Türkiye 5G çağına girdi
ÜRÜN DİRİER/ Teknoloji çağında şahit olduğumuz her yeni gelişmenin ömrü çok kısa. Çok geriye gitmeye gerek yok. Son üç beş yılda yaşadığımız baş döndürücü yenilikleri bir düşünün. Şimdi çok daha farklı bir eşikteyiz. Düşük gecikme süreleri, yüksek veri kapasitesi ve milyarlarca cihazın eş zamanlı bağlantısını mümkün kılan bu yeni nesil ağ teknolojisi, Türkiye ekonomisinin rekabet gücünü yeniden tanımlama potansiyeli taşıyor.
Ancak 5G'nin hikâyesi yalnızca teknik bir sıçramadan ibaret değil. Aynı zamanda operatörler, teknoloji sağlayıcıları ve regülatörler arasında şekillenen yeni bir ekosistemin de başlangıcı. Türkiye'de faaliyet gösteren mobil operatörler, bu dönüşümü yalnızca daha hızlı internet vaadiyle değil; endüstriyel kullanım senaryoları, özel şebekeler ve kurumsal çözümler üzerinden konumlandırıyor. Fabrikalarda otonom üretim hatlarından akıllı şehir uygulamalarına, uzaktan ameliyatlardan gerçek zamanlı veri analitiğine kadar uzanan geniş bir yelpazede, 5G'nin sunduğu olanaklar somut projelerle test edilmeye başlanmış durumda.
Teknoloji sağlayıcıları açısından bakıldığında ise 5G, donanım ve altyapı yatırımlarının ötesinde, yazılım tanımlı ağlar, bulut tabanlı çözümler ve yapay zekâ entegrasyonu ile birlikte değerlendiriliyor. Bu da telekomünikasyon sektörünü klasik bir bağlantı hizmeti sunucusu olmaktan çıkarıp, veri odaklı bir platform ekonomisinin merkezine yerleştiriyor.
Öte yandan, bu büyük dönüşüm beraberinde önemli soru işaretlerini de getiriyor. Yüksek yatırım maliyetleri, frekans tahsis süreçleri, yerli üretim kapasitesi ve siber güvenlik başlıkları, 5G'nin sürdürülebilir bir başarı hikâyesine dönüşmesinde kritik rol oynayacak. Ayrıca, işletmelerin ve kamu kurumlarının bu teknolojiyi ne ölçüde benimseyeceği ve somut katma değere dönüştürebileceği de en az altyapının kendisi kadar belirleyici olacak.
Türkiye'nin 5G ile birlikte attığı bu adım, yalnızca bugünün ihtiyaçlarına cevap vermekle kalmıyor; aynı zamanda geleceğin dijital ekonomisine hazırlanmanın da bir parçası. Operatörlerden teknoloji sağlayıcılara uzanan geniş bir paydaş ağı, bu yeni dönemin fırsatlarını farklı perspektiflerden değerlendiriyor…
"Turkcell'liler bu otoyolda sol şeridi kapatacak"
Dr. Ali Taha KOÇ / Turkcell Genel Müdürü
5G teknolojisini 3G ve 4.5G'de sahip olduğumuz geniş spektrumun üzerine inşa ediyoruz. Toplamda 394,4 MHz'lik bir kapasiteden bahsediyorum. Bu, en yakın rakibimizden yüzde 25 daha fazla. Bugün itibariyle yüksek kapasitede en geniş kapsama yetkinliğine sahip operatörüz. Bu da 'gerçek 5G' demek. 5G frekans ihalesinde gösterdiğimiz irade sayesinde, en geniş frekans bandına sahip olmanın avantajı demek. Bu bant Türkiye'nin en geniş dijital otoyolu. Bu otoyolda en çok şerit Turkcell'in. Turkcell'liler bu otoyolda sol şeridi kapatacak. 5G'de kuracağımız ekosistem, bölgenin teknoloji merkezi olma yolunda kritik bir dönüm noktası. Halen yüzde 30 civarında olan 5G uyumlu telefonların oranını artırarak 5G erişimini yaygınlaştırmayı hedefleyen Turkcell, bu yönde yine çok önemli bir adıma imza attı. Samsung ile 750 bin telefonu kapsayan bir cihaz anlaşması yapan Turkcell, bu iş birliğini daha da derinleştirdi. Bu ay içinde, toplam 5 bin 555 adet Samsung telefon, Turkcell satış kanallarında, yüzde 50'ye varan indirimlerle satılacak. 20 Nisan itibarıyla, Apple, Samsung, Vivo, Tecno, Oppo markalarında geçerli olmak üzere, peşin fiyatına 3 veya 6 taksitli cihaz teklifleri de Turkcell'lileri bekliyor. Türkiye'yi Superbox teknolojisiyle tanıştıran Turkcell, 5G çağında da yeni nesil 5G uyumlu Superbox teknolojisini müşterilerine sunuyor. Böylece fiber altyapının henüz ulaşamadığı yerlerde, kablo ya da kurulum sorunu olmadan fiber hızında internet hizmeti mümkün olacak. Bir diğer yenilik ise taşınabilir Superbox GO cihazı. Superbox GO, lokasyondan, telefonunuzdan ve kablolardan bağımsız 5G bağlantısını mümkün kılıyor. Her an ve her yerde bağlantılı olmayı bir standart haline getiren cihaz, tek şarjla 10 saate kadar pil ömrüne sahip. Superbox GO ile 32 farklı cihaz aynı anda 5G bağlantısı yapabiliyor. Her kurumun kendi ihtiyacına göre tasarlanmış bir 5G servisi sunacağız. Uçtan uca, kesintisiz ve düşük gecikmeli yeni 5G servislerini destekleyen, 1.6 Tbps kapasiteye varan, en yüksek bant genişliği sağlayan transport omurgasına sahibiz. Bunun yanı sıra veri egemenliği artık millî egemenlik meselesi. Altyapıda yerlilik bizim için her zaman en öncelikli konulardan biri. Yerli ekipmanlar ile ilk 5G servisi sunan operatör olmanın gururunu yaşıyoruz. Turkcell olarak bir ilke daha imza atıyoruz. Ses şebekesine kazandırdığımız yapay zekâ yetkinlikleriyle birlikte gerçek zamanlı Türkçe-İngilizce tercüme servisini deneyimleyen dünyadaki ilk operatörüz. 5G hizmetini tüm müşterilerimizin farklı ihtiyaçlarına göre şekillendiriyoruz. Örneğin gün içinde 'şimdi daha da fazla hız lazım' dediğiniz anlar için, 5G Boost'u devreye alabileceksiniz. 5G Yayıncı ve 5G Oyuncu paketlerini de hayata geçiriyoruz.
