Moderatörlüğünü Daily Sabah Ekonomi Editörü Amina Ali üstlendiği "Değişen Küresel Dengelerde Enerji Güvenliği: Bağlantısallık ve İş Birliği" başlıklı panelin konuşmacıları T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Azerbaycan Enerji Bakanı Parviz Shahbazov, Gürcistan Ekonomi ve Sürdürülebilir Kalkınma Bakanı Mariam Kvrivishvili, Libya Petrol ve Gaz Bakanı Khalifa Rajab Abdulsadiq, Moldova Enerji Bakanı Dorin Junghietu, Nijerya Değerli Mineraller Geliştirme Bakanı Oladele Henry Alake, Sudan Enerji ve Petrol Bakanı Moatasem İbrahim Ahmed ve Somali Petrol ve Maden Kaynakları Bakanı Dahir Shire Mohamed katıldı.
Panelde enerji arz güvenliği, küresel krizlerin enerji piyasalarına etkisi, yenilenebilir enerji yatırımları, nükleer enerji, doğal gaz koridorları, kritik mineraller ve uluslararası iş birlikleri masaya yatırıldı. Panel boyunca öne çıkan ortak mesaj enerji güvenliğinin artık yalnızca enerji sektörüyle sınırlı olmadığı jeopolitik istikrar, bölgesel iş birliği, kritik mineraller, teknoloji ve barış politikalarıyla doğrudan bağlantılı hale geldiği oldu. İstanbul'da verilen mesaj ise netti: Enerjinin geleceği, rekabetten çok iş birliğiyle şekillenecek.
Hürmüz krizi'ne çözüm: Irak-Türkiye Boru Hattını Basra'ya uzatmak
Panelde ilk sözü alan Bakan Alparslan Bayraktar, dünyanın son yıllarda pandemi, tedarik zinciri kırılmaları, Rusya-Ukrayna savaşı, Ortadoğu'daki çatışmalar ve enerji krizleriyle sarsıldığını belirterek, "Artık belirsizlik çağında yaşıyoruz. Enerji güvenliği her geçen gün daha zor hale geliyor" dedi.
Türkiye'nin enerji talebinin son 20-25 yılda üç kat arttığını vurgulayan Bayraktar, önümüzdeki 30 yılda talebin yeniden üç kat artmasının beklendiğini söyledi. Yapay zeka destekli veri merkezleri, elektrikli araçlar ve elektrifikasyonun enerji tüketimini daha da artıracağını ifade eden Bayraktar, Türkiye'nin enerji stratejisinin dört temel ayağa dayandığını kaydetti: Yenilenebilir enerji, enerji verimliliği, petrol ve doğal gaz yatırımları ile nükleer enerji.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın COP29'da açıkladığı 2035 hedeflerini hatırlatan Bayraktar, Türkiye'nin güneş ve rüzgar enerjisinde 120 GW kurulu güce ulaşmayı hedeflediğini belirtti. Türkiye'nin Karadeniz'deki Sakarya Gaz Sahası'nda üretime başladığını ifade eden Bayraktar, Türk Petrol şirketinin Somali başta olmak üzere Libya ve Pakistan gibi ülkelerde de aktif rol üstlendiğini söyledi.
Nükleer enerjinin enerji güvenliği açısından kritik önem taşıdığına dikkat çeken Bayraktar, Akkuyu'nun ardından Sinop ve Trakya projeleriyle Türkiye'nin nükleer kapasitesini artıracağını, küçük modüler reaktörler konusunda da önemli çalışmalar yürüttüğünü belirtti. "Yeni bir enerji çağında olduğumuza inanıyoruz. Nükleer olmadan enerji güvenliğini sağlayamayız. İklim hedeflerimize de ulaşamayız" diyen Bakan Bayraktar sözlerine şöyle devam etti: "Bu nedenle hedefimiz yüzyıl ortasına kadar en az 20 GW nükleer enerji kapasitesine ulaşmak. Ayrıca küçük modüler reaktörler çağındayız. Türkiye bu yeni teknolojide önemli bir oyuncu olmak istiyor. Ar-Ge'ye yatırım yapıyoruz, yerli olarak bu teknolojiye yatırım yapıyoruz ve umuyoruz ki en az 5 GW'lik küçük modüler reaktör kapasitesine ulaşacağız."
