Binalarda yeni dönem

Enerji tasarrufu ve sürdürülebilirlik konusunda çıkan yönetmeliklerle birlikte 2026 yılında binalarda yeni bir dönem başlıyor. Artık çatısından duvarına, penceresinden yalıtımına, mimarisinden pazarlamasına kadar her detay enerjiyi tasarruf etmeye yönelik olacak. Tüm bu düzenlemelerin etkileri gündelik hayatımızdan kamu ihalelerine kadar birçok alanda hissedilecek.
27.01.2026 12:39 GÜNCELLEME : 27.01.2026 12:39

SELMA ŞENOL/ Birleşmiş Milletler gelişmekte olan ülkelerin iklim uyumu için 2035 itibarıyla yıllık 310-365 milyar dolar arasında finansmana ihtiyaç duyacağını açıkladı. Dünyada son 10 yıldaki enflasyon oranları 2035'e kadar sürerse, gelişmekte olan ülkelerin uyum finansmanı ihtiyacının 440-520 milyar dolara yükselme riski bulunuyor.

İklim uyumu açısından gelişmekte olan ülkelerin bütçesini zorlayan en büyük kalem ise enerji giderleri. Bu ülkelerden biri de Türkiye...

Türkiye'nin yıllık enerji ithalatı 50-60 milyar dolar bandında. Bina bazlı verimlilik önlemleri en az yüzde 20 tasarruf sağlayabilir. Bu hem cari açık hem de hane bütçesi açısından devasa etki anlamına geliyor. Bu nedenle son yıllarda özellikle inşaat sektörünü yakından ilgilendiren yasal düzenlemeler hayata geçiyor. 2025 yılı bu düzenlemelerle ilgili arka arkaya kararlar alındığı önemli bir dönem oldu. Türkiye'nin enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik hedeflerine yönelik bu adımlarla birlikte 2026 yılında binalarda çatısından duvarına, yalıtımından penceresine kadar birçok yenilik hayatımıza girecek. Enerji tasarrufu açısından binalar 2026 yılında yeni bir döneme giriyor.

Söz konusu yenilikleri PARA dergisi için değerlendiren Çevre Dostu Binalar Derneği (ÇEDBİK) Yönetim Kurulu Başkanı ve Altensis Kurucu Ortağı Dr. Emre Ilıcalı, 2025 yılının, Türkiye'de yalıtım, enerji verimliliği ve yeşil bina alanında önemli bir döneme işaret ettiğine dikkat çekiyor. Dr. Emre Ilıcalı yeniliklerin hayatımızda neleri değiştireceğini ise şu sözlerle özetliyor:

DAHA KALIN YALITIM, DAHA VERİMLİ CAMLAR

Yeni TS 825 ile artık sadece ısıtma yükleri değil, yaz aylarında oluşan soğutma yükleri de hesaplarda dikkate alınıyor. Duvar, çatı, döşeme ve doğramalarda izin verilen ısı geçirgenlik değerleri düşürüldü; bu da daha kalın yalıtım, daha verimli cam ve doğramalar anlamına geliyor. Amaç hem enerji kullanımının azalması hem de iç mekân konforunun yükselmesi.

YENİ BİNALARDA YENİLENEBİLİR ENERJİ ŞARTI

Enerji Performansı Yönetmeliği ve BEP-TR yazılımı güncellendi. Ruhsat aşamasında enerji performansının daha erken değerlendirilmesi zorunlu hale geldi. 2026'dan itibaren 2.000 m² üzerindeki pek çok yeni binada daha yüksek yenilenebilir enerji oranı ve daha iyi bir enerji sınıfı şart olacak. Böylece çatı GES, ısı pompası gibi teknolojiler yeni projelerde doğal bir tasarım girdisi haline geliyor.

OTEL VE AVM'LERDE GRİ SU ZORUNLULUĞU

Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'ndeki değişikliklerle birlikte de büyük arsalarda yağmur suyu depolama, otel ve AVM gibi yapılarda gri su sistemleri 2026 itibarıyla zorunlu oldu. Bu sayede hem şebeke suyu tüketimi azalacak, hem altyapı üzerindeki yük hafifleyecek.

