40 yaş altı liderlerden yönetim taktikleri -2-

İş hayatında eski tip güç kültürü yerini güçlendirme kültürüne bırakırken, “her şeyin en iyisini bilen lider” karakteri de yatay hiyerarşi modelleriyle hırpalanıyor. Yeni nesil liderlik, pek çok yeni özellik barındırıyor. 40 yaş altı liderler ‘yeni nesil liderliğin’ şifrelerini vererek kullandıkları yönetim taktiklerini anlattılar… (İkinci Bölüm)
06.01.2026 12:32 GÜNCELLEME : 06.01.2026 12:36

ÜRÜN DİRİER/ İş hayatında yönetici pozisyona gelen nesillerin değişmesiyle beraber yönetim ve liderlik etme biçimleri de büyük bir dönüşümden geçiyor. Pek çok şirkette çoğunluğunu Z kuşağının oluşturduğu çalışanlar da, yöneticilerinin liderlik modellerini zorluyor. Dikey hiyerarşi yerini çoğulcu ve katılımcı yatay modellere terk ederken, emir ve talimatlar da yerini koçluk ve rehberliğe bırakıyor. Eski neslin "her şeyin en iyisini bilen yönetici" yaklaşımı ve beklentisi yıkılırken artık sürekli öğrenmeye inanan, veriye dayalı ve objektif karar veren, demokrasiyi içselleştirmiş lider özellikleri öne çıkıyor.

---YENİ NESİL LİDERLER YÖNETİM TAKTİKLERİNİ ANLATTI---

Çeşitli sektörlerden 40 yaş altı liderlere 'yeni nesil liderliğin' şifrelerini sorduk. Kendi liderlik yeteneklerinin kodlarını, yönetim taktiklerini ve genç çalışanların bir liderden neler beklediğini anlattılar.

Nilüfer ŞENER / Beauty&More Kurucu CEO'su

"Liderlik artık tek bir kişinin otoritesine dayanmıyor"

Eski nesil liderlikten farklı olarak, bugünün liderleri daha yatay bir yapıya yöneliyorlar. Katılımcı bir yaklaşımla çalışanların fikirlerine önem verme ve çeşitliliği teşvik etme eğilimindeler. Hiyerarşik yapılar yerine, daha işbirlikçi ve şeffaf bir yaklaşım benimseniyor diyebilirim. Gençler iş hayatında daha esneklik ve özgünlük bekliyorlar. Z kuşağının, liderden "görüşlerine değer verme" beklentisi yüksek. Eski tip hiyerarşik modeller yerine, daha yatay ve katılımcı yapılar tercih ediliyor. Liderlik artık tek bir kişinin otoritesine dayanmıyor, daha çok ekip çalışması ve iş birliği üzerine kurulu bir yapıya doğru evriliyor. Ekibimle birlikte başarılı sonuçlar elde etmek, benim için en değerli motivasyon kaynaklarından biri. Sürekli öğrenmeye ve kendimi geliştirmeye olan ilgim, iş dünyasındaki değişimlere hızla adapte olmamı sağlıyor diyebilirim. İyi bir lider olmanın, başkalarının güçlü yanlarını keşfetmek ve onlara fırsatlar sunmakla ilgili olduğuna inanıyorum.

Bekir TOPUZ / Rezervem Kurucusu

"Z kuşağı talimat almak değil, koçluk bekliyor"

Geleneksel liderlikten farklı olarak; günümüzde liderler sadece emir veren değil, aynı zamanda ekip üyelerinin fikirlerine değer veren ve onların potansiyelini ortaya çıkarmaya odaklanan bir yaklaşım benimseniyor. Bunun yanı sıra şeffaflık ve dürüstlük de yeni nesil liderlikte önemli bir yer tutarken; çalışanlar, liderlerinden açık iletişim ve adil bir davranış bekliyor. İş ve özel hayat dengesine önem verme, şeffaflık, esneklik, inovasyona açıklık, teknolojiye hakimiyet ve sosyal sorumluluk bilinci gibi özellikler yeni nesil liderlerin önemli nitelikleri arasında yer alıyor. Z kuşağı, iş hayatında liderlerden sadece talimat almak yerine, onlardan öğrenmek ve kariyer yollarını şekillendirmek için mentorluk ve koçluk bekliyor. Ayrıca Z kuşağı iş yerinde anlamlı ve amaç odaklı çalışmalar yapmak istiyor çünkü günümüzde geçlerin bir amaç ve anlam arayışı var; bu nedenle liderlerin sosyal sorumluluk projelerine ve sürdürülebilir iş uygulamalarına önem vermesi bekleniyor. İş hayatında liderlik artık mentorluk ve koçluk kavramlarıyla ilişkilendiriliyor, gençler liderlerinden rehberlik bekliyor.

