MERVE YILMAZ GERGİN / Eskiden çocuklar sabah sokağa çıkar, akşam gün batımına kadar dışarıda oyun oynardı. Yakar top, seksek, yakalamaca, ip atlama ve daha niceleri şu an orta yaş grubunda olan bizlerin en popüler oyunlarıydı. Ha keza futbol. Dönemin ünlü futbolcuları mahalle aralarından keşfedilirdi. Üstelik o yıllarda ebeveynlerin içi de rahattı. Çünkü mahalle güven alanıydı. Her ebeveyn diğerinin çocuğuna göz kulak olurdu. Bu oyunlar bazen bir annenin "Hadi eve" sesiyle istemeye istemeye de olsa sonlanırdı.
Oysa şimdi bambaşka bir çağdayız. Sokaklar eskisi kadar güvenli olmadığı gibi çocuklar için oyun oynayacak alan da kalmadı. Bu yüzden çocukların hem güvenle vakit geçireceği hem de arkadaş edinip gelişeceği yeni alanlara ihtiyaç var. İşte oyun atölyeleri tam da bu ihtiyaçtan doğdu. Bugün birçok aile, çocuğunun sadece oyalanmasını değil; paylaşmayı öğrenmesini, hareket etmesini ve yaşıtlarıyla iletişim kurmasını istiyor. Özellikle küçük yaş gruplarında bu ihtiyaç daha da artıyor. Oyun atölyesi kurucularına göre aileler artık çocuklarının yalnızca vakit geçirmesini değil sosyal beceriler kazanmasını, akran iletişimi kurmasını ve fiziksel gelişimini desteklemesini önceliklendiriyor. Özellikle 2-4 yaş aralığına yönelik talebin yoğunlaştığı görülürken, duyusal oyunlar, hareket temelli aktiviteler ve tematik çalışmalar en çok tercih edilen içerikler arasında yer alıyor. Ebeveynler açısından bu atölyeler, çocukların ekran süresinden uzaklaşıp güvenli bir ortamda gelişimlerini destekleyebilecekleri önemli bir alan sunuyor. Girişimciler cephesinde ise tablo iki yönlü ilerliyor. Bir yanda hızla artan talep ve büyüme potansiyeli, diğer yanda yükselen maliyetler ve yoğunlaşan rekabet. Kurucular, özellikle kira, mekan düzenlemesi ve nitelikli materyal yatırımlarının en büyük gider kalemlerini oluşturduğunu belirtiyor. Butik bir atölye için dahi ciddi bir başlangıç bütçesinin gerektiğine dikkat çekiliyor. Doğru lokasyon seçimi, hedef kitle analizi ve özgün bir konseptle hala önemli fırsatların bulunduğu da vurgulanıyor.
"ARTIŞ DEVAM EDECEK"
Klinik Psikolog Cansu Sevimli, Lisans eğitimini Psikoloji, Yüksek Lisans eğitimini ise Klinik Psikoloji alanında tamamlamış. Çocuk, ergen ve yetişkin alanlarında olmak üzere gerekli eğitim sürecini tamamlayarak şimdilerde Klinik Psikolog olarak danışanlarına destek veriyor. Sevimli, oyun atölyesini kurma sürecine en büyük etkenin kendisinin de bir anne olmasından kaynaklandığını söylüyor. Çocukların gelişiminde oyunun iyileştirici ve dönüştürücü gücüne inanarak atölyesini sadece bir etkinlik alanı değil; aynı zamanda çocukların güvenle keşfedebileceği, ebeveynlerin ise sürece bilinçli bir şekilde eşlik edebileceği bir alan olarak kurmuş. Titeto Oyunevi butik bir atölye. Gruplar bilinçli olarak küçük tutuluyor. Burada maksimum kapasite sekiz, ebeveynli gruplarda ise maksimum beş kişi oluyor. Atölyede 18 ay ve 5 yaş arası çocuklara yönelik çalışmalar yürütülüyor. Özellikle 2-4 yaş arası en yoğun talep gören grup. Titeto Oyunevi'nde en çok ilgi gören çalışmalar; duyusal oyunlar, ince motor becerileri destekleyen aktiviteler ve tematik atölyeler. Bunun yanı sıra hikaye temelli oyunlar ve rol canlandırmaları da tercih edilenlerden. Kurucu Sevimli, böyle bir atölye kurmak isteyenler için maliyetin oldukça değişken olduğunu söyleyerek, lokasyon, mekanın büyüklüğü ve kurmak istenilen konseptin belirleyici olduğunu aktarıyor. Günümüz şartlarında butik bir atölye için bile ciddi bir başlangıç bütçesi gerekiyor. Eğer ekip kurulacaksa personel giderleri de önemli bir maliyet kalemi. Çocukların sağlığı, gelişimi vs. gibi detaylar göz önünde bulundurulduğunda onlara uygun materyalleri temin etmek de maliyetleri artırıyor. Sevimli, ortalama bir atölye için 2 milyon lira gibi bir tutarın başlangıç için yeterli olabileceğini söylüyor ve devlet desteği ve teşviklerin dönemsel olarak mevcut olduğunu vurguluyor. Özellikle