Bu dönem portföylere eklenebilecek 41 hisse
Hafta başında ABD ve İsrail'in, Fransa, İngiltere ve Almanya'nın siyasi ve lojistik desteğini de arkalarına alarak İran'a müdahale etmesi, İran'ın da buna karşılık vererek bölgedeki ABD üsleri ve bazı hedefleri vurması jeopolitik tansiyonu tırmandırdı. Petrol fiyatlarındaki yükseliş küresel çapta enflasyonist riskleri ve büyümeler üzerindeki baskıyı artırarak borsalara satış getirdi. Tüm bu gelişmelerin kıymetli madenler ve dolarda artışlara neden olduğu görüldü. Özellikle İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatması petrol fiyatlarında olumsuz beklentilere neden oldu.
İçerde ise Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) hafta başında Borsa İstanbul pay piyasalarında açığa satış işlemlerini 2-6 Mart 2026 seans sonuna kadar yasakladı. Gün içi açığa satış işlemleri de bu kapsama alınırken, kredili işlemlerde özkaynak koruma oranının geçici olarak asgari yüzde 20 uygulanmasına izin verildi. Borsa İstanbul'da haftanın ikinci günü 13 binin altında kapanışla aynı zamanda 50 günlük üssel hareketli ortalama da aşağı kırılmış oldu. Hafta sonuna doğru haber akışlarında ekstra negatiflik görülmemesi borsalara bir miktar alım getirirken, makro verilerin ve şirket finansallarının da bu tepkiye destek verdiği dikkat çekti. Ancak hafta boyunca İran meselesi ekseninde jeopolitik stresin devam ettiği dikkat çekti. BİST-100'ün hafta sonuna doğru 13 binin üzerinde bir denge kurduğu görüldü.
Borsa İstanbul'da 4Ç25 finansal sonuçları devam ederken şirketlerin yüzde 60'a yakınının bilançolarını açıkladığı ve yarısına yakın bölümde yıllık bazda iyileşme görüldü. jeopolitik gelişmelere karşın şirket finansalları sonrasında hedef fiyatlarda yukarı revizyonların devam ettiğini belirtti. Bu yıl için minimum 11 bin, maksimum 16 bin 600 seviyelerini öngören analistler bilanço döneminde olduğumuz için, net nakit pozisyonu güçlü, borçluluğu düşük ve döviz geliri olan şirketlerin, geri çekilmelerde daha hızlı toparlanma potansiyeli taşıyarak seçici olmak koşulu ile yatırımcı açısından fırsat yaratabileceğini düşünüyor.
Öte yandan her ne kadar savaş dönemlerinde özellikle çimento, demir-çelik gibi sektör hisselerinin ön plana çıktığı görülse de durumu çoğunlukla 'ezber bilginin fiyatlanması" olarak yorumlayan piyasa aktörleri, "Savaş sonrası yeniden inşa teması, olay anında hisse fiyatlarına spekülatif bir yükseliş olarak yansır. Ancak ihalelerin ne zaman yapılacağı, bizim şirketlerimizin bu ihaleleri alıp alamayacağı, alsalar bile kâr marjlarının ne olacağı meçhul. Çoğu zaman ilk yükseliş tamamen beklentinin satın alınmasıdır ve inşaatlar fiilen başlayıp paralar bilançoya girene kadar aylar, yıllar geçer" hatırlatmasını yapıyor.
Borsa uzmanları sektörel ayrışmanın ötesinde uzun vadeli portföyler için temeli güçlü, kendi iç dinamikleriyle büyüyen ve geri çekilmelerde portföylere dahil edilmek üzere 41 hissenin takip edilebileceğini söylüyor.
"PİYASALAR BEKLENENDEN HIZLI TEPKİ VEREBİLİR"
Jeopolitik gelişmelere bağlı borsa düşüşlerinin ne kadar süreceğini net olarak tahmin etmenin mümkün olmadığını belirten İntegral Yatırım Araştırma Müdürü Seda Yalçınkaya , bunun tamamen gelişmelere bağlı olduğunu hatırlatıyor. Son zamanlarda yaşanan gelişmelerle birlikte 50 günlük ortalama olan 12 bin 900 seviyesinin destek olarak işlediğini ve satışların şimdilik burasıyla sınırlı kaldığını ifade eden Özer, "Ancak bu seviyenin altının görülmeyeceği anlamına gelmiyor. Bu süreç büyük ölçüde gerilimin şiddeti, enerji fiyatlarının seyri, merkez bankalarının politika duruşu ve yatırımcı risk iştahına bağlı. Eğer belirsizlik devam eder ve petrol gibi kritik emtia fiyatları yüksek kalırsa satış baskısı sürebilir. Tansiyonun düşmesi ve makroekonomik verilerin güçlü kalması durumunda piyasalar genellikle beklenenden daha hızlı toparlanma eğilimi gösterir" yorumunu yapıyor.