Kemal ÖLÇÜCÜER / Cafe Crown Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı

"İyi yönetmek yerine birlikte iyi çalışan liderler ön planda"

Yeni nesil liderler, hızla değişen koşullara uyum sağlayabilme ve stratejilerini esnek bir şekilde revize edebilme becerisine sahip. Dolayısıyla, sabit bir plana sıkı sıkıya bağlı kalmıyor, değişen koşullara hızlı bir şekilde cevap verebiliyorlar. Yani aslında beklenmedik durumlarda çevik davranan ve B Planına daha kolay adapte olabilen bir yönetici profili var diyebiliriz. Şirketlere katılan yeni yeteneklerin hatta orta-üst yöneticilerin bile Z kuşağı olduğu bir dönemdeyiz. Dolayısıyla, yeni nesil çalışanları iyi anlayan ve onları "iyi yönetmek" yerine onlarla "birlikte iyi çalışan" liderler ön plana çıkıyor. Z kuşağı iddia edildiği gibi çalışmaktan yakınan veya çalışmayı sevmeyen bireyler değiller. Geleneksel hiyerarşik modellerin hızla dönüştüğü bir süreçten geçiyoruz. Bu dönüşüm içinde iş hayatına başlayan yeni nesil; fikirlerini özgürce ifade edip, katkı sunduklarını görebildikleri çalışma ortamlarını tercih ediyor.

Cenk ÇİĞDEMLİ / Ticimax E-ticaret Sistemleri Kurucu CEO'su

"Dinleme kabiliyeti en önemli liderlik özelliği"

Dinleme kabiliyeti bence en önemli liderlik özelliğidir. Gerçek bir dinleme de ancak empati ile gerçekleşebilir. Çalışanı personel olarak görmekten öte başlı başına yönetilmesi gereken bir yetenek, özgün bir karakter olarak görerek rehberlik, mentorluk edebilen lider bence daima kazanır. Steve Jobs'un ünlü bir sözü vardı; "Mezarlıktaki en zengin adam olmak benim için hiçbir şey ifade etmiyor. Geceleri yatağıma yattığımda, bugün gerçekten harika işler yaptım diyebilmek ise benim için mükemmel" demişti. Kalıcı bir lider olmanın yolu bu sözde gizli. Şirkette çalışan herkes para kazanmak haricinde yanı sıra anlamlı ve toplum için faydalı bir iş de yaptığına inanırsa lideri takip eder. Z kuşağı genellikle anlam arayışında. Manevi bir tatmin elde edebildikleri ölçüde motivasyonları da yükseliyor. Günümüzde iş hayatı da bir anlamda Z kuşağının beklentileri doğrultusunda şekilleniyor. Esnek çalışma modelleri ve her kademeden çalışanın söz hakkına sahip olduğu yatay hiyerarşi modelleri benimseniyor.

Deren Öztürk MATARACI / Cosmed Kurucu CEO'su

"Yöneticilik sürekli kriz çözme sorumluluğunu üstlenmek demek"

Yeni nesil liderler yeni fikirlere açık ve çok iyi dinleyici olma özellikleri ile eskilerden ayrılıyor. Gündemi iyi takip edebilmek, trendleri yakalayabilmek de yeni nesil liderler için olmazsa olmaz özellikler arasında yer alıyor. Eski liderler daha çok "ben" derken artık "biz" diyebilen liderler 'lider' olarak anılıyor. Gençlerin, iş hayatından beklentileri arasında eğlenceli bir iş ortamı ilk sıralarda yer alıyor. Diğer yandan; kendilerini anlayabilen, empati duygusu gelişmiş liderler, gençler tarafından daha çok tercih ediliyor. Gençlerin liderlerden; toplumsal sorunları önemsemelerini, esnek çalışma koşulları sağlamalarını ve yeniliklere hızla ayak uydurmalarını beklediğini söyleyebilirim. Yönetici olmak isteyen gençlere tavsiyem; Yöneticilik sürekli krizleri çözme sorumluluğunu üstlenmek demek bu nedenle karşılarına çıkacak her sorunun elbet bir çözümünün olacağı rahatlığıyla ve sabırla her konuyu ele almalılar, detaycılık ve yaratıcılık onları farklılaştıracaktır. Son olarak gidecekleri yola, hedefe inanmak, ekibi inandırmak ve asla vazgeçmemek onları başarılı ve örnek bir lider haline getirecektir.

Mehmet Akif ÖZDEMİR / EasyCep Kurucu Ortağı ve CEO'su

"Z kuşağı, topluma fayda sağlayan bir işe sahip olmak istiyor"

