Yeni pazarlara açılma zamanı...

Ticaret Bakanlığı’nın belirlediği 60 hedef ülkede; yurt dışı marka tescili, birim kira, tanıtım, marka ve TURQUALITY® gibi destek programlarında destek oranı 20 puan ilaveyle yüzde 70’e kadar çıkabilecek. E-ihracat destekleri de 26 hedef ülkede yüzde 70’a kadar ulaşacak. Avrupa Yeşil Mutabakatı’na uyum için ihracatçıların danışmanlık hizmeti harcamaları 5 yıl süresince yüzde 50 oranında ve toplam 17 milyon 640 bin liraya kadar desteklenebilecek. Yurtdışına açılmak isteyene kaynak bunlarla da sınırlı değil. İGE A.Ş., Türk Ticaret Bankası ve Türk Eximbank da para musluklarını sonuna kadar açtı…
09.02.2026 12:40 GÜNCELLEME : 09.02.2026 12:40

HÜLYA GENÇ SERTKAYA / İhracatta önemli başarıların elde edildiği 2025'ten sonra bu yıl da aynı ivmeyi sürdürmek üzere kollar sıvandı. 2026 yılında mal ve hizmet ihracatını desteklemek amacıyla 12 milyar lirası hizmet, 33 milyar lirası mal ihracatına yönelik olmak üzere yaklaşık 45 milyar liralık destek kullandıracak olan Ticaret Bakanlığı, ihracat desteklerinin kapsama alanını daha da genişletti. Böylece ihracatçıların, "artırımlı" desteklerden yararlanarak, daha düşük maliyetle küresel pazarlara girmelerini kolaylaştırdı. Ticaret Bakanlığı, 2025'te 55 olan "hedef ülke" sayısını 2026 yılında 60'a yükseltti. Hedef ülkelere gerçekleştirilen ihracatta; yurt dışı marka tescili, birim kira, tanıtım, marka ve TURQUALITY®, küresel tedarik zinciri, sektörel ticaret ve alım heyeti gibi destek programlarına 20 puan ilave destek sağlanacak. Destek oranı yüzde 70'e kadar çıkabilecek. E-ihracat destekleri de 26 hedef ülkede ilave 20 puanla yüzde 70'e kadar yükselecek. E-ihracatta hedef ülkeler belirlenirken, özellikle uzak ülkelerde marka bilinirliğinin artırılması hedefleniyor. Yalnızca e-ihracatta hedef olan ülkelere yönelik uygulanan destekler ise çevrim içi mağaza ve hedef ülke e-ticaret paydaşlarından alınan hizmetler desteği ile pazaryeri komisyon gideri desteği. Hedef ülkelerde fuarlara katılım sağlayan firmalar için desteğe esas tutar, 20 puan artırımla ortalama maliyetlerin yüzde 70'i şeklinde hesaplanıyor. Bu arada, 1 Ocak 2026 itibarıyla yurt içi fuar desteklerine yönelik bazı değişiklikler uygulamaya girdi. Destek başvurularının daha kısa sürelerde ve daha hızlı bir şekilde sonuçlandırılabilmesi için yurt içi fuarlarda "Desteğe Esas Tutar" uygulamasına geçildi. Aynı zamanda firmaların yurt içi fuarlarda da prestijli fuar uygulamasından yararlandırılması imkanı getirildi.

Ticaret Bakanlığı Responsible® Programı ile ihracatçı firmalara, Avrupa Yeşil Mutabakatı'na uyum sürecinde danışmanlık hizmeti harcamaları için 5 yıl süresince yüzde 50 oranında ve toplam 17 milyon 640 bin liraya kadar destek veriyor.

Türk Eximbank, 2026 yılında 28 milyar doları kredi ve 31 milyar doları sigorta olmak üzere ihracatçılara toplamda 59 milyar dolarlık bir destek sağlamayı hedefliyor.

Finansmana erişimde stratejik kuruma dönüşen İhracatı Geliştirme A.Ş. (İGE A.Ş.) 2026 yılında kefalet sağlanan kredi hacmini 290 milyar liraya çıkarmayı öngörüyor. Türk Ticaret Bankası da 2026 yılında finansman desteğini 100 milyar liraya ulaştırmayı hedefliyor.

HEDEF ÜLKELERDE DESTEK ORANI YÜZDE 70'E ÇIKABİLİYOR

Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, PARA Dergisi'ne verdiği röportajda ihracatçıya yönelik destek imkanlarını ve Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne (AB) ihracatını da yakından ilgilendiren Sınırda Karbon Düzenlemesi Mekanizması (SKDM) yükümlülüklerini anlattı. Bolat'ın açıklamalarına göre, geleneksel ihraç pazarları göz ardı edilmeksizin ihracatçıların alternatif pazarlara yönlendirilebilmesi ve uluslararası ticarette rekabetçiliğin artırılması amacıyla Ticaret Bakanlığı'nca 60 ülke 2026 yılında ihracatta "hedef ülke" olarak belirlendi. Belirlenen hedef ülkelere yönelik çeşitli faaliyetler için, Bakanlık tarafından yürütülen 5973 sayılı İhracat Destekleri Hakkında Karar çerçevesinde ihracatçı firmalar ilave desteklerden faydalanabiliyor. Anılan Karar uyarınca; Yurt Dışı Marka Tescil Desteği, Birim Kira Desteği, Tanıtım Desteği, Marka ve TURQUALITY® Desteği, Küresel Tedarik Zinciri (depo ve kira) Desteği, Sektörel Ticaret ve Alım Heyeti gibi desteklere konu faaliyetin hedef ülkede gerçekleştirilmesi halinde 20 puan ilave destek sağlanıyor. Söz konusu Karar uyarınca hedef ülkeler arasından belirlenen ülkelerde fuarlara katılım sağlayan firmalar için desteğe esas tutar, 20 puan artırımla ortalama maliyetlerin yüzde 70'i şeklinde uygulanıyor. Bakan Bolat, bu uygulama ile ihracatçıların stratejik öneme sahip pazarlara yönlendirilmesi, yeni pazarlara giriş süreçlerinin teşvik edilmesi ve hedef ülkelerde kalıcı bir ticari varlık oluşturulmasının amaçlandığını kaydetti. Bolat, "Artırımlı destek oranları, firmaların söz konusu pazarlarda daha etkin tanıtım, pazarlama ve tutundurma faaliyetleri yürütmelerine imkan sağlıyor" dedi.