"SAVUNMA, ENERJİ, PETROKİMYA, GIDA, PERAKENDE"
Özer,
"Bu tür jeopolitik şoklarda (örneğin Hürmüz Boğazı'nın kapanması gibi enerji arzını tehdit eden bir senaryoda) savunma sanayi, artan güvenlik harcamaları beklentisi nedeniyle öne çıkabilir. Enerji ve petrokimya şirketleri, yükselen petrol/doğalgaz fiyatlarından görece pozitif etkilenebilir. Belirsizlik dönemlerinde talep esnekliği düşük olduğu için gıda perakende ve temel tüketim hisseleri de defansif yapıları sayesinde daha dayanıklı performans gösterebilir. Ayrıca yorumunu yapıyor.
"TEPKİ YÜKSELİŞLERİ EN ÇOK GERİLEYEN HİSSELERDE GÖRÜLÜR"
Öte yandan savaş dönemlerinde çimento ve demir–çelik hisselerinin yükselmesinin çoğu zaman gerçekleşmiş kardan çok yeniden inşa beklentisinden kaynaklandığını da hatırlatan Özer, piyasanın savaş sonrası oluşacak altyapı ve konut yatırımlarını erkenden satın aldığını belirtiyor. Ancak bu projelerin devreye girmesinin genellikle yıllar aldığının altını çizen Özer, "Bu jeopolitik risk algısından kaynaklanır. Söz konusu hareketlerin tamamen ezber olduğunu söylemek doğru olmaz, ancak erken dönemdeki yükselişlerin çoğu beklenti primi içerir" diyor.
Hem enerji maliyetlerine hem de talep daralmasına oldukça duyarlı olduğu için jeopolitik kriz ve savaş dönemlerinde en fazla olumsuz etkilenen sektörlerin genellikle ulaştırma, turizm, havacılık, otomotiv ve isteğe bağlı tüketim olduğunu da kaydeden Özer, şunları söylüyor: "Çünkü bu alanlar hem enerji maliyetlerine hem de talep daralmasına oldukça duyarlı. Özellikle petrol fiyatlarındaki artış marjları baskılar ve belirsizlik yolcu, trafik hacmini azaltır. Tansiyonun düşmesi ve enerji fiyatlarının normalize olmasıyla birlikte en güçlü tepki yükselişleri çoğu zaman yine en çok gerileyen hisselerde görülür. Bu nedenle yatırımcı açısından belirleyici unsur sektör geneli değil, şirketin borçluluğu, nakit akışı ve kriz dayanıklılığıdır."
Borsa İstanbul'da bazı dönemlerde hisselerin ileriye dönük beklentileri önden yüklemeli fiyatladığının da altını çizen bu nedenle jeopolitik bir gelişme ya da dışsal şokun, zaten yükselmiş fiyatlarda kar realizasyonu ve pozisyon azaltımı için katalizör işlevi görebileceğini söylüyor. Özer, özellikle yüksek çarpanlı, hızlı prim yapmış hisselerde satışların bir kısmı temel bozulmadan ziyade portföy dengelemesi ve risk azaltma refleksi kaynaklı olabileceğini belirtiyor.
"ARBİTRAJ İŞLEMLERİ PROFESYONEL DESTEK
OLMADAN RİSK İÇERİR"
Tüm bu veriler ışığında mevcut koşullarda yatırımcıların panik satışlardan uzak durarak kararlarını haber akışına değil şirketlerin temel dinamiklerine dayandırmalarının önemine de dikkat çeken Özer, yatırımcılara şu önerilerde bulunuyor: "Güçlü bilanço, düşük borçluluk ve sürdürülebilir nakit akışı olan şirketlere odaklanmak, volatil dönemlerde koruyucu bir yaklaşım sağlar. Portföyü sektör bazında dengelemek, kademeli alım satım stratejisi uygulamak ve vade perspektifine uygun hareket etmek risk yönetimini güçlendirir. Ayrıca dönemsel fiyat ayrışmalarında oluşabilecek arbitraj ve relatif getiri fırsatları da disiplinli yatırımcı için alternatif strateji alanı yaratabilir.