Teknolojiyle iç içe büyüyen yeni nesil lider olarak en belirgin özelliğimiz ve eski nesilden farkımızın, hızla değişen dünyaya uyum sağlama yeteneğimiz olduğunu düşünüyorum. Ekibimden aldığım sinerji ile hata yapmaktan korkmadan, hatalardan ders çıkartarak yeni ve yenilikçi çözümler üretmeye odaklanıyorum. Esnek bir bakış açısına sahibim ve farklı fikirleri kucaklayarak en iyi sonuca ulaşmak için farklı yaklaşımları deniyorum. Ekip arkadaşlarımla açık ve şeffaf bir şekilde iletişim kurarak, güven ve saygıya dayalı bir çalışma ortamı oluşturmaya çalışıyorum. Otoriter, hiyerarşik ve uyuma direnç gösteren eski nesil liderlerin aksine fikirlerin özgürce ifade edilebildiği ve geri bildirimlerin alındığı şeffaf bir yönetim anlayışını benimsemeyi önemsiyorum. Yeni nesil lideri eski nesil liderden ayıran yegâne özelliklerin tüm bu sayılanlar olduğunu söyleyebiliriz. Yeni nesil yani Z kuşağı, topluma fayda sağlayan bir işe sahip olmak, fark yaratmak kişisel gelişimlerine de katkıda bulunmak istiyor. Eşitlikçi ve dayanışmacı bir çalışma ortamının yanı sıra liderin ilham verici tutumu ve tutkusunun takım üyelerini başarıya ulaştırmada önemli olduğuna inanıyorum.

Ulaş KAYACAN / Gençpa Yönetim Kurulu Başkanı

"Dünya 2000 öncesi ve sonrası olarak iki döneme ayrılabilir"

Dünya, 2000 yılı öncesi ve sonrası olmak üzere iki döneme ayrılabilir. Yeni nesil liderlik, daha esnek kurallar ve geniş kapsamlı yaklaşımlarla bu yeni dönemi tanımlar. Yeni nesil liderler, küresel ve çok kültürlü vatandaş olma hedefiyle merkeziyetsizliği öne çıkarır. Eleştirel düşünce, yeni nesil liderlik için temel bir unsur olarak kabul edilir. Lao Tzu'nun dediği gibi, "İnsanlara liderlik etmek istiyorsanız, onlarla birlikte yürüyün." Bu felsefe, liderlerin ekipleriyle birlikte çalışarak, onların seslerini dinleyip, yönetim süreçlerine dahil etmelerini vurgular. Bu yaklaşım, modern liderliğin ve iş dünyasının geleceğinde kritik bir dönüşümü temsil ediyor. Kaotik ve belirsizliklerle dolu bu dönemde, esnek ve dinamik yönetim biçimlerine olan ihtiyaç giderek artmakta. Günümüz dünyasının hızlı değişimler ve beklenmedik olaylarla karşı karşıya kalması, eski yönetim modellerinin yetersiz kaldığını gösteriyor. Bu nedenle uyumlu ve değişime açık yönetim yaklaşımlarını benimsememiz şart.

Tolga ÖZTÜRK / Funverse Games Kurucusu

"İnsanları iyi okumak için empati yapabilmeniz şart"

Eski nesil liderlikten farklı olarak, yeni nesil liderlikte daha esnek, açık ve insan odaklı bir yaklaşım benimsiyoruz. İnsanlar, başarıya ulaşan yolda önemli bir parça olduğunu hissettiklerinde çok efektif oluyorlar. Özellikle genç arkadaşların kendilerini bir yere ait hissedememe gibi bir sıkıntıları var. Aslında bu sadece onların sorunu değil, aileler, öğretmenler ve şirket patronları da durumu bu noktaya getiriyor. Dolayısıyla gençlerimizin biraz empatiye, ilhama ve başarı hikayesine ihtiyaçları var. Bu hikayenin içerisinde yer almaktan çok keyif alarak beklenilenden yüksek performans gösterdiklerine ve işi sahiplendiklerine çok şahit oluyoruz. Eski hiyerarşik modeller şu anda çok despot kaldığından yeni jenerasyona hitap edemiyor. Dolayısıyla bu kişiler şirketlerde kalıcı olmuyor. Şirketler empatiye dayalı, insana değer veren yaklaşımlar sergilemek gerektiğini öğrenmeye başladı. Eskiden iş sadece işti ama bu insanların duyguları olduğunu ve burayı da beslemek gerektiğini anladılar. İleride yönetici olmak isteyen gençlere tavsiyem; empati yeteneğinizi geliştirin. Psikoloji, iş hayatında hem çalışan şapkası takarken hem de yönetici olduğunuzda hakim olmanız gereken konulardan bir tanesi. İnsanları iyi okumak için empati yapabilmeniz şart.

Yakup SEZER / Pionr Kurucusu

"Pandemi, liderlik anlayışını temelden sarstı"

Pandemi, liderlik anlayışını temelden sarsarak, yöneticileri adaptasyon ve yenilikçilik konusunda zorladı. Öncesinde büyük ofisler ve birebir etkileşimlerle yönetilen ekipler, pandemiyle birlikte uzaktan çalışma düzenine geçti. Bu durum, esnek çalışma saatleri ve mekân bağımsızlığı gibi yeni normları beraberinde getirdi. Özellikle Z kuşağının çalışma hayatına katılmasıyla birlikte, bu değişiklikler daha da belirginleşti. Eskiden liderler, sorunları yüz yüze görüşmelerle, ofis içi etkileşimlerle çözebilirken, artık dijital platformlar aracılığıyla etkili bir iletişim ve takım yönetimi becerisi göstermek zorundalar. Yeni nesil liderler, değişen dünya düzeninde esnek ve dinamik bir liderlik sergileyerek, teknolojiyi etkili bir şekilde kullanıp, ekipler arası koordinasyonu güçlendirmeli ve sürekli gelişime açık bir kültürü teşvik etmelidir. Z kuşağı gençler katılımcı bir yönetim tarzına büyük önem veriyorlar. Liderlerden, fikirlerini özgürce ifade edebilecekleri, karar alma süreçlerine aktif olarak katılabilecekleri ortamlar yaratmalarını bekliyorlar.

