Kahve robotlarıyla küresel pazara açılıyor
Türkiye, teknoloji ihraç eden bir merkez olma hedefi doğrultusunda robotik ve yapay zekâ alanında dikkat çekici adımlar atmaya devam ediyor. Özellikle küresel ölçekte büyük bir hacme sahip olan kahve sektöründe geliştirilen robotik çözümler, Türkiye'nin bu alandaki potansiyelini gözler önüne seriyor.
Petrolden sonra dünyada en çok tüketilen sıvılardan biri olan kahve, artık yalnızca lezzet ve kaliteyle değil; hız, tutarlılık, erişilebilirlik ve operasyonel verimlilik gibi teknoloji destekli deneyimlerle değerlendiriliyor. Bu dönüşümde robotik ve yapay zekâ tabanlı çözümler önemli bir rol üstleniyor.
Hizmet Robotları Pazarı 2030'da 100 Milyar Doları Aşacak
Grand View Research ve Mordor Intelligence verilerine göre, 2023 yılında yaklaşık 50 milyar dolar büyüklüğe ulaşan küresel hizmet robotları pazarının, 2030 yılına kadar 100 milyar doları aşması bekleniyor. Özellikle FoodTech alanındaki robotik çözümler, yıllık %20'nin üzerinde büyüme oranıyla pazarın en hızlı gelişen segmentleri arasında yer alıyor.
ABD, Çin ve Japonya'nın öncülük ettiği bu pazarda Türkiye; genç mühendislik gücü, yenilikçi girişimleri ve stratejik konumuyla teknoloji ithal eden değil, teknoloji ihraç eden bir ülke olma yolunda ilerliyor.
İnsan Ustalığını Daha Sürdürülebilir Hâle Getiriyoruz
Yapay zekâ tabanlı robotik çözümler geliştiren Thud e-Robotics'in CEO'su Önder Akyazıcı, şirketin vizyonunu şu sözlerle aktarıyor:
"Thud e-Robotics olarak yapay zekâ tabanlı robotik teknolojiler geliştiriyor ve gıda ile perakende sektörlerine yenilikçi çözümler sunuyoruz. İlk ürünlerimizden biri olan X Barista, kahve sektöründeki ihtiyaçları anlayarak teknolojiyle destekleyen örnek bir uygulama. Amacımız insan dokunuşunu ortadan kaldırmak değil; onu daha sürdürülebilir ve erişilebilir hâle getirecek modeller geliştirmek."
Akyazıcı, çalışmaların yalnızca kahve sektörüyle sınırlı kalmayacağını vurgulayarak şunları ekliyor:
"Gıda başta olmak üzere, insan ustalığını temel alan farklı sektörlerde de fiziksel yapay zekâ tabanlı çözümler için güçlü bir zemin oluşturabiliriz. Küresel pazardaki büyüme verileri, doğru zamanda doğru teknolojiyi geliştirdiğimizi gösteriyor. Türkiye'nin bu alanda dünyaya teknoloji ihraç eden ülkeler arasında yer alma potansiyeli bulunuyor ve biz de bu doğrultuda ilerliyoruz."