LİSTEYE BEŞ ÜLKE DAHA EKLENDİ

Ticaret Bakanlığı, bu yıl "ihracatta hedef ülke" sayısını 55'ten 60'a çıkardı. Bu yıl mevcut ülkelere, Filistin, Macaristan, Makedonya, Slovakya ve Suriye dahil edildi.

Hedef ülkeler listesi şöyle:

"Almanya, Amerika Birleşik Devletleri, Avustralya, Azerbaycan, Bahreyn, Bangladeş, Birleşik Arap Emirlikleri, Birleşik Krallık, Bosna Hersek, Brezilya, Cezayir, Çekya, Çin Halk Cumhuriyeti, Endonezya, Etiyopya, Fas, Fildişi Sahili, Filipinler, Filistin, Fransa, Gana, Güney Afrika Cumhuriyeti, Güney Kore, Hindistan, Irak, İspanya, İtalya, Japonya, Kamboçya, Kanada, Katar, Kenya, Kolombiya, Kuveyt, Libya, Macaristan, Makedonya, Malezya, Meksika, Mısır, Nijerya, Özbekistan, Pakistan, Peru, Portekiz, Romanya, Rusya, Senegal, Sırbistan, Slovakya, Suriye, Suudi Arabistan, Şili, Tanzanya, Tayland, Tunus, Umman, Ürdün, Venezuela ve Vietnam."

E-İHRACATTA BÜYÜK FIRSAT

E-ihracatın dinamikleri doğrultusunda, pazar potansiyeli ve e-ticaret ekosistemi göstergeleri dikkate alınarak e-ihracatta hedef olarak belirlenen 26 ülke bulunuyor. Bu ülkeler; A.B.D., Avustralya, Birleşik Arap Emirlikleri, Brezilya, Cezayir, Çin Halk Cumhuriyeti, Endonezya, Fas, Filipinler, Güney Afrika, Güney Kore, Hindistan, Japonya, Kanada, Katar, Kenya, Kuveyt, Malezya, Meksika, Mısır, Nijerya, Suudi Arabistan, Şili, Tayland, Tunus ve Vietnam şeklinde.

Çevrim içi mağaza ve hedef ülke e-ticaret paydaşlarından alınan hizmetler desteği ile pazaryeri komisyon gideri desteği, yalnızca hedef ülkeler listesinde yer alan ülkeler kapsamında uygulanıyor. Ayrıca pazara giriş rapor desteği, dijital pazaryeri tanıtım desteği, e-ihracat tanıtım desteği ve sipariş karşılama hizmeti desteğinde, faaliyetin hedef ülkelerde gerçekleşmesi durumunda yüzde 50 olan destek oranına ilave yüzde 20 ek destek oranı uygulanıyor.

İİT ÜLKELERİNİN PAYI YÜKSELTİLECEK

Bolat'ın açıklamalarına göre, yakın ekonomik ve kültürel bağların olduğu İslam ülkeleri önemli ihraç pazarları arasında. Bu çerçevede 2024-2028 yıllarını kapsaması öngörülen "İİT Üyeleri ile İhracatı Geliştirme Stratejisi" kapsamında İslam ülkelerinin ihracatta halihazırda yüzde 27 olan payının yüzde 30'a yükseltilmesi hedefleniyor.

Strateji kapsamında, İİT üyesi ülkelerin ekonomik ve ticari verileri titizlikle analiz edilmiş olup bu çerçevede Azerbaycan, Bangladeş, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Cezayir, Endonezya, Fas, Fildişi Sahili, Katar, Kuveyt, Malezya, Libya, Mısır, Nijerya, Özbekistan, Pakistan, Senegal, Suudi Arabistan, Tunus, Umman ve Ürdün "1. Faz Odak Ülkeler" olarak tespit edildi. Bu ülkelerin tamamı 2024 yılından beri ihracatta hedef ülkeler listesinde yer almakta olup 5973 sayılı İhracat Destekleri Hakkında Karar çerçevesinde bu ülkelerde gerçekleşen faaliyetlere 20 puan ilave destek sağlanıyor.

Ticaret Bakanlığı'nca yürütülen Uzak Ülkeler Stratejisi, ihracatın geleneksel pazarların ötesine taşınması, Türk ürünlerinin küresel ölçekte tanınırlığının artırılması ve ihracatın ortalama mesafesinin dünya ortalamasına yükseltilmesi amacıyla hayata geçirildi. Bu strateji kapsamında başta ABD, Japonya, Brezilya, Kanada, Güney Kore, Nijerya, Malezya, Endonezya ve Pakistan olmak üzere 18 ülke yer alıyor. Bu ülkelerin tamamı 2024 yılından bu yana ihracatta hedef ülkeler listesinde yer almakta olup halihazırda 2026 yılında da yerini aldı. Bu ülkelerde 5973 sayılı İhracat Destekleri Hakkında Karar çerçevesinde gerçekleşen faaliyetlere 20 puan ilave destek sağlanıyor.

