'Yalnız' finteklerin sonu mu geliyor?

Para Dergisi tarafından düzenlenen 7. Yeni Nesil Girişimcilik Zirvesi, “Finteklerin Yarını” temasıyla 27 Aralık Salı günü Vakıf katılım ve ATP sponsorluğunda online olarak gerçekleşti. Zirvede katılım bankacılığı, finansal teknoloji girişimciliği, ekosistemi ve açık inovasyon konuları ele alındı. Finteklerin geleceğine dair kıymetli veriler ortaya kondu.
28.12.2022 14:37 GÜNCELLEME : 28.12.2022 15:08

Turkuvaz Medya grubunun haftalık ekonomi dergisi Para tarafından düzenlenen 7. Yeni Nesil Girişimcilik Zirvesi, "Finteklerin Yarını" temasıyla 27 Aralık Salı günü Vakıf katılım ve ATP sponsorluğunda online olarak gerçekleşti. Zirvede katılım bankacılığı, finansal teknoloji girişimciliği, ekosistemi ve açık inovasyon konuları ele alındı.

Özel oturumlarda Manchester Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İsmail Ertürk ve Cumhurbaşkanlığı Finans Ofisi Finteklerden Sorumlu Proje Müdürü Gencay Karaman konuştu. Zirve "Açık İnovasyon ve Ekosistem İnşa Etmek" konulu panel ile devam etti. Moderatörlüğünü Inbusiness Dergisi Yazı işleri Müdürü Adil Uçar'ın yaptığı panelde; İstanbul Ticaret Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Abdül Halim Zaim, Vakıf Katılım CIO'su Mehmet Bütün, Ozan Yönetim Kurulu Üyesi Tarık Onat, Turan Kurucu CEO Özgür Bayraktar ve ATP B2C Çözümleri Direktörü Ülkü Güveli yer aldı.

"Haberler fintek sektörü için çok tatlı değil"

Konuşmasında fintek sektörünün son bir yılda yaşadığı sorunlara değinen Manchester Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İsmail Ertürk, fintek kavramının 2007'deki krizin ardından ortaya çıktığını, fakat artık o dönemki konjonktürün ortadan kalktığını ve sorunun başlangıcının da buradan başladığını ifade ederek, "Merkez bankaları faiz oranlarını yükseltmeye başladıktan sonra fintek şirketleri sıkıntıya girmeye başladı. Aslında her sektörde olduğu gibi burada da normalleşme süreci yaşanıyor. Şu an normalleşme öncesi dönemdeyiz. Önümüzdeki süreçte teknoloji kalacak olsa da fintek firmalarının hepsi ayakta kalamayacak. Haberler fintek sektörü için çok tatlı değil açıkçası. Sektör kripto paralar ile de ilintili olarak algılandığı için iki başlıkta da sıkıntılar birbirini tetikliyor. Sektördeki büyük firmaların yaşadığı sıkıntılara örnek verecek olursak çevrimiçi finansal hizmetler sağlayan İsveçli Klarna firmasını örnek verebiliriz. Şirketin piyasa değeri 2018 yılında 2,5 milyar dolardı. 2021'de piyasa değeri 45 milyar dolara çıktı. Şu an ise şirketin piyasa değeri 6 milyar dolar. Fintek şirketleri bu örnekte de görüleceği üzere borsa değerlerinde büyük düşüşler yaşıyor. Wirecard'ın batışı da önemli bir örnek. 2018'de Almanya'nın en büyük ikinci bankası Commerzbank'tan daha güçlüydü. Daha sonra muhasebede sahtekarlık yaptıkları ortaya çıktı" dedi.

