Beklenti bolluğunda öne çıkan 33 hisse…
İDİL TARAKLI/ Önceki hafta Fitch Türkiye'nin kredi notu görünümünü pozitife yükseltirken, Moody's ise bir değişiklik yapmadı. Küresel piyasalarda da hafta zayıf bir başlangıç ile başladı. ABD ve İsrail'in, 2025 Haziran ayında olduğu gibi yeniden İran'a yönelik müdahale hazırlığında olduğuna yönelik askeri hareketlilik jeopolitik risk fiyatlamasını olumsuz etkiledi. Kıymetli madenler ile petrol fiyatları başta olmak üzere bazı endüstriyel metallerde sert yükselişler görüldü.
Öte yandan geçen hafta Fed, beklendiği gibi politika faiz bandını yüzde 3.50-3.75 aralığında bıraktı. Açıklamalarda, istihdamdaki zayıflığın dengelendiği, büyümenin devam ettiği, enflasyonda ise katılığın sürdüğü paylaşıldı. Piyasa tahminlerine paralel olan bu karar ve açıklamalar nedeniyle borsalarda önemli bir tepki olmadığı görüldü.
Borsa İstanbul'da ise rekorların devam ettiği görüldü. BİST-100 endeksi hafta başında dolar bazında son bir buçuk yılın zirve seviyesine (304 dolar) geldi.
13.600-13.800 bölgesinin artık destek alanı olarak izlenebileceğini söyleyen piyasa aktörleri, 14.000'i ise ilk direnç olarak belirliyor.
Öte yandan Borsa İstanbul'da endeksin yılbaşından itibaren yüzde 22'nin üzerinde artış kaydettiğini ifade eden borsa uzmanları, bu kapsamda 20 hissenin endeks üzeri getiri elde ettiğine dikkat çekiyor. Endeks altı getiri sağlayan 80 hissenin içinde sadece 14 hissenin negatif hareket ettiğini belirten analistler, BİST-100 endeksinde hızlı yükselmiş ya da endeks üzeri getiri sağlayan bazı hisselerde potansiyelin hala devam edebileceğini söylüyor. Ancak hızlı yükselen hisselerde soluklanma isteği olabileceğini de kaydeden piyasa aktörleri, "Bu nedenle faaliyet yapısı güçlü olan şirketlerde iskonto yapısının da elverdiği durumda potansiyel devam edebilir. Dolayısıyla BİST-100 şirketleri ve hikayesi olan şirketlerde talep oluşabilir" diyor.
Bu noktada hisse bazlı verilerin takip edilmesini öneren borsa uzmanları, sağlıklı yükseliş potansiyeline sahip ve uygun seviyelerde portföylere dahil edilmek üzere 33 hissenin takip edilebileceğini ifade ediyor.
"ENFLASYON EN ÖNEMLİ GELİŞME OLACAK"
3 Şubat'ta açıklanacak Ocak ayı TÜFE verisinin yurt içinde en önemli gelişme olacağını belirten İntegral Yatırım Araştırma Müdürü Seda Yalçınkaya , genel bir istatistik olarak Ocak ayı enflasyonunun yüksek çıkacağını düşünüyor. Yurt içi dinamikler açısından enflasyon verisinin aylık bazda yüzde 4'ün neresinde geleceğinin piyasanın dezenflasyon süreci üzerinden hareket etmesine neden olabileceğini kaydeden Özer, "Yıl başından bu yana yüzde 19'un üzerinde yükseliş gerçekleştiren endekste enflasyon verisinin etkisini görebiliriz. Bir diğer yandan küresel cephede Trump ve adımları izlenirken, İran'a yönelik gelişmeler önemle takip edilecek" diyor.
Borsa İstanbul'daki yükselişe de değinen , "Değerlemeler cazip olurken, piyasayı destekleyecek dezenflasyon sürecinin ve faiz indirimlerinin sürmesini bekliyoruz. Bununla birlikte risk iştahının izin verdiği ortamda (Değişen Dönemde Gelişmekte olan Ülkeler) için 2026 yılı da güçlü geçebilir. Bu ortamda yurt içi ve yurt dışı risk unsurları önemli olacak. Geçen yıl siyasi risklerin baskısı hissedilmişti. Bu yıl risklerin sabit kaldığı bir ortamda gecikmeli etki ve yabancı ilgisinin artmasıyla birlikte yükseliş eğiliminin sürmesini bekliyoruz" yorumunu yapıyor.