Öte yandan mevcut volatil piyasa koşullarında arbitraj fırsatları dönemsel olarak ortaya çıkabilir. Ancak bunun sürdürülebilir ve risksiz bir kazanç yöntemi olduğu düşüncesi doğru değildir. Teorik olarak bireysel yatırımcı arbitraj yapabilir. Fakat pratikte gecikme, vergi, komisyon ve teminat gereksinimleri nedeniyle gerçek risksiz arbitraj fırsatları çoğu zaman kurumsal oyuncular tarafından hızla kapatılır. Bu yüzden profesyonel destek olmadan yapılacak işlemler genellikle klasik arbitrajdan ziyade relatif değer stratejisi niteliği taşır ve risk içerir."
uzun vadeli portföyler için temeli güçlü, kendi iç dinamikleriyle büyüyen ve geri çekilmelerde portföylere dahil edilmek üzere TAB Gıda, Migros, BİM, Aselsan, Garanti BBVA, Tat Gıda, Türk Telekom, CW Enerji, MLP Sağlık, THY, Ford Otosan, Coca Cola İçecek, Çimsa, Enka İnşaat, Ülker, TAV Havalimanları Holding, Katılımev, Sabancı Holding, Koç Holding, Şişecam, Gelecek Varlık Yönetimi, Şok Marketler, Lila Kağıt, Kalekim, Kardemir ve Ereğli hisselerinin takip edilebileceğini söylüyor.
"ASANSÖR DÜŞÜŞÜ, MERDİVEN ÇIKIŞI"
Jeopolitik şokların borsalarda genellikle 'asansör düşüşü, merdiven çıkışı' şeklinde fiyatlandığını belirten Pusula Portföy Yönetimi AŞ Genel Müdürü Ayşe Seher ise, borsadaki düşüşün süresinin, krizin derinliğinden ziyade belirsizliğin ne kadar süreceğine bağlı olduğunu ifade ediyor. Piyasaların en kötü senaryoyu ilk günlerde hızlıca (önden yüklemeli olarak) fiyatladığını hatırlatan Aydın, "Eğer mevcut gerilim küresel bir tedarik veya enerji zinciri kopuşuna dönüşmezse, piyasa genellikle silahlar henüz susmamışken bile dip arayışını tamamlar. Belirsizlik yerini ölçülebilir bir riske bıraktığı an yön yukarı döner" diyor.
Şubat ayında test edilen tarihi zirvelerin ardından gelen bu geri çekilmede teknik ve psikolojik seviyelere de değinen Aydın şöyle devam ediyor: "Kısa vadede minimum (destek) 13.000 - 12.900 bandı ana tutunma bölgesi. Bu seviyelerin altındaki olası panik satışlarında ana kale 12.500 seviyeleri. Olası tepki alımlarında maksimum (direnç) ilk güçlü direnç 13.800 - 14.000 bölgesinde. Orta vadede rasyonel zemin oturduğunda yeniden 14.500 ve üzeri hedeflenecektir."
Jeopolit risklerin artığı dönemlerde 'defansif' ve 'kriz anlarında nakit akışı bozulmayan' sektörlerin ayrışacağının altını çizen Aydın, bu kapsamda özellikle savunma sanayii, gıda ve perakende ile enerji hisselerinin ve ön plana çıkacağını söylüyor. Aydın, sektörlere yönelik ise şu değerlendirmeyi yapıyor:
"Jeopolitik risklerin doğrudan sipariş ve ciro beklentisi yarattığı yegane sektördür.; insanlar kriz anlarında araba veya ev almayı erteler ama gıda tüketimini kesemez. Enflasyon ve kriz ortamında bile gelirleri artmaya devam eder. Enerji; çatışmaların enerji arz güvenliğini tehdit etmesi, enerji fiyatlarını yukarı çeker. Döviz bazlı satış yapan yerli enerji şirketleri pozitif ayrışır."
