Alım takvimi uygun 36 hisse
/ FED Başkanı Warsh'ın şahin mesajları ve ABD–İran geriliminin karşılıklı saldırılarla yeniden artması nedeni ile küresel piyasalar geçen haftaya zayıf bir başlangıç yaptı. Bu gerilim nedeni ile petrol fiyatlarının da yeniden 90 doların üzerinde seyrettiği görüldü. Fed Başkanı Warsh'ın sıkılaşma mesajı Fed'den ilk faiz artırım beklentisini Aralık'tan Ekim ayına yaklaştırırken, Avrupa Merkez Bankası'nın ise 10 Eylül'de faiz artırması bekleniyor. İlerleyen günlerde ABD–İran gerginliğinin artarak devam etmesi petrol fiyatlarını 95 dolar seviyelerine taşıdı. ABD Başkanı Trump'ın, İran'a yönelik yeniden başlayan saldırıların uzun sürmesini beklemediğini açıklaması sonrasında petrol fiyatları ve ABD tahvil faizleri bir miktar gerilerken Wall Street'e de alım geldi. Fed Yöneticilerinden Waller'ın, ABD'de dezenflasyona vurgu yapması sonrasında Fed'den Ekim'de faiz artırım beklentileri azalırken Wall Street'e de alım geldi. Hafta sonuna doğru yüzde 1'e yakın yükselişler sonrasında ABD, Avrupa vadelileri ve Asya borsalarının da pozitif bölgelere kaydığı görüldü.
Önceki hafta Borsa İstanbul'da BİST-100 Endeksi, günü 14.641 puan ile günü zirvesinde kapattı ve yükseliş serisi dördüncü haftasında da devam etti.
Bu arada Sermaye Piyasası Kurulu'ndan (SPK) serbest fonlar başta olmak üzere fonlara ilişkin beklenen düzenlemeler geldi. Düzenlemeler, özellikle fonlarda yüksek ağırlığa sahip şirketlerin fon ağırlıklarının düşürülmesi, toplam yatırım oranlarının belirlenmesi gibi önemli değişiklikler içeriyor. Kısa vadede çok belirgin etkiler beklemeyen sektör temsilcileri ancak ilgili hisselerde fon pozisyonlarının azaltılma sürecinin takip edileceğini ifade ediyor. Nitekim Borsa İstanbul geçtiğimiz haftaya bu haberini detaylarını ve gelişmeleri takip ederek başladı.
Öte yandan Borsa İstanbul'da dışarıdaki zayıflık, yükselen petrol fiyatları, beklentilerin altında kalan ikinci çeyrek GSYH büyüme verileri ve TOGG'un ortaklık yapısında değişiklik olabileceğine dair spekülasyonların etkisi ile satışlar etkili oldu.
Borsa İstanbul'da da zayıf görünüm ilerleyen günlerde de devam etti. Analistler Borsa İstanbul'da, serbest fonlar başta olmak üzere fonlara getirilen düzenlemeler sonrasında uyum açısından geniş bir süre tanınmasına karşın yatırımcı çıkışları beraberinde pozisyon azaltma amaçlı işlemler ve satışların ağırlık kazandığı belirtti.
Hafta sonuna doğru beklentilerin altında gelen Ağustos ayı enflasyon verileri sonrasında bankaların pozitif ayrıştığı ancak sınai endeksin gerilemeye devam ettiği dikkat çekti. Dolayısıyla portföy tarafında kapsamlı bir yeniden konumlanma yaşanması, Jackson Hole'da Fed Başkanı Warsh'ın mesajlarının faiz artırım beklentilerini güçlendirmesi ve ABD tahvil faizlerini yukarı taşıması ile Hürmüz Boğazı çevresinde gerilimin bir aydır ilk kez sıcak çatışmaya dönmesi ile geçtiğimiz hafta satışların hızlandığı görüldü. Yaşananları yapısal bir kırılma olarak okumayan piyasa aktörleri ay sonu konumlanması ile düzenleme ve haber akışının çakışmasından doğan sert ancak açıklanabilir bir hareket olarak değerlendiriyor.
Para piyasası fonlarına getirilen yeni portföy kurallarının kısa vadede likidite tarafında bir miktar daralmaya neden olabileceğini ifade eden sektör temsilcileri ancak düzenlemeyi uzun vadede kesinlikle olumlu görüyor. Borsa uzmanları yıl sonuna kadar da dalgalı ancak yönetilebilir bir seyir, 2027'ye ise daha sağlıklı bir fiyat oluşumuyla girilmesini bekliyor. Borsa İstanbul haftayı 14.012,42 puandan kapadı. Yatırım uzmanları mevcut ortamda uygun seviyelerde portföylere dahil edilmek üzere 36 hissenin takip edilebileceğini söylüyor.
"PPK KARARI VE ABD ENFLASYONUNU BEKLİYORUZ"
Geçtiğimiz hafta yurt içinde iki önemli veriyi geride bıraktığımızı hatırlatan bu kapsamda 2Q26 büyümesinin yıllık bazda yüzde 2.3 ile piyasa beklentisinin altında kaldığını görürken, Ağustos enflasyonunun da aylık yüzde 1.84 ile beklentinin altında gelmesini ve yıllık enflasyonun üst üste üçüncü ayda gerileyerek yüzde 31.51 seviyesine inmesini olumlu değerlendiriyor. Aylık enflasyona en yüksek katkının 0.82 puanla ulaştırma grubundan gelmesini ise enerji fiyatları kaynaklı baskının somut göstergesi olarak görüyor.
