Yükseliş dönemi hisseleri
İDİL TARAKLI/ Küresel piyasalar geçen haftaya, Fed Başkanı Powell'a yönelik ABD Adalet Bakanlığı'ndan iletilen cezai yargılama celbi ile başladı. Celp haberi ve sonrasında Fed Başkanı Powell'ın açıklamaları ABD vadelilerine satış getirdi.
Trump'ın 'İran ile iş yapan ülkelere yüzde 25 ek gümrük vergisi' açıklaması ise
İran'a yönelik baskının artırılması ve jeopolitik stresin sürdürülmesi olarak yorumlandı. İran'da protestolar ve müdahaleler nedeniyle can kayıpları hafta boyunca dramatik boyutlara ulaşırken, ABD, AB ve farklı taraflardan gerilimi tırmandıran açıklamaların devam ettiği görüldü. Petrol fiyatlarının da bu gelişmelerle son bir haftada yüzde 9 yükselerek, son üç ayın en yüksek seviyelerine geri geldiği dikkat çekti. Hafta ortasında İran odaklı stresin kısmen yatışması ve ABD'den gelen mesajlar sonrasında jeopolitik risk algısının bir miktar hafiflemesi ile petrol fiyatlarının hafta içinde gördüğü zirvelerden yüzde 4 gerilediği görüldü.
Hafta sonuna doğru ABD'de, Morgan Stanley ve Goldman Sachs 4Ç25 finansallarının beklentileri aşması Wall Street'e alım getirdi. Avrupa vadelilerinde ise İran odaklı stresin kısmen yatışmasına karşın Grönland meselesi nedeniyle ABD ile AB arasında gerilimin sürmesi yine satışları destekledi. Asya borsalarında ise karışık bir görünüm etkili oldu.
İçeriye göz atacak olursak, son gelen enflasyon verilerinin nispeten düşük gelmesi ile 2026 yılına dair merkez bankası faiz indirim beklentilerinin güçlenmesi Borsa İstanbul'a pozitif yansıyor. Öte yandan Borsa İstanbul'un 2025 yılında zaten zayıf performans göstermiş olması ve nispeten ucuz durumda olması da borsadaki yükselişi destekliyor. Piyasa aktörlerinin makro ekonomik göstergelerde enflasyon, faiz, bütçe dengesi gibi rakamlarda nispeten de olsa 2026 yılında iyileşme beklemesi de bu noktada katalizör görevi görüyor. Nitekim Borsa İstanbul'da geçen hafta sonuna doğru BİST-100 yükselişle 12.456 seviyesine ulaşarak TL bazında kapanış rekorunu tazeledi.
Mevcut ekonomi programının uygulanması, enflasyonda yavaş da olsa gerileme ve merkez bankasının faiz indirmeye devam etmesinin ana senaryo olduğunu hatırlatan borsa uzmanları, bununla beraber piyasa faizlerinin gerilemesi ve yatırımcıların, tasarruflarının en azından bir kısmının borsaya yöneltmesinin 2026 yılında piyasayı destekleyeceğini ifade ediyor. Yaklaşık 2 yıldır olumsuz bilanço döneminden sonra 2025- 3. çeyrek bilançolarında belli ölçüde toparlanma görüldüğünün altını çizen analistler, bunun 2026 yılında devam edebileceğini söylüyor
Piyasa aktörleri sene içinde 14-15 bin bandını, hatta yurt dışı iyimser bir havada olursa 16 binler potansiyelini de öngörüyor. 11 bin aşağısını ise kısa vadeli dalgalanmalar dışında beklemeyen borsa uzmanları, şu anda yurt dışı ağırlıklı risklere paralel olası bir gerilemede özellikle 12 bin aşağısının alım fırsatı olarak kullanılabileceğinin de altını çiziyor. Analistler yükseliş potansiyelinin de etkisi ile 29 hissenin uygun seviyelerde portföylere dahil edilmek üzere takip edilebileceğini hatırlatıyor.