Bakan Bayraktar, tüm bu hedefleri Türkiye'nin tek başına gerçekleştiremeyeceğini vurgulayarak "Buradaki kilit nokta daha geniş iş birliği. Bağlantısallık, enterkoneksiyon, komşu piyasalar… Bunlar kritik önemde. Şu anda daha fazla iş birliğine her zamankinden daha çok ihtiyaç olduğunu düşünüyorum" dedi.
"Öncelikle şu gerçeği kabul etmeliyiz: Belirsizlik çağında yaşıyoruz. Bu artık yeni normal. Buna nasıl cevap vereceğiz?" diyen Bayraktar, çözümün daha fazla çeşitlilik ve daha fazla enterkonneksiyon olduğuna vurgu yaparak mevcut altyapının tam kapasite kullanılması gerektiğine işaret etti: "Bakü-Tiflis-Ceyhan hattında hala günlük 400 bin varillik boş kapasite var. TANAP'ta yaklaşık yüzde 40-45 boş kapasite mevcut. İkinci olarak yeni altyapılar inşa etmeliyiz. Türkmen gazını Trans-Hazar hattıyla Azerbaycan ve Türkiye üzerinden Avrupa'ya taşımalıyız. Irak-Türkiye boru hattını Basra'ya kadar uzatmayı öneriyoruz. Hürmüz Boğazı'nda bir sorun yaşanırsa Irak petrolü için alternatif bir güzergâh gerekir. Suudi Arabistan ile Ürdün ve Suriye üzerinden Türkiye'ye uzanan büyük bir enterkoneksiyon üzerinde çalışıyoruz. Ayrıca Azerbaycan, Gürcistan ve Bulgaristan ile yeşil enerji bağlantıları üzerinde işbirliği yürütüyoruz. Türkiye enerjiye barışın, refahın ve istikrarın aracı olarak bakıyor ve bu hedefe tam anlamıyla bağlıyız" dedi.
Bakan Shahbazov: "Yeni enerji koridorları belirleyici olacak"
Panelde ikinci sözü alan Azerbaycan Enerji Bakanı Parviz Shahbazov ise 20. yüzyılda enerjinin gücü üretim kapasitesiyle ölçüldüğünü hatırlatarak "Ancak 21. yüzyılda enerji gücü hala üretimle ölçülüyor olsa da artık yalnızca bu yeterli değil. Tedarik güvenliği, enerji bağlantısallığı ve güvenilir ortaklık da belirleyici unsurlar haline geldi. Özellikle Ortadoğu'daki enerji arz sorunları, Avrupa'daki gelişmeler, Ukrayna'daki enerji altyapısının tahrip edilmesi gibi olayların yaşandığı böylesine çalkantılı bir dönemde bu üç unsur çok kritik" dedi.
Türkiye ile Azerbaycan arasındaki enerji iş birliğinin stratejik seviyeye ulaştığını ifade eden Shahbazov, Bakü-Tiflis-Ceyhan Petrol Boru Hattı ve Güney Gaz Koridoru'nun bölgenin enerji mimarisini değiştiren projeler olduğunu kaydetti.
Azerbaycan, Gürcistan, Türkiye ve Bulgaristan arasında planlanan elektrik enterkonneksiyon projelerine değinen Shahbazov, Zengezur Koridoru üzerinden geçecek başka projelerin de gündemde olduğunu söyledi. Azerbaycan Bakanı, "Doğuya baktığımızda ise Azerbaycan, Kazakistan ve Özbekistan arasında yeni bir ortak girişim kurduk. Bu girişim Çin'i Avrupa'ya Türkiye, Azerbaycan ve Orta Asya üzerinden bağlayacak yeni enterkoneksiyon projeleri için tasarlandı. Tüm bunlar gösteriyor ki e-mobilite, elektrifikasyon, veri merkezleri ve yapay zeka gibi gelişmeler küresel ekonominin enerji ihtiyacını daha da artıracak. Artık mesele yalnızca en ucuz enerjiyi satın almak değil. Öncelikle bu enerjinin erişilebilir ve güvenli şekilde mevcut olması gerekiyor. Elbette erişilebilir fiyatlar önemli ancak enerji güvenliği artık çok daha kritik. Bu nedenle daha fazla uluslararası iş birliğine, daha fazla ortaklığa ve inovasyon ile teknolojiler konusunda birlikte çalışmaya ihtiyacımız var "dedi.