Prof. Dr. İsmail Ertürk

"Bankaları tarihe gömeceklerdi…"

Finteklerin son bir yılda piyasa değerlerinin düşmesini, Merkez bankalarının faiz oranlarını yükseltmesi, enflasyon ve yatırımcıların artık sadece cilalı isimlere değil karlılık ve işletme modellerinin sürdürülebilirliği gibi konulara odaklanmasından kaynaklandığına işaret eden Prof. Ertürk, "Finteklerin başlangıçta abartılı hikayeleri vardı. Bankaları tarihe gömeceklerdi. Fakat bu gerçek veriye dayanmayan bir iddiaydı. Bankalar da artık dijital teknoloji hizmetleri veriyor ve fintekleri satın almaya başladılar. Bu da borsa değerlerindeki düşüşün sebeplerinden biri. Nasdaq verilerine göre de finteklerin piyasa değerlerinde ciddi düşüşler görülüyor. Fintek kendini yıkıcı bir teknoloji olarak tanıtmıştı. Fakat anlaşıldı ki ayakta kalabilmeleri yıkıcılıklarında değil, var olan finansal şirketlerle sinerji yaratacak uzun vadeli ortaklıklar kurabilmelerine bağlı." diye konuştu.

"Bankaların gücü göz ardı edildi"

Yeni fintek platformlarının oluşmasının artık eskisi kadar kolay olmayacağına da vurgu yapan Prof. Ertürk şunları aktardı: "Artık fintek diye genel bir kavram kullanmak da hatalı. Bu kavramın altında elektronik ödeme var, doğrulama teknolojileri var, yazılım var, konut kredisi veren, sigorta satan, var. Fintek yerine kendi işleriyle isimlendirilmeleri daha doğru olur. Bir de firmanın değeri borsadaki değeriyle eş tutuluyor, bu da hatalı bir yaklaşım. Bu yanlış kaynak aktarımı aslına bakarsanız. Bu açıdan bakıldığında borsa değerlerinde son bir yılda yaşanan düzelme aslında iyi bir şey. Şimdiye kadar fintek girişimlerinde unicorn olmak önemli bir aşama olarak görülüyordu, fakat bana kalırsa daha dayanıklı bir hayvan adı seçilmeli fintekler için. 2022'de dünyadaki ekonomik daralmadan dolayı aslında bütün teknoloji şirketlerinin piyasa değeri düştü. Konuya fintekler açısından baktığımızda aslında hatalı bir analiz söz konusu. 2019 yılında dünyadaki tüm bankaların toplam cezası 321 milyar dolardı mesela. Aynı yıl fintek şirketlerinin aldığı yatırım bile 234 milyar dolardı. Bankaların aldığı ceza kadar bile değil. Finteklerin hızlı yükselişi karşısında bankaların gücü göz ardı edildi. Oysa olay sadece teknolojik güç değildir. Cebinizin ne kadar büyük olduğu daha önemlidir. Bankaların kendilerine rakip gördükleri fintekleri kolayca satın alabildiklerini de düşünürseniz tablo daha kolay ortaya konur."

"Bir fintek artık tek başına ayakta kalamaz"

Finteklerin KOBİ'ler açısından müşteri memnuniyetinde de geride kaldıklarını hatırlatan Prof. Ertürk, "Kısa sürede kredi vermeleriyle ön plana çıkıyorlar ancak KOBİ'nin asıl ihtiyacı kredi sonrasındaki finansal desteklerdir. Kredi sonrası müşteri ilişkisi çok daha önemlidir. Zor bir anda müşteri temsilcisine ulaşmak çok mümkün olmuyor. Fintekler için asıl sorun işlem hacimlerinin zaten düşmüş olduğu bu dönemde nasıl para kazanacakları ve nasıl yeni müşteri edinecekleridir. Bundan sonra bir fintek şirketinin yaşayabilmesi için hem finans şirketleriyle hem de finans dışı şirketlerle, örneğin e-ticaret şirketleriyle yapacakları ortaklıklar çok önemli. Yatırımcılar artık gömülü finansa daha çok ilgi duyuyor. Gömülü finansa yatırımların artması, artık finteklerin yıkıcı inovasyon olmadıklarını ve sürdürülebilirliğe odaklanmaları gerektiğini gösteriyor. Fintekler 2007 krizinden sonra ortaya çıkmaya başlamıştı. Artık o yıllardaki konjonktür yok. Bir fintek tek başına ayakta kalamaz" dedi.