KAMU PROJELERİNDE YERLİ YEŞİL BİNA SERTİFİKASI

YeS-TR yeşil bina sistemi ise kamu projelerinde standartlaşmaya başlıyor. 2026'dan sonra yapılacak belirli büyüklükteki kamu binaları bu sertifikayı almak zorunda olacak. Bu yaklaşım enerji, su, malzeme ve iç mekân kalitesi açısından kamu binalarını daha ileri bir seviyeye taşıyacak ve özel sektör için de örnek oluşturacak. Kısacası, 2026'dan itibaren yeni binalar daha verimli, daha konforlu ve çevresel açıdan daha ileri bir yapısal standarda kavuşacak."

Peki tüm bu gelişmelerden ne kadarlık bir ekonomik fayda beklenmeli? Dr. Emre Ilıcalı'ya göre; yeni düzenlemeler tek bir bina üzerinden değil, ülke genelinde istikrarlı bir dönüşüm hedefliyor. Yine de bireysel ölçekte bir değerlendirme yapmak mümkün. Ilıcalı şöyle devam ediyor:

"Yeni binalarda yıllık ısıtma ve soğutma enerjisi ihtiyacının önceki yıllara göre yüzde 25–30 daha düşük olması bekleniyor. 100 m² bir daire için bu, yılda birkaç bin kWh daha az enerji kullanımı anlamına gelebilir. Fatura açısından bakıldığında yüzde 20–30 civarında daha düşük ısınma-soğutma gideri söz konusu olabilir. Yağmur suyu ve gri su sistemleri özellikle büyük projelerde yüzde 20–40 arasında su tasarrufu sağlayabilir. Ülke ölçeğinde daha verimli yalıtım standartları ve enerji performansı kuralları, enerji ithalatının düşmesine katkı sağlayacak. Bu da yalnızca bireysel faturalar açısından değil, enerji güvenliği ve karbon emisyonları açısından da önemli bir kazanım olacak."

ENERJİ VERİMLİ BİNALARA GEÇİŞ HIZLANIYOR

İZODER - Isı Su Ses ve Yangın Yalıtımcıları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Emrullah Eruslu da düzenlemelerle ilgili, "Türkiye'de enerji verimli binalara geçiş hızlanıyor" sözleri ile özetliyor ve "Binalara yönelik tüm bu dönüşüm adımları, uzun vadeli enerji arz güvenliği, hane bütçelerinin korunması ve iklim hedeflerine uyum açısından stratejik bir hamledir." diyor.

Türkiye'de binalar, toplam enerji tüketiminin yaklaşık üçte birini oluşturarak bütçe üzerinde belirleyici bir etkiye sahip. Tüm yapı stokunda sağlanacak iyileştirmeler, yalnızca ısınma ve soğutma giderlerini düşürmekle kalmıyor aynı zamanda yaşam kalitesini yükseltiyor, karbon salımını azaltıyor ve enerji arz güvenliğine katkı sunuyor.

BİNALAR ARTIK SOĞUTMAYA GÖRE DE TASARLANACAK

"TS 825 ile yeni inşa edilecek ya da yalıtımı yeni yapılacak binalar açısından kritik bir adım atıldığını" söyleyen Emrullah Eruslu'ya göre, enerji verimliliğini yüzde 25 iyileştiren revize standart ile birlikte binaların sadece ısıtma ihtiyacına göre tasarlanması dönemi sona erdi.

"Bundan böyle binalar ısıtma ve soğutma ihtiyacına göre tasarlanacak. Eski TS 825 standardı, sadece ısıtma için tüketilen net enerji miktarına yönelik sınırlamalar getiriyordu. Örneğin; Antalya'daki bir konut ısıtma ihtiyacı dikkate alınarak ısı yalıtım projesi hazırlanıyordu. Revizyonla ülkemizde soğutma ihtiyacının da ısıtma ihtiyacı ile birlikte tasarım aşamasında dikkate alınmasına olanak sağlandı…"

TS 825 İLE 5 YILDA 1.5 MİLYAR DOLARLIK KATKI MÜMKÜN

Emrullah Eruslu enerjide muhtemel tasarrufa ilişkin de şu hesabı yapıyor:

"Türkiye'de ruhsat alan yeni binaların kabaca yılda 475 bin ton eşdeğeri petrol (TEP) ilave enerji talebi yarattığını söylemek mümkün. Yeni TS 825 standardı ile yılda yaklaşık 120 bin TEP enerji tasarrufu elde ederek ülke ekonomisine yılda yaklaşık 100 milyon dolarlık katkı sağlanmış olacak. Yapılaşmanın ortalama hızda sürmesi ve ülkemizde hiç yenileme yapılmaması durumunda bile sadece 5 yılda sağlanacak verimlilikle ülke ekonomisine katkı yaklaşık 1,5 milyar dolar seviyesine ulaşacak…"

Ayrıca yeni standarda uygun binalar sayesinde doğaya yılda 600 milyon ton eşdeğerinde karbondioksit salımının önüne geçilecek.