Bakan Kvrivishvili: Enerji güvenliği bölgesel iş birliğiyle mümkün
Gürcistan Ekonomi ve Sürdürülebilir Kalkınma Bakanı Mariam Kvrivishvili, Gürcistan'ın enerji sektörünü ekonomik büyümenin temel motorlarından biri olarak gördüğünü söyledi. 2021-2025 döneminde Gürcistan ekonomisinin ortalama yüzde 9,3 büyüdüğünü belirten Kvrivishvili, enerji sektörünün bu büyümeye önemli katkı sunduğunu ifade etti. Gürcistan'ın önceliğinin elektrik üretiminde kendine yeterli hale gelmek olduğunu vurgulayan Kvrivishvili, "Bizim önemli doğal gaz kaynaklarımız yok. Ancak yeşil enerji kaynakları açısından oldukça zenginiz. Bu nedenle özel sektörle birlikte önümüzdeki 10 yıl içinde yeşil enerjideki kurulu gücümüzü 11,5 bin megavata çıkarmayı hedefliyoruz. Ayrıca önümüzdeki yıllarda enerji altyapımızı modernize etmek için 1 milyar dolardan fazla yatırım yapacağız. Daha fazla yerli üretim, daha güçlü enterkoneksiyonlar ve daha fazla ihracat-ithalat kapasitesi için çalışıyoruz" dedi. Türkiye ve Azerbaycan ile uzun yıllardır güçlü enerji ortaklığı yürüttüklerini belirten Kvrivishvili, enerji güvenliğinin artık yalnızca altyapı değil barış, iş birliği ve bölgesel dayanışma anlamına geldiğini ifade etti.
Libya Bakanı Abdulsadiq: "20 milyar dolar yatırım yapacağız"
Panelde bir konuşma yapan Libya Petrol ve Gaz Bakanı Khalifa Rajab Abdulsadiq Libya'nın son 16-17 yılın ardından yeniden büyük ölçekli petrol ve gaz ihale süreci başlattığını açıkladı. Bakan Abdulsadiq, "Geçen yıl kamu ihale turumuzu açıkladık ve bunu başarıyla tamamladık. Son 16-17 yıldır böyle bir ihale yapılmamıştı. Bu da Libya'nın yeniden istikrara kavuştuğunu gösteriyor. 21'den fazla offshore ve onshore blok açtık ve dünyanın büyük petrol şirketlerinden yoğun ilgi gördük. Şimdilik bunlardan beşini tahsis ettik ancak diğer bloklara yönelik ilgi sürüyor. Türkiye, Türk Petrolleri aracılığıyla biri offshore biri onshore olmak üzere iki sahada yer aldı. Gelecek yıl yeni bir ihale turu planlıyoruz" diye konuştu.
Bakan Abdulsadiq, önümüzdeki 20 yılda yaklaşık 20 milyar dolarlık yatırım planladıklarını aktararak bu yatırımlarla şu anda günlük yaklaşık 1,4 milyon varil olan petrol üretimlerini yıl sonunda 1,5 milyona, sonraki üç yılda ise 2 milyon varile çıkarmayı hedeflediklerini belirtti. Libya'nın doğal gaz alanında da büyük potansiyele sahip olduğunu belirten Abdulsadiq, "Green Stream boru hattının kapasitesinin halen tam kullanılmıyor. Kapasiteyi artırmak istiyoruz. Ayrıca Akdeniz'de yeni gaz sahaları geliştiriyoruz. Türkiye ile birlikte Avrupa'ya daha fazla gaz ulaştırmak için çalışıyoruz. Ayrıca Nijer ve Nijerya gibi Afrika ülkeleriyle bölgesel bağlantılar kurmak istiyoruz. Amacımız yalnızca bir tedarikçi olmak değil, aynı zamanda bir enerji koridoru olmak" diye konuştu.
Moldova Bakanı: "Mevcut koridorlar tam kapasite kullanılmalı"
Panelde söz alan Moldova Enerji Bakanı Dorin Junghietu, Moldova'nın enerji stratejisinin üç temel başlık üzerine kurulduğunu söyledi: "Yenilenebilir enerji, enterkonneksiyon projeleri ve enerji verimliliği."
Moldova'nın önemli doğal gaz rezervlerine sahip olmadığını belirten Junghietu, yenilenebilir enerji yatırımlarına hız verdiklerini ve kurulu yenilenebilir enerji kapasitesinin 1 GW'ye ulaştığını açıkladı. Romanya ve Ukrayna ile enerji bağlantılarının güçlendirilmesinin kritik önem taşıdığını belirten Junghietu, enerji verimliliğinin ekonomik açıdan büyük avantaj sağladığını söyledi. "En ucuz enerji, tüketilmeyen enerjidir" diyen Junghietu, kamu binalarında yapılan verimlilik yatırımları sayesinde enerji faturalarının yarı yarıya düştüğünü ifade etti.