Yalım Can ARSLAN / Pfizer Türkiye Uzmanlık Alanı Lideri

"Liderlerin sürekli öğrenmeye ve anlamaya açık olması önemli"

Kuşakların değişimi, yönetim anlayışını da değiştirdi. Yeni nesil liderlerin sürekli öğrenmeye ve anlamaya açık olması; iş birlikçi, şeffaf, hiyerarşik olmayan bir yönetim anlayışı sergilemesi; esnek, kapsayıcı ve eşitlikçi bir kültürün geliştirilmesine öncülük etmesi önemli. Z kuşağının alıştığımız kalıplara göre hareket etmediğini görüyoruz. Geleneksel liderlik modellerinden farklı beklentilere sahip olmaları da değişen koşulları düşündüğümüzde çok doğal. Z kuşağı iş hayatında şeffaflık, esneklik, anlam gibi değerleri önemsiyor. Bir liderden de kendilerine bu alanlarda kendilerine destek olmasını, sorumluluk vermesini, alan açmasını bekliyor. Bunun sonucu olarak da eski tip hiyerarşik modeller daha yatay ve esnek bir yapıya dönüşüyor. Bu dönüşümle birlikte liderlere vizyonerlik ya da yeniliklere öncülük etme gibi alıştığımız sorumlulukların yanı sıra ekiplerinin önlerindeki engelleri kaldırmak, onlara yetki vermek, açık iletişim ve empati gibi görevler düşüyor.

Mert ÖZMEN / Teksüt Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı

"Yeni liderler daha esnek olma eğiliminde"

Eski nesil liderlikten farklı yönleri de üç maddede özetleyebiliriz. Eski nesil liderlerde kontrol ön plana çıkan bir konuydu. Otorite daha ön plandaydı, yeni nesil liderler daha katılımcı ve işbirlikçi bir tutum sergiliyorlar. İkincisi dijital beceriler. Bu dönemde teknoloji çok ön planda. Yeni nesil liderler teknolojiyi hem daha etkin kullanabiliyorlar hem de gelişmeleri daha yakından takip ediyorlar. Üçüncüsü de esneklik ve değişime açıklık. Yeni liderler, hızla değişen dünyada daha esnek olma eğilimindedirler. Eski liderler ise alışılagelmiş yöntemlere bağlılar. Teknolojide yaşanan değişim iş yapış alışkanlıkları ile birlikte işe bakışı da değiştirdi. Yaşam alışkanlıklarımız tüketim alışkanlıklarımız eskiye göre daha farklı. Zamanı daha farklı algılıyoruz. Aynı anda birden fazla şeye konsantre olmak ve yürütmek normal ama aynı konu üzerinde uzun soluklu kalabilmek çok mümkün değil. Z kuşağı daha yenilikçi olmak ve özelliklerini değerlendirebilecekleri işler istiyorlar. Gençler, iş hayatında gösterdikleri çabanın sonuçlarının büyük ve önemli bir şeye yol açtığını hissetmek istiyorlar.

Mustafa ÖZER / Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu Yönetim Kurulu Üyesi

"Z Kuşağı esneklik ve anlam sunacak lider bekliyor"

Günümüzde liderler için insan yeteneği, rekabet avantajı yaratmanın merkezine yerleşti. Bu yeni dünyada, stratejik insan kaynakları yönetimi, şirket stratejilerini hayata geçirirken, mutlu ve etkin çalışanlar yaratmayı hedefliyor. Yani liderlik artık sadece zamanında yapılan maaş ödemeleri ve puantaj gibi idari işlerden çok daha fazlasını ifade ediyor. Yeni nesil liderler, takım ruhunu güçlendirerek, çalışanlarını şirketin genel hedefleri doğrultusunda daha üst düzeyde motive etmek ve onları şirketin bir parçası hissettirmek için sürekli bir çaba gösteriyor. Z Kuşağı iş hayatında liderlerden, geleneksel hiyerarşik yapıları aşan, onlara esneklik ve anlam sunacak demokratik ve vizyoner özelliklere sahip olmalarını bekliyor. Dikta yöneticilikten uzaklaşarak, liderlerden belli bir vizyona sahip olmalarını, takipçi olmaktan çok motivasyon kaynağı olmalarını ve insan odaklı yaklaşım sergilemelerini talep ediyorlar. Z Kuşağı için liderler, takım kültürüne değer veren, çevik yapılarıyla değişime ayak uydurabilen ve 'biz' diliyle topluluğun bir parçası olduklarını hissettirebilen kişiler olmalı.

