Tarımda yapay zeka dönemi

GİRİŞ TARİHİ: 19.10.2026 GİRİŞ TARİHİ: 11:16 SON GÜNCELLEME: 20.10.2026 00:01
Geleneksel yöntemlerin yerini alan yeni nesil tarım teknolojileri, çiftçilerin tarlalarıyla adeta "konuşmasını" sağlıyor. Türkiye'de geliştirilen uydu izleme sistemleri, yapay zekâ asistanları ve akıllı sensörler; su, gübre ve ilaç maliyetlerini düşürürken, tarladaki riskleri henüz oluşmadan haber veriyor. Üstelik bu teknolojilerin bir kısmı üreticiye tamamen ücretsiz ulaştırılıyor.

İREM GÜL/ İklimi ve bereketli topraklarıyla dünyanın en önemli tarım ülkelerinden biri olan Türkiye, bu sektörde son yıllarda gerileme yaşadı. Bunda elbette hızla artan kentleşmenin de büyük payı oldu. Ancak tarımda yeni bir dönemin başlangıcında olduğumuzu söylersek, yanlış olmaz her halde. Bunun nedeni de bu sektörde teknolojide gelinen nokta.

Yüzyıllarca üretimi tamamen doğanın belirlediği tarım sektöründe artık modern yöntemler ve yeni nesil sistemler söz sahibi. Bugün yerli girişimlerden teknoloji şirketlerine kadar uzanan geniş bir ekosistem, tarımı tamamen ölçülebilir ve dijital olarak yönetilebilir hale getirerek bu gidişatı değiştiriyor. Artık çiftçiler, tarlalarına adım dahi atmadan uydular aracılığıyla bitki gelişimini izleyebiliyor, yapay zekâ destekli sistemlerle tarladaki anomalileri çok erkenden yakalayabiliyor.

TEMELİ SAVUNMA SANAYİNE DAYANIYOR

Dijital tarım platformu Agrovisio'nun Kurucu Ortağı Emre Tunalı, Agrovisio'nun temellerini 2017'de ODTÜ Teknokent'te attıklarını ve kurucu ekibin ASELSAN'da görüntü işleme ve yapay zekâ sistemleri geliştiren mühendislerden oluştuğunu belirtiyor. Aynı zamanda ekip olarak çiftçilik de yaptıklarını aktaran Tunalı, iklim belirsizliği, yüksek girdi maliyetleri, su yönetimi ve doğru bilgiye ulaşma gibi sorunları sahada deneyimlediklerini belirtiyor. Tarım ve gıda bağımsızlığını millî bir mesele olarak gördüklerini vurgulayan Tunalı, üretimin planlanması, su kaynaklarının korunması ve dışa bağımlılığın azaltılması için tarımsal verinin yerli teknolojilerle üretilip yönetilmesi gerektiğini düşünüyor.

VERİDEN KARARA, KARARDAN MÜDAHALEYE

Agrovisio bugün uydu görüntüleri, yapay zekâ, meteorolojik veriler, saha gözlemleri, drone ve sensörleri bir araya getirerek tarımsal üretimi ölçülebilir hale getiriyor. Agrovisio'nun ürünlerin yetiştirildiği alanları belirlediğini, bitki gelişimi, sulama, su tüketimi, rekolte ve hasadı izlediğini anlatan Tunalı, kamu kurumlarına ülke ve havza ölçeğinde karar altyapısı, özel sektöre üretim ve tedarik zinciri takibi, üreticilere ise tarla bazlı erken uyarı ve karar desteği sunduklarını kaydediyor. Amaçlarının doğru zamanda doğru kararı aldırmak olduğunu belirten Tunalı, su stresi, hastalık riski ve gelişim geriliği gibi sorunların geç fark edilmesinin ürün ve kaynak kaybına yol açtığını söylüyor. Teknolojinin üreticinin tecrübesinin yerine geçmediğini, bu tecrübeyi güncel verilerle desteklediğini belirten Tunalı, böylece su, gübre, emek ve zamanın daha verimli kullanılmasını hedeflediklerini dile getiriyor.

UYDU TABANLI İZLEME YAPIYOR

En yüksek talebin uydu tabanlı tarla izleme ve erken uyarı çözümlerine geldiğini aktaran Tunalı, bu uygulamalarla üreticilerin ek cihaz kurmadan geniş alanları takip edebildiğini söylüyor. Hava uyarıları, bitki gelişim haritaları, nem ve su stresi göstergelerinin; üreticilerin karar süreçlerini desteklediğini ifade eden Tunalı, özellikle hububat, mısır, ayçiçeği, pamuk ve şeker pancarında ilginin yüksek olduğunu belirtiyor.