"5G teknolojisinde oyun kurucuyuz"
Ebubekir ŞAHİN / Türk Telekom CEO'su
5G ihalesinde de mobil müşteri deneyimini daha da üst seviyeye yükseltmemize imkan sağlayacak şekilde değerli frekansları elde ederek abone başına en yüksek 5G kapasitesi sunmaya hak kazandık. Uzun yıllardır devam eden 5G'ye yönelik yatırımlarımız, yarım milyon kilometreyi aşan güçlü fiber altyapımız, dünya ortalamasının üzerine çıkararak yüzde 61'ini fiberle bağladığımız LTE baz istasyonlarımız 5G'nin en büyük teminatı. "Herkes için 5G" vizyonumuz doğrultusunda güçlü fiber ağımız ve abone başına en yüksek 5G kapasitesiyle Türkiye'nin her köşesinde 5G deneyimi sunmaya başladık. "Herkes için 5G" anlayışıyla girdiğimiz bu yeni dönemde, 5G teknolojisinin bağlantı hızının ötesinde sağlıkta erişilebilirlik, eğitimde fırsat eşitliği, üretimde verimlilik ve enerjide tasarrufa imkan sağlayan ekonomik ve sosyal ilerlemeyi hızlandıracak itici bir güç olduğuna inanıyoruz. 1 Nisan'da hayatımıza giren 5G'nin getireceği fırsatları, herkes için erişilebilir hale getirerek dijital dönüşümü hızlandıracak ve teknolojiyi faydaya dönüştürme misyonumuzu yepyeni bir boyuta taşıyacağız. Türkiye'de 5G teknolojisinde oyun kurucuyuz. Bugüne kadar sağlıktan sanayiye, tarımdan spora ve kültür-sanata kadar pek çok alanda 5G kullanım senaryolarını hayata geçirdik. 5G Engelsiz Tribün ile stadyumlarda engelleri kaldıran, 5G ile ilk uzaktan çevrim içi ameliyat ve 5G akıllı tarım denemeleriyle Türkiye'nin 5G rotasını çizen öncü projelere imza attık. Akıllı şehir uygulamalarından sanayide verimliliği zirveye taşıyan endüstriyel sektör şebekelerimize kadar her adımda yaşamın her alanına değer katan çalışmalar gerçekleştiriyoruz. Ayrıca milli teknoloji üretme vizyonumuzu patent başvuru liderliğimizle ortaya koyduk. Çoğunlukla Türk mühendislerimiz tarafından geliştirilen milli çözümleri destekliyor, iş birlikleri ve yatırımlarla milli teknoloji ekosistemimizin büyümesine katkı sunuyoruz. Gayrettepe'de açılışını gerçekleştirdiğimiz, Türkiye'nin ilk ve en kapsamlı 5G deneyim merkezi olan Türk Telekom Teknoloji ve İnovasyon Merkezi de, bu yerlilik vizyonumuzun ve 5G hazırlıklarımızın en somut yansıması olarak öne çıkıyor. Milli patent başvurularında son iki yıldır lider kurum olarak ülkemizin dijital geleceğini inşa etme kararlılığımızı sürdürüyoruz. 5G alanında 70'in üzerinde uluslararası patente sahip olan grup şirketlerimiz Argela ve Silikon Vadisi'ndeki iştiraki Netsia ile Türkiye'nin teknoloji üretme ve ihraç etme vizyonuna katkı sunmaktan gurur duyuyoruz. Türkiye'nin dijital geleceğinin inşasına aynı inanç ve kararlılıkla liderlik etmeyi sürdüreceğiz.