DESTEK KAPSAMI GENİŞ BİR ALANA YAYILDI

Bakan Bolat, 22 Şubat 2024 tarihli Cumhurbaşkanı Kararı ile 5973 Sayılı İhracat Destekleri Hakkında Kararda yapılan değişiklik doğrultusunda, Ticaret Bakanlığı tarafından hazırlanan Uzak Ülkeler Stratejisi'nde yer alan 18 ülke ile İİT üyesi ülkelerin Marka ve TURQUALITY® Programı ile Birim Kira Desteği kapsamında hedef pazar destek sürelerinin yeniden başlatıldığını anımsattı. Söz konusu düzenleme ile programların ülke çeşitlendirmesi ve stratejik pazar derinleştirmesi hedefleriyle uyumlu, daha dinamik ve yönlendirici bir uygulama zemini oluşturulduğunu belirten Bolat, şunları kaydetti:

"Son olarak, İslam İşbirliği Teşkilatı Ülkeleri ile İhracatı Geliştirme Stratejisi dikkate alınarak; 23 Şubat 2024'ten itibaren destek süreleri yeniden başlatılan Mısır, Suudi Arabistan, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri'ne, Bahreyn, Kuveyt ve Umman da dahil edildi. 20 Haziran 2025'te yapılan bu düzenleme sayesinde, destek kapsamı coğrafi olarak daha geniş bir alana yayıldı ve firmaların yeni pazarlara erişimi daha da güçlendirildi."

"DESTEĞE ESAS TUTAR" UYGULAMASINA GEÇİLDİ

Bolat'ın açıklamalarına göre, 1 Ocak 2026 tarihinde uygulamaya giren Fuar Desteklerine İlişkin Genelge değişikliği kapsamında yurt dışı ve yurt içi fuar desteklerine ilişkin iyileştirmeler yapılırken; özellikle yurt içi fuar desteği çerçevesinde yeni destek uygulama ve unsurları söz konusu. Destek başvuruları daha kısa sürelerde, daha hızlı bir şekilde sonuçlandırılabilmesi için yurt içi fuarlarda "Desteğe Esas Tutar" uygulamasına geçildi. Aynı zamanda firmaların prestijli olarak yurt içi fuarlara daha büyük alanlarla ve temsil kabiliyeti daha yüksek stantlarla katılım sağlayabilmelerini teminen yurt içi fuarlarda da prestijli fuar uygulamasına gidildi.

YEŞİL MUTABAKATA UYUM DESTEĞİ

Ticaret Bakanlığı Responsible® Programı ile programa kabul edilen ihracatçı firmalara, Avrupa Yeşil Mutabakat'ına uyum çerçevesinde alacakları danışmanlık hizmeti harcamaları için 5 yıl süresince yüzde 50 oranında ve toplam 17 milyon 640 bin liraya kadar destek veriyor.

Ticaret Bakanlığı tarafından, ihracatçı firmalara Yeşil Mutabakata uyum sürecinde destek olunması ve firmaların sürdürülebilirlik, döngüsellik ve dijitalleşme gibi konularda ihtiyaç duyabilecekleri farkındalık, yol haritası, ihtiyaç analizi ile yöntem ve hedeflerin belirlenmesi amacıyla Responsible® Programı adı altında uygulanan "Yeşil Mutabakata Uyum Projesi Desteği 2024 yılında hayata geçirildi.

Responsible® Programı, üç temel aşamadan oluşan ve yararlanıcı şirketlere yeşil finansmana erişim konusunda fırsatlar sunan bir danışmanlık sistemi.

Şirketlerin destekten faydalanabilmesi için üretici ve ihracatçı firma olmaları ve son 3 yılda toplam asgari 300 bin dolar tutarında bir ihracat rakamına ulaşmış olmaları yeterli.

5 YIL SÜREYLE MARKA KULLANIM HAKKI VERİLECEK

Bu çerçevede, üç fazdan oluşan Responsible® Programı'nda; Faz 1 kapsamında şirketin çevre, sosyal, yönetişim ve vizyon başlıklarında mevcut durum analizi yapılıyor. Mevcut durum analizi neticesinde, firmanın yeşil dönüşüm yolunda güçlü olduğu alanlar ile geliştirilmesi gereken alanlar tespit ediliyor. Bu alanların iyileştirilmesine yönelik projelerden sürdürülebilirlik yol haritası oluşturuluyor. İkinci aşamayı oluşturan Faz 2'de; şirketin ihtiyaçlarına yönelik teknik ve finansal fizibilite danışmanlığı ile uygulama danışmanlığı destekleniyor. Faz 3'te ise, hayata geçen projelerin hedeflere ne ölçüde ulaşıldığı ölçülecek, izlenecek, doğrulanacak ve raporlanacak. Dolayısıyla firmaların ve ihracatın kat ettiği yol takip ediliyor.

Diğer taraftan; belirli kurumsal sürdürülebilirlik kapasitesine ulaşan şirketlere 5 yıl süreyle Responsible® Markası kullanım hakkı verilecek. Responsible® Markası bir garanti ya da akreditasyon belgesi niteliğinde olmayıp, üretici ve tüketicide sürdürülebilirlik konusunda farkındalık yaratılmasına yönelik bir marka olarak konumlandırılıyor.

TÜRK EXİMBANK KESENİN AĞZINI AÇTI

Bakan Bolat, Ticaret Bakanlığı olarak ihracatçıların desteklenmesi, finansmana erişim imkanlarının genişletilmesine yönelik çalışmaları, Hazine ve Maliye Bakanlığı, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) ve Türkiye İhracat Kredi Bankası A.Ş. (Türk Eximbank) başta olmak üzere, devletin bütün ilgili kurum ve kuruluşları ile koordinasyon içinde yoğun bir şekilde sürdürdüklerini kaydetti. Bolat, "Bu kapsamda; Türk Eximbank, İGE A.Ş., Türk Ticaret Bankası ve diğer paydaşların oluşturduğu iş birliği çerçevesinde ihracatçılara yönelik kapsamlı bir finansal ekosistem kurulduğunu belirtti. Bolat, "Bu itibarla; Türk Eximbank 2024 yılında 48.7 milyar dolar, 2025 yılında yaklaşık 54 milyar dolar destek sağladı. 2026 yılında ise 28 milyar dolar kredi ve 31 milyar dolar sigorta olmak üzere ihracatçılarımıza toplamda 59 milyar dolarlık bir destek sağlamayı hedefliyor" dedi.

