Sabit yasal faiz dönemine son

GİRİŞ TARİHİ: 06.07.2026 GİRİŞ TARİHİ: 12:16 SON GÜNCELLEME: 06.07.2026 12:16
12. Yargı Paketi ile sabit yasal faiz dönemi sona eriyor. Ticari alacaklar, tazminatlar, mahkeme kararları, kamu borçları, icra takiplerinde uygulanan sabit yasal faiz, yeni sistemde TCMB reeskont faizine endekslenecek. Belirsiz alacak davaları sona erecek. 486 bin liranın altındaki idari davalarda tek hakim uygulamasının kapsamı genişletilecek.

HÜLYA GENÇ SERTKAYA/ İş dünyası için de önemli düzenlemeler içeren yargı paketi Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu'nda görüşülecek. Kamuoyunda "12. Yargı Paketi" olarak bilinen düzenleme ile yüksek enflasyon dönemlerinde yetersiz kalan "sabit yasal faiz" dönemi sona erecek. Yeni sistemde sabit yasal faiz, Merkez Bankası reeskontuna endekslenecek. Teklifle, özellikle işçi-işveren uyuşmazlıklarında, ticari alacaklarda veya tazminat davalarında şirketlerin önünü görmesini engelleyen, "ucu açık" açılan belirsiz alacak davaları kaldırılacak. Devletle çalışan şirketleri ilgilendiren yeni düzenlemeye göre, mahkeme kazanıldıktan sonra icra aşamasına geçmeden önce idareye yazılı başvuruda bulunulacak, bir ay bekleme süreci devreye girecek. Yargılamanın hızlandırılması ve temyiz-istinaf sisteminin yeniden tasarlanmasına yönelik düzenlemeler içeren paket ile dijitalleşme ve UYAP odaklı dönüşüme, ceza muhakemesinde veri güvenliğine yönelik adımlar atılacak.

İLK İHALE MİRASÇILAR İÇİN AÇILACAK

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan 4. Yargı Reformu Strateji Belgesi kapsamında hazırlanan ve kamuoyunda "12. Yargı Paketi" olarak bilinen kanun teklifi TBMM Adalet Komisyonu'nda kabul edildi. Önümüzdeki günlerde Genel Kurul'da görüşülmesi beklenen kanun teklifi, özel hukuk, idari yargı ve Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararlarına ilişkin düzenlemeler içeriyor. Teklifin öne çıkan bazı maddelerine bir göz atalım.

Teklifle, miras yoluyla intikal eden taşınmazlarda ortaklığın satış suretiyle giderilmesi (izale-i şuyu) ihalelerinde yaşanan suistimallerin önlenmesi ve mirasçıların mülkiyet haklarının korunması amacıyla düzenlemeye gidiliyor. Buna göre, tüm maliklerin mirasçı olduğu taşınmaz satışlarında birinci açık artırma sadece malik olan mirasçılar arasında ve bir defaya mahsus olmak üzere uygulanacak. Bu özel artırmada teklif verme bedeli malın muhammen kıymetinin yüzde 100'ü ve satış masrafları üzerinden başlayacak; mirasçılar arasında alıcı çıkmaması halinde ikinci artırma genel hükümlere tabi olarak herkese açık icra edilecek.

Teklifle, ortaklığın satış suretiyle giderilmesinde artırmaya katılmak isteyen pay sahibinin payı oranında teminat yatırmaktan muaf olmasına ilişkin hüküm yürürlükten kaldırılıyor. Teklifin gerekçesinde, uygulamada birçok soruna neden olan, zaman zaman da teminat yatırmamanın sağladığı imtiyazdan yararlanarak fahiş oranda en yüksek teklifi sunmak suretiyle ihalenin kendisinde kalmasını sağlayan pay sahibinin sonradan ihale bedelini ödemeyerek ihalenin iptaline neden olması nedeniyle bu düzenlemeye gidildiği ifade ediliyor.

Teklifle, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı çerçevesinde "Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un 1. maddesinde değişikliğe gidiliyor. Yeni düzenlemeyle paranın enflasyon karşısında değer kaybını önlemek ve alacaklı-borçlu dengesini adil bir zemine oturtmak amacıyla sabit yasal faiz oranı usulünden vazgeçiliyor. Yeni sisteme göre faiz ödenmesi gereken ve miktarı sözleşmeyle belirlenmemiş hallerde yasal faiz oranı yıllık; Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının yüzde 80'i üzerinden yapılacak. 30 Haziran günü belirlenen reeskont oranının, önceki yıl sonu oranından 5 puan veya daha fazla farklı olması halinde, yılın ikinci yarısı için bu yeni oranın yüzde 80'i geçerli olacak.

Bilindiği üzere, uygulamada mevcut kanuni faiz oranı yüzde 24. TCMB yetkililerinin Komisyon'da verdiği bilgiye göre; 24 Haziran itibarıyla Merkez Bankası'nın avans faiz oranı yüzde 38.75; dolayısıyla yüzde 80'i yüzde 31'e denk geliyor.