"1 Nisan'da 23 ülkede 5G hizmeti vermeye başladık"
Engin AKSOY / Vodafone Türkiye CEO'su
Vodafone olarak, dünyada en çok ülkede 5G hizmeti sunan bir numaralı operatör markasıyız. 1 Nisan'da Türkiye ile birlikte toplam 23 ülkede Vodafone markasıyla 5G hizmeti vermeye başladık. 5G'ye geçişi, yalnızca bir lansman olarak değil, 5 kıtaya yayılan global deneyimimizin ve 5 yıllık kapsamlı hazırlık sürecimizin bir sonucu olarak konumladık. 5G hazırlıklarına gerek özel izinlerle yaptığımız projelerle, gerekse sanayiye yönelik uygulamalarımızla uzun zaman önce başladık. Türkiye'nin ilk canlı 5G hologram konserinden 5G'nin Vodafone Sultanlar Ligi ve Milletler Ligi kapsamında şahin gözü sistemine entegre edilmesine ve gaming alanında dünyada bir ilk olan Vodafone FreeZone 5G Kıtalar Arası Brawl Stars Turnuvası'na kadar pek çok çalışma yaptık. Müşterilerimizin 5G'ye geçişini hızlandırmak için Türkiye'nin en geniş 5G uyumlu telefon portföyüne sahip Vodafone FLEX markamızla cihaz tarafında özel kampanyalar ve kişiye özel indirimler sunduk. Diğer yandan, Vodafone Business çatısı altında 20'den fazla ülkede gerçekleştirdiğimiz 5G MPN projeleri ve 11 yıllık IoT liderliğimiz sayesinde endüstriyel dönüşümde güçlü bir global deneyime sahibiz. Altyapı avantajlarımız sayesinde 1 Nisan itibarıyla 81 il ve 922 ilçeyi aynı anda 5G ile buluşturduk. 5G ile 10 kata kadar daha yüksek indirme ve yükleme hızına sahip olacağız. 4.5G'de 100 saniyede inen bir dosyayı 5G ile yalnızca 10 saniyede indirebileceğiz. Günlük hayatta kullandığımız uygulamaların anında açılmasına, yüksek kaliteli bir videonun beklemeden başlamasına çok hızlı adapte olacağız. 5G ile gecikme süresi yarıya inecek. 5G'nin sunduğu Sabit Kablosuz Erişim çözümleri sayesinde evlerde fiber kalitesinde internet erişimi sağlanarak, yüksek hız ve düşük gecikme gerektiren uygulamaların kullanılabilmesi mümkün hale gelecek. Kurumlar açısından bakıldığında, 5G daha akıllı, güvenli ve verimli bir çalışma dünyasının kapılarını açacak. 5G dünyada fabrikalarda, mağazalarda, ulaşım altyapısında, limanlarda uygulanıyor; verimlilik artışı, maliyet tasarrufu gibi operasyonel faydalarla beraber kullanıcı deneyimini iyileştiriyor. Bu teknoloji, gecikme süresini 30-50 milisaniyeden 1 milisaniyeye düşürerek makinelerin neredeyse anlık iletişim kurmasını sağlıyor. Böylece, verimlilik 10 kat artarken, işletmelerin üretimleri, çıktıları ve iş süreçleri olumlu anlamda etkileniyor. 5G, nesnelerin interneti ve bulut gibi alanlarda da önemli atılım sağlayacak. Akıllı trafik ışıkları, akıllı sokak lambaları, akıllı POS cihazları, akıllı motor takibi, uzaktan sağlık hizmetleri gibi pek çok yenilik 5G ile mümkün olacak.
EKONOMİNİN TAMAMINI ETKİLEYECEK
5G'yi yalnızca yeni bir iletişim teknolojisi değil, ekonominin tamamını etkileyecek stratejik bir altyapı olarak değerlendirdikleri bilgisini veren Türkiye Bilişim Sanayicileri Derneği (TÜBİSAD) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Tombalak, "Her yıl yayımladığımız Dijital Dönüşüm Endeksi'nde açıkça gördüğümüz gibi Türkiye, teknolojiye erişim, yeni teknolojileri deneyimleme ve internet kullanımı gibi alanlarda güçlü bir performans sergilerken, altyapı başlığında görece geride kalıyordu. 5G ile bu eksik halkalardan biri tamamlanıyor ve Türkiye, teknoloji geliştirme ve üretme yolculuğunda kritik bir eşiği aşmış oluyor. Eğer rekabette öne çıkmak, daha fazla katma değer üretmek ve dijital bağımsızlığını güçlendirmek isteyen bir ülkeyseniz, 5G'ye yatırım yapmak bir tercih değil, zorunluluktur. Bugün bu zorunlu dönüşümün ilk adımı atıldı" diyor.
Uzun süredir 5G'nin farklı sektörlerde yaratacağı etkiyi analiz ettiklerini ve ekosistem geliştirme çalışmalarına odaklandıklarını belirten Tombalak, "Telekom operatörlerinden teknoloji sağlayıcılarına kadar geniş bir ekosistem, son yıllarda şebeke altyapısından veri merkezlerine, cihaz ekosisteminden yazılım katmanına kadar kapsamlı hazırlıklar gerçekleştirdi. Bu süreçte yalnızca bağlantı tarafında değil; sanayi, perakende, enerji ve lojistik gibi alanlarda pilot uygulamalar ve kullanım senaryoları geliştirildi. Bugün geldiğimiz noktada 5G, ilk kez denenecek bir teknoloji değil; dünyadaki örneklerden öğrenilmiş, test edilmiş ve Türkiye'ye adapte edilmiş bir dönüşüm adımıdır" diye konuşuyor.
1 Nisan 2026'nın bir devrin başlangıcı olduğunun altını çizen Tombalak'ın aktardıklarına göre, 5G ile veri iletimi hızlanırken gecikme süreleri milisaniye seviyesine inecek, bu da hem bireyler hem de kurumlar için yeni fırsatlar yaratacak. 5G ile mesele yalnızca bireysel kullanıcıların daha hızlı video izlemesi değil, sanayide gerçek zamanlı otomasyon, lojistikte anlık görünürlük, sağlıkta daha güvenilir bağlantı, ulaşımda daha akıllı sistemler ve kamuda daha veri odaklı hizmet modelleri olacak. Dünya Ekonomik Forumu da 5G'yi yalnızca bir telekom yatırımı değil, ülkelerin ekonomik ve teknolojik güç dengesini şekillendiren stratejik bir altyapı olarak tanımlıyor.