"EN İYİ ALTERNATİF BORSA'
Bu hafta (19 Ocak haftası) veri akışı olarak ABD büyüme ve PCE enflasyonu, Euro Bölgesi TÜFE ayrıca küresel bazda imalat ve hizmet PMI verilerinin bulunduğunu hatırlatan Ahlatcı Yatırım Hazine Müdürü Arda ancak piyasalar açısından şu anda politik ve jeopolitik gelişmeler ayrıca FED cephesindeki haber akışının daha etkili olduğunu söylüyor. ABD'nin Venezuela operasyonunun borsalar üzerinde önemli bir baskı yaratmadığını da kaydeden "Trump yönetimin birçok ülkeye ve Grönland'ı içerecek şekilde yayılma politikası izlemek istemesi, İran'da başlayan ve devam eden gerginlik şu anda altın ve değerli metallere yansıyor. Tabii tüm bu gelişmeler borsaları da etkileme potansiyeli taşıyor. Trump yönetimin FED'e müdahale etme isteği de piyasa üzerinde risk oluşturuyor. Diğer yandan yurt içinde merkez bankası tarafında verilecek mesajlar önemli. Genel anlamda bu konularla ilgili gelişmeler haftanın önemli gündem maddeleri olacaktır diye düşünüyorum" yorumunu yapıyor.
2026 yılında borsanın 2025 yılına nazaran daha avantajlı olacağını öngören bununla beraber yatırımcılar için yurt içinde para piyasası fonları, borçlanma araçları fonları ve tahvile dayalı fonlarında alternatif olabileceğini söylüyor. 2026 yılında faizler gerilese de pozitif reel faiz vereceğini bu açıdan para piyasası fonları ile kısa vadeli borçlanma araçları fonlarının nispeten avantajlı olmaya devam edebileceğini düşünen Coşar, "Eğer beklendiği gibi enflasyon ve beraberinde merkez bankası faiz oranları gerilerse; tahvile dayalı fonlarında performansını pozitif etkiler. Altın ve gümüşte 2025 yılı performansını beklememek ile beraber, belli oranda altın tutulmaya devam edilebilir. Eğer sene içinde ABD hisse senetlerinde gerileme görülürse ABD hisse senetlerine dayalı fonlar veya teknoloji hisselerine dayalı fonlar cazip olabilir. Ancak bence 2026 yılı için seçici olmak ve riskleri not etmek şartı ile en iyi alternatifin borsa olduğunu düşünüyorum" diyor.
"BORSADA TEMKİNLİ İYİMSERİM"
Mevcut ekonomi programının uygulanması, enflasyonda yavaşta olsa gerileme ve merkez bankasının faiz indirmeye devam etmesinin ana senaryo olduğunu hatırlatan Coşar, bununla beraber piyasa faizlerinin gerilemesi ve yatırımcıların, tasarruflarının en azından bir kısmının borsaya yöneltmesinin 2026 yılında piyasayı destekleyeceğini ifade ediyor. Yaklaşık 2 yıldır olumsuz bilanço döneminden sonra 2025- 3. çeyrek bilançolarında belli ölçüde toparlanma görüldüğünün de altını çizen bunun 2026 yılında devam edebileceğini söylüyor. BİST- 100 endeks performansının son 2 yıldır düşük kaldığını belirten Coşar, "Benzerlerine göre aradaki fark açıldı. Bu iskontoda 2026 yılında endeksi destekleyebilir. Bu nedenle borsa açısından temkinli iyimserim. Temkinli olmamın sebebi yurt dışı jeopolitik riskler, yurt içinde olası politik riskler, ekonomik programda olası kaymalar olduğunu söyleyebilirim" yorumunu yapıyor.
Sene içinde 14-15 bin bandını öngören , hatta yurt dışı iyimser bir havada olursa 16 binler potansiyelini de görüyor. 11 bin aşağısını ise kısa vadeli dalgalanmalar dışında beklemeyen Coşar, şu anda olası bir gerilemede özellikle 12 bin aşağısının alım fırsatı olarak kullanılabileceğinin altını çiziyor.
2026'da gıda, gıda perakende, giyim perakende, savunma, havacılık, otomotiv, banka, holding ve gayrimenkul sektörlerinin ön plana çıkmasını bekleyen Coşar, özellikle 2025 yılında zayıf performanstan dolayı holdinglerde net aktif değer iskontosunun arttığını bu nedenle holdinglerin izlenmesini öneriyor.
"ENFLASYON VE FAİZ İNDİRİM BEKLENTİLERİ KATALİZÖR"
Borsa İstanbul'da yılbaşından itibaren yaşanan yükseliş potansiyeline de değinen Coşar, burada son iki ayda enflasyon verilerinin nispeten iyi gelmesi ve merkez bankası faiz indirim beklentilerinin artmasının etkili olduğunu ifade ediyor. Son iki enflasyon verisi ile beraber 2026 enflasyon gelişmelerine dair umutların da arttığını kaydeden Coşar, ayrıca son dönemde ABD tarafında Türkiye özellikle CATSA ve F-35 süreci ile ilgili açıklamaların da bir miktar iyimserlik oluşturduğunu belirtiyor.