PENCERELERİN YALITIM DEĞERİ İYİLEŞTİRİLİYOR

Asgari enerji performansı 'B' olan nSEB binalar, diğer binalara göre cephelerde en az 2-3 cm, çatılarda en az 4-6 cm, döşemelerde en az 2 cm daha kalın yalıtıma ve kaplamalı yalıtım camı üniteleri ile ısı yalıtım değerleri iyileştirilmiş pencerelere sahip olduklarından yakıt faturalarında kullanıcılarına yüksek oranda tasarruf sağlıyor.

ISI KAYBININ YÜZDE 30'U ÇATIDA GERÇEKLEŞİYOR

Yönetmeliklerin binaların çatısını da ilgilendiren tarafları var, çünkü ısı kaybının yüzde 30'u çatıda gerçekleşiyor. İnşaat Yüksek Mühendisi Mert Bıçakcı yeni düzenlemelerin, binalarda çatı tasarımını stratejik bir mühendislik alanı hâline getirdiğini belirtiyor ve "Yangına dayanıklı malzeme seçimi, buhar geçirgen su yalıtım örtülerinin kullanımı, doğru katman dizilimi ve teknik şartnameye uygun uygulama sayesinde çatıların hem enerji performansı hem de uzun ömürlülüğü belirgin şekilde artmaktadır. Daha yüksek ısı yalıtım kalınlıkları, termal köprülerin minimize edilmesi, hava sızdırmazlık testlerinin yaygınlaşması ve çatı katmanlarında malzeme performansının belgelendirilmesi gibi yeni zorunluluklar getirdi" diyor.

Megaron Çatı Teknolojileri Teknik Pazarlama Lideri Mert Bıçakcı çatıdaki düzenlemelerle ilgili şu bilgileri paylaşıyor:

ÇATI SİSTEMİNİN SERVİS ÖMRÜ UZAYACAK

"Buhar difüzyonunun doğru yönetilmemesi, çatı sistemlerinde yoğuşma, nemlenme ve ısı yalıtımında kalıcı performans kayıpları oluşturur. Bu nedenle güncel standartlar, çatı detaylarında buhar geçirgen su yalıtım örtülerinin ve nefes alabilen katmanların kullanımını teşvik etmektedir. Buhar geçirgen, su geçirmez yalıtım örtüleri sayesinde yalıtım tabakasının ıslanması engellenir, yoğuşma riski minimize edilir, yalıtım malzemesinin ısı iletim katsayısı zaman içinde stabil kalır, yapı elemanlarının korozyon ve biyolojik bozulma riski azalır, çatı sisteminin servis ömrü uzar.

Modern standartlara ve teknik şartnamelere uygun bir çatı sistemi, 30–40 yıla ulaşan servis ömrüyle hem enerji tasarrufu sağlar hem de yapısal koruma düzeyini artırır. Çatı kaplama malzemesi, sistem performansının en dıştaki katmanıdır ve bu nedenle hem termal yüklerin yönetiminde hem yangın dayanımında hem de sistem ömründe kritik rol oynar…"

PERFORMANS HEDEFLERİ ŞARTNAMEYE GİRECEK

ÇATIDER Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Yağız Sinan Kaya da 2025 itibarıyla enerji performansı yaklaşımının, sahada daha ölçülebilir hedeflerle konuşulmaya başladığını belirtiyor ve 2026 perspektifinde, özellikle kamu ve büyük ölçekli projelerde performans hedeflerinin şartnamelere daha erken aşamada girmesini; proje disiplinlerinin (mimari–mekanik–elektrik–kabuğun tüm bileşenleri) daha sıkı koordinasyonla çalışmasını beklediklerini söylüyor. Yağız Sinan Kaya "Dönüşüm yalnızca 'hesap' veya 'belge' üretmek değil, tasarımdan uygulamaya kadar kabuğun tüm bileşenlerini aynı performans hedefinde buluşturmak anlamına geliyor" diyor.

