Teknolojinin kraliçeleri

Öğretim üyelerimizin yüzde 46'sını oluşturan 85 bin kadınımız var. Bu kadınlar bilim, Ar-Ge, inovasyon ve yenilikçilik kültürümüzü geliştirmeye çabalıyor. Girişimcilik ekosistemimizden çıkan, milyar dolar değerlemeyi aşan yedi teknoloji girişimimizin dördü, kadın girişimciler tarafından kuruldu.
12.03.2024 16:29 GÜNCELLEME : 14.03.2024 10:45

ŞULE GÜNER/ Türkiye'nin ilk astronotu Alper Gezeravcı'nın Uluslararası Uzay İstasyonu'nda yaptığı deneylerin arkasında dört kadının daha emeği var.

Bunlar arasında Yıldız Teknik Üniversitesi'nden Prof. Dr. Didem Balkanlı ve üniversitede doktora öğrencisi olan Tuğçe Celayir yer alıyor.

Prof. Dr. Balkanlı'nın yürütücüsü olduğu Algalspace ile literatürde ilk kez kutup alglerinin uzayda kullanımına yönelik bir çalışma gerçekleştiriliyor. Bu projeyle Türkiye'nin kutup çalışmaları ile uzay çalışmaları da birleştirilmiş oluyor.

27 yaşındaki doktora öğrencisi Celayir'in projesinde ise moleküler biyolojinin modern gen düzenleme tekniklerinden biri olan Crispr tekniğinin mikro yerçekimi ortamda bitkiler üzerindeki etkinliği araştırılıyor ve bitkilerin sağlığı ile verimini artırmak hedefleniyor. Bu iki bilimsel araştırmanın da arkasında ileri düzeyde teknolojiler var.

Geçen günlerde haberlerde rastlamışsınızdır. TED Ankara Koleji lise son sınıf öğrencisi Simay Yüksel, Alzheimer; Parkinson, ALS, Huntington ve frontotemporal demans hastalıklarında yaş, yaşam tarzı gibi faktörleri de belirleyerek risk analizini sağlayan "Epigenetik Tabanlı Bir Yapay Zeka Modeli" çalışmasıyla Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan patent numarası aldı.

Moleküler Biyoloji Kulübü'nün kurucusu olan 17 yaşındaki Yüksel, çocukluğundan beri bilim insanı olmak istediğini, biyoloji başta olmak üzere fen bilimlerine ve matematiğe meraklı olduğunu söylüyor. Simay, bilim ve teknolojiyi bir araya getirerek büyük bir başarı kazandı.

Bunlar basın ve medyaya yansıyan iki örnek. Benzeri başarılara imza genç kadın girişimcilerimiz, yöneticilerimiz sırada bekliyor. Gelecek parlak! Ve onlara yön veren, liderlik ve öncülük eden farklı deneyimlerde kadınlarımız. Onlar da gençlere ilham olmaya ve onların önünü açmaya devam ediyor.

Kadın girişimlerine daha çok destek olacak "Kadın Girişimcilerimizle Güçlü Yarınlara" programı da bunun bir örneği. Öğretim üyelerimizin yüzde 46'sını 85 bin kadın bilim insanı, Ar-Ge, inovasyon ve yenilikçiliğin gelişiminde öncü rol üstleniyor. Öğretim üyelerimizin yüzde 46'sını oluşturan 85 bin kadın bilim insanımız, Ar-Ge, inovasyon ve yenilikçilik kültürümüzün gelişiminde öncü rol üstleniyor. Girişimcilik ekosistemimizden çıkan, milyar dolar değerlemeyi aşan yedi teknoloji girişimimizin dördü kadın girişimciler tarafından kuruldu.

İşte 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nde bu tabloyu yansıtan, teknoloji gibi erkeklerin sayıca çoğunlukta olduğu bir alanda "Ben varım" diyen kadınlarımız…

PARANIN CİNSİYETİ YOK

AHU BÜYÜKKUŞOĞLU SERTER / Arya Kadın Yatırım Platformu Kurucusu ve Fark Holding Yönetim Kurulu Başkanı

Ahu Serter, teknoloji dünyasının en çok bilinen kadın liderlerinden biri. Şimdiye kadar pek çok girişim kuran Serter, en önemlilerinin FARK LABS ve ARYA Kadın Yatırım Platformu olduğunu söylüyor. Girişim dünyasında amaca ilk inananların ve riski ilk alanların önemine vurgu yapan Ahu Serter, deneyimlerini şu sözlerle anlatıyor:

"Her seferinde benimle yeni bir oluşum kurmaya niyeti olan ve işin sonunu kestiremeseler bile yolculuk için heyecanlanan insanlarla olmayı seçiyorum ve onların bu inancını boşa çıkarmamak için elimden gelen çabayı sarf ediyorum; bu da benim motivasyonum. Ben yola kimsenin görmediği fırsatları görmek, göstermek ve ispatlamak üzere çıktım."

Serter; FARK LABS'ın; hem devletle hem kurumsal şirketlerle, hem de girişimlerle bir paylaşım içinde ekosistemini kurduğunu; inovasyona bir yatırım portföyü gibi yaklaşıldığı bir oluşum sağladıklarını belirterek, geleceğe dükkan açmak isteyen herkesi FARK LABS'a davet ediyor.

Arya Platformu'nun "Paranın cinsiyeti yoktur" sloganıyla servet yönetimi konusunda kadınların kendi geleceklerine sahip çıkıp kararlarını kendilerinin vermesine sağladığını ifade eden Ahu Serter, şunları söylüyor:

"Hayatı kolaylaştıran ve hızlandıran her teknolojiyi hem kullanıyor hem de yatırım yapıyoruz. Yeni nesil mobilite teknolojileri, tarım, gıda ve temiz enerji teknolojileri, yaşam bilimleri ve malzeme teknolojileri bunlar arasında geliyor.

Arya'da kadın liderliği ile dünyayı dönüştürmek, FARK LABS'ta ise kullanıcıların dönüşüm yöntemlerini bulmaya yardım etmek, kendilerinin ve geleceklerinin en iyi versiyonu olmalarına yardımcı oluyoruz."

ÇOK GÜÇLÜ YEDİ UNICORN ÇIKARDI

ZEHRA ÖNEY / Teknolojide Kadın Derneği Kurucu Yönetim Kurulu Başkanı

Zehra Öney kadın ve teknoloji kelimeleri yanyana gelince ilk akla gelen isim. Zira adı üstünde, Teknolojide Kadın Derneği teknoloji dünyasında çalışan, hizmet veren, lider olan ve bu dünyaya ayak atmak veya kendisini yetiştirmek isteyen kadınların çaldığı ilk kapı.

Öney, derneğin nasıl yola çıktığını ve nasıl devam ettiğini şu sözlerle anlatıyor:

"Teknoloji sektöründe çalıştığım uzun yıllar boyunca bu sektörün ne kadar erkek egemen olduğunu fark etmiştim. Kadınlar STEM alanında bir eğitim alsa bile mezuniyetleri sonrasında erkek egemen ortamlardan uzaklaşıyor ve STEM dışındaki alanlara yöneliyorlardı. Bu durumun ileride yaratacağı sorunları fark ederek kadını ve teknolojiyi yan yana getirmek, teknolojide çalışan kadınların motivasyonunu artırarak istihdama ve üretim süreçlerine dahil etmek adına çalışmaya başladım. İki yıllık bir ön çalışma sonrasında Türkiye'nin önde gelen 75 kurumu ile birlikte Teknolojide Kadın Derneği'ni kurdum. Eğitim, Sürdürülebilirlik ve Araştırma & Ölçümleme olmak üzere üç ana odakta faaliyetlerine başlayan Teknolojide Kadın Derneği, çok hızlı bir şekilde 160'tan fazla kurumsal üyeye ulaştı. Derneğimiz şu anda Türkiye çapında teknolojik dönüşüme yön verecek; uzman, yetkin, yaratıcı ve üretken rol modeller yetiştirmek üzere çalışmalarına güçlü bir şekilde devam ediyor. Bugüne kadar yüzde 76'sı kadın olmak üzere 5 bin gencimizi eğittik. Bu yıl mezun sayımızı 10 bine çıkarmayı planlıyoruz."