Yakında Milli Fintek Strateji Belgesi'nin lansmanı yapılacak…

Cumhurbaşkanlığı Finans Ofisi Finteklerden Sorumlu Proje Müdürü Gencay Karaman ise yaptığı sunumda Türkiye'nin fintek vizyonunu masaya yatırarak, yakında Milli Fintek Strateji Belgesi'nin lansmanının yapılacağı haberini verdi. Aynı anda bir fintek rehberi yayınlayacakları bilgisini de veren Karaman, yatırımcıyla girişimciyi bir araya getirecek fintek hub projesinden de bahsetti. İstanbul Finans Merkezi kapsamında bir tematik teknopark olarak kurulan İstanbul Finans ve Teknoloji Üssü'nden de söz eden Karaman, yaptığı konuşmada şunları kaydetti "Türkiye'de 2017 yılında 271 fintek şirketi varken bugün 6'5'i aktif olmak üzere toplam 717 fintek şirketimiz bulunmakta. Bu sektör en dinamik dikeylerden biri Türkiye için. Fintek alanında ön plana çıkan 3 ana tema ise 246 şirket ile ödeme teknolojileri, 89 şirket ile bankacılık ve 87 şirket ile blokzinciri teknolojileri. Ulusal fintek vizyonunu hazırlarken akademisyenler, kamu kurumları ve sektör temsilcileri bir araya gelerek çekirdek bir vizyon oluşturduk. Ana vizyonumuz, İstanbul Finans Merkezi vizyonunu küresel ölçekte değer yaratacak bir misyonla konumlamak."

Açık inovasyon ve ekosistem inşa etmek…

Moderatörlüğünü Inbusiness Dergisi Yazı işleri Müdürü Adil Uçar'ın yaptığı 'Açık inovasyon ve ekosistem inşa etmek' başlıklı panelde ise İstanbul Ticaret Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Abdül Halim Zaim, Vakıf Katılım CIO'su Mehmet Bütün, Ozan Yönetim Kurulu Üyesi Tarık Onat, Turan Kurucu CEO Özgür Bayraktar ve ATP B2C Çözümleri Direktörü Ülkü Güveli konuşmacı olarak yer aldı.

Vakıf Katılım CIO'su Mehmet Bütün, açık bankacılık ve dijital bankaların sektörün en çok konuştuğu konuların başında geldiğini ifade ederek, "Konvansiyonel bankaların dijital kasları Türkiye'de zaten çok güçlü. Fakat finansal erişilebilirlik açısından hala çok büyük bir potansiyel var. Erişilebilirliği artıracağı için biz de bir kamu bankası olarak dijital bankacılığı destekliyoruz. Açık bankacılık veya servis bankacılığı ise aslında yeni değil. Biz temel bankacılık ve ödeme işlemlerini üçüncü partiler aracılığıyla zaten yaptırıyoruz. Yeni olan ne? Teknoloji konsolidasyonu ve standartların sağlanarak erişilebilirliğin artırılması. Hiç gidilmemiş patikaları otobanlara çevirmek için uğraşıyoruz. Ortağı olduğumuz yatırım fonlarıyla girişimcileri destekleyerek perdeyi aralamak için çabalıyoruz. Aktif olarak girişimcilik ekosistemindeki yatırımlarımıza devam edeceğiz" dedi.