Asıl büyük dönüşümün iş dünyasında yaşanacağına da vurgu yapan Tombalak, "5G fabrikalarda robotlar, sensörler, kalite kontrol kameraları ve yapay zekâ sistemlerinin aynı anda, güvenilir biçimde konuşmasını sağlayacak. Bu da daha az duruş, daha düşük hata, daha yüksek üretkenlik demektir. GSMA ve WEF kaynakları 5G'nin özellikle üretim, liman, lojistik ve şehir altyapılarında yeni verimlilik katmanı yarattığını vurguluyor. 5G, veri ekonomisinin omurgasıdır. Yapay zekâ, otonom sistemler, bağlı cihazlar, akıllı şehir uygulamaları ve kritik altyapıların güvenli dijitalleşmesi için daha güçlü bir taban sağlar. Türkiye'de 5G yetkilendirmelerinde yerli ürün ve milli haberleşme ürünü kullanımına ilişkin yükümlülüklerin getirilmiş olması da bunu sadece bir tüketim teknolojisi değil, aynı zamanda yerli ekosistem geliştirme fırsatı haline getiriyor. Ayrıca 5G; ihracat hacmine katkı sağlayacak, işletmelerde yüzde 20'lere varan verimlilik artışı yaratacak ve operasyonel maliyetlerde yüzde 30'a varan düşüşler sağlayacaktır" açıklamasında bulunuyor.
5G, çoğu zaman "daha hızlı internet" olarak anlatılıyor. Oysa asıl değişim, iş yapış biçimlerinde ve değer üretme modelinde ortaya çıkacak. "5G ile uç bilişim teknolojisinin birleşmesi, verilerin kaynağa yakın noktalarda yüksek hız ve düşük gecikmeyle işlenmesini mümkün kılıyor. Bu da gerçek zamanlı yapay zeka uygulamalarının önünü açıyor" diyen Tombalak, şunları aktarıyor:
"Sanayide sensörler, robotlar ve yapay zekâ sistemleri aynı anda ve güvenilir şekilde çalışarak üretimde hata oranını düşürecek, verimliliği artıracak. Lojistikte otonom araçlar ve gerçek zamanlı takip sistemleriyle operasyonlar daha şeffaf ve optimize hale gelecek. Sağlıkta düşük gecikme sayesinde uzaktan teşhis ve ileri seviye uygulamalar mümkün hale gelecek. Şehirlerde trafik yönetimi, güvenlik ve enerji verimliliği gibi alanlarda daha akıllı sistemler devreye girecek. Ayrıca 5G ile, nesnelerin interneti, yapay zekâ ve uç bilişim teknolojilerinin birleşimi; yeni nesil hizmetlerin ve iş modellerinin önü açılacak. Birey tarafında ise daha akıcı dijital deneyimler, artırılmış gerçeklik uygulamaları ve yoğun ortamlarda dahi kesintisiz bağlantı günlük hayatın standardı haline gelecek. Dünya örneklerine baktığımızda; Almanya'da otomotiv sektöründe kampüs 5G yaklaşımıyla fabrikalar ve limanlar için özel ağlar kuruldu. Güney Kore'de akıllı şehir ve üretim uygulamaları erken dönemde devreye alındı. Singapur ve diğer Asya ülkelerinde 5G, liman ve lojistik operasyonlarını daha verimli ve görünür hale getirdi. Özetle 5G, Türkiye için yalnızca bir hız artışı değil; güçlü olduğumuz sektörleri teknolojiyle yeniden tanımlama ve bu alanlarda küresel ölçekte değer üretme fırsatıdır."
DİJİTAL DÖNÜŞÜMDE YENİ EŞİK: BULUT VE SINIRSIZ BAĞLANTI
vMind CEO'su Volkan Duman ise, 1 Nisan itibarıyla Türkiye'nin dijital dönüşümde "takipçi" konumundan "dönüştürücü" güce geçme fırsatını yakaladığına işaret ederek, "Bizim gibi teknoloji partnerlerine düşen en büyük görev, bu hızı sadece bir bağlantı türü olmaktan çıkarıp somut bir iş sonucuna dönüştürmektir. 5G'nin en büyük devrimi, bulut servislerinin kullanımını mekândan ve fiziksel altyapı zorunluluğundan tamamen koparması olacak. Bugüne kadar bulut teknolojilerinin yaygınlaşmasının önündeki en büyük engel, fiber veya karasal hatların ulaşımdaki kısıtlarıydı. Artık kazı yapmaya, kablo çekmeye gerek kalmaksızın, GSM hatları üzerinden 5G ile herkes evinde veya uzak bir lokasyonda Tier 3/Tier 4 seviyesinde bir veri merkezi varmışçasına güvenli ve performanslı hizmet alabilecek. Bu durum, özellikle Sınır Bilişim iş yüklerinin portvMind platformumuz üzerinden yönetilmesini hızlandıracak. Dijital Türkiye, 5G'nin bulut ve yapay zeka ile birleştiği, yerli veri egemenliğinin korunduğu bir küresel rekabet dönemine giriyor" diyor.
5G'nin hayatımızda neleri değiştirebileceğine dair bazı örnekler de paylaşan Duman, sözlerini şöyle sürdürüyor:
"Örneğin, güneyde çok popüler ancak karasal altyapısı sınırlı bir tatil köyünü düşünün. Eskiden 4G ile sadece yedekleme yapılabiliyorken, 5G ile birlikte mesafe tanımaksızın tüm kritik sistemler, sensörler ve iletişim hatları doğrudan bulut üzerinden tam performansla çalışabilecek. Bu fiziksel operasyon hatalarından arındırılmış, kesintisiz bir hizmet demektir. Üretim ve sanayi tarafına bakacak olursak, akıllı fabrikalarda binlerce sensör, artık yerinde bir donanım yatırımına gerek duymadan, doğrudan bulutla haberleşecek. Veya dağın başındaki bir maden ocağı, denizin ortasındaki bir araştırma gemisi veya otonom bir araç filosu için 5G, milisaniyelik gecikmelerin hayati önem taşıdığı her noktada bulut konforunu oraya taşıyacak. Özetle, vMind olarak işimiz 5G'yi gerçek iş değerine dönüştüren köprüyü akıllıca modellemek. Perakende, sağlık, üretim pek çok alanda değer yaratacak yol haritaları belirledik. Hizmet sağlayıcı olmanın ötesinde, müşterilerimizin teknoloji partneri olarak onları bu yeni çağın kazananı yapmak için hazırız."