Nedim UYSAL / Norm Holding CEO'su

"Yeni liderler veriyi odağa alarak karar alıyor"

Yeni nesil liderler, bugün veriyi odağa alarak kararlarını alıyor. Büyük veri analitiği ve yapay zeka gibi teknolojiler, şirketlerin karmaşık veri setlerinden anlamlı iç görüler elde etmesine olanak tanıyor. Yeni nesil liderler; veri odaklı kararlar alarak, inovasyonu teşvik ediyor. Günümüzde liderlerin toplumsal sorumluluk ve sürdürülebilirlik bilinci ile ilerlemesi çok kritik bir rol oynuyor. Eski nesil liderlikten farklı olarak çalışanları ile birlikte olup daha katılımcı bir yönetim tarzı ile her seviyeden gelen fikirleri dikkate almaya olanak tanıyorlar. Z kuşağı genellikle teknolojiye hakim, esnek çalışma düzenlerine yatkın ve işlerinde anlam arayan bir grup olarak biliniyor. Buradan hareketle; biz de yeni nesli daha yakından tanımak, bakış açılarını öğrenmek adına ReNorm Tersine Mentorluk Programını hayata geçirdik. Program kapsamında üzerinde oldukça yoğun vakit ayırdığımız konu başlığı "Yeni Nesil Liderlik" oldu. Kendilerinin dile getirdiği ve yeni nesil liderlerden beklentiler arasında; çalışana değer veren, hata yapma özgürlüğü tanıyan, farklı bakış açılarına saygı duyan liderler var.

Kenan AÇIKELLİ / Mükellef Kurucu Ortağı ve CEO'su

"Dikey hiyerarşi yerini yatay yapılanmalara bıraktı"

20. yüzyılın büyük bölümünde liderler üretkenliği ve verimliliği en üst düzeye çıkarmaya odaklanırken, pek çoğu dikey hiyerarşide kontrol yaklaşımını benimsemişlerdi. Dijital teknolojilerin iş yaşamını ve iş yapış biçimlerini dönüştürmesiyle beraber bu yaklaşım yerini daha özgür, esnek ve yatay yapılanmalara bırakıyor. Dijital çağın içine doğan Z kuşağı, toplumdaki gelişmelere ilham vermek ve insanların refahını ön planda tutmak istiyor. Yapılan bir araştırmaya göre, Z kuşağının yüzde 40'tan fazlası değerleri ve amaçları kendilerininkiyle uyumlu olan bir şirkette çalışmayı daha yüksek maaş teklifi sunan şirkette çalışmaya tercih ediyor. Beden ve ruh sağlığına önem veren bu kuşak ayrıca çalıştıkları şirketlerde çeşitlilik ve kapsayıcılığın ön planda tutulmasını da oldukça önemsiyor. X, Y ve Z kuşağının bir arada çalıştığı günümüzde dikey hiyerarşinin giderek azaldığını ve yerini daha az yöneticinin yer aldığı, çalışanların belirli konularda yönetici onayı olmaksızın da karar alabildiği yatay yapılanmalara bıraktığını görüyoruz.

Ahmet ONUR / Kolektif House Kurucu Ortağı ve CEO'su

"Otoriter yönetim yerine ekip çalışması ön planda"

Yeni nesil liderlikte dikey hiyerarşik yapılar yer almıyor. Bu da daha az protokol ve süreç yönetimi ile daha çevik bir yapıyı mümkün kılıyor. Çalışan odaklılık, esneklik, çeşitlilik, kapsayıcılık, şeffaflık, açık iletişim, empati gibi kavramların öne çıktığı yenilikçi liderlikte otoriter yönetim yerine ekip çalışması da ön planda yer alıyor. Z kuşağı için çalışma hayatı bir işten daha fazlası… Biraz açmam gerekirse çeşitliliğe ve kapsayıcılığa büyük önem veren Z kuşağı sürdürülebilirlik konularında diğer kuşaklara kıyasla daha yüksek bir bilince sahip ve bu anlamda şirketlerden daha büyük beklentiler içinde. Araştırmalara göre Z kuşağının yüzde 70'e yakını çalıştığı şirketin sosyal konulara daha fazla bağlı olmasını istiyor. Bir başka deyişle şirketten maaş beklentisinin ötesinde farklı anlam arayışları var. Daha özgür bir çalışma ortamı talep eden Z kuşağı hibrit çalışmanın yanında giyimden çalışma saatlerine farklı noktalarda da esneklik talep ediyor.