HİZMET SEKTÖRÜNÜN REKABET GÜCÜ ARTIRILACAK

Ticaret Bakanlığı 2012 yılından bu yana hizmet ihracatçılarını destekliyor. Bakan Bolat'ın açıklamalarına göre, Ticaret Bakanlığı küresel pazarlarda Türk firmalarının yerini güçlendirmek, rekabetçiliklerini korumak ve sürdürülebilir ihracatçı konumuna kavuşmalarını sağlamak için lojistik ve taşımacılık hizmetlerinden bilişim ve yazılım sektörüne, sağlık turizminden eğitim hizmetlerine, fuarcılıktan dizi film sektörüne, yönetim danışmanlığından yurt dışı müteahhitlik ve teknik müşavirliğe kadar geniş bir sektör yelpazesinde destek mekanizmaları yürütüyor. 2012'den bu yana hizmet sektörüne yönelik toplam destek tutarı 21 milyar liraya ulaşmış olup bu tutarın 7.4 milyar liralık kısmı 2025 yılında hizmet ihracatçılarına ödendi. Desteklerden yararlanan firma sayısı da önemli ölçüde arttı; 2012'de yalnızca 34 firma desteklerden faydalanmışken, bu sayı 2025 yılında 2 bin 106 firmaya, toplamda ise 4 bin 191 firmaya ulaştı. 2026 yılına yönelik olarak ise hizmet sektörlerine toplam 12 milyar liralık bir destek bütçesi tahsis edildi. Böylece, hizmet sektörlerinin küresel rekabette daha güçlü bir konum elde etmesini sağlayacak şekilde desteklenmesi mümkün olacak. Bu kapsamda 2026 yılında hizmet sektörleri ihracatçıları yurt dışı pazarlara erişimlerine, pazarda tutunmalarına ve bu pazarlarda kalıcı hale gelmelerine kadar baştan sona kurgulanan bir mekanizma ile desteklenmeye devam edecek. Bu itibarla; hizmet ihracatçıları pazara giriş belgelerinden tescil ve koruma giderlerine, fuar organizasyon ve katılımlarından reklam-tanıtım ve pazarlamaya, yurt dışı birim kiralarından ticaret heyetlerine, kümelenme projelerinden (Hizmet Sektörü Rekabet Gücünün Artırılması Projesi) acente komisyon giderlerine kadar oldukça geniş bir çerçevede desteklenmeye devam edilecek.

ÖZELLİKLİ KREDİLER PROGRAMI

Türk Eximbank, İGE A.Ş. ve Türk Ticaret Bankası'nın ihracata yönelik finansman imkanlarına da bir göz atalım.

Türk Eximbank'ın alıcı kredilerine yönelik destek mekanizması, 2025 Kasım'da yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile ihtiyaca karşılık verecek şekilde yeniden yapılandırıldı. Türk Eximbank'ın, yeşil finansman çerçevesinde özellikli krediler programları bulunuyor. Bu çerçevede, Dünya Bankası (IBRD) Yeşil İhracat Destek Projesi, Asya Altyapı Yatırım Bankası (AIIB) Yeşil Altyapı Destek Kredisi, Avrupa Konseyi Kalkınma Bankası (CEB) Kredisi, Asya Altyapı Yatırım Bankası (AIIB) Deprem Destek Kredisi, İslam Kalkınma Bankası (İKB) Fonu aktif olarak kullanılıyor.

Türk Eximbank, AB Yeşil Mutabakatı'na uyum kapsamında bu yıl başlayacak olan SKDM uygulamasına ihracatçıları hazırlamak amacıyla sürdürülebilirliği stratejisinin merkezine almış durumda. Bakan Bolat, "Türkiye'nin yeşil dönüşüm ve iklim değişikliğiyle mücadeledeki kararlılığı bu alanlarda yapılacak çalışmaların rekabetçiliği artırması ve güvenli bir yatırım ortamı sağlamasını, uluslararası fon kuruluşlarının Türkiye'ye yeni kaynaklar ayırmaya başlamasını sağladı" dedi.

198.9 MİLYAR LİRALIK KEFALET SAĞLANDI

Kredi garanti ve kefalet uygulamaları yoluyla ihracatçıların her türlü finansman ihtiyacının giderilmesine katkı sağlamak ve finansmana erişim imkanlarını genişletmek amacıyla kurulan ve 2022 yılında faaliyete geçen İGE A.Ş. ile 30 Aralık 2025 itibarıyla ihracatçıların 227.2 milyar lira tutarındaki kredi talebi için 198.9 milyar lira değerinde kefalet sağlandı. 2026 yılında kefalet sağlanan kredi hacminin 290 milyar liraya çıkarılması hedefleniyor.

FİNANSMAN DESTEĞİ 100 MİLYAR LİRAYA ÇIKARILACAK

Ticaret Bakanı Bolat, İGE A.Ş.'nin yalnızca bir kredi kefalet kurumu olmanın ötesine geçtiğini, finansmana erişim imkanlarının geliştirilmesinde kritik bir rol üstlenmeye başladığını vurgulayarak, Türk Ticaret Bankası'nın ihracatçılar başta olmak üzere Türkiye ekonomisine tekrar kazandırılmasına imkan sağlamasının da bunun en önemli göstergelerinden birisi olduğunu dile getirdi. Bolat, İGE tarafından devralındıktan sonra ihracatçının ana bankası olma vizyonuyla faaliyetlerine yeniden başlayan Türk Ticaret Bankası'nın, ihracatçıların ihtiyaç duyduğu tüm bankacılık ürün ve hizmetlerini en hızlı, en güvenli ve en uygun koşullarla sunmak için çalışmalarını sürdürdüğünü kaydetti. Bolat'ın açıklamalarına göre, aradan geçen çok kısa bir süreye rağmen kurumsal yapısını ve ürünlerini çağın gerekliliklerine göre yeniden oluşturan Banka, 2025 yılında 75.4 milyar lira finansman desteği sağlamış olup 2026 yılı için finansman desteğini 100 milyar liraya çıkarmayı hedefliyor.