ASIL MESELE MAKİNELERİN NASIL KONUŞACAĞI
Nu Teknoloji İş Geliştirmeden Sorumlu Kurucu Ortak Ayşe Nur Koroğlu da 5G'yi sadece telefonların daha hızlı internet kullanacağı bir alan olarak görmüyor. "Bizim için asıl mesele, makinelerin, sistemlerin ve altyapıların birbiriyle nasıl konuşacağı. Bu nedenle hazırlığımız da klasik anlamda bir mobil iletişim hazırlığı değil. Nu Teknoloji olarak, uzun süredir operatör bağımsız haberleşme altyapıları, private network yapıları ve özellikle non-cellular 5G tarafında çalışıyoruz" diyen Koroğlu'na göre, 5G'den sonra asıl sorulması gereken soru, bir fabrikanın içindeki makineler, bir enerji tesisindeki sistemler, bir kampüs ya da bir yerleşke içindeki altyapılar birbirleriyle ne kadar güvenilir ne kadar hızlı ve ne kadar kesintisiz konuşabilecek olmalı.
1 Nisan'ın Türkiye'nin dijitalleşme hikayesinde yeni bir eşik olduğuna vurgu yapan Koroğlu, "Çünkü bugüne kadar dijitalleşmeyi genelde ekranlar üzerinden konuştuk. Daha hızlı internet, daha güçlü telefonlar, daha iyi uygulamalar… Elbette bunlar önemli. Ama asıl dönüşüm bunlarda değil, görünmeyen tarafta olacak. Diğer bir ifadeyle dönüşüm; üretimde, enerjide, şehir yönetiminde, lojistikte, binalarda, kampüslerde, organize sanayi bölgelerinde olacak. Önümüzdeki dönemde dijitalleşme artık sadece insanların kullandığı ekranlarla değil, sistemlerin kendi arasında kurduğu ilişkiyle tanımlanacak. Birbirini anlayan makineler, kendi tüketimini optimize eden yapılar, veriyi anlık işleyen altyapılar hayatımıza daha çok girecek.
Türkiye'nin güçlü mühendislik kapasitesi, üretim refleksi, sahaya çözüm sunma becerisi var. Doğru planlama yapılırsa Türkiye sadece 5G kullanan değil, 5G ile çalışan yeni nesil teknolojileri geliştiren ve ihraç eden ülkelerden biri olabilir" diyor.
5G'nin getirdiği değişimlerin, bir süre insanların gözüne görünmeden yaşanacağının da altını çizen Koroğlu, önümüzdeki dönemde çeşitli alanlarda yaşanacak dönüşümü şu sözlerle özetliyor:
"Mesela bir fabrikayı düşünelim. Bugün birçok veri var ama bu veriler çoğu zaman birbiriyle konuşmuyor. Makinede titreşim artıyor, enerji tüketimi değişiyor, ortam sıcaklığı yükseliyor ama bunlar aynı anda ilişkilendirilemediği için sorun çoğu zaman geç fark ediliyor. 5G ile birlikte bu sistemler birbirine çok daha hızlı ve senkronize şekilde bağlanabilecek. Bu da arızanın olduktan sonra değil, olmadan önce görülmesini sağlayacak. Enerji tarafında da çok şey değişecek. Bir bina ya da tesis, tüketimi anlık görebilecek, yüklerini optimize edebilecek, nerede kayıp olduğunu daha hızlı anlayabilecek. Yani sistem sadece veri toplamayacak; veriyi okuyacak, anlamlandıracak ve tepki verecek. Akıllı şehirlerde de aynı şey olacak. Aydınlatma sistemleri ihtiyaca göre çalışacak. Trafik sistemleri yoğunluğa göre davranacak. Hava kalitesi, atık yönetimi, enerji kullanımı gibi alanlarda şehirler daha canlı, daha ölçülebilir ve daha yönetilebilir hale gelecek. Bugün birçok sistem sadece çalışıyor. Yarın ise sistemler birbirini anlayarak çalışacak ve 5G'nin en önemli etkisi bu olacak, asıl fark da burada başlayacak. Çünkü 5G meselesi sadece hız meselesi değil. Fiziksel dünya ile dijital karar mekanizmalarının birbirine daha yakın çalışmaya başlaması demek…"
UÇ BİLİŞİM UYGULAMALARI YAYGINLAŞACAK
Red Hat Türkiye, Merkez Asya ve Kafkaslar Genel Müdürü Haluk Tekin, Red Hat olarak dünyada pek çok telekom operatöründe 5G altyapılarında yer aldıkları bilgisini vererek, "Türkiye'de de benzer şekilde operatörlerin kendi veri merkezlerindeki çekirdek 5G bileşenlerine ve çevre uygulamalarına hizmet veriyoruz. 5G'nin Cloud-Native mimarisi, telekomünikasyon dünyasında tıpkı akıllı telefonların çıkışı gibi bir devrim yaratıyor. Klasik ağ yapılarındaki hantal donanımların yerini, esnek yazılımların alması sayesinde Mikroservis mimarisinin bütün kolaylıkları mobil iletişim altyapılarına da sağlanıyor. Yeni özellikler tüm sistemi bozmadan saniyeler içinde devreye alınabiliyor veya ölçeklenebiliyor. Bir hata oluştuğunda tüm ağ değil, sadece o hatanın olduğu konteyner etkileniyor. Bu da daha hızlı çözüme ulaşmayı mümkün kılıyor" diye konuşuyor.