"ÇİMENTO VE DEMİR ÇELİKTEKİ YÜKSELİŞLER SPEKÜLATİF"
"Her ne kadar savaş dönemlerinde özellikle çimento demir çelik gibi sektör hisselerinin ön plana çıktığı görülse de durum çoğunlukla 'ezber bilginin fiyatlanmasıdır" diyen , "Savaş sonrası yeniden inşa teması, olay anında hisse fiyatlarına spekülatif bir yükseliş olarak yansır. Ancak ihalelerin ne zaman yapılacağı, bizim şirketlerimizin bu ihaleleri alıp alamayacağı, alsalar bile kâr marjlarının ne olacağı meçhuldür. Çoğu zaman ilk yükseliş tamamen beklentinin satın alınmasıdır ve inşaatlar fiilen başlayıp paralar bilançoya girene kadar aylar, yıllar geçer. Dolayısıyla bu hisselerdeki ilk kriz fiyatlaması rasyonel bir yatırımdan ziyade kısa vadeli bir işlem fırsatı olarak kalır." diyor.
"İLK ETKİLENEN TURİZM VE HAVACILIK"
Bu tip krizlerin ilk etkilediğinin turizm ve havacılık sektörü hisseleri olduğunu da kaydeden Aydın, "Hava sahası kapatmaları, artan yakıt maliyetleri ve düşen yolcu trafiği hisseleri baskılar. Ancak THY gibi küresel transit merkezleri vazgeçilmezdir. Bu hisseler kriz anlarında 'aşırı satım' (oversold) bölgesine girerek tarihi iskonto fırsatları sunar. Ulaştırmadaki dönüş genellikle çok sert bir 'V' şeklinde olur ve krizin bittiği gün değil, krizin şiddetinin azalacağına dair ilk sinyalin geldiği gün (örneğin ateşkes söylentileriyle) başlar. Pozisyonu olan yatırımcı, şirketin uzun vadeli vizyonuna güveniyorsa zararına panik satışı yapmak yerine dip teyidi alındığında maliyet düşürme yoluna gidebilir" uyarısını yapıyor.
"BORSA ZATEN BİR DİNLENME ARAYIŞINDAYDI"
Öte yandan endeksin 14.500 puanlara kadar soluksuz çıkarken birçok hissenin aşırı değerlendiğini de ifade eden Aydın, büyük fonların ve piyasa yapıcıların, böyle şişkin piyasalarda ellerindeki malı realize etmek için jeopolitik krizleri mükemmel bir katalizör olarak kullandığının altını çiziyor. Borsanın zaten bir düzeltme (dinlenme) arayışında olduğunu haber akışının sadece bu satışı meşrulaştıran ve hızlandıran bahane olduğunu belirten Aydın, uzun vadeli portföyler için temeli güçlü, kendi iç dinamikleriyle büyüyen ve geri çekilmelerde portföylere dahil edilmek üzere (bankacılık) Akbank, İş Bankası, Yapı Kredi, Garanti BBVA, (holding) Koç Holding, Sabancı Holding, Enka İnşaat, Şişecam, (perakende ve gıda) BİM, Migros, Şok Marketler, Coca Cola İçecek, Anadolu Efes (havacılık ulaştırma) THY, Pegasus, Tav Havalimanları Holding, Doğuş Otomotiv, (otomotiv ve sanayi) Ford Otosan, Tofaş Otomobil Fabrikaları, Türk Traktör, (enerji ve savunma) Tüpraş, Enerjisa, Astor Enerji, Aselsan, (demir çelik ve çimento) Ereğli, Kardemir, Akçansa, Çimsa, (telekom ve sigorta) Turkcell, Türk Telekom, Türkiye Sigorta, Anadolu Sigorta hisselerin takip edilebileceğini söylüyor.