kadın girişimcilere yönelik bazı avantajların olduğunu belirten Sevimli, ancak bu desteklerin genellikle belirli şartlara ve başvuru süreçlerine bağlı ilerlediğini hatırlatıyor. Özellikle pandemi sonrası ebeveynlerin çocuklarının sosyal gelişimine dair farkındalıklarının arttığını ifade eden Sevimli, ekran süresiyle ilgili kaygıların da aileleri daha nitelikli ve yapılandırılmış oyun ortamlarına yönlendirdiğini dile getiriyor. Bu artışın önümüzdeki yıllarda devam etmesini bekleyen Sevimli, "Ancak burada önemli olan yalnızca sayının artması değil, sunulan hizmetin niteliği. Daha ilerisi için konuşacak olursak teknolojinin olumsuz etkilerinden dolayı çok daha fazla ilginin artacağını söyleyebilirim" diyor. Atölyelerde sosyal medya da etkili bir araç. Hem görünürlük sağlıyor hem de ebeveynlere güven ilişkisi kurmayı kolaylaştırıyor. Titeto Oyunevi'nde fiyatlandırma konusu atölyenin içeriğine, süresine ve yaş grubuna göre değişiklik gösteriyor. Sevimli, son olarak bu alana girmek isteyen girişimcilere de önemli tavsiyelerde bulunuyor: "Neden bu işi yapıyorum?" sorusunun cevabı çok belirleyici. İstanbul özelinde bazı bölgelerde doygunluk olsa da nitelikli ve fark yaratan işler için hala alan olduğunu düşünüyorum. Doğru hedef kitle, özgün içerik ve istikrarlı bir yaklaşımla bu alanda hem anlamlı hem de sürdürülebilir bir yapı kurmak mümkün. İşe sadece ticari bir gözle bakmamak gerekiyor. Zaman geçtikçe ilginin artması ile birlikte pazarda kesinlikle daha fazla boşluk oluşacak."
EN BÜYÜK MALİYET KİRA
Hedef Oyun Atölyesi Kurucusu Ercan Aykan da, Spor Bilimleri Fakültesi Öğretmenlik Bölümü'nden mezun. Yaklaşık 10 yıldır sektörde aktif olarak hizmet veriyor. 2021 yılında kurduğu oyun atölyesinde; hareket eğitimi, oyun grubu ve akran iletişimi odaklı seanslar veriyor. Halihazırda oyun grubu ve hareket eğitimi seanslarında 35 aktif öğrenci bulunuyor. Hafta içi bireysel eğitimlerde ise 25 öğrenciye hizmet veriliyor. Atölye çalışmaları, oyun grubu ve hareket eğitimi programlarında 24-60 ay, bireysel seanslarda ise 2 ile 10 yaş aralığında çocuklarla çalışılıyor. Kurucu Aykan'a göre en yoğun talep 24–32 ay aralığındaki çocuklardan geliyor. Duyusal oyunlar, tematik oyunlar ve serbest zaman oyunları en çok ilgi gören çalışma alanları oluyor. Son yıllarda oyun atölyelerine olan ilginin arttığı görüşünü savunan Aykan, günümüzde geleneksel sosyal yaşamın zayıflaması, mahalle ve komşuluk ilişkilerinin azalması, apartman yaşamının yaygınlaşması gibi etkenlerin çocukların sosyal ve fiziksel gelişimini olumsuz etkileyebildiğini, bu nedenle de bilinçli ailelerin, çocuklarının gelişimini desteklemek amacıyla oyun grubu ve hareket eğitimi merkezlerine daha fazla yöneldiğini belirtiyor. Aykan'a göre en büyük gider kalemi kira. Bunu personel giderleri ve diğer işletme maliyetleri takip ediyor. Bazı bölgelerde oyun atölyelerinin yoğunluğunun oldukça yüksek olduğunu da sözlerine ekleyen Aykan, doğru lokasyon ve doğru analiz ile hâlâ fırsat barındıran bölgelerin bulunduğunu, bu nedenle bölgesel ihtiyaçları iyi analiz etmenin büyük önem taşıdığını vurguluyor. Bu alan uzmanlık da gerektiriyor. Pedagojik ve psikolojik eğitim altyapısına sahip, çocuk gelişimi konusunda yetkin eğitmenler tarafından yürütülmesi gereken bir süreç. Bunun herkesin yapabileceği bir iş olmadığını belirten Aykan, buna rağmen sektörün önümüzdeki yıllarda önemli bir büyüme potansiyeline sahip olduğunu kaydediyor. Aykan, yeni girişimcilere ise şu önerilerde bulunuyor: "Mevcut yaşam koşulları ve bireysel yaşam tarzındaki artış göz önünde bulundurulduğunda, çocuk gelişimi üzerindeki ihtiyaçların da artacağı açık. Eğitim içeriklerinin özgün, sürdürülebilir ve bilimsel temelli olması büyük önem taşıyor. Ayrıca temel amacın her zaman topluma fayda sağlamak olduğu unutulmamalıdır" diyor. Hedef Oyun Atölyesinde fiyatlar ise şöyle; Ayda dört seans: 3 bin 500, sekiz seans: 6 bin 500, 16 seans ise 13 bin TL.