İlerleyen zamanda fabrikalarda uç bilişim uygulamalarının yaygınlaşmasına şahit olacağımıza işaret eden Tekin, şunları aktarıyor:
"Türkiye'de son kullanıcıların doğrudan hissedeceği ilk etki düşük gecikme ve bantgenişliği artışı olacak. Bunun yanında operatörlerin sunabileceği oyuncu profilleri ile Türk oyuncularının global arenada daha çok adını duyabileceğiz. Yapay zeka bugün 5G'de yardımcı bir fonksiyon olarak çekirdek bileşenlerle etkileşiyor. Gerçek zamanlı uygulamaların kullanılması mümkün hale geliyor. 6G ile birlikte yapay zeka çekirdek fonksiyonların içinde çalışır hale gelecek."
VERİYE DAYALI EKONOMİ GÜÇLENECEK
TD SYNNEX Türkiye Başkanı Behçet Yumrukçallı ise, 5G'nin beraberinde getireceği yüksek veri trafiği ve bağlantı ihtiyacı öngörülerek; yapay zekâ destekli bulut çözümleri, modern veri merkezleri ve siber güvenlik alanlarında portföyün önemli ölçüde genişletildiğini belirterek, "Ayrıca hayata geçirdiğimiz Destination AI programı ile iş ortaklarının 5G altyapısı üzerinde çalışacak yapay zekâ projelerini geliştirmelerine destek sağlıyoruz. Program kapsamında global teknoloji üreticilerinin uzmanları ile şirketler bir araya getirilerek, yapay zekâ çözümlerinin etkin kullanımı konusunda bilgi paylaşımı gerçekleştiriliyor. Bunun yanında Türkiye'nin ağ ve güvenlik çözümlerinde uzman katma değerli distribütörü olan Prolink ile entegrasyonumuzu tamamlayarak, siber güvenlik alanındaki yerel uzmanlığımızı da en üst seviyeye çıkardık" açıklamasını yapıyor.
5G ile birlikte veriye dayalı ekonominin güçleneceğine de işaret eden Yumrukçallı, "Türkiye'de yalnızca bağlantı hızının artması değil, veriye dayalı ekonominin güçlenmesi bekleniyor. Düşük gecikme süreleri ve yüksek veri kapasitesi sayesinde kamu ve özel sektörde yürütülen dijital projeler daha hızlı ölçeklenebilir hale gelecek. Özellikle akıllı şehirler, endüstri 4.0 uygulamaları, otonom sistemler ve gerçek zamanlı veri analitiği gibi alanlarda önemli bir ivme öngörülüyor. Bu süreçte kurumlar, ürün odaklı yaklaşımların ötesine geçerek danışmanlık ve hizmet bazlı modellerle dijital dönüşüme katkı sunmayı sürdürecek" diye konuşuyor.
5G teknolojisinin, düşük gecikme ve yüksek bağlantı kapasitesi sayesinde milyonlarca cihazın aynı anda iletişim kurabilmesine olanak tanıyacağına da vurgu yapan Yumrukçallı, sözlerini şöyle tamamlıyor:
"Bu gelişme, nesnelerin interneti (IoT) uygulamalarının çok daha geniş alanlara yayılmasını sağlayacak. Akıllı şehir uygulamalarında sensör destekli aydınlatma sistemleri ile enerji tasarrufu sağlanabilecek, lojistik sektöründe daha verimli rota planlamaları yapılabilecek ve çevresel sürdürülebilirliğe katkı sunulacak. Su yönetimi alanında ise hatlardaki kayıplar anlık olarak tespit edilerek kaynak verimliliği artırılabilecek. Sağlık sektöründe de IoT destekli çözümler sayesinde hasta takip süreçleri otomatikleşecek ve acil durumlara daha hızlı müdahale edilebilecek. Bu gelişmeler, 5G'nin yalnızca bir iletişim teknolojisi değil, aynı zamanda yaşamın her alanını dönüştüren bir altyapı olduğunu ortaya koyuyor."
İŞ YAPIŞ MODELLERİ YENİDEN TANIMLANIYOR
Link Bilgisayar Genel Müdürü Murat Pekmezyan da 5G'de ilk sinyalin verilmiş olmasının kurumlar açısından yalnızca bir teknoloji geçişi değil, iş yapış modellerinin yeniden tanımlandığı yeni bir dönemin başlangıcı olduğunu düşünenlerden. "5G ile birlikte veri artık anlık, kesintisiz ve çok daha yüksek hacimde akacak; bu da şirketlerin operasyonlarını gerçek zamanlı yönetebilmesini, kaynaklarını daha verimli kullanmasını ve müşteri deneyimini yeniden tasarlamasını mümkün kılacaktır. Özellikle üretim, lojistik, finans ve perakende gibi sektörlerde ciddi bir verimlilik ve hız avantajı ortaya çıkarken, IoT, yapay zekâ ve bulut teknolojileriyle entegre çalışan yeni nesil çözümler ön plana çıkacak" diyen Pekmezyan'a göre, bu dönüşüm aynı zamanda sürdürülebilirlik açısından da kritik bir fırsat sunuyor. Karbon emisyonlarının anlık izlenmesi, enerji verimliliğinin artırılması ve şeffaf veri yönetimi gibi alanlarda önemli kazanımlar sağlanacak. Bu noktada kurumların 5G'yi sadece bir altyapı yatırımı olarak değil, rekabet avantajı yaratacak stratejik bir dönüşüm aracı olarak ele alması gerek.