Yıldız, "Bu haftanın açık ara en kritik başlığını 10 Eylül Perşembe günü açıklanacak TCMB faiz kararı olarak izliyoruz. Bu toplantıda beklentimiz pas yönündedir. Merkez Bankası'nın fonlamayı haftalık repoya çekmesiyle efektif fonlama maliyetinin zaten gerilediğini görmekte ve ilk indirimin Ekim ayında geleceğini düşünüyoruz. Enflasyondaki iyileşmeyi olumlu bulmakla birlikte jeopolitik risklerin ve enerji fiyatlarının kurulun hareket alanını daralttığını değerlendiriyoruz. Aynı gün ECB faiz kararı ve basın toplantısı ile ABD üretici enflasyonunu takip edeceğiz. Haftanın diğer kritik başlığı ise 11 Eylül Cuma günü açıklanacak ABD Ağustos enflasyonu. Beklentiler manşette yüzde 3.4, çekirdekte yüzde 2.5 seviyesinde şekillenirken, Jackson Hole sonrası artırım beklentilerinin güçlendiği bir ortamda bu verinin küresel risk iştahını doğrudan etkileyeceğini düşünüyoruz. Özetle önümüzdeki haftanın omurgasını PPK kararı ve ABD enflasyonu oluştururken, jeopolitik risklerin gölgesinde temkinli bir seyir beklemekteyiz" yorumunu yapıyor.
"RİSK-GETİRİ DENGESİ YUKARI YÖNLÜ"
Yılın kalanı için endekste geniş bantlı ve haber akışına duyarlı bir seyir öngören , aşağı tarafta 14.000 psikolojik desteğinin altında 13.700 ve 13.400 seviyelerini izleyip, olumsuz senaryoda minimum bölgenin 13.000-13.400 aralığında oluşmasını bekliyor. Bununla birlikte aşağı yönlü riskin bu noktadan sonra sınırlı kaldığını düşünen Yıldız, endeksin Mayıs zirvesinden bu yana belirgin bir düzeltme yaşadığını, değerlemelerin tarihi ortalamaların altına gerilediğini ve olumsuz senaryoların büyük bölümünün fiyatlara yansımış olduğunu ifade ediyor. Yukarı tarafta ise 14.700 ve 15.200 seviyelerini ilk direnç bölgeleri olarak izleyen Yıldız Mayıs ayında test edilen 15.205 puanlık zirvenin aşılması halinde yıl sonuna kadar 16.500 seviyesinin gündeme gelebileceğini söylüyor. Bu senaryonun ana koşulunun faiz indirim döngüsünün yeniden başlaması beklentisi ve bunun bankacılık endeksi öncülüğünde endekse yansıması olarak gören Yıldız,
"Bu seviyeleri paylaşmakla birlikte, fiyatlamada teknik ve temel analizin anlamını görece yitirdiğini üzülerek belirtmek isteriz. Mevcut ortamda piyasanın büyük ölçüde haber akışı ve algı üzerinden hareket ettiğini görüyoruz. Baz senaryomuzda ise endeksin yılı 15.500-16.000 seviyesinde tamamlamasını bekliyoruz. Orta-uzun vadeli 17.500 hedefimizi ise koruyoruz. Zira mevcut geri çekilmeyi hikayenin bitmesi değil ertelenmesi olarak okuyoruz. Özetle risk-getiri dengesinin yukarı yönlü senaryo lehine olduğunu değerlendiriyoruz" diyor.
"SPK'NIN FON DÜZENLEMESİ TAKVİME BAĞLANDI"
Borsa İstanbul'un Ağustos'u yüzde 8.8 getiriyle kapatmaya giderken ayın son gününde yüzde 2 düşmesine de değinen Yıldız, ayın son gününde endeksin yüzde 2 gerilemesine olağanın belirgin şekilde üzerinde bir işlem hacminin eşlik ettiğini ve bu hareketin sıradan bir kar realizasyonu olmadığının altını çiziyor. Satışın ağırlığını bankacılık ve holding tarafına taşımasını, sektör endeksleri arasındaki ayrışmanın da sert olmasını bu çerçevede değerlendiren Yıldız, kaynağında üç unsurun birlikte etkili olduğunu düşünüyor. Önceliği SPK'nın yeni fon düzenlemesinin 29 Ağustos'ta yürürlüğe girmesi ve takvime bağlanmış bir uyum süreci getirmesine veren Yıldız, şu değerlendirmeyi yapıyor: "
"YÖNETİLEBİLİR BİR SEYİR BEKLİYORUZ"
Uyum takviminin kademeli kurgulandığını gördüklerini kaydeden , 29 Ağustos itibarıyla sınırları aşan pozisyonlar üst limit kabul edilirken, aşım tutarlarının 31 Ekim'e kadar en az üçte biri, 30 Kasım'a kadar en az üçte ikisi azaltılacak ve 31 Aralık itibarıyla tam uyum sağlanacak. Bu kurgunun piyasaya ani bir şok yaşatmamak adına bilinçli şekilde tasarlandığını düşünüyoruz" diyor.