Yasal değişiklikleri yorumlayan Kaya, "Detay kalitesi' daha kritik hale geliyor. Isı köprüleri, hava sızdırmazlık sürekliliği, buhar dengesi ve uygulama toleransları; enerji tüketimi ve iç mekân konforunu doğrudan etkileyen parametreler olarak öne çıkıyor. Ayrıca EKB daha fazla referans alındıkça, proje ekiplerinin malzeme seçimlerini ve detay çözümlerini daha erken aşamada performans hedefiyle ilişkilendirmesi gerekecek" diye konuşuyor.

YAZ PERFORMANSI DAHA GÖRÜNÜR OLACAK

Çatı tarafında en belirgin değişimin, performansın yalnızca yalıtım kalınlığıyla tariflenmemesi olduğunu anlatan Yağız Sinan Kaya "Saçak, mahya, dere, parapet ve ışıklık gibi kritik detaylarda yalıtım sürekliliği ve ısı köprüsü kontrolü, performansın temel şartı haline geliyor. Yaz performansı daha görünür hale geliyor. Doğru katman dizilimi, yüzeyin güneşle etkileşimi ve gerekiyorsa havalandırmalı çözümler; özellikle konut ve villa projelerinde soğutma yüklerine doğrudan etki ediyor. Yenilenebilir entegrasyonu da çatı tasarımını değiştiriyor. PV gibi çözümler; su tahliyesi, geçiş detayları, bakım erişimi ve kablo güzergahı ile birlikte ele alınmadığında sahada gereksiz riskler doğurabiliyor" diyor.

YÖNETMELİK MİMARLARIN ELİNİ BAĞLAYACAK

Son zamanlarda yönetmeliklerde yapılan değişikliklerin bina tasarımını ve mühendisliği nasıl etkileyeceğini ise Mühendis ve Mimar Kadınlar Derneği Kurucu Başkanı Esma Sarıaslan'a sorduk. Esma Sarıaslan dünyada enerjinin yüzde 40'ının binalarda kullanıldığını, bunun da yüzde 75'inin pompalar, soğutma-ısıtma, HVAC sistemleri gibi mekanik sistemlere yönelik olduğunu ve bu durumda dünyada kullanılan enerjinin yüzde 30'unun makina mühendislik sistemlerinde harcandığını söylüyor. Sarıaslan sözlerini şöyle sürdürüyor:

"Hal böyle iken buralarda oluşan enerji kaçaklarını giderirseniz önemli bir enerji kaynağını sağlamış oluyorsunuz. Yenilenen TS 825 yönetmeliği bu açıdan önemli. Yeni düzenleme ile bölge bazında duvarlarımızın yalıtım dahil kalınlıkları arttı. Çok soğuk bölgelerde 50 cm'lik duvarları görmeye başladık. Aynı şekilde çatılarda, döşemelerde ve pencelerdeki ısıl geçirgenlik dirençleri yükseldi.

DAHA AZ CAM BLOKLARDAN OLUŞAN TASARIMLAR

Pencere ve kapı sistemlerinde kullanılan camların kalitesi yükselecek ve artık mimarlar mutlaka giydirme cepheli çözümler istiyorlarsa belki de 3 katmanlı çok özel camlar kullanarak bu projelerini gerçekleştirebilecekler. Bu da ciddi bir maliyet artışı demek olacağı için mimari tasarımlarda da biraz daha az cam bloklardan oluşan tasarımlar öne çıkacak gibi duruyor."

Esma Sarıaslan'ın üzerinde durduğu diğer nokta, yenilenebilir enerji kaynakları hakkında... Enerji performans Yönetmeliğindeki değişikliklerin yenilenebilir enerji kaynaklarından faydalanmaya yönelttiğini ifade eden Esma Sarıaslan, "Neredeyse sıfır enerili binalar kapsamında proje üretme sürecine girmiş bulunuyoruz. Eğer yenilenebilir enerji yoksa proje geçerli sayılmayacak. Enerji kaçaklarımızı ve delikleri tıkamaya başladık. Bina kabuğunda yapılan iyileştirmeler ve yenilenebilir enerinin projelere dahil olması bu açıdan olumlu ama bunlar yeni yapılar için geçerli. Mevcut yapı stoku ise çok fazla" diyor.

