Hedef: 100 bin girişim

GİRİŞ TARİHİ: 20.04.2026 GİRİŞ TARİHİ: 11:51 SON GÜNCELLEME: 20.04.2026 11:51
15. Yeni Nesil Girişimcilik Zirvesi’nde konuşan Milli Teknoloji ve Yapay Zeka Genel Müdür Yardımcısı Dr. Damla Turan, 2030’a kadar 100 bin tekno girişim hedeflediklerini söyledi. Turan, bu rakama ulaşmak için yürütülen çok katmanlı çalışmaları anlattı.

Ancak ortaya çıkan tablo, bir geri çekilmeden çok, denge ve yeniden konumlanma sürecine girdiğimizi gösteriyor. Türkiye girişimcilik ekosistemi son 30 yılda yedi unicorn çıkardı; fintek ve mobil oyunda dünya çapında söz sahibi hale geldi; yatırım ekosistemi olgunlaştı ve güçlendi. Bugün tüm sektörler gibi girişimcilik ekosistemi de farklı bir eşikte duruyor. Küresel ölçekte yatırım dinamikleri yeniden şekilleniyor; yapay zeka başta olmak üzere yeni teknolojiler iş modellerini kökten dönüştürüyor. Artık yalnızca hızlı büyümenin değil, sürdürülebilirliğin, verimliliğin ve stratejik ölçeklenmenin konuşulduğu bir dönemdeyiz. Tüm bu gelişmeler girişimcilik dünyasında yeni soruları ve yeni arayışları beraberinde getiriyor.

Platin sponsorluğunu Halkbank, Takas İstanbul ve Türk Telekom'un, silver sponsorluğunu ise THY'nin üstlendiği 15. Yeni Nesil Girişimcilik Zirvesi, bu gündem maddeleriyle hayata geçirildi. "Yeni İklim" ana temasıyla düzenlenen etkinlikte girişimcilik ekosisteminin önemli oyuncuları stratejilerini paylaştı.

GİRİŞİMCİLİĞİN DÜNÜ VE YARINI

Vuvy kurucu CEO'su ve Endeavour Türkiye Başkanı Emre Kurttepeli, zirvenin açılış oturumunda Türkiye girişim ekosisteminin 30 yıllık gelişimini, kuşaklararası farkları ve yapay zekanın getirdiği dönüşümü değerlendirdi. Kurttepeli, Türkiye'nin yapay zeka yarışında geç kalmamak için ivedi adımlar atması gerektiği uyarısında bulundu. Sanayici bir aileden gelen Emre Kurttepeli, üç yıl sanayi sektöründe çalıştıktan sonra 1996'da internetin dünyayı birbirine bağladığı o kritik dönemde dijital girişimciliğe adım attı. Kurttepeli o yılları şöyle özetledi: "Girişimciliğin hem fiziksel hem de mental olarak yorucu olduğunu biliyorduk. Her gün uyandığınızda çok çalışmak yetmiyordu, yaptığınız işin olup olmayacağını sorgulamak zorunda kalıyordunuz. O dönemde yatırımcı bulmak da son derece zordu."

Kurttepeli, Türkiye girişim ekosisteminin geçirdiği dönüşümü üç temel kırılma noktasında ele aldı. Birincisi internetin kullanıcıyla üreticiyi yüz yüze getirmesiyle sektörleri kökten değiştirmesi; ikincisi mobilin 24 saat erişim imkanı sağlayarak oyun, e-ticaret ve bankacılıkta yeni bir çağ açması. Üçüncü ve en büyük dönüşüm ise yapay zeka: "İnternet ve mobil aslında insanları ve cihazları birbirine bağladı. Yapay zeka ise o bağlantıyı akıllı hale getiriyor. Aradaki katman artık sizin adınıza düşünüyor, veriyi sizin yerinize işliyor. Bu, çok daha büyük bir evrim."

Galata Business Angels çatısı altında pek çok girişimciye yatırım yapan Kurttepeli, genç kuşağın iki önemli artısını öne çıkardı: Yurtdışına açılmaktan çekinmeyen özgüven ve iş birliğine yatkınlık. "Bizim jenerasyonda bir eziklik vardı, 'yabancı malı bizden iyidir' diyorduk. Şimdi gençler ilk günden dünyaya pazarlayacağım diyor. Rakiple bile iş birliği yapıyor" dedi. Öte yandan genç girişimcilerin en büyük zaafını 'kaçırma korkusu' olarak tanımlayan Kurttepeli, "30'unda milyarder olmazsam çok geç olacak" kaygısının yarattığı aceleciliğin tehlikeli olduğunu söyledi. İyi bir firmaya ulaşmak için bazen beş farklı girişimi batırmak gerekebileceğini hatırlatan Kurttepeli, "Yolculuğu bir süreç olarak görün, bu haftanın geçen haftadan iyi olması yeter" önerisini paylaştı.