Sürecin BİST-30 tarafına bir kayma yaratabileceğini değerlendiren Yıldız, ancak gelinen noktada ilk aşamada böyle bir yönelimin oluşmadığını, hisse bazlı hareketlerin sürdüğünü söylüyor. Etkinin endeks genelinden çok fiili dolaşımın dar tarafta hissedilmesini bekleyen Yıldız, "Kısa vadede ise jeopolitik ve makro riskler zaten devredeyken bu sürecin endeks üzerinde ek bir karın ağrısı oluşturduğunu belirtmek isteriz. Yatırımcı açısından önemli olan nokta, yaşanan hareketlerin şirketlerin temel görünümünden değil uyum sürecinden kaynaklanmasıdır. z" diyor.
"ASIL KIRILMA FONLAMA ZİNCİRİNDE YAŞANACAK"
Para piyasası fonlarına getirilen yeni portföy kurallarının likidite tarafına yansımasına da değinen Yıldız "Para piyasası ve kısa vadeli fonlarda üç temel değişiklik görüyoruz. Bu fonların Pay Senedi Repo Pazarı'ndaki ters repo işlemleri fon toplam değerinin yüzde 25'i ile sınırlandırılırken, para piyasası fonlarında portföyün asgari yüzde 10'unun devlet iç borçlanma senetleri veya belirlenen kira sertifikalarına yönlendirilmesi öngörülüyor. Yıl sonundan itibaren ise teminat yapısında devlet borçlanma araçları ile BİST-30 paylarının ağırlığı artacaktır. Asıl kırılmanın fonlama zincirinde yaşanacağını düşünüyoruz. Zira bazı serbest fonlar portföylerinde taşıdıkları hisseleri teminat göstererek bu pazardan kaynak sağlıyor ve bu kaynakla pozisyonlarını büyütüyordu. Yeni kurallarla pay bazlı teminat ve fonlama imkanlarının daralmasıyla birlikte, likiditesi sınırlı hisseler üzerinden kurulan kaldıraçlı yapıların işleyişinin zorlaşmasını bekliyoruz. Sonuç olarak kısa vadede likidite tarafında bir miktar daralma görmemizin muhtemel olduğunu, buna karşın düzenlemeyi uzun vadede olumlu değerlendirdiğimizi belirtmek isteriz" değerlendirmesini yaptı.
"BU GETİRİLER SÜRDÜRÜLEBİLİR DEĞİL"
Fon tarafını hala şeffaflığın sınırlı kaldığı bir alan olarak değerlendirdiklerini ve asıl izlenmesi gerekenin yatırımcı algısı olduğunu da düşünen Yıldız, "Çünkü yatırımcı özellikle serbest fon tarafında aylık yüzde 20-30 seviyesindeki getirilere alıştı. Bu getirilerin sürdürülebilir olmadığını ve kalıcı olmasının zor olduğunu belirtmek isteriz diyor. Yeni düzenlemeyle birlikte tek bir hissede yüksek ağırlık taşıyarak öne çıkan agresif fon modelinin artık zor olacağının altını çizen Yıldız, getirilerin de eskisi gibi olmayacağını, bu tabloda fonlardan çıkışların yaşanabileceğini ve fon tarafına olan ilginin bir miktar azalabileceğini öngörüyor. "Yatırımcıya önerimiz fon seçiminde kurucu ve yönetici şirketin kurumsal kapasitesine, yatırım stratejisinin ne kadar net tanımlandığına ve portföy dağılımının şeffaflığına bakması" diyen Yıldız, ancak bunu önersek de finansal okuryazarlığın zayıf kalması nedeniyle bireysel yatırımcının çoğunlukla sürü psikolojisiyle hareket ettikleri ve getirinin yüksek olduğu yere yöneldiğini belirtiyor. belirtiyor. Yıldız, özetle yeni çerçevenin yatırımcıyı sürpriz getirilerden çok istikrarlı ve anlaşılır bir yapıya yönlendirdiğini, kısa vadede ilgiyi azaltsa da doğru bir yön olduğunu düşündüğünü ifade ediyor.
"RİSK SADECE HÜRMÜZ İLE SINIRLI DEĞİL"
Hürmüz'de gerilimin bir aydır ilk kez sıcak çatışmaya dönmesinin petrol ve enflasyon kanalıyla bize etkisinin negatif olduğunun da altını çizen ABD-İran hattında bir iyi bir kötü şeklinde ilerleyen ve sürekli volatil kalan bir yapı gördüğümüzü ve bu aşamada piyasanın buradan kısa vadeli bir pozitif katalizör beklemediğini söylüyor. Üstelik riskin yalnızca Hürmüz ile sınırlı olmadığını, zira Kızıldeniz hattında ve Rusya tarafında da gerilimin hala canlı olduğunu hatırlatan Yıldız, Türkiye açısından asıl kanalın enflasyon olduğunu düşünüyor. Enerjide dışa bağımlı yapımız nedeniyle petroldeki yükselişin akaryakıt, ulaştırma ve üretim maliyetleri üzerinden hem manşete hem ana eğilime yansıdığını, bunun da dezenflasyonist süreci sekteye uğrattığını ve faiz indirim patikasını ötelediğini değerlendiren Yıldız,
"Gerilimin bu haliyle sürmesi jeopolitik risk primini canlı tutuyor ve endeksin yukarı yönlü hareketlerinde sürekli sınırlayıcı bir unsur olarak devrede kalmasından endişe ediyoruz" diyor.
