Elektrikli araç şarj istasyonu pazarı yatırımcı bekliyor

Türkiye’de elektrikli araç sayısı, son dört yılda 14 binden yaklaşık 412 bine çıktı. Bu müthiş artış, şarj istasyonu ihtiyacını da hızla büyüttü. İstasyon (soket) sayısı 3 bin 81’den 41 bin 938’e çıktı ancak bu henüz devede kulak. Önümüzdeki dönemde bu alanda ciddi yatırım potansiyeli var…
02.06.2026 13:35 GÜNCELLEME : 03.06.2026 00:01

İREM GÜL/ Elektrikli araç sayısı tüm dünyada artıyor. Özellikle Avrupa'da bu konuda ciddi bir dönüşüm var. Elbette Türkiye de bu alanda hızlı bir değişim yaşıyor. Bundan sadece birkaç yıl öncesine kadar Türkiye'de elektrikli araç görmek çok nadirken, bugün yollarda bu araçları sıkça görmeye alıştık.

Ulaşım sektöründeki bu büyük dönüşümün en kritik unsurlarından biri de şarj istasyonları. Özel sektör yatırımları ve yeni teknoloji girişimleriyle birlikte Türkiye genelinde elektrikli araç şarj istasyonlarının sayısı da hızla artıyor. Para Dergisi olarak biz de önceki yıllarda yaptığımız haber ve dosyalarla Türkiye'de elektrikli araç şarj altyapısının gelişimini yakından takip etmiştik. O yıllarda henüz başlangıç aşamasında olan şarj ağı, bugün çok daha geniş bir coğrafyaya yayılmış durumda. O dönemde (2022 yılında) 14 bin seviyelerinde olan toplam elektrikli araç sayısı, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Mart ayı verilerine göre, 411 bin 796'ya ulaşarak devasa bir sıçrama gerçekleştirdi. 2023 yılı Ağustos ayında 3 bin 81 olan şarj noktası (soketi) sayısı ise T.C. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun (EPDK) geçen mart ayı verilerine göre 41 bin 938'e ulaşmış durumda. Tüm bu veriler ışığında, elektrikli araç şarj istasyonlarının sadece bir ihtiyaç değil, girişimciler için Türkiye'nin en dinamik ve yüksek büyüme potansiyeline sahip yatırım alanlarından biri olarak öne çıktığını söylemek mümkün. Biz de Para Dergisi olarak bu haberimizde, Türkiye'de elektrikli araç şarj altyapısının geldiği noktayı ve sektördeki yeni yatırım fırsatlarını sizler için mercek altına aldık.

ÇOĞU ÇEVREYE DUYARLI VE HIZLI ŞARJ İSTASYONU

Türkiye'de ulaşım sektörü tarihi bir dönüşümden geçerken, yollardaki "sessiz devrim" teknolojik bir sıçrama ile derinleşiyor. Türkiye'deki elektrikli araç sayısı artarken, bu araçlara güç veren altyapı artık sadece "erişilebilirlik" değil, "hız ve sürdürülebilirlik" üzerinden şekilleniyor. Sektördeki asıl büyük hamle ise hızlı şarj (DC) tarafında yaşanıyor. Toplam 41 bin 938 soketin yaklaşık18 bin 38'i hızlı şarj (DC) noktalarından oluşsa da Mart 2026'da gerçekleşen toplam elektrik tüketiminin yüzde 80,45'i gibi devasa bir oranı bu hızlı şarj istasyonlarında gerçekleşti. Dönüşümün bir diğer ayağını ise "yeşil enerji" oluşturuyor. Elektrikli araçların çevresel faydasını tam anlamıyla sağlamak için güneş enerjisi (GES) ve hibrit çözümler artık bir seçenekten ziyade standart haline geliyor. Öyle ki, Türkiye'deki şarj istasyonlarındaki toplam tüketimin yüzde 59,31'i, enerjisinin tamamını yenilenebilir kaynaklardan sağladığını belgeleyen "Yeşil Şarj İstasyonları" üzerinden yapılıyor. Bazı sektör temsilcileri, istasyonların enerjisinin tamamını YEK-G sertifikalı yenilenebilir kaynaklardan sağladığını belirtirken, bazıları ise tamamen yüksek hızlı DC altyapıya odaklandıklarını belirtiyor. Bu yeni dönemde kullanıcılar için en büyük konfor, AC istasyonlarda 151 dakikayı bulan şarj sürelerinin hızlı şarj (DC) noktalarında ortalama 38 dakikaya kadar düşmesi oldu. EPDK'nın bu yıl devreye aldığı saat ve lokasyon bazlı fiyatlandırma esnekliği, yatırımcıların DC istasyon gibi yüksek maliyetli ama verimli teknolojilere olan iştahını artırıyor.