Günümüzde girişimci liderler daha kritik düşünmeye, farklı pazarlarda da var olmak için küresel bakış açıları geliştirmeye, duygusal zekalarını kullanmaya ve yaptıkları işlerde teknolojiyi merkeze aldıklarına işaret eden Zehra Öney, "Teknoloji ile birlikte girişim yapılan alanlar ve girişimci yaş grupları da çeşitlendi. 2023 Türkiye Start-Up Ekosistemi Yatırım Raporu'na göre 2023'te en çok yatırım alan sektörler Yapay Zeka & Makine Öğrenimi, Oyun, Sürdürülebilirlik & Çevre, Finans ve Sağlık & Biyoteknoloji oldu. Son yıllarda her ne kadar Türkiye'de ve dünyada girişimcilik ekosistemine yapılan yatırım hacminin düştüğünü görsek de Türkiye'de yapılan yatırım adedi pandemi öncesine göre yüksek kaldı. 2020'den bu yana çok güçlü yedi unicorn çıkardık. Gelecek yıllarda bu unicorn'ların sayısının giderek artacağına, ülkemizi küresel olarak temsil edeceklerine hiç şüphem yok.

Önümüzdeki dönemde Teknolojide Kadın Derneği'ni uluslararası olarak konumlamak için çalışmalara başlayacaklarını, global açılımı 2 Kasım'da derneğin yönetim kurulu üyesi Meta'nın İngiltere ofisinde yaptıklarını, bundan sonra New York, Dubai, Riyad ve Amsterdam'da bir dizi etkinlik düzenleyeceklerini söyleyen Zehra Öney, bir girişimci olarak da derneğin açtığı yolda ve yıllar içinde alınan mesafe hakkında şöyle konuştu:

"Teknolojide Kadın Derneği'nin bugün gelmiş olduğu pozisyona, yapmış olduğu projelere ve marka değerine baktığımda normal şartlarda 10-15 yıl arası bir süreçte ulaşabileceği noktaya ulaştığını görüyorum. Tabii ki bir girişimin büyümesinde kurucunun inancı, saçtığı enerji, gayreti de çok önemli. Bununla birlikte ne şanslıyım ki kurulduğumuz günden beri beni destekleyen, inanan, güvenen ve bir lider olarak beni motive ederek daha iyi çıktılar elde etmemize katkıda bulunan çok değerli üyelerimiz var."

FARKLI KÜLTÜRLERİNDEN "KANKALAR" SİZİ MİSAFİRLİĞE BEKLİYOR

BETİGÜL EROL / Kanka.Host Eş-Kurucu

Kanka.Host; 18-70 yaş arası başta üniversite öğrencileri ve yalnız yaşayan yaşlı bireyleri hedefleyerek C2C iş modeliyle ev arayanlar, ev arkadaşı arayanlar, evini kapayıp gidemeyenler, evini kısa süreliğine kiralamak isteyenler, evlerini gönüllü açanlar ve evlerini belirli bir süreliğine takas etmeyi düşünen kişileri aynı platformda buluşturup kendileri için en doğru kankayı bulmalarını sağlayan bir platform.

Barınmanın kendileri için en uygun halini bulmayı ve barınma ihtiyacını alternatif bir şekilde deneyimleyebilmek isteyen herkese hitap eden bir hedef kitlesi var. Kanka.Host kurucularından Betigül Erol, girişimin amacını şöyle anlatıyor:

"Diğer kurucu Alara Er ile insanların dünyanın her yerinde barınma sıkıntısı olmadan kendilerini yeniden keşfedebilmelerini sağlamayı amaçladık. Birbirine benzeyen insanların bir araya gelip tanışabilmesi ve barınmaya çözüm getirebilmeleri, şu anki dijital dünyada her zamankinden çok daha kıymetli. Bu yolculukta beklenmedik bir şekilde karşılaştığımız deprem felaketiyle birlikte Kanka.Host olarak şu ana kadar kâr amacı gütmeden çalışıp depremzedelerimizi öncelikli hale getirerek bir sosyal dayanışma olarak devam ettik. Artık Kanka.Host'un bir diğer amaçlarından biri de gönüllü barınma sağlayabilmek. Depremden bu yana devam eden Asistbox.co ile olan partnerliğimiz sayesinde depremzedelerimizi ev sahipleriyle güvenli bir şekilde görüntülü konuşmalarını sağlamaya çalışmıştık. Bu sistem artık Kanka Host'un tüm kullanıcıları için geçerli. Kanka.Host, biyometrik yüz/veri doğrulama, görüntülü konuşma, VR ile ev gezme gibi teknolojileri kullanıcılarına sağlıyor."

Pilot ülke olarak Türkiye'yi deneyimlediklerini, aynı zamanda Fransa pazarında da iş birliklerinin oluştuğunu belirten Erol, "Yakın dönemdeki hedefimiz İTÜ ARI Teknokent'in Uluslararası Hızlandırma Programı Innogate ile İngiltere pazarını da deneyimlemek ve planlı bir şekilde büyümenin ardından yakın gelecekte Hollanda, Belçika, Portekiz, İspanya ve Hırvatistan pazarlarında yer almak" şeklinde konuşuyor.

HEM GÖZÜNÜZE HEM DE TEKNOLOJİYE BAKAN GİRİŞİM

ZÜLAL TANNUR / From Your Eyes Kurucusu

From Your Eyes, insanlardan makinelere kadar uzanan geniş bir spektrum için görme deneyiminin en teknolojik ve kişiselleştirilebilir halini tasarlayan bir yapay zeka teknolojileri firması. Göremeyen milyonlarca insanın görebilmesi için onları en ileri teknolojiyle buluşturmayı hedefleyen girişim, zamanla "göremeyen makinelere de teknolojik yönden görüş kazandırma" sürecine kadar genişlemiş. Bu nedenle From Your Eyes, bir görme teknolojileri markası. From Your Eyes Kurucusu Zülal Tannur, kullandıkları teknolojileri şöyle açıklıyor:

"From Your Eyes teknolojileri birçok farklı kişiye ve kuruma hitap ediyor. Mobil uygulaması FYE sayesinde görme engelli insanlar fotoğraflarına, videolarına ve görsel dokümanlarına yapay zekayla betimleme alabiliyor. Kendi yapay zekalarını kendilerine göre kişiselleştirebiliyor. From Your Eyes'ın uygulaması ise e-ticaret firmaları, bankalar, havalimanları ve otomobiller gibi çok farklı dikeylerde kurumların görüntü işleme çözümlerine ulaşmasını sağlıyor.

From Your Eyes,15 milyon görsel veri kullanarak kendi yapay zekasını eğitiyor. Yapay zekamızın görüntü işleme hızı 15 milisaniye. Öte yandan doğruluk oranı yüzde 98.03 gibi çok yüksek bir seviyede. Video görüntü işleme de yapıyoruz. Anlık görüntü işlemeyi hayata geçirmek için çalışmalarımıza devam ediyoruz. Şu an 40'tan fazla ülkede kullanılıyoruz. Yapay zekamızın verdiği çıktıları GPT NLP'siyle birleştiriyor, bu sayede insanların algılayabileceği cümleler haline getiriyoruz."

Tannur, az gören bir çocuk olarak dünyaya gelmiş ve görme engelinin ilerlemesiyle önce kullanıcısı olduğu teknolojileri güzel bir hikayeyle kendisi geliştirmeye başlamış: "İnsanların yüzlerini, nesneleri veya renkleri tam olarak tanıyamıyordum. Bunları bilgisayar ortamında tanımayı öğrendim. Daha sonra 10 yaşında görüşümü tamamen kaybettiğimde dünya çapındaki 330 milyon görme engelli insan gibi görselleri yazıyla tarif eden görüntü işleme teknolojilerini kullanmaya başladım. Birçoğunun ilk kullanıcıları, geliştiricileri ve büyümesinde rol alan rakiplerinde yer aldım. Microsoft'un 'teknolojiye yön veren kadın lideri' olarak seçildikten sonra da bir Microsoft görüntü işleme çözümünü Türkiye'ye entegre eden deneyim ekibinde sorumluluk aldım. Microsoft'un Türkiye ve global elçisi olarak seçilerek Microsoft çalışanı olma yetkinlikleriyle yetiştirildim. Daha sonra Google'ın Women Tech Maker'larından (teknoloji üreticilerinden) biri olma ünvanına sahip oldum. Bütün bu yerlerde sorumluluk alırken ve görüntü işleme teknolojilerini kullanırken, hızlı ve kapsamlı görsel tanıma teknolojilerine yani görme deneyimine sahip olamadığımı fark ettiğimde From Your Eyes'ı kurmaya karar verdim. From Your Eyes'ın fikir aşaması, bir buçuk yıl sürdü. 2020'de Gençlik ve Spor Bakanlığı'nın bir fikir maratonunda birinci olmasıyla başladı. Daha sonra Nisan 2022'de çalışabilir ilk ürünün geliştirme sürecine girdik. Nisan 2023'te şirketimizi kurdum. From Your Eyes ekibinde şu an Microsoft'un ve Google'ın yetiştirdiği teknoloji geliştiriciler, biyomedikal mühendisleri ve psikolojiden endüstri mühendislerine kadar multidisipliner alanlarda çalışan kişiler yer alıyor."