"BANKACILIK EN YÜKSEK POTANSİYELE SAHİP"
Yılın son çeyreğinde bankacılık sektörünü en yüksek potansiyele sahip alan olarak gören Yıldız faiz indirim döngüsünün yeniden başlamasıyla birlikte kredi-mevduat makasındaki iyileşmenin ve menkul kıymet portföylerindeki değer artışının karlılığı destekleyeceğini, endeks içindeki ağırlığı nedeniyle de bu hareketin endeks geneline yansımasını bekliyor. Yıldız, bankacılığın yanında savunma sanayii, havacılık, turizm, enerji ve yenilenebilir enerji ile defansif tarafta gıda perakendesi ve telekomünikasyon sektörünü takip etmeye devam etmekteyiz diyor.
Yıldız, mevcut ortamda uygun seviyelerde portföylere dahil edilmek üzere Garanti BBVA, Akbank, İş Bankası, Yapı Kredi, Vakıflar Bankası, Koç Holding, Sabancı Holding, Enka İnşaat, Aselsan, THY, Pegasus, Tav Havalimanları, Tüpraş, Ereğli, Kardemir, Kocaer Çelik Sanayi, Şişe Cam, Ford Otomotiv, Tofaş Otomobil, Turkcell, Türk Telekom, BİM, Migros, Şok Marketler, Ebebek, Koton, Mavi Giyim, Coca-Cola İçecek , Anadolu Efes Biracılık, Ülker Bisküvi, Kervan Gıda, Galata Wind Enerji, Aydem Yenilenebilir Enerji, Aksa Enerji, Enerjisa ve MLP Sağlık Hizmetleri hisselerinin takip edilebileceğini söylüyor.
"HALKBANK'TA 'AL' TAVSİYEMİZİ SÜRDÜRÜYORUZ"
Halkbank için 100 TL hedef fiyat ile 'al' tavsiyesini sürdürürken hisse için yüzde 122.42 yükseliş potansiyeli
öngördüğünü açıkladı. Pusula Yatırım, dava sürecinin tamamlanması, SPO'nun gerçekleştirilmesi, faiz indirim döngüsü ve bankanın kârlılığındaki toparlanmanın hisse performansı açısından öne çıkan katalizörler olduğunu değerlendirdi.
Halkbank açısından en önemli gelişmelerden biri olarak ABD'de yaklaşık dokuz yıldır devam eden hukuki sürecin sona ermesini gösteren Pusula Yatırım, 17 Haziran 2026 itibarıyla dava sürecinin banka lehine kesin olarak sonuçlandığını ve nihai uzlaşma anlaşması kapsamında Halkbank hakkında herhangi bir ceza, tazminat veya kefalet ödemesi yapılmadığını hatırlattı. Pusula Yatırım'a göre bu gelişme, bankanın uluslararası finansal sistemdeki itibarının ve hareket kabiliyetinin yeniden güçlenmesinin önünü açtı.
Pusula Yatırım, ayrıca hukuki sürecin tamamlanmasının ardından Halkbank'ın uluslararası piyasalardaki fonlama kanallarına yeniden erişim sağlamasının önemli bir katalizör olabileceğini ifade etti.
Halkbank'ın sermaye yapısını güçlendirmek amacıyla Ekim ayında İkincil Halka Arz (SPO) gerçekleştirmeyi planladığına da dikkat çeken Pusula Yatırım, bu işlemin, bankanın sermaye yeterlilik oranlarını desteklerken kredi büyümesi için de ilave alan yaratacağını kaydetti. sonrasında Halkbank'ın Sermaye Yeterlilik Rasyosu (CAR) ve Çekirdek Sermaye (CET1) oranlarında yaklaşık 250-300 baz puanlık artış beklediğini de ifade eden Pusula Yatırım, hisseye yönelik şu değerlendirmeyi yaptı:
"Yeni sermayenin kredi portföyünün büyütülmesinde kullanılabileceğini ve halka arzdan sağlanacak kaynakların net kârlılığa doğrudan katkı sağlayabilecek güçlü bir çarpan etkisi yaratabileceğini düşünüyoruz. Halkbank açısından bir diğer önemli beklenti ise Türkiye'de faiz indirim döngüsünün devam etmesi.
Düşen fonlama maliyetleri ve politika faizlerindeki normalleşmenin bankanın Net Faiz Marjı (NIM) üzerinde güçlü bir genişleme yaratabileceğini öngörüyoruz.
Bankanın NIM oranının 2026 yıl sonunda yaklaşık yüzde 2.7, 2027 yılında ise yüzde 3.5-4.0 bandına yükselmesi bekleniyor. Orta vadede ise NIM'in yaklaşık yüzde 4 seviyesine ulaşabileceği tahmin ediliyor.
Faiz indirimleri ve yeniden fiyatlanan kredi portföyü, Halkbank'ın marjlarını destekleyen temel unsurlardan biri olacak.
Öte yandan Halkbank'ın KOBİ bankacılığındaki güçlü konumunun da önümüzdeki dönemde büyümeyi desteklemesi bekliyoruz.
