“Fintekte yatırımlar artarak devam edecek”

GİRİŞ TARİHİ: 20.04.2026 GİRİŞ TARİHİ: 11:57 SON GÜNCELLEME: 20.04.2026 11:57
Yeni Nesil Girişimcilik Zirvesi kapsamında düzenlenen “Finansal Teknolojilerin Yarını” panelinde, fintek ekosisteminin geleceği konuşuldu. Önümüzdeki dönemde iyi değerlemeler üzerinden çok fazla yatırım olacağı öngörüsünde bulunan panelistler, konsolidasyon, küresel açılım ve yapay zeka entegrasyonunun sektörün belirleyici üç ekseni olacağını söyledi.

Yeni Nesil Girişimcilik Zirvesi kapsamında düzenlenen "Finansal Teknolojilerin Yarını" başlıklı panel, Oleka Capital Ortağı İlker Sözdinler ve Figopara Kurucu Ortağı ve CEO'su Koray Bahar Gültekin Bahar'ın katılımı ile Contextual Solutions Kurucusu Elif Kocaoğlu Ulbrich'in moderatörlüğünde gerçekleştirildi. Oturumda, Türkiye fintek ekosisteminin 2010'lu yılların başında "ödeme sistemleri" olarak adlandırılan mütevazı başlangıçtan bu yana geçirdiği köklü dönüşüm, pandemi sonrası yatırım dinamikleri ve yapay zekanın sektöre entegrasyonu masaya yatırıldı.

Elif Kocaoğlu Ulbrich, son 10 yılda Türkiye fintek ekosisteminin çok hızlı büyüdüğünü, lisans ve yüksek lisans düzeyinde fintek dersleri verilmeye başlandığını belirterek, özel gazete köşeleri ve televizyon programlar yapıldığını vurguladı. Ulbrich, "Sokaktaki çocuklara 'fintek nedir' sorsanız cevap verebilecek durumdalar" dedi.

Panelde ilk sözü alan İlker Sözdinler, "2010'larda sektöre fintek bile denmiyordu. Ağırlıklı olarak 'ödeme sistemleri' başlığı altında anılıyorduk. Yatırım toplamak isteyenler için kurumsal risk sermayesi fonları ve melek yatırım ağları son derece sınırlıydı. Genelde büyük holdinglere ya da inşaat firmalarına gidiyorduk" hatırlatmasında bulundu. United Payment'ı kurmadan önce ilk girişiminden çıkış yaptığını ve bu sayede şirketini kendi öz kaynaklarıyla finanse edebildiğini anlatan Sözdinler, 2015'te ilk lisansların verilmeye başlanmasıyla finteklere bakış açısının değiştiğini anlattı. "Lisanslardan önce bankalarla ilişkiler ikili tanışıklığa dayanıyordu. Bizlere 'ödeme sistemlerinin işini yapan teknik arkadaşlar' gözüyle bakılıyordu" diyen Sözdinler, "Zamanla hem regülasyonların hem de sektörün ürettiği iyi örnekler bankaları ikna etti. Finteklerin burada kalıcı olarak kaldığını bence bankalar onayladı" diye de ekledi.

GÜÇLÜ EKOSİSTEMLER OLUŞTU

Koray Bahar da son 10 yılın en kritik gelişmesinin bankalar ile fintek şirketleri arasındaki ilişkinin dönüşümü olduğunu vurguladı. Elektronik para ve ödeme şirketlerinin ötesinde artık farklı dört-beş dikeyde güçlü ekosistemler oluşturduğunu belirten Bahar, Türkiye'de 20 Figopara daha olsa KOBİ'lerin finansman ihtiyacını karşılamanın hala yeterli olmayacağını savundu. Pandeminin fintek sektörüne etkisini de değerlendiren Bahar, 2020-2022 dönemini "paraya erişimin en kolay, çarpanların hiç olmadığı kadar yüksek olduğu bir rüya dönemi" olarak nitelendirdi. Ancak bu dönemin asıl kalıcı etkisinin tüketici davranışlarındaki hızlanma olduğunu vurgulayan Bahar, "Kart kullanımının ve temassız ödemelerin yaygınlaştı, daha önce hiç online alışveriş yapmayan kullanıcılar dijital kanallara geçti" diye konuştu. Bahar sözlerine şöyle devam etti: "10 senede olabilecek değişim bir iki seneye sığdı. Üzerinden sadece beş yıl geçti ama artık tüketiciler artık şubeye gitmek, bir KOBİ 10 farklı bankayla kredi için görüşmek istemiyor. Bizim gibi şirketler üzerinden finansal ihtiyaçlarını çözüyor."