YÖNETİCİ KADROSUNUN YÜZDE 60'I KADIN

MİRAY TAYFUN / Vivoo CEO'su Eş-Kurucu ve GÖZDE BÜYÜKACAROĞLU / Vivoo COO'su Eş-Kurucu

Vivoo, sağlık teknolojileri alanında insanların kendi sağlıklarını daha iyi anlamalarını ve yönetmelerini sağlayacak yenilikçi bir ürün geliştirme amacıyla CEO Miray Tayfun ve COO Gözde Büyükacaroğlu tarafından 2014'te kuruldu.

İki kadın kurucu, 2014'te İTÜ Çekirdek Kuluçka Merkezi'nde yerinde ve anında sağlık teknolojileri üzerine çalışmalar yapıyordu. İlk olarak farklı bir ürünle yola çıktılar; ekip kurmayı, ürün geliştirmeyi öğrendikten sonra iki genç girişimci olarak insan hayatına dokunmak istediler ve Vivoo, bu yolculuğun bir ürünü olarak ortaya çıktı.

Kuruculardan Miray Tayfun, bu süreçten sonrasını şöyle anlatıyor: "Vivoo, kişilerin kendi vücutlarını tanıyabilecekleri, su tüketimi, kalsiyum, magnezyum, idrar pHi, sodyum, C vitamini gibi değerlerinin sonuçlarını evlerinden öğrenebilecekleri ve bunlarla birlikte nasıl daha iyiye götürebilecekleri konusunda içgörüler alabilecekleri bir platform. Kullanıcılarımız sağladığımız testlerin üzerine idrarlarını yapıyor ve daha sonrasında bizim uygulamamız üzerinden idrar testini tarıyorlar (fotoğrafını çekmek gibi); ve saniyeler içerisinde sonuçlarını görerek neler yapabileceklerini öğreniyorlar. Amacımız, kullanıcılarımızın kendi bedenlerini anlamaları ve yaşam tarzlarına uygun sağlıklı değişiklikler yapmaları için rehberlik etmek."

Kuruculardan, Vivoo COO'su Gözde Büyükacaroğlu ise şöyle konuşuyor:

"Başlangıçta, 2017 yılında fikir aşamasında olan Vivoo, 2018'in başlarında ilk yatırımını alarak Amerika'da kuruldu.

Kurucu ortaklar olarak, çeşitlilik ve özellikle kadın liderliğine büyük önem veriyoruz. Vivoo, yönetici kadrosunun yüzde 60'ını kadınların oluşturduğu, çoğunluğu kadınlardan oluşan bir ekip tarafından idare edilen bir organizasyon. Bu yapı, ürün geliştirme ve iş stratejilerimizde de kendini gösteren bir çeşitlilik ve kapsayıcılık anlayışını yansıtıyor.

B Serisi yatırım turunda Tim Draper, Once Ventures gibi global isimler ve kurumlar yer alırken, Türkiye'den İTÜ ARI Teknokent ve 500 Startups da tura katıldı. İTÜ ARI Teknokent ve 500 Startups ilk yatırımcılarımızdan…"

BANKACIYKEN İKİNCİ EL PLATFORMU KURUCUSU OLDU

BAŞAK BAYKAN / KİRALARSIN Kurucu Ortak ve CEO'su

Kiralarsın, elektronik ve bebek ekipmanları gibi eşyaların kiralanarak kullanabileceği bir platform. Kullanıcılarımızın kısa süreli ihtiyaçlarını satın almaya gerek duymadan gidermesini ve satın almadan önce denemek istediği pahalı eşyaları kiralayarak deniyor. Eşyaları döngüsel ekonomi modeliyle sunarak aynı zamanda sürdürülebilir bir geleceğe katkı sağlıyor, elektronik atıkların önlenmesine bir çözüm sunuyor. Bireysel tüketicilerin yanı sıra; Vestel, Monster, Arçelik gibi pek çok üreticinin de elektronik cihazlarını kullanıcıların denemesini sağlayarak markalara da çeşitli faydalar sağlıyor.

Kiralarsın, eski bir bankacının cesur girişimiyle kurulmuş. Kiralarsın, kurucu ortağı ve CEO'su Başak Baykan'ın kendi hayatında yaşadığı elektronik cihazların ikinci el deneyimlerinden memnun kalmamasıyla birlikte doğuyor. Baykan, 2021'de bir cihazı kiralayarak denemelere başlıyor. O sırada çalışmakta olduğu QNB Finansbank'tan Kiralarsın'ı hayata geçirmek için destek alıyor, mevcut işini bırakıyor ve 2022'de diğer kurucu ortaklarla birlikte Kiralarsın'ı hayata geçiriyor. Başak Baykan Kiralansın'ın faaliyetleriyle ilgili şöyle konuşuyor:

"Son teknolojili VR gözlüklerden, koltuk ve halı yıkama makinesine, bebek ekipmanlarından 3D yazıcılara kadar pek çok ürün bulunduğu için farklı hedef kitlelerin kullandığı bir platformuz. Genel olarak genç yetişkin, çoğunlukla beyaz yaka çalışan kadın ve erkeklere hitap etmekle birlikte örneğin telefonunu servise verdiği için kısa süreli telefon ihtiyacı olan herhangi segmentten bir kullanıcı veya kurumsal şirketler de hizmet alabiliyor. Tüm bireysel kullanıcılar, e-ticaret şirketleri, tüketici elektroniği şirketleri ve finansal kuruluşlarla birlikte çalışabiliyoruz. 2022'de ilk yatırım turumuzu 2.5 milyon dolarlık değerlemeyle kapattık. Öncelikli hedefimiz; Türkiye'de Kiralarsın'la gösterdiğimiz başarılı büyümeyi yeni markamız Rundle ile Avrupa'da da göstererek, ülkemizi yabancı pazarlarda gururlandırabilmek.

ENDÜSTRİYEL YAPAY ZEKADA KADIN ELİ

FUNDA ERGİN / Event Gates Eş-Kurucu

Kadın girişimciler ve yöneticiler doğal olarak iş yaşamında, özellikle de teknolojide kadınların daha çok yer almasını istiyor. Event Gates kurucularından Funda Ergin de aynı görüşte:

"İş dünyasında her ne kadar kadın ve erkeği ayrıştırmak istemesem de kadınların iş hayatında daha çok yer alması konusunda olduğu gibi girişimlerde de daha fazla yer alabilmesi için desteklenmesini, bu konunun önemine dikkat çekerek cinsiyet eşitliği bilincinin artmasına katkı sağladığını düşünüyorum."

Ergin, kurucularından olduğu Event Gates'de uygulaması en zor teknolojilerden biri olan yapay zeka alanında çalışıyor. Ergin, faaliyetlerini şöyle anlatıyor:

"2017'de yapay zeka ile kamusal ortamların güvenliğine yönelik çözümler üretmek üzere yola çıktık. İmalat sanayi, iş güvenliğindeki eksiklerini, derin öğrenme ve video analiz ile geliştirdiğimiz ürünlerle çözebildiğimizi fark edince hızla bizi bu yöne doğru çekti ve kısa sürede öncü yapay zeka makine emniyeti şirketi haline geldik. Çıktığımız yolculuğun hedefi, yapay görme ile imalat sanayininin iş yapış şeklini değiştirmek. Sanayide otomasyon seviyesinin en düşük olduğu alanlardan biri göz kontrolü. Makine emniyeti ve kalite kontrol süreçlerinde mevcut teknolojilerle çözülemeyen çok sayıda sorun var. Endüstriyel yapay zeka ile çalışanlar için daha güvenli bir ortam, kullanıcılar için daha kaliteli ürünler vadediyoruz."

