PropTech pazarının 100 milyar doları aşması bekleniyor
Gayrimenkul teknolojileri dünyada hızla büyüyen bir pazar haline geliyor. Fortune Business Insights'ın 7 Eylül 2026'da güncellediği araştırmaya göre, 2025 yılında 40,19 milyar dolar büyüklüğe ulaşan küresel PropTech pazarının 2026'da 44,59 milyar dolara, 2034 yılında ise 104,57 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Araştırma, 2026–2034 dönemi için yıllık bileşik büyüme oranını yüzde 11,2 olarak öngörüyor.
Türkiye'de ise teknolojik dönüşümün yanında sektörün profesyonelleşmesi ve dijital doğrulama süreçleri de hız kazanıyor. Ticaret Bakanlığı verilerine dayanan 2025 sonu açıklamalarında, EİDS'nin ilk uygulamaya alındığı dönemde 70 bin 360 olan yetki belgeli emlak işletmesi sayısının 88 bin 572'ye ulaştığı belirtilmişti.
Teknoloji girişimcisi ve Emlakçılar Portalı Kurucusu Aldo Medina, bu iki gelişmenin gayrimenkul sektöründe yeni bir dönüşüm dönemine işaret ettiğini belirtiyor.
"PropTech'in değeri, sektöre bir yazılım daha eklemekten gelmeyecek"
Bilgi teknolojileri, sistem entegrasyonu, bulut çözümleri ve dijital dönüşüm alanlarında uzun yıllardır çalışan Medina'ya göre, PropTech'in gelişimini yalnızca yeni teknolojilerin ortaya çıkışı üzerinden okumak yeterli değil.
"PropTech'i yalnızca gayrimenkul sektöründe teknoloji kullanımı olarak tanımlamak eksik kalıyor. Asıl mesele teknolojinin gayrimenkul işinin nasıl yapıldığını gerçekten iyileştirip iyileştirmediği. Bilginin güncelliğini artırıyor mu, müşteriyi ve portföyü daha doğru eşleştiriyor mu, profesyoneller arasında işbirliğini kolaylaştırıyor mu, operasyonel yükü azaltıyor mu? Teknolojinin değeri burada ortaya çıkıyor. Önümüzdeki dönemde PropTech'in odağının ilanı dijitale taşımaktan profesyonelin çalışma biçimini dönüştürmeye doğru kayacağını düşünüyorum."
Medina'ya göre Türkiye'deki gayrimenkul sektörünün önemli özelliklerinden biri, güçlü bir ilişki ve profesyonel network kültürüne sahip olması. Buna karşın portföyler, müşteri bilgileri ve meslektaşlar arası iletişim halen farklı sistemler, kişisel kayıtlar ve mesajlaşma kanalları arasında dağınık biçimde yönetilebiliyor. Bu nedenle dijitalleşmenin önündeki temel sorun teknoloji eksikliğinden çok, teknolojinin günlük iş yapış biçimine doğru şekilde yerleşebilmesi.
"Yapay zekâyı denemekle, onu iş modelinin parçası haline getirmek aynı şey değil"
Yapay zekâ da PropTech dönüşümünün en hızlı gelişen alanlarından biri. JLL'nin 2025 Global Real Estate Technology Survey araştırmasına göre gayrimenkul yatırımcılarının yüzde 88'i yapay zekâ uygulamalarını pilot olarak kullanmaya başlamış durumda ve aynı anda ortalama beş farklı kullanım alanını test ediyor. Araştırmaya katılan şirketlerin yüzde 87'si AI nedeniyle gayrimenkul teknolojisi bütçelerini artırırken, yüzde 60'tan fazlası yapay zekâyı pilot uygulamaların ötesinde ölçeklendirmek için stratejik, organizasyonel ve teknik olarak henüz yeterince hazır olmadığını belirtiyor.
"JLL'nin araştırmasında yatırımcıların yüzde 88'inin AI'ı şimdiden denediğini görüyoruz. Ama bana göre daha önemli veri şu: şirketlerin yüzde 60'tan fazlası bunu pilot seviyesinden çıkarıp ölçeklendirmeye henüz hazır değil. Bu tam olarak dijital dönüşümde uzun yıllardır gördüğümüz sorunu anlatıyor. Teknolojiyi satın almak veya denemek başka, onu gerçek iş sürecinin parçası haline getirmek başka. Gayrimenkulde de AI'ın başarısını kaç farklı araç kullanıldığı değil, profesyonelin günlük işine ne kadar somut değer kattığı belirleyecek."
"Müşteriyi anlamak, ilişki kurmak, güven yaratmak, müzakere etmek ve sahayı okumak gayrimenkul danışmanlığının insani tarafı. AI'ın çok daha güçlü olduğu alanlar ise tekrar eden işleri azaltmak, veriyi işlemek, ilk taslakları hazırlamak, müşteri talepleriyle portföyleri eşleştirmek ve takip süreçlerini kolaylaştırmak. AI emlak danışmanının yerini almamalı; danışmanın ilişkiye ayırabileceği zamanı artırmalı."