Diğer önemli bir değişim ise yatırımcı tarafında oldu. Pandemi öncesinde büyüme rakamlarının her şeyin önüne geçtiğini ve FAVÖK'ün pek sorgulanmadığını belirten İlker Sözdinler, pandemi sonrasında küresel finansal koşulların değişmesiyle yatırımcı odağının finansal sürdürülebilirliğe ve karlılığa kaydığını ifade etti: "Bir anda 'tamam iyi büyüyorsunuz da bu işten para kazanabiliyor musunuz?' sorusunun öne çıktığını ifade eden Sözdinler, bu değişimin dünyada önemli değer düzeltmelerine yol açtığını hatırlattı. Sözdinler, "Ancak bu sürecin olumlu bir etkisi de oldu. Pek çok fintek şirketi finansal sağlamlık açısından çok daha güçlü bir yapıya kavuştu" dedi.

YATIRIMLAR ARTACAK

2025 yılında Türkiye'deki fintek girişimleri 31 yatırım turuyla 215 milyon dolarlık rekor bir yatırım hacmine ulaştı. Bu gelişmeyi değerlendiren Sözdinler, son 9-12 ayda daha önce Türkiye'de hiç görmediği 100 ila 500 milyon dolarlık büyük küresel fonların yerli girişimlerle görüşmeye başladığını belirtti. Sözdinler, "Bunların çoğu 3-4 yıl önce burada yoktu. Şimdi geldiklerinde yalnız gelmiyorlar, yanlarında başkalarını da getiriyorlar" dedi. Değişen regülasyon ortamının da Türkiye'deki fintek yatırımlarını artıracağını öngören Sözdinler, işi doğru yapan ve metrikleri sağlam olan şirketler için kaynak bulmanın görece kolaylaştığını vurguladı.

Koray Bahar ise Türkiye'nin değerleme avantajına dikkat çekti. Amerikan borsası çarpanlarına göre önce Avrupa, sonra Türkiye için art arda iskonto uygulandığını hatırlatan Bahar, bu durumun bir arbitraj fırsatı yarattığını söyledi. Türk fintek şirketlerinin artık yurtdışından şirket satın almaya başladığını ve bu trendin güçleneceğini öngören Bahar, önümüzdeki dönemde hem yerelde hem de küresel ölçekte daha fazla konsolidasyon yaşanacağını, Türk şirketlerin bu süreçte daha fazla yabancı kaynak çekeceğini belirtti.

YENİ ÇÖZÜMLER

United Payment'tan çıkış yaparak 2025'te Oleka Capital'ı kuran İlker Sözdinler, Türkiye'de VC ekosisteminin tohum seviyesinde olgunlaştığını ve 4-5 milyon dolara kadar finansman bulmanın artık görece kolaylaştığını vurguladı. Asıl boşluğun büyüme aşamasında ortaya çıktığını söyleyen Sözdinler, sözlerine şöyle devam etti: "10 milyon dolar ve üzeri yatırıma ihtiyaç duyan şirket için piyasada yeterli oyuncu yok. Yerli VC'ler için küçük kalıyorlar, büyük uluslararası fonlar için ise küçük. Bankalar da bu tarafı desteklemek istemiyor. Oleka Capital bu boşluğu doldurmak amacıyla var. B2B, SaaS, fintek ve yapay zeka alanlarında faaliyet gösteren ve Türkiye'den alınıp Doğu Avrupa ile Ortadoğu'ya taşınabilecek şirketlere odaklanıyoruz."