Ekim 2023'te Medizone'a sattığı Mynet'in mobil oyun tarafını elinde tutan Kurttepeli, Türkiye'nin küresel oyun haritasında güçlü bir merkez konumuna geldiğinin altını çizdi. Kurttepeli, "Yunanistan'dan bir oyun firması başvursa kimse bakmaz, Türk deyince 10 yatırımcı üstüne hücum ediyor. Oyun sektörü rüştünü ispat etti." Ancak yapay zeka söz konusu olduğunda o kadar iyimser olmadığını ifade eden Kurttepeli, "Türkiye yapay zekada büyüyecekse korkunç bir veri merkezi altyapısına ihtiyacı var. Şu an ihtiyacın 10'da birindeyiz. Mühendisler, veri yasaları, altyapı... Bunlar olmadan 'yapay zeka yapalım' demek, interneti olmayan bir ülkede internet girişimi kurmak gibi" diye konuştu.

HEDEF 100 BİN GİRİŞİM

15. Yeni Nesil Girişimcilik Zirvesi'nde özel bir oturum gerçekleştiren T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Milli Teknoloji ve Yapay Zeka Genel Müdür Yardımcısı Dr. Damla Turan, Türkiye'nin Milli Teknoloji Hamlesi'ni ve teknoloji girişimciliği alanındaki politikaları tüm boyutlarıyla aktardı.

Öncelikle Milli Teknoloji Hamlesi'nin ne anlama geldiğini açıklayan Turan, "Dördüncü sanayi devriminden sonra teknoloji çok hızlı bir şekilde gelişiyor. Yeni nesil yıkıcı teknolojiler sektörleri ve iş yapış biçimlerini kökten değiştiriyor. Bu dönüşüme cevap verebilmek için ülkeler farklı stratejiler benimsiyor. Bizim bu yeni döneme verdiğimiz yanıtın marka adı ise Milli Teknoloji Hamlesi. Yani bu, Türkiye'nin yeni nesil sanayi ve teknoloji stratejisinin şemsiye adı" dedi.

Turan, Milli Teknoloji Hamlesi'nin üç temel kavram üzerine inşa edildiğini vurgulayarak şöyle devam etti: "Bu kavramlar yerlilik, millilik ve özgünlük. Yerlilik, üretimin ülke sınırları içinde gerçekleştirilmesini; millilik, fikri mülkiyet haklarının ülkeye ait olmasını; özgünlük ise var olan teknolojileri olduğu gibi kopyalamak yerine yenilikçi ve inovatif yaklaşımlarla geliştirmeyi ifade eder. Bu üç eksenin bütünü, Milli Teknoloji Hamlesi kavramının tam karşılığıdır."

Milli Teknoloji Hamlesi kapsamında teknoloji girişimciliğini ayrı bir perspektifte ele aldıklarını ifade eden Turan, "Her şirket için finansmana erişim önemli ancak konu teknoloji tabanlı girişimcilik olduğunda, yüksek Ar-Ge giderleri ve gelir modelinin olgunlaşma süreci düşünüldüğünde bu risk iki katına çıkıyor. Bunun için hem destek programlarımıza devam ediyoruz hem de girişim sermayesine erişimi kolaylaştırmak için çeşitli araçlar geliştirdik. Teknoloji ve İnovasyon Fonu buna iyi bir örnek. Bu fon hem doğrudan girişimlere yatırım yapabiliyor hem de fonların fonu aracılığıyla ekosisteme yatırım yapan girişim sermayesi fonlarını destekleyebiliyor" dedi.

Türkiye'deki 100'ü aşkın teknopark ve 12 binden fazla teknoloji girişiminin faaliyetlerine değinen Turan, yalnızca vergisel teşvikler sağlamakla kalmayıp bilginin ticarileşmesine ve ekosistem inşasına katkı sunduklarını söyledi. İleri aşamadaki girişimcilere yönelik Turkcon 100 programını da anlatan Turan, "Girişimlerin birbirleriyle ağ kurmasını, globalleşmeye yönelik hızlandırma programlarına katılmasını ve uluslararası yatırımcı ile müşterilere ulaşmasını sağlıyoruz" şeklinde konuştu.