Dijitalleşmenin merkezinde güven var
Türkiye'de EİDS ile birlikte taşınmaz ilanlarında kimlik ve yetki doğrulama süreçlerinin yaygınlaşması, gayrimenkul sektöründeki dijital dönüşümün yalnızca hız ve verimlilik değil, aynı zamanda güven ve doğrulanabilirlik üzerinden de ilerlediğini gösteriyor. Medina'ya göre bu değişim PropTech şirketlerinin rolünü de genişletiyor.
"Gayrimenkulde yalnız veri paylaşmıyorsunuz. Portföyünüzü, müşteri ilişkinizi, ticari bağlantınızı ve kimi zaman ortak satış sürecini başka profesyonellerle birlikte yürütüyorsunuz. Bu nedenle geleceğin gayrimenkul teknolojisinin yalnız hızlı veya kullanışlı olması yetmez. Kimle çalıştığınızın, bilginin güncelliğinin ve işbirliği koşullarının daha görünür ve takip edilebilir hale gelmesi gerekiyor. Güven, PropTech'in yan ürünü değil; temel altyapılarından biri olacak."
İlan platformundan profesyonel çalışma ağına
Bu yaklaşım Emlakçılar Portalı'nın geliştirilme modelinin de temelini oluşturuyor. Üyelik tabanlı bir B2B PropTech platformu olarak geliştirilen Emlakçılar Portalı; bağımsız emlak danışmanları, emlak ofisleri ve franchise ağlarının portföylerini yönetebileceği, müşteri ve portföyleri eşleştirebileceği ve diğer profesyonellerle işbirliği geliştirebileceği ortak bir dijital çalışma ortamı oluşturmayı amaçlıyor.
Platformun odağında son tüketiciye daha fazla ilan göstermekten çok, gayrimenkul profesyonellerinin kendi aralarındaki çalışma biçimini geliştirmek bulunuyor. Merkezi portföy yönetimi, CRM, profesyoneller arası portföy paylaşımı, ortak satış süreçleri, eşleştirme ve yapay zekâ destekli araçlar bu yapının farklı katmanlarını oluşturuyor.
"Biz işe 'insanlar internette nasıl daha fazla ilan görür?' sorusuyla başlamadık. 'Bir emlak profesyoneli işini nasıl daha verimli yönetir ve diğer profesyonellerle nasıl daha iyi çalışır?' sorusuyla başladık. Çünkü sektörün önemli bir verimlilik alanının profesyoneller arasındaki bağlantıda olduğunu düşünüyoruz. Bir danışmanın portföyü başka bir danışmanın müşterisiyle doğru ve güvenilir biçimde buluşabiliyorsa teknoloji gerçek bir ticari değer üretmeye başlıyor."
MLS kültürü teknoloji kadar işbirliği meselesi
"MLS yalnızca teknik bir portföy paylaşım sistemi değil. Temelinde bir işbirliği kültürü var. Bir danışmanın elindeki portföyün diğer profesyonellerin doğru müşterileriyle buluşabilmesi, portföy sahibinin haklarının korunması ve ortak satış koşullarının açık olması gerekiyor. Teknoloji bu kültürü kendi başına yaratamaz ama güvenli ve izlenebilir biçimde çalışabilmesi için gerekli altyapıyı sağlayabilir."
Emlakçılar Portalı da bu doğrultuda profesyoneller arasında portföy paylaşımı, müşteri eşleştirme ve ortak satış fırsatlarının oluşturulmasına yönelik kapalı bir işbirliği ekosistemi geliştirmeyi hedefliyor.
"Geleceğin emlak profesyoneli yalnız satış yapan kişi olmayacak"
"Gelecekte farkı yalnız kimin daha fazla ilana sahip olduğu yaratmayacak. Doğru ve güncel bilgiye kim daha hızlı ulaşıyor? Müşterisini kim daha iyi takip ediyor? Profesyonel network'ünü kim daha etkin kullanıyor? Başka danışmanlarla kim daha güvenilir işbirliği kurabiliyor? Teknolojiyi kim operasyon yükünü azaltmak için kullanabiliyor? Bunlar çok daha belirleyici hale gelecek."
"Küresel PropTech pazarı 100 milyar doların üzerine doğru giderken Türkiye açısından fırsatı yalnız yeni uygulamalar geliştirmek olarak görmüyorum. Asıl fırsat teknoloji, profesyonel network ve güveni aynı çalışma düzeninde buluşturabilmek. Bunu başarabilirsek teknoloji yalnız süreci hızlandırmaz; sektörün çalışma standardını da yükseltir."