"MAKSİMUM 16.500"
Bundan sonraki trendi yükseliş eğiliminin dezenflasyon süreci ve buna bağlı olarak Merkez Bankası'nın faiz indirim patikasının belirleyeceğini ifade eden , orta ve uzun vade için Borsa İstanbul'da endeks için maksimum 16.500 minimum 11.500 seviyelerini öngörüyor. Geri çekilme eğiliminin ise risk unsurlarına bağlı olacağını dile getiren Özer, "Borsadaki yükselişe paralel hikayesi olan şirket hisseleri bu dönemde gücünü en net şekilde ortaya koyacaktır. Bununla birlikte, değerleme çarpanları açısından makul seviyelerde bulunan ve operasyonel performansını sürdürülebilir biçimde gösterebilen şirketlere odaklanmak daha sağlıklı olacaktır. Bilanço gücünü etkin kullanan, düzenli ciro artışı sağlayan, güçlü nakit pozisyonuna sahip ve kâr marjlarını koruyabilen şirketler ön plana çıkmaya devam edecektir" diyor.
"HİSSE BAZINDA AYRIŞMALAR OLDU"
Borsa endeksinde oluşan yükselişte hisse bazlı ayrışmaların olduğunun altını çizen , "Bu ayrışmada en etkili unsur, şirketlerin orta ve uzun vadeli potansiyelinin gücü. Yatırımlarla desteklenen kapasite artışları, geleceğe yönelik büyüme potansiyelini artırırken, karlılığın sürdürülebilirliği ve şirketin değerleme açısından iskontolu olup olmadığı, hisse performansını belirleyen temel faktörler arasında yer alıyor. Bu nedenle, şirket potansiyelini somutlaştıran faaliyet performansındaki güçlenmenin yakından takip edilmesi gerekir" şeklinde konuşuyor.
Özer, "Şirketlere özgü strateji değişikliği, bulunduğu sektörde önce ve tek olması veya rekabet avantajı, sektörel büyüme veya teşvik, nakit üretimi, borçluluk yapısı, mevcut konjektürel etkisinin yardımı, bunların hepsi şirketin sağlıklı yükselişinde öncü unsurlar. Şirketin net bir hikayesinin olup olmadığı ya da şirkete potansiyel yaratacak faaliyet eğiliminin artması şirket hissesinin sağlıklı yükselişine yardımcıdır" diyor.
BİST-100 endeksinin 29 Ocak kapanışına göre yüzde 22 yükseldiğini de hatırlatan , sözlerine şöyle devam ediyor: "BİST-100 endeksinde en çok yükselen hisseler getiri sıralamasına göre sayfadaki tabloda yer alıyor. Yılbaşından bu yana 29 Ocak kapanışına göre 20 hisse ise endeks üzeri getiri elde etti. Endeks altı getiri sağlayan 80 hissenin içinde 14 hisse de negatif hareket etti. BİST-100 endeksinde hızlı yükselmiş ya da endeks üzeri getiri getiren bazı hisselerde potansiyel hala devam ediyor olabilir. Ancak hızlı yükselen hisselerde soluklanma isteği olacaktır. Bu nedenle faaliyet yapısı güçlü olan şirketlerde iskonto yapısının da elverdiği durumda potansiyel devam edebilir. Bu yıl, geçen yıllara kıyasla yabancı yatırımcıların daha fazla katılım sağlamasını bekliyoruz. Dolayısıyla BİST-100 şirketleri ve hikayesi olan şirketlerde talep oluşabilir."
"HEDEF FİYATLARI YÜKSELTTİK"
HSBC, geçen hafta Türk bankacılık hisselerine yönelik hedef fiyat ve tavsiyelerini güncelledi. Akbank ve İş Bankası C için hedef fiyatlarını yükseltilirken 'al' tavsiyesi korudu. Yapı Kredi ve Garanti BBVA'da ise tavsiyelerini aşağı yönlü revize etti.