Çözümlerinin tüm imalat ve ağır sanayide uygulanmasının yanı sıra iş kazası ve kalite risklerinin daha büyük olduğu başta otomotiv, demir çelik ve alüminyum ana sanayi tarafından daha yoğunlukla kullanıldığı belirten Funda Ergin, "Yapay zeka makine emniyeti çözümümüz Safety AI'ın yeni AB makine emniyeti tüzüğüne uygun şekilde sertifikasyonun almak için hazırlıklarımız sürüyor" diyor.

ÖĞRETMEN VE ÖĞRENCİLERİ TEKNOLOJİYLE GELİŞTİRİYOR

DR. IŞIL BOY ERGÜL / TeacherX Kurucu

Konumuz eğitim teknolojileri olur da bu alana bir kadın öncülük etmez mi? Özellikle de bu teknolojinin geleceğinin umut vaat ettiğini yıllar önce fark eden ve bu teknolojinin yüksek lisansını yapan bir kadınsa…

Öğretmenlere ve öğrencilere zamandan ve mekandan bağımsız öğrenmeyi ve öğretmeyi mümkün kılan çeşitli teknolojileri geliştiren TeacherX'in kurucusu Dr. Işıl Boy Ergül, lisans eğitimini İstanbul Üniversitesi İngilizce Öğretmenliği Bölümü'nde, yüksek lisansını eğitim teknolojileri üzerine Manchester Üniversitesi'nde, doktora eğitimini ise Bahçeşehir Üniversitesi'nde yine aynı alanda yapmış.

TeacherX; öğretmenler, öğretmen adayları, eğitimciler ve eğitim yöneticileri için tasarlanmış bir platform. Bu profesyonellerin mesleki gelişimlerini destekleyerek, eğitim teknolojileri, pedagoji ve andragoji (yetişkin eğitiminde kullanılan yöntem ve ilkeler) alanlarında güncel ve etkili kaynaklar sağlıyor. Platform hem Türkiye'deki hem de dünya genelindeki öğretmenler için, hem Türkçe hem de İngilizce hizmet veriyor.

Ergül, platformun detaylarını şöyle anlatıyor:

"Temel amacı, 'Öğretmen gelişir, toplum değişir' felsefesini benimseyerek öğretmenlerin mesleki gelişimine katkı sağlamak ve bu yolla eğitim sistemimizi güçlendirmek. Öğretmenlere zaman ve mekan sınırlamaları olmaksızın kaliteli eğitim içerikleri sunup bu içeriklerdeki bilgileri öğretmenlerimizde kalıcı kılmak ve mesleki gelişimlerini destekleyecek araçlar sağlamak. Biz, öğretmenlerin mesleki gelişimine destek olmayı sadece bir hedef olarak değil, aynı zamanda bir sorumluluk olarak görüyoruz. Eleştiriden öte, çözüm üreten, yenilikçi ve dönüştürücü bir yaklaşımla bu projeyi ilerletiyoruz. TeacherX öğretmen eğitimi platformu, öğretmenlere ve öğrencilere zamandan ve mekandan bağımsız öğrenmeyi ve öğretmeyi mümkün kılan çeşitli teknolojiler sunar. Bu teknolojiler arasında Öğrenme Yönetim Sistemi (LMS), asenkron video içerikleri, öz değerlendirme sistemi, sertifikalar, performans takip sistemi, raporlama, öğrenme toplulukları ve senkron eğitimler yer alır. Bu teknolojilerin her biri, öğretmen eğitimini daha etkili ve verimli hale getirmek için özel olarak tasarlanmıştır. TeacherX platformu, sunduğu kapsamlı ve gelişmiş teknolojiler ile her ihtiyaca uygun bir eğitim çözümü sunuyor."

Türkiye'nin önemli yatırım fonlarından Founder One'dan alınan yatırım ile altyapılarını geliştirdiklerini ve TeacherX bünyesindeki okulların öğrencileri için CertifiX adında bir blokzincir tabanlı sertifika yönetim sistemini hayata geçirdiklerini belirten Dr. Işıl Boy Ergül, "Bu sistem sayesinde, öğretmenler öğrencilere verdikleri tüm sertifikaları, okul dışında elde edilen sertifikaları dahil, platformumuz üzerinden yönetebilir ve yeni sertifikalar oluşturabilir. Böylece öğrencilerin dijital portfolyolarını oluşturarak koruma altına alıyoruz. Öğrenciler, üniversite veya iş başvurularında, platform üzerinden aldıkları tüm sertifikalara ömür boyu erişim sağlayabilir. Bu yaklaşım, öğrencilerin birden fazla alanda kendilerini geliştirmelerini ve bu yetkinliklerini belgelemelerini sağlayarak gelecekleri için büyük önem taşıyor. Her yıl Londra'da düzenlenen Küresel Eğitim Teknolojileri Ödülleri'nde Avrupa'da ikinci olarak finale kalmamız da öğretmenlerin mesleki gelişimine yaptığımız katkıyı global ölçekte etkili bir şekilde göstermemize olanak sağladı. Yapay zeka tabanlı seslendirme teknolojisini entegre ederek TeacherX'i global bir marka yapmayı ve daha çok öğretmene ulaşarak toplumsal gelişime katkı sağlamayı amaçlıyoruz" değerlendirmesini yapıyor.

PERAKENDEDE YAPAY ZEKANIN EN DENEYİMLİ İSMİ

PROF. AYTÜL ERÇİL / Vispera CEO'su Eş-Kurucu

Prof. Aytül Erçil, ülkemizin en deneyimli seri girişimcilerinden biri. Akademik hayatının yanı sıra, önce Vistek ve ardından Vispera ve Rebuslabs ile pek çok kadın girişimcinin önünü açtı. Prof. Erçil'in kurduğu Vistek ISRA Vision A.Ş. Aralık 2013'de Alman ISRA Vision firmasına satıldı. Prof. Erçil'in çalışmaları "Uluslararası Başarı Ödülü", Eureka Başarı öyküsü, Endeavor girişimcisi, 2010 teknoloji ödülü finalisti, "Veuve Clicquot yılın en etkin kadın girişimcisi" ödülü, Makina ve Aksesuarları Üretim Teknolojileri birincilik ödülü, "2013 Türkiye'nin kadın girişimcisi", "Kristal Ağaç yılın kadın girişimcisi", "2014 Ansiad yılın kadın girişimcisi ödülü" gibi birçok ulusal ve uluslararası ödülün sahibi oldu. Erçil, Vispera'yı ve faaliyetlerini şöyle anlatıyor:

"Vispera'yı kurarken perakende sektörüne yapay zeka çözümleri üretmek üzere yola çıktık. Amacımız küresel ölçekte bir teknoloji şirketi yaratmaktı. Misyonumuz, görüntü işleme, makina öğrenmesi ve veri analitiği teknolojileri kullanarak perakendecilerin ve CPG tedarikçilerinin teknolojimizi kullanarak mükemmel ürün bulunabilirliği; ürün ve marka görünürlüğü; fiyat, promosyon ve planogram uyumu açısından mükemmel mağazalar işletmesine yardımcı olmak. Vizyonumuz ise misyonumuzu yerine getirmek için gerekli operasyonel teknoloji, analitik, entegrasyon ve hizmetlerle donatılmış, dünya çapında en iyi perakende görüntü işleme teknolojisi ve çözüm sağlayıcısı olmak. Vispera'nın hedef kitlesi giyim hariç perakende şirketleri (gıda, elektronik perakendeciler ve eczaneler, vb) ve bu şirketlere ürün tedarik eden firmalar. Mevcutta 49 ülkede Coca Cola, Unilever, Colgate, Carlsberg, Reckitt Benckizer gibi uluslararası üreticilerle ve Cencosud, Circle-K, Oxxo gibi perakendecilerle çalışıyoruz."