FİNANSMAN İMKANLARI GENİŞLETİLDİ

Ticaret Bakanlığı'nın finansmana erişim imkanlarının genişletilmesine yönelik çalışmalar kapsamında Hazine ve Maliye Bakanlığı ve TCMB ile yürüttüğü koordineli çalışmalar sonucunda önemli iyileştirmeler hayata geçirildi. Bolat'ın açıklamalarına göre, ihracat reeskont kredisi faiz oranlarının hesaplanmasında değişiklik yapılarak, Merkez Bankası politika faiz oranı esas alınmak suretiyle yeni bir formül belirlenmiş olup bu sayede reeskont kredilerinin toplam faiz maliyetinin Merkez Bankası politika faizi seviyesini aşmaması sağlandı. Son olarak 11 Aralık 2025'te politika faizinde yapılan değişiklik ertesinde reeskont kredilerinin faiz maliyeti yüzde 23.95'e düşürüldü.

REESKONT KREDİLERİNDE LİMİTLER ARTIRILDI

Ticaret Bakanlığı'nın girişimleri neticesinde ihracatçılara yönelik olarak 1 Kasım 2025 itibarıyla uygulamaya alınan düzenlemeler şöyle:

Daha önce 300 milyon lira olan reeskont kredilerinin günlük limiti 4.5 milyar liraya çıkarıldı. Bunun yaklaşık 1.5 milyar liralık kısmı tekstil, giyim, deri, ayakkabı gibi emek yoğun sektörlere veriliyor.

Firma başına günlük limit de 45 milyon liradan 60 milyon liraya çıkarıldı. Kredi garanti kurumlarının kefaleti ile kredi başvurusunda bulunan firmalara 1.5 milyon dolar limitle sunulan yabancı para cinsi ihracat reeskont kredisi limiti de 5 milyon dolara yükseltildi.

150 milyon dolar olan yabancı para (YP) cinsi ihracat reeskont kredisi limiti de 1 milyar dolara yükseltildi.

İhracat reeskont kredisi vadesi boyunca verilen döviz almama zorunluluğu kaldırılmış olup firmaların döviz pozisyon oranının yüzde 10'una kadar döviz alabilmesine yönelik esneklik sağlandı. Bu sayede firmaların ihtiyaçları doğrultusunda döviz işlemi gerçekleştirebilmeleri mümkün hale getirildi.

Ayrıca net ihracatçı uygulaması yerine "ihracatçı skoru"nun devreye alınması, KOBİ'lere yönelik kredi kullanım limitleri artırılması, ilave döviz bozdurma zorunluğu kaldırılması gibi düzenlemelerle de ihracatçıların lehine önemli adımlar atıldı. Finansman süreçleri daha erişilebilir ve esnek hale getirildi.

YÜZDE 3 DÖVİZ DÖNÜŞÜM DESTEĞİNİN SÜRESİ UZADI

Bunların yanında firmalara sağlanan yüzde 2'lik döviz dönüşüm desteğinin yüzde 3 olarak uygulanması kararlaştırılmış olup söz konusu uygulama 30 Nisan 2026'ya kadar uzatıldı.

Geçmiş yıllarda yüzde 80 seviyelerinde uygulanan ihracat bedellerinin Merkez Bankası'na satış yükümlülüğü kademeli olarak indirilmiş olup söz konusu oranın 30 Nisan 2026'ya kadar yüzde 35 olarak uygulanması kararlaştırıldı.

Bunlara ek olarak, yüzde 25 olan kurumlar vergisi oranı; ihracat yapan kurumların münhasıran ihracattan elde ettikleri kazançlarına yüzde 20 olarak uygulanmakta olup, yapılan düzenlemeler ile bahse konu 5 puanlık indirimden, ihracatını aracı ihracatçılar üzerinden gerçekleştiren imalatçı ihracatçı firmaların da yararlandırılması sağlanarak anılan uygulamanın kapsamı genişletildi.

İlaveten, hizmetler ihracatçısı şirketlerin yabancılara sundukları hizmetlerden elde ettikleri kazançlarını Türkiye'ye getirmeleri durumunda, söz konusu kazançların yüzde 80'inin vergi matrahından indirilmesi mümkün hale getirildi.

Türkiye'de yerleşik kişilerin kendi aralarında akdedecekleri taşıt satış sözleşmeleri dışında kalan menkul satış sözleşmelerinde ödeme yükümlülüklerinin döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak yerine getirilmesi mümkün kılındı.

FİNANSMANA ERİŞİM EN ÖNEMLİ KONU

Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, "Tüm bu çabalardan da anlaşılacağı üzere finansmana erişim Bakanlığımız için en öncelikli gündem maddelerinin başında geliyor. Finansman konusu tüm yönleriyle hassasiyetle takip ediliyor ve ihracatçılarımızın finansmana erişimde yaşadığı sorunlara hızlı ve etkin çözümler üretilmesi için yoğun çalışmalar yürütülüyor. 2026 yılında Bakanlığımız; Türk Eximbank, İGE A.Ş ve Türk Ticaret Bankası aracılığıyla ihracatçılarımızın finansman ihtiyaçlarına etkin ve sürdürülebilir çözümler sunmanın yanı sıra, Hazine ve Maliye Bakanlığı ve TCMB ile yakın koordinasyon içinde, finansmana erişimi kolaylaştıracak ve uygulama süreçlerini sadeleştirecek gerekli bürokratik düzenlemelerin hayata geçirilmesine yönelik önemli adımlar atmaya devam edecek" diye konuştu.