Buna göre uluslararası yatırım bankası HSBC, Akbank için hedef fiyatını 92 TL'den 100 TL'ye yükseltti. Banka hisse için 'al' tavsiyesini korudu.
İş Bankası C de hedef fiyatı 19 TL'den 20 TL'ye çıkarırken 'al' tavsiyesini korudu. HSBC, Yapı Kredi için hedef fiyatını 43 TL'den 44 TL'ye yükseltirken, tavsiyesini 'al' dan 'tut' a indirdi. Garanti BBVA için ise hedef fiyatı 174 TL'den 160 TL'ye çeken HSBC, bankaya ilişkin tavsiyesini de 'al' dan 'tut' a düşürdü.
"ENKA İNŞAAT'A 'AL' TAVSİYEMİZİ KORUYORUZ"
Öte yandan uluslararası yatırım bankası HSBC geçen hafta, Enka İnşaat için hedef fiyatını 80 TL'den 100 TL'ye yükseltirken, hisseye yönelik 'al' tavsiyesini de koruduğunu açıkladı.
Enka İnşaat'ın güçlü nakit pozisyonu, devam eden yurt dışı taahhüt projeleri ve enerji segmentinden sağlanan katkının, şirketin operasyonel görünümünü desteklediği vurgulayan HSBC; bu verilerin şirket değerlemesine olumlu yansıdığını belirtti.
Enka İnşaat'ın hisselerinin mevcut piyasa fiyatlarına göre anlamlı bir iskontoyla işlem gördüğüne de dikkat çeken HSBC değerlendirmesinde; güncellenen 100 TL'lik hedef fiyatın, hissede yukarı yönlü güçlü bir getiri potansiyeline işaret ettiğini ifade etti.
"BORSA İSTANBUL'DA 2026 HEDEFİMİZ 20.000"
Anadolu Yatırım, Borsa İstanbul için 2026 hedefini 20.000 olarak açıklarken; dezenflasyondaki ilerleme, kademeli faiz indirimleri ve ekonomik büyümenin hız kazanmasının Borsa İstanbul'u destekleyen temel faktörler olacağını belirtti. 2026 yılında Türkiye ekonomisinde dezenflasyon sürecinin etkilerinin önceki yıla benzer şekilde izlenmeye devam edeceğini belirten Anadolu Yatırım, 2026 yılına yönelik öngörüleri kapsamında şu değerlemeyi yaptı:
"Enflasyonun yüzde 31'in altına gerilemesiyle birlikte reel faizin pozitif olduğu bir ortamda, Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası'nın faiz indirimlerini sürdürmesi bekleniyor. Bu süreçte para politikasının yanı sıra kamu maliyesindeki disiplin de kritik önemde. Orta Vadeli Program'da yer alan 2026 yıl sonu için yüzde 16 ve 2027 için yüzde 9 enflasyon hedefleri de bu kararlılığın göstergesi.
Türkiye ekonomisinin 2025 yılını yüzde 3.7 büyüme ile tamamlamasını, 2026 yılında ise finansman koşullarındaki gevşeme ve öncü göstergelerdeki iyileşmenin etkisiyle büyümenin yüzde 4.2'ye yükselmesini bekliyoruz. Küresel ve yurtiçinde devam etmesi öngörülen parasal gevşeme politikaları ile petrol fiyatlarının son beş yıllık ortalamaların altında seyretmesi de büyümeyi destekleyici unsurlar arasında yer alıyor.
Son iki yılda uygulanan sıkı para politikası ve mali tedbirler iç talebi baskılayarak ekonomik faaliyetlerde yavaşlamaya yol açtı. Bu da dezenflasyon sürecine katkı sağlıyor. 2026 yılında ise ekonomik aktivitenin güçlenmesiyle birlikte şirket kârlarında toparlanma bekliyoruz.
Bu kapsamda Borsa İstanbul için 2026 yılına yönelik beklentilerimiz olumlu. Dezenflasyon, faiz indirimleri, büyümede hızlanma ve şirket kârlılıklarındaki toparlanma da hisse senedi piyasasını destekleyecektir. Olası kredi notu artışları ve yabancı sermaye girişleri de borsaya ilave destek sağlayabilir. Buna karşın küresel jeopolitik riskler ile yurtiçindeki siyasi gelişmeler izlenmesi gereken başlıca risk unsurları olmaya devam ediyor."
