Ekonomik güven yeniden artışta

GİRİŞ TARİHİ: 04.06.2026 GİRİŞ TARİHİ: 13:15 SON GÜNCELLEME: 04.06.2026 13:15
Ekonomik güven endeksi mayısta aylık bazda yüzde 0.8 artışla 97.2 oldu. Gözler açıklanacak 2026 yılı ilk çeyrek büyüme ve mayıs ayı enflasyon verilerine çevrildi.

HÜLYA GENÇ SERTKAYA/ Ekonomik güven endeksi mayısta bir önceki aya göre yüzde 0.8 oranında artarak 97.2 oldu. Ekonomik güven endeksinin 100'den büyük olması genel ekonomik duruma ilişkin iyimserliği, 100'den küçük olması ise kötümserliği gösteriyor. Şubat 2026'da 100.7 düzeyi ile iyimser bir tabloya işaret eden ekonomik güven endeksi, mart ve nisan aylarındaki gerilemenin ardından mayısta yeniden yükselişe geçti. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre; mayısta tüketici güven endeksi yüzde 0.3 artarak 85.8, reel kesim güven endeksi yüzde 2.4 artarak 101, perakende ticaret sektörü güven endeksi yüzde 0.8 artarak 112.5 değerini alırken, hizmet sektörü güven endeksi yüzde 0.6 azalarak 109, inşaat sektörü güven endeksi ise yüzde 1.7 azalarak 82.1 oldu.

SERBEST BÖLGELERİN İHRACATI 4.2 MİLYAR DOLARA YÜKSELDİ

Ticaret Bakanlığı'nın koordinasyonunda faaliyet gösteren serbest bölgeler 2026 yılının ilk dört ayında ihracatını yüzde 3.1 artırarak 4.2 milyar dolara yükseltti. Ticaret Bakanlığı verilerine göre, Türkiye genelindeki 19 serbest bölge, ocak-nisan döneminde İhracat ve ithalat farkı olarak 1.5 milyar dolar fazla vererek, ekonomiye net döviz girdisi sağlamayı sürdürdü. Serbest bölgeden yapılan toplam satışlar içinde ihracatın payı yüzde 76.9, ihracatın ithalatı karşılama oranı ise yüzde 156.2 olarak gerçekleşti. Orta-ileri teknoloji (yüzde 51.9) ve yüksek teknoloji (yüzde 7.3) ürünlerin ihracattaki payı yüzde 59.2'ye ulaştı. Serbest bölgelerin katma değerli ihracattaki stratejik rolü daha da belirginleşti.

Bölgeden Türkiye'ye satışlar haricindeki tüm yönlerde artış gerçekleşirken; ihracatta kayda geçen yüzde 3.1'lik artışın ve Türkiye'den bölgelere yapılan satışlarla artırılan tedarikçilikteki yüzde 7.4'lük artışın etkisiyle, bölgelerden Türkiye'ye satışlardaki yüzde 6.4'lük azalış dengelendi. Toplam ticaret hacmi bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 1.3 artarak 9.3 milyar dolara yükseldi.

Önceki hafta TÜİK ile Ticaret Bakanlığı tarafından genel ticaret sistemine göre nisan ayı dış ticaret verileri de açıklanmıştı. Buna göre, nisanda yıllık bazda ihracat yüzde 22.3 artışla 25 milyar 408 milyon dolar, ithalat yüzde 3.1 artışla 33 milyar 909 milyon dolar olarak gerçekleşmişti. Bu dönemde dış ticaret dengesi yüzde 29.8 azalışla 8.5 milyar dolar açık vermişti. Yılın ilk dört ayında yıllık bazda ihracat yüzde 3 artışla 88 milyar 665 milyon dolar, ithalat yüzde 4.3 artışla 125 milyar 803 milyon dolar, dış ticaret açığı yüzde 7.3 artışla 37.1 milyar dolar düzeyinde gerçekleşmişti. Ticaret Bakanlığı ve Türkiye İhracatçılar Meclisi'nin geçici mayıs ayı dış ticaret verilerini ise 4 Haziran'da Ankara'da açıklaması bekleniyor.