SKDM mali yükü, kademeli artacak

Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne (AB) ihracatını da yakından ilgilendiren SKDM yükümlülüklerine yönelik önümüzdeki süreci, Bakan Bolat şöyle anlattı:

AB'nin SKDM'si kapsamında, 1 Ekim 2023 itibarıyla çelik, alüminyum, çimento, gübre, hidrojen ve elektrik ürünlerinin AB pazarına girişinde gömülü emisyonların raporlanmasına yönelik yükümlülükler yürürlüğe girdi. 1 Ocak 2026'dan itibaren ise, bu ürünlere gömülü emisyon miktarına bağlı olarak mali yükümlülük uygulanacak. Uygulama dönemine ilişkin mevzuatlar Avrupa Komisyonu'nca 17 Aralık 2025'te yayımlandı.

Mali yükümlülükle beraber, yıllık demir-çelik, alüminyum, gübre ve çimento sektöründe toplamda 50 ton üzerinde ithalat yapan AB ithalatçıları, ithal ettikleri ürünlerin üretiminde ortaya çıkan gömülü emisyonlara karşılık gelen SKDM mali yükümlülüğü ile karşı karşıya kalacak.

SKDM sertifika yükümlülüğünden üçüncü ülkelerde ödenmiş karbon ücretleri mahsup edilebilecek ve AB ETS kapsamında AB tesislerine sağlanan ücretsiz tahsisatlar kapsamında bir uyarlama yapılacak. Bu kapsamda SKDM mali yükü; AB'deki ücretsiz tahsisatların kaldırılması oranında kademeli olarak artış gösterecek ve 2034 yılı itibarıyla ücretsiz tahsisatların sıfırlanması sonrasında tam olarak devreye girecek.

BEYANNAMELER 30 EYLÜL 2027'DE SUNULACAK

Geçiş döneminde yapılan çeyrek dönemlik raporlamalar yerine, uygulama döneminde yıllık SKDM beyannameleri sunulacak. Beyanname ile ithal edilen malların tonajı, toplam emisyon değeri, emisyonlara karşılık gelen SKDM sertifikaları ve emisyonlara ilişkin doğrulama raporları SKDM Kayıt Sistemi'ne aktarılacak.

AB ithalatçısı tarafından SKDM Beyannameleri ve SKDM sertifikaları her yıl, bir önceki yıl gerçekleşen ithalat için, 30 Eylül'e kadar sunulacak. Bu durumda 2026 yılında yapılan ithalat için beyannamelerin sunulma ve SKDM sertifikalarının teslim edilme tarihi 30 Eylül 2027 olacak.

SERTİFİKA SATIŞLARI 2027 ŞUBAT'TA BAŞLAYACAK

SKDM yükümlüsü, AB'de yerleşik ithalatçının kendisi veya dolaylı gümrük temsilcisi olup sistem içerisindeki idari ve mali yük, yetkilendirilmiş SKDM yükümlüsünün üzerinde olacak. SKDM sertifikaları AB üyesi ülkelerin yetkili otoriteleri tarafından satışa sunulacak ve AB'de yerleşik SKDM ürünü ithalatçısı/veya onun yetkilendirilmiş temsilcisi, SKDM Kayıt Portalı'na kayıt yaptırmış ve SKDM kapsamında lisanslanmış ithalatçı tarafından satın alınacak. 2026 yılı için sertifika satışları 2027 Şubat ayında başlayacak.

"Ulusal Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması kurulacak"

Ticaret Bakanlığı'nın koordinasyonunda yürütülen Yeşil Mutabakat Eylem Planı kapsamında, SKDM sektörlerinde AB'ye ihracatta rekabetçiliğin ve küresel değer zincirlerindeki konumunun korunmasına yönelik çalışmalar sürdürülüyor. Ayrıca, SKDM'nin Türkiye'nin Gümrük Birliği'nden kaynaklanan haklarına olumsuz yansımalarının önlenmesi amacıyla Avrupa Komisyonu ile gerek teknik düzeyde gerekse üst düzeyde temaslar devam ediyor. Bakan Bolat'ın açıklamalarına göre, son olarak, SKDM mevzuatı ve söz konusu mekanizmanın uygulama sürecine yönelik düzenli teknik istişarelerin ve iş birliğinin sürdürülmesi amacıyla Ticaret Bakanlığı ile Avrupa Komisyonu arasında SKDM Çalışma Grubu kuruldu; Çalışma Grubu'nun ilk toplantısı 28 Kasım 2025'te gerçekleştirildi.

Bu süreçte, SKDM kapsamında Türkiye'nin endişeleri ve çekincelerinin muhataplara aktarıldığını söyleyen Bakan Bolat, "Özellikle ülkemiz ihracatçı sektörleri için öncelik arz eden hususlardan biri olan doğrulayıcıların akreditasyonunun TÜRKAK tarafından gerçekleştirilebilmesi, gerçekleşen emisyon değerlerinin hesaplanmasında özel sektörün yenilenebilir enerji yatırımlarını kolaylaştırıcı rolü olan lisanssız enerji üretimi ve blok-zincir temelli coğrafi kaynak doğrulama sistemi (YEK-G) gibi ülkemize özgü uygulamaların da dikkate alınması hususları ile SKDM kapsamındaki haksız rekabet unsurları gündeme getirildi.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinasyonunda Türkiye'de karbon fiyatlandırma uygulamalarının hayata geçirilmesi yönünde önemli adımlar atıldı. Bu doğrultuda ulusal Emisyon Ticaret Sistemi (ETS) kurulmasını öngören İklim Kanunu yürürlüğe girdi. AB metodolojisiyle uyumlu bir ETS'nin tesis edilmesi ve buradan elde edilecek gelirlerin sanayinin yeşil dönüşümü, temiz enerjiye geçiş, emisyon azaltımı, uyum ve adil geçiş önlemlerine yönlendirilmesi, SKDM'nin olumsuz etkilerinin bertaraf edilmesi açısından önem arz ediyor.

