Dijitalleşme, artan ekran kullanımı ve demografik dönüşüm optik sektörünü büyütüyor. Küresel optik pazarının büyüklüğü 2025 itibarı ile yaklaşık 210 milyar dolar seviyesindeyken, önümüzdeki beş yılda 320 milyar doların üstüne çıkması bekleniyor. Türkiye ise yüksek potansiyel hacmiyle Avrupa'nın en stratejik ilk 5 pazarından biri olarak öne çıkıyor. Optik sektöründe üstün teknolojisiyle global liderliğini sürdüren Hoya Türkiye ve yenilikçi görüş teknolojileriyle öne çıkan Seiko Optik Türkiye, güçlü üretim altyapıları ve yoğun Ar-Ge yatırımlarıyla sektör ortalamasının üzerinde büyüme sergiliyor. Türkiye'de 8.000 optik mağazanın çoğunda yer alan Hoya ve Seiko'nun 2030 hedefi pazar lideri olmak…
Japon mühendisliğinin hassasiyetini ve yüksek kalite standartlarını temel alan Hoya ve Seiko, farklı yaşam tarzlarına ve bireysel ihtiyaçlara özel geliştirdikleri geniş ürün gamıyla kullanıcıların görüş deneyimini ileri seviyeye taşıyor. Son beş yılda hem iş ortaklığı ağını hem de satış hacmini pazar ortalamasının üzerinde büyüten Hoya Türkiye ve Seiko Optik Türkiye, büyümeyi yalnızca finansal performans olarak değil; erişilebilirlik, marka bilinirliği ve teknoloji adaptasyonu ekseninde stratejik bir dönüşüm olarak ele alıyor. Türkiye'deki üretim altyapısıyla global operasyonlarını entegre eden Hoya ve Seiko; Avrupa'dan Uzak Doğu'ya, Orta Doğu'dan Afrika'ya uzanan geniş bir coğrafyada 100'den fazla ülkede hizmet veriyor.
Dijitalleşme talebi artırıyor, ürün geliştirme süreçlerini değiştiriyor
Son yıllarda göz sağlığına yönelik farkındalığın artması, dijital cihaz kullanımındaki artış, görme bozukluklarının yaygınlaşması, yaşlanan nüfus, uzaktan çalışma modelleri ve mobil yaşam alışkanlıklarının kalıcı hale gelmesi, optik sektöründe talep dinamiklerini yeniden şekillendirirken; üretimden ürün geliştirmeye kadar tüm değer zinciri, veri ve teknoloji odaklı bir dönüşüm sürecine giriyor. Artan yoğun ekran kullanımıyla birlikte görme bozukluklarının daha erken yaşlara inmesi, yüksek performanslı ve kişiselleştirilmiş optik çözümlere olan talebi hızlandırıyor. Aynı zamanda dijitalleşme, yalnızca talep tarafını değil; ürün geliştirme, üretim ve hizmet süreçlerini de dönüştürüyor. Veri odaklı tasarım yaklaşımları, kişiselleştirilmiş optik teknolojileri ve dijital göz sağlığı çözümleri sektörün inovasyon kapasitesini güçlendiriyor.
2050 yılına kadar dünya nüfusunun yarısı miyop olacak
Küresel optik pazarının büyüklüğü 2025 yılı itibarıyla yaklaşık 210 milyar dolar büyüklüğe ulaşırken, önümüzdeki beş yılda 320 milyar doların üstüne çıkması bekleniyor. Küresel ölçekte optik üretim hacmi, artan görme ihtiyacı ve kişiselleştirilmiş çözümlere yönelik talep doğrultusunda istikrarlı bir büyüme gösteriyor. 2050 yılına gelindiğinde dünya nüfusunun yaklaşık yarısının (5 milyar kişi) miyop olacağı öngörülüyor. Bu durum sektörde uzun vadeli talep artışının güçlü şekilde devam edeceğine işaret ediyor.