Yurt içinde uygulanan ekonomik programı zaafa uğratacak gelişmeler, 2025 yılında şahit olduğumuz ve piyasayı etkileyebilecek politik gelişmelerin yurt içi kaynaklı en önemli riskler içinde değerlendirilebileceğini de dile getiren Coşar, "Yurt dışında küresel bazda artan jeopolitik gerginlikler, Trump yönetiminin aldığı ani kararlar, yurt dışı borsalarda değerleme endişeleri olan teknoloji hisselerinde sert düzeltme, Avrupa tahvil faizlerinde olası bir yükseliş, Japonya merkez bankasının faiz arttırma süreci bununla beraber carry trade işlemlerinin aksaması hatta tersine dönmesi, gelişmekte olan ülke paralarında değer kaybı görülmesi, Trump yönetimi ile FED ilişkisi gibi endişelerin 2026 yılında izlenecek en önemli risk başlıkları olduğunu düşünüyorum" diyor.
Coşar, yükseliş potansiyelinin de etkisi ile Akbank, BİM, Migros, Şok Marketler, Enka İnşaat, Çimsa, THY, Tav Havalimanları, Pegasus, Yapı Kredi, TSKB, Mavi Giyim, Vakko, Turkcell, Türk Telekom, Torunlar GYO, TSKB, Emlak Konut GYO, Ford Otosan, Tofaş Oto Fabrikaları, Doğuş Oto, Koç Holding, Sabancı Holding, Logo Yazılım, Anadolu Efes, Coca Cola İçecek, Anadolu Sigorta, Anadolu Hayat ve Türkiye Sigorta hisselerinin uygun seviyelerde portföylere dahil edilmek üzere takip edilebileceğini hatırlatıyor.
"HAVACILIK HİSSELERİNDE FİYATLARI GÜNCELLEDİK"
HSBC, geçen hafta havacılık sektöründe faaliyet gösteren Türk Hava Yolları, Pegasus ve TAV Havalimanları için hedef fiyatlarını güncellediğini açıkladı.
Buna göre HSBC, Türk Hava Yolları hisseleri için hedef fiyatını 440 TL'den 400 TL'ye düşürdü. Ancak THY için mevcut tavsiyesine ilişkin herhangi bir değişikliğe gitmedi. Pegasus Hava Taşımacılığı hisseleri için hedef fiyatını 350 TL'den 290 TL'ye indirerek 'al' tavsiyesini korudu.
HSBC, TAV Havalimanları için ise hedef fiyatını 425 TL'den 440 TL'ye yükseltti ve 'al' tavsiyesini sürdürdü.
"YÜZDE 45 YÜKSELİŞ POTANSİYELİ İLE HEDEF 16.600"
ise '2026 Türkiye Strateji Raporu' kapsamında Borsa İstanbul değerlendirmelerinde de dezenflasyon süreci, politika faizi adımları ve büyüme faktörünün belirleyici olacağını açıkladı. 2026 başından itibaren Borsa İstanbul lehine gelişen olumlu hava, son dönemde yaşanan normalleşme neticesinde 5 Yıllık CDS risk priminde yaşanan düşüş ve kar büyüme beklentileri ışığında 7.1 seviyesinde bir F/K çarpanının BİST-100 için adil düzey olduğunun hesaplandığı belirtti. Bu çarpan ve öngörülen kar artışının, endeks için 16.600 seviyesine işaret ettiğine değinen Global Menkul Değerler; bu hedefin hem tarihsel çarpan ortalamalarıyla hem de hisse bazlı endeks projeksiyonlarıyla uyumlu göründüğünü ve BİST-100 beklentisinin 2025 yılı sonuna göre yüzde 45 artış potansiyeline işaret ettiğini vurguladı.