Ayrıca ETS'nin hayata geçirilmesini müteakip, ithal edilen malların gömülü sera gazı emisyonlarının ele alınmasına yönelik olarak Bakanlığımızca ulusal bir Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması tesisi öngörülüyor. Bu arada Ticaret Bakanlığı'nca, SKDM uyum yükümlülükleri konusunda ihracatçılara yönelik gerçekleştirilen bilgilendirme faaliyetlerine uygulama döneminde de devam edilecek" dedi.

Özel sektöre yönelik "yeşil destekler" tek noktada

Ticaret Bakanlığı'nca koordine edilen Yeşil Mutabakat Eylem Planı kapsamında yeşil dönüşüme ilişkin politikaların eşgüdümü, ilgili kurumlar ve özel sektörün katkılarıyla gerçekleştiriliyor. "Yeşil Finansman" ise önemli bir eylem maddesi olarak ele alınıyor. Özel sektörün ulusal finansman imkanlarına erişimini kolaylaştırmak amacıyla "Yeşil Dönüşüme Yönelik Hedeflere Erişimde Kullanılabilecek Finansman İmkanları" Belgesi ilgili kurumların katkısıyla hazırlanmış olup, Ticaret Bakanlığı'nın koordinasyonu ile düzenli olarak güncelleniyor ve Bakanlığın internet sitesinde yayımlanıyor.

Öte yandan, yeşil finansman imkanlarına erişim konusu, ikili ülkelerle gerçekleştirilen üst düzey temaslarda gündeme getiriliyor, yeşil ve dijital dönüşüme yönelik diğer ülkelerle ortak projeler geliştirilmesi hususu önemseniyor.

2021 yılında yayımlanmış olan Yeşil Mutabakat Eylem Planı AB'deki mevzuat gelişmeleri ve ülke öncelikleri dikkate alınarak güncellenmekte olup, Eylem Planı kapsamında tüm ilgili kurumlar ve özel sektörün katılımıyla SKDM'nin etkilerinin azaltılmasına yönelik çalışmalar sürdürülecek.

SKDM kapsam genişlemesinin 1 Ocak 2028 itibarıyla yürürlüğe girmesi bekleniyor

Avrupa Komisyonu tarafından SKDM'nin kapsamının genişletilmesine yönelik çalışmalar devam ediyor. Ticaret Bakanı Ömer Bolat'ın verdiği bilgiye göre, 17 Aralık 2025'te yayımlanan SKDM Tüzüğü'nün revizyonuna ilişkin taslak kapsamında Komisyon, SKDM kapsamını makine ve ev aletleri gibi çelik ve alüminyum yoğunluğu yüksek 180 adet aşağı yönlü ürünü içerecek şekilde genişletmeyi planlıyor. Söz konusu ürün listesi arasında buzdolabı, çamaşır makinası gibi beyaz eşya ürünleri, motor, vites, süspansiyon gibi otomotiv parçaları, demir-çelik ve alüminyum girdi kullanıcı pek çok ürün grubu yer alıyor. Mevzuatın 2026 yılı sonunda yasalaşması, söz konusu kapsam genişlemesinin 1 Ocak 2028'den itibaren yürürlüğe girmesi bekleniyor.

Ayrıca, 17 Aralık 2025'te yayımlanan SKDM'nin gözden geçirilmesi raporunda yer aldığı üzere, elektrik kaynaklı dolaylı emisyonların çimento ve gübreye ek olarak demir çelik ve alüminyum sektörlerine genişletilmesi, SKDM sektör kapsamının kimyasallar ve polimerler gibi diğer ETS sektörlerine genişletilmesi, SKDM ürünlerinin taşınmasının da kapsama dahil edilmesi gibi hususların değerlendirilmesi ve 2027 yılında bir mevzuat önerisi yayımlanması öngörülüyor.

"Ormansızlaşmanın Önlenmesi Tüzüğü'ne" uyum

Ormansızlaşmaya ve orman bozulumundan en çok sorumlu olan sektörlerde AB pazarına giriş koşullarını belirleyen Ormansızlaşmanın Önlenmesi Tüzüğü (EUDR) 9 Haziran 2023'te yürürlüğe girdi. Ancak, mevzuatın uygulanma sürecinde ortaya çıkabilecek olası güçlükler dikkate alınarak, başlangıçta 30 Aralık 2024 olarak belirlenen uygulama takvimi ertelenerek, büyük ölçekli işletmeler için 30 Aralık 2026; küçük ve mikro işletmeler için ise 30 Haziran 2027 olarak belirlendi.

Bakan Bolat'ın açıklamalarına göre, mevzuat kapsamında soya, sığır eti, palm yağı, ahşap/ağaç ürünleri, kakao, kauçuk, kahve ve bunlardan elde edilen belirli ürünleri üretimde girdi olarak kullanan çikolata, mobilya, lastik, deri gibi ürünlerin AB pazarına girişi veya AB'den ihraç edilmesi aşamasında ormansızlaşmaya ve orman bozulumuna (ağaç ürünleri için geçerli) yol açmadığına ve insan ve işçi hakları, yolsuzlukla mücadele gibi ulusal mevzuat hükümlerine uygun üretildiğine yönelik özen yükümlülüğü beyanı zorunlu hale getirildi.