Devletin kendi binalarından bu dönüşüme başlamak zorunda olduğunu ifade eden Esma Sarıaslan, "Kamu binalarında enerji verimliliği projesini (KABEV) Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı yürütüyor. Çok güzel ve başarılı bir proje. Özel sektörün de bu projeyi örneklemesi ve kendi binalarında bu önlemleri alması gerekiyor. Bakanlık bu proje için Dünya Bankası'ndan kredi buldu. Kamu binalarını enerji verimli hale getirmek için ihaleler yapılıyor. Mantolamalar başladı, güneş panelleri yerleşiyor, kazan sistemleri, soğutucular ve pompalar değiştiriliyor. Mimari elekrik ve makina mühendisliği kapsamında işler yeniden yapılıyor" değerlendirmesinde bulundu.

Esma Sarıaslan'a göre binalarda sırf pompaları daha verimli ve daha doğru kapasiteli pompalarla değiştirsek önemli artılar kazanacağız. Kamu sektörü bunu yaparken özel sektörün de teşvik edilmesi gerekiyor.

ENERJİ KİMLİK BELGESİ YAYGINLAŞAMADI!

Türkiye'de tüm bu düzenlemeleri ilgilendiren diğer bir uygulama ise Enerji Kimlik Belgesi. Enerji Kimlik Belgesinde (EKB) amaç, binaların enerji tüketim sınıfını (A'dan G'ye kadar) belirlemek, ısı yalıtımı, mekanik tesisat, aydınlatma gibi unsurların verimliliğini belgelemek.

Hayatımıza girdiği 2011'den bu yana 1 milyon 430 bin binaya EKB düzenlenmiş. Ama Türkiye'de toplam bina sayısı 10 milyonu aşıyor. Yani uygulama yaygın ama henüz istenen seviyede değil. 2020 sonrası yeni binalarda belge zorunlu, eski binalarda gönüllülük hâkim.

Enerji Kimlik Belgesi'yle ilgili son gelişmeleri ise Enerji Verimliliği ve Yönetimi Derneği (EYODER) Yönetim Kurulu Üyesi Serkan Emin'e sorduk.

RÜZGAR ENERJİSİ EKB HESAPLAMASINA GİRDİ

Toplam yapı inşaat alanı 2.000 m2 ve üzerinde olan yeni yapılacak binaların yapı ruhsatı alabilmesi için "Neredeyse Sıfır Enerjili Bina (NSEB)'' olma şartı geldiğini hatırlatan Serkan Emin, "EKB sınıfı asgari B seviyesinde ve yıllık toplam enerji tüketiminin en az %10'u yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlanan binalar NSEB sınıfına giriyor" diyor.

EKB sınıflandırmasının dayandığı "referans bina" kriterlerinin, güncellenen TS 825 ısı yalıtım standardının gereklilikleriyle uyumlu hale getirildiğini, rüzgar enerji sistemlerinin EKB hesaplamalarına dahil edilmesi gibi yeniliklerin devreye alındığını belirten Serkan Emin, ayrıca Binalarda Enerji Performansı düzenlemelerinde; daha "izlenebilir" bir uygulama hedeflendiğini de açıkladı.

EKB YENİ BİNALARDA ZORUNLU

EKB, yeni binalarda uzun süredir zorunlu; mevcut binalarda da satış süreçlerinde aranıyor. Ayrıca vatandaşın belgeyi doğrulayabilmesi için e-Devlet üzerinden "EKB Sorgulama" hizmeti bulunuyor. EYODER Yönetim Kurulu Üyesi Serkan Emin "Asıl ihtiyaç, EKB'nin "var" olmasından ziyade doğru veriye dayanan, karşılaştırılabilir ve yatırım kararını hızlandıran bir enstrümana dönüşmesi. 2025'teki metodoloji / denetim güncellemeleri bu yönde bir adımdır" diyor.

Serkan Emin sözlerini şöyle sürdürüyor:

"2025 yılı itibarıyla yapı ruhsatını alan yeni yapılacak binalarda çatı üstü güneş enerji sistemi, ısı pompası, vb yenilenebilir enerji kaynaklı sistemler zorunlu hale geldi ve uygulama yapı ruhsatına bağlandığı için hızlı bir şekilde genele yayıldı. Uygulamayı hızlandırmak için iki net kaldıraç önermek mümkün: Daha iyi EKB sınıfına geçen bina sahiplerine kredi / teşvik avantajı gibi mekanizmalarla EKB, 'kâğıt üzerindeki belge' olmaktan çıkar, piyasa sinyali olur. Bu, EKB'nin hızını ve kalitesini birlikte artırır. EKB'nin e-Devlet üzerinden doğrulanabilir olması iyi; bunun sahada 'doğru veri girildi mi?' denetimiyle desteklenmesi gerekiyor."