Sektör temsilcileri, önümüzdeki 5 yıl içinde elektrikli araç sayısının 1,5 milyon bandına ulaşacağını öngörürken, bu durum şarj istasyonu yatırımlarını Türkiye'nin en stratejik iş alanlarından biri haline getiriyor. Artık şarj istasyonları sadece enerji sağlanan noktalar olmaktan çıkıp; akıllı yazılımlar, entegre ödeme sistemleri ve dijital hizmet platformlarına dönüşerek dev bir ekonomi yaratıyor. İşte Türkiye'nin enerji ve mobilite geleceğini şekillendiren şarj istasyonu pazarındaki son durum, teknolojik yenilikler ve yatırım fırsatlarına dair tüm detaylar...

OTOYOL VE TURİZM BÖLGELERİNDE BÜYÜYOR

En Yakıt Genel Müdürü Tayfun Şenses, 2020'de kurulan şirketin 2022'de lisans alarak tamamen DC altyapıya yöneldiğini söylüyor. Bugün Türkiye'nin yüzde 80'ine erişen bir ağla hizmet sunduklarını belirten Şenses, kesintisiz ve hızlı şarj deneyimini odaklarına aldıklarını vurguluyor. Şenses, En-ix "tak-şarj et" teknolojisiyle kullanıcı sürecini sadeleştirdiklerini ifade ediyor. Bayilik başvurularını internet sitesi ve kurumsal iletişim kanalları üzerinden topladıklarını dile getiren Şenses, yüksek trafik potansiyeline sahip lokasyonların, uygun elektrik altyapısının ve uzun vadeli iş birliklerinin temel kriterler arasında yer aldığını kaydediyor. Yatırım tutarının ise lokasyona göre değiştiğini, cihaz, altyapı ve kurulum dahil olmak üzere ölçeğe bağlı planlandığını söyleyen Şenses, bayilere; cihaz temini, lisans ve izin süreçleri, yazılım, bakım ve operasyonel yönetim desteği sağladıklarını aktarıyor. Ortalama bir istasyon kurulumunun iki ila dört ay arasında tamamlandığını ifade eden Şenses, sürecin altyapı ve izinlere bağlı olarak değişebildiğini anlatıyor. Türkiye genelinde büyümeyi planladıklarını vurgulayan Şenses, özellikle büyük şehirler ve ana ulaşım akslarına öncelik verdiklerini söylüyor. Şenses, otoyol hatları, turizm bölgeleri ve elektrikli araç yoğunluğunun yüksek olduğu şehirlerin yatırım potansiyelinin daha yüksek olduğunu belirtiyor.

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun fiyatlandırma esnekliğini artırmaya yönelik düzenlemesinin sektöre olumlu yansıyacağını ifade eden Şenses, bu adımın yatırım geri dönüş süresini kısaltarak yatırımcı ilgisini artıracağını ve sektörün büyümesini destekleyeceğini kaydediyor. Enerji altyapısında ağırlıklı olarak şebeke bazlı çözümler kullandıklarını belirten Şenses, sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda güneş enerjisi ve hibrit sistemleri de proje bazlı devreye alabildiklerini söylüyor. İstasyonlardaki kullanım oranlarının lokasyona bağlı değiştiğini ancak genel eğilimin artış yönünde olduğunu ifade eden Şenses, kârlılığın lokasyon, trafik yoğunluğu ve enerji maliyetlerine göre şekillendiğini dile getiriyor. Önümüzdeki beş yılda elektrikli araçların penetrasyonuna paralel olarak hızlı ve sürdürülebilir bir büyüme öngördüklerini belirten Şenses, hedeflerinin şarj hizmetini standart bir ihtiyaç olmaktan çıkararak tercih edilen bir deneyime dönüştürmek olduğunu vurguluyor.

AVUSTURYALI GO-E'NİN TÜRKİYE DİSTRİBÜTÖRÜ

Everşarj Teknoloji Enerji ve Mobilite A.Ş. CEO ve Kurucusu Murat Altıok, şirketin elektrikli araçlar için akıllı şarj çözümleri ve altyapı sistemleri geliştiren bir teknoloji firması olduğunu belirterek, Avusturya merkezli go-e markasının Türkiye'deki resmi distribütörlüğünü de yürüttüklerini söylüyor. Altıok, klasik bayilik sisteminden farklı olarak elektrik taahhüt firmaları ve enerji sistemleri alanında faaliyet gösteren şirketlerle "çözüm ortaklığı" modeliyle çalıştıklarını ifade ediyor. Başvuruların şirketin internet sitesi üzerinden alındığını belirten Altıok, sürecin ürün bayiliğinden çok proje ve kurulum odaklı ilerlediğini dile getiriyor. Altıok, çözüm ortaklarına; ürün eğitimi, teknik danışmanlık, proje desteği ve satış sonrası teknik destek sağladıklarını, ek olarak kurulum standartları ve güvenli altyapı konusunda rehberlik verdiklerini aktarıyor.

Altıok, büyüme hedeflerinde; İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Antalya ve Kocaeli'nin öncelikli şehirler olduğunu belirtiyor. Bununla birlikte Ege, Akdeniz ve Marmara bölgelerinde elektrikli araç sayısındaki hızlı artışa dikkat çekerek, turizm ve sanayi şehirlerinde de önemli bir yatırım potansiyeli bulunduğunu ifade ediyor.