Bugüne kadar 14.5 milyon dolar yatırım aldıklarını, bunların en büyüğünün yüzde 11 hisse ile Koç Grubu (Koç Holding, Inventram ve Koç GSYF) olduğunu, bunun dışında Actus Logo ventures, Omurga Capital, CaBo Capital, Finberg, Esor cCpital, Keiretsu Capital, Teknoloji Yatırım A.Ş., Hayat SA gibi risk sermayesi firmaları ile yerli ve yabancı melek yatırımcılardan destek aldıklarını belirten Prof. Aytül Erçil, "Beş yıllık hedefimiz Vispera'yı görüntü işleme tabanlı mükemmel mağaza çözümü sağlayıcıları arasında kârlı pazar liderlerinden biri haline getirmek. Bu çerçevede Vispera Storesense ürünümüzü, CPG tedarikçilerinin perakende uygulama ihtiyaçları için tercih edilen IR ve analitik çözümü yapmak; Vispera Shelfsight ürünümüzü, perakendecilerin perakende yürütme ihtiyaçları için tercih edilen IR ve analitik çözümü yapmak; Zebra, Smollan, Relex, Accenture, McKinsey, BCG vb. gibi global perakende teknolojisi ve danışmanlık şirketlerinin güvenilir perakende IR ve analitik ortakları olmak; görüntü işleme tabanlı mükemmel mağaza çözümleri pazarında lider görüntü işleme çerçevesini, önde gelen tüm bulut, uç ve mobil platformlarda sorunsuz bir şekilde dağıtılabilen görüntü işleme teknolojimizi, gerçek zamanlı akıllı mağaza içi harekete geçirici mesajların yanı sıra stok yenileme ve satış, ticari pazarlama, planogram ve sipariş gerçekleştirme stratejilerini destekleyen entegre analitik çözümleriyle desteklenmek hedeflerimiz arasında."

KADIN CEO'DAN SAĞLIK VE ÇEVRE DOSTU "PİZZANI GEL AL" KAMPANYASI

BANU ARIDURU / Çelebi Gıda A.Ş. ve Little Ceasars Türkiye CEO'su ve Teknolojide Kadın Derneği Yönetim Kurulu Üyesi

Sektörlerinin önde gelen kadın liderleri, kadınların her türlü gelişimine katkıda bulunmada daha istekliler. Banu Arıduru da hem bireysel hem de şirket olarak kadın girişimcileri destekliyor. Arıduru bu destekleri şöyle anlatıyor:

"Kadın girişimcilerin sektöre, üretim ve hizmet kalitesi, ürün ve hizmet çeşitliliği gibi farklı alanlarda kritik katkıları bulunuyor. Bu nedenle bir de ekosistemimizde ve gıda sektöründe kadın girişimcilerin artmasına gayret ediyoruz. Kadın girişimci adaylarımıza yönelik özel destekler sunarak onları teşvik etmeye ve güçlendirme için gayret gösteriyoruz. Franchise sistemimizin her aşamasında yatırımcılarımıza tam destek sağlamakla birlikte, kadın yönetici sayısının yüksek olduğu bir şirket olarak, yatırım aşamasındaki finansal desteklerin yanı sıra, kadınların ihtiyaç duyabilecekleri mentörlük katkısını da sağlıyoruz."

Her büyük şirkette olduğu gibi Çelebi Gıda'da da kadınların dijitalleşmenin her sürecinde yer aldığını belirten Banu Arduru, "Gıda kategorisinde olmamıza rağmen satışlarının yüzde 75'i dijital kanallardan gelen bir şirket olduğumuz için, teknoloji işimizin en önemli parçası. Tedarik zinciri yönetiminde kullandığımız programlardan, 17 ildeki Little Caesars restoran ağının yönetiminde ileri teknoloji kullanıyoruz. Dijital pazar yerlerinin tamamı ile anlık entegrasyonla çalışıyor; sipariş ve teslimatın her anını anlık görüntülüyor, stok ve tedarik organizasyonumuzu yönetiyor; ürün kalitesini ölçümlüyor; müşteri beğenisini takip ediyor ve hem kampanya ve fiyatlandırma da hem de yeni ürün gelişiminde teknoloji sayesinde topladığımız datayı kullanarak analiz yapıyoruz. Teknolojinin siparişten stoka pazarlamadan müşteri ilişkilerine her alanda efektif kullanılması, tüm yatırımcılarımız için verimliliğin artması anlamına geliyor. Kadınların teknolojiye adaptasyonları da son derece hızlı ve başarılı ilerliyor; bizler de sürekli olarak eğitim süreçleri ile bu gelişimlerine destek veriyoruz" şeklinde konuşuyor.

Restoran zincirine sahip olmak, tüketicinin memnuniyetinin yanı sıra sağlığını düşünmeyi, çalışanların daha mutlu olduğu iş akışları kurmayı ve verimlilikle hızı artırmayı gerektiriyor. Banu Arıduru, tüm bunların dijitalleşme, doğru yönetim ve kampanyalarla olduğunu belirterek şu ifadelerde bulunuyor:

"Siparişten tedarik zincirine kadar tüm süreçlerde başarıyla uygulanan dijital dönüşüm, önemli bir verimlilik artışı sağladı. Bu verimli uygulamalar sonucunda elde ettiğimiz tasarrufları fiyatlarımıza indirim olarak yansıttığımız bir dönemdeyiz. Yakın dönemdeki en önemli hedefimiz ise en iyi müşteri deneyimini oluşturmak. Satış kanallarımızdaki müşteri değerlendirme puanları, prim sistemlerimizin bir parçası haline geldi. Bu doğrultuda, şubelerimizi puanlayıp geliştiriyoruz. Diğer yandan, her kanaldan gelen şikayetlere geri dönüş ve çözüm süremizi dört dakikaya indirdik ve Şikayetvar.com'da fast food kategorisinde üç yıldır üst üste en yüksek müşteri memnuniyeti sağlayan marka seçildik.

2023 sonunda başlattığımız Gel-Al kampanyası büyük ilgi gördü. Yeni hedefimiz, Little Caesars Türkiye'nin 'Gel-Al' servisini yaygınlaştırırken müşterinin tercihen yürüyerek geldiği şube sayısını da artırmak olacaktır. Böylece eve teslimatı azaltarak karbon ayak izimizi daha da küçültmeyi amaçlıyoruz. Şu anda 120 olan şube sayımızı 2025 sonunda 300'e çıkarmayı, beş yıl içinde ise 600 şube olmayı hedefliyoruz."

ULUSLARASI POZİSYONUYLA GENÇ KADINLARA ÖRNEK

YASEMİN BEDİR / Mastercard Doğu Avrupa Bölge Başkanı ve Teknolojide Kadın Derneği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı

Uluslararası şirketlerin önemli pozisyonlarında kadınların özellikle de Türk kadınlarının bulunması, genç kadın teknoloji profesyonelleri için büyük bir ilham kaynağı. Mastercard Doğu Avrupa Bölge Başkanı Yasemin Bedir de finans teknolojisinin önde gelen markalarının önemli yöneticilerinden biri. Yasemin Bedir, Teknolojide Kadın Derneği'ndeki Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığı görevi ile kadınların teknoloji merkezindeki alanlarda yetişmesi ve destek olunmasına yardımcı oluyor. Bedir, dijitalleşme sürecinin önemine ve bunun toplumsal faydaya nasıl dönüştüğüne ilişkin şunları söylüyor:

"Dijital ödemelerin nakdin topluma ve bireylere maliyetini azalttığını biliyoruz ve bu hedefle finansal sisteme katılımı teşvik edecek ürünler, hizmetler ve ortaklıklara odaklanıyoruz. Finansal kapsayıcılık da odak alanlarımızdan biri. Görme engelli kullanıcılar için geliştirdiğimiz ve kullanıcıların işlem tutarını cep telefonlarından duyabildiği Voice Card ile 8-16 yaş arasındaki genç kızları STEM alanına teşvik etmek için hazırladığımız özel bir müfredata sahip Girls4Tech programımız finansal kapsayıcılık için attığımız adımlarına örnek."

Diğer yandan yapay zekayı ürünlerine ve hizmetlerine daha çok dahil ettiklerini belirten Bedir, örnek olarak şunları veriyor:

"Mastercard olarak veri analitiği ve tahmine dayalı modelleme, yapay zeka, kripto ve blok zinciri, siber güvenlik, biyometri, dijital kimlik, bulut bilişim, sanal gerçeklik, hiper-kişiselleştirme vb. birçok yenilikçi teknolojiden yararlanıyoruz. Yeni nesil çözümlerimizi bu teknolojilerden faydalanarak sürekli olarak geliştiriyoruz. Yapay zeka destekli en son içgörüleri kullanarak siber güvenlik alanında gerçek zamanlı hizmet sunuyoruz. En son yapay zeka yeteneklerinden faydalanarak ve üretken yapay zeka tekniklerini kullanarak Mastercard kart sahiplerini ve tüm ödeme ağını güvende tutan koruma yöntemleri geliştiriyoruz. Üretken yapay zeka ile dolandırıcılık karşıtı çözümlerimizin hızını ve doğruluğunu dönüştürüyor, bankaları ve müşterilerimizi koruyoruz. Yapay zeka destekli amiral gemimiz Decision Intelligence (DI) her yıl 125 milyar işlemin riskini gerçek zamanlı olarak değerlendiriyor ve ödeme güvenliği alanındaki yenilikçiliğimizin merkezinde yer alıyor.