Yalıtımsız binaların ekonomiye faturası ağır

İZODER Isı Su Ses ve Yangın Yalıtımcıları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Emrullah Eruslu, Türkiye'deki mevcut yapı stoğunun sadece yüzde 25'inin yalıtımlı olduğunu, binalarda tüketilen enerjinin yüzde 80'inin ısıtma ve soğutma için kullanıldığını ifade etti. Standartlara uygun yalıtım uygulamalarıyla bu harcamanın yüzde 50 oranında azaltılabileceğini vurgulayan Eruslu, her yıl 15 milyar doların "havaya utuğunu" hatırlattı.

Büyümeyi destekleyecek

İzocam Genel Direktörü Murat Savcı, kısa aralıklarla yayımlanan bu ü önemli düzenlemenin ülkemizin enerji ithalatını azaltma hedefiyle uyumlu biimde, yalıtım sektöründe nitelikli büyümeyi desteklerken, bina stokunun evresel etkilerini azaltmayı ve yapıların uzun vadeli performansını artırmayı amaladığını söyledi. Murat Savcı "Teknik standartların yükseltilmesi ve stratejik uygulamaların sahaya yansıtılmasıyla hem ülke ekonomisine katkı sağlanması hem de bireysel enerji faturalarının düşürülmesi hedeflenmektedir" dedi.

2026 yılında neler değişecek?

Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliği

Mekanik tesisatların kontrol, bakım ve EKB hazırlanması sürelerinde yetki ve sorumluluklar yeniden tanımlandı; denetim, raporlama ve belge doğrulama mekanizmaları gülendirildi. Bazı maddeler 30 Haziran 2025 itibarıyla yürürlüğe girdi. Bu düzenleme, Enerji Kimlik Belgesi düzenleme sürelerinde şeffaflığı ve hesap verilebilirliği artırıyor.

Enerji Kimlik Belgesi (EKB) uygulamalarında sıkılaştırma

EKB hazırlayan uzmanların ve yetkili kuruluşların sorumlulukları genişletildi; denetim sırasında istenen bilgi / belge sunulmazsa BEP-TR yazılımına erişim engellenebiliyor; gereğe aykırı belge düzenleyenlerin yetkileri geici olarak askıya alınabiliyor.

Yeşil Sertifika / Yeşil Bina Yönetmeliği ve değişiklikleri

Türkiye'ye özgü Yeşil Sertifika sistemi resmiyet kazandı ve yönetmelikte uzmanlık şartları, değerlendirme kılavuzları ve sertifika usul / esasları güncellendi. Kamu binaları ve büyük yeni projelerde yeşil bina kriterleri kademeli olarak zorunlu hale geliyor.

TS 825 ile daha sıkı yalıtım gereksinimleri

TS 825 gibi standartlarla uyumlu olarak referans bina kriterleri, ısı yalıtım kalınlıkları ve hesap yöntemleri güncellendi; enerji tasarrufu hedefleri yükseltildi. Bu, yeni binalarda ve esaslı tadilatlarda daha yüksek yalıtım standartları anlamına geliyor.

Yenilenebilir enerji ve NSEB uygulamaları

Yeni yapılacak (özellikle büyük/camii kamu veya ticari) binalarda bina öleğinde yenilenebilir enerji kullanımı, belirli yüzdeler/standartlarla zorunlu veya teşvikli hale geliyor. Bu madde kamu ihaleleri ve büyük projelerde etkili olacak

Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nde su verimliliği uygulamaları:

Büyük arsalarda yağmur suyu depolama, otel ve AVM gibi yapılarda gri su sistemleri 2026 itibarıyla zorunlu oldu.

Günlük hayatımızda neler değişecek?

Yeni inşa edilecek binalar / büyük tadilatlar daha yüksek yalıtım standartlarına göre tasarlanacak; duvar/atıda daha kalın izolasyon, pencere/cephe optimizasyonu, ısıtma-soğutma verimliliği öne ıkacak.

Enerji Kimlik Belgesi (EKB) ruhsat ve satış sürelerinde daha etkin kontrol edilecek; EKB doğruluğu ve denetlenebilirliği artacağı için proje maliyet hesaplarında EKB sınıfı ve enerji performansı artık çok daha belirleyici olacak.