Önümüzdeki beş yılda Türkiye'de elektrikli araç sayısındaki artışa paralel olarak ev ve iş yeri şarj çözümlerinin güçlü bir büyüme göstereceğini söyleyen Altıok, AC şarj altyapısı ve akıllı şarj cihazları pazarının katlanarak büyümesini beklediklerini aktarıyor.

GÖZÜ SİTE, REZİDANS VE AVM'LERDE

Toger'in Mionti Enerji ve Teknoloji A.Ş. çatısı altında faaliyet gösteren yerli bir mobilite markası olduğunu belirten Toger İş Geliştirme ve Strateji Uzmanı İrem Tufan ise, park, şarj ve ödeme süreçlerini tek akışta birleştirdiklerini, Türkiye'nin ilk ve tek entegre otopark ve şarj ağı olduklarını ifade ediyor. Tufan, klasik franchise modelinin yerine iş birliği ortaklığı programı yürüttüklerini aktarıyor. Site, rezidans, AVM ve iş merkezlerinde ağın genişletilmesine odaklandıklarını belirten Tufan, başvuruların internet sitesi ve kurumsal kanallar üzerinden alındığını dile getiriyor. İş ortaklarında yerel pazarı tanıma, doğru lokasyona erişim ve Toger standartlarını uygulama kabiliyetinin öne çıktığını söyleyen Tufan, yatırım maliyetinin AC şarjda yaklaşık 2 bin 100 Euro, DC'de ise cihaz başına 24 bin Euro olduğunu aktarıyor. Geri dönüş süresinin AC'de 6 ay, DC'de 1,5 ila 2,5 yıl arasında değiştiğini belirten Tufan, iş ortaklarına; keşif, fizibilite, kurulum, operasyon, reklam ve eğitim desteği sağladıklarını vurguluyor. Marmara ve Akdeniz bölgelerini öncelikli büyüme alanı olarak gördüklerini söyleyen Tufan, İstanbul, Kocaeli, Bursa, Antalya, Mersin, Adana ve Muğla hattının yüksek potansiyele sahip olduğunu belirtiyor.

EPDK'nın Mart 2026 verilerine göre elektrikli araç sayısının 411 bin 796'ya, şarj noktalarının ise 41 bin 938'e ulaştığını aktaran Tufan, bu büyümenin güvenilir şarj alt yapısına ihtiyacı arttırdığına işaret ediyor. Sektörün daha akıllı ve otomatik sistemlere evrileceğini söyleyen Tufan, araç tanıma, slot eşleştirme ve otopark entegrasyonu üzerinde çalıştıklarını belirtiyor. Şarj hizmeti için "EPDK Şarj Ağı İşletmeci Lisansı gerektiğini söyleyen Tufan, belediye/büyükşehir, dağıtım şirketi ve bağlantı izinleriyle saha sürecinin ilerlediğini, ayrıca teşviklerin olduğunu ancak erişim şartlarının her yatırımcı için aynı olmadığını ifade ediyor.

KOBİŞARJ PLATFORMUYLA YATIRIMCIYA AVANTAJ SAĞLIYOR

Elektrikli araç şarj ekosisteminde uçtan uca çözümler geliştiren bir teknoloji şirketi olan Evseteknik, yalnızca şarj cihazı kurulumu yapmıyor; yazılım, ödeme sistemleri, saha operasyonları, veri yönetimi ve müşteri deneyimi gibi alanları da bir araya getiriyor. Bu kapsamda mobil uygulama "Evsepos" platformu, şarj ağı işletmecileri (CPO'lar) için kredi kartı ödeme, POS entegrasyonu, OCPP tabanlı şarj yönetimi, faturalama, raporlama ve operasyon süreçlerini tek merkezde topluyor. Şirketin klasik bayilik modeli yerine geliştirdikleri "Kobişarj" platformuna odaklandığını söyleyen Evseteknik Uçak Mühendisi Çağatay Fırat, bu yapının yatırımcı ile şarj ağı işletmecisini bir araya getiren dijital bir pazar yeri olarak çalıştığını belirtiyor. Fırat, AVM, otel, akaryakıt istasyonu ve benzeri lokasyon sahiplerinin sistem üzerinden teklif alabildiğini, yatırımcıların ise hazır lokasyonları inceleyebildiğini ifade ediyor. Şarj yatırımlarında lokasyonun elektrik altyapısı, araç trafiği ve ticari potansiyelinin temel belirleyici olduğunu vurgulayan Fırat, ayrıca yatırımcının operasyonu yönetebilecek yapıda olması ve uzun vadeli bakış açısı taşımasının kritik olduğunu dile getiriyor. Evseteknik'in iş ortaklarına lokasyon analizi, teknik fizibilite, doğru cihaz seçimi, altyapı planlaması ve kurulum süreçlerinde destek verdiğini aktaran Fırat, şirketin büyüme stratejisinde İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Kocaeli, Antalya ve Muğla gibi yüksek araç yoğunluğuna sahip şehirlerin öncelikli olduğunu belirterek, turizm bölgeleri ve yazlık bölgelerde sezonluk yoğunluklara da uygun çözümler geliştirdiklerini de sözlerine ekliyor.