KOSGEB DESTEKLERİNDEN YARARLANMAK MÜMKÜN
İstanbul Aydın Üniversitesi İşletme Fakültesi mezunu Birtaç Kır ise 2020'de anne olduktan sonra hem kişisel hem de profesyonel anlamda önemli bir dönüşüm yaşamış ve 2023'te Boo Boo Kids'i hayata geçirmeye karar vermiş. Şu anda atölyede sınırlı hizmet veriliyor. Kapasite, her çocuğa bireysel ilgi gösterebilecek şekilde planlanmış durumda. Genel olarak 0-6 yaş grubuna yönelik programlar düzenleniyor. Atölyeye en yoğun talep ise 1.5-4 yaş aralığından geliyor. Boo Boo Kids Kurucusu Kır da bu dönem çocukların hem keşfetme hem de en aktif oldukları dönem olduğu için ailelerin bu atölyeleri daha fazla tercih ettiklerini söylüyor. Atölyede en çok duyusal oyunlar, hareket temelli aktiviteler ve müzik-ritim çalışmaları ilgi görüyor. Bunun yanı sıra serbest oyun alanı da yoğun ilgi olduğunu kaydeden Kır'a göre böyle bir atölye kurmak biraz maliyetli. Burayı kurarken 3 milyon gibi bir rakama mal olduğunu söyleyen Kır, bugün aynı konsepti kurmanın maliyetinin 5-6 milyon lirayı bulabileceğini söylüyor. Atölyelere özel bir doğrudan devlet teşviği yok. Kır, girişimcilere yönelik genel KOSGEB gibi destek programlarından faydalanabileceğini aktarıyor. Kır, "Bu iş dışarıdan kolay gibi görünse de aslında ciddi bir planlama ve sorumluluk gerektiriyor. Çocuk gelişimi, güvenlik, içerik planlama ve operasyonel yönetim gibi konularda bilinçli olmak lazım. Aslında bu işe hem vizyon hem de disiplin gerektiriyor" diyor. Önümüzdeki beş yılda sektörün büyüyeceğine de dikkat çeken Kır, özellikle büyük şehirlerde yaşam tarzının değişmesiyle beraber bu tür alanlara olan ihtiyacın çoğalacağını ancak buna paralel olarak rekabetin de artacağını ifade ediyor. Atölyelere sosyal medya etkisi büyük. Aileler karar vermeden önce mutlaka sosyal medyadan inceleme yapıyor. Bu yüzden dijital görünürlük artık bu işin ayrılmaz bir parçası. Kır son olarak yeni girişimciler için bazı tavsiyelerde bulunuyor: "Sadece cesaretle değil doğru analizle hareket etmeleri. Bu işi yaparken en kritik unsur lokasyon ve konsept uyumudur. Evet, bu işe giren doğru planlama ile kazanabilir. Ancak sürdürülebilirlik, konseptin doğru kurgulanmasına bağlıdır. Yeni girişimcilere en önemli tavsiyem; sadece kendinize güvenin ve başladığınız işin arkasında kararlılıkla durun. Bunun yanında en kritik nokta, doğru gözlem yapmak ve bulunduğunuz bölgenin ihtiyacını iyi analiz edebilmek. Çünkü bu işte en büyük farkı yaratan şey, konsept kadar lokasyon ve ihtiyaç uyumudur. Bugün baktığımızda pazarda hala ciddi boşluklar olduğunu düşünüyorum. Bu alan semt semt büyümeye çok açık ve doğru planlama ile genişleyebilir bir yapı sunuyor. Özellikle Anadolu Yakası bu anlamda biraz daha ileride olsa da Avrupa Yakası'nda da potansiyel oldukça yüksek."
Oyun atölyelerinin faydaları:
Dikkat, bellek, hayal gücü ve yaratıcılığı artırıyor.
Takım çalışması, yardımlaşma, iş birliği ve kurallara uyma becerilerini geliştiriyor.
İnce ve kaba motor becerilerini destekleyerek, vücut koordinasyonunu artırıyor.
Kaygı, stres ve üzüntü gibi olumsuz duyguları azaltmaya yardımcı olurken, duygusal farkındalığı artırır.
Oyun yoluyla karmaşık kurallar ve bilgiler, eğlenceli bir ortamda kalıcı olarak öğretilebilir.