Ortaya çıkan makroekonomik görünüm ve küresel konjonktür çerçevesinde, 2026 stratejilerinin dezenflasyon süreci ve kademeli faiz indirimi beklentileri ekseninde şekillendiğini anlatan Global Menkul Değerler "Bu doğrultuda, 'bankacılık, GYO, çimento, enerji, perakende gıda, taahhüt, petrol, holding' beğendiğimiz sektörler olarak öne çıkarken; daha düşük faiz ortamı, faiz marjında iyileşme, reel olarak istikrarlı kur görünümü, belirleyici küresel ekonomilerde eğilim/öngörü/ekonomi politikaları, ihracat pazarlarında görünüm ve cazip çarpanlar tercihlerimizi belirleyici ana unsurlar olmaktadır. 2026 yılı için uzun vadeli model portföyümüzde beğendiğimiz hisseler ise Akbank (Güçlü sermaye yeterliliği ve yüksek likidite), Astor Enerji (Yüksek sipariş görünürlüğü ve ihracat odaklı büyüme), Çimsa ( Yüksek marjlı ürünler ve küresel yatırımlarla defansif oyuncu), Emlak Konut GYO ( Faiz düşüşüne duyarlı güçlü arsa ve konut portföyü), Enka İnşaat (Yüksek net nakit ve uzun vadeli iş yükü, öngörülebilir karlılık ), Koç Holding (Çeşitlendirilmiş portföy yapısı ve istikrarlı nakit üretimi), Migros (Operasyonel verimlilik yatırımları ve güçlü online satışları) ve Tüpraş (Güçlü rafineri marjları, yüksek karlılık ve FAVÖK) olarak sıralanıyor." açıklamasını yaptı.
Arda COŞAR / Ahlatcı Yatırım Hazine Müdürü
"Ford Otosan'da hisse fiyatı makul seviyelerde"
FORD OTOSAN: Şirketin yılın 3. çeyreğinde geçen sene aynı döneme göre gelirinde önemli bir değişim olmayarak 189 milyar 584 milyon TL, FAVÖK yüzde 7 azalarak 14 milyar 18 milyon TL, net kar ise yüzde 26 azalarak 8 milyar 401 milyon TL olarak gerçekleşti. İlk 9 ay kümüle bakıldığında gelir yüzde 8 artarak 582 milyar 361 milyon TL, FAVÖK yüzde 9 artarak 46 milyar 901 milyon TL, net kar da yüzde 35 azalarak 22 milyar 364 milyon TL olarak açıklandı. Net karın azalmasında parasal kazanç/kayıp, vergi gideri ve kur farkı giderleri etkili oldu. Satış rakamlarına bakıldığında yılın ilk 9 ayında şirketin satış adeti özellikle yurt dışı satışların artmasıyla toplamda yüzde 12 yükselerek 526 bin 356 adete ulaştı. Satışların yüzde 80'den fazlası yurt dışına yapıldı. Şirket yurt içi ticari araç pazarında birinci, toplam pazarda üçüncü, Avrupa ticari araç pazarında birinci konumda. da otomotiv üretiminde elektrifikasyon süreci devam etmekle beraber, ürettiği her modelin elektrikli versiyonun olması, elektrifikasyona geçişin ve bunun kar marjlarına yansıması gelecek dönem için şirketin gelir ve kar büyümesi için ana senaryo durumunda. Şirketin kapasite kullanım oranı yüzde 74 oldu. Önümüzdeki yıllarda elektrifikasyon süreci, yurt içinde ve Avrupa pazarlarında lider konumda olması, satışlarının yüzde 80'den fazlasının yurt dışına yapılması, faizlerdeki gerileme süreci, doların euroya göre daha düşük performans göstermesi gibi etmenler şirket açısından avantaj yaratıyor. Hisse çarpanlarına bakıldığında da görülüyor. Ford Otosan hisselerinin ağırlık arttırma ya da portföylere ekleme yönünde değerlendirilebileceğini düşünüyoruz.
TSKB: Bankanın net faiz geliri 2025 yılının ilk 9 ayında yüzde 26 artarak 10 milyar 685 milyon TL, net bankacılık geliri yüzde 37 artarak 11 milyar 999 milyon TL, net kar da yüzde 32 artarak 9 milyar 285 milyon TL'ye ulaştı. Ana sebep faiz gelirlerindeki artıştan kaynaklanıyor. Bankanın net faiz marjı sektör ortalamasının üzerinde yüzde 5.7, özsermaye karlılığı yüzde 31.2 olarak gerçekleşti. Bankanın fonlanma ve kredi kompozisyonu, iş modeli hem vade hem kur riski açısından genel bankacılık sektörüne göre daha stabil ve nispeten daha düşük riskli iş modeli oluşturuyor. Önümüzdeki dönem enflasyondaki gerileme ile beraber merkez bankasının da faiz indirmesi ve dolayısı ile bankaların fonlanma maliyetlerinin azalması bekleniyor. Buda genel bankacılık sektörüne pozitif yansıyabilir. Diğer yandan küresel bazda merkez bankalarının faiz indirmesi yabancı para fonlanma maliyetlerini de aşağı çekme potansiyeline sahip. Mevcut konjonktür beklenmeyen ve istenmeyen jeopolitik ve politik riskler oluşmadığı sürece bankalar açısından avantajlı olabilir. Hissenin ağırlık arttırma ya da portföylere ekleme yönünde değerlendirilebileceğini düşünüyoruz.