Seda Yalçınkaya ÖZER / İntegral Yatırım Araştırma Müdürü
"MLP Sağlık verimliliği artırmaya yönelik önemli adımlar atıyor"
MLP SAĞLIK: 2025 yılında yürürlüğe giren 7557 sayılı Kanun ile lisans alma zorunluluğu getirilmesi ve lisansların ihale yöntemiyle, bölgesel sağlık arzı dikkate alınarak dağıtılacak olması, sektörde yeni hastane açılışlarını zorlaştıran önemli bir unsur olarak öne çıkıyor. Buna karşın, MLP Care'in önümüzdeki 5–6 yıllık planı kapsamında gerekli yatırımlarını 2025 yılı itibarıyla büyük ölçüde tamamlamış olması, şirketin yeni düzenlemeden sınırlı düzeyde etkilenmesini sağlayacaktır. Şirket, bu yatırımlara rağmen 1 seviyesinin altında Net Borç /FAVÖK rasyosuna sahip bulunuyor. Mali yönetimini başarılı bulduğumuz MLP Care'in dengeli bilanço yapısı, sürdürülebilir büyüme potansiyeline işaret ediyor. Öte yandan, şirket bünyesinde verimliliği artırmaya yönelik önemli adımlar atıldığını görüyoruz. MLP Care'in orta ve uzun vadeli büyüme stratejisini ve güçlü bilanço yapısını olumlu değerlendiriyor, bu doğrultuda şirket hisselerinde
CW ENERJİ: ABD'nin Çin'e uyguladığı tarifeler, panel üreticileri için yeni bir fırsat alanı oluşturuyor. Bugüne kadar sektörün ağırlıklı olarak yurt içine odaklandığını gözlemliyorduk ancak bu tarifelerin, sektör özelinde ihracat kanallarını açma olasılığı yüksek görünüyor. Buna ek olarak, CW'nin alüminyum çerçeve üretim tesisinin 2025 yılının ikinci yarısında faaliyete geçmesiyle birlikte, özellikle 2025 yılının son çeyreğinde gözlenen pozitif eğilimin devam edeceğini düşünüyoruz. Şirketin Hot-30 programı kapsamında devam eden yatırımları bulunuyor. Bu yatırımlar çerçevesinde 2028 yılına kadar üretim kapasitesinin 5 GWh seviyesine yükseltilmesi hedefleniyor. Tamamlanan ve devam eden yatırımların etkisiyle, bu yıl içinde de pozitif seyrin korunmasını bekliyoruz. Şirketin ABD pazarına yönelik hedeflerine ek olarak, yurt içinde hali hazırda güçlü bir konumda olması da riskleri sınırlayan önemli bir unsur olarak öne çıkıyor. Artan gümüş fiyatları nedeniyle maliyetlerde yükseliş yaşanabilir fakat ABD'de yapay zeka harcamalarıyla birlikte enerji ihtiyacının artacağı senaryo için önemli bir fırsat sunabileceğini düşünüyoruz. Model portföyümüze dahil ettiğimiz CW Enerji hisselerinde yüzde 43 yükseliş potansiyeli ile 44.85 TL hedef fiyat öngörüyoruz.
TAB GIDA: Tab Gıda, 2025 yılında zorlu makroekonomik koşullara rağmen, güçlü bir operasyonel performans sergiledi. 3Ç25 dönemi satış geliri yüzde 15.1 reel artış gösterdi. Sistem geneli satışları ise yüzde 49 artışla 17.4 milyar TL'ye ulaştı. Fiş sayısında yüzde 23, ortalama fiş tutarında ise yüzde 22'lik bir artış kaydedildi. Ayrıca yıl içinde Popeyes restoran sayısında yüzde 21 artış görüldü. Tüm bu gelişmelere bağlı olarak net kar yüzde 31.2 oranında yükselerek 943.7 milyon TL seviyesinde gerçekleşti. Şirketin net nakit pozisyonu ise devam ediyor. Net Borç/FAVÖK seviyesi -0.3 seviyesinde bulunuyor. 2026 yılında, düşen enflasyon eğilimi ile birlikte alım gücünde yaşanacak artışın müşteri talebini desteklemesini bekliyoruz. Maliyet tarafının da yönetilebilir seviye tutulması durumunda şirketin güçlü operasyonel performansının net kara yansımasını görebiliriz. Buna karşın talep koşullarının öngörülen seviyelerden uzak seyretmesi ve restoran dönüşümlerinin uzun sürmesi de risk unsurları olarak karşımıza çıkıyor. Genel anlamda şirketin nakit yaratma kabiliyetini ve rakiplerine kıyasla güçlü bilanço yapısını beğeniyoruz. TAB Gıda hisselerinde yüzde 34 yükseliş potansiyeli ile 359.71 TL hedef fiyat öngörüyoruz.