2030'a kadar 100 bin tekno girişim hedeflerinden söz eden Turan, bu hedefe ulaşmak için yürütülen çok katmanlı çalışmaları şöyle özetledi: "TeknoFest'ten doğan takımların girişime dönüşmesinden tutun da Tekno Girişim Konseyi bünyesinde ilgili bakanlıkların, kurum başkanlarının, STK'ların, teknoparkların ve girişimcilerin bir arada istişare ettiği mekanizmalara kadar geniş bir yelpazede çalışıyoruz. Bu istişare platformunda mevzuat iyileştirilmesi ya da yeni destek programı ihtiyacı ortaya çıktığında hızla hayata geçirebiliyoruz."

GİRİŞİMCİYİ GİRİŞİMCİ OLMADAN TANIMAK

Etkinliğin kapanış oturumunun konuğu son 10 yılda dördü Türkiye'den toplam beş unicorn çıkaran e2vc'nin kurucu ortağı Enis Hulli'ydi. Girişim sermayesi sektörünün var olmasının tek dayanağının birkaç milyar dolarlık şirketlerin çıkma ihtimali olduğunu söyleyen Hulli, fon işinde 'bir şirkete yatırım yapıp 3-5 çarpan elde etmek' stratejisinin doğru olmadığını ifade etti. Hulli, "Piyasada 100 tane VC fonu varsa zaten yarısından çoğu zarar ediyor. Dolayısıyla karlı olabilmek için amacınız en iyi yüzde 10 hatta yüzde 5 fon arasına girmek olmalı" diye konuştu.

Bu bakış açısının, e2vc'nin stratejisini de şekillendiren ana tema olduğunu söyleyen Hulli, "Eğer bir şirketin birkaç milyar dolar değerlemeye ulaşmasına oynuyorsak sadece olasılıksal anlamda baktığımızda Türkiye pazarı buna yeterli değil, Avrupa da öyle. Ama ABD pazarından sürekli milyar dolarlık şirketler çıkıyor. Dolayısıyla 10 yıl önce tüm felsefemizi, bu argümana dayandırdık ve ABD odaklı işlere yatırım yapma kararı aldık" dedi.

e2vc'nin portföyündeki girişimcileri üç gruba ayırdıklarını anlatan Hulli, sözlerini şöyle sürdürdü: "San Francisco'da yerleşik olanlar, oraya taşınmak isteyenler ve Türkiye'de oyun sektöründe faaliyet gösterenler. "Köprü" stratejisi adını verdikleri bu modelin altyapısını güçlendirmek için geçen haftalarda San Francisco, South Park'ta ilk bağımsız ofislerini açtılar. Halihazırda mevcut fonun yapısı da yüzde 70-80 ABD odaklı geri kalanı ise Türkiye'de yaptıkları global odaklı oyun girişimleri."

Türkiye'den çıkan yedi unicorn'un dördünün e2vc'nin portföyünden çıktığını hatırlatan Hulli, "Fikir aşamasındaki girişimleri hatta henüz girişimci bile olmamış insanları bulmaya çalışıyoruz. Ciro yapmamış olması tercihimiz" diye konuştu. Hulli, sözlerine şöyle devam etti: "Aradığımız girişimci, yanındaki Türk girişimciyle değil aynı zamanda San Francisco'daki girişimciyle de rekabet edebilmeli. Bu da jenerasyonunda belki en iyi birkaç bin kişiden biri olmayı gerektiriyor. Öyle bir girişimcinin de sermayeye ihtiyacı olmaz, istediği an para bulabilir. Sizin paranızın o kadar özel bir yeri yok."

Hulli'nin girişimci keşfetme sistemi, Türkiye'nin önde gelen sekiz üniversitesinde kurduğu bir gözlem ağına dayanıyor. Bu ağ aracılığıyla her dönem mühendislik okuyan öğrencileri takip ediyor. Yurtdışına gidenler de bu takipten muaf değil. Oxford, Cambridge, Stanford gibi üniversitelerdeki nitelikli Türk öğrencileri radarında tutmaya çalışıyor. "Mümkünse her biri WhatsApp'ımızda olsun. Mesajlaşabiliyor olalım" diyen Hulli, "Çünkü bu insanların günün birinde kuracağı şirkete ortak olmak istiyorsan, o şirket kurulmadan önce ilişkiyi kurmuş olmalısın" diye de ekledi.

Hulli konuşmasında son dönemde bu stratejiyi bir adım daha geri götürdüklerini ve lise öğrencilerine yöneldiklerini anlattı. Üçüncü fonu 120 milyon dolar değerinde olan e2vc'nin portföyünde şu anda yeni unicorn adayları var. Hulli, "Değerlemesi 100 ila 1 milyar dolar arasında dokuz girişim bulunuyor. Unicorn'ları da sayarsanız 14 başarı hikayesinin içindeyiz" dedi.

X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.