Kurumların bu sistemleri binlerce tarlayı aynı standartta izlemek, üretim tahmini yapmak ve sözleşmeli üretimi doğrulamak için kullandığını dile getiren Tunalı, donanım gerektirmeden ölçeklenebilmenin yaygınlaşmayı hızlandırdığını belirtiyor. Su ve karbon göstergelerinin ölçülmesinin ise sürdürülebilirlik hedeflerine ve ihracatta giderek önem kazanan çevresel standartlara uyumu desteklediğini kaydediyor.

AKILLI SİSTEMLERLE SULAMA VE HASAT

Önümüzdeki 5-10 yılda tarım makinelerinin yalnızca talimat uygulayan araçlar olmaktan çıkarak tarlayı algılayan, veriyi yorumlayan ve doğrudan müdahale edebilen akıllı sistemlere dönüşeceğini öngören Tunalı, otonom traktörler, tarla robotları ve drone'ların ihtiyaç duyulan noktaya doğru zamanda ve miktarda müdahale edeceğini belirtiyor. Tunalı, gübreleme, ilaçlama, yabancı otla mücadele, sulama ve hasadın da bitkinin ihtiyacına göre noktasal olarak yapılacağını ifade ediyor.

Bu dönüşümün tarımsal iş gücünün niteliğini de değiştireceğini belirten Tunalı, insan rolünün kas gücünden sistem yönetimi, bakım, veri analizi ve karar alma süreçlerine kayacağını söylüyor. Geleceğin üreticisini akıllı makineleri ve tarımsal veriyi yöneten bir teknoloji kullanıcısı olarak tanımlayan Tunalı, çiftçilerin, gençlerin ve sektör çalışanlarının eğitim ve yetkinlik programlarıyla desteklenmesinin dönüşümün önemli unsurlarından biri olacağını vurguluyor. Agrovisio'nun hedefinin veriyi sahada doğru karara ve zamanında müdahaleye dönüştüren bütünleşik bir tarım ekosistemi kurmak olduğunu belirten Tunalı, daha az su ve girdiyle daha öngörülebilir, izlenebilir ve dayanıklı üretim sağlayan teknolojileri Türkiye'den dünyaya taşımayı hedeflediklerini ifade ediyor.

AR-GE'YE 2.2 MİLYON DOLAR HARCADI

Generative Nature Kurucu Ortağı Serhat Özperçin ise, Türkiye'nin farklı iklim bölgeleri, gelişen sera altyapısı ve mühendislik gücüyle tarım teknolojilerinde önemli bir potansiyel taşıdığını belirtiyor. Özperçin, tarımda dijitalleşme ve AI kontrolü ile üretim yapmanın girdi maliyetlerini düşürdüğü gibi insan hatalarından kaynaklı bir yıllık mahsul kayıplarının da önüne geçeceğinin altını çiziyor. Artan su, gübre, enerji ve işçilik maliyetlerinin üreticinin en önemli sorunları arasında yer aldığını ifade eden Özperçin, uzman personel ihtiyacı, hastalıkların geç tespit edilmesi ve sabit reçetelerin değişen bitki ihtiyaçlarına yanıt verememesinin de verimliliği sınırladığını dile getiriyor. Generative Nature'ın her sulamayı ayrı bir karar sürecine dönüştürerek üretimi daha ölçülebilir ve yönetilebilir hâle getirdiğini kaydediyor.

Son beş yılda tarım teknolojileri ve Ar-Ge çalışmalarına yaklaşık 2,2 milyon dolar yatırım yaptıklarını belirten Özperçin, Ar-Ge sürecini 2025'in son çeyreğinde tamamladıklarını söylüyor. Sistemin şu anda şirketin Ar-Ge serasında pilot olarak kullanıldığını aktaran Özperçin, 2027'nin ilk çeyreğinde pazara çıkmayı, aynı yıl 80 seraya, 2030'a kadar ise en az 500 seraya ulaşmayı hedeflediklerini ve şimdiden 22 ön alım talebi aldıklarını paylaşıyor. Yerli çiftçilerin, yatırımın etkisini doğrudan görebildiği teknolojileri daha hızlı benimsediğinden söz eden Özperçin, uzaktan takip, erken uyarı, otomatik sulama ve gübreleme çözümlerinin daha fazla ilgi gördüğünü belirtiyor. Özperçin, en yoğun talebin ise yüksek girdi maliyetine ve hassas besleme ihtiyacına sahip topraksız çilek, yaban mersini, ahududu ve böğürtlen üreticilerinden geldiğinin altını çiziyor.