Sessiz pandemi miyopi hızla yayılıyor
Sessiz pandemi olarak adlandırılan miyopinin ortaya çıkmasında genetik faktörlerin yanı sıra, günümüz yaşam alışkanlıkları da önemli rol oynuyor. Uzun süreli ekran kullanımı, yoğun yakın mesafe aktiviteleri, dijital ekranların erken yaşta kullanılmaya başlaması ve açık havada geçirilen sürenin azalması, özellikle çocuklarda miyopiyi tetikleyen başlıca unsurlar arasında yer alıyor. Türkiye'de miyopi oranı kırsal bölgelerde yüzde 11 seviyesindeyken, şehirlerde bu oran iş ve sosyal yaşamın dijital üzerinden yoğunlaşması ile en az iki kata kadar yükseliyor. Bugüne kadar yaygın olarak kullanılan tek odaklı gözlük camları net görüş sağlasa da miyopinin ilerlemesini yavaşlatmaya katkı sunmuyor. Bu noktada HOYA, çocuklarda miyopi yönetimine yönelik geliştirdiği devrim niteliğindeki MiYOSMART gözlük camları ile yenilikçi bir çözüm sunuyor. D.I.M.S. (Defocus Incorporated Multiple Segments) teknolojisine sahip MiYOSMART, miyopinin ilerleme hızını güvenli ve etkili bir şekilde yavaşlatmak üzere tasarlandı. Klinik çalışmalarla desteklenen MiYOSMART, miyopi ilerlemesini yüzde 60 oranında yavaşlatma potansiyeliyle öne çıkıyor. Uzun dönemli araştırmalar, bu gözlük camlarını kullanan çocuklarda miyopi ilerlemesinin yıllar içinde daha düşük seviyelerde seyrettiğini ortaya koyuyor. Altı yıllık takip çalışmalarında ise MiYOSMART kullanan çocuklarda miyopi ilerlemesinin ortalama -1.00D'nin altında kaldığı ve kullanım sonrasında geri artış (rebound) gözlenmediği belirtiliyor.
Türkiye optik pazarı büyüyor ve dönüşüyor
Türkiye optik pazarı yaklaşık 1 milyar dolar büyüklüğe ulaşırken; son beş yılda 6.000 seviyesinden 8.000'e yaklaşan optik mağaza sayısı, sektörün büyüme potansiyelini ve yatırım cazibesini açık şekilde ortaya koyuyor. Gelecek 5 yılda pazarın 1,5 milyar dolar seviyesine ulaşması öngörülüyor. Avrupa ile Orta Doğu arasında köprü niteliği taşıyan coğrafi konumu, genç ve dinamik nüfusu, gelişen perakende yapısı ve artan tüketici bilinci Türkiye'yi stratejik bir pazar haline getirirken; aynı zamanda yeni ürünlerin hızla benimsendiği öncü ülkeler arasında konumlandırıyor.
Tüketici davranışlarında yaşanan dönüşümle birlikte son kullanıcılar artık yalnızca fiyat odaklı değil; kalite, teknoloji ve uzun vadeli görme konforunu da karar süreçlerine dahil ediyor. Bu eğilim, yüksek katma değerli ve kişiselleştirilmiş optik çözümlere olan talebi hızla artırıyor. Pazardaki bu gelişmeler doğrultusunda Türkiye, Hoya ve Seiko için Avrupa'daki en önemli ilk 5 pazar arasında yer alıyor ve stratejik açıdan kilit ülkelerden biri olarak konumlanıyor. Türkiye'de üretim merkezi bulunan Hoya Türkiye, özellikle Orta Doğu başta olmak üzere yakın coğrafyada Türkiye'yi bir üretim ve dağıtım üssü haline getirmeyi hedefliyor.
Kader Yıldırım: "Sektör sürdürülebilir ve ölçeklenebilir büyüme sürecine girdi"
Sürekli gelişimi odağına alan Hoya Türkiye ve Seiko Optik Türkiye, ileri teknoloji çözümleriyle bugünün ve geleceğin görme ihtiyaçlarına yanıt vermeyi hedefliyor. Hoya Türkiye ve Seiko Optik Türkiye Genel Müdürü Kader Yıldırım; optik sektörünün artan görme ihtiyacı, demografik değişim ve dijitalleşmenin etkisiyle güçlü bir büyüme potansiyeline sahip olduğunu belirterek; genişleyen pazar hacmi, artan tüketici bilinci ve kişiselleştirilmiş çözümlere olan talebin sektörün yatırım cazibesini her geçen gün artırdığını ifade etti. Yıldırım, "Üretim ve perakende tarafında yaşanan yapısal dönüşüm sektöre daha sürdürülebilir ve ölçeklenebilir bir büyüme alanı kazandırıyor. Globalden gelen güçlü Ar-Ge altyapımız, ileri teknolojiye dayalı ürün geliştirme yetkinliklerimiz, kaliteli ürünlerimiz ve inovasyonla sektörün büyüme ivmesine önemli katkı sağlıyoruz. Önümüzdeki dönemde bu güçlü dinamikleri en iyi şekilde değerlendirerek Türkiye'deki konumumuzu daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz. Hedefimiz 2030 yılında pazar lideri konumuna ulaşmak. Aynı zamanda yalnızca ticari büyümeyi değil, sektöre yön veren bilgi ve inovasyon liderliğiyle öne çıkan bir organizasyon yapısı oluşturmak istiyoruz. İş ortaklarımıza yalnızca ürün sunmakla kalmıyor; aynı zamanda eğitim, teknik bilgi ve pazarlama desteğiyle onların gelişimine katkı sağlıyoruz. Bu yaklaşımın en önemli yapı taşlarından biri ise eğitim. HOYA Learning Center (HLC) ve diğer dijital platformlarımız aracılığıyla optisyenlerin ürün bilgisi ve teknik yetkinliklerini sürekli geliştiriyoruz. Bu sayede son kullanıcıya daha doğru ve bilinçli yönlendirme yapılmasını sağlıyoruz. Aynı zamanda, kaliteli ve sürdürülebilir bir satış anlayışıyla tüketicinin neyi neden aldığını bilmesine ve göz sağlığını daha bilinçli şekilde yönetmesine katkı sunuyoruz." dedi.