Mevcut enerji koridorlarının maksimum düzeyde kullanılması gerektiğine vurgu yapan Moldova Enerji Bakanı Dorin Junghietu, "Yeni koridorlar büyük sermaye gerektiriyor. Bu kaynakların bir kısmı mevcut altyapının daha verimli kullanılmasıyla sağlanabilir. Güney Gaz Koridoru, Trans-Balkan hattı ve diğer mevcut sistemler daha etkin kullanılmalı" dedi.
Nijerya Bakanı Alake: "Enerji geleceğini kritik mineraller belirleyecek"
Panelde bir konuşma yapan Nijerya Değerli Mineraller Geliştirme Bakanı Oladele Henry Alake, küresel enerji dönüşümünde kritik minerallerin belirleyici rol oynayacağını söyledi. Bakan Alake, Nijerya açısından önceliğin çeşitlendirme olduğunu belirterek "Uzun yıllardır petrol ve gazla tanınıyoruz. Ancak dünya artık hidrokarbonlardan enerji dönüşümünü sağlayacak minerallere yönelmeli. Nijerya lityum, kobalt, nikel, kalay ve nadir elementler açısından çok zengin. Afrika dünya kobalt rezervlerinin yüzde 70'inden fazlasına sahip. Temiz enerji dönüşümünü sağlayacak mineraller bunlar. Dolaysıyla Afrika'nın geleceğin enerji güvenliğinde merkezi rol üstlenecek" diye konuştu.
Nijerya'nın yasa dışı madencilikle mücadele ettiğini belirten Alake, son dönemde 300'den fazla kaçak madencilik operasyonuna müdahale edildiğini ve çok sayıda kişinin yargılandığını açıkladı. Enerji güvenliği için bölgesel iş birliğinin zorunlu olduğunu söyleyen Alake, "Hiçbir ülke enerji güvenliğini tek başına sağlayamaz" dedi.
Sudan Bakanı: "Yeniden inşa sürecindeyiz"
Sudan Enerji ve Petrol Bakanı Moatasem Ibrahim Ahmed ise doğal kaynaklar, petrol, gaz, madencilik ve enerji altyapısını yeniden inşa etmeye çalıştıklarını anlatarak "Bir dönem günlük 500-600 bin varil petrol üretime ulaştık. Daha sonra Güney Sudan ayrıldı ve üretimi paylaşırken altyapı Sudan'da kaldı. Şu anda Güney Sudan'dan Kızıldeniz'e uzanan 1650 kilometrelik boru hattı üzerinden akış sürüyor. Ancak ülkedeki savaş nedeniyle altyapımız ciddi zarar gördü. Bazı sahalar isyancıların kontrolünde. Yine de üretken sahalarımız var ve bunları yeniden geliştirmek istiyoruz. Şu anda güvenli bölgelerde yatırım fırsatları sunuyoruz" dedi.
Eskiden günlük yaklaşık 140 bin varillik rafineri kapasiteleri olduğunu ama yok olduğunu aktaran Bakan Moatasem İbrahim Ahmed, "Altın üretiminde Afrika'da ilk beş ülke arasındayız ve yılda yaklaşık 72 ton üretiyoruz" dedi. Sudan'ın yeniden yapılanma sürecinde dost ülkelerle iş birliğine ihtiyaç duyduğunu belirten Ahmed, Türkiye'nin Sudan'a verdiği desteğe teşekkür etti.
Bakan Mohamed: "Enerjiye erişim en büyük sorunlardan"
Panelde son söz alan Somali Petrol ve Maden Kaynakları Bakanı Dahir Shire Mohamed, Somali'de enerji altyapısının büyük ölçüde özel şirketlerin kontrolünde olduğunu ve elektrik fiyatlarının Doğu Afrika'nın en yüksek seviyelerinde bulunduğunu söyledi. Somali'de bir kilovatsaat elektriğin 0,8 ila 1,2 dolar arasında değiştiğini belirten Mohamed, bunun sanayileşmenin önündeki en büyük engellerden biri olduğunu ifade etti. Türkiye ile enerji alanındaki iş birliğinin önemine dikkat çeken Mohamed, Somali açıklarında yürütülen sondaj çalışmalarının ülkenin enerji geleceği açısından kritik rol oynayacağını söyledi.