Best Brands Grup'un halka arzı onaylandı
Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Best Brands Grup Enerji Yatırım'ın halka arz başvurusunu onayladı. Halka arz kapsamında şirket ortağı Sürkit Holding'e ait 16.373.570 TL nominal değerli B grubu paylar satışa sunulacak.
Halka arzda 1 TL nominal değerli paylar, 14.70 TL sabit fiyattan yatırımcılara sunulacak. Ek pay satışı planlanmazken, halka arz mevcut pay satışı ve sermaye artırımı yoluyla gerçekleştirilecek.
Best Brands Grup, halka arzla birlikte 150 milyon TL olan mevcut sermayesini bedelli olarak 38.205.000 TL artırarak 188.205.000 TL'ye yükseltecek.
Öte yandan taslak izahnamede yer alan bilgilere göre Best Brands Grup Enerji, halka arz kapsamında 54 milyon 578 bin 570 adet payı yatırımcılara sunmayı planlıyor. Halka arz fiyatının 14.70 TL olarak açıklanması ile birlikte, arzın toplam büyüklüğü 802.3 milyon TL seviyesinde bulunuyor.
Halka arzda tamamı eşit dağıtım yöntemi uygulanacak. Bu kapsamda bireysel yatırımcılar, talep büyüklüğüne bakılmaksızın eşit sayıda pay alabilecek.
Yabancılar son iki yılın en büyük hisse alımını gerçekleştirdi
Yabancı yatırımcılar 23 Ocak haftasında 490.6 milyon dolarlık hisse, 1.26 milyar dolarlık tahvil alımı yaptı. Böylece yabancı yatırımcılar son iki yılın (8 Aralık 2023'ten bu yana) en büyük hisse alımını gerçekleştirmiş oldu.
Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB), haftalık menkul kıymet istatistiklerine göre yabancıların hisse senedi stoku 38.53 milyar dolardan 39.87 milyar dolara çıkarken, tahvil stoku 20.02 milyar dolardan 21.51 milyar dolara ulaştı. Yabancıların hisse senedi stoku da Temmuz 2024'ten beri en yüksek düzeye ulaştı.
Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik'ten 35 milyar TL'lik net kâr
Türkiye Sigorta, geçen yılın aynı dönemine göre net kârlılığını yüzde 53 artışla 19.4 milyar TL'ye taşırken; prim üretiminde de yüzde 45 artışla 147.1 milyar TL'ye ulaştı. Türkiye Hayat Emeklilik ise 2025 yılsonunda, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 82 artışla 494.1 milyar TL fon büyüklüğüne, 5 milyon katılımcı sayısına ve yüzde 67 artışla 15.5 milyar TL net kârlılığa erişti.
Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik, 2025 yılında 35 milyar TL net kar açıkladı. İki şirket, 2020 yılındaki yaklaşık 900 milyon dolarlık piyasa değerinden, 2025 yıl sonu itibarıyla 5.8 milyar dolarlık piyasa değerine ulaştı.