Banka yaklaşık 3.2 milyon KOBİ müşterisine hizmet veriyor. Ve KOBİ segmentinde yüzde 21'lik pazar payı hedefleniyor. Bankanın kredi portföyünde imalat, ticaret ve ihracat odaklı firmalara daha fazla ağırlık vermesinin de stratejik büyümeyi destekleyeceğini düşünüyoruz. Halkbank'ın kârlılık görünümünde de iyileşme bekliyoruz. Banka 2026 yılının ilk yarısında 35 milyar TL net kâra ulaştı ve kârlılık trendini koruyor. 2026 yıl sonunda gerçekleştirilecek SPO'nun ardından RoATE oranının yüzde 11-12 seviyesinde gerçekleşmesini beklerken, 2027 yılında bu oranın yüzde 20'nin üzerine çıkabileceğini öngörüyoruz. Orta vadede ise RoATE'nin yüzde 26-31 bandına ulaşacağını tahmin ediyoruz. Özkaynak kârlılığındaki yükselişin bankanın içsel sermaye üretme kapasitesini güçlendirerek ve değerleme çarpanlarının yukarı yönlü revize edilmesine de zemin hazırlayabileceğini düşünüyoruz."
"Fon piyasası açısından son yılların en kapsamlı adımı"
Düzenlemeyi fon piyasası açısından son yılların en kapsamlı adımı olarak gören ve yönünü doğru bulan Marbaş Menkul Değerler Araştırma Uzmanı Erdem Yıldız, rehber'de 62 ayrı noktada değişikliğe gidildiğini, ana eksenin ise yoğunlaşma riskinin sınırlanması ile portföy yönetim şirketlerinin kurumsal kapasitesinin güçlendirilmesi üzerine kurulduğunu söylüyor.
"Özetle düzenlemeyi, serbest fonlar üzerinden temel ve teknik fiyatlamadan uzak biçimde, likiditesi sınırlı varlıklarla yükselen yapının disipline edilmesi olarak okumaktayız" diyen Yıldız "Eksik yönleri bulunsa da yönünü doğru buluyor ve endeks açısından etkisinin uzun vadede pozitif olacağını düşünüyoruz. Kasım ayındaki MSCI takvimi ve Frontier'a düşme endişesi gündemde dururken, sağlıklı fiyat oluşumunu güçlendiren bu tür adımların önemli olduğunu değerlendiriyoruz. Bununla birlikte uyum sürecinin devam etmesinin fiyatlama tarafında endeksi bir miktar yıprattığını da belirtmek isteriz" yorumunu yapıyor.
Erdem YILDIZ/ Marbaş Menkul Değerler Araştırma Uzmanı
"Türk Telekom yatırımlarının gelir tarafına dönmesini bekliyoruz"
TÜRK TELEKOM: Türk Telekom'u genişleyen abone tabanı, reel ARPU büyümesinin devamı ve fiber tarafındaki güçlü konumu nedeniyle olumlu değerlendiriyoruz. 2Q26'da toplam abone sayısının 455 bin artışla 57.6 milyon kişiye ulaştığını, mobil tarafta çeyreklik 539 bin abone kazanımı sağlandığını ve fiber abonelerin toplam içindeki payının yüzde 94.1'e yükseldiğini görüyoruz. Sabit geniş bantta ortalama paket hızının yıllık bazda yüzde 57 artışla 124 Mbps'ye çıkmasını ve 50 Mbps üzeri paketlerin abone tabanı içindeki payının yüzde 54'ten yüzde 69'a yükselmesini, ARPU büyümesinin ana katalizörü olarak izleyoruz. Mobil tarafta enflasyon etkisiyle oluşan daralmanın ise Nisan ve Temmuz aylarında yapılan fiyat revizyonları sonrasında yılın ikinci yarısında pozitife dönmesini bekliyoruz. Marj tarafında imtiyaz süresi uzatımı ve 5G lisansına ilişkin amortisman giderinin baskı yarattığını izlesek de bunu yatırım dönemine bağlı geçici bir etki olarak okuyor ve söz konusu yatırımların önümüzdeki dönemde gelir tarafına dönüşmesini öngörüyoruz. 5G ile gelen gecikmesiz yüksek hızlı internetin data kullanımını artırması, süren fiberleşme ve imtiyaz başlıkları doğrultusunda Türk Telekom hisselerinde 82.10 TL hedef fiyat ile 'al' tavsiyesinde bulunmaktayız.
FORD OTOMOTİV: Ford Otosan, 2026 yılının ikinci çeyreğinde 221.1 milyar TL hasılat, 13 milyar TL düzeltilmiş FAVÖK ve 4.45 milyar TL net kâr açıkladı. Finansal sonuçlar piyasa beklentilerinin üzerinde gerçekleşse de Türkiye otomotiv pazarındaki daralma, artan rekabet ve ürün karmasındaki değişim şirketin kârlılığı üzerinde baskı yarattı. Zorlu piyasa koşullarına karşın Ford Otosan, üretimdeki güçlü konumunu korudu. Şirketin Türkiye'nin toplam otomotiv üretimindeki payı yüzde 33'e, ticari araç üretimindeki payı ise yüzde 75'e ulaştı. Elektrikli araçların toplam üretim içindeki payının yüzde 19.6'ya yükselmesi de şirketin dönüşüm sürecinde kaydettiği ilerlemeyi ortaya koydu. Kısa vadede Türkiye binek araç pazarındaki daralma, fiyatlama gücündeki zayıflama ve Avrupa pazarındaki sınırlı büyüme kârlılığı baskılamaya devam edebilir. Buna karşılık ticari araç talebinin görece dirençli seyretmesi, ihracat ağırlıklı iş modeli ve yüksek üretim kapasitesi Ford Otosan'ın uzun vadeli görünümünü destekleyen temel unsurlar olmaya devam ediyor. Kısa vadeli operasyonel baskılara rağmen şirketin Türkiye ve Avrupa ticari araç pazarındaki güçlü konumu ile elektrikli dönüşüm sürecindeki rolünü olumlu değerlendiriyoruz. Bu çerçevede Ford Otosan hisselerinde 168 TL hedef fiyat ile 'al' tavsiyemizi koruyoruz.