Türkiye'de elektrikli araç sayısının son yıllarda hızlı bir büyüme gösterdiğini belirten Fırat, TOGG'un devreye girmesi ve global markaların pazara ilgisinin bu artışı desteklediğini dile getiriyor. Fırat, elektrikli araçların artık niş bir segment olmaktan çıktığını söyleyen Fırat, şarj altyapısına olan ihtiyacın da paralel şekilde arttığını söylüyor. Şarj istasyonlarının yalnızca enerji satılan noktalar olmaktan çıkıp dijital platformlara dönüştüğünü belirten Fırat, kredi kartı ile doğrudan ödeme, yapay zekâ destekli rota planlama, dinamik fiyatlama ve filo yönetimi gibi çözümlerin öne çıktığını ifade ediyor. Ayrıca roaming (farklı operatörler arasında geçiş), plug & charge (tak ve şarj et) ve karbon ayak izi takibi gibi uygulamaların da yaygınlaştığını aktarıyor.

Elektrikli araç şarj sektörünün Türkiye'de çok güçlü bir büyüme potansiyeline sahip olduğunu vurgulayan Fırat, gelecekte rekabetin cihaz sayısından çok hizmet kalitesi, kullanıcı deneyimi ve operasyonel verimlilik üzerinden şekilleneceğini dile getiriyor. Yazılım geliştiren, veriyi yöneten ve kullanıcı davranışlarını analiz eden şirketlerin öne çıkacağının altını çizen Fırat, sektörün enerji, finans ve dijital teknolojilerin birleşiminden yeni bir ekonomi oluşturduğunu; doğru lokasyon, teknoloji ve iş modeli ile sektörün önümüzdeki yıllarda çok daha hızlı büyüyeceğini ve Türkiye'nin bu alanda bölgesel bir merkez haline gelebileceğini ifade ediyor.

AKDENİZ BÖLGESİ'NDE ÇOK GÜÇLÜ

Voltgo İş Geliştirme ve Strateji Direktörü Ali Çelebi, donanım ve yazılımını kendi geliştiren bir teknoloji markası olduklarını söyleyerek elektrikli araç şarj altyapısında uçtan uca çözümler sunduklarını belirtiyor. Klasik bayilik anlayışından farklı bir yapı kurguladıklarını dile getiren Çelebi, "Şarj Çözümleri Partnerliği" modeliyle ilerlediklerini söylüyor. Nisan ayında duyurdukları ve sektörde ilk kez uygulamaya aldıkları "EPC" modeliyle paydaşlara uçtan uca ürün ve hizmet sağladıklarını ifade eden Çelebi, operasyonel süreçlerin tamamında destek verdiklerini kaydediyor. Yatırım maliyetlerinin lokasyon, altyapı ve hedeflenen güç kapasitesine göre değiştiğini belirten Çelebi, anlaşmalı leasing partnerleriyle yatırımcılara uygun ödeme koşulları sunduklarını vurguluyor. EPC model kapsamında kapsamlı bir hizmet sunduklarını aktaran Çelebi, keşiften projelendirmeye, üretimden kurulum ve devreye almaya kadar tüm süreci yönettiklerini belirtiyor. İstasyon kurulum sürelerinin projenin büyüklüğüne ve altyapı senaryolarına göre değiştiğini söyleyen Çelebi, ortalama sürenin iki ila altı hafta arasında tamamlandığını aktarıyor. Akdeniz Bölgesi'nde güçlü bir varlık gösterdiklerini belirten Çelebi, kısa vadede Türkiye'nin 81 ilinde aktif olmayı hedeflediklerini söylüyor. Büyük şehirler, sanayi bölgeleri, turizm noktaları ve ana ulaşım akslarının yüksek yatırım potansiyeli sunduğunu ifade eden Çelebi, doğru konumlandırmanın kritik rol oynadığını vurguluyor.

EPDK düzenlemelerinde öngörülen fiyatlandırma esnekliğinin yatırımcı açısından önemli avantajlar sunduğunu belirten Çelebi, bu yaklaşımın rekabet gücünü artırdığını, gelir modelini güçlendirdiğini ve yatırımın geri dönüş süresini olumlu etkilediğini dile getiriyor. Enerji tarafında ağırlıklı olarak şebeke modelini kullandıklarını söyleyen Çelebi, projeye göre güneş ve hibrit çözümler de geliştirdiklerini aktarıyor. Günlük kullanım oranlarının lokasyona göre değiştiğini ifade eden Çelebi, doğru konumlandırılmış istasyonlarda kullanımın düzenli şekilde arttığını gözlemlediklerini söylüyor. Kârlılık oranlarının sabit olmadığını belirten Çelebi, lokasyon, kullanım yoğunluğu ve yatırım modeline bağlı olarak değişkenlik gösterdiğini aktarıyor. Elektrikli araç pazarındaki büyümeye paralel olarak şarj altyapısının da hızla genişleyeceğini öngören Çelebi, önümüzdeki beş yılın sektör açısından kritik bir dönüşüm dönemi olacağını vurguluyor.