LOGO YAZILIM: Şirketin 2025 ilk 9 ayda satış gelirleri bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 11 artarak 4 milyar TL oldu ve gelirlerin yüzde 85'ini faturalanan gelirler oluşturdu. Faturalanan gelirler şirketin gelir yapısına istikrar kazandırıyor. Ve önemli bir avantaj. Net kar ise tek seferlik gelirinde etkisi ile yüzde 213 artarak 1 milyar 400 milyon TL oldu. Yani şirketler hem gelir hem de kar rakamlarında 2025 yılı ilk 9 ayda büyüme yakaladı. Bilançolar açısından konjonktürün olumsuz olduğu 2025 yılında şirketin gelir ve kar rakamlarında büyüme kaydetmesi önemli. Şirketin dijital çözümler sunduğu, ürünlerin ve her sene müşteri sayısını arttığı gibi, kullanıcı başı gelirlerinde de büyüme görülüyor. Son yıllarda hızlanan dijitalleşme eğilimi ayrıca şirketin çeşitlenen dijital çözümleri gelecek dönemlerde büyümesinin ana senaryosunu oluşturuyor. Logo Yazılım'ın uzun dönemli büyüme hissesi olduğu söylenebilir. Şirketin hisse fiyatı da çarpanlarına göre bakıldığında uygun seviyede. Hissenin ağrılık arttırma ya da portföylere ekleme yönünde değerlendirilebileceğini düşünüyoruz.
Yabancı yatırımcının hisse ve tahvil alımı hızlandı
Yabancı yatırımcılar, önceki hafta (9 Ocak haftası) Borsa İstanbul'da hem hisse senedi hem de tahvil tarafında alımlarını artırdı. TCMB verilerine göre özellikle tahvil alımlarındaki yükseliş dikkat çekti.
Buna göre yabancı yatırımcılar, 9 Ocak haftasında Borsa İstanbul'da
237.6 milyon dolarlık hisse senedi alımı gerçekleştirdi. Aynı haftada tahvil alımı 864.8 milyon dolar olarak açıklandı.
Bir önceki hafta yabancı yatırımcılar 102.3 milyon dolarlık hisse, 288.5 milyon dolarlık tahvil alımı yapmıştı.
Üçay Mühendislik geçen hafta talep topladı
Üçay Mühendislik Enerji ve İklimlendirme Teknolojileri A.Ş., geçen hafta (14–16 Ocak) halka arz süreci kapsamında yatırımcılardan talep topladı. Halka arzda pay başına fiyat 18 TL olarak belirlenirken talep toplama işlemleri sabit fiyatla talep toplama yöntemiyle gerçekleştirildi.
Halka arzda bireysel yatırımcılara eşit dağıtım yöntemi uygulanarak toplam 60 milyon adet payın dağıtılması ve halka arzın toplam büyüklüğünün 1 milyar 80 milyon TL olması öngörülüyor. Halka açıklık oranının ise yüzde 26.67 seviyesinde gerçekleşmesi, şirket paylarının da Borsa İstanbul'da UCAYM kodu ile işlem görmesi bekleniyor.
2000 yılında İstanbul'da kurulan Üçay Mühendislik; mekanik ve elektrik taahhüt, enerji teknolojileri, Güneş Enerji Sistemleri (GES) ve elektrikli araç şarj istasyonları alanlarında faaliyet gösteriyor. Şirket, Türkiye genelinde 22'den fazla ilde, 35'i aşkın şube ile hizmet verirken, 1000'in üzerinde çalışanı bulunuyor. Şirketin mevcut sermayesinin yüzde 50'si Ayhan Karacabey'e, yüzde 50'si ise Mustafa Bozkurt'a ait. Halka arz sonrasında 30 gün süreyle fiyat istikrarı planlanırken, ortaklar ve ihraççı tarafından 1 yıl boyunca pay satışı yapılmaması yönünde taahhütte bulunuldu.
BORSA ŞİRKETLERİNDE NELER OLDU?
AYGAZ: Aygaz, Hd Hyundai Samho ile çift yakıtlı VLGC LPG gemisi için 119 milyon dolar tutarında gemi inşa sözleşmesi imzaladığını açıkladı. Gemi 2028 2Ç'de teslim edilecek, ödeme taksitler halinde yapılacak.