Sürdürülebilir finansal başarılarının yanı sıra sigortaya erişilebilirliği kolaylaştırmayı ve ihtiyaca yönelik ürünlerle sigortalı sayısının artmasını hedeflediklerini belirten Türkiye Sigorta Genel Müdürü Taha Çakmak, "Türkiye Sigorta olarak; 5 yıllık yolculuğumuzda ilhamımızı tıpkı adımız gibi ülkemizden aldık ve bu yolculuğu 5 kavramla özetledik; birleşme, büyüme, başarı, birliktelik ve bir adım ötesi… Birleşerek büyüdük; büyüyerek birlikte başardık. 2025 yılını güçlü bir kapanışla tamamlayarak hem kendi rekorlarımızı kırdık hem de sektörün üzerinde bir performans sergiledik. Hayat dışı sigorta sektöründe 147.1 milyar TL prim üretimi ile en yakın rakibimizle aramızda yaklaşık 32 milyar TL prim farkı oluşturduk. BES fon büyüklüğünde 494.1 milyar TL ile en yakın rakibe kıyasla 92 milyar TL daha yüksek bir fon büyüklüğüne ulaştık. Hayat prim üretimimizi ise 2 katına çıkararak 29.3 milyar TL'lik prim üretimi gerçekleştirdik. Sektörün geneliyle karşılaştırıldığında yangın branşında her 5 poliçeden 1'i Türkiye Sigorta güvencesi altında. Ayrıca sağlık, kasko gibi bireysel ürünlerde sigortalı sayımız her geçen gün artıyor. Yıl sonu itibarıyla sağlıkta 1 milyon poliçeyi aştık, kaskoda ise 1 milyona yaklaştık" diye konuştu.
Çakmak; "Bireysel ürünlerimiz arasında yer alan kasko ve sağlık ürün grubumuzda müşterilerimizin ihtiyaç ve beklentilerini göz önünde bulundurarak sigortaya erişilebilirliği ve ulaşılabilirliği kolaylaştırmak adına 2026 yılının ilk çeyreğinde fiyat artışına gitmeden, 2025 yılı fiyatlarıyla ilerleme kararı aldık. Ayrıca, vatandaşlarımıza ödeme kolaylığı sağlama hedefimiz doğrultusunda bireysel kasko, sağlık ve konut sigortalarımızda 12 taksit uygulamamızı sürdürüyoruz" ifadeleriyle yılın ilk çeyreğinde fiyat artışı yapılmayacağının da altını çizdi.
Türkiye Hayat Emeklilik'in finansal performansıyla ilgili de açıklamalarda bulunan Çakmak, şunları söyledi: "Yılsonu itibarıyla yaklaşık 11.5 milyar dolar değerinde fon büyüklüğüne ulaşarak ülkemizin ekonomisine kaynak sağladık ve tasarruflara katkı sunduk. 2025 yılında sektörün ortalama fon getirisi yüzde 58 iken, katılımcılarımıza ortalama yüzde 65 getiri sunarak sektörün üzerinde getiri sağladık."
Fon büyüklüğü ve fon getirilerinin yanı sıra katılımcılarına sunduğu yatırım enstrümanları çeşitliliği ile de fark yarattıklarını belirten Çakmak; "Altından hisseye, kira sertifikalarından tarım ve gıda emeklilik yatırım fonlarına kadar geniş bir fon yelpazesi ile katılımcılarımıza sunduğumuz fon portföyümüzü yenilikçi temalarla zenginleştiriyoruz. Her yatırım profiline uygun 48 fonumuz ve 10 milyon TL'den 100 milyar TL'ye uzanan fon büyüklüklerimiz ile sektördeki en geniş fon yelpazesine sahibiz" dedi.
BORSA ŞİRKETLERİNDE NELER OLDU?
ANADOLU SİGORTA: Şirket, 4Ç25 finansal sonuçlarında piyasa beklentisi olan 3.7 milyar TL'nin yüzde 10 üzerinde 4.090 milyon TL net kar açıkladı. Açıklanan net kar yıllık bazda yüzde 36, çeyreksel bazda ise yüzde 19 artış kaydetti.
VAKIF GMYO: Şirket, Kundu Villas Projesi'nde yer alan 24 adet bağımsız bölümü, Türkiye Vakıflar Bankası'dan 900 milyon TL bedelle peşin olarak satın aldığını işlem bedelinin son açıklanan finansallara göre aktif toplamın yüzde 3.12'sine karşılık geldiğini bildirdi.
AKENERJİ: Kemah Barajı ve Hidroelektrik Santrali projesi, baraj göl alanında yer alan demiryolu hattının taşınamaması nedeniyle hayata geçirilemediği, EPDK tarafından lisans süresinin uzatılması talebi reddedilerek lisansın sona erdirildiği açıklandı. Projeye bugüne kadar yatırım yapılmadığı, söz konusu kararın şirketin operasyonları ve finansalları üzerinde önemli bir etkisi bulunmadığı kaydedildi.