Veysel YURDAGEL / Voltrun Genel Müdürü

"Net kâr marjları yüzde 20-40 aralığında"

2016'da Zebra Elektronik A.Ş. bünyesinde kurulan ve elektrikli araç şarj istasyonları alanında öncü bir marka olan Voltrun, Türkiye genelinde iki binden fazla aktif şarj ünitesi ile binin üzerinde istasyonda hizmet veriyor. Voltrun olarak, şarj sektörüne yatırım yapmak isteyen kurum ve kişilerle işletmeci modeli kapsamında çalışma fırsatı sunuyoruz. Yatırımcılar; internet sitemiz, çağrı merkezimiz veya ilgili iş ortağı yöneticilerimiz üzerinden bize ulaşabilir. Başvurular; yatırım bütçesi, sektörel bilgi ve katkı motivasyonuna göre değerlendirilir. Uygun adaylar için lokasyon, teknik altyapı ve finansal model doğrultusunda özel yatırım planı hazırlanır ve kurulumdan operasyona kadar kapsamlı destek sağlanır. Kurulum süreci; başvuru, ön değerlendirme, saha keşfi, fizibilite, sözleşme, resmi izinler ve devreye alma aşamalarından oluşur. Bu süreç, teknik ve idari koşullara bağlı olarak genellikle 2 ila 6 ay arasında tamamlanır. Öncelikli büyüme hedeflerimiz arasında ise elektrikli araç kullanımının hızla arttığı büyükşehirler yer alıyor. Voltrun olarak, şarj istasyonlarımızda kullanılan enerjinin tamamını yenilenebilir kaynaklardan sağlayarak YEK-G sertifikasıyla çevreci bir yaklaşım benimsiyoruz. Bu sayede karbon ayak izinin azaltılmasına katkı sunarken, kullanıcılarına sürdürülebilir ve güvenilir bir şarj deneyimi sunmayı hedefliyoruz. Elektrikli araç şarj istasyonlarının net kâr marjı; lokasyon, enerji maliyetleri, istasyon tipi ve kullanım yoğunluğu gibi faktörlere bağlı olarak değişmekle birlikte genellikle yüzde 20–40 aralığındadır. Bu nedenle her yatırım için detaylı fizibilite çalışması önem taşır. Önümüzdeki beş yılda şarj istasyonu pazarında güçlü bir büyüme bekliyoruz. EPDK projeksiyonlarına göre, 2030'da toplam şarj noktası sayısının 73 bini geçeceği; elektrikli araç sayısının ise 1,3 milyonu aşacağı öngörülüyor. Bu büyüme; hızlı şarj çözümleri, yazılım altyapısı ve enerji yönetimi gibi alanlarda ilerlemeyi beraberinde getirecektir. Voltrun olarak bu dönüşümü yalnızca sayısal büyüme değil, daha verimli ve sürdürülebilir bir ekosistem olarak değerlendirmekte; elektrikli mobilitenin geleceğine değer katmak ve sürdürülebilir ulaşımın yaygınlaşmasını desteklemek adına çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz.

Önder OĞUZHAN / arabam.com CEO'su

"Şarj istasyonu sayısı henüz yetersiz"

Elektrikli araç satışları Türkiye'de istikrarlı bir şekilde artmaya devam ediyor. Sıfır kilometre araç pazarında elektrikli modellerin payı son aylarda yüzde 18 seviyesine ulaşmış durumda. Ancak toplam park içerisindeki paya baktığımızda, mart ayı sonu itibarıyla 17,6 milyon otomobil içinde elektrikli araç oranının yüzde 2,3 seviyesinde kaldığını görüyoruz. Bu veriler, dönüşümün henüz erken aşamada olduğunu gösterse de önümüzdeki dönemde payın daha hızlı artması bekleniyor. Şarj altyapısı ise bu dönüşümün en kritik belirleyicilerinden biri. Kullanıcıların önemli bir kısmı, uzun şarj süreleri ve istasyonlara erişim konusundaki belirsizlikler nedeniyle elektrikli araçlara temkinli yaklaşabiliyor. Nitekim arabam.com olarak nisan ayında gerçekleştirdiğimiz araştırmada, elektrikli araç tercih etmeyen kullanıcıların en büyük iki çekincesinin batarya ömrü ve şarj istasyonu sayısının yetersizliği olduğunu gördük. Öte yandan altyapı tarafında da güçlü bir büyüme var. EPDK'nın şubat ayı verilerine göre Türkiye genelinde toplam şarj noktası (soket) sayısı 40.575'e ulaştı; bu rakam bir önceki aya göre yüzde 2,22 geçen yılın aynı dönemine göre ise yüzde 44,50 artış anlamına geliyor. Şarj noktası sayısındaki istikrarlı artışın devam etmesi, kullanıcı endişelerini azaltarak elektrikli araçlara olan talebi daha da hızlandıracaktır.