LİLA KAĞIT: Lila Kağıt'ta yatırım hikâyemizin merkezinde, 2027 yılında devreye girmesi planlanan TM5 hattıyla başlayacak kapasite artışı yer alıyor. Erzurum yatırımıyla birlikte yıllık brüt kâğıt üretim kapasitesinin 271 bin tondan 341 bin tona yükselmesini beklerken, artan kapasitenin konverting ürünlerin payındaki yükseliş ve ölçek ekonomileriyle birlikte kârlılığa da yansımasını öngörüyoruz. 2026'yı satış hacminin toparlandığı ancak kur-enflasyon makası, zayıf küresel fiyatlama ve TL bazlı maliyetler nedeniyle marjların baskı altında kaldığı bir geçiş yılı olarak değerlendiriyoruz. 2027 sonrasında ise kapasite artışı, daha güçlü ürün karması ve yenilenebilir enerji yatırımlarının katkısıyla ton başına kârlılıkta toparlanma bekliyoruz. Şirketin güçlü ihracat yapısı da büyüme hikâyesini destekliyor. 1Y26 itibarıyla satış tonajının yüzde 76'sı yurt dışından gelirken, Türkiye temizlik kâğıdı ihracatındaki payı yüzde 29.1'e yükseldi. Güçlü ihracat ağına Erzurum'un yakın pazarlara sağladığı lojistik avantajın da eklenmesini bekliyoruz. Finansal tarafta 5.4 milyar TL net nakit ve 1Y26'da yaratılan 1.02 milyar TL serbest nakit akışı, şirketin güçlü bilanço yapısını ortaya koyuyor. Modelimizde dolar bazlı satışların 2026-2030 döneminde yüzde 8.9 CAGR ile 314.5 milyon dolardan 442 milyon dolara ulaşmasını, ton başına FAVÖK'ün ise 288 dolardan 405 dolara yükselmesini bekliyoruz. Bu doğrultuda Lila Kağıt hisselerinde 54.90 TL hedef fiyat ile 'al' tavsiyesi veriyoruz.
Yabancı yatırımcı hissede alıma devam ediyor!
TCMB verilerine göre yabancı yatırımcıların hisse senedi tarafındaki net alımları 28 Ağustos haftasında da sürerken, haftalık alım tutarı 329 milyon dolara ulaştı.
TCMB verilerine göre yurt dışı yerleşikler önceki hafta 329 milyon dolarlık hisse senedi alırken, bir önceki hafta 150.2 milyon dolarlık alım gerçekleştirmişti.
Yurt dışı yerleşikler 28 Ağustos haftasında tahvil piyasasında 86.6 milyon dolarlık net satış yaptı. Bir önceki hafta tahvil tarafında 1.2 milyon dolarlık satış gerçekleşirken, 21 Ağustos haftasında yabancı yatırımcılar 9 milyon dolarlık tahvil alımı gerçekleştirmişti.
Net Global Endüstriyel Yatırımlar'ın halka arzı onayladı
Sermaye Piyasası Kurulu, Net Global Endüstriyel Yatırımlar'ın'ın ilk halka arz başvurusunu onayladı. Halka arzda paylar 25.52 TL sabit fiyatla satışa sunulurken, şirketin sermayesi 312.5 milyon TL'ye çıkarılacak.
Net Global Endüstriyel Yatırımlar'ın halka arzında şirketin ortaklarından Sami Aydın'ın sahip olduğu 12.500.000 TL nominal değerli, Haydar Aydın'ın sahip olduğu 8.335.000 TL nominal değerli ve Ünal Aydın'ın sahip olduğu 4.165.000 TL nominal değerli B grubu paylar satışa sunulacak.
Hisselere fazla talep gelmesi halinde ise ek pay satışı yapılmayacak.
Şirket halka arz süreciyle birlikte, 62.500.000 TL'lik bedelli sermaye artırımına giderek, sermayesini 250.000.000 TL'den 312.500.000 TL'ye yükseltecek.
Halkbank, üçüncü halka arz için yatırımcılarla buluştu
Halkbank, sermaye yapısını güçlendirmeye yönelik üçüncü halka arz süreci kapsamında yerli ve yabancı yatırımcılarla bir araya geldi.
Halkbank Genel Müdürü Recep Süleyman Özdil ev sahipliğinde ve Türkiye Varlık Fonu'nun (TVF) katılımıyla Halkbank Kuleleri'nde gerçekleştirilen toplantıya yerli ve yabancı yatırımcılar yoğun ilgi gösterdi.
Toplantıda, bankanın yeni 5 yıllık stratejik planı kapsamında büyüme, finansman ve dijital dönüşüm hedefleri yurt içi ve uluslararası finans dünyasının temsilcileri ve paydaşlarına aktarıldı.