BÜYÜME VERİSİ AÇIKLANACAK

Bayram tatili sonrasında "büyüme ve enflasyon" verileri de açıklanacak. TÜİK, 1 Haziran'da Türkiye ekonomisinin 2026 yılı ilk çeyrek dönemsel gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH) verilerini kamuoyu ile paylaşacak. TÜİK verilerine göre GSYH 2025 yılının dördüncü çeyrek ilk tahmini; zincirlenmiş hacim endeksi olarak yıllık bazda yüzde 3.4 artış göstermişti. Üretim yöntemine göre dört çeyrek toplamıyla elde edilen yıllık GSYH, zincirlenmiş hacim endeksi olarak 2025'te yıllık yüzde 3.6 artmıştı. Orta Vadeli Program'da (TÜİK) Türkiye ekonomisinin 2026 yılında yüzde 3.8 büyümesi öngörülürken, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) açıkladığı mayıs ayı piyasa katılımcı anketinde katılımcıların yıl sonu büyüme beklentisi bir önceki aya göre yüzde 3.5'ten yüzde 3.3'e geriledi. Ekonomistlerin birinci çeyrek GSYH büyüme beklentileri ise yıllık bazda yüzde 2 ile 4 aralığında değişiyor.

3 Haziran'da mayıs ayı enflasyon verisi de açıklanacak. Bilindiği üzere TÜİK verilerine göre, tüketici fiyatları (TÜFE) nisanda yüzde 4.18 artarken, yıllık enflasyon 1.50 puan yükselişle yüzde 32.37 seviyesinde gerçekleşmişti. Nisanda aylık tüketici enflasyonunun seyrinde enerji, gıda ve giyim grubu fiyat gelişmeleri rol oynamıştı. Bu dönemde yurt içi enerji fiyatları Orta Doğu'daki çatışmanın etkisiyle yüzde 14.40 ile belirgin bir oranda artmış, böylelikle bu grupta son iki aydaki yükseliş yüzde 20'ye yaklaşmıştı. Mart ayında görece ılımlı seyreden gıda fiyatları nisan ayında hem işlenmemiş hem de işlenmiş gıda kaynaklı olarak ivmelenmişti. Bu arada yılın ikinci enflasyon raporunda 2026 yılı sonu enflasyon ara hedefini yüzde 16'dan yüzde 24'e çıkaran TCMB, gıda fiyatları varsayımını ise yüzde 19'dan yüzde 26.3'e yükseltmişti. Piyasa katılımcıları anketinde; katılımcıların mayıs ayı tüketici enflasyonu beklentisi yüzde 1.89 düzeyindeydi.

Mayısta aylık enflasyon beklentisini yüzde1.5-2, yıllık enflasyon beklentisini ise yüzde 31-32 aralığı olarak dile getiren TOBB ETÜ Öğretim Üyesi Dr. Cahit Sönmez, son rakamların verdiği mesajın oldukça net olduğunu söyledi. Mart ayı tarımsal girdi fiyatlarındaki aylık yüzde 3.89, yıllık yüzde 34.26 oranındaki artışın, çiftçinin satış fiyatlarına ve sonrasında gıda fiyatlarına yansıma riskinin sürdüğünü gösterdiğini belirten Sönmez, buna karşın konut ve kira tarafının ise dezenflasyon açısından olumlu göründüğünü kaydetti. Sönmez, "Konut fiyat endeksi ve yeni kiracı kira endeksi verilerine göre barınma maliyetlerindeki artışın hala yüksek olduğu ama eskiye göre hız kaybettiği anlaşılıyor. Ancak şu gerçeğin altını çizmemizde fayda var; kira kalemi TÜFE'ye gecikmeli yansıdığı için bu yavaşlama zamanla hizmet enflasyonunu aşağı çekebilir" dedi.