KORDSA: Şirket, BPREG Kompozit'deki sahip olduğu yüzde10 payın tamamını, 500 bin euro karşılığı girişim sermayesi fonu katılma payı karşılığında satarak iştirakten çıktı.
MIA TEKNOLOJİ: Şirketin, maden sahalarına yönelik karma gerçeklik tabanlı uzaktan teknik destek sistemi projesi 15.5 milyon TL bütçe ile onaylanmış olup, projenin 24 ayda tamamlanması planlanıyor. Öte yandan şirket, NATO Haberleşme ve Bilgi Ajansı (NCIA) tarafından açılan bir ihaleye teklif sunduğunu açıkladı.
MHR GMYO: Şirketin Ataşehir Kentsel Dönüşüm Projesi kapsamında yer alan yaklaşık 41.4 bin metrekare büyüklüğündeki rezerv yapı alanına ilişkin imar planı değişikliği kesinleşmiş olup, uygulama sürecine başlanabileceği bildirildi.
TÜRK ALTIN İŞLETMELERİ: Türk Altın, 2026 TEKNOFEST kapsamında ilk kez düzenlenen Maden Teknolojileri Yarışması'nın paydaşlarından biri olduğunu duyurdu. Şirket, yapay zekâ destekli, yüksek teknolojili ve çevreci madencilik çözümlerine odaklanan bu adımı, Türkiye'nin katma değerli maden teknolojileri geliştirme hedefi açısından önemli gördüğünü belirtti. Öte yandan şirket, öz tüketim amaçlı 4.,02 MWp kurulu güce sahip arazi tipi GES projelerinin devri için 48.9 milyon dolar tutarında devir ve satış vaadi sözleşmesi imzaladığını bildirdi. Türk Altın, enerji tüketimini yenilenebilir kaynaklardan karşılamak amacıyla Erciyes Anadolu Holding'e ait toplam 47.02 MWp kurulu güce ve 94 milyon kWh yıllık üretim kapasitesine sahip 3 arazi GES tesisini 48.85 milyon dolar + KDV bedelle devralmak üzere sözleşme imzaladığını da duyurdu. Tesislerin 2026 sonuna kadar tamamlanması ve ödemenin yüzde 1.5 faizle 36 ay vadeli yapılması planlanıyor.
ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK: Şirket, 4Ç25 finansal sonuçlarında piyasa beklentisi olan 1.638 milyon TL'nin yüzde 9 üzerinde 1.790 milyon TL net kar açıkladı. Açıklanan net kar rakamı geçen yılın aynı döneminde göre yüzde 45, bir önceki çeyreğe göre yüzde 24 artış kaydetti.
İŞ FİNANSAL KİRALAMA: Şirket, 4Ç25 finansal sonuçlarında 1.107 milyon TL net kar açıkladı. Açıklanan net kar rakamı yıllık yüzde 105, çeyreksel bazda iseyüzde 20 artış kaydetti.
GİRİŞİM ELEKTRİK SANAYİ: Şirket, bir ihaleyi 4.32 milyon dolan bedelle kazanarak işi uhdesine aldığını açıkladı.
ÖZATA DENİZCİLİK: Şirket, gemi tamir, bakım ve onarım işleri kapsamında 6.3 milyon dolar tutarında sözleşme imzaladı. Öte yandan Özata Denizcilik,17 Aralık 2025 tarihinde yurt dışında yerleşik dört firma ile imzaladığı toplam 4.7 milyon dolar tutarındaki sözleşmeyi kapsayan işlerini teslim ederken, müşterilerden gelen ilave taleplerle birlikte sözleşmelerin nihai bedelinin 6.3 milyon dolara yükseldiğini açıkladı.
ÜÇAY MÜHENDİSLİK: Şirket, Nidapark Küçükyalı Projesi kapsamında KDV hariç 256 milyon TL tutarında elektrik ve mekanik tesisat işleri sözleşmesi imzaladı.
SANICA ISI SANAYİ: Şirket, yurt içinde 115 milyon TL, Irak'ta ise 1.1 milyon dolar tutarında siparişi aldı.