Binalarda ilk yatırım maliyetleri (daha iyi yalıtım, yenilenebilir kurulumları) artabilir; ancak işletme döneminde enerji faturalarında belirgin düşüş ve daha iyi konfor bekleniyor.

Konut/işyeri alım-satım: EKB sınıfı (A-B-C vs) satış fiyatlamasında ve kredi değerlendirmelerinde daha önemli hale gelecek.

Müteahhitler / tasarımcılar için eğitim ve belgelendirme ihtiyacı artacak.

Sıcak-soğuk bölge ayrımı: çok sıcak iklim bölgeleri olarak tanımlanan Adana, Antalya, Mersin, Muğla ve Hatay'ın bazı ilelerinde merkezi ısıtma sistemi kurma zorunluluğu kaldırıldı.

Binalar kendi suyunu üretecek: Parsel alanı 2 bin metrekarenin üzerinde olan yapılar ve geniş atı iz düşümüne sahip binaların yağmur suyu sistemleri kurmasıyla birlikte yıllık 6,2 milyon metreküp yağmur suyu tasarruf edilecek. Çatıda ısı kaybı azalacak: çatı detaylarında buhar geirgen su yalıtım örtüleri ve nefes alabilen katmanların kullanımı teşvik ediliyor.

Enerji sınıfı yüksek binalar daha rahat satılacak

Enerji Kimlik Belgesi ile binaların enerji tüketimleri ve sera gazı emisyonları A, B, C, D, E, F ve G olarak değişen referans öleğine göre sınıflandırılarak gösteriliyor. A sınıfı en verimli, G sınıfı ise en düşük verimli seviyeyi belirtiyor. Türkiye'de, 1 Ocak 2011'den sonra yapılan yeni binalar içinYapı Kullanma İzin Belgesi alınması aşamasında, Enerji Kimlik Belgesi'nin ilgili idarelere sunulması, enerji performans ve sera gazı salınım sınıfının da en az C olması zorunluluğu getirildi. Enerji Kimlik Belgesi ve diğer düzenlemeler ev sahiplerini de kiracıları da doğrudan ilgilendiriyor. İkinci el ve kiralık piyasasında enerji kimlik belgesi (EKB) giderek daha önemli bir göstergeye dönüşüyor. Enerji sınıfı yüksek binalar daha kolay kiralanıp satılabilecek. EYODER Yönetim Kurulu †yesi Serkan Emin ÇEKB satış / kiralama aşamasında binanın enerji performansını karşılaştırılabilir şekilde gösterdiği için alıcı-kiracı için güven unsuru" derken, çEDBİK Başkanı Dr. Emre Ilıcalı da; kiracıların daha düşük fatura, daha iyi bir i ortam ve daha az konfor problemi ile karşılaşacağını ifade ediyor. Yakın dönemde bankaların, sigorta şirketlerinin ve büyük kiracıların enerji sınıfı ve yeşil bina sertifikalarını daha fazla dikkate alması bekleniyor. Bu da ev sahiplerini binalarını iyileştirme yönünde destekleyecek.

Türkiye'de enerji dönüşümü başladı

Mühendis ve Mimar Kadınlar Derneği Kurucu Başkanı Esma Sarıaslan: "1990ların başında Ankara ve istanbul'dan başlamak üzere doğalgaza geerek enerjimizi değiştirmiştik. Şimdi yeniden enerjimizi değiştiriyoruz. Artık elektrikli arabaların ve ısı pompalarının devri başladı. Isıtma ve soğutma sistemlerinde de artık ısı pompaları aracılığıyla elektrik enerjisini daha çok kullanmaya başladık. Fosil kökenli yakıtlarla enerji elde ettiğimizde dışa bağımlı olduğumuz için sürdürülebilir politikalar oluşturamıyorduk. Ancak yenilenebilir enerji kaynakları aısından zengin bir ülkeyiz. Elektrik ihtiyacını yenilenebilir enerjiden karşılamak her aıdan faydalı olacaktır. Tüm bu mühendislik sistemlerini devreye sokarak yenilenebilir eneriyi daha çok alanda kullanmalıyız. Ancak bazı süreler kolay değil. Trafoların buna müsait olması ve gerekli izinlerin alınabilmesi bazen çok zaman alıyor."

BİZE ULAŞIN