AGESA HAYAT: Agesa Hayat Yönetim Kurulu, kayıtlı sermaye tavanının 500 milyon TL'den 3 milyar TL'ye artırılması ve geçerlilik süresinin 2030 yılına kadar uzatılması amacıyla esas sözleşmenin 6. maddesinin tadil edilmesine karar verdi. Gerekli yasal onayların ardından önerinin genel kurulda oylamaya sunulacağı bildirildi.
PEGASUS: Şirket, aralık ayı yolcu istatistiklerini açıkladı. Buna göre aralık ayı toplam yolcu sayısı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 16.8 artarak 3.62 milyon kişi oldu. 2025 yılı toplam yolcu sayısı yıllık yüzde 15 artışla 43.26 milyon kişiye ulaştı. Yolcu doluluk oranı ise yıllık bazda paralel kalarak yüzde 87.7 olarak gerçekleşti.
TAV HAVALİMANLARI HOLDİNG: Şirket, Tiflis Havalimanı'nın işletme imtiyaz süresini Ocak 2027'den 31 Aralık 2031'e uzatıldığını açıkladı. Bu kapsamda 2026–2027 döneminde 150 milyon dolar tutarında yatırım planlanırken, mevcut ücret ve gelir yapısında herhangi bir değişiklik öngörülmüyor. Yeni imtiyaz döneminde yolcu ücretlerinin yüzde 30'u kira bedeli olarak ödenecek olup, ayrıca 25 milyon dolar peşin kira ödemesi yapılacak. Planlanan terminal ve kapasite artırıcı yatırımlarla havalimanı kapasitesinin 10 milyon yolcunun üzerine çıkarılması hedeflenirken, holdinge temettü akışında bir kesinti beklenmiyor.
OTOKAR: Romanya Savunma Bakanlığı iştiraki Romtehnica ile yürütülen 1.059 adet 4x4 taktik zırhlı araç sözleşmesi kapsamında, yerel üretim hazırlıklarındaki gecikme gerekçesiyle 191.8 milyon Rumen Leyi (yaklaşık 1.88 milyar TL) tutarında tazminat talep edildi. Ayrıca teslimat gecikmeleri nedeniyle 7.3 milyon Rumen Leyi (yaklaşık 72 milyon TL) ek talep bulunuyor. Şirket, yasal hakları saklı kalmak kaydıyla tutarları ödeyecek olup, bedeller 2025 hak edişlerinden mahsup edilerek giderleştirilecek.
ALVES KABLO: Şirket, bakır piyasasına ilişkin değerlendirmesinde, küresel bakır stoklarının tarihsel ortalamaların altında seyrettiğini ve orta–uzun vadede fiyatları destekleyen güçlü bir talep görünümü bulunduğunu vurguladı. Alves Kablo'nun yüksek hacimli bakır stoklarının önemli kısmının geçmiş dönemlerde daha düşük maliyetlerle tedarik edildiği, bu sayede mevcut fiyat seviyelerinde stok değer artışı ve marj avantajı sağlandığı belirtildi.
ŞİŞECAM: Şirketin yüzde 100 bağlı ortaklığı Şişecam UK PLC tarafından gerçekleştirilecek 500 milyon dolar nominal tutarlı, 7 yıl vadeli Eurobond ihracında fiyatlama tamamlandı. Tahvilin kupon oranı yüzde 8.375, itfa tarihi 23 Ocak 2033 olarak belirlendi
AKSA ENERJİ: Şirket, Eskişehir'deki Tokur ve Köknar depolamalı GES projeleri (2x50 MWe) için ÇED süreçlerinin olumlu tamamlandığını açıkladı.
ESCAR FİLO: Şirket, 154 adet aracı kapsayan uzun dönem araç kiralama sözleşmesini yeniledi. Sözleşmenin, şirket cirosuna toplam 231.7 milyon TL katkı sağlaması bekleniyor.
EMLAK KONUT GYO: Şirket ile İller Bankası arasında imzalanan işbirliği protokolü kapsamında planlanan Ankara Çankaya Alacaatlı ihalesinin 1. oturumu 23 Ocak'ta gerçekleştirilecek. Öte yandan şirket, Beşiktaş Jimnastik Kulübü ile imzalanan işbirliği protokolü kapsamında gerçekleştirilen İstanbul Beşiktaş Dikilitaş Güney Arsa Satışı Karşılığı Gelir Paylaşımı İşi ihalesinin 1. oturumunun tamamlandığını açıkladı.