Esad Erkam KÖROĞLU / TeamSec Kurucu CEO'su

"Hiyerarşik modeller düz organizasyon yapılarına evrildi"

Geleneksel liderlik sıklıkla yukarıdan aşağıya karar verme ve katı bir hiyerarşi vurgusu yaparken, modern liderliğin daha işbirlikçi ve esnek olduğu kanaatindeyim. Günümüz liderleri değişime ve belirsizliklere alışkın olmalı, yeni bilgilere veya değişen piyasa koşullarına göre stratejilerini değiştirmeye hazır olmalıdır. Aynı zamanda kapsayıcılığı önceliklendirmeli, organizasyon içinde çeşitli seslerin duyulmasını ve değerlendirilmesini sağlamalıdır. Genç profesyoneller, özellikle de Z kuşağına dahil olanlar, liderlerden sadece otorite figürleri olmalarını değil; mentorlar ve koçlar olmalarını bekliyor. Liderlerden yaklaşılabilir olmalarını, anlamlı geri bildirimlerde bulunmalarını ve profesyonel gelişimleri desteklemelerini önemsiyor. Geçmişin katı hiyerarşik modellerinin daha düz organizasyon yapılarına evrildiğini gözlemliyorum. Bu değişiklik, iletişimi ve iş birliğini artırarak, karar alma süreçlerini hızlandırmakla kalmıyor daha angaje bir iş gücü de sağlıyor.

Miraç EMEKTAR / Virgosol Kurucu Ortağı ve CTO'su

"En önemli özellik samimiyet ve ahenk"

Yeni nesil liderlikte en önemli özelliklerin "samimiyet" ve "ahenk" olduğunu düşünüyorum. Günümüz iş dünyasında liderlerin sadece hedefleri göstermesi değil, aynı zamanda o hedefin stratejik önemini anlatarak bu amaca inanmış/adanmış bir ekip ile hareket etmesi gerekiyor. Bilgi ve donanımlarını ekibiyle paylaşan, ihtiyaç duyulduğu anlarda mentorlük ve koçluk yapabilen liderler, "ortak amaç" doğrultusunda hareket etmede önemli bir güç oluşturuyor. Kendisini ekipten ayrı bir yerde konumlandıran lider ekibiyle güçlü bağlar kuramıyor. Bu da başarıyı mümkün kılmıyor. Özetle; yeni nesil liderler iletişime açık olmalı, takımını tanımalı ve onlara maksimum performans gösterebilecekleri zemini sağlamalı. Gençler kariyer yolculuğunda kendilerinin değerini anlayıp ortaya çıkartabilecek liderler ile keyifle üretmenin önemini çoktan keşfetmiş durumda. Kendilerini, çalışmak zorunda kaldıkları yerlerde ve takımlarda değil birlikte fark yaratabilecekleri takım ve kültürdeki firmalarda konumlandırmak istiyorlar.

Seyhun ÖZKARA / IdeaSoft Yönetim Kurulu Üyesi

"Empati iç görü kazandırır"

Günümüzün iş dünyası çok daha dinamik ve sürekli değişen bir yapıya sahip. En önemli kural, şeffaflık ve açıklıktır. Yeni nesil liderler, bilgiyi paylaşarak güven oluşturur ve ekibin her üyesini karar alma süreçlerine dahil eder. Esneklik ve uyum yeteneği, değişen piyasa koşulları ve teknolojiye hızla adapte olabilmeyi gerektirir. Empati, kültürel çeşitliliğin arttığı global bir iş dünyasında anlayış ve iç görü kazandırır. Eski nesil liderlik ise genellikle tek yönlü iletişim ve hiyerarşik karar süreçleri ile tanımlanır. Z kuşağı, liderlerden açık iletişim, esnek çalışma koşulları ve kişisel gelişim fırsatları bekliyor. Onlar için lider, sadece bir otorite figürü değil, aynı zamanda bir mentor, koç ve destekçidir. Eski tip hiyerarşik modeller, günümüzde daha düz, katılımcı ve esnek yapılarla dönüştü. Z kuşağı, karar süreçlerinde aktif rol almak ve kendi kariyer yollarını şekillendirmek istediği için kendi üstlerinden ve firmalardan da bu beklentilere uygun davranışlar göstermelerini bekliyorlar. Benim yöneticiliğim ve liderliğim temelde adaptasyon yeteneği, empati ve tutkuya dayanır. Sürekli değişen sektör koşullarına hızla uyum sağlayabilmek, farklı bakış açılarına değer vermek ve işime olan tutkum, yönetim stilimi şekillendirir.

Hasan Sami BAYANSAR / Insha Ventures Genel Müdürü

"Liderlik artık katılımcı ve iş birlikçi bir yaklaşımla yapılıyor"

Yeni nesil liderlikte şeffaflık, açıklık ve iletişim ön planda. Liderlik, artık katılımcı ve iş birlikçi bir yaklaşımla yapılıyor. Çalışanların fikirlerine değer vermek, onları dinlemek ve ortak hedeflere doğru yönlendirmek kritik önem taşıyor. Eski nesil liderlikten farklı olarak teknolojiyi kullanma becerisi ve hızlı değişime uyum sağlama yeteneği de büyük önem taşıyor. Gençler, iş hayatında daha esneklik, özgürlük ve katılımcılık bekliyor. Eski tip hiyerarşik modeller yerine daha yatay bir yapı ve açık kapı politikası tercih ediliyor. Liderlerden daha fazla geri bildirim, koçluk ve gelişim fırsatları sunmaları bekleniyor. Ayrıca, teknolojinin iş yapış şeklinin değiştirmesiyle birlikte, esnek çalışma modelleri ve dijital iletişim araçlarının önemi arttı. Kendimi başarılı ve akışta hissetmemi sağlayan unsurlar arasında öncelikle empati ve insan ilişkilerinin geldiğini düşünüyorum. Ekibimin ihtiyaçlarını anlamak ve onlara destek olmak benim için temel bir ilke. Ayrıca sürekli öğrenme ve gelişmeye açık olmak, değişime uyum sağlamak ve kendimi sürekli yenilemek de başarıyı getiren önemli faktörler arasında yer alıyor.