5G sonrası dönemin "dijitalleşme"den "akıllı sistemler ekonomisi"ne geçiş anlamına geldiğinin de altını çizen Pekmezyan, "Bu sadece internetin hızlanması değil; ekonominin, şehirlerin ve kurumların veriyle gerçek zamanlı çalışan yapılara dönüşmesi demek" diyerek şu örnekleri veriyor:
"Akıllı şehirler ve yaşamın yeniden tasarlanması süreci 5G ile birlikte şehirler daha reaktif değil, proaktif hale gelecek. Trafik akışı, enerji kullanımı, güvenlik ve altyapı yönetimi anlık veriyle optimize edilecek. İstanbul gibi mega şehirlerde bu, ciddi bir verimlilik ve yaşam kalitesi artışı anlamına geliyor. Link Bilgisayar'ın Akıllı Şehir, Akıllı Trafik ve Akıllı Tesis vizyonuyla paralel olarak gelişecek bu dönem Türkiye'nin dünya ile rekabet etmesinde de ciddi katkı sağlayacağına inanıyoruz. Sanayide dönüşüm ve sıçrama yaşanacak. Türkiye'nin üretim gücü için 5G kritik bir kaldıraç. Fabrikalarda otonom robotlar, sensör tabanlı üretim hatları ve gerçek zamanlı kalite kontrol yaygınlaşacak. Bu da daha az hata, daha düşük maliyet ve daha yüksek rekabet gücü demek. Finans, sağlık ve eğitimde radikal dönüşümler olacak. Sağlıkta uzaktan ameliyat ve anlık hasta takibi, finansta gerçek zamanlı risk analizi, eğitimde ise AR/VR destekli öğrenme gibi uygulamalar yaygınlaşacak. Yani hizmet sektörleri de ciddi şekilde yeniden şekillenecek. ESG ve sürdürülebilirlikte yeni dönemin başlangıcı 5G ile veri toplama ve analiz kabiliyeti artacağı için karbon ayak izi anlık izlenebilir hale gelecek, tedarik zinciri şeffaflaşacak ve regülasyonlara uyum kolaylaşacaktır."
KARAR ALMA SÜREÇLERİ ARTIK ÇOK HIZLI
Mikrolink Türkiye Genel Müdürü Taşkın Öktem, 5G'yi uzun süredir stratejik bir öncelik olarak ele aldıkları bilgisini vererek, "Bu kapsamda fiber altyapı yatırımlarımızı güçlendiriyor, veri merkezleri ve baz istasyonları ile uçtan uca ağ çözümlerimizi 5G gereksinimlerine uygun şekilde konumlandırıyoruz. Teknik altyapıyı hazırlamanın yanı sıra, müşterilerimizin ve iş ortaklarımızın bu dönüşüme uyum sağlayabilmesi için danışmanlık ve entegrasyon hizmetlerimizi de geliştiriyoruz. Böylece 5G ile Türkiye'deki sistemlerin daha verimli ve güvenilir şekilde çalışmasına katkı sağlamayı amaçlıyoruz" diyor.
Daha hızlı internetin ötesinde, veri odaklı yeni bir ekonomik ve teknolojik dönem başlayacağını da vurgulayan Öktem, "Gerçek zamanlı veri akışı sayesinde üretimden lojistiğe, enerjiden sağlığa kadar tüm sektörler yeniden şekillenecek. Akıllı üretim hatları, sensör tabanlı lojistik zincirleri, enerji sektöründe akıllı şebekeler, sağlıkta uzaktan teşhis bunların hepsi 5G'nin düşük gecikme ve yüksek kapasite özellikleriyle mümkün olacak. Bu sayede karar alma süreçleri hızlanacak, operasyonel verimlilik artacak ve hizmet kalitesi yükselecek. Ayrıca kurumların iş süreçlerini ve yönetim anlayışını veri odaklı bir yaklaşımla geliştirmesi de bu dönüşümün önemli bir parçası olacak. Hazırlıklı olan şirketler için bu dönem önemli fırsatlar sunarken, uyum sağlamayanlar için bir adaptasyon süreci olacak" diye konuşuyor.
GENERAL MOBİLE 5G DÖNEMİNE HAZIR
1 Nisan itibarıyla 5G'nin devreye alınmasıyla birlikte Türkiye'nin yerli teknoloji markası General Mobile hem 5G destekli akıllı telefonları hem de geniş bant çözümleriyle Türkiye'nin dijital dönüşümüne hazır olduğunu duyurdu. Yerli üretim gücünü global deneyimle birleştiren marka, 5G'yi herkes için erişilebilir kılmayı hedefliyor. Global pazarlarda edindiği deneyimi Türkiye'ye taşımaya hazırlanan şirket, 5G ekosisteminde güçlü bir oyuncu olarak konumunu pekiştiriyor. Hindistan ve Avrupa başta olmak üzere farklı pazarlarda önemli başarılar elde eden şirket, şimdi bu bilgi birikimini Türkiye'nin 5G dönüşümüne aktarmayı hedefliyor.
60 milyon dolarlık yatırımla kurulan üretim tesisinde faaliyetlerini sürdüren General Mobile, 5G uyumlu cihaz üretimine odaklanarak Türkiye'nin teknoloji alanındaki rekabet gücünü artırmayı hedefliyor. Şirket hem iç pazarda hem de uluslararası arenada büyümesini sürdürerek 5G teknolojilerinde önemli bir merkez olmayı planlıyor.
5G destekli yeni akıllı telefon modellerini geçtiğimiz günlerde kullanıcılarla buluşturan General Mobile, yakın zamanda yeni duyuracağı ürünlerle 5G destekli ürün gamını daha da genişletecek. Marka, aynı zamanda geniş bant çözümlerini farklı pazarlara taşımayı da hedefliyor.