DOĞRUDAN İCRA DÖNEMİ KAPANIYOR

Teklifle, İcra ve İflas Kanunu'na eklenen hükümle adli yargı mercilerince idare aleyhine hükmedilen bir miktar para alacağı, vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin ilamlar için doğrudan icra takibi başlatılması usulü değiştiriliyor. Yeni düzenleme uyarınca, alacaklı veya vekili tarafından icra takibine geçilmeden önce idareye yazılı başvuruda bulunulması ve ödeme için banka hesap numarası bildirilmesi zorunluluğu getiriliyor. İdareye tanınan bir aylık yasal ödeme süresi içinde ilamda belirtilen tüm alacak kalemlerinin faiz ve fer'ileriyle birlikte ödenmemesi halinde cebri icra yoluna başvurulabilecek.

BEDENSEL ZARARLARDA TAZMİNAT HESABI

Türk Borçlar Kanunu'nda değişikliğe gidilen teklifle, bedensel zararlar ile destekten yoksun kalma tazminatlarının hesaplanmasında ve faiz işletilmesinde yeknesaklığın sağlanması ile uygulamadaki duraksamaların giderilmesi amaçlanıyor. Düzenleme uyarınca; çalışma gücü kaybı ve destekten yoksun kalma tazminatlarında, kişinin kazancının belirli olduğu döneme ait (bilinen dönem) kısma haksız fiil tarihinden itibaren; geleceğe yönelik varsayımsal döneme ait (bilinmeyen dönem) kısma ise karar tarihinden itibaren kanuni faiz işletilmesi esası getiriliyor. Ayrıca, peşin sermaye değerinin tazminattan mahsubunda "oransal mahsup" yönteminin uygulanacağı netleştiriliyor.

BELİRSİZ ALACAK DAVASI TARİH OLUYOR

Teklifle, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. maddesi yürürlükten kaldırılarak uygulamada hangi alacaklar için açılacağı hususunda ciddi tereddütlere ve yargılamaların uzamasına neden olan belirsiz alacak davası Türk hukuk sisteminden çıkarılıyor. Belirsiz alacak davasının alacağın tamamı yönünden zamanaşımını kesme ve hak kaybını önleme gibi sağladığı hukuki yararlar, eklenen fıkra ile kısmi dava kurumuna aktarılıyor. Düzenlemeyle, alacağın sadece bir kısmının dava edildiği durumlarda davacıya, ıslah hakkını kullanmak zorunda kalmaksızın tahkikatın sona ermesine kadar alacağın geri kalan kısmını talep ederek dava değerini artırma hakkı veriliyor. Bu durumda zamanaşımı, sonradan artırılan miktar veya kısım yönünden de dava açılan ilk tarihten itibaren kesilmiş sayılacak.

DURUŞMALAR ARASINA ÜÇ AY SINIRI

Yeni düzenlemeye göre, iki duruşma arası üç ayı geçemeyecek, online ön inceleme yapılabilecek. Teklife göre, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 147. maddesine eklenen fıkrayla, makul sürede yargılanma hakkının temini ve usul ekonomi ilkesinin hayata geçirilmesi amacıyla hukuk mahkemelerinde yazılı yargılama usulünün uygulandığı davalarda iki duruşma arasındaki süre kural olarak üç aydan daha uzun olamayacak. Ancak bilirkişi incelemesinin niteliği gereği uzaması veya istinabe yoluyla başka yerlerde tahkikat işlemlerinin yürütülmesi gibi zorunlu ve kaçınılmaz hallerde hakim, somut ve olaya uygun gerekçesini duruşma tutanağına açıkça yazmak şartıyla üç aydan daha uzun bir süre için de duruşma günü belirleyebilecek.

Teklifle, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 149. maddesine eklenen fıkra ile ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla duruşma icrasının kapsamı teknolojik imkanlardan üst düzeyde yararlanılması amacıyla genişletiliyor. Yapılan düzenlemeyle, hukuk yargılamalarındaki ön inceleme duruşmaları da ses ve görüntü nakli yoluyla gerçekleştirilebilecek. Uzaktan duruşmaya katılan taraf ve vekilleri hakkında; Kanun'un 154/3-ç maddesinde düzenlenen ikrar, yeminin edası, davanın geri alınmasına muvafakat, davadan feragat, davayı kabul ve sulh olma beyanlarına ilişkin ıslak imza atma zorunluluğu hariç olmak üzere, elle atılan imzaya ilişkin hükümler uygulanmayacak. Bu hüküm, düzenleme Resmi Gazete'de yayımlandıktan üç ay sonra yürürlüğe girecek. Teklifle, davaların uzamasını önleyen farklı düzenlemelere de gidiliyor.

Gereksiz bilirkişi incelemeleri önlenecek

Yeni düzenlemeyle, hakimlerin her şeye bilirkişi ataması engellenecek. Haksız yargılama gideri ve zaman kaybı azaltılacak. Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 63. maddesine eklenen bent ile yargılama faaliyetinde teknik veya özel bilgi gerektirmeyen, münhasıran mesleğin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvuran hakim ve Cumhuriyet savcıları hakkında disiplin yaptırımı olarak uyarma cezası verilebilmesi açıkça hükme bağlanıyor. Bu düzenlemeyle gereksiz bilirkişi incelemelerinin önüne geçilip, yargılama sürelerinin kısaltılması amaçlanıyor.