Kurumlar özelinde büyük işletmelere dijital kanallarında sunabilecekleri bir ödeme altyapısı ve kart saklama çözümü olan Masterpass, yurtdışı ile para işlemlerini hızlandıran Mastercard Send, yenilikçi yapay zeka platformu Dynamic Yield, perakendeciler için tahmine dayalı yazılım çözümü Test & Learn, açık bankacılık çözümleri vb. hizmetler ile iş ortaklarımıza yeni nesil çözümler sunuyoruz.

Gerek bireysel kullanıcıların gerekse işletmelerin aldığı riskleri azaltmak için geliştirdiğimiz maskeleme teknolojisi, bugün; dokuzuncu senesinde ülkemizde Masterpass üzerinden 40 milyona ulaşan kayıtlı kullanıcısına ulaştı. KOBİ'lere özel olarak hayata geçirdiğimiz MasterKOBİ dijital sadakat platformuyla Mastercard ticari kart sahiplerine özel ayrıcalıklar ve indirimler sağlıyoruz. 10 yılı aşkın süredir yenilikçi kentsel mobilite çözümleri tasarlıyor ve toplu taşıma deneyimlerini kartlı ödemeleri destekleyecek şekilde dönüştürüyoruz."

ÇOCUKLARA PARA KULLANMAYI ÖĞRETMEK İÇİN GİRİŞİMCİ OLDU

CANAN BAYRAK / Manibux Kurucu ve CEO'su

Fintek girişimi Manibux'ın kurucusu ve CEO'su Canan Bayrak'ın tam da Kadınlar Günü'ne yakışan bir girişimcilik hikayesi var. Bayrak'ın kendisinden dinleyelim:

"Ben psikolojik danışman ve bir anneyim. 17 yıl boyunca yaptığım psikolojik danışmanlık mesleğimde kendi kızlarım dahil çocukların parayı nasıl doğru yöneteceklerini bilmediklerini gözlemledim. Kendi paralarını yönetmeyi çocuklarımıza küçük yaşlardan öğretmeliydik. Ailelerin para ile olan ilişkileri, dijital dünya ile uyumlu değildi. Çocuklarımıza kendilerinin olan harçlığı doğru kullanmalarını öğretmek ve harçlığı çağımızın yeni teknolojilerine uygun hale getirmemiz gerekiyordu. Bütün bu nedenler bir araya gelince; kısaca çocuklarımıza finansal okuryazarlık eğitimini erken yaşlarda verme gerekliliğinden Manibux doğdu. Harçlığın dijital haliyiz.

FinTek alanında deneyimli bir ekiple teknolojiyi, psikolojik danışman kimliğimle birleştirerek, hayalini kurduğum Manibux uygulamasını, 2016'da hayata geçirdim. 2018'den itibaren de Manibux'ı, çocukları ve aileleriyle buluştuk. Mümkün olduğunca, kullanıcılara dokunarak finansal okur yazarlık ve tasarruf anlatmaya çalışıyoruz. Psikolojik danışman bir anne olarak, ailelerin ve çocukların ihtiyaçlarını çok iyi bilmenin avantajını kullanarak ve onlardan biri olarak büyüyoruz. Aynı zamanda Finansal Okuryazarlık ve Erişim Derneği'nin (FODER) yönetim kurulu üyesiyim. Finansal okuryazarlık eğitimini çocuklarımızın dijitalde deneyimleyerek ve içselleştirerek kazanmalarını sağlamaya çalışıyorum."

Manibux'ı ailelerin gelirinden bağımsız olan bir sistemin üzerine kurduklarını ifade eden Canan Bayrak, bu yeni nesil harçlık isteminin 8-18 yaş arası çocukları kapsadığını belirterek, "Sadece harcamaya yönelik değil; biriktirmeyi, hedeflere ulaşmayı, bağış yaparak paylaşmayı da aşılayan, çocukların bu olguları hayatlarının bir parçası yapmalarına yardımcı olan bir sistem. Bu sistem ile sürdürülebilir kalkınma hedeflerinden eğitim, eşitlik ve refah ilkelerine destek oluyoruz. Çocukların erken yaştan itibaren finansal okuryazarlık eğitimi almalarını, bunu davranışa dönüştürmelerini, ileri yaşlarda birikim yapabilen, kötü borçlanmaya girmeyen, bilinçli, paylaşan, finansal açıdan bağımsız, kendi ayakları üzerinde duran bireyler olarak yetişmelerine destek olmayı amaçlıyoruz. Anne babaların ve çocukların akıllı telefonlarına yükleyecekleri Manibux uygulaması ve Mastercard özellikli ön ödemeli karttan oluşuyor. Ancak bir finansal ödeme aracı olmaktan öte çocuklarımıza kendi paralarını yönetmeyi öğreten, aile içinde finansal okuryazarlık bilincinin temellerini oluşturan bir eğitim platformuyuz. Edufintech girişimiyiz de diyebiliriz."

Finans ve teknoloji dünyasındaki kadın erkek eşitliğinin toplumun her kesimini olumlu etkileyeceğini düşündüğünü ifade eden Canan Bayrak, şu değerlendirmeyi yapıyor:

"Fintek olarak dijitalleşmenin ve değişimin en hızlı olduğu sektörlerden birinde yer alıyoruz. Bu sektörde girişimci olarak daha çok kadın aktif olarak yer alır ve görünür hale gelirse, bu değişimin diğer sektörlere de olumlu olarak etkileyeceğine inanıyorum. Elbette girişimlerin sayısını artırmak için kolaylaştırıcı teşvikler ve yatırımcıların da artması gerekiyor. Yatırımcılar da yatırım yaptıkları firmalardaki cinsiyet çeşitliliğine ve kadın çalışan sayısına dikkat etmeli ve bunu göre yatırım kararlarını vermeli. Kadınların iş dünyasındaki var oluşlarını ve gelişimlerini destekleyecek kuruluşlar artmalı ve sektördeki her kurum, kadın sayısını artırmak için iş birliği yapmalı. Sektörde yalnız olmadığımızı bilmek, hepimize güç verecektir."

GIDA SEKTÖRÜNÜN KRALİÇE ARISI

DR. ASLI ELİF TANUĞUR SAMANCI / BEE'O Eş-Kurucu ve Genel Müdür

Bir kadının arı ürünleri ile ilgi eğitim alması ve Türkiye'nin ilk ve yerli propolis üreticisi olması, onu sektörün "kraliçe arısı" yapmıyor mu? Özellikle sağlığına dikkat edenlerin tanıdığı; marketlerde, raflarda gördüğümüz BEE'O ürünlerini bize kazandıran Dr. Aslı Elif Tanuğur Samancı, vizyoner bir işe yıllar öncesinden adım atmış. Kuruluş hikayesini kendisinden dinleyelim:

"Gıda Yüksek Mühendisi ve ayrıca biyolog olup aynı zamanda Türkiye'nin ilk ve tek yerli propolis üreticisi BEE'O'nun kurucularındanım. 1996'da İstanbul Teknik Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü'nden mezun olduktan sonra 18 yıl boyunca arı ürünleri sektöründe Ar-Ge ve Kalite Direktörü olarak görev yaptım. Bu arada yüksek lisans öğrenimimi İTÜ Gıda Mühendisliği Bölümü'nde tamamladım. Görevim süresince arı ürünleri alanında pek çok ulusal ve uluslararası proje gerçekleştirdim. İstanbul Teknik Üniversitesi İşletme Fakültesi'nde 'Arı Ürünlerinin Uluslararası Pazarlanması' üzerine ikinci yüksek lisansımı tamamladım. Düzce Üniversitesi Biyoloji Bölümü'ndeki Doktora tezimin konusu 'Arı zehri ve diğer arı ürünleri ile cilt bakım formülasyonları geliştirme' üzerine.