Elektrikli araç pazarı Türkiye'de hızlı bir gelişim içinde. Büyük şehirlerde daha hızlı yoğunlaşan şarj altyapısı hem şehir içi hem de uzun yol kullanımını destekler hale geldi. Genel tabloya baktığımızda ise hem altyapı hem de araç çeşitliliği açısından pozitif bir büyüme söz konusu. arabam.com olarak biz de bu dönüşümü takip ediyoruz; "Trink sat" hizmetimiz kapsamında 2023-2025 model ve 30 bin km'nin altındaki ikinci el elektrikli araçlara fiyat teklifi veriyor ve bu araçları satın alıyoruz. Yazılım tanımlı araçlar, gelişmiş batarya teknolojileri ve yapay zekâ destekli sürüş sistemleri sektörü dönüştürmeye devam edecek. Daha akıllı, bağlantılı ve sürdürülebilir araçların öne çıktığını göreceğiz. arabam.com olarak kullanıcı odaklı yaklaşımımızla teknoloji yatırımlarımıza devam ediyoruz. Ar-Ge merkezimizde özellikle yapay zekâ temelli çözümler geliştirerek araç değerleme, kişiselleştirme ve hizmet süreçlerini iyileştiriyoruz.

Barbaros SERTER / Volti Kurucu Ortak ve Genel Müdür

"Önümüzdeki 5 yılda çift haneli büyüme bekliyoruz"

Volti, 1955'te kurulan ve dünya çapında ağır vasıta üreticilerinin birinci dereceden tedarikçisi olan Sertplas'ın e-mobilite çözümlerine odaklanan markası. VoltiNet ise Volti marka cihazlar ile kurduğumuz elektrikli araç şarj ağı işletme markamız ve tamamen yerli, uçtan uca şarj deneyimi (donanım, yazılım, işletme) sağlayabilen bir firmayız. Şarj istasyonu yatırımı yapmak isteyenler için iş ortaklığı/bayilik modelimiz bulunuyor. Başvuruları resmi internet sitemiz üzerinden alıyoruz. Başlıca kriterlerimiz doğru şarj noktası seçimi, yatırımını geri alabilecekleri proje bütçesi ve uzun vadeli iş birliği yaklaşımı. Ürün satışlarımızın bayiliği içinse teknik tecrübe ve uzun vadeli iş birliği yaklaşımı bizler için önemli. Ayrıca firmalara özel, kendi markaları ile de üretim yapıyoruz. Bayilere; cihaz tedariği, kurulum danışmanlığı, VoltiNet yazılım erişimi, uzaktan izleme, bakım/servis yönlendirmesi, fiyatlandırma desteği ve marka/operasyon eğitimleri sağlıyoruz.

Elektrikli araçların ülkemizin her köşesine ulaşacağına eminim. Bu nedenle ülkemizin her bir noktasında var olmak ve elektrikli dönüşümü desteklemek istiyoruz. İşlek AVM, otel, akaryakıt istasyonu ve otoyol koridorlarına sahip şehirlerde yatırım potansiyeli daha yüksek; özellikle Marmara, Ege ve Akdeniz bölgeleri bu dönemde öne çıkıyor. Önümüzdeki beş yılda Türkiye'de elektrikli araç şarj pazarının yüksek çift haneli büyüme göstermesini bekliyoruz. Araç parkındaki artışla birlikte hızlı (DC) şarj altyapısına talep belirgin şekilde artacaktır.

Volkan DEMİR / Elaris Direktörü

"Lisanslı bir şarj ağı işletmecisiyiz"

Üçay Mühendislik'in yüzde 100 bağlı ortaklığı Elaris Enerji Yatırımları A.Ş. olarak, elektrikli araç şarj altyapısı alanında lisanslı bir şarj ağı işletmecisi olarak faaliyet gösteriyoruz. Üçay Mühendislik'in mühendislik gücü ve e-mobilite vizyonuyla, Türkiye genelinde erişilebilir ve güvenilir şarj çözümleri sunuyoruz. Amacımız, elektrikli araç kullanıcılarına kesintisiz bir deneyim sağlarken, sürdürülebilir ulaşımın yaygınlaşmasına katkıda bulunan güçlü ve ölçeklenebilir bir şarj ağı oluşturmak. Şu an için bayilik veya franchise modeliyle ilerlemiyoruz. Tüm yatırımlarımızı kendi bünyemizde yönetiyoruz. Türkiye genelinde 100'ün üzerinde şarj istasyonu bulunuyor. Başta büyük şehirler ve ulaşım yoğunluğu yüksek bölgeler olmak üzere 81 ilde büyümeyi hedefliyoruz.

