gerekmektedir. Bunu profesyonel ekibiniz ile yapabilir veya uluslararası çalışma yeteneği olan danışmanlık şirketlerinden alabilirsiniz. Markalar için, bulunduğu ülkenin hukukuna hâkim bir avukatlık şirketi ve franchise yönetiminde deneyimli mali müşavirlik şirketi ile çalışmak çok önemli ve gereklidir. Her ülkenin vergilendirme ve mali işlemleri farklılık göstermektedir. Merkez'de bulunan yönetim ekibinin, yurt dışı franchise operasyon yönetimi ve ihracat konusunda deneyimli olması çok daha hızlı yol kat etmenizi sağlar. Markaların için yurt dışına açılması ile aynı zamanda kurumsal bir yapı da oluşmaktadır. Türkiye'de mevcut Turqualty destekleri, ihracatı birlikleri destekleri ve benzeri devlet desteklerinden faydalanmak için bir danışmanlık şirketleri ile çalışmak veya bu konulara konsantre olacak deneyimli bir personel istihdam etmek gerekir. Yurt dışına franchise verirken en önemli kurgu, doğru personel yapısının kurulmasıdır. Yurt dışında açılan şubelere marka tecrübesi bulunan, yabancı dile hâkim o ülkenin kültürüne aşina, pazarı iyi tanıyan personel ve yöneticileri yerleştirmek gerekmektedir. İçeriden, merkezden markayı iyi bilen personeller yeni açılan şubede bir süre destek vermelidir.
Neden master franchise?
Türk markaları için bu modelin cazip olmasının temel ekonomik sebepleri şunlar;
Özetle, master franchise, marka sahibine hızlı bir büyüme ivmesi, pasif döviz geliri (royalty) ve düşük operasyonel risk sunan, uluslararası büyümenin en stratejik yol haritalarından biridir.
Partner seçimine dikkat!
Master Franchise, bir evlilik sözleşmesidir. Yanlış ortak seçimi, tüm bölgedeki markanın itibarını sarsabilir. Yönetim kurulları, master franchisee adaylarında şu üç temel kritere odaklanmalıdır;