Teklifle, moleküler genetik inceleme ile dijital veri kütüklerinde yapılacak arama, el koyma ve kopyalama neticelerinde elde edilen verilerin kişisel verilerin korunması ilkesi gözetilerek belli bir müddet saklanmasına, süre sonunda imhasına ve bu verilen hangi amaçla kullanılabileceğine ilişkin usul ve esaslara dair mevcut mevzuatta değişikliğe gidiliyor.

Tek hakim uygulamasının kapsamı genişliyor

Danıştay Kanunu'nda yapılan değişiklikle, idare mahkemelerinde heyet yerine tek hakim tarafından çözümlenecek dava türlerinin kapsamı genişletiliyor. Uygulamada içtihadın yerleştiği ve niteliği itibarıyla heyetçe tartışılması zaruri görülmeyen uyuşmazlıklar bu kapsama alınıyor. Buna göre; konusu 2026 yılı için 486 bin lirayı aşmayan iptal ve tam yargı davalarının yanı sıra; öğrencilerin ilişik kesme/uzaklaştırma hariç disiplin, sınıf geçme, not tespiti, yurt, burs işlemleri; kamu görevlilerinin geçici görevlendirme, yolluk, lojman, izin ve uyarma cezası işlemleri; mesleki faaliyeti engellemeyen meslek kuruluşu disiplin cezaları ile 2022 sayılı Kanun uyarınca bağlanan muhtaçlık aylıklarına ilişkin davalar tek hakim tarafından karara bağlanacak. Vatandaşın kamuyla olan küçük ölçekli ihtilaflarını hızlandıracak.

Teklifle, Türk Medeni Kanunu'nun 440 ve 444. maddelerinde değişikliğe gidilerek, vesayet altındaki kısıtlı kişilere ait taşınır ve taşınmaz malların satış usulü UYAP sistemine entegre ediliyor. Söz konusu malların satışı, fiziki yer kısıtlamalarına maruz kalmaksızın Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) ile entegre çalışan elektronik satış portalı üzerinden açık artırmayla gerçekleştirilecek. Bu hüküm, düzenlemenin yayımı tarihinden itibaren üç ay sonra yürürlüğe girecek. Böylelikle, daha rekabetçi bir ortamda çok daha fazla kişinin pey sürmesi sağlanarak kısıtlının menfaatleri azami düzeyde korunacak.

"IBAN düzenlemesi" 12. Yargı Paketi'ne eklendi

IBAN kiralamanın müstakil suç olarak tanımlanmasına ilişkin düzenleme, Adalet Komisyonu'ndaki görüşmelerde önergeyle kanun teklifine eklendi. Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) nitelikli dolandırıcılığa yönelik 158. maddesine eklenecek fıkra ile, dolandırıcılık ile nitelikli dolandırıcılık suçlarına iştirakin, kendisine veya başkasına haksız bir menfaat sağlamak amacıyla, kendisine veya başkasına ait bankaya veya kredi kartı gibi ödeme araçlarını ya da banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcıları veya kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdinde bulunan hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgileri veya araçları başkasına vermek fiili ile sınırlı olması halinde verilecek ceza yarı oranında indirilecek.

Komisyonda kabul edilen önergeyle düzenlenen geçiş hükümlerine göre, düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten önce dolandırıcılık veya nitelikli dolandırıcılıktan haklarında hüküm verilmiş olup da dosyası kanun yolu incelemesinde bulunan sanıklardan eklenen fıkranın uygulanacağı sanıkların bölge adliye mahkemeleri ceza dairelerinde bulunan dosyaları hakkında bozma kararı verilecek ve dosya ilk derece mahkemelerine gönderilecek.

Düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten önce dolandırıcılık veya nitelikli dolandırıcılıktan haklarında hüküm verilmiş olup da dosyası infaz aşamasında olan ve haklarında TCK'nin etkin pişmanlığa ilişkin 168. maddesi uygulanmamış hükümlülerden eklenen fıkranın uygulanacağı hükümlüler, mağdurun uğradığı zararı mahkemece yapılacak ihtardan itibaren altı ay içinde aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde TCK'nin 168. maddesinin ikinci fıkrasındaki "Etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ve fakat hüküm verilmezden önce gösterilmesi halinde, verilecek cezanın yarısına kadarı indirilir" hükmünden faydalanabilecek. Bu süre içinde mağdurun zararı tamamen giderilinceye kadar, fıkra uyarınca infazın ertelenmesine veya durdurulmasına karar verilemez. Bu hükümler, kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla hüküm verilmiş olup da kanun yoluna başvurulmaması sebebiyle kanunun yürürlüğe girmesinden sonra kesinleşen hükümler bakımından da uygulanacak.

X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.