Begül Eray SEZGİN / Masraff Kurucu Ortağı ve CEO'su

"Duygusal zeka önemli bir rol oynuyor"

Geleneksel hiyerarşik yapılar, genellikle tek bir otorite figürünün üzerinde odaklanırken, günümüz iş dünyasında bu model yerini daha dağıtılmış ve işbirlikçi bir liderlik anlayışına bırakıyor. Artık liderler, çalışanlarıyla daha doğrudan iletişim kuruyorlar ve fikir alışverişini teşvik ediyorlar. Böylece, bilgi akışı daha hızlı ve etkili bir şekilde gerçekleşiyor. Ayrıca, eski tip hiyerarşik modellerdeki sıkı kontrol ve denetim mekanizmaları yerini daha özgüvene dayalı bir liderlik tarzına bıraktı. Liderler, ekiplerine güveniyor ve onlara daha fazla sorumluluk vererek yaratıcı çözümlere olanak tanıyorlar. Bu da çalışanların motivasyonunu artırıyor ve yenilikçi fikirlerin ortaya çıkmasını sağlıyor. Benim liderliğimde empati, iletişim ve kararlılık ön planda. Hızla değişen teknoloji ve küresel pazarlar karşısında, liderlerin çevik olması ve ani değişimlere hızlıca cevap verebilmesi gerekiyor. Öte yandan yeni nesil liderlikte, duygusal zeka da önemli bir rol oynuyor. Liderler empati kurabiliyor, duygularını yönetebiliyor ve çalışanlarının ihtiyaçlarına duyarlı bir şekilde yaklaşıyorlar. Bu sayede, motivasyonu artırıyor, çatışmaları çözüyor ve güçlü ilişkiler kuruyorlar.

Ebru VEYSEL / Mercedes-Benz Türk İş Gücü Yönetimi Müdürü

"Gençler liderlerden mentorluk bekliyor"

Değişen iş dünyası dinamikleri ve çalışan beklentileri, liderlikte öne çıkan özellikleri de değiştiriyor. Değişen pazar koşulları, teknolojik ilerlemeler, küresel olaylar gibi nedenlerle sık sık dönüşüme ve uyum sağlamaya ihtiyacımız olan bu dönemlerde, yeni nesil liderlikte en önemli kriterlerden biri esneklik ve değişime hızlı adaptasyon. Farklı olaylar karşısında esneklik göstererek, alternatif çözümler bulabilmek ve hızlı uyum sağlayarak kriz ortamlarındaki fırsatları görüp etkili bir şekilde karar alabilmek gerekiyor. Yeni nesil liderlikte öne çıkan kritik unsurlardan bir diğeri ise insan odaklılık. Başka bir unsur ise değer odaklı olabilmek. Sadece kâr odaklı değil, aynı zamanda sürdürülebilirlik ve toplumsal sorumluluk ilkelerine de önem veren; iş stratejilerini oluştururken çevre ve toplumsal etkileri de göz önünde bulunduran lider özelliklerini daha çok görüyoruz. Gençler, özellikle Z kuşağı liderlerden mentorluk ve gelişim fırsatları sunmalarını bekliyor. İşlerinde ilerlemeleri ve yeni beceriler öğrenmeleri için liderlerden aktif destek arıyorlar.

Erman YAPICI / Ödüyo Finansal Teknolojiler Kurucu CEO'su

"Yeni nesil eleştiriye açık"

Teknolojinin hayatımıza girmesi ve globalleşen ekonomilerle birlikte insanların ihtiyaçları ve işe bakış açıları gün geçtikçe değişiyor. Yeni nesil liderlerin öncelikle çok iyi bir iletişim becerisine sahip olmaları gerekir. Bu iletişim becerisi sayesinde hem şirket temsilinde hem de personellerin verimli çalışmalarının sağlanması için gerekli şartları yerine getirmede başarı sağlayabilirler. Ayrıca, iyi bir lider öncülük eden ve organizasyona bağlılık sağlayabilen kişidir. Adil olması, ölçülebilir yapılar kurması ve yeni çağın olmazsa olmazı hızlı değişen koşullara esnek bir şekilde uyum sağlayarak zamanında kararlar alabilmesi gerekir. Eski nesil liderlerle yeni nesillere karşılıklı baktığımızda, eski nesil liderler kararları mutlak bir şekilde muhafaza etmeye çalışırken, yeni nesil liderler eleştiri ve geliştirmeye açıktırlar. Sistem ve yapılar üzerine odaklanan anlayış, yeni nesil ile birlikte insana odaklanarak süreçleri yönetir. Eski nesil yöneticiler mutlak emirlerinin uygulanmasını beklerken, yeni nesil liderler mutlaka müzakere ortamını yaratır, danışır, fikir alır ve beraber karar alır.