Türkiye'de elektrikli araç pazarı çok güçlü bir ivme yakalamış durumda. 2026'nın ilk çeyreğinde satılan 210 bin 688 otomobilin, 107 bin 924'ünü elektrikli ve hibrit araçlar oluşturdu. Aynı dönemde elektrikli otomobil satışları yüzde 29,9 artış gösterdi. Bu hız, elektrikli araçların artık niş bir segment olmaktan çıkıp ana akım haline geldiğini gösteriyor. Dolayısıyla şarj altyapısına olan ihtiyaç da aynı hızda büyüyor ve sektör açısından önemli bir yatırım alanı oluşturuyor. Hızlı şarj teknolojileri, akıllı şarj sistemleri ve yenilenebilir enerji entegrasyonu öne çıkıyor. Önümüzdeki dönemde şarj sürelerinin daha da kısaldığı, kullanıcı deneyiminin dijital çözümlerle güçlendiği ve istasyon ağının çok daha yaygınlaştığı bir yapıya doğru ilerliyoruz. Elektrikli araç kullanımındaki hızlı artış, sektörün önünün oldukça açık olduğunu gösteriyor. Önümüzdeki dönemde şarj altyapısı yatırımlarının hız kazanacağını, rekabetin artacağını ve sektörün daha yaygın, daha erişilebilir bir yapıya kavuşacağını öngörüyoruz.

Alper ARIN / Beefull Büyümeden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı (CGO)

"Bayilerimize kurulumdan itibaren her türlü desteğimiz var"

Beefull olarak, elektrikli araç şarj istasyonu kurulumu yapıyoruz. Site, AVM, otel ve iş merkezleri gibi alanlarda pratik şarj çözümleri sunarken, powerbank kiralama hizmetiyle de mobil enerji ihtiyacını karşılamayı hedefliyoruz. Beefull olarak iş ortaklığı ve yatırım modeli kapsamında bayilik / franchise başvuruları kabul ediyoruz. Elektrikli araç şarj istasyonları ve paylaşımlı powerbank çözümlerimizle yatırımcılarla birlikte büyümeyi hedefliyoruz. Başvurular ağırlıklı olarak internet sitemiz üzerinden, çağrı merkezimiz ve e-posta kanalıyla alınmakta olup, başvuru sonrasında ekiplerimiz adaylarla iletişime geçerek süreç hakkında detaylı bilgi paylaşıyor. Başvurular; lokasyon, teknik altyapı ve yatırımcının katkısına göre değerlendirilir.

Bayilerimize kurulum sürecinden başlayarak teknik altyapı, yazılım yönetimi, uzaktan izleme, bakım ve operasyon desteği sağlıyoruz. Ayrıca eğitim, müşteri destek süreçleri ve pazarlama alanlarında da iş ortaklarımızın yanında yer alarak operasyonun sürdürülebilir şekilde yürütülmesine katkı sunuyoruz.

Beefull olarak Türkiye genelinde büyümeyi hedefliyoruz. Özellikle elektrikli araç kullanımının hızla arttığı İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya ve Bursa gibi büyük şehirler başta olmak üzere, turizm bölgeleri ve şehirlerarası ulaşım noktalarında yeni lokasyonlarla ağımızı genişletmeyi planlıyoruz. Önümüzdeki beş yılda elektrikli araç şarj altyapısı pazarının Türkiye'de ve dünyada hızla büyüyeceğini düşünüyoruz. Ocak 2026 itibari ile Türkiye'de yaklaşık 400 bin seviyesinde olan elektrikli araç sayısının yüksek senaryoya göre 2030'a kadar 1,5 milyon araca ulaşması bekleniyor. Bu da şarj altyapısına olan talebi önemli ölçüde artıracak görünüyor.

Gökhan YILDIZ / WAT Mobilite Genel Müdürü

"2 bin 400'ün üzerinde şarj soketimizle hizmet sağlıyoruz"

Koç Topluluğu şirketlerinden biri olarak WAT Mobilite ile, net sıfır karbon emisyonu hedefiyle e-mobilite ekosistemine uçtan uca çözümler sunuyoruz. 2022 yılından bu yana sürdürdüğümüz faaliyetlerimizle; Türkiye'nin 63 şehrinde, 700'den fazla noktada yer alan 2 bin 400'ü aşkın halka açık şarj soketimizle kullanıcılarımıza kesintisiz bir hizmet sağlıyoruz. Binek ve ticari araçlar için geliştirdiğimiz son teknoloji AC/DC şarj istasyonlarımızla sadece bir altyapı sağlayıcısı değil, aynı zamanda yerli üretim gücümüzü dijital servisler ve 7/24 teknik destekle birleştiren güvenilir bir çözüm ortağıyız. WAT Mobilite olarak, şarj istasyonu işletmecisi olmak isteyen yatırımcılarımıza "Sertifikalı İş Modelimiz" ile hizmet sunuyoruz. Yatırımcılarımız, internet sitemiz veya müşteri hizmetleri kanallarımız üzerinden bizlere ulaşarak taleplerini kolayca iletebiliyorlar. İş modelimiz kapsamında temel beklentimiz; yatırımcılarımızın uygun bir lokasyona sahip olması veya şarj istasyonu kurulumu için ilgili lokasyonla gerekli anlaşmaları sağlamış olması. Uzman ekiplerimiz, başvuruları teknik ve operasyonel açıdan değerlendirerek yatırımcılarımıza en uygun çözüm ve yönlendirmeleri sunuyor. Bayilerimize altyapı kurulumu, şarj istasyonu tedariği ve şarj yönetim süreçleri için kesintisiz yazılım desteği sağlıyoruz. Şarj istasyonunun işletilmesine dair tüm bakım ve yazılım operasyonlarını iş birliğimiz çerçevesinde biz üstleniyoruz.