General Mobile Strateji ve İş Geliştirmeden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı İlkay Cihaner, 5G'ye geçişle ilgili şunları söylüyor:
"5G yalnızca daha hızlı internet anlamına gelmiyor; aynı zamanda yapay zekâ, nesnelerin interneti ve bulut teknolojileriyle birlikte yeni bir dijital çağın kapılarını aralıyor. Sağlıktan eğitime, üretimden finansa kadar pek çok alanda dönüşüm sağlayacak olan 5G, Türkiye için de önemli fırsatlar sunuyor. Düşük gecikme süresi ve yüksek veri kapasitesi sayesinde 5G; uzaktan sağlık hizmetlerinden akıllı şehir uygulamalarına, endüstriyel otomasyondan eğitim teknolojilerine kadar geniş bir kullanım alanı yaratıyor. Türkiye'de 5G altyapısının devreye alınmasıyla birlikte bu dönüşümün hız kazanacak. General Mobile olarak, geliştirdiğimiz ürünler ve teknolojilerle bu dönüşümün önemli aktörlerinden biri olmayı hedefliyoruz. Yerli üretim gücümüzü, global deneyimle birleştirerek, 5G'yi herkes için erişilebilir hale getirme vizyonuyla çalışmalarımızı sürdüreceğiz."
Teknosa 5G teknolojisinde tüketicilerin yanında
Teknosa, 5G uyumlu akıllı telefonlara erişimi kolaylaştıran fırsatlarıyla yeni nesil bağlantı deneyimini teknoloji tutkunları için ulaşılabilir hale getiriyor. Teknosa, seçili 5G Android telefonlarda 1000 TL indirim fırsatı sunarken, esnek ödeme seçenekleriyle kullanıcılara kolay ve avantajlı bir geçiş imkânı sağlıyor. Türkiye 5G'ye geçiş heyecanı yaşarken, kullanıcı tercihlerinde de 5G uyumlu cihazlar öne çıkıyor. Sabancı Holding iştiraklerinden Teknosa, her bütçe ve ihtiyaca hitap eden ürün gamıyla 5G uyumlu akıllı telefonları cazip fırsatlarla sunarak, bu dönüşüm sürecinde tüketicilerin yanında yer alıyor. Ayrıca Teknosa'da 5G uyumlu akıllı telefonlara ulaşmak, farklı finansman çözümleriyle daha kolay hale geliyor. Kullanıcılar, tüketici kredisi ve peşin fiyatına 3 ay vade seçenekleri sayesinde bütçelerine uyumlu bir şekilde yeni nesil teknolojiye geçiş yapabiliyor. Teknosa CEO'su Sitare Sezgin, 5G ile birlikte mobil deneyimin yeni bir boyut kazanacağını belirterek, "5G, kullanıcıların teknolojiyle kurduğu ilişkiyi yeniden tanımlayan önemli bir dönüşüm alanı. Teknosa olarak bu dönüşümü ürün sunmanın ötesinde ele alıyor, müşterilerimize uçtan uca kesintisiz ve güvenilir bir deneyim sunuyoruz" diyor.
Akıllı telefon tercihinde yeni trend 5G uyumu
MediaMarkt Türkiye, genişleyen 5G uyumlu cihaz portföyü, takas kampanyaları ve üretici markalarla gerçekleştirdiği iş birlikleriyle tüketicilerin yeni nesil bağlantı teknolojisine geçişini hızlandırmayı hedefliyor. MediaMarkt'ın Türkiye genelindeki tüm mağazalarında, online alışveriş kanalında ve MediaMarkt App'te global teknoloji devlerinin en yeni 5G destekli cihazları yer alıyor. Giriş seviyesinden premium segmente kadar uzanan geniş ürün yelpazesi sayesinde farklı bütçe ve performans beklentilerine sahip kullanıcılar yeni nesil cihazlara kolayca erişebiliyor. 5G'ye geçişi teşvik etmek amacıyla başlatılan "Eski Telefonunu Getir, 5G uyumlu Telefonu Götür" takas kampanyası ile müşteriler mevcut cihazlarını avantajlı koşullarla değerlendirerek yeni nesil 5G cihazlara daha erişilebilir şartlarla geçiş yapabiliyor. Konuyla ilgili değerlendirme yapan MediaMarkt Türkiye CEO'su Hulusi Acar, "Türkiye'de 5G'ye yönelik hazırlıklar hız kazanırken tüketicilerin de bu yeni teknolojiye hazır cihazlara yöneldiğini görüyoruz. MediaMarkt Türkiye olarak geniş 5G uyumlu cihaz portföyümüz, kişiselleştirilmiş kampanyalarımız ve üretici markalarla gerçekleştirdiğimiz iş birlikleriyle müşterilerimizin 5G teknolojisine geçişini kolaylaştırmayı hedefliyoruz" diye konuşuyor.
EVDE 5G HIZI
Türkiye 5G ile gigabit seviyesindeki hızları mobil cihazlarda deneyimlemeye başlamışken, artık GB seviyesine varan indirme hızlarını elektronik cihazlarımızda rahatlıkla görebileceğiz. Peki ya evler ve iş yerleri bu yeni nesil yüksek hız çağına hazır mı? Mobil dünyadaki bu muazzam hız artışı ve artan veri tüketimi, ev içi ağlarımızda da aynı performansı talep ediyor. HUAWEI WiFi Mesh X3 Pro, en yeni Wi-Fi 7 teknolojisi ve sıra dışı şık tasarımıyla evinizi gigabit seviyesinde internet deneyimine hazırlayarak bu ihtiyaca en güçlü yanıtı veriyor. HUAWEI WiFi Mesh X3 Pro, sahip olduğu Wi-Fi 7 teknolojisi ile kablosuz bağlantı hızını çarpıcı bir şekilde artırarak 3.6 Gbps seviyelerine ulaştırıyor. Cihaz, belirgin şekilde daha yüksek veri aktarım kapasitesi, 4K-QAM ile daha verimli veri aktarımı ve gelişmiş parazit önleme kabiliyeti sunuyor.