Sezgin ŞENER / ToptanTR.com CEO'su

"En önemli kural dijital yeterlilik"

Günümüzde liderlik anlayışındaki en önemli kuralın "dijital yeterlilik" olduğunu düşünüyorum. Hızlı değişen ve dönüşen piyasa koşulları ve tüketici tercihlerinin yönetilebilmesi için günümüz liderlerinin dijital araçları ve platformları etkin bir şekilde kullanabilme yeteneğine sahip olmasının artık bir zorunluluk haline geldiği kanaatindeyim. Liderin bu konuda uzmanlığı ve hakimiyeti ile konusunun uzmanı olan yetkin personeller ve yeni nesil iş modelleri ile daha uyumlu çalışabilmesini ve şirketin misyon, vizyonunda bu sert değişimlere uygun hedefleri kurgulamasında ve revize etmesinde bu özelliğin büyük önem arz ettiğini düşünüyorum. Eski nesil liderlerin kullandığı gelenekselci yaklaşımlarından dolayı zamanın gerisinde kalması ve tüketicinin güncel taleplerine cevap verememesi ile 20 yıl öncesinin dev şirketlerinin günümüzde tarihten silinebildiğine de şahit olmaktayız. Yeni nesil liderler bu konularda daha esnek ve uyum kabiliyeti yüksek olup aynı zamanda katılımcı ve şeffaf bir yönetim anlayışına sahip olmalı ve ekibine sorumluluk vererek gelişmelerine önayak olmalıdır. Günümüz gençlerindeki gördüğüm ana beklenti esnek çalışma koşulları. Bunu takip eden beklentileri daha az hiyerarşi, daha fazla iş birliği ve karar verme süreçlerinde katılımcılık olarak sıralayabilirim.

Naz ÜNAL / Menatek Savunma Teknolojileri CSO'su

"Dördüncü dalgada patron yok liderler var"

Geçmişten günümüze dört farklı dalga ile değişim gösteren çalışan-işveren psikolojisini ve sebeplerini değerlendirerek yeni nesil liderleri yorumlayabiliriz. Bunlardan son üç dalgayı ele alırsak; dünya savaşları sonrası yaşanan ekonomik buhran neticesinde bu dönemde insanlar iş buldukları için şükür etme derecesine geldi. Haliyle daha iyi bir maaş ya da şart için yeni bir fırsat bakma yönünde bir reaksiyon oluşmuyordu. Ekonominin düzelmesi ve büyük kurumsal şirketlerin kurulması, çalışan grubunun artık daha kariyer ve kazanç odaklı olduğu bir sonraki dalgayı getiriyor. Bu dönemde hala "Patron" sistemi devam ederken bir önceki dalgadan farklı olarak daha fazla iş olanağı var. Bundan sonra dördüncü dalga geliyor. Artık patron yok liderler var, sadece hantallaşmış büyük kurumsal yapılar değil daha genç neslin liderlik ettiği startuplar var; freelance çalışılacak çok fazla iş alternatifi var. Yeni nesil liderlik; bir ekibe ışık olmaktan ama bu ışığın enerji kaynağının da ekip olduğu gerçeğini bilmekten ve hissettirmekten geçiyor. Holistik bir ekip yaklaşımını benimsemek gerekiyor.

Ekin TÜKEK / Flokser Kimya CEO'su

"Yeni nesil lider konuşmaktan çok dinler"

Queensland Teknoloji Üniversitesi, yeni nesil liderleri stratejik düşünme, değişime liderlik etme, performans kültürü oluşturma ve kişisel sorumluluk ve hesap verebilirliği güçlendirme konusunda donanımlı liderler olarak tanımlıyor. Bana göre de yeni nesil liderler, aniden ortaya çıkan sorunlar uyum sağlayabilen ve olumlu bir fark yaratmaya odaklanan bir yapıya sahipler. Aynı zamanda konuşmaktan çok dinlerler. Yeni nesil liderleri eski nesil liderlerinden ayıran en önemli şey ise değişime hakim olmayı öğrenmiş olmaları ve istikrarsızlık ortamında sonuçları müzakere edebilmeleridir. Dünya Ekonomik Forumu'na göre Z kuşağı gelecek yıl işgücünün yüzde 27'sini oluşturacak. Araştırmalara göre Z kuşağı gençleri, liderlerinden kendileri için iyi düşünülmüş ve adil bir büyüme planına sahip olmalarını bekliyorlar. Gençler, yaşam tarzları ile değerlerini destekleyen işler ve esneklik, iş-yaşam dengesi ve ücret karşılığında adil bir emek değişimi istiyorlar. Aynı zamanda yaptıkları işe de önem vermek, tatmin edici ve dünyaya değer katan işlere sahip olmak istiyorlar.

BİZE ULAŞIN