Halkbank Genel Müdürü Recep Süleyman Özdil, Halkbank'ın uluslararası piyasalardaki faaliyetleri açısından yeni bir dönemin başladığını söyledi. ABD'de 9 yıl süren ceza davasının sona ermesinin yurt dışı kaynak temin imkânlarının artması için önemli bir zemin oluşturduğunu belirten Özdil, "Davanın bitmesinin ardından yurt dışı piyasalardan kısa süre içinde 1.1 milyar dolar düzeyinde kaynak toplamayı başardık. Ayrıca, yurt dışı tahvil ihraçlarımız için yeni bir program oluşturduk. Gerçekleştirdiğimiz yurt dışı yatırımcı turu, yakın dönemde planladığımız ihraçlara yönelik ilginin güçlü olduğuna işaret ediyor. Muhabir banka sayısında gözlenen hızlı artış da bankamız adına memnuniyet verici." ifadelerini kullandı.
Yeni oluşturulan 5 yıllık stratejik plan doğrultusunda sürdürülebilir ve kârlı büyümeye odaklanacaklarını söyleyen Halkbank Genel Müdürü, "Dijital bankacılık ve yapay zekâ entegrasyonumuzla bankamızın mali bünyesini daha etkin hale getireceğiz. Uluslararası finansman kaynaklarına yeniden erişim ve üçüncü halka arzla birlikte güçlenecek sermaye-özkaynak yapımız; sürdürülebilir kredi büyümesini destekleyecek, daha dengeli ve verimli bir kaynak yapısına geçmemize olanak tanıyacak." dedi.
Bilgilendirme toplantısının ardından süreci yürüten lider aracı kurumlar Halk Yatırım, Citi ve J.P. Morgan ile Halkbank üst yönetimi tarafından gerçekleştirilecek yatırımcı tanıtım turları (roadshow) kapsamında, dünyanın önemli finans merkezlerinde yerli ve yabancı yatırımcılara yönelik tanıtım ve talep toplama çalışmaları yürütülecek.
BORSA ŞİRKETLERİNDE NELER OLDU?
ANEL ELEKTRİK: Hakim ortağın sahip olduğu toplam yüzde 44.34 oranındaki payların satışı için SPK'ya başvuru yapıldığını açıkladı.
ALTINAY SAVUNMA: Hakim ortağa ait sermayenin yüzde 10'una karşılık gelen payların borsada satılabilmesi için hazırlanan pay satış bilgi formunun SPK tarafından onaylandığını açıkladı.
BİM: Rekabet Kurulu soruşturmasının uzlaşma ile sonuçlandığını ve 50.4 milyon TL ceza ödeyeceğini duyurdu.
BOR ŞEKER: Azami 36 milyon adet pay için geri alım programı başlatılacağını bildirdi.
BİRİKİM VARLIK YÖNETİMİ: 377.4 milyon TL ana paralı bireysel alacak portföyünün devir ve sözleşme işlemlerini tamamladığını duyurdu.
CVK MADEN: İhlas Grubu şirketleriyle olan maden ruhsat devri sözleşmesini sonlandırdığını ve ruhsat iade sürecini başlattığını açıkladı.
DOĞUŞ GMYO: 2025 yılı Entegre Raporu'nun yayımladığını duyurdu.
EBEBEK: Ağustos ayında mağaza ziyaretçi sayısının yıllık bazda yüzde 8.9 artışla 4.99 milyona ulaştığını açıkladı.
FRİGO: AG Girişim Holding'in 12 milyon adet pay alımı sonrası sermayedeki payının yüzde 15.01'e yükseldiğini bildirdi.
İHLAS GAYRİMENKUL: CVK Maden ile imzalanan maden ruhsat devri sözleşmesinin sonlandırıldığını açıkladı.
KOCAER ÇELİK: ABD'nin Texas eyaletinde tamamı şirkete ait KCR Steel U.S. LLC ünvanlı yeni şirket kurulduğunu duyurdu.
OTOKAR: 1 milyar TL nominal tutarlı tahvilin ikinci kupon ödemesi olarak 107.4 milyon TL ödeme gerçekleştirdiğini açıkladı.
ZGMYO: Ankara'daki otel arsasının satın alınmasına ilişkin sözleşmeyi imzaladığını açıkladı.
ÖZYAŞAR TEL: Şirket bağlı ortaklığı Çokyaşar Tel Örme'nin yeni tel galvanizleme hattı yatırımının tamamlanarak devreye alındığını açıkladı. Yeni yatırımın katkısıyla Ağustos 2026 üretim hacmi, 2025 yılı ortalamasına göre yüzde 69 arttı.
VAKIF GMYO: Vakıf GYO, İstanbul Kartal'da iki taşınmazdaki 1/3 payları toplam 1.2 milyar TL bedelle satın aldığını açıkladı. Söz konusu taşınmazların tamamı için belirlenen ortalama ekspertiz değeri yaklaşık 3.94 milyar TL olarak açıklandı.
BERKOSAN YALITIM: Şirket geçen hafta pay başına brüt 0.05 TL temettü ödedi.
SDT UZAY VE SAVUNMA: Şirket pay başına brüt iki eşit taksitle toplam 0.01 TL temettü ödeme kararı alındığını bildirdi.
AKFEN GYO: Bodrum Loft Tatil Köyü varlıklarının bağlı ortaklığa devri yoluyla gerçekleştirilecek kısmi bölünmenin olağanüstü genel kurulda onaylandığını duyurdu.
ALBAYRAK BETON SANAYİ: İstanbul'daki iki raylı sistem projesine hazır beton tedariği için yaklaşık 3 milyar TL hasılat öngörülen nihai sözleşmenin imzalandığını açıkladı.