KOBİ'lerin finansal kaynağa erişimini kolaylaştırmak amacıyla kurulan Figopara'nın platformu üzerinden geçen ay KOBİ'lere 3 milyar lira kaynak sağlandığını anlatan Koray Bahar, FigoScore ürünlerinden bahsetti ve bu çözümün normalde kredi alamayan KOBİ'lerin finansmana erişimine imkan sağladığın anlattı. FigoScore, KOBİ'lerin ticari verilerini analiz ederek kredi riskini ölçen yapay zeka tabanlı bir skorlama sistemi. Bahar, "Bugün 1 milyar liraya yakın KOBİ kredisinin bu sistem sayesinde, entegre olunan bankalar aracılığıyla sağlandığını söyledi. 2024'ün ortasında bir finansman şirketi satın alan Figopara, kendi bilançosundan doğrudan kredi verme kapasitesine de kavuştu. Bu ürün geçen ay yaklaşık 1,25 milyar liralık hacme ulaştı. Üç ürün kolunun toplamında şirket, geçen ay Türkiye'deki KOBİ'lere 5 milyar liranın üzerinde finansman sağladı. Talep tarafının 15 milyar liranın üzerinde olduğunu belirten Bahar, gelen her üç talepten yalnızca birini karşılayabildiklerini, entegre finansör ve banka sayısı arttıkça bu oranın iyileşeceğini vurguladı.

YAPAY ZEKA ETKİSİ

Her sektörde olduğu gibi fintek alanında da yapay zeka oldukça önemli bir değişime yol açtı. Koray Bahar, yapay zekanın Figopara'daki rolünü iki ayrı düzlemde ele aldı. İlk düzlem ürün ve operasyon: FigoScore'u ve FigoScore Pro'yu besleyen tüm skorlama ile risk tahmin modelleri yapay zeka üzerinde çalışıyor. İkinci düzlem geliştirme süreci: Figopara'da ön yüzdeki uygulamaların yüzde 70'i, arka yüzdeki uygulamaların yüzde 50'si yapay zeka araçlarıyla geliştiriliyor. Bu dönüşümün mühendis verimliliğine yansıması çarpıcı: Eskiden günde bir iş çıkaran mühendisler artık günde üç iş çıkarıyor. Bahar, bu tablonun şirkete sağladığı rekabet avantajını rakamsal olarak özetledi: "Bankalarla neredeyse eşit kredi batık oranıyla çalışıyoruz. Ama müşteri edinme maliyetimiz çok daha düşük. Çalışan başına çok daha fazla gelir ve kar üretiyoruz. 90 kişilik bir ekiple aylık 5 milyar lirayı binlerce KOBİ'ye ulaştırabiliyoruz ve 90 kişi olarak kalarak aylık 50 milyar liraya ulaşmayı hedefliyoruz."

İlker Sözdinler ise önümüzdeki dönemde banklarla yeni rekabet döneminin kapıda olduğu öngörüsünde bulundu. İngiltere merkezli dijital bankacılık devi Revolut'un uzun süredir beklediği bankacılık lisansını nihayet almasının yeni bir dönemin başlangıcı olabileceğini söyledi. Sözdinler, "Fintekler giderek son kullanıcıya daha doğrudan dokunuyor ve kendi varlıklarını yönetmeye başlıyor. Bu önümüzdeki 1-2 yılda hem Türkiye'de hem dünyada banklarla fintekler arasında yeniden bir rekabet dönemini başlatacaktır" dedi. Merkez Bankası'nın geçen yıl sonunda başlayıp 2026'da da devam eden lisans kısıtlama politikasının bankalar ile fintekler arasında daha seçici bir ilişki ortamı doğurduğunu aktaran Sözdinler, "Artık 'finteklerle çalışmalı mıyız, rekabet mi edelim' tartışmasını geride bıraktık. Ama yeni bir rekabet evresi başlayacak" diye konuştu.

X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.