AKMERKEZ GMYO: Şirket, Beşiktaş Belediyesi tarafından kesilen 3.52 milyar TL tutarındaki idari para cezasına ilişkin ödeme emrinin tebliğ edildiğini, söz konusu ceza ve ödeme emrine karşı yürütmeyi durdurma talepli iptal davası açılacağını açıkladı.
ÇİMBETON: Şirket, Rekabet Kurumu tarafından Malatya'da hazır beton pazarında fiyat tespiti ve müşteri paylaşımı iddiasıyla uygulanan 19.1 milyon TL tutarındaki idari para cezasına karşı, kararın iptali talebiyle dava açıldığını açıkladı.
DEVA HOLDİNG: Şirket, kredi kullanımlarına karşılık tesis edilen toplam 110 milyon TL tutarındaki ipoteklerin kaldırıldığını açıkladı.
BAREM AMBALAJ: Şirket, ortağı tarafından vade ve faiz içermeksizin 100 milyon TL tutarında nakit kaynak sağlandığını ve tutarın şirket hesabına aktarıldığını açıkladı.
KIRAÇ GALVANİZ: Şirket, 143.8 milyon TL bedelle bir ihale kazandığını açıkladı.
BANTAŞ: Bantaş, 2020–2025 vizyonu kapsamında yaklaşık 12.5 milyon dolar tutarındaki yatırımlarını başarıyla tamamladığını açıkladı. Bu yatırımların; üretim hatları, yeni makineler, GES projeleri ve dijitalleşme çalışmalarını kapsadığı tamamının özkaynaklarla finanse edildiğini bildirdi. Ayrıca Bandırma'da yer alan 38.329 metre kare arazide entegre tesis kurulması planlandığı; imar ve teşvik süreçlerinin devam ettiği kaydedildi.
KAPLAMİN: Kaplamin Ambalaj sermayesinin yüzde 82.95'ine karşılık gelen payların 31.10.2025'te devralınması sonrası, Rıza Kandemir ve diğer yatırımcılar tarafından zorunlu pay alım teklifi yapılacağını bildirdi. Pay alım teklifi 15–28 Ocak 2026 tarihleri arasında gerçekleşecek olup, teklif fiyatı faiz ekli 212.42 TL olarak belirlendi.
ANADOLU HAYAT: Anadolu Hayat, kayıtlı sermaye tavanını 900 milyon TL'den 5 milyar TL'ye yükseltmek ve esas sözleşmenin ilgili maddesini değiştirmek amacıyla SPK'ya başvurdu.
ENKA İNŞAAT: Şirket geçen hafta, pay başına 0.83 TL brüt temettü dağıttı.
BORLEASA OTOMOTİV: Şirket, mevcut finansal koşullar nedeniyle bazı finansman bonolarına ait kupon ödemeleri ile bir tertibe ilişkin anapara itfasının ilgili vadelerinde gerçekleştirilemeyeceğini açıkladı. Söz konusu ödemelerin, finansal yeniden yapılandırma sürecinin tamamlanmasının ardından yapılması planlanıyor.
GOODYEAR: Şirket, grup şirketi Goodyear S.A.'dan kullanılan 500 milyon TL tutarındaki krediyi 1 milyar TL'ye yükseltti, vadesini 13 Temmuz 2026'ya uzattı.
SARKUYSAN: Şirket, yıllık yaklaşık 22.000 MWh temiz elektrik üretmesi öngörülen GES projesi için ÇED olumlu kararı alındığını açıkladı.
TÜRK İLAÇ SERUM: Şirket, tirzepatide etken maddeli ürünü için Azerbaycan'da Aristopharma ile tek yetkili dağıtıcılık ve satış anlaşması imzaladığını açıkladı.
ALARKO GMYO: Şirket, tamamı iç kaynaklardan karşılanmak üzere yüzde 600 oranında bedelsiz sermaye artırımıyla sermayesini 289.8 milyon TL'den 2.03 milyar TL'ye yükselttiğini, bedelsiz pay alma hakkı kullanım başlangıç tarihinin 15 Ocak olduğunu açıkladı.
"Birleşme ve satın alma trendleri açısından pozitif öngörülerimiz var".