"Arbitraj işlemleri de bir strateji olarak değerlendirilebilir"
Arbitrajın, bir varlığı fiyatının düşük olduğu piyasadan alıp, eşzamanlı olarak yüksek olduğu piyasada satarak risksiz kâr elde etmek olduğunu belirten Pusula Portföy Yönetimi AŞ Genel Müdürü Ayşe Seher Aydın, "BIST'te en yaygın olanı; spot piyasada bir hisseyi alıp, VİOP'ta aynı hissenin vadeli kontratını satarak aradaki taşıma maliyetini (faiz getirisini) kilitlemektir. Ve içinde bulunduğumuz konjenktürde hatırlatmasını yapıyor. Aydın, mevcut koşullarda yatırımcılara şu önerilerde bulunuyor;
*Panik satıştan kaçınma: Kırmızı ekranlarda duygusal karar vermeyin. Satış yapılacak doğru yer, düşüşün başladığı günün ortası değil, öncesidir.
*Kademeli maliyetlenme: Dibin neresi olduğunu piyasa yapıcı dışında kimse bilemez. Nakdi 3-4 parçaya bölerek kademeli alım yapmak riski dağıtır.
*Temel analize odaklanma: Spekülatif hisseler yerine bilançosu sağlam, nakit üreten ve borcu yönetilebilir şirketlerde kalın.
*Kaldıraçtan uzak durma: Volatilitenin tavan yaptığı günlerde kredili spot işlemi veya VİOP'ta aşırı kaldıraç, portföyün sıfırlanmasına yol açar.
*Defansif çeşitlendirme: Portföyün bir kısmını altın, para piyasası fonu gibi likit/güvenli limanlarda tutarak borsadaki risk dengelenebilir.
*Haber filtrelemesi: Sosyal medyadaki söylentilere göre değil, resmi haber akışına ve şirketlerin KAP bildirimlerine göre hareket edin.
*Arbitraj işlemleri: Eğer VİOP mekaniğine, teminat tamamlama (margin call) kurallarına ve vade sonu pozisyon taşıma (roll-over) işlemlerine tam hakimseniz bireysel yapılabilir. Ancak bu dinamiklere uzak yatırımcılar için profesyonel bir destek veya arbitraj fonları üzerinden ilerlemek çok daha risksizdir.
Seda Yalçınkaya ÖZER/ İntegral Yatırım Araştırma Müdürü
"Astor Enerji'yi öne çıkan bir şirket olarak değerlendiriyoruz"
ASTOR ENERJİ: Geçtiğimiz yıl model portföyümüze dahil ettiğimiz Astor Enerji hissesini, 2026 yılı için de portföyümüzde tutmaya devam ediyoruz. Astor'u yapısal talep ile desteklenen faaliyet alanı, kapasite artışına dayalı görünür büyüme potansiyeli ve güçlü bilanço yapısının bir arada bulunması nedeniyle öne çıkan bir şirket olarak değerlendiriyoruz. Şirket, küresel ölçekte elektrik ekipmanları ve transformatör tarafında yaşanan arz sıkışıklığından en doğrudan fayda sağlayan oyuncular arasında yer alıyor. Özellikle ihracat gelirlerinin toplam satışlar içindeki payının artması, şirketin döviz bazlı gelir görünürlüğünü güçlendiren önemli bir unsur olarak öne çıkıyor. Ürün gamının daha yüksek katma değerli alanlara kayması ve ihracat pazarlarının çeşitlenmesi, marjların korunmasına ve karlılığın sürdürülebilirliğine katkı sağlıyor. Amerika pazarında varlığını artırması şirket potansiyelini destekleyen unsur olarak karşımıza çıkıyor. Astor Enerji hisselerinde yüzde 21 yükseliş potansiyeli ile 207 TL hedef fiyat öngörüyoruz.
CW ENERJİ: ABD'nin Çin'e uyguladığı tarifeler, panel üreticileri için yeni bir fırsat alanı oluşturuyor. Bugüne kadar sektörün ağırlıklı olarak yurt içine odaklandığını gözlemliyorduk ancak bu tarifelerin, sektör özelinde ihracat kanallarını açma olasılığı yüksek görünüyor. Buna ek olarak, CW Enerji'nin alüminyum çerçeve üretim tesisinin 2025 yılının ikinci yarısında faaliyete geçmesiyle birlikte, özellikle 2025 yılının son çeyreğinde gözlenen pozitif eğilimin devam edeceğini düşünüyoruz. Şirketin yatırımları çerçevesinde 2028 yılına kadar üretim kapasitesinin 5 GWh seviyesine yükseltilmesi hedefleniyor. Tamamlanan ve devam eden yatırımların etkisiyle, bu yıl içinde de pozitif seyrin korunmasını bekliyoruz. Şirketin ABD pazarına yönelik hedeflerine ek olarak, yurt içinde hali hazırda güçlü bir konumda olması da riskleri sınırlayan önemli bir unsur olarak öne çıkıyor. Artan gümüş fiyatları nedeniyle maliyetlerde yükseliş yaşanabilir fakat ABD'de yapay zeka harcamalarıyla birlikte enerji ihtiyacının artacağı senaryo için önemli bir fırsat sunabileceğini düşünüyoruz. CW Enerji hisselerinde yüzde 62 yükseliş potansiyeli ile 44.85 TL hedef fiyat öngörüyoruz.