"Raflarda kalacak tezler yerine, bir ihtiyaca çözüm bulan çalışmalar üretiyoruz"

İstanbul Ticaret Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Abdül Halim Zaim, fintek bağlamında üç yıldır girişimci yarışmaları düzenledikleri bilgisini vererek, İstanbul Ticaret Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi (TTO) kapsamında sektör ile akademi arasında bir köprü kurmaya çalıştıklarını aktardı. Eskisi gibi bir problemi olanın gelip problemini anlatmasını beklemediklerini, daha aktif bir strateji belirlediklerini ifade eden Prof. Zaim, "TTO olarak artık gidip ar-ge merkezlerinin kapısını biz çalıyoruz. Entelektüel sermayemizi paylaşarak akademisyenlerimiz aracılığıyla çözüm bulabileceğimiz problemleri olup olmadığını soruyoruz. Tübitak 1505 projeleri yapıyoruz. Yüksek lisans ve doktora öğrencilerimize biz tez konusu vermiyoruz. Zaten geneli çalışıyor, kendi sektörlerinde çözüme ihtiyacı olan bir konudan yola çıkarak tez konusu belirliyoruz. Bu sayede raflarda kalacak tezler yerine, bir ihtiyaca çözüm bulan çalışmalar üretiyoruz. Zeroday ataklar ve finans merkezleri, blokzincir ile mimari altyapı, risk analizinde yapay zeka gibi…" diye konuştu.

Ozan Yönetim Kurulu Üyesi Tarık Onat ise fintek alanında teknoloji ihracatının püf noktalarına değinerek şunları aktardı: "En önemli konu bizim tercüme diye adlandırdığımız yerelleştirme, melezleştirme konusu. Örneğin şu an Avrupa'da 'şimdi al sonra öde' fırtınası esiyor. Bu bizim 30 yıldır kullandığımız taksit sisteminden başka bir şey değil ama onlar için yeni. Siz bu teknolojiyi taksit diyerek bir Almana satamazsınız. Onların kültürüne uygun olarak melezleştirmeniz gerekir. Örneğin biz Kosova'ya girdiğimizde oradaki ekibe bıraktık pazarlamayı. Taksit demedik, onlar kendilerine uygun bir şekilde pazarladılar. Örneğin biz bu tür tanıtımlarda ünlü kullanırız Türkiye'de. Onlar bir pasta kullandı. Bu şekilde başarılı oldu operasyon.

Turan Kurucu CEO'su Özgür Bayraktar da panelde Türki devletlere yönelik olarak geliştirdikleri Turan uygulamasını anlatarak şu bilgileri verdi: "Çin ile Rusya arasındaki coğrafyaya sıkışmış Türki devletlere yönelik bir fintek uygulaması Turan. Türkiye'de 600 bin civarı Türki coğrafyadan gelmiş soydaşımız bulunuyor. Fakat burada oturma izinleri olmasına rağmen, Türk bankalarının muhafazakar yaklaşımlarından dolayı kolayca bir banka hesabı açamıyorlar. Turan bu tür sorunlara çözüm için yola çıktı. Para transferi, karekod ile alışveriş, fatura ödeme gibi birçok ihtiyaca yönelik çözümler sunuyoruz. Uygulama Türkçe haricinde Azerbaycan Türkçesi, Rusça, Özbekçe, Türkmence ve İngilizce dillerinde kullanılabiliyor."

ATP B2C Çözümleri Direktörü Ülkü Güveli ise, superapp kavramının finansal piyasalar için büyük bir ihtiyaç haline geldiğine işaret ederek, "Günümüzde, B2B tarafta kurumları rekabette farklılaştıracak, son kullanıcı tarafında ise ülkemizdeki teknoloji zenginliğini kullanacak mobil uygulamalar ön palana çıkıyor. Teknoloji firmalarının pazaryerleri diye tabir ettiğimiz superapp'ler, açık inovasyonu destekleyen bir ekosistem olmalı. Birbirimize rakip değil, birbirimizden faydalanarak inovasyon yapmalıyız" diye konuştu.

BİZE ULAŞIN