CW ENERJİ: Şirket Mardin'de faaliyet göstermek üzere bayilik sözleşmesi imzaladı.
TORUNLAR GMYO: Şirket, Antalya Kepez'de bulunan 2.805 metrekare arsa payını 80 milyon TL bedelle satın aldı.
ARZUM: Şirket, çıkarılmış sermayesini yüzde 200 oranında bedelli artırarak 600 milyon TL'den 1.8 milyar TL'ye yükseltmek amacıyla SPK'ya başvuruda bulundu.
BURSA ÇİMENTO: Şirketin 24.7 hektarlık Zeolit Ocağı projesi için ÇED olumlu kararı alındı.
RUBENİS TEKSTİL: Şirket, yüzde 900 oranında bedelsiz sermaye artırımı kapsamında sermayesini 81.9 milyon TL'den 819.5 milyon TL'ye yükseltmek üzere SPK'ya başvurdu.
OTOKAR: Otokar Otomotiv, 4Ç25 finansallarını 9 Şubat 2026 tarihinde açıklayacağını duyurdu. Öte yandan Otokar Otomotiv, Romanya'da savunma sanayinde faaliyet gösteren Automecanica S.A.'nın sermayesinin yüzde 96.77'sinin devralınmasına yönelik olarak yaklaşık 85 milyon euro şirket değeri üzerinden Mutabakat Zaptı imzalandığını ve işlemin Nisan 2026 sonuna kadar tamamlanmasının hedeflendiğini açıkladı.
KOLEKSİYON MOBİLYA: Koleksiyon Mobilya, 4Ç25'te 30 milyon TL net kar açıklarken, net kar yıllık bazda yüzde 90, çeyreklik bazda ise yüzde 20 daraldı. Aynı dönemde net satışlar 476 milyon TL ile yıllık yüzde 37, çeyreklik yüzde 1 gerilerken, FAVÖK 178 milyon TL ile yıllık yüzde 51 düşüş kaydetti.
GELECEK VARLIK: Gelecek Varlık, Fibabanka A.Ş. tarafından gerçekleştirilen 232.2 milyon TL anapara büyüklüğündeki KOBİ-Ticari tahsili gecikmiş alacak portföyüne ilişkin devir ve temlik işlemlerinin tamamlandığını duyurdu. Öte yandan Gelecek Varlık, Akbank tarafından gerçekleştirilen tahsili gecikmiş alacak satışında, satışa çıkarılan dört bireysel ağırlıklı portföyden toplam 304.2 milyon TL anapara büyüklüğüne sahip bir portföyün ihalesini en yüksek teklifle kazandığını duyurdu.
GÜBRE FABRİKALARI: Şirket, Yarımca Tesisleri'nde üretim ve lojistik verimliliğini artırmak amacıyla yaklaşık 1.12 milyar TL tutarında depo yatırımı gerçekleştirmeyi planlıyor. 24 ay içinde tamamlanması öngörülen yatırımın, üretim kapasitesinde değişim yaratmadan yaklaşık 110 bin ton ek depolama kapasitesi sağlaması hedefleniyor.
ZERAY GMYO: Şirket, Kocaeli Kartepe'de yer alan Zeray Harmony City Projesi kapsamında A ve T Bloklar için yapı ruhsatlarının alındığını, bu kapsamda toplam 125 bağımsız bölüm ve yaklaşık 18.7 bin metrekare inşaat alanına ilişkin proje faaliyetlerinin planlandığı şekilde devam ettiğini açıkladı.
DOĞUŞ OTOMOTİV: Şirket, Skoda markalı binek araçların Suriye pazarında satış ve satış sonrası hizmetlerine yönelik olarak niyet mektubu imzaladı.
MİGROS: Şirket, Türkiye genelindeki 43 dağıtım merkezinde görev yapan 7.875 taşeron çalışanı bünyesine katarak dağıtım operasyonlarını ana faaliyetlerine entegre etti.
ENERJİSA: Şirketin 15 MWe gücünde enerji depolama tesisi için verilen ön lisansın geri alınmasına karşı açılan dava mahkeme tarafından reddedildi, hukuki süreç üst yargı yolları kapsamında takip edilecek.