Son yıllarda göz sağlığı farkındalığı artış gösterse de hala yetersiz seviyede
Türkiye'de tüketiciler giderek daha bilinçli ve kalite odaklı bir yaklaşım benimsiyor. Ancak göz sağlığı farkındalığı halen istenilen seviyede değil. Avrupa'da gözlük yenileme süresi ortalama 2 yıl seviyesindeyken, Türkiye'de bu sürenin daha uzun olması düzenli kontrol alışkanlığının yeterince yaygınlaşmadığını gösteriyor. Birçok kişi görme kaybının farkına varmadan günlük yaşamına devam ediyor. Ancak çocukluk döneminde yapılan erken kontroller görme problemlerinin azaltılması ya da durdurulması noktasında büyük önem taşıyor. Göz sağlığının psikolojik durum, bedensel sağlık, başarı ve öğrenme gibi birçok farklı alanı etkilediğini vurgulayan Kader Yıldırım, "Yaşam konforunu ve genel sağlığı doğrudan belirleyen görme bozuklukları yaşamın her alanında etkisini gösterirken, günlük hayatta çeşitli riskleri de beraberinde getiriyor. Örneğin, trafik kazalarının yaklaşık yüzde 60'ı ve bireysel kazaların önemli bir bölümü görme bozuklukları ile bağlantılı. Son yıllarda gözlük kullanma oranı ve göz sağlığı bilinci artsa da Avrupa ortalamasının oldukça gerisindeyiz. Göz sağlığının önemine dikkat çekmek amacıyla Türkiye genelinde birçok projeyi hayata geçirerek hem toplumsal farkındalığı artırmayı hem de göz sağlığı bilincini güçlendirmeyi hedefliyoruz." dedi.
Premium segmentte güçlenme ve liderlik hedefi
Hoya Türkiye ve Seiko Optik Türkiye, önümüzdeki 5 yıllık perspektifte Türkiye'deki konumunu yalnızca pazar payı açısından değil; marka gücü, teknoloji odağı ve tüketici güveni açısından da daha üst seviyeye taşımayı hedefliyor. Kaliteye ve ileri teknolojiye olan ilginin giderek arttığı Türkiye pazarı, dinamik yapısı ve gelişim potansiyeliyle önemli fırsatlar sunarken; Japon teknolojisine duyulan güven ve artan marka bilinirliği bu büyüme yolculuğunda önemli bir avantaj sağlıyor. Bu doğrultuda iki şirket, yalnızca satış hacmini artırmayı değil; daha fazla tüketicinin yüksek kaliteli ve markalı ürünlere yöneldiği bir pazar yapısının gelişimine katkı sunmayı da öncelikleri arasında konumlandırıyor.
Optik sektörü kişiselleştirilmiş çözümlerle yeniden şekilleniyor
Optik sektöründe önümüzdeki dönemde en belirleyici trendin, kişiselleştirilmiş ve yaşam tarzına uyum sağlayan teknolojiler olması bekleniyor. Sektör, "tek tip ürün" yaklaşımından uzaklaşarak tamamen bireysel ihtiyaçlara göre şekillenen çözümlere yönelirken; Hoya Türkiye ve Seiko Optik Türkiye, yenilikçi teknolojileri ve kullanıcı odaklı ürün geliştirme yaklaşımıyla bu dönüşümde öncü rol üstlenmeyi sürdürüyor.Formun Üstü