KPMG Türkiye, 7'nci kez hazırladığı 'KPMG Perspektifinden Birleşme ve Satın Alma Trendleri 2025' raporunu açıkladı. KPMG Türkiye Birleşme ve Satın Alma Hizmetleri Lideri ve Şirket Ortağı Özge İlhan Acar, startup ekosisteminin Türkiye'de oldukça güçlü seyrettiğini, toplamda gerçekleşen 574 işlemin yaklaşık yüzde 60'ının start-up ekosisteminde yer aldığını belirterek, şöyle devam etti:
"Girişimlere verilen bu can suyu, yarının yeni Trendyollarını oluşturacak altyapıyı hazırlıyor. Sektörde gurur verici bir yıl geçirdik. Birleşme ve satın alma trendleri açısından 2026 için oldukça pozitif öngörülerimiz var. Küresel piyasalardaki risk algısı bu süreci etkilese de sermaye maliyetlerinin bir miktar düşmesiyle değerlemelerin artacağını düşünüyoruz. Finansal yatırımcılar dediğimiz özel risk sermayeleri ya da girişim sermayeleri gibi şirketlerin elinde çok ciddi bir sermaye ve likidite var. Söz konusu finansal yatırımcılar, iş modellerinin bir gereği olarak birikmiş sermayelerini uygun şirketlere yönlendirmek zorunda oldukları için, önümüzdeki dönemde işlem hacmi ve işlem sayısının artmasını bekliyoruz."
Acar, Türkiye'nin büyüyen bir ülke ve perakende sektörünün 86 milyonluk nüfusuyla garanti gelir sağlayan bir alan olduğu için yine büyük işlemler beklediklerini belirterek, "Teknoloji sektöründe de büyük satın almalar öngörüyoruz. Küresel trendlere baktığımızda savunma sanayisi teknolojileri, siber güvenlik, endüstriyel üretim ve otomotiv ile Türkiye'nin güçlü olduğu sanayi sektörlerinde de önemli işlemler bekliyoruz." ifadelerini kullandı.
2025 Raporuna göre, birleşme ve satın almalarda küresel ölçekte işlem adedi bir önceki yıla kıyasla yaklaşık 3 bin adet artarak toplamda 54 bin seviyesine ulaştı. Küresel işlem hacmi de 2024 yılında 3 trilyon dolar seviyesindeyken, 2025'te yüzde 50 artışla 4.5 trilyon dolara yükseldi.
Türkiye'de değeri açıklanan işlemler dikkate alındığında işlem hacmi 8.2 milyar dolar oldu. Değeri açıklanmayan işlemlerle yapılan değerlendirmelerde ise 2025'in toplam işlem hacminin, 18.5 milyar dolar seviyesinde gerçekleştiği öngörüldü. Gerçekleşen toplam işlem sayısı da yüzde 20'nin üzerinde artışla 574'e çıktı.
Türkiye'de 2025 yılında değeri açıklanan işlemler hacminin yaklaşık yüzde 40'ının perakende sektöründe gerçekleşmesi, yatırımcıların küresel piyasalarda olduğu gibi Türkiye'de de büyük ölçekli ve öngörülebilir nakit akışı üreten şirketlere odaklandığını gösterdi.
Acar, dünyada değeri 10 milyar doların üzerindeki 'mega' işlemlerin sayısının arttığını, geçen sene 30'un üzerinde mega işlem gerçekleşirken bu yıl sayının 50'ye ulaştığını söyledi.
Mega işlemlerde teknoloji sektörünün öne çıktığını belirten Acar, bunun nedeninin savunma sanayisi teknolojileri ve siber güvenlik başta olmak üzere büyük güçler arasındaki rekabetin artması olduğunu kaydetti.
Bu yıl Türkiye'de iki adet mega işlemin gerçekleştiğini ve bunun sektör açısından çok kıymetli olduğunu vurgulayan Acar, şunları kaydetti:
"En büyük işlem, araç muayene istasyonlarının işletme hakkının MOI Ortak Girişim Grubu tarafından alınması oldu. Bu işlemde hem yerli hem de yabancı yatırımcılar yer aldı. Met-Gün İnşaat ve yabancı yatırımcılar liderliğinde gerçekleşen bu işlem, 1.72 milyar dolar büyüklüğündeydi. En büyük işlemlerden 2'ncisi ise enerji sektöründe gerçekleşen, Trans Anadolu Doğalgaz Boru Hattı projesinin BP'ye ait yüzde 3'lük hissesinin Amerikalı finansal yatırımcı Apollo Global Management tarafından satın alınması oldu."
Türkiye'de gerçekleşen en büyük 3'üncü işlemin Uber'in Trendyol Go'yu satın alması olduğunu aktaran Acar, "Bu, teknoloji ve teslimat sektöründe gerçekleşen çok önemli bir işlem. Global bir teknoloji devi Uber'in Türkiye'ye duyduğu güveni gösteriyor ve teslimat pazarına hızlı bir giriş anlamı taşıyor." değerlendirmesinde bulundu.