Mevzuata göre özen yükümlüğü beyanı, ürünü AB pazarına doğrudan arz eden (ithalat dahil) veya AB'den ihracatını gerçekleştiren operatör veya KOBİ olmayan tacirlere ait. Bu çerçevede, ülke ihracatçıları tarafından özen yükümlülüğü beyanı verilmeyecek olup, ihraç edilen ürünü AB pazarına arz eden ithalatçıya/operatöre özen yükümlülüğü beyanına esas teşkil edecek bilgilerin verilmesi gerekecek.

Ticaret Bakanlığı'nca, EUDR mevzuatı kapsamı ürünlerde Türkiye üretimi ve ihracat potansiyeli dikkate alınarak, ihracatçıların yükümlülüklerine ve mevzuat uygulama takvimine ilişkin farkındalık oluşturma amacıyla kamu kurumları ve özel sektöre yönelik bilgilendirme faaliyetleri gerçekleştiriliyor. Ayrıca, mevzuatın uygulanma sürecinde ortaya çıkabilecek hususlarla ilişkin olarak Avrupa Komisyonu nezdinde çeşitli platformlarda temaslar yürütülüyor.

Türk Eximbank, alıcı kredilerinin kapsamını genişletti

Türk Eximbank, ihracatçılara yönelik olarak sunduğu alıcı kredilerinin kapsamını dış ticaret ürünleri ve iskonto programlarını da ekleyerek genişletti. Rekabetçi finansman imkanlarını uygulamaya alırken, ülke ve banka ağını da büyüttü. İhracatçılara yönelik bu kararları önceki hafta gerçekleştirilen Türk Eximbank'ın Alıcı Kredileri Programı Tanıtım toplantısında Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat anlattı. Bolat, "Alıcı kredilerinde; Türk Eximbank'ın uyguladığı faiz oranı ile OECD'nin belirlemiş olduğu referans faiz oranı (CIRR) arasındaki farkın Ticaret Bakanlığı tarafından desteklenmesini öngörüyoruz" ifadelerini kullandı.

Yeni düzenleme ile akreditif iskontosu gibi dış ticaret ürünlerinin de kapsama alındığını belirten Bakan Bolat, "Yeni model ile yurt dışında üstlenilen müteahhitlik projeleri kapsamında ihraç edilen yatırım mallarına da alıcı kredisi finansman maliyeti desteği sağlanacak. Böylelikle yabancı alıcıya sunulan finansman imkanları uluslararası standartlarda ve rekabetçi maliyetle sağlanabilecek. İhracatçılarımız ise peşin tahsilat imkanına kavuşacak" diye konuştu.

Türk Eximbank İhracat Kredi Sigortası Tazmin Desteği ile ihracatçıların ticari ve politik risklerini güvence altına alan alacak sigortalarını özellikle riskli pazarlarda güçlendirmeyi hedeflediklerini söyleyen Bolat, "İlaveten, alıcı kredisi destek sistemimizin etkin ve sürdürülebilir yapıda kullanılabilmesi, özellikle riskli pazarlarda sunulabilmesi amacıyla Alıcı Kredisi Tazmin Desteği de sağlamaya başladık. Bu destekler ile ihracatımızın sadece ürünle değil finansman imkanı ile de rekabetçi olmasını temin ediyoruz. Ayrıca, söz konusu destek mekanizmasına konu olacak yatırım mallarının da kapsamını genişleterek desteklediğimiz yatırım malı sayısını (GTIP bazında) 821'e çıkardık. Alıcı kredileri destek mekanizmamızı, toplam mal ihracatımızın yüzde 26.8'ini kapsar hale getirdik. Bununla birlikte, yurt dışındaki muhabir bankalara limit tahsis çalışmalarımızı hızlandırdık ve 94 ülkede 1 milyar doların üzerinde alıcı kredisi limitini kullanılabilir hale getirdik. Bu limitin kısa süre içerisinde daha fazla ülkede daha yüksek tutarlarda tahsisi konusunda da çalışmalarımız kesintisiz olarak devam ediyor" dedi.

Alıcı kredilerine yönelik sistem altyapısı yatırımları hızlandırıldı

Ticaret Bakanlığı iş birliğiyle yatırım malı ihracatçılarına yönelik alıcı kredileri tanıtım toplantıları ve geniş katılımlı bilgilendirme programları düzenlenecek. Ticaret Bakanı Bolat, Türk Eximbank'ın Alıcı Kredileri Programı tanıtım toplantısında yaptığı konuşmada şunları söyledi:

"Bakanlığımız, Türk Eximbank ve ihracatçı firmaların katılımıyla hedef ülkelere yönelik sektörel ticaret heyetleri düzenleyecek. Ticaret Müşavirliklerimizin networkleri kullanılarak yerel yatırım malı ithalatçılarına yönelik tanıtım faaliyetleri yürütülecek. Alt yapı ve insan kaynağının güçlendirilmesi amacıyla da destek programının etkin ve sürdürülebilir uygulanması için Destek Yönetim Sistemi (DYS) entegrasyonunu tamamladık. Türk Eximbank'ın alıcı kredileri ve akreditifli işlemlerine yönelik sistem alt yapısı ve insan kaynağı yatırımları da hızlandırıldı."

E-ihracatçının finansmana erişimi kolaylaştırılacak

İhracatın finansmanı ekosisteminin geliştirilmesi amacıyla yeni iş birliklerinin kurulması için çalışmalar da devam ediyor. Bu doğrultuda, 6-8 Kasım 2025 tarihlerinde ikincisini düzenlenen Ankara E-İhracat Zirvesi'nde, e-ihracatçıların finansmana erişimini kolaylaştırmak amacıyla Türk Eximbank tarafından Hazine ve Maliye Bakanlığı garantisiyle ve İGE kefaletiyle hazırlanan "E-İhracat Destek Paketi" kredi programına ilişkin bir iş birliği protokolü imzalandı.

BİZE ULAŞIN