VERİM ARTARKEN MALİYETLER AZALIYOR

Generative Nature'ın geliştirdiği sistemin seralarda 17'den fazla parametreyi kablosuz sensörlerle takip ettiğini anlatan Özperçin, yapay zekânın her sulama öncesinde bitkinin gelişim evresine göre özel gübreleme reçeteleri oluşturduğunu kaydediyor. Özperçin, ürün ailesinin kablosuz sensörler, yapay zekâ kontrollü sulama ve gübreleme otomasyonu ile görüntü işleme destekli otonom bitki sağlığı takip sistemlerinden oluştuğunu belirtiyor. Yazılım ve Ar-Ge çalışmalarının Türkiye'de geliştirildiğinin altını çizen Özperçin, seri üretim sürecinde yerli üretim oranını artırmayı hedeflediklerini aktarıyor.

İzmir'deki Ar-Ge serasında yürütülen topraksız çilek üretimi pilotunda bitki başına verimin 450-550 gramdan 950 grama yükseldiğini aktaran Özperçin, üst kalite ürün oranının yüzde 85'ten yüzde 97'ye çıktığını, ıskarta oranının ise yüzde 5'ten yüzde 0,5'e gerilediğini belirtiyor. Aynı uygulamada su tüketiminde yüzde 12, gübre kullanımında yüzde 20 ve ilaç kullanımında yüzde 85'e varan tasarruf sağlandığını dile getiren Özperçin, "İki dönümlük çilek pilotumuzda yıllık gübre gideri 420 bin TL, ilaçlama gideri ise 80 bin TL seviyesindeydi. Yüzde 20 gübre ve yüzde 85 ilaç tasarrufu dikkate alındığında toplam yıllık tasarruf yaklaşık 152 bin TL'ye, dekar başına tasarruf ise yaklaşık 76 bin TL'ye ulaşıyor. Bu tutara su, işçilik ve ürün kayıplarındaki azalma dahil değildir. Sonuçlar işletmenin ölçeğine ve üretim koşullarına göre değişebilir" diyor. Özperçin, çileğin C vitamini oranını da konvansiyonel üretime göre en az iki kat artırmayı başardıklarını sözlerine ekliyor.

"HEDEFİMİZ İHRACAT"

Donanım satışı ve aylık yazılım lisansının yanı sıra kiralama modelleri üzerinde de çalıştıklarını belirten Özperçin, önümüzdeki üç yılda robotik görüntü analiziyle hastalık ve mineral eksikliği tespiti yapan sistemleri devreye almayı planladıklarını kaydediyor. Nihai hedeflerinin ise Türkiye'de geliştirilen teknolojiyi uluslararası pazarlara taşıyarak hem tarım teknolojileri hem de yüksek kaliteli tarımsal ürün ihracatına katkı sağlamak olduğunu vurguluyor.

Dr. Begüm ERİKÇİ / Tarla.io Büyüme ve Öğrenme Müdürü

"150 bin hektar tarım alanı dijital olarak takip edildi"

Tarla.io olarak amacımız, veriyi "Bugün ne yapmalıyım?" sorusuna açık ve uygulanabilir bir cevaba dönüştürmek. Bu kapsamda, dünyanın farklı bölgeleri için uzun yıllara dayanan iklim veri setleri oluşturduk. Türkiye'de ise tarla bazında fırtına ve dolu riskini belirlemeye yönelik bir tespit ağı kurduk. Bu altyapı sayesinde dolu ve fırtına güzergâhlarını biliyoruz; çiftçilerin yanı sıra bankaların, sigorta şirketlerinin, kooperatiflerin ve tarım şirketlerinin iklim ve üretim risklerini izlemesine ve yönetmesine yardımcı oluyoruz. Bunun yanında, iklim riskinin çiftçinin üretimi, geliri ve finansal yükümlülükleri üzerindeki etkisini azaltmayı amaçlayan parametrik koruma çözümleri geliştiriyoruz.