Propolis ve arı sütü ile daha yakından tanışma hikayem, oğlumda yaşadığımız bir bağışıklık sorununa çare aradığım dönemde gerçekleşti. Oğlum 11 aylıktan itibaren iki ayda bir yüksek derecede ateşleniyordu ve sürekli antibiyotik vermek zorunda kalıyorduk. Beş yaşına geldiğinde antibiyotiklerden dolayı çok kötü bir alerji gelişti ve tedavisi de yoktu. Doktor, çocuğumun bağışıklığının aşırı düşük olduğunu belirtti. Bunun üzerine, bilimsel çalışmaları ve tıbbi yayınları araştırmaya başladım. Propolis ve arı sütünün dünyanın her yerinde bağışıklığı doğal yollarla güçlendirmek için kullanıldığını, sık tekrarlayan enfeksiyonlara karşı kullanıldığını gördüm. Ama Türkiye'de üretilmediğini ve Çin'den geldiğini öğrenince öncelikle oğlum için üretmeye karar verdim. Altı ay kendi ürettiğim propolis özütü ve arı sütünü kullandıktan sonra oğlumda ne ateş ne alerji kalmıştı ve bağışıklığı da artmıştı. Bu şifayı görünce tüm annelere ulaştırma hayaliyle yola çıktım. Türkiye'de daha önce üretilmeyen propolisi yine Türkiye'de ilk kez 'Sözleşmeli Arıcılık' modeli ile üretmek ve proses yöntemini geliştirerek insan tüketimine uygun hale getirmek için sevgili eşim Ziraat Yüksek Mühendisi Taylan Samancı ve değerli hocam Prof. Dr. Dilek Boyacıoğlu ile 2013'te Ar-Ge projesiyle firmamızı İTÜ ARI Teknokent'te kurduk."

Ülkemizin, zengin bitki örtüsüyle ve uygun ekolojik koşullarıyla arıcılık faaliyetlerine oldukça elverişli olduğunu; 8,2 milyon arı kovanı varlığı ile arı ürünleri üretiminde dünyada ikinci sırada yer aldığını belirten Samancı, şöyle konuşuyor:

"Avrupa'daki bitki türü sayısının yaklaşık üçte biri Anadolu coğrafyasında bulunur. Bazı bitki çeşitleri ise yalnızca Anadolu'ya özgüdür. Anadolu'nun endemik bitki örtüsü ve çeşitliliği; Anadolu coğrafyasından elde edilen arı ürünlerinin diğer coğrafyalarda üretilen arı ürünlerine göre en az üç kat daha yüksek biyolojik aktivite göstermesine olanak tanır.

Arıcılık alanındaki deneyim ve uzmanlığımızla, ülkemizin arıcılık alanındaki değerinin bilinciyle, henüz Türkiye'de üretilmeyen Anadolu propolisini dünyaya tanıtmak ve şifa arayan tüm annelere ulaştırmak ana amacımız oldu. Arı ürünlerinin yüksek kalitede üretimini ve kovandan sofraya kontrollü üretimini sağlamak, sürekli araştırma ve geliştirme faaliyetleri yürüterek katma değerli arı ürünlerinin tüketicilere sunulmasını sağlamak ve Türkiye'de ilk kez uygulamaya geçirdiğimiz 'Sözleşmeli Arıcılık' modeli ile sürdürülebilir arıcılığa, arıcılık mesleğinin geleceğine, tarım ve ekolojik dengeye katkıda bulunarak etik ticaret kurallarını uygulamak gibi pek çok amacımızı gerçekleştirme fırsatı bulduk."

Ürünlerin 7'den 70'e herkese hitap ettiğini ve daha çok sağlıklı yaşamayı ilke edinenlerin tercih ettiğini ifade eden Samacı, "Gıda, takviye edici gıda, dermo-kozmetik ve tıbbi cihaz kategorilerinde 100'ü aşkın ürün çeşitliliğimiz, doğal içeriklerle 7'den 70'e tüm yaş gruplarına hitap ediyor. Anadolu propolisi başta olmak üzere, arı sütü, ham bal, arı ekmeği, polen ve arı zehri gibi hammaddeleri kullanarak Türkiye'de BEE'O ve BEE'O UP, yurtdışında ise BEE&YOU markamız ile gıda, takviye edici gıda, dermokozmetik ve tıbbi cihaz kategorilerindeki katma değerli ürünlerimizi tüketicilere sunuyoruz. Türkiye'de daha önce üretilmeyen propolisi ülkemizde ilk kez üreterek insan tüketimine uygun hale getirmek üzere proses yöntemini geliştirdik. Geliştirdiğimiz propolis ekstraksiyon metodu ile TÜBİTAK tarafından inovasyon ödülüne layık görüldük. Ayrıca geliştirdiğimiz teknolojinin patentini de aldık" diyor.

LİDER KADIN GİRİŞİMCİ ORTA ÖLÇEKLİ İŞLETMELERİ HEDEFLİYOR

PROF.DR. ZEHRA ÇATALTEPE / TAZI.AI Eş-Kurucu

Prof.Dr. Zehra Çataltepe, yapay zeka denilince ülkemizde ilk akla gelen, deneyimli akademisyen-girişimcilerin başında geliyor. Dokuz yıl önce eşiyle birlikte kurduğu TAZI.AI, Çataltepe'nin girişimcilik vizyonunu ortaya koyuyor. Çataltepe'nin genç kadın girişimcilere örnek olacak kariyer hikayesini kendisinden dinleyelim:

"Lisansüstü eğitim ve çalışma hayatım boyunca yapay öğrenme alanında çalıştım. Doktoramı California Institute of Technology'de tamamladıktan sonra, Bell-Labs'da ve bir start-up'da çalıştım. Siemens Corporate Research'te bizzat sahadaki mühendisler tarafından kullanılabilen bir yazılımın geliştirilmesinde rol oynadım. Bu konuda yayınlanan 13 patente katkıda bulundum. Ardından Türkiye'ye döndüm ve İTÜ, Bilgisayar Mühendisliği Bölümünde öğretim üyesi oldum. MIT, UCLA, AT&T ve ardından da farklı firmalarda yönetici pozisyonlarında bulunmuş olan eşim Tanju Çataltepe'nin ve benim tecrübelerimiz, yapay zeka çözümlerinin ancak değişen dünyaya kolayca ayak uydurabilir ve insanlarla beraber çalışabilir olursa başarıya ulaşabileceğini gösterdi. Bunun üzerine, eşim ile birlikte İTÜ ARI Teknokent'te TAZI.AI'yi kurup veri bilimcilerin yanında iş insanlarının da sürece dahil olduğu, yapay zeka çözümlerinin değerinin kısa sürede gösterilip değişen iş dünyasında kolaylıkla güncellenebildiği çözümler üretmeye karar verdik. TAZI.AI ekibi, yapay zeka ve veri bilimi alanlarında deneyimli mühendisler, araştırmacılar ve girişimcilerden oluşuyor. Ekibimiz, her sektörden işletmenin yapay zekanın gücünden yararlanmasına yardımcı oluyor."

Peki, Çataltepe ve ekibi uzun süreli bu birikimi, hem yurtiçinde hem de yurtdışında nasıl sektörlere aktarıyor? TAZI.AI yapay öğrenmeyi, farklı ürünlerle çokça sektörde kullanıyor. Çataltepe, bu sektörleri şöyle anlatıyor:

"Amacımız, yapay öğrenmeyi daha çok insan tarafından kolayca kullanabilen, kontrol edilebilen ve sürekli değer üreten bir teknoloji haline getirmek. Vizyonumuz, her insanın yapay öğrenmeyi daha iyi seçimler yapmak için bir araç olarak kullandığı bir dünya oluşturmak. Sigortacılık, finans ve perakende alanlarındaki müşterilerimizle gerçek hayattaki deneyimi şekillendirmek. Finans ve perakende sektörlerinde faaliyet gösteren ve yazılım veya kod bilgisi olmadan veri analizinden faydalanmak isteyen, veri odaklı kararlar alarak iş süreçlerini optimize etmek isteyen, müşteri deneyimini ve kârlılığı artırmak isteyen orta ölçekli şirketler TAZI.AI'nın sunduğu çözümlerden faydalanabilir. Bankacılık, sigortacılık, varlık yönetimi, E-ticaret, perakende, hızlı tüketim malları, müşteri sadakati modelleme, sahtekarlık tespiti, risk yönetimi, iletişim, medya, eğlence, petrol ve gaz, elektrik, yenilenebilir enerji; en çok çalıştığımız sektör ve alanlar arasında."