ENKA İNŞAAT: Finansal görünüm tarafında Enka İnaşat'ın güçlü nakit pozisyonu ve sağlam bilançosu dikkat çekiyor. Şirketin gelir yapısının büyük ölçüde döviz bazlı olması, yurt dışı projelerden elde edilen gelirlerin toplam içindeki yüksek payı ve sipariş tarafında ise görünümün güçlü olması şirket performansını olumlu etkileyen unsurlar. İnşaat segmentinde devam eden projelere ek olarak, özellikle Avrupa ve Orta Doğu'da enerji ve altyapı alanlarında yeni işlerin kazanılması, sipariş birikiminin önümüzdeki dönemde de yüksek seviyelerde kalabileceğine işaret ediyor. Mevcut sipariş hacmi, şirketin önümüzdeki yıllara yönelik gelir görünümünü önemli ölçüde destekliyor. Enerji tarafında yaşanan toparlanma da Enka İnşaat'ın operasyonel görünümünü güçlendiren bir diğer başlık. Enka İnşaat hisselerinde yüzde 20 yükseliş potansiyeli ile 110 TL hedef fiyat öngörüyoruz.
Ayşe Seher AYDIN/ Pusula Portföy Yönetimi AŞ Genel Müdürü
"BİM piyasa bozulduğunda bile ciro büyümesini sürdürür"
BİM: Kriz, savaş veya enflasyon fark etmeksizin güçlü nakit üreten en defansif yapı. Tüketim esnekliği çok düşük. Piyasa bozulduğunda bile ciro büyümesini sürdürür.
TÜPRAŞ: Düzenli ve yüksek temettü ödeme kültürü var. Jeopolitik gerilimlerin enerji ve petrol fiyatlarını canlı tutması, rafineri marjlarını desteklemeye devam eder. Güçlü bir bilanço kalkanına sahip.
THY: Kriz fiyatlaması hisseyi aşırı cezalandırsa da küresel transit merkezi olma avantajı ve döviz bazlı gelir yapısı değişmez. F/K ve PD/DD gibi piyasa çarpanları küresel rakiplerine göre hala iskontolu. Kriz dönüşlerinde pazara en sert tepkiyi verecek amiral gemisi.
SPK'dan 7 şirkete ek süre
Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) yedi şirkete 31 Aralık 2025 tarihli finansal raporların Borsa İstanbul'a bildirilmesi için ek süre tanıdı. Borsa İstanbul'da 2025 yılının dördüncü çeyrek bilanço dönemi devam ederken bazı şirketler Sermaye Piyasası Kurulu'ndan (SPK) finansal raporların açıklanması için ek süre talep etti.
SPK'nın onayı doğrultusunda; Saray Matbaacılık Kağıtçılık (23.03.2026 dahil), Yeşil Yatırım Holding (12.03.2026 dahil), Metro Ticari ve Mali Yatırımlar Holding (25.03.2026 dahil), Kiler GYO (17.03.2026 dahil), Çamsan Entegre Ağaç Sanayi ve Ticaret (31.03.2026 dahil), Gate Group Teknoloji (17.03.2026 dahil) ve Casa Emtia Petrol'e de (01.04.2026 dahil) tarihine kadar finansal raporlarını açıklamaları için ek süre verildi.
BORSA ŞİRKETLERİNDE NELER OLDU?
TURKCELL: Şirket, 4Ç25 finansal sonuçlarında 62.819 milyon TL net satış, 25.792 milyon TL FAVÖK ve 3.594 milyon TL net kar açıkladı. Açıklanan net satış geliri ve FAVÖK, sırasıyla 62.110 milyon TL ve 24.496 milyon TL seviyesindeki piyasa beklentilerinin hafif üzerinde gerçekleşti. 3.594 milyon TL seviyesindeki net kar rakamı ise 3.752 milyon TL olan piyasa beklentisinin hafif altında kaldı.