Tahir KARABULUT / Lumicle Genel Müdürü

"Yatırımların geri dönüş süresi 2–4 yıl arasında"

Lumicle olarak, 15 büyük ilde 63 lokasyonda 188 DC ve 44 AC soket ile hizmet vermekteyiz. Hedefimiz, Türkiye'nin batısından doğusuna uzanan uluslararası koridor üzerinde her 200 km'de bir konumlanarak kesintisiz bir şarj ağı oluşturmak. "İş Ortağım" modeli ile bayilik veriyoruz. Başvuruları; internet sitemiz, info mail, çağrı merkezi ve iş geliştirme ekibimiz üzerinden alıyoruz. Temel kriterlerimiz ise uygun lokasyon, yeterli elektrik altyapısı ve yatırım motivasyonu. Lokasyon analizi, kurulum, yazılım altyapısı, operasyon yönetimi, bakım, fiyatlandırma ve gelir optimizasyonu Lumicle tarafından uçtan uca sağlanıyor. Bununla birlikte gelir modeli şeffaf bir yapı üzerine kurulu; şarj işlemlerinden elde edilen gelirler anlık olarak iş ortağının hesabına aktarılmakta, Lumicle payı sistem üzerinden otomatik olarak ayrıştırılmakta.

Otoyol aksları, büyükşehirler ve transit geçiş noktaları başta olmak üzere Türkiye genelinde stratejik büyüme hedefliyoruz. Bununla birlikte, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde şarj altyapısının henüz sınırlı olması nedeniyle bu bölgeleri öncelikli gelişim alanlarımız arasında konumlandırıyoruz. Model ve kapasiteye göre değişmekle birlikte yatırımların geri dönüş süresi ortalama 2–4 yıl arasında öngörülüyor. Yüksek trafikli ve doğru konumlandırılmış lokasyonlarda yatırım performansı daha hızlı gerçekleşebiliyor. Proje bazlı fizibilite çalışmalarıyla yatırımcılara özel senaryolar sunuluyor. Bu kapsamda, örnek projelerde yaklaşık 500–600 bin USD seviyesindeki yatırımların, lokasyon ve kullanım yoğunluğuna bağlı olarak beş yıl içinde güçlü nakit akışı ve yüksek kârlılık potansiyeli sunduğu görülüyor. Son beş yıllık dönemde elektrikli araç sayısı yaklaşık yüzde 196 oranında artış gösterdi. EPDK'nın Mart 2026 verilerine göre toplam elektrikli araç sayısı 411 binin üzerine çıktı. Önümüzdeki dönemde bu büyümenin daha da hızlanarak devam etmesi ve 2030 yılına kadar 2 milyonun üzerinde araca ulaşması bekleniyor. Bu gelişim, şarj altyapısına olan ihtiyacın da aynı hızla artacağını açıkça ortaya koyuyor.

Şarj ağı işletmeci lisansı nasıl alınır?

  • Tüzel kişilerin öncelikle lisans başvurusunda bulunmak için yetkilendirmek istedikleri kişi veya kişileri "Şarj Ağı İşletmeci Lisansı İşlemleri ile İlgili Başvurulara İlişkin Usul ve Esaslar" (Usul ve Esaslar) çerçevesinde Enerji Piyasası Düzenlenme Kurulu'na (EPDK) bildirmeleri gerekiyor.
  • Kurum tarafından ilgili kişi veya kişilerin yetkilendirme işlemi gerçekleştirildikten sonra lisans başvurusunda bulunulabiliyorlar.
  • Kuruma lisans başvurusu "Şarj Ağı İşletmeci Lisansı İşlemleri İle İlgili Başvurulara İlişkin Usul ve Esaslar" da yer alan belgelerle beraber EPDK Başvuru Sistemi üzerinden elektronik ortamda yapılıyor.
  • Başvuru evraklarının tam ve eksiksiz olması halinde lisans başvurusu değerlendirilmeye alınıyor.
  • Lisans başvurusunda bulunacak tüzel kişilerin asgari sermayesinin en az dört milyon 500 bin TL olması gerekiyor.
  • İlgililerin lisans başvurusu yapmadan önce şarj ağında yer alan şarj istasyonlarını uzaktan yönetebilecek, uygunluk durumlarını takip edebilecek, soket yapısı uyumlu her türlü elektrikli araca şarj hizmeti verilebilecek ve tüm elektrikli araç kullanıcılarından ödeme alınabilecek bir şarj ağı yazılımını ve uygulamasını hazırlamaları gerekiyor.
  • Lisans başvurularının değerlendirilmesi aşamasında bu yazılıma ilişkin bilgi ve belgeler Kurum tarafından talep edilebiliyor.
  • Değerlendirmeye alınan başvurular Enerji Piyasası Düzenlenme Kurulu'na arz ediliyor ve lisanslar Kurul Kararıyla veriliyor.
  • Verilen lisanslara ilişkin bilgilere EPDK'nın internet sitesinden ulaşılıyor.

BİZE ULAŞIN