ASTOR: Ukrayna'ya güç transformatörü tedariği kapsamında toplam 97.97 milyon dolarlık 3 sözleşme imzalandığını duyurdu.
ATLANTİS YATIRIM HOLDİNG: Tahsisli sermaye artırımı kapsamında SPK'ya başvuru yapıldığını açıkladı.
ENDA ENERJİ HOLDİNG: 2018 yılı genel kurul kararına ilişkin davada Yargıtay'ın onama kararı verdiğini ve şirket açısından ek işlem gerekliliği bulunmadığını bildirdi.
HALK GMYO: Adana'daki kentsel dönüşüm projesi için yüzde 55 payla adi ortaklık kurulduğunu duyurdu.
MEYSU: Ticaret unvanının terkine ilişkin davada yapılan istinaf başvurusuna karşı cevap ve karşı beyan dilekçesinin sunulduğunu bildirdi.
MİA TEKNOLOJİ: Şirket, 28.08.2026 tarihli Olağan Genel Kurul'da önemli nitelikteki işleme olumsuz oy vererek muhalefet şerhi düşen pay sahiplerinin, 01.09.2026-14.09.2026 tarihleri arasında pay başına 38.48 TL fiyatla ayrılma hakkını kullanabileceğini duyurdu.
PASİFİK EURASİA LOJİSTİK: JCR Avrasya tarafından uzun vadeli ulusal kredi notunun A (tr), görünümünün durağan olarak belirlendiğini açıkladı.
ŞİŞECAM: Rekabet Kurulu tarafından verilen idari para cezasının peşin ödeme indirimiyle 2.37 milyar TL olarak ödendiğini duyurdu.
ALVES KABLO: Yeniden yapılanma çalışmaları kapsamında 68 personelin iş sözleşmesi feshedilirken, operasyonların kesintisiz devam ettiği bildirildi.
ASCE GMYO: Halka arz gelirinin 560 milyon TL'lik kısmının Ankara'daki konut, ofis ve mağaza alımında kullanılmasına yönelik fon kullanım raporu değişikliği için SPK'ya başvuru yapıldığı açıklandı.
ATP YAZILIM: Burger King China ile toplam 12 milyon dolar + KDV ve 31 milyon RMB + KDV tutarındaki teknoloji operasyonları ve yazılım lisans anlaşmalarının imzalandığı duyuruldu.
DCT TRADİNG DIŞ TİCARET: Endonezya'da yerleşik bir alıcıyla 1.23 milyon dolar tutarında pamuk ihracatı sözleşmesi imzalandığı açıklandı.
EUROPOWER ENERJİ: Ukrayna'da kullanılacak güç transformatörlerinin tedariği için yaklaşık 37 milyon dolar tutarında sözleşme imzalandığı bildirildi.
EUROPEN ENERJİ: Palet üretim tesisindeki talaş depolama alanında çıkan yangının kısa sürede söndürüldüğü ve üretimin etkilenmediği duyuruldu.
TEZOL KAĞIT: Azami 15 milyon adet olmak üzere 3 ay süreli pay geri alımı başlatıldığını bildirdi.
GÜBRE FABRİKALARI: Pay başına brüt 4.49 TL temettü ödeme kararı alındığını bildirdi.
KOÇ HOLDİNG: Koç Holding ve dolaylı ana ortağı Temel Ticaret, Tüpraş sermayesinin sırasıyla yaklaşık yüzde 0.57 ve yüzde 0.26'sına karşılık gelen paylarını, pay başına 384.50 TL fiyatla Merrill Lynch International'a satma kararı aldıklarını açıkladı. İşlem sonrasında Koç Holding'in Tüpraş'taki doğrudan payının yaklaşık yüzde 3.7'ye, Koç Holding ve Enerji Yatırımları'nın toplam payının yüzde 50.1'e gerilemesi, Tüpraş'ın halka açıklık oranının ise yüzde 49.7'ye yükselmesi bekleniyor.
SASA POLYESTER: Sasa Polyester, Ağustos 2026'da satışlarının yıllık yüzde 30.2 artışla 155 milyon dolara ulaştığını açıkladı. Toplam satışların 52.9 milyon dolarlık kısmı ihracattan gerçekleşti.
ÖZATA DENİZCİLİK: Özata Denizcilik, ASFAT A.Ş. ile yürütülen yüzer havuz bakım ve onarım işi kapsamında nihai sözleşme bedelinin 15.9 milyon euroya ulaştığını açıkladı.
EMPA ELEKTRONİK: Empa Elektronik, ABD'nin New York eyaletinde sermayesinin tamamına sahip olacağı Empa Electronics USA Inc. ünvanlı bağlı ortaklığını kurduğunu açıkladı.
BAHADIR KİMYA: Bahadır Kimya, Kırıkkale Yahşihan'daki fabrikasının yeniden yapım ve makine-ekipman kurulum süreçlerinin tamamlandığını ve 31 Ağustos itibarıyla üretime yeniden başladığını açıkladı.
BİNBİN: BinBin, Uber ile Türkiye'de elektrikli araç ekosisteminin ve özellikle taksi tarafındaki elektrikli araç dönüşümünün desteklenmesine yönelik stratejik iş birliği mutabakatı imzaladığını açıkladı.
OFİS YEM: Ofis Yem, ABD'de yerleşik iki firma ile toplam yaklaşık 27 milyon dolar tutarında DDGS alımına ilişkin anlaşmalar imzaladığını açıkladı.