İŞ YATIRIM MENKUL DEĞERLER: Şirket, 2025 yılı karından pay başına 3.17 TL brüt temettü dağıtma kararı aldı. Teklif edilen hak kullanım tarihi 1 Nisan olarak açıklandı.
ANADOLU EFES: Şirket, 2025 yılı karından 2 taksit olarak pay başına 0.34 TL brüt temettü dağıtma kararı aldı. Teklif edilen hak kullanım tarihleri 13 Mayıs ile 5 Ekim olarak açıklandı.
ENKA İNŞAAT: Şirket, 2025 yılı karından pay başına 2.1 TL brüt temettü dağıtma kararı aldı. Teklif edilen hak kullanım tarihi 8 Nisan olarak açıklandı.
YEŞİL GMYO: Şirket, 2025 yılı karından pay başına 10.5 TL brüt temettü dağıtma kararı aldı. Teklif edilen hak kullanım tarihi 7 Nisan olarak açıklandı.
ÖZDERİCİ GMYO: Şirket, 2025 yılı karından pay başına 0.02 TL brüt temettü dağıtma kararı aldı. Teklif edilen hak kullanım tarihi 12 Mayıs olarak açıklandı.
POLİTEKNİK METAL: Şirketin kapasite artış başvurusu onaylandı. Kalay sülfat üretim kapasitesi 1.200 tondan 1.800 tona yükseltildi.
AKHAN UN FABRİKASI: Şirketin yıllık 114 bin ton kapasiteli makarna fabrikasında deneme üretimleri tamamlandı 2026 yılı için 60 milyon dolar ihracat hedefleniyor.
YAPI KREDİ: Bankanın 26 Mart 2025 tarihli genel kurul kararlarının iptali ve yönetim kurulu üyeleri aleyhine tazminat talebiyle açılan dava mahkeme tarafından reddedildi.
RAY SİGORTA: Şirket, şubat ayı brüt prim üretimini açıkladı. Şubatta prim üretimi yıllık yüzde 14, aylık bazda yüzde 5 artışla 3.8 milyar TL olarak açıklandı.
CVK MADEN: Bağlı ortaklığının 2025'teki orman yangınında zarar gören makine ve ekipmanlar için sigorta şirketlerinden yaklaşık 52.8 milyon TL tazminat tahsil edildi.
KORDSA: Şirket çıkarılmış sermayesini 194.5 milyon TL'den 484.3 milyon TL'ye bedelli artırma başvurusu SPK tarafından reddedildi. Şirket ayrıca kayıtlı sermaye tavanının 500 milyon TL'den 10 milyar TL'ye yükseltilmesi için başvuruda bulundu.
ÖZYAŞAR TEL: Şirket, Kadirli Organize Sanayi Bölgesi'nde yer alan 77.5 bin metrekare büyüklüğündeki sanayi arazisi için ön tahsis sözleşmesi kapsamında belirlenen bedelin tamamını ödedi. Kesin tahsis süreci imar ve parselasyon işlemlerinin tamamlanmasının ardından sonuçlanacak.
FRIGO PAK GIDA: Şirket, çıkarılmış sermayesini yüzde 188.9 oranında bedelsiz artırarak 294,2 milyon TL'den 850 milyon TL'ye yükseltme kararı aldı.
KERVAN GIDA: Şirketin bağlı ortaklığının tesisinde meydana gelen yangına ilişkin sigorta firması tarafından 4 milyon dolar ek avans ödemesi yapıldı. Böylece toplam sigorta avansı 9 milyon dolara ulaştı.
PEGASUS: Şirket, 4Ç25 finansal sonuçlarında 424 milyon TL net kar açıkladı. Piyasa beklentisi ise 466 milyon TL seviyesindeydi. Şirketin 4Ç25'te net satışları piyasa beklentisine paralel şekilde yıllık bazda nominal yüzde 43 artışla 39.7 milyar TL olarak gerçekleşti.
CW ENERJİ: Şirketin bağlı ortaklığı fotovoltaik güneş paneli hücresi üretimi yatırımı teşvik belgesi aldı.