Şimdiye kadar alınan 23 patentiyle donatılmış bir "Business In The Loop AI/GenAI" Platformu olan TAZI.AI; AutoML ve MLOps Platformu, Açıklanabilir AI, Uyarlanabilir AI başlıklarında temel yapay zeka anlayışlarını takip ediyor. Yazılım veya kod bilgisi olmadan, veri ekibi çok büyük olmayan, verisi olan, tahminleme ve karar destek için analizler yapmak isteyen orta ölçekli şirketlere hitap eden TAZI.AI, şimdiye kadar 6.1 milyon yatırım aldı ve bu yıl yeni yatırımcılar bulmayı hedefliyor.

REKLAM DÜNYASINDA İKİ ÇİÇEK, BİR BÖCEK

GÖKÇE DUMAN / Ingosa Eş-Kurucu

Ingosa reklam teknoloji geliştirmek amacıyla Nisan 2022'de iki kadın ve bir erkek kurucuyla yola çıkan genç bir girişim. Dürin Artuk, Gökçe Duman ve Muammer Okumuş, reklam teknolojisi (AdTech) alanındaki tecrübeleri ve diyalog bazlı üretken yapay zeka ile ilgili bilgileriyle tüketiciler ve markalar arasında doğrudan ve etkileşimli bir diyalog oluşturabilecek bir teknoloji geliştirdik. Ingosa'nın hikayesini Gökçe Duman anlatıyor:

"Bu diyalog, markaların tüketicilere kişiselleştirilmiş ve etkileşimli bir deneyim sunmasını sağladı ve satın alma niyetini ve marka hatırlanabilirliğini önemli ölçüde artırdı. Dijital reklamcılık alanında markaların ve tüketicilerin karşı karşıya olduğu etkileşim eksikliği ve veri toplama yollarının azalması gibi problemleri tespit ederek yola çıktık. Üretken yapay zeka ve konuşma tabanlı pazarlama kullanarak, reklam banner'ları içerisinde tüketicilerle gerçek zamanlı diyalog kurabilen yenilikçi bir platform sunuyoruz. Bu yaklaşım, reklam kreatifi içerisinden tüketici-marka etkileşimini 10 kat artırırken, aynı zamanda GDPR uyumlu bir şekilde birinci parti tüketici verisi toplama imkanı sağlıyor.
Bir yıldır Volkswagen, Audi, BMW, Citroen, Nissan, Mediamarkt, Sephora, HSBC, Dominos, PepsiCo, Samsung ve Grundig gibi dünyaca ünlü markalarla iş birliği yapıyoruz. Aynı zamanda Publicis Groupe, WPP, Opportune, Hype, Ingage ve OMD gibi dijital medya ajansları da dijital reklamcılık stratejilerinde devrim yaratmak için Ingosa'nın, geleneksel banner'lara kıyasla x10 kat daha fazla etkileşim getiren ve birinci parti veri toplayabilen akıllı banner'lar üretebildiğiniz yenilikçi reklam platformuna güveniyor."

Reklam teknolojileri tanımı nasıl teknolojiler kullanıyor? Artıları neler? Gökçe Duman, bu sorunun cevabını ise şöyle veriyor:

"Diyalog bazlı üretken yapay zekanın birleşiminden doğan bir alanda faaliyet gösteriyoruz. Bu alan, tüketicilerin yüzde 80'inin kişiselleştirilmiş ve etkileşimli deneyimlerden satın almaya yatkın olduğu bir dünyada özellikle önem kazanıyor. Biz bu durumu, 'Diyalog Bazlı Görüntülü Reklamlar' konseptiyle ele alıyoruz. Yapay zekayı kullanarak oluşturduğumuz teknoloji, reklam banner'larında markalar ve tüketiciler arasında doğrudan, etkileşimli ve özelleştirilmiş diyaloglar oluşturulmasını sağlıyor. Bu, hem markanın tüketicisiyle daha derin ve kişiselleştirilmiş bir ilişki kurmasına olanak sunuyor hem de tüketicinin marka ile etkileşim kurarak alışveriş deneyimini kişiselleştirmesine yardımcı oluyor."

Gökçe Duman, kurulduklarından bu yana 300 milyondan fazla görüntülenme aldıklarını ve tüketicileri ilan verilen sayfada kalış süresi ortalamasının 16 saniye olduğunu, kendilerinin bu ortalamayı iki dakika ile geçtiklerini belirtiyor.

Ingosa, banner'larını otomotivden e-ticarete, bankacılıktan eğlence sektörüne kadar geniş bir yelpazede kullanılıyor. Arya Kadın Yatırım Platformu ve Türkiye İş Bankası iş birliği ile Maxis bünyesinde kurulan ARYA, GYSF'den 1.5 milyon dolar değerleme üzerinden yatırım aldı.

EFSANE CUMA İLE GELEN E-TİCARET GİRİŞİMİ

ŞEVİN BALLIKTAŞ/ Userdot Eş-Kurucu ve CEO'su

Şevin Ballıktaş, veriye olan merakıyla Userdot'ı kurmuş. Şu an ortağı Gökalp Caymaz ile yola devam ediyor.

Belliktaş'ın çıkış noktası, her yıl kasım ayında tüm dünyada düzenlenen Efsane Cuma günü olmuş. Belliktaş, hikayeyi şöyle anlatıyor:

"E-ticaretin yeni yükselmeye başladığı ve kurumsal bir şirkette e-ticaret departmanında çalıştığım dönemde, 'Gerçek zamanlı bir data sağlayıcı olsaydı her günü Efsane Cuma'nın en kârlı halinde yaşayabilir miydik?' diye bir düşüncem vardı. E-ticaretin derya deniz bir verisi var ancak o zamanlar veriler istediğimiz gibi anlık olarak akmıyordu, haftalık veriler ise bir işe yaramıyordu. Bu düşüncemi hayata geçirebilmek için anlık veri sağlayabilen bir data sağlayıcı çözümü arayışına girdim, ancak pazarda böyle bir çözüm bulamadım. O zamanlar yapay zeka teknolojisi alanında çalışmalar yapan, Ar-Ge ekibinin başında görev alan, çok eski arkadaşım ve şu anki ortağım Gökalp'e bu fikri danışınca, 2020'de şirketi kurma hikayemiz başladı. Şu anda ise 30 kişilik ekibimizle Türkiye'de ve globalde büyümeye devam ediyoruz."

Amaçlarının e-ticaret kanallarında satış yapan markalara anlık ve doğru veri akışı sağlamak, bu verileri ekiplerin aksiyon alabilecekleri içgörülere dönüştürerek operasyonlarını güçlendirmek, bunu yaparken de manuel operasyonlardan kurtularak zaman kazanmalarını sağlamak olduğunu belirten Belliktaş, şöyle devam ediyor:

"Datadot tam da bunu yapıyor, saatlik büyük veri analizi sağlayarak rakip analizleri ve anlık bildirimleri sayesinde e-ticaret, pazarlama ve marka ekipleri gibi birden çok ekibe yönelik detaylı analizler sunarken trend ürünleri yakalayıp alışverişçi yorumlarından öğrenmelerini, etkin influencer'ları belirlemelerini, alışverişçilerin satın alma motivasyonlarını anlamalarını tek ekranda sağlıyor. Hitap ettiğimiz kitle e-ticaret kanallarında faaliyet gösteren markalar, satıcılar, medya ajansları, danışmanlık firmaları ve KOBİ'ler. L'Oreal, Arzum, Estee Lauder, GroupM, Eczacıbaşı, Arçelik, Philips, Haleon, Mavi, Dyson, BSH, Beiersdorf, Penti, Altınyıldız Classic, Reckitt, Flormar, Henkel, The Purest Solutions, Arçelik, Vodafone, eStar, Züber, Karaca, NAOS ve Yves Rocher gibi alanında öncü firmalara e-ticaret kanallarında veri odaklı aksiyonlar almalarını sağlayarak kârlılıklarını artırırken zaman kazanmalarını sağlıyoruz."

Galata Business Angels liderliğinde, 2.9 milyon lira değerindeki Seri A fonu 2021'de aldıklarını, Kasım 2023'te Arya Ventures liderliğinde 11 milyon dolar değerleme ile ikinci yatırım turunu kapattıklarını ifade eden Şevin Belliktaş; Almanya, İtalya, Fransa, İngiltere gibi Avrupa pazarlarına ek olarak MENA bölgesi ve Tayland, Vietnam, Singapur ve Endonezya gibi Asya ülkelerinde pazar payını artırmak için güçlü bir konum elde etmeyi amaçladıklarını söylüyor.

BİZE ULAŞIN