Tarla.io, uydu görüntüleri, meteoroloji, sensör ve tarla verilerini tek bir platformda bir araya getirerek bitki gelişimi, toprak nemi, yağış, kuraklık ve şiddetli hava risklerinin takip edilmesini sağlıyor. Geliştirdiğimiz yapay zekâ destekli asistan Zir.ai sayesinde çiftçiler, 0531 771 82 06 numaralı WhatsApp hattı üzerinden tarlalarıyla ilgili sorularını iletebiliyor, veriye dayalı, anlaşılır ve uygulanabilir öneriler alabiliyor. Tarla.io bugün 3 bin 500'den fazla kullanıcıya hizmet veriyor. Platformumuzda 15 bin 296 çiftlik, 94 farklı ürün ve yaklaşık 150 bin hektar tarım alanı dijital olarak takip edildi. Çiftçilerin en hızlı benimsediği çözümler; hava ve iklim uyarıları, uydu üzerinden tarla takibi ve bitki gelişim analizleri oluyor.

Platformumuzun yazılımı, veri analitiği ve yapay zekâ altyapısı Türkiye'de geliştiriliyor. Ayrıca, 100 dönüme kadar ücretsiz kullanılabiliyor. Bu pakette hava tahmini, uydu üzerinden bitki gelişimi takibi, meteoroloji verileri, ilaçlama zamanları ve emtia fiyatları gibi temel özellikler yer alıyor. Daha geniş araziler ve gelişmiş hizmetler için yıllık abonelik seçenekleri sunuyoruz. Bankalar, sigorta şirketleri, kooperatifler ve tarım şirketleriyle yaptığımız iş birlikleri sayesinde bazı hizmetleri çiftçilere ücretsiz veya daha uygun maliyetle ulaştırabiliyoruz.

Doç. Dr. Cem ERDOĞAN / Başkent Üniversitesi Gıda Tarım ve Hayvancılığı Geliştirme Enstitüsü Müdür Yardımcısı

"Tarımda yapay zekâ uygulamalarının büyüklüğü 2,4–2,8 milyar dolar"

Teknoloji, üreticinin yerini alan değil, bilgi ve deneyimini güçlendiren bir araçtır ancak tarımda yaygınlaşabilmesi için yalnızca yenilikçi çözümlerin geliştirilmesi yeterli değildir. Bu çözümlerin yaygınlaşması için üretici açısından erişilebilir olması, üreticinin eğitim ve teknik danışmanlıkla desteklenmesi ve uygun finansman imkânlarının sağlanması gerekir. Önümüzdeki dönemde hassas tarım, yapay zekâ destekli karar sistemleri, sensörler, nesnelerin interneti temelli sulama çözümleri, drone uygulamaları ve otomasyon daha görünür hâle gelecek. Asıl dönüşüm, tek tek araçların kullanılmasından çok; toprak, bitki, su ve hava verilerinin birlikte değerlendirilmesiyle yaşanacak.

Yapay zekâ; ürün tahmini, üretim planlaması, hastalık ve zararlıların erken tespiti, doğru dozda gübreleme ve ilaçlama gibi alanlarda üreticinin karar alma sürecini güçlendirebilir. Sensörler toprağın pH'sı, nemi, sıcaklığı; hatta yaprak nemi ve özsuyu gibi verileri izlemeye imkân verir. Bu nedenle kısa vadede sensör destekli sulama ve takip sistemlerinin daha yaygınlaşması beklenebilir. Drone ve otonom makineler ise özellikle geniş alanlarda ilaçlama, gübreleme, görüntüleme ve yabancı ot mücadelesinde önemli avantajlar sağlayacaktır. İklim krizi ve su kıtlığı dikkate alındığında hassas tarım, kaynakların daha doğru kullanılması açısından da önem taşır. Aynı arazinin her bölgesinin ihtiyacı farklıdır. Sensör, görüntüleme ve veri analizine dayalı uygulamalar sayesinde sulama, gübreleme ve bitki koruma işlemleri alanın gerçek ihtiyacına göre planlanabilir. Böylece hem maliyetler hem de çevresel baskı azaltılabilir.

Dünya genelinde yapay zekâ pazarı 2025'te yaklaşık 390,9 milyar dolar iken, tarımda yapay zekâ uygulamalarının büyüklüğü 2,4–2,8 milyar dolar düzeyindedir. Buna karşılık dijital tarım pazarının yaklaşık 26,15 milyar dolar olduğu tahmin edilmektedir. Ancak bu rakamı yapay zekânın tarımdaki doğrudan payı olarak görmek doğru olmaz. Çünkü dijital tarım; yapay zekânın yanında sensörler, uydu ve drone görüntüleme sistemleri, hassas sulama, otomasyon, donanım, yazılım ve iletişim teknolojilerini de kapsamaktadır. Bu tablo, tarımda dijital dönüşümün yapay zekâdan daha geniş bir ekosistem içinde geliştiğini göstermektedir.

X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.