KUVVA GIDA: Şirket paylarının geçen haftadan itibaren Yakın İzleme Pazarı'ndan Alt Pazar'a geçmesine karar verildi.
NETAŞ: Şirket, mali yapının güçlendirilmesi amacıyla sermaye artırımı planı geliştirilmesi için çalışmalara başlanmasına karar verdi. Öte yandan şirket, Turkcell ile 5G ve Wi-Fi 7 destekli yeni nesil Superbox modem geliştirilmesine yönelik iş birliği kararı aldı.
DOĞU ARAS ENERJİ: Şirketin bağlı ortaklığı, Şubat 2026'da 678 bin MWh enerji satışı ile 1.29 milyar TL gelir elde ederken Mart 2026 için 130 bin MWh büyüklüğünde yaklaşık 303.8 milyon TL tutarında satış anlaşması yaptı.
GARANTİ BBVA: Banka, 2025 yılı karından pay başına 5.27 TL brüt temettü dağıtma kararı aldı. Teklif edilen hak kullanım tarihi 7 Nisan olarak açıklandı.
LOGO YAZILIM: Şirket, 2025 yılı karından pay başına 5.26 TL brüt temettü dağıtma kararı aldı. Teklif edilen hak kullanım tarihi 30 Haziran olarak açıklandı.
ASCE GMYO: Şirket, 2025 yılı karından pay başına 0.17 TL brüt temettü dağıtma kararı aldı. Teklif edilen hak kullanım tarihi 1 Nisan olarak açıklandı.
PINAR ET VE UN: Şirket, 2025 yılı karından pay başına 0.49 TL brüt temettü dağıtma kararı aldı.
BİRLEŞİM MÜHENDİSLİK: Şirket ve bağlı ortaklığı toplam 216 milyon TL tutarında sözleşme imzaladı.
FONET BİLGİ TEKNOLOJİLERİ: Şirket, düzenlenen bir ihaleyi 496.9 milyon TL bedelle kazandığını açıkladı.
COCA COLA İÇECEK: Şirket, yurt içinde nitelikli yatırımcılara satış yöntemiyle 20 milyar TL'ye kadar borçlanma aracı ihraç edilmesi için SPK'ya başvuru yapılmasına karar verdi.
İZMİR DEMİR ÇELİK: Şirket, bağlı ortaklığı İDÇ Liman İşletmeleri'nin halka arz süreci için bir aracı kurumla sözleşme imzaladı.
TAPTİ TINAZTEPE: Şirket, İzmir Buca'daki hastane binasını 581 milyon TL bedelle sat-kirala-geri al yöntemiyle devretti. İşlem 60 ay vadeli finansman kapsamında gerçekleştirildi.
İSKENDERUN DEMİR ÇELİK: Şirket, 2025 yılı karından pay başına 4.5 TL brüt temettü dağıtma kararı aldı.
EREĞLİ: Şirket, 2025 yılı karından pay başına 0.55 TL brüt temettü dağıtma kararı aldı.
AKİŞ GMYO: Şirket, 2025 yılı karından pay başına 0.46 TL brüt temettü dağıtma kararı aldı. Teklif edilen hak kullanım tarihi 20 Nisan olarak açıklandı.
EUROPOWER ENERJİ: Şirket dolaylı bağlı ortaklığı, TEİAŞ tarafından düzenlenen ihaleyi 309.3 bedelle kazandı
KUZEY BORU: Şirket, Turquality kapsamına alınarak 2026 yılı için 246.6 milyon TL teşvik hakkı kazandığını açıkladı.
TEMAPOL POLİMER PLASTİK: Şirket, Kayseri'deki 5.8 MW kapasiteli ve 70 bin metrekare alana kurulu saha tipi GES'i 4.04 milyon dolar bedelle sattı.
GÜBRE FABRİKALARI: Şirketin bağlı ortaklığı ile sendika arasındaki 2026-2027 dönemine ilişkin TİS görüşmelerinde arabuluculukta anlaşma sağlanamazken, üretimin devam ettiği açıklandı.
ÖZSU BALIK: Şirket ortağına ait 2 milyon TL nominal değerli A grubu imtiyazlı paylar B grubu imtiyazsız paylara dönüştürüldü.