Prof. Dr. Mustafa YILDIRAN / Akdeniz Üniversitesi Öğretim Üyesi

"Sanayi, büyümeyi desteklemiyor"

Ekonomik güven endeksinin savaş ve yüksek ekonomik şartlara rağmen yükseliş eğilimine girmesi, özellikle de imalat sektörüne yönelik güven artışı olumlu gelişmelerin başlangıcı olup olunmayacağı açısından önemli bir gösterge. Özellikle Türkiye'deki siyasi gelişmelerin ve İran Savaşı'na rağmen haziran ayındaki gösterge de yükseliş eğiliminde devam ederse, ikinci çeyrek büyümesi açısından da olumlu bir gelişme olarak değerlendirilebilecek. Ama hem yüksek enflasyon hem de savaş şartları ekonomik güven açısından risk taşıyan unsurlar olmaya devam edecek. Ayrıca 2026 yılının ikinci yarısında ekonomik büyüme ve hane halkı gelirlerindeki olumlu beklentiler de güven algılamasının merceğine gireceği için, büyümedeki olumlu gelişmeler ve enflasyondaki gerileme bu noktada ekonomik birimler açısından önemli bir referans kaynağı olacak. Türkiye'de ilk çeyrek ekonomik büyüme beklentisi IMF verileri dikkate alındığında yüzde 3 ile yüzde 3.5 arasında. Özellikle Türk ekonomisinin öncü sektörü olan sanayide veriler ekonomik büyümeyi desteklemiyor. 2021 baz yıllı TÜİK tarafından hesaplanan sanayi üretim endeksinde sadece 2026 yılının şubat ayında artış olduğu ocak ve mart aylarının ise negatif olduğunu gösteriyor. Ayrıca ilk üç ayda kamu harcamalarının da az kullanılması nedeniyle ekonomik büyüme üzerinde devlet harcamalarının da etkisinin daha düşük olacağına işaret ediyor. Turizm ve ihracattaki artışların da büyümeyi hızlandıracak boyutlarda olmadığını söylemek mümkün. Bu durumda IMF beklentilerindeki bir büyümenin gerçekleşebileceğini söyleyebiliriz. 2026'da, yıllık büyümenin OVP'deki tahminin altında yüzde 3 ile yüzde 3.5 arasında gerçekleşmesi mümkün.

Dr. Cahit SÖNMEZ / TOBB ETÜ Öğretim Üyesi

"Ekonomideki toparlanma sınırlı"

Ekonomik güven endeksi, genel olarak ekonomideki toparlanmanın sınırlı kaldığını gösteriyor. Endeks 100 eşik değerinin altında kalarak ekonomik aktörlerin (tüketici + reel sektör) temkinli olduğunu işaret ediyor. Alt kırılımlarından şu tespitleri yapabiliriz; Tüketici güveni hala zayıf, reel sektör ve hizmet tarafında ise daha ılımlı bir görünüm var. Özetlemek gerekirse ekonomide sert bir bozulma yok ama güçlü bir iyimserlik de oluşmuş değil; kontrollü ve temkinli bir toparlanma süreci var.

İlk çeyrekte Türkiye ekonomisinin yüzde 4 civarında büyümesini bekleyebiliriz. Çünkü her ne kadar iç talep yavaşlasa da halen güçlü. Buna karşın enerji baskısı nedeniyle net ihracat ne yazık ki zayıf. Kısaca şunu söyleyebiliriz; yavaşlayan ama hala güçlü büyüme söz konusu. Ancak yılın kalan çeyreklerinde TCMB'nin sıkı duruşunu korumasıyla yüzde3-4 bandında bir büyüme oranı olasılığı yüksek görünüyor. Yani iç talep soğudukça soft landing senaryosunu TCMB benimseyecek. Haziran Para Politikası Kurulu toplantısında TCMB'nin politika faizini sabit tutmasını bekliyorum çünkü dezenflasyon süreci henüz yeterince güçlü değil.

Veriler işgücü piyasasında toparlanma sinyali verse de düşüş oldukça sınırlı. Dolayısıyla genç işsizlik, nitelik uyumsuzluğu, kayıt dışılık gibi yapısal sorunlar devam ediyor ve kalıcı çözüm için işgücü ihtiyacı ile işgücü arzının vasıf açısından uyumunu sağlayacak eğitim politikaların uygulanması, üretimde verimliliğin artması gibi daha